Uzlaştırma Nedir? (CMK 253)
Kısa cevap: Uzlaştırma, şikâyete bağlı suçlarda ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde sayılan basit yaralama, basit tehdit, hırsızlık, dolandırıcılık gibi suçlarda, şüpheli ile mağdurun tarafsız bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşmaya çalıştığı süreçtir; varılan anlaşmaya uzlaşma denir. Uzlaşma teklifine yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır. Uzlaşma sağlanır ve şüphelinin üstlendiği ödeme, özür gibi yükümlülük (edim) yerine getirilirse soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına, davada düşme kararı verilir; adli sicile kayıt oluşmaz. Cinsel suçlar, ısrarlı takip ve hakaret uzlaştırma dışındadır; kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret dışındaki hakaret dosyalarında önödeme uygulanır. Taraflar uzlaştırmacıya ücret ödemez; ücreti savcılık öder.
Günlük dilde “uzlaşma”, “uzlaşma dosyası” veya “ceza davasında anlaşma” denilen kurumun adı ceza muhakemesinde uzlaştırmadır. Uzlaştırma, mağdurun zararının giderilmesine ve tarafların bir edim üzerinde anlaşabilmesine imkân veren, suçun kabulü anlamına gelmeyen bir ceza muhakemesi yoludur; hukuk davalarındaki arabuluculuktan farklıdır, Cumhuriyet başsavcılığına bağlı uzlaştırma büroları eliyle yürütülür ve sonucu ceza dosyasını doğrudan kapatır. Adalet Bakanlığı Alternatif Çözümler Daire Başkanlığının 2025 yılı uzlaştırma istatistiklerine göre uzlaştırma bürolarına 538.334 dosya gönderilmiş, bunların 206.517’sinde (yüzde 38,4) uzlaşma sağlanmıştır. Bu oran teklif aşamasında sonuçsuz kalan ve yıl sonunda hâlâ süren dosyaları da içerir; teklifin kabul edilip müzakereye geçildiği ve yıl içinde sonuçlanan dosyalar (uzlaşma sağlanan 206.517 ve sağlanamayan 41.416 dosya) içinde uzlaşma oranı yaklaşık yüzde 83’tür.
Bu yazıda uzlaştırmanın hangi suçlarda uygulandığı, suç bazında “uzlaşmaya tabi mi” sorularının cevapları, teklif ve yedi günlük süre, müzakere, edim, uzlaşma sağlanırsa ve sağlanamazsa ne olacağı, tazminat ve sabıka etkisi, uzlaştırmacı ücreti ve güncel Yargıtay kararları anlatılmaktadır. Metinde 7531, 7571 ve 7589 sayılı Kanunlarla yapılan değişiklikler dikkate alınmıştır.
Size uzlaşma teklifi geldiyse yedi günlük süre işlemeye başlamıştır; teklifi kabul veya reddetmenin sonuçları dosyanıza göre değişir ve edimin nasıl yazıldığı sonradan ilamlı icraya konu olur. Mağdursanız uzlaşmanın tazminat hakkınıza etkisi imzadan önce değerlendirilmelidir. Av. Ebubekir Kozan’a 0534 980 28 64 numarasından veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.
Uzlaşma ile Uzlaştırma Arasındaki Fark
Uzlaştırma, savcılık veya mahkeme eliyle başlatılan ve uzlaştırmacının yürüttüğü süreçtir; uzlaşma ise bu sürecin sonunda tarafların anlaşmasıdır. Kanun iki terimi birlikte kullanır: dosya “uzlaştırma bürosuna” gönderilir, taraflara “uzlaşma teklifi” yapılır, sonuçta “uzlaşma” sağlanır. Uzlaştırma yalnızca ceza dosyaları içindir; ticari, tüketici, kira veya işçilik uyuşmazlıklarındaki arabuluculuk ayrı bir kurumdur ve ayrı kanunla düzenlenir.
Uzlaştırma Hangi Aşamada Yapılır?
Kural olarak soruşturma aşamasında, Cumhuriyet savcısının kamu davası açmaya yeterli şüphe bulunduğunu tespit etmesinden sonra ve iddianame düzenlenmeden önce yapılır. Yeterli şüphe yoksa dosya uzlaştırmaya gönderilmez, doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Dava açıldıktan sonra suçun uzlaştırma kapsamında olduğu anlaşılırsa mahkeme de dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir (CMK 254); bu durum aşağıda ayrı başlıkta anlatılmıştır.
Uzlaşmaya Tabi Suçlar Nelerdir?
Bir suç üç yoldan biriyle uzlaştırma kapsamına girer: soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olması, CMK 253/1-b’deki katalogda sayılması ya da failin suça sürüklenen çocuk olduğu dosyalarda üst sınırı üç yılı geçmeyen bir suç olması. Üç yolda da mağdurun gerçek kişi veya şirket, dernek, vakıf gibi özel hukuk tüzel kişisi olması gerekir; mağdur Devlet (bakanlıklar dâhil), belediye veya devlet üniversitesi gibi bir kamu tüzel kişisi ise uzlaştırma yapılmaz. Ayrıca CMK 253/3’teki yasaklar ve birlikte işlenme kuralı her üç yol için geçerlidir.
Şikâyete Bağlı Suçlar
Kanunda “mağdurun şikâyeti üzerine” soruşturulacağı yazılı suçlar, başka bir engel yoksa uzlaştırmaya tabidir. Sık karşılaşılan örnekler: basit kasten yaralama (TCK 86/2), taksirle yaralama (89/1), malvarlığına veya “sair kötülüğe” yönelik tehdit (106/1 ikinci cümle), konut dokunulmazlığının ihlali (116/1-2), kişilerin huzur ve sükûnunu bozma (123), haberleşmenin gizliliğini ihlal (132), konuşmaların kayda alınması (133), özel hayatın gizliliğini ihlal (134), mala zarar verme (151), güveni kötüye kullanma (155/1), bedelsiz senedi kullanma (156), kaybolmuş eşya üzerinde tasarruf (160), aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali (233/1) ve malvarlığı suçlarının belirli akrabalar arasında işlenmesi (167/2). Buna karşılık şikâyete bağlı olsalar da cinsel suçlar, ısrarlı takip ve hakaret kapsam dışıdır.
CMK 253/1-b Katalog Suçları
Katalogdaki suçlar şikâyete bağlı olmasa da uzlaştırmaya tabidir (CMK 253/1-b): kasten yaralama (86, üçüncü fıkra hariç; 88), taksirle yaralama (89), tehdit (106/1), konut dokunulmazlığının ihlali (116), iş ve çalışma hürriyetinin ihlali (117/1; 119/1-c), hırsızlık (141), güveni kötüye kullanma (155, üçüncü fıkra hariç), dolandırıcılık (157), suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi (165), çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (234) ve ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrının açıklanması (239, dördüncü fıkra hariç). Bu liste özellikle resen soruşturulan basit kasten yaralama (86/1), hayata veya vücut dokunulmazlığına yönelik tehdit (106/1 ilk cümle), hırsızlık ve dolandırıcılık için önemlidir. Aynı suçların nitelikli hâlleri, örneğin silahla tehdit veya nitelikli hırsızlık, katalogda yer almaz; hangi hâlin kapsamda olduğu aşağıdaki suç bazlı tabloda gösterilmiştir.
Suça Sürüklenen Çocuklarda Genişletilmiş Kapsam
Fail suç tarihinde on sekiz yaşını doldurmamışsa, mağdurun gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezası gerektiren bütün suçlar uzlaştırmaya tabidir (CMK 253/1-c; Çocuk Koruma Kanunu m. 24). Böylece yetişkinler için kapsam dışı olan bazı suçlar, örneğin şantaj (107), çocuklar için kapsama girer. Cinsel suçlar, ısrarlı takip ve hakaret yasağı çocuklar için de geçerlidir. Teklif anında on sekiz yaşını doldurmamış olan şüpheli veya mağdur için teklif kanuni temsilcisine yapılır.
Uzlaştırma Yapılamayan Suçlar ve Durumlar
- Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar: cinsel taciz, cinsel saldırı, reşit olmayanla cinsel ilişki; şikâyete bağlı hâlleri dâhil (CMK 253/3).
- Israrlı takip (TCK 123/A): 27 Mayıs 2022’den beri kapsam dışı; önödeme de uygulanmaz. Ayrıntı için ısrarlı takip suçu yazımız.
- Hakaret (TCK 125): 25 Aralık 2025’ten beri bütün fıkralarıyla kapsam dışı; kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret dışındaki hâllerde önödeme uygulanır. Ayrıntı için hakaret suçu yazımız.
- Şikâyete bağlı olmayan ve katalogda sayılmayan suçlar: şantaj, silahla tehdit, nitelikli yaralama, nitelikli hırsızlık ve dolandırıcılık, yağma, kişisel verileri ele geçirme gibi; fail suç tarihinde çocuksa bunların bir kısmı 253/1-c ile kapsama girer.
- Mağdurun kamu tüzel kişisi olması: Devlet (bakanlıklar dâhil), belediye, devlet üniversitesi gibi kamu tüzel kişilerine karşı işlenen suçlarda uzlaştırma yapılmaz.
- Birlikte işlenme kuralı: uzlaştırma kapsamındaki suç, aynı mağdura karşı kapsam dışı bir suçla birlikte işlenmişse hiçbiri için uzlaştırma yapılmaz (örneğin basit yaralama ile birlikte silahla tehdit). İstisna: önödemeli bir suçla birlikte işlenmişse, örneğin tehdit ile hakaret, tehdit için uzlaştırma, hakaret için önödeme ayrı ayrı uygulanır. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, ısrarlı takip davası şikâyetten vazgeçmeyle düştükten sonra kalan tehdit için uzlaştırma yapılmadan kurulan hükmü incelediği bir olayda kanun yararına bozmuştur; kapsam dışı suç dosyadan çıktığında birlikte işlenme engeli de kalkar.
- Diğer kanunlardaki suçlar: şikâyete bağlıysa kapsamdadır; değilse o kanunda açık hüküm gerekir (CMK 253/2).
Hangi Suç Uzlaşmaya Tabi? Suç Bazlı Rehber
Aşağıdaki tablo en çok sorulan suçlar için tek bakışta cevap verir; ayrıntılar alt başlıklarda ve bağlantı verilen suç yazılarındadır. Tablo yetişkin failler içindir; fail suç tarihinde on sekiz yaşından küçükse kapsam genişler.
| Suç | Uzlaşmaya tabi mi? | Neden |
|---|---|---|
| Basit tehdit (106/1), kadına karşı tehdit dâhil | Evet | Katalog suçu; kadına karşı işlenmesi yalnızca alt sınırı yükseltir |
| Silahla veya birden fazla kişiyle tehdit (106/2) | Hayır | Yalnız birinci fıkra katalogda; resen soruşturulur |
| Hakaret (125) | Hayır | 25 Aralık 2025’ten beri uzlaştırma dışı; kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret (125/3-a) dışında önödeme uygulanır |
| Basit kasten yaralama (86/1-2), kadına karşı dâhil, ve ihmali davranışla yaralama (88) | Evet | Katalog suçu |
| Eşe, kardeşe, kamu görevlisine veya silahla yaralama (86/3) | Hayır | Katalogdan açıkça hariç |
| Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (87), örneğin kemik kırığı | Hayır | Katalogda yok; resen soruşturulur |
| Taksirle yaralama (89), trafik kazaları | Evet | Katalog suçu; bütün fıkralar |
| Taksirle öldürme (85) | Hayır | Şikâyete bağlı değil; katalogda yok |
| Konut dokunulmazlığının ihlali (116), 116/4 dâhil | Evet | Katalog “madde 116” diyerek fıkra ayırmaz; 119’daki nitelikli hâller hariç |
| Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma (123) | Evet | Şikâyete bağlı |
| Israrlı takip (123/A) | Hayır | CMK 253/3 yasağı |
| Şantaj (107) | Hayır | Resen soruşturulur; katalogda yok (fail çocuksa kapsamda) |
| Cinsel taciz (105) | Hayır | Cinsel dokunulmazlığa karşı suç |
| Haberleşmenin gizliliği (132), konuşmaların kaydı (133), özel hayat (134) | Evet | Şikâyete bağlı (TCK 139) |
| Kişisel verileri verme veya ele geçirme (136) | Hayır | Şikâyete bağlı değil; katalogda yok |
| Hırsızlık (141) | Evet | Katalog suçu (2016’dan beri) |
| Nitelikli hırsızlık (142) | Hayır | Katalogda yok; yalnız akraba hâlleri (167/2) kapsamda |
| Dolandırıcılık (157) | Evet | Katalog suçu |
| Nitelikli dolandırıcılık (158) | Hayır | Katalogda yok; yalnız akraba hâlleri (167/2) kapsamda |
| IBAN kullandırma dosyaları | Suç vasfına göre | Fiil basit dolandırıcılık (157) sayılırsa evet; nitelikli dolandırıcılık (158) sayılırsa hayır |
| Güveni kötüye kullanma (155/1-2) | Evet | Katalog suçu; 25 Aralık 2025’ten itibaren işlenen motorlu taşıt hâli (155/3) hariç |
| Mala zarar verme (151) | Evet | Şikâyete bağlı; nitelikli mala zarar verme (152) hariç |
| İş ve çalışma hürriyetinin ihlali (117/1) ve birden fazla kişiyle işlenmesi (119/1-c) | Evet | Katalog suçu; 117’nin diğer fıkraları hariç |
| Yağma (148-149) | Hayır | Resen; katalogda yok |
Tehdit Suçu Uzlaşmaya Tabi mi? Kadına Karşı ve Silahla Tehdit
Basit tehdit (TCK 106/1) katalog suçu olduğundan, hayata veya vücut dokunulmazlığına yönelik olup resen soruşturulsa bile uzlaştırmaya tabidir. Kadına karşı tehdit için 2022’de getirilen dokuz aylık alt sınır usulü değiştirmez; kadına karşı tehdit de uzlaştırmaya tabidir. Silahla, imzasız mektupla, kendini tanınmayacak hâle koyarak, birden fazla kişiyle veya örgüt adına tehdit (106/2) kapsam dışıdır. Kurusıkı veya oyuncak tabancanın silah sayılıp sayılmayacağı; aletin niteliğine, görünüşüne, kullanılış biçimine ve olayın bütün koşullarına göre belirlenir. Gerçeğinden ayırt edilemeyen alet kural olarak silah sayılırken, korkutuculuğun ortadan kalktığı bazı olaylarda fiil basit tehdit olarak nitelendirilebilmekte ve bu durumda uzlaştırma gündeme gelmektedir. Tehditle birlikte aynı mağdura karşı ısrarlı takip veya cinsel taciz gibi kapsam dışı bir suç işlenmişse tehdit için de uzlaştırma yapılmaz. Tehdit suçu yazımızda şikâyet, uzlaştırma ve nitelikli hâller ayrıntılı anlatılmıştır.
Hakaret Uzlaşmaya Tabi mi?
Hayır. 25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanunla hakaret suçu bütün fıkralarıyla uzlaştırma dışına çıkarılmıştır. Bundan önce, 14 Kasım 2024’ten itibaren yalnızca sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle gıyapta işlenen hakaret (125/2) uzlaştırma dışındaydı. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret (125/3-a) dışındaki hâllerde önödeme uygulanır: savcılığın bildirdiği tutar süresinde ödenirse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakarette ne önödeme ne uzlaştırma vardır. Bu tarihten önce uzlaştırma bürosuna gönderilmiş ancak uzlaşması sağlanmamış hakaret dosyaları da önödeme usulüne döner; yalnızca 25 Aralık 2025 itibarıyla uzlaşması sağlanmış dosyalar eski usule göre sonuçlandırılır (CMK geçici madde 8). Tehdit ve hakaret birlikte işlenmişse tehdit için uzlaştırma, hakaret için önödeme ayrı ayrı yürür.
Kasten ve Taksirle Yaralama Uzlaşmaya Tabi mi?
Basit kasten yaralama (86/1 ve 86/2) ile ihmali davranışla yaralama (88) katalog suçudur; mağdurun kadın olması, 2022’de getirilen alt sınır artışına rağmen, uzlaştırmayı engellemez. Eşe, boşanılan eşe, kardeşe, üstsoy veya altsoya, kamu görevlisine görevinden dolayı, silahla ya da canavarca hisle yaralama (86/3) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (87) kapsam dışıdır. Taksirle yaralama bütün fıkralarıyla kapsamdadır; trafik kazası dosyalarının büyük kısmı bu yolla kapanır. Trafik kazasında yaralanan mağdur için önemli bir uyarı vardır: maluliyet oranı ve kalıcı zarar belirlenmeden erken aşamada yapılan uzlaşma, sonraki tazminat davasını kural olarak kapatır; bu nokta aşağıda “tazminat” başlığında anlatılmıştır.
Konut Dokunulmazlığının İhlali ve TCK 116/4 Uzlaşmaya Tabi mi?
Evet. Katalog “madde 116” diyerek fıkra ayırmadığından, cebir, tehdit veya gece vakti işlenen ve şikâyete bağlı olmayan 116/4 hâli de uzlaştırmaya tabidir. Silahla, birden fazla kişiyle veya kamu görevinin sağladığı nüfuz kullanılarak işlenen hâller (119) kapsam dışıdır. Ayrıca 116/4’teki cebir veya tehdit aynı mağdura karşı silahla tehdit gibi ayrı ve kapsam dışı bir suç oluşturuyorsa birlikte işlenme kuralı devreye girer ve uzlaştırma yapılmaz.
Huzur ve Sükûnu Bozma (TCK 123) Uzlaşmaya Tabi mi?
Evet. Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu mağdurun şikâyetine bağlıdır ve uzlaştırmaya tabidir (CMK 253/1-a); ısrarla telefon etmek, mesaj atmak veya gürültü yapmak gibi fiiller bu kapsamdadır. Buna karşılık takip veya temas girişimi mağdurda ciddi huzursuzluk ya da güvenlik endişesi yaratmışsa fiil ısrarlı takip (123/A) sayılır ve uzlaştırma yapılmaz. Aynı mağdura karşı ısrarlı takip veya cinsel taciz de işlenmişse huzur ve sükûnu bozma için de uzlaştırma yapılmaz. Ayrıntılar için kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu yazımız incelenebilir.
TCK 136 Uzlaşmaya Tabi mi? (132, 133 ve 134 ile Farkı)
Hayır. Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu (TCK 136), TCK 139’da şikâyet şartının dışında tutulmuştur; resen soruşturulur, katalogda yer almaz ve üst sınırı dört yıl olduğundan çocuklar için de kapsam dışıdır. Buna karşılık haberleşmenin gizliliğini ihlal (132), konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması (133) ve özel hayatın gizliliğini ihlal (134) şikâyete bağlıdır ve uzlaştırmaya tabidir; bu suçlarda uzlaştırma yapılmadan hüküm kurulamaz. Ses kaydına ilişkin ayrıntılar için konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu yazımız incelenebilir. Aynı olayda 136 ile 134 birlikte işlenmişse birlikte işlenme kuralı nedeniyle 134 için de uzlaştırma yapılmaz.
Şantaj, Cinsel Taciz ve Israrlı Takip Uzlaşmaya Tabi mi?
Üçü de kapsam dışıdır, ancak nedenleri farklıdır. Şantaj (107) şikâyete bağlı değildir ve katalogda yoktur; ancak cezasının üst sınırı üç yıl olduğundan, fail suç tarihinde on sekiz yaşından küçükse şantaj da kural olarak uzlaştırmaya tabidir (253/1-c). Cinsel taciz (105) şikâyete bağlı olsa da cinsel dokunulmazlığa karşı suç olduğundan CMK 253/3 ile yasaklanmıştır. Israrlı takip (123/A) şikâyete bağlıdır ama 2022’de aynı fıkraya açıkça eklenmiştir. Bu üç suçtan biri aynı mağdura karşı tehdit veya basit yaralama ile birlikte işlenmişse o suçlar için de uzlaştırma yapılmaz; yarar amacı bulunmayan bir ifşa tehdidi şantaj değil tehdit sayıldığında ise uzlaştırma yeniden gündeme gelir.
Hırsızlık, Dolandırıcılık ve Güveni Kötüye Kullanma Uzlaşmaya Tabi mi?
Basit hırsızlık (141), basit dolandırıcılık (157) ve güveni kötüye kullanma (155/1-2) katalog suçlarıdır; failin etkin pişmanlık göstererek malı iade etmiş olması 2016’dan beri uzlaştırmaya engel değildir. Nitelikli hırsızlık (142) ve nitelikli dolandırıcılık (158) kapsam dışıdır; bu suçların ayrılık kararı verilmiş eş, ayrı yaşayan kardeş veya birlikte yaşayan amca, dayı, hala, teyze ve yeğen gibi akrabalar arasında işlenmesi hâli (167/2) şikâyete bağlı olduğundan kapsama girer. Banka hesabını başkasına kullandırma nedeniyle açılan IBAN kullandırma dosyalarının uzlaştırma bakımından durumu suçun vasfına bağlıdır: fiil bankaların veya bilişim sistemlerinin araç olarak kullanıldığı nitelikli dolandırıcılık (158/1-f) olarak nitelendirilirse uzlaştırma yapılmaz; basit dolandırıcılık (157) olarak nitelendirilirse katalog nedeniyle uzlaştırma uygulanır. Vasıf somut fiile göre belirlenir. 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla eklenen TCK 158/4, her iki madde bakımından belirli iştirak hâllerinde cezada indirim öngörür; uzlaştırma kapsamını değiştirmez. 7571 sayılı Kanun ise güveni kötüye kullanmaya motorlu kara, deniz veya hava taşıtları için ağırlaştırıcı yeni bir üçüncü fıkra eklemiş ve bu hâli katalog dışında bırakmıştır; 25 Aralık 2025’ten önce işlenen motorlu taşıt fiillerinde ise suç tarihindeki hüküm uygulanacağından, fiil birinci veya ikinci fıkra kapsamında kalıyorsa uzlaştırma gündeme gelir.
Uzlaştırma Süreci Adım Adım

Uzlaştırma, savcının dosyayı uzlaştırma bürosuna göndermesiyle başlar; büro UYAP üzerinden bir uzlaştırmacı görevlendirir, uzlaştırmacı taraflara teklif götürür, kabul hâlinde müzakere yapılır ve sonuç bir raporla savcıya sunulur. Süreç boyunca deliller toplanmaya devam eder ve koruma tedbirleri uygulanabilir (CMK 253/8).
- Dosyanın büroya gönderilmesi: Savcı, suçun kapsamda olduğunu ve kamu davası açmaya yeterli şüphe bulunduğunu belirleyince dosyayı Cumhuriyet başsavcılığı bünyesindeki uzlaştırma bürosuna gönderir.
- Uzlaştırmacı görevlendirme: Büro, Adalet Bakanlığı listesindeki avukat veya hukuk fakültesi mezunu uzlaştırmacılardan birini UYAP üzerinden görevlendirir; hâkimin reddi sebepleri uzlaştırmacı için de uygulanır.
- Teklif: Uzlaştırmacı, şüpheliye ve mağdura uzlaşma teklif formunu okuyup açıklar ve imzalatır; ulaşamazsa açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla teklif yapar. Teklifte uzlaşmanın niteliği ile kabul ve reddin sonuçları anlatılır.
- Yedi günlük süre: Teklifin yapılmasından itibaren yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır.
- Müzakere: İki taraf da kabul ederse görüşmeler gizli olarak, yüz yüze ya da sesli-görüntülü araçlarla, ayrı ayrı veya birlikte yapılır; taraflar avukatlarıyla katılabilir.
- Rapor ve onay: Uzlaştırmacı sonucu rapora bağlar; uzlaşma sağlanmışsa taraflar imzalar. Savcı, uzlaşmanın özgür iradeye dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu denetleyerek raporu onaylar.
- Karar: Edim hemen yerine getirilmişse kovuşturmaya yer olmadığına, ileri tarihli veya taksitli ise kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.
Uzlaşma Teklifi Nasıl Yapılır? Telefonla Teklif Geçerli mi?
Teklif kural olarak uzlaştırmacı tarafından yüz yüze, Uzlaştırma Yönetmeliği ekindeki uzlaşma teklif formu okunup imzalatılarak yapılır. Tarafa ulaşılamıyorsa teklif, uzlaştırma bürosu aracılığıyla açıklamalı tebligatla veya başka bir yer savcılığına yazılan istinabe ile yapılabilir; uygulamada ses ve görüntü bağlantısı da kullanılmaktadır. Uzlaştırma Yönetmeliği’ne göre uzlaştırmacı tarafları telefon, faks veya e-postayla görüşmeye davet edebilir, ancak bu çağrı teklif yerine geçmez; yalnızca telefonla arayıp “uzlaşmak istiyor musunuz” diye sormak kanunun öngördüğü biçimde bir teklif değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2025 tarihli bir kararında, teklif formunun katılanın bulunduğu yer adliyesine gönderildiği ve katılanın telefonda uzlaşmayacağını açıkça bildirdiği bir dolandırıcılık dosyasında, girişimin teklif aşamasında olumsuz sonuçlandığını ve müzakere aşamasına geçilmediği bu olayda müzakere aşamasına ait rapor aranmayacağını oyçokluğuyla kabul etmiştir; karar, telefonla yapılan her görüşmenin geçerli teklif sayılacağı anlamına gelmez. Başkan dâhil altı üyenin katıldığı karşı oy yazısı ise telefon çağrısının teklif sayılamayacağını ve teklifin her sanık için ayrı yapılması gerektiğini savunmaktadır; bu nedenle usule uygun teklif yapılıp yapılmadığı savunmanın her dosyada incelemesi gereken bir noktadır.
Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören on sekiz yaşını doldurmamışsa teklif kanuni temsilcisine; mağdur bir şirketse yetkili temsilcisine veya özel yetkili vekiline yapılır. Resmî adreste bulunmama, yurt dışında olma veya başka bir nedenle tarafa hiç ulaşılamıyorsa soruşturma uzlaştırma yapılmadan sonuçlandırılır (CMK 253/6). Birden fazla mağdur varsa uzlaştırmaya gidilebilmesi için hepsinin kabul etmesi gerekir (253/7); birden fazla şüpheli varsa her biri için ayrı teklif yapılır ve yalnız uzlaşan yararlanır (255).
Yedi Günlük Süre ve Sessiz Kalmanın Sonucu
Teklifte bulunulan kişi yedi gün içinde kararını bildirmezse teklifi reddetmiş sayılır (CMK 253/4). Bu süre 14 Kasım 2024’e kadar üç gündü; 7531 sayılı Kanunla yedi güne çıkarılmıştır. Uzlaştırma Yönetmeliği henüz güncellenmediği için bazı kaynaklarda hâlâ üç gün yazılıdır; kanun hükmü esastır. Süre teklifin yapıldığı, yani formun imzalandığı veya tebligatın yapıldığı günden itibaren işler. Kararsız kalan tarafın süre içinde “kabul ediyorum” demesi onu uzlaşmaya mecbur bırakmaz; taraflar anlaşma imzalanana kadar vazgeçebilir. Buna karşılık susmak ret sayılacağından, teklifi değerlendirmek isteyen kişinin süre içinde olumlu cevap vererek müzakereye geçmesi gerekir.
Müzakere: Gizlilik, Avukatla Katılma ve Gelmemenin Sonucu
Müzakereler gizlidir; şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanuni temsilciler, müdafi ve vekil katılabilir (CMK 253/13). Avukat zorunlu değildir, ancak edimin tutarı, vadesi ve yazımı sonraki icra ve tazminat sonuçlarını belirlediğinden önemlidir. Haklı bir mazeret olmadan müzakereye katılmayan taraf uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır (Uzlaştırma Yönetmeliği m. 31); avukat veya kanuni temsilci tarafın yerine katılabilir. Müzakere sırasında yapılan açıklamalar hiçbir soruşturma, kovuşturma veya davada delil olarak kullanılamaz (253/20); teklifi kabul etmek de suçu ikrar anlamına gelmez. Önceden var olan mesajlar, görüntüler veya belgeler ise müzakerede konuşulmuş olmakla delil olmaktan çıkmaz. Savcı, izlenecek yöntem konusunda uzlaştırmacıya talimat verebilir.
Uzlaştırma Ne Kadar Sürer?
Uzlaştırmacı, belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç otuz gün içinde işlemleri tamamlar; büro bu süreyi her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez uzatabilir (CMK 253/12). Bu süreler uzlaştırmacı içindir; dosyanın büroya sevki, görevlendirme ve tebligat süreleri eklendiğinde süreç uygulamada çoğu zaman bir ila üç ay sürer, ancak bu bir gözlemdir, hukuki bir güvence değildir. İlk teklif tarihinden, girişimin sonuçsuz kaldığı veya raporun büroya verildiği tarihe kadar dava zamanaşımı ve şikâyete bağlı suçlardaki dava süresi işlemez (253/21). Uzlaştırma her şüpheli için ayrı yürütüldüğünden (255) durma da her şüpheli için ayrı hesaplanır; bu nedenle teklifin yapıldığı tarihin dosyada belgelenmesi önemlidir.
Edim Türleri: Para, Taksit, Özür, Bağış ve Edimsiz Uzlaşma
Edim, şüphelinin uzlaşma karşılığında üstlendiği yükümlülüktür ve kanunda alt veya üst sınırı yoktur. Uzlaştırma Yönetmeliği’ne göre edim şunlar olabilir: zararın tamamen veya kısmen tazmini ya da eski hâle getirme; kamu kurumuna, kamu yararına çalışan bir kuruluşa veya yardıma muhtaç kişilere bağış; mağdura, üçüncü kişiye veya bir kuruma belirli bir hizmetin geçici süreyle görülmesi; topluma yararlı birey olmayı sağlayacak bir programa katılım; özür dileme; hukuka ve ahlaka uygun başka bir edim. Taraflar hiçbir edim olmaksızın da uzlaşabilir. Para edimi taksite bağlanabilir veya ileri bir tarihe bırakılabilir; bu durumda dosya kapanmaz, kamu davasının açılması ertelenir ve son ödeme yapılınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Uzlaşma parası uzlaştırmacıya değil doğrudan mağdura ödenir; uzlaştırmacı tutar belirlemez.
Uzlaşma Parası Ne Kadar? Tutar Nasıl Belirlenir?
Uzlaşma parası, şüphelinin mağdura ödemeyi üstlendiği edimdir; savcılığın uzlaştırmacıya ödediği ücretle karıştırılmamalıdır. Kanunda bir tarife veya alt-üst sınır yoktur ve uzlaştırmacı tutar belirlemez; tutar tarafların görüşmesiyle oluşur. Uygulamada belirleyici olan şunlardır: belgelenen maddi zarar (tedavi, ilaç, tamir, iş kaybı, yol masrafı), bedensel zararda maluliyet ve iyileşme süresi, mağdurun manevi zararı ve fiilin ağırlığı, yargılama sonunda beklenebilecek sonuç ve delil durumu ile şüphelinin ödeme gücü. Ödeme gücü sınırlıysa taksit veya ileri tarih kararlaştırılabilir. Mağdur için doğru tutar, ileride ayrıca tazminat davası açamayabileceğini hesaba katan tutardır; şüpheli için ise ödenemeyecek bir tutarı kabul etmek, edim yerine getirilmediğinde hem icra takibine hem de davanın açılmasına yol açar.
Uzlaştırma Raporu ve Savcı Onayı
Görüşmeler sonunda uzlaştırmacı bir rapor düzenler; uzlaşma sağlanmışsa tarafların imzalarını taşıyan raporda ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı yazılır (CMK 253/15). Savcı, uzlaşmanın tarafların özgür iradesine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu mühürleyip imzalar (253/17); Yönetmelik ayrıca edimin ahlaka uygunluğunu arar ve onaylanmayan edimin değiştirilmesinin istenebileceğini öngörür. Uzlaştırma Yönetmeliği’ne göre raporda suçun işlenişine ilişkin açıklamalara yer verilmez. Edim para ise tutar, vade ve ödeme biçimi açık ve koşulsuz yazılmalıdır; çünkü edim yerine getirilmezse bu rapor ilamlı icraya konu olur. Teklif reddedilmiş olsa bile taraflar iddianame düzenlenene kadar kendi aralarında uzlaştıklarını gösteren bir belgeyle savcıya başvurabilir (253/16). Uzlaştırma bir kez sonuçsuz kalmışsa aynı dosyada yeniden uzlaştırmaya gidilmez (253/18).
Uzlaşma Sağlanırsa Ne Olur?
Uzlaşmanın sonucu, dosyanın bulunduğu aşamaya ve edimin hemen mi yoksa ileride mi yerine getirileceğine göre değişir. Uzlaşmanın gerekleri yerine getirildiğinde mahkûmiyet hükmü kurulmaz ve adli sicile kayıt girmez; edim henüz tamamlanmamışsa dosya kanundaki erteleme veya durma kararıyla bekler, edim yerine getirilmezse dava açılır ya da yargılamaya devam edilir.
| Aşama | Edim derhal yerine getirildi | Edim ileri tarihli veya taksitli |
|---|---|---|
| Soruşturma (savcılık) | Kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir | Kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir; erteleme süresince zamanaşımı işlemez; edim tamamlanınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir |
| Kovuşturma (mahkeme) | Davanın düşmesine karar verilir | Durma kararı verilir; durma süresince zamanaşımı işlemez; edim tamamlanınca dava düşer |
Mahkeme aşamasındaki taksitli edimlerde 14 Kasım 2024’e kadar hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı veriliyordu; 7531 sayılı Kanunla bunun yerini durma kararı almıştır. O tarihten önce bu yolla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş dosyalarda eski rejim sürer. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi, uzlaşma hâlinde CMK 171’deki koşullar aranmadan verilir; buna karşılık uzlaştırma kapsamındaki bir suçta savcı, uzlaşma olmaksızın doğrudan 171/2’ye dayanarak erteleme kararı veremez, çünkü madde uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçları kapsam dışı bırakmıştır.
Uzlaşma Sabıka Kaydına İşler mi?
Hayır. Adli sicile yalnızca kesinleşmiş mahkûmiyet kararları işlenir; kovuşturmaya yer olmadığına, düşme, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve durma kararları mahkûmiyet değildir ve sabıka kaydına işlenmez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasındaki beş yıllık denetim süresi de yoktur; taksitli edimde dosya yalnızca edim tamamlanana kadar askıda kalır. Soruşturma kaydı UYAP’ta kalır, ancak bu kayıt adli sicil belgesinde görünmez.
Uzlaşma Teklifi Reddedilirse veya Uzlaşma Sağlanamazsa Ne Olur?
Teklif reddedilir, süresinde cevap verilmez, taraf müzakereye katılmaz veya görüşmeler anlaşmayla bitmezse uzlaştırma girişimi sonuçsuz kalır ve dosya olağan yoluna döner: soruşturmada iddianame düzenlenir, kovuşturmada yargılamaya devam edilir. Aynı dosyada ikinci kez uzlaştırmaya gidilmez; ancak taraflar soruşturmada iddianame düzenlenene kadar (CMK 253/16), kovuşturmada ise hüküm verilinceye kadar (Uzlaştırma Yönetmeliği md. 26/1) kendi aralarında uzlaşıp uzlaşma belgesini savcıya veya mahkemeye sunabilir.
Taraflardan biri teklifi reddederse veya süresinde cevap vermeyerek reddetmiş sayılırsa diğer taraflara ayrıca teklif yapılmaz; birden fazla şüpheli veya sanık varsa her biri için ayrı teklif kuralı (CMK 255) saklıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2026 tarihli bir kararında, kovuşturma evresinde kendisine usule uygun biçimde ve ilk olarak yapılan teklifi reddeden, hüküm verilinceye kadar da uzlaşma yönünde bir girişimde bulunmayan sanık bakımından, teklifin suçun gerçek mağduru yerine şikâyetçiye yapılmış olmasına karşın uzlaştırma girişiminin teklif aşamasında sonuçsuz kaldığını oybirliğiyle kabul etmiştir. Reddedilen teklif aynı dosyada yeniden yapılmadığından, teklifi reddetme kararı dosyanın delil durumu ve olası sonuçları avukatla değerlendirildikten sonra verilmelidir.
Uzlaşmayı reddetmek ne şüpheli ne de mağdur için bir yaptırım nedenidir. Müzakere sırasındaki açıklamalar delil olamaz ve uzlaşmama, Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesindeki ceza belirleme ölçütleri arasında yer almaz. Bununla birlikte uzlaşmayan sanık için hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve ertelemede aranan “zararın giderilmesi” koşulu ayrı bir konudur; sanık uzlaşmasa da zararı giderebilir ve bu olanaklardan yararlanabilir. Uzlaştırma kapsamındaki suçta yargılama, uzlaştırma sonuçsuz kaldıktan sonra basit yargılama usulüyle de yürütülebilir; seri muhakeme usulü ise uzlaştırma kapsamındaki suçlarda uygulanmaz.
Edim Yerine Getirilmezse Ne Olur?
Soruşturma aşamasında uzlaşmanın gerekleri yerine getirilmezse savcı, başka bir koşul aramadan kamu davasını açar; kovuşturma aşamasında ise mahkeme yargılamaya kaldığı yerden devam eder. Bunun yanında uzlaşma raporu veya belgesi, İcra ve İflas Kanunu’nun 38. maddesi anlamında ilam niteliğinde belge sayıldığından mağdur, ayrı bir alacak davası açmadan doğrudan ilamlı icra takibi başlatabilir (CMK 253/19). Bu nedenle edimin raporda açık, miktarı ve vadesi belli ve koşulsuz yazılması iki taraf için de önemlidir: mağdur için tahsil kolaylığı, şüpheli için öngörülebilirlik sağlar.
Uzlaşmadan Sonra Tazminat Davası Açılabilir mi?
Kural olarak hayır. Uzlaşma sağlanınca soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış dava feragat edilmiş sayılır (CMK 253/19). Ancak 14 Kasım 2024’ten beri bu kuralın açık bir istisnası vardır: uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar için tazminat davası açılabilir. Bu istisna, Anayasa Mahkemesinin 2023’te yasağın mutlak hâlini mahkemeye erişim hakkına aykırı bularak iptal etmesi üzerine kanuna eklenmiştir.
İstisna en çok trafik kazası dosyalarında önem taşır. Yaralanan kişinin maluliyet oranı, iş göremezlik süresi ve bakım ihtiyacı çoğu zaman soruşturma aşamasında bilinmez; buna rağmen küçük bir tutarla erken uzlaşılması yıllar sonra ortaya çıkan zararların istenmesini güçleştirir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025’te incelediği bir trafik kazası dosyasında, bedensel zararların özel inceleme ve teknik bilgi gerektirdiğini, erken dönemde yapılan uzlaşmanın tazminat talebini kendiliğinden ortadan kaldırmayacağını, uyuşmazlığı inceleyen merciin zararın uzlaşma anında belirlenebilir olup olmadığını araştırması ve ödenen edimi mahsup etmesi gerektiğini kabul ederek önceki uygulamasından dönmüştür. Anayasa Mahkemesi de 2025’te incelediği bir bireysel başvuruda, ceza soruşturmasındaki uzlaşma gerekçesiyle esasa girilmeden reddedilen bir trafik kazası tazminat davasında mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Uygulamada önerilen, bedensel zarar içeren dosyalarda uzlaşmadan önce maluliyet raporunu beklemek ya da raporda edimin hangi zarar kalemini karşıladığını açıkça yazdırmaktır; bu bir kanun şartı değil, ileride çıkabilecek uyuşmazlığı azaltan bir önlemdir.
Edimsiz veya yalnızca özürle uzlaşılması da tazminat davasını kural olarak engeller; mağdurun, zarar talebinden vazgeçmek istemiyorsa, uzlaşmayı buna göre kurgulaması gerekir. Şikâyetten vazgeçmede durum farklıdır: vazgeçen mağdur, kişisel haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamadıkça tazminat davası açabilir (TCK 73/7).
Uzlaşma Teklifini Kabul Etmeli miyim?
Bu sorunun tek bir cevabı yoktur; karar, dosyadaki delil durumuna, zararın niteliğine ve tarafların beklentisine göre verilir. Aşağıdaki noktalar değerlendirmeye yardımcı olur.
Mağdur veya Şikâyetçi Açısından
Uzlaşma, zararın hızlı ve kesin biçimde giderilmesini sağlar: edim raporla belgelenir, ödenmezse doğrudan icraya konulabilir, duruşmalara gitmek gerekmez ve özür gibi parasal olmayan edimler de istenebilir. Karşılığında ceza davası sona erer ve tazminat davası yalnızca uzlaşma anında bilinemeyen zararlar için açılabilir. Bu nedenle kalıcı bedensel zarar, iş kaybı veya henüz hesaplanmamış masraf varsa uzlaşmadan önce zararın belirlenmesi, edimin buna göre yazılması ya da raporda hangi kalemin karşılandığının açıkça belirtilmesi gerekir. Failin daha önce de aynı davranışı sergilediği, tehdidin sürdüğü veya cezalandırılmasının caydırıcılık açısından önemli olduğu dosyalarda uzlaşmayı reddetmek de meşru bir tercihtir.
Şüpheli veya Sanık Açısından
Uzlaşma; dava açılmaması veya düşmesi, mahkûmiyet ve sabıka oluşmaması, HAGB’deki gibi bir denetim süresinin bulunmaması ve uzlaştırma giderlerinin Hazinece karşılanması gibi sonuçlar sağlar. Teklifi kabul etmek suçu kabul etmek değildir ve müzakeredeki sözler delil olarak kullanılamaz. Buna karşılık üstlenilen edim bağlayıcıdır; ödenmezse hem icra takibi yapılır hem de dava açılır. Delil durumu beraat için güçlüyse, örneğin eylemin sanığa aidiyeti ispatlanamıyorsa, uzlaşmanın gerekliliği avukatla değerlendirilmelidir; delillerin kuvvetli olduğu dosyalarda ise uzlaşma çoğu zaman en az maliyetli sonuçtur. İfadeye çağrıldığınızda uzlaşmak isteyip istemediğiniz sorulabilir; ancak resmî teklif dosya uzlaştırma bürosuna gönderildikten sonra uzlaştırmacı tarafından yapılır ve yedi günlük süre o teklifle başlar.
Mahkeme Aşamasında Uzlaştırma ve Sonradan Kapsama Giren Suçlar
Kamu davası açıldıktan sonra suçun uzlaştırma kapsamında olduğu anlaşılırsa, örneğin soruşturmada uzlaştırma atlanmışsa, suçun niteliği değişmişse veya kanun değişikliğiyle suç sonradan kapsama girmişse, mahkeme dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir ve işlemler aynı usulle yürütülür (CMK 254/1). Uzlaşma sağlanıp edim hemen yerine getirilirse dava düşer; edim taksitli veya ileri tarihliyse durma kararı verilir ve edim tamamlanınca dava düşer. Savcılık aşamasında usulüne uygun biçimde reddedilmiş bir teklif mahkemede yinelenmez.
Uzlaştırma, kamu davasının açılabilmesi için yerine getirilmesi zorunlu bir ön işlemdir. Bu nedenle uzlaştırma yapılması gerekirken yapılmadan kurulan hükümler istinaf ve temyizde bozulmakta; kesinleşmiş hükümlerde ise kanun yararına bozma yoluna gidilmektedir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, incelediği bir olayda tehdidin kataloğa alınmasından önce kolluk tarafından yapılmış bir teklife dayanılarak uzlaştırmasız kurulan ve kesinleşen bir tehdit mahkûmiyetini kanun yararına bozmuştur. 2016 ve 2019’da kapsama giren suçlarda kesinleşmemiş dosyalar uzlaştırma için bozulmuş; kesinleşmiş dosyalarda ise infaz aşamasında talep üzerine veya kanun yararına bozma yoluyla uzlaştırma işletilmiştir. Tersine, 2025’te kapsamdan çıkan hakarette yalnızca o tarihte uzlaşması sağlanmış dosyalar eski usule göre tamamlanır.
Uzlaştırma, Önödeme, Şikâyetten Vazgeçme ve Etkin Pişmanlık Farkı
| Uzlaştırma | Önödeme | Şikâyetten vazgeçme | Etkin pişmanlık | |
|---|---|---|---|---|
| Kim karar verir? | Şüpheli ve mağdur birlikte | Yalnız şüpheli (savcılığın bildirdiği tutarı öder) | Yalnız mağdur; kovuşturmada sanığın kabulü gerekir | Yalnız fail (iade veya tazmin) |
| Ödeme kime? | Mağdura veya anlaşılan kuruma; edimsiz de olabilir | Devlete | Ödeme yok | Mağdura |
| Hangi suçlarda? | Şikâyete bağlı suçlar ve CMK 253 kataloğu | TCK 75: üst sınırı altı ayı aşmayan hapis veya yalnız adli para cezası gerektiren suçlar ile hakaret gibi özel olarak sayılan suçlar | Şikâyete bağlı suçlar | Hırsızlık, dolandırıcılık gibi kanunda öngörülen suçlar |
| Sonuç | Kovuşturmaya yer olmadığına karar veya düşme; sabıka yok | Kovuşturmaya yer olmadığına karar veya düşme; sabıka yok | Kovuşturmaya yer olmadığına karar veya düşme | Ceza indirimi; mahkûmiyet sürer |
| Tazminat hakkı | Sonradan ortaya çıkan zararlar dışında sona erer | Etkilenmez | Ayrıca vazgeçilmedikçe sürer | Etkilenmez |
| Diğer faillere etkisi | Yalnız uzlaşan yararlanır | Yalnız ödeyen yararlanır | Bütün faillere sirayet eder | Yalnız pişmanlık gösteren yararlanır |
Uzlaştırma kapsamındaki bir suçta önödeme uygulanmaz; TCK 75 bu suçları açıkça dışlar. Aynı mağdura karşı önödemeli bir suçla uzlaştırmalı bir suç birlikte işlenmişse her biri kendi yoluna gider. Etkin pişmanlık ise ceza davasını sona erdirmez, yalnızca cezayı indirir; failin malı iade etmiş olması 2016’dan beri uzlaştırmaya engel değildir.
Uzlaştırmacı Kimdir, Ücretini Kim Öder?
Uzlaştırmacı, Adalet Bakanlığının eğitim ve sınav sonrasında listeye aldığı avukat veya hukuk fakültesi mezunu kişidir; 14 Kasım 2024’ten beri yeni uzlaştırmacılar için hukuk fakültesi mezunu olma şartı aranır. Görevlendirme, Cumhuriyet başsavcılığına bağlı uzlaştırma bürosunca UYAP üzerinden yapılır; uzlaştırmacı tarafsızdır, gizliliğe bağlıdır ve hâkimin reddini gerektiren bir yakınlığı varsa görev alamaz. Dosya, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığının uzlaştırma bürosunda yürütülür; örneğin Maltepe, Kartal, Pendik veya Ataşehir’de işlenen suçlarda bu büro Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesindedir.
Ücret, her yıl Resmî Gazete’de yayımlanan Uzlaştırmacı Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenir. 31 Aralık 2025’te yayımlanan 2026 tarifesine göre teklif aşamasında olumsuz sonuçlanan dosyada 1.158–1.738 TL, iki veya üç kişinin uzlaştığı dosyada 3.486–4.664 TL, on ve daha fazla kişinin uzlaştığı dosyada 6.991–8.159 TL ödenir; süreç sonunda uzlaşma sağlanamayan dosyalarda tutar taraf sayısına göre 1.738–4.065 TL arasındadır. Ücret önce savcılığın sarf kararıyla ödenir ve yargılama giderlerinden sayılır; uzlaşma sağlanırsa Hazine karşılar (CMK 253/22), uzlaşma sağlanamaz ve sanık mahkûm olursa yargılama gideri olarak sanığa yükletilebilir. Taraflar uzlaştırmacıya doğrudan hiçbir ödeme yapmaz; edim yalnızca mağdura veya anlaşılan kuruma ödenir.
“Uzlaştırma Bürosu” Adına Gelen SMS ve Aramalara Dikkat
Son yıllarda “ceza soruşturmanız uzlaşma safhasındadır, bağlantıya tıklayın” biçiminde sahte mesajlar ve kendini uzlaştırmacı olarak tanıtan dolandırıcı aramaları yaygınlaşmıştır. Gerçek uzlaştırmacı sizi telefonla arayıp teklif görüşmesine davet edebilir; ancak kendisine veya bir hesaba para göndermenizi, kart bilgisi, şifre veya e-Devlet doğrulama kodu vermenizi istemez ve ödeme bağlantısı göndermez. Mağdursanız edimin yatırılacağı kendi IBAN’ınızın raporda yer alması olağandır; şüpheli olarak yapacağınız bir ödeme ise ancak uzlaşma raporunda yazılı edim olarak doğrudan mağdura yapılır. Şüphelendiğinizde e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı’ndan soruşturma kaydınızı kontrol edebilir veya adliye santralinden uzlaştırma bürosunu arayabilirsiniz; dolandırıcıya ödenen para sizi dosyadan kurtarmaz.
İstanbul’da Uzlaştırma Dosyanız İçin Ceza Avukatı
Uzlaştırma kısa süreli ve geri dönüşü güç bir süreçtir: yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır, imzalanan edim ilam niteliği kazanır ve uzlaşma sonrası tazminat hakkı daralır. Mağdur için zararın doğru hesaplanması, edimin raporda açık yazılması, bedensel zararda maluliyet raporunun beklenmesi ve edim ödenmezse ilamlı icranın başlatılması önemlidir. Şüpheli için ise suçun gerçekten uzlaştırma kapsamında olup olmadığı, teklifin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, birlikte işlenme kuralı ve edimin ödenebilirliği değerlendirilmelidir. Uzlaştırma yapılması gerekirken atlanmış dosyalarda bu eksiklik istinaf, temyiz ve kanun yararına bozma aşamalarında ileri sürülebilir.
Avukat Ebubekir Kozan, Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi ve İstanbul’daki diğer adliyelerin uzlaştırma bürolarında yürütülen dosyalarda şüpheli müdafiliği ve mağdur vekilliği yapmakta, müzakerelere katılmakta ve uzlaşma raporlarının düzenlenmesinde taraflara yardımcı olmaktadır. Büro Maltepe Cevizli’de bulunmaktadır; İstanbul ceza avukatı sayfasından çalışma alanları hakkında bilgi alabilirsiniz.
Uzlaşma teklifi aldıysanız veya uzlaştırma dosyanız varsa süre kısa olduğundan beklemeyin; Av. Ebubekir Kozan’a 0534 980 28 64 numarasından veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz; büro yedi gün yirmi dört saat ulaşılabilir durumdadır.
CMK 253 Madde Metni ve Değişiklik Geçmişi
Uzlaştırma, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253, 254 ve 255. maddelerinde düzenlenir. 253. madde yirmi beş fıkradan oluşur; aşağıda uygulamada en çok başvurulan fıkralar verilmiştir.
Uzlaştırma
Madde 253 – (1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
2. Taksirle yaralama (madde 89),
3. Tehdit (madde 106, birinci fıkra),
4. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
5. İş ve çalışma hürriyetinin ihlali (madde 117, birinci fıkra; madde 119, birinci fıkra (c) bendi),
6. Hırsızlık (madde 141),
7. Güveni kötüye kullanma (üçüncü fıkra hariç, madde 155),
8. Dolandırıcılık (madde 157),
9. Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi (madde 165),
10. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
11. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239),
suçları.
c) Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar.(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Ancak önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.
(4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren yedi gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.
(19) Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.
Birden çok fail bulunması hâlinde uzlaşma
Madde 255 – (1) Aralarında iştirak ilişkisi olsun veya olmasın birden çok kişi tarafından işlenen suçlarda, ancak uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanır.
Maddenin bugünkü hâli birçok değişiklikle oluşmuştur. 2016’da 6763 sayılı Kanunla tehdit, hırsızlık ve dolandırıcılık kataloğa alınmış, suça sürüklenen çocuklar için genişletilmiş kapsam (253/1-c) getirilmiş, uzlaştırma büroları kurulmuş ve “etkin pişmanlık hükmü bulunan suçlar” istisnası kaldırılmıştır. 2019’da 7188 sayılı Kanunla güveni kötüye kullanma, suç eşyası ve iş ve çalışma hürriyeti kataloğa eklenmiştir. 2022’de 7406 sayılı Kanunla ısrarlı takip suçu ihdas edilmiş ve şikâyete bağlı olmasına rağmen uzlaştırma dışında tutulmuştur.
14 Kasım 2024’te yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanun teklife cevap süresini üç günden yedi güne çıkarmış, tazminat davası yasağına istisna getirmiş, uzlaştırmacılar için hukuk fakültesi mezunu olma şartı koymuş ve mahkeme aşamasında taksitli edimde hükmün açıklanmasının geri bırakılması yerine durma kararı verilmesini öngörmüştür; aynı Kanun sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle gıyapta işlenen hakareti (125/2) uzlaştırmadan çıkarıp önödemeye bağlamıştı. 25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun hakareti bütün fıkralarıyla uzlaştırma dışına çıkarmış ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret dışındaki hâlleri önödemeye bağlamıştır. Aynı Kanun güveni kötüye kullanmaya motorlu taşıtlar için ağırlaştırıcı yeni bir üçüncü fıkra ekleyip bu hâli katalog dışında bırakmış ve önödemeli suçla uzlaştırmalı suçun birlikte işlenmesi kuralını getirmiştir. Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun uzlaştırma hükümlerine dokunmamıştır.
Uzlaştırma Hakkında Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi Kararları
Aşağıdaki kararlar uzlaşma teklifinin nasıl yapılacağı, sonradan kapsama giren suçlar, birlikte işlenen suçlarda uzlaştırma ve uzlaşmanın tazminat davasına etkisi konularında yol göstermektedir.
Ceza Genel Kurulu: Teklif Aşamasında Açıkça Reddedilen Bir Uzlaşmada Müzakere Raporu Aranmadı
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.01.2025 tarihli, 2024/458 Esas ve 2025/26 Karar sayılı kararında, internet ilanıyla araç satışı bahanesiyle kapora alınmasına ilişkin bir dolandırıcılık dosyasında kurulan mahkûmiyet hükmü incelenmiştir. Bozma sonrası yürütülen uzlaştırmada teklif formu katılanın bulunduğu Sakarya’daki adliyeye gönderilmiş, katılan telefonda formu imzalamayacağını ve uzlaşmayacağını bildirmiş, iki sanığa tebligat yapılamamış; uzlaştırmacı, telefon görüşme tutanağına dayanan raporunda sürecin teklif aşamasında olumsuz sonuçlandığını belirtmiştir.
Kurul, katılanın uzlaşmayı açıkça reddetmesiyle girişimin teklif aşamasında olumsuz sonuçlandığını, müzakere aşamasına ait raporun ancak müzakere aşamasına geçilmesi durumunda hazırlanacağını ve bu olayda teklif aşamasındaki sonuçsuzluğun dosyada belgelendiğini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını oyçokluğuyla reddetmiştir. Ceza Genel Kurulu Başkanı dâhil altı üye karşı oy kullanmış; karşı oy yazısında telefon çağrısının teklif sayılamayacağı, teklifin yüz yüze, bu mümkün değilse açıklamalı tebligat, istinabe veya ses ve görüntü bağlantısıyla her sanık için ayrı ayrı yapılması gerektiği savunulmuştur.
Ceza Genel Kurulu: Sanık Teklifi Reddedince Uzlaştırma Teklif Aşamasında Sonuçsuz Kaldı
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.02.2026 tarihli, 2024/42 Esas ve 2026/108 Karar sayılı kararında, avukat olan sanığın, emeklilik işlemleri için prim borcu olarak ödenmek üzere kendisine verilen parayı kuruma yatırmayıp iade etmediği gerekçesiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkûm edildiği bir dosya incelenmiştir. Suç 7188 sayılı Kanun’la uzlaştırma kapsamına alındığından dosya kovuşturma evresinde uzlaştırma bürosuna gönderilmiş; uzlaştırmacı sanığa ve şikâyetçiye teklif formunu okuyarak teklifte bulunmuş, ikisi de formda uzlaşmayı kabul etmediklerini imzalarıyla belirtmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, teklifin suçun gerçek mağduruna değil mağdur olmayan şikâyetçiye yapıldığını ve uzlaştırmanın usulüne uygun yapılmadığını ileri sürerek hükmü düzelterek onayan 11. Ceza Dairesi kararına itiraz etmiştir.
Kurul, uzlaşma teklif formunun imzalanmasıyla teklif aşamasının tamamlandığını, teklifin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması hâlinde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 255. maddesindeki hâl saklı kalmak üzere diğer taraflara ayrıca teklifte bulunulmayacağını ve girişimin teklif aşamasında sonuçsuz kalacağını belirtmiştir. Somut olayın özelliğine göre, usule uygun biçimde ve ilk olarak kendisine yapılan teklifi reddeden, hüküm verilinceye kadar da uzlaşma yönünde bir girişimde bulunmayan sanık bakımından uzlaştırma girişiminin teklif aşamasında sonuçsuz kaldığını kabul ederek itirazı oybirliğiyle reddetmiştir.
Sonradan Kapsama Giren Suçta Eski Teklif Geçersizdir; Dosya Uzlaştırma Bürosuna Gönderilmelidir
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.01.2024 tarihli, 2023/16650 Esas ve 2024/968 Karar sayılı kararında, tehdidin kataloğa alınmasından önce, Mart 2016’da kolluk tarafından müştekiye yapılan ve kabul edilmeyen bir teklife dayanılarak uzlaştırma yapılmadan kurulan ve kesinleşen beş aylık ertelenmiş hapis cezası incelenmiştir.
Daire, teklif tarihinde suç kapsamda olmadığından 2016 tarihli teklifin hukuki sonuç doğurmayacağını, kamu davası açıldıktan sonra suçun kapsamda olduğu anlaşıldığından dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre hukuki durumun belirlenmesi gerektiğini belirterek kanun yararına bozma istemini kabul etmiş ve hükmü oybirliğiyle bozmuştur.
Israrlı Takip Düşünce Kalan Tehdit İçin Uzlaştırma Yapılmalıdır
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 15.04.2025 tarihli, 2025/360 Esas ve 2025/4024 Karar sayılı kararında, ısrarlı takip suçundan şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesine rağmen bu suçun basit tehdit bakımından uzlaştırmaya engel kabul edildiği bir dosya incelenmiştir.
Daire, uzlaştırma yapılmamasını isabetsiz bulmuş ve kanun yararına bozma istemini kabul ederek hükmü oybirliğiyle bozmuştur. Karar, uzlaştırmaya engel olan kapsam dışı suç dosyadan çıktığında kalan suç için uzlaştırmanın işletilmesi gerektiğini göstermektedir.
Bedensel Zararda Erken Uzlaşma Tazminat Talebini Kendiliğinden Ortadan Kaldırmaz
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24.02.2025 tarihli, 2023/7665 Esas ve 2025/3144 Karar sayılı kararında, 2018 tarihli bir trafik kazasında malul kalan sürücünün sigorta tahkim yoluyla istediği sürekli iş göremezlik tazminatının, ceza soruşturmasında uzlaşma sağlandığı gerekçesiyle Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince reddedilmesi incelenmiştir.
Daire, bedensel zararların özel inceleme ve teknik bilgi gerektirdiğini, soruşturma aşamasındaki erken uzlaşmalarda zararın belirlenemeyebileceğini, uyuşmazlığı inceleyen merciin önce zararın uzlaşma anında kesin olarak belirlenip belirlenemediğini ve sonradan ortaya çıkan zarar bulunup bulunmadığını araştırması, varsa esasa girip ödenen edimi ilgili kaleme mahsup etmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararını oybirliğiyle bozmuştur. Daire bu kararla önceki yerleşik uygulamasından döndüğünü açıklamıştır.
Anayasa Mahkemesi: Uzlaşma Sonrası Mutlak Tazminat Yasağı Mahkemeye Erişim Hakkını İhlal Eder
Anayasa Mahkemesi, 26.07.2023 tarihli, 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı kararıyla CMK 253/19’un beşinci cümlesindeki “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz” bölümünü, uzlaşma anında belirlenemeyen zararları ayrım gözetmeksizin dava dışı bıraktığı için ölçüsüz bularak beş karşı oya karşı iptal etmiştir; kanun koyucu bunun üzerine 7531 sayılı Kanunla sonradan ortaya çıkan zararlar istisnasını eklemiştir.
Mahkeme ayrıca 03.07.2025 tarihli ve 2021/57168 başvuru numaralı bireysel başvuru kararında, trafik kazasından doğan tazminat davasının ceza soruşturmasındaki uzlaşma gerekçesiyle esasa girilmeden reddedilmesini mahkemeye erişim hakkının ihlali saymış ve oybirliğiyle yeniden yargılamaya karar vermiştir.
Uzlaştırma Hakkında Sık Sorulan Sorular
Uzlaşmaya tabi suçlar nelerdir?
Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı bütün suçlar ile CMK 253/1-b’de sayılan basit kasten yaralama, taksirle yaralama, basit tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, hırsızlık, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, suç eşyası, çocuğun kaçırılması ve ticari sır suçları uzlaşmaya tabidir. Cinsel suçlar, ısrarlı takip ve hakaret şikâyete bağlı olsalar da kapsam dışıdır; mağdur kamu tüzel kişisi ise uzlaştırma yapılmaz.
Tehdit suçu uzlaşmaya tabi mi?
Basit tehdit (TCK 106/1), kadına karşı işlenmiş olsa da uzlaşmaya tabidir. Silahla, imzasız mektupla, birden fazla kişiyle veya örgüt adına tehdit (106/2) kapsam dışıdır. Tehditle birlikte aynı kişiye karşı ısrarlı takip veya cinsel taciz işlenmişse tehdit için de uzlaştırma yapılmaz.
Hakaret uzlaşmaya tabi mi?
Hayır. 25 Aralık 2025’ten beri hakaret bütün fıkralarıyla uzlaştırma dışındadır. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret dışındaki hâllerde önödeme uygulanır; kamu görevlisine görevinden dolayı hakarette ne önödeme ne uzlaştırma vardır.
TCK 136 uzlaşmaya tabi mi?
Hayır. Kişisel verileri hukuka aykırı verme veya ele geçirme suçu şikâyete bağlı değildir, CMK 253 kataloğunda yer almaz ve resen soruşturulur. Buna karşılık haberleşmenin gizliliğini ihlal (132), konuşmaların kayda alınması (133) ve özel hayatın gizliliğini ihlal (134) şikâyete bağlıdır ve uzlaşmaya tabidir.
Şantaj uzlaşmaya tabi mi?
Hayır. Şantaj resen soruşturulur ve CMK 253’te sayılmamıştır. Ancak fail suç tarihinde on sekiz yaşından küçükse, cezanın üst sınırı üç yıl olduğundan şantaj da uzlaştırmaya tabidir. Yarar sağlama amacı bulunmadığı için eylem şantaj değil tehdit olarak nitelendirilirse uzlaştırma gündeme gelebilir.
Uzlaşma teklifine kaç gün içinde cevap verilir?
Yedi gün. Teklifin yapılmasından itibaren yedi gün içinde karar bildirilmezse teklif reddedilmiş sayılır. Bu süre 14 Kasım 2024’e kadar üç gündü; bazı kaynaklarda hâlâ üç gün yazılı olsa da güncel kanun hükmü yedi gündür.
Uzlaşma teklifini reddedersem ne olur?
Soruşturma veya dava olağan yoluna devam eder; iddianame düzenlenir ya da yargılama sürer. Ret aleyhinize delil sayılmaz ve ceza artırım nedeni değildir. Aynı dosyada ikinci kez uzlaştırmaya gidilmez; ancak taraflar iddianame düzenlenene kadar savcıya, dava açılmışsa hüküm verilinceye kadar mahkemeye, kendi aralarında uzlaştıklarını gösteren belgeyi sunabilir.
Uzlaşma kabul edilirse sabıka kaydı olur mu?
Hayır. Uzlaşma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına, düşme, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve durma kararları mahkûmiyet değildir ve adli sicile işlenmez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasındaki gibi bir denetim süresi de yoktur.
Uzlaşma parası ne kadar?
Kanunda alt veya üst sınır yoktur; taraflar edimi serbestçe belirler. Para yerine özür, bağış, bir hizmetin görülmesi gibi edimler kararlaştırılabilir, edimsiz uzlaşmak da mümkündür. Para uzlaştırmacıya değil mağdura ödenir; taksit mümkündür.
Uzlaşma kaç gün sürer?
Uzlaştırmacı işlemleri otuz günde tamamlar; büro bu süreyi yirmişer günden en fazla iki kez uzatabilir. Dosyanın büroya sevki ve tebligat süreleriyle birlikte süreç uygulamada çoğu zaman bir ila üç ay sürer; bu süre bir gözlemdir, hukuki bir güvence değildir.
Uzlaşmadan sonra tazminat davası açabilir miyim?
Kural olarak hayır; uzlaşma sağlanınca aynı suç nedeniyle tazminat davası açılamaz. Ancak uzlaşma anında tespit edilemeyen veya sonradan ortaya çıkan zararlar için dava açılabilir. Bedensel zarar içeren dosyalarda uzlaşmadan önce maluliyet raporu alınması önerilir.
Uzlaşma sağlandıktan sonra para ödenmezse ne olur?
Soruşturmada kamu davası açılır, kovuşturmada yargılamaya kaldığı yerden devam edilir. Ayrıca uzlaşma raporu ilam niteliğinde belge sayıldığından mağdur doğrudan ilamlı icra takibi başlatabilir.
Uzlaştırmacı benden para isteyebilir mi?
Hayır. Uzlaştırmacının ücretini savcılık öder; uzlaşma sağlanırsa Hazineden karşılanır, uzlaşma olmaz ve mahkûmiyet kurulursa yargılama gideri olarak sanığa yükletilebilir. Gerçek uzlaştırmacı sizi telefonla görüşmeye davet edebilir; ancak kendisine veya bir hesaba para göndermenizi, kart bilgisi, şifre veya e-Devlet kodu vermenizi istemez ve ödeme bağlantısı göndermez. Şüphelendiğinizde soruşturma kaydınızı e-Devlet üzerinden UYAP’tan kontrol edin.
Uzlaştırmada avukat zorunlu mu?
Zorunlu değildir. Müdafi ve vekil müzakerelere katılabilir; avukat, suçun gerçekten kapsamda olup olmadığını, teklifin usulünü, edimin tutarını ve raporun yazımını denetler. Mağdur adına avukat müzakereye katılabilir.
Uzlaşmadan sonra vazgeçebilir miyim?
Taraflar anlaşmaya varıp raporu imzalayana kadar her aşamada vazgeçebilir. Rapor imzalanıp savcı veya mahkeme tarafından onaylandıktan sonra tek taraflı vazgeçme sonuç doğurmaz: şüpheli edimi yerine getirmezse kamu davası açılır veya yargılama sürer ve mağdur raporla icra takibi yapabilir; edim yerine getirilip kovuşturmaya yer olmadığına veya düşme kararı verildikten sonra mağdurun vazgeçmesi bu kararı etkilemez.
Uzlaştırma yapılması gerekirken atlandıysa ne olur?
Suç uzlaştırma kapsamında olduğu hâlde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmeden dava açılmışsa, sanık veya müdafi mahkemeden dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesini isteyebilir (CMK 254/1). Uzlaştırma yapılmadan kurulan hüküm istinaf ve temyizde bozma nedeni olarak ileri sürülebilir; hüküm kesinleşmişse kanun yararına bozma yolu gündeme gelir.
Mahkeme aşamasında uzlaşma mümkün mü?
Evet. Dava açıldıktan sonra suçun uzlaştırma kapsamında olduğu anlaşılırsa mahkeme dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir. Edim hemen yerine getirilirse dava düşer; taksitli veya ileri tarihli edimde durma kararı verilir ve edim tamamlanınca dava düşer.
Hazırlayan: Av. Ebubekir Kozan