Son güncelleme: 22 Ekim 2026
Kasten Yaralama Suçu Nedir? (TCK 86–88)
Kısa cevap: Kasten yaralama, bir kişinin vücuduna bilerek acı verilmesi veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olunmasıdır (TCK 86). 4 Haziran 2025 ve sonrasında işlenen fiillerde temel cezası 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapistir. Yaralanma basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek kadar hafifse 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezası verilir ve soruşturma şikâyete bağlıdır. Silahla, eşe, üstsoya, altsoya veya kardeşe karşı işlenmesi cezayı yarı oranında artırır; kemik kırığı, yüzde sabit iz veya hayati tehlike gibi ağır sonuçlar cezayı TCK 87’ye göre yükseltir, yaralama ölümle sonuçlanırsa 10–14 yıl veya 14–18 yıl hapis gündeme gelir. Koşullu salıverilme için kural olarak cezanın yarısı infaz kurumunda geçirilir.
Yumruk, tokat, tekme, itme veya bir cisimle vurma bu suçu oluşturabilir. Uygulanacak ceza; yaralanmanın ağırlığına, kullanılan araca, mağdurun durumuna ve olayın gerçekleşme biçimine göre değişir. Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesi temel yaralama ile basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralamayı, 87. maddesi ağır sonuçları, 88. maddesi ise yaralamanın ihmali davranışla işlenmesini düzenler. Yaralama kastının bulunmadığı, dikkatsizlik veya tedbirsizlikle gerçekleşen olaylar ayrıca taksirle yaralama suçu kapsamında incelenir.
Yaralandıysanız, hakkınızda kasten yaralama şikâyeti yapıldıysa ya da ifadeye çağrıldıysanız, adli raporun zamanında alınması, kamera kayıtlarının silinmeden istenmesi ve ilk ifadede olayın nasıl başladığının doğru anlatılması dosyanın seyrini belirler. Av. Ebubekir Kozan’a 0534 980 28 64 numarasından veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kasten Yaralama Suçunun Unsurları Nelerdir?
Yaralama oluşturan hareket, hareketin mağdur üzerindeki etkisi ve bunlar arasındaki nedensellik bağı belirlenmelidir. Doğrudan kastta fail yaralama sonucunu bilerek ve isteyerek gerçekleştirir. Olası kastta ise öngördüğü yaralama sonucunu kabullenerek hareket eder. Bir sonucun yalnızca öngörülmüş olması, kabullenme ayrıca ortaya konulmadan olası kast için yeterli değildir.
Yaralanmayı şüphelinin gerçekleştirdiği ve fiilin hukuka aykırı olduğu da dosyadaki delillerle değerlendirilir. Meşru savunma veya hukuka uygun tıbbi müdahale gibi nedenler, olayın koşullarına göre bu değerlendirmeyi değiştirebilir.
Kasten Yaralama Cezası Kaç Yıldır? (2026)
4 Haziran 2025 ve sonrasında işlenen fiillerde temel kasten yaralamanın cezası 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapistir. Yaralanmanın etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafifse 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezası öngörülür. Aşağıdaki tablo, 7550 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasındaki sınırları ve başka bir artırım veya indirim uygulanmadığında ortaya çıkan aralıkları gösterir.
| Yaralamanın niteliği | Kanundaki ceza veya artırım | Başka artırım veya indirim yoksa aralık |
|---|---|---|
| Basit tıbbi müdahaleyle (BTM) giderilebilir yaralama — TCK 86/2 | 6 ay – 1 yıl 6 ay hapis veya adli para cezası | Hapis seçilirse 6 ay – 1 yıl 6 ay; adli para cezası seçilirse gün sayısı mahkemece belirlenir |
| Kadına karşı BTM ile giderilebilir yaralama — TCK 86/2 | Hapis cezasının alt sınırı 9 ay | Hapis seçilirse 9 ay – 1 yıl 6 ay |
| BTM kapsamında kalmayan temel yaralama — TCK 86/1 | 1 yıl 6 ay – 3 yıl hapis | 1 yıl 6 ay – 3 yıl |
| TCK 86/3 (a–e) hâlleri: silahla; üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı; kendini savunamayacak kişiye karşı; kamu görevi nedeniyle; kamu görevlisinin nüfuzu kötüye kullanılarak (TCK 86/1 + 86/3) | Yarı oranında artırım | 2 yıl 3 ay – 4 yıl 6 ay |
| Aynı hâller, yaralanma BTM ile giderilebiliyorsa (TCK 86/2 + 86/3) | Yarı oranında artırım | Hapis seçilirse 9 ay – 2 yıl 3 ay; adli para cezası seçilirse gün sayısı yarı oranında artırılır |
| Canavarca hisle (TCK 86/1 + 86/3-f) | Bir kat artırım | 3 yıl – 6 yıl |
| Kemik kırığı veya çıkığı — TCK 87/3 | Kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre yarısına kadar artırım | En çok 4 yıl 6 ay; 86/3 (a–e) hâllerinde en çok 6 yıl 9 ay; canavarca hisle en çok 9 yıl |
| Yüzde sabit iz, yaşamsal tehlike, organ işlevinde sürekli zayıflama — TCK 87/1 | Bir kat artırım; en az 4 yıl, 86/3 hâllerinde en az 6 yıl | 4 – 6 yıl; 86/3 (a–e) hâllerinde 6 – 9 yıl; canavarca hisle 6 – 12 yıl |
| Organ işlevinin yitirilmesi, yüzün sürekli değişikliği gibi sonuçlar — TCK 87/2 | İki kat artırım; en az 6 yıl, 86/3 hâllerinde en az 9 yıl | 6 – 9 yıl; 86/3 (a–e) hâllerinde 9 yıl – 13 yıl 6 ay; canavarca hisle 9 – 18 yıl |
| Yaralama sonucunda ölüm — TCK 87/4 | Ayrı ceza aralığı | 10 – 14 yıl; 86/3 hâllerinde 14 – 18 yıl |
Bu tablo mahkemenin hükmedeceği sonuç cezayı veya cezaevinde geçirilecek süreyi tek başına göstermez. Suçun hukuki niteliği belirlendikten sonra teşebbüs, haksız tahrik, yaş küçüklüğü ve takdiri indirim gibi uygulanabilir hükümler ayrıca değerlendirilir. “Bir kat artırım” cezanın iki katına, “iki kat artırım” üç katına çıkması anlamına gelir.
4 Haziran 2025’ten Önce İşlenen Fiillerde Ceza
7550 sayılı Kanun ceza sınırlarını artırmıştır. Bu tarihten önceki fiillerde temel yaralama 1–3 yıl, BTM ile giderilebilir yaralama 4 ay–1 yıl hapis veya adli para cezası, kadına karşı BTM yaralamada alt sınır (27 Mayıs 2022’den itibaren) 6 aydır; 87/1’deki asgari sınırlar 3 ve 5 yıl, 87/2’dekiler 5 ve 8 yıl, yaralama sonucu ölümde aralıklar 8–12 ve 12–18 yıldır. Fiilin 4 Haziran 2025’ten önce işlendiği dosyalarda eski ve yeni düzenlemeler TCK 7 uyarınca bütün sonuçlarıyla karşılaştırılarak lehe kanun belirlenir; sonraki ağırlaştırıcı düzenleme geçmişteki fiile uygulanamaz.
TCK 86, 87 ve 88 Madde Metni (Güncel)
Aşağıdaki metin, 4 Haziran 2025’te yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunla değişen hâliyle Türk Ceza Kanunu’nun kasten yaralamaya ilişkin hükümleridir. “Tck 86/1” temel yaralamayı, “tck 86/2” basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralamayı, “tck 86/3-e” silahla yaralamayı ifade eder.
Kasten yaralama
Madde 86 – (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
(3) Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,
b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Silahla,
f) Canavarca hisle,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
Madde 87 – (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Konuşmasında sürekli zorluğa,
c) Yüzünde sabit ize,
d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde dört yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde altı yıldan az olamaz.(2) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde altı yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde dokuz yıldan az olamaz.(3) Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır.
(4) Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hallerde on yıldan ondört yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise ondört yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi
Madde 88 – (1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında, kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.
Madde 86’daki “boşandığı eşe” ibaresi 2021’de 7331 sayılı Kanunla, (f) bendindeki canavarca his 2020’de 7242 sayılı Kanunla, kadına karşı alt sınır cümlesi 2022’de 7406 sayılı Kanunla eklenmiştir; 7550 sayılı Kanun 86. maddenin birinci ve ikinci fıkralarındaki sınırları ile 87. maddedeki asgari cezaları ve ölüm hâlindeki aralıkları artırmıştır.
Basit Yaralama ve Basit Tıbbi Müdahale (BTM) Ne Demektir?
Uygulamada “basit yaralama” denildiğinde çoğunlukla TCK 86/2 kapsamındaki, etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif yaralanma kastedilir. BTM, tedavinin nerede yapıldığına değil, yaralanmanın kişi üzerindeki etkisine ilişkin adli tıbbi bir değerlendirmedir.
Hastaneye gitmek, ilaç kullanmak veya birkaç gün istirahat raporu almak, yaralanmanın mutlaka BTM dışında kaldığını göstermez. Aynı şekilde bir yaraya dikiş atılması da tek başına yeterli değildir. Yaranın yeri, derinliği, etkilediği dokular ve diğer bulgular birlikte incelenir.
Tokat veya hafif bir darbe BTM kapsamında kalabilir. Aynı hareket kemik kırığına, yaşamı tehlikeye sokan bir duruma ya da kalıcı işlev kaybına yol açmışsa daha ağır hükümler gündeme gelir. Raporda “BTM ile giderilebilir” denmesi de mahkemeyi mutlak olarak bağlamaz; rapor, dosyadaki diğer tıbbi kayıtlar ve delillerle birlikte değerlendirilir. Raporlar arasında çelişki varsa Adli Tıp Kurumundan görüş alınması istenebilir.
Darp Raporu Nasıl Alınır ve Ne İşe Yarar?
Darp raporu, yaralanmanın tıbbi bulgularını kaydeden adli muayene raporudur. Yaralanan kişi kolluğa veya Cumhuriyet savcılığına başvurarak sağlık kuruluşuna sevk edilebilir. Doğrudan hastaneye başvurulduğunda da olayın saldırı sonucu gerçekleştiği sağlık görevlisine açıklanmalıdır; adli olay bildirimi ve kayıt süreci buna göre yürütülür.
Muayenede olayın zamanı, darbelerin yöneldiği bölgeler ve mevcut şikâyetler anlatılmalıdır. İlk rapor, görüntüleme sonuçları, tedavi belgeleri ve sonraki kontroller saklanmalıdır. İlk muayenede kesinleşmeyen kırık, kalıcı iz veya işlev kaybı bakımından ek ya da kesin rapor alınması gerekebilir.
Darp Raporu Almak İçin Kaç Gün İçinde Başvurulmalıdır?
Her olay için geçerli, “bu süre geçince rapor alınamaz” şeklinde tek bir gün sınırı yoktur. Bununla birlikte muayenenin gecikmesi, kızarıklık veya şişlik gibi bulguların kaybolmasına ve yaralanma ile olay arasındaki ilişkinin belirlenmesinin zorlaşmasına neden olabilir. Bu nedenle tıbbi değerlendirmeye gecikmeden başvurmak delilin korunması bakımından önemlidir.
Darp Raporu Yoksa Şikâyet Edilebilir mi?
Darp raporunun bulunmaması şikâyet hakkını ortadan kaldırmaz. Kamera kayıtları, tanıklar, olay sonrasında çekilmiş fotoğraflar, mesajlar ve tedavi kayıtları da değerlendirilir. Ancak yaralanmanın niteliğini belirlemek için tıbbi kayıt ve raporların önemi sürer.
Rapor, yaralanmanın varlığına ve ağırlığına ilişkin bilgi verir; yaralamayı kimin gerçekleştirdiğini tek başına ispatlamaz. Şüphelinin kimliği, fiili ve yaralanma arasındaki bağlantı diğer delillerle birlikte araştırılmalıdır.
Kasten Yaralamanın Nitelikli Hâlleri Nelerdir?
TCK 86/3’e göre yaralamanın aşağıdaki koşullarda işlenmesi cezayı artırır ve şikâyet şartını kaldırır:
- Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı işlenmesi.
- Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye yönelmesi.
- Mağdurun yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle gerçekleştirilmesi.
- Kamu görevlisinin sahip olduğu nüfuzun kötüye kullanılması.
- Silahla veya canavarca hisle işlenmesi.
Canavarca his dışındaki bu hâllerde artırım yarı oranındadır; canavarca hisle işlemede ceza bir kat artırılır. Yargıtay uygulamasında “eş” kavramı resmî nikâhla evli kişileri ifade eder; boşanma kararı kesinleştikten sonra fiil “boşandığı eşe” karşı işlenmiş sayılır.
Kadına Karşı Kasten Yaralamanın Cezası
Mağdurun kadın olması ile fiilin eşe veya boşanılan eşe karşı işlenmesi farklı düzenlemelerdir. Kadına karşı işlenme TCK 86/3’te sayılmaz; 86/2’de, yani basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralamada, hapis cezasının alt sınırını 9 aya çıkaran bir kuraldır. Bu nedenle yalnızca mağdurun kadın olması, dosyayı kendiliğinden 86/3 kapsamına sokmaz; kadına karşı basit yaralama da şikâyete bağlıdır ve kanunda bu hâli uzlaştırma dışında bırakan bir hüküm yoktur.
Buna karşılık kadına karşı işlenen kasten yaralama, tutuklama nedeninin var sayılabildiği katalog suçlar arasındadır (CMK 100/3-i) ve mağdurun talebi hâlinde baro tarafından vekil görevlendirilebilir. Fiil eşe karşı işlenmişse 86/3-a da uygulanır: örneğin eşe karşı BTM ile giderilebilir yaralamada hapis seçildiğinde ceza 1 yıl 1 ay 15 günden 2 yıl 3 aya kadardır, şikâyet aranmaz ve dosya uzlaştırmaya gönderilmez.
Sağlık Personeline Karşı Yaralamada Hangi Hükümler Uygulanır?
Kamu veya özel sağlık kurumlarında görev yapan sağlık personeli ve yardımcı sağlık personeline karşı görevleri nedeniyle işlenen yaralamada, 3359 sayılı Kanun’un ek 12. maddesindeki özel düzenleme (2020’de 7243 sayılı Kanunla eklenen hüküm) dikkate alınır. Bu kapsamda ceza yarı oranında artırılır ve TCK 51’deki hapis cezasının ertelenmesi uygulanmaz. Sağlık kurumlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama ayrıca katalog suçtur (CMK 100/3-j). Olayın kamu görevi nedeniyle yaralama bakımından niteliği de ayrıca incelenir.
Öğretmene ve Eğitim Personeline Karşı Yaralama
18 Ekim 2024’te yürürlüğe giren 7528 sayılı Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun 33. maddesine göre resmî ve özel eğitim kurumlarında görev yapan yönetici, öğretmen, usta öğretici ve ücretli ders okutanlar ile diğer kamu kurumlarındaki öğretmenlere karşı görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralamada da ceza yarı oranında artırılır ve hapis cezası ertelenemez. Görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama ayrıca tutuklama bakımından katalog suçtur (CMK 100/3-k). Mağdur kamu görevlisi olan bir öğretmense, görevi nedeniyle yaralama hâli (86/3-c) bakımından şikâyet aranmaz.
Silahla veya Bıçakla Yaralamanın Cezası Nedir?
Silahla yaralama TCK 86/3-e kapsamındadır. Silah kavramı ateşli silahlarla sınırlı değildir; bıçak, sopa, demir çubuk ve saldırıda kullanılmaya elverişli başka cisimler de kullanım biçimlerine göre silah sayılabilir (TCK 6/1-f). Bardak, şişe veya taş gibi eşyaların silah sayılıp sayılmayacağı, olayda nasıl kullanıldığına ve saldırana sağladığı üstünlüğe göre belirlenir. El ve ayak ise kendi başına bu anlamda silah değildir.
Yaralanma TCK 86/1 kapsamında kalıyor, TCK 87’deki ağır sonuçlar bulunmuyor ve ayrıca başka bir artırım veya indirim uygulanmıyorsa, silah artırımıyla ceza aralığı iki yıl üç aydan dört yıl altı aya çıkar. Silahla yapılan yaralama BTM ile giderilebilecek düzeydeyse hapis seçildiğinde aralık 9 ay ile 2 yıl 3 ay arasıdır; ağır netice bulunan olaylarda ise TCK 87’ye göre hesap yapılır.
Bıçakla yaralamada mağdur şikâyetinden vazgeçse de soruşturma ve dava devam edebilir; çünkü silahla işlenme hâli şikâyete bağlı değildir. Bıçağın veya ateşli silahın kullanıldığı her olayın öldürmeye teşebbüs sayılıp sayılmayacağı ise kastın belirlenmesine bağlıdır. Ruhsatsız silah kullanılmışsa 6136 sayılı Kanuna aykırılıktan ayrıca dava açılabilir. Silah kullanılarak tehdit edilmiş ancak yaralanma olmamışsa silahla tehdit suçu değerlendirilebilir.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Nedir? (TCK 87)
TCK 87, yaralama sonucunda ortaya çıkan belirli ağır etkileri düzenler. Failin bu sonuçtan sorumlu tutulabilmesi için yaralama ile sonuç arasında nedensellik bağı bulunmalı ve TCK 23 gereğince ağır sonuç bakımından en az taksir düzeyinde kusuru olmalıdır.
| Ağır sonuç | Düzenleme |
|---|---|
| Duyu veya organ işlevinde sürekli zayıflama, konuşmada sürekli zorluk, yüzde sabit iz, yaşamsal tehlike, gebe kadının çocuğunun vaktinden önce doğması | TCK 87/1 uyarınca bir kat artırım; en az 4 yıl, 86/3 hâllerinde en az 6 yıl |
| İyileşmesi mümkün olmayan hastalık veya bitkisel hayat, duyu veya organ işlevinin yitirilmesi, konuşma ya da çocuk yapma yeteneğinin kaybı, yüzün sürekli değişikliği, gebe kadının çocuğunun düşmesi | TCK 87/2 uyarınca iki kat artırım; en az 6 yıl, 86/3 hâllerinde en az 9 yıl |
| Kemik kırığı veya çıkığı | TCK 87/3 uyarınca hayat fonksiyonlarına etkisine göre yarısına kadar artırım |
| Yaralama sonucunda ölüm | TCK 87/4 uyarınca 10–14 yıl; 86/3 hâllerinde 14–18 yıl hapis |
Kemik Kırığı Cezası: Kırığın Derecesi Cezayı Nasıl Etkiler?
Kırık ya da çıkık meydana gelmişse ceza, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre yarısına kadar artırılır. Adli tıp uygulamasında bu etki 1’den 6’ya kadar derecelendirilir: 1 hafif, 2 ve 3 orta, 4, 5 ve 6 ağır etkiyi ifade eder. Kanunda her derece için sabit bir artırım oranı yoktur; mahkeme oranı, rapordaki dereceye ve orantılılık ilkesine göre belirler. Derece yükseldikçe artırım oranı da yükselir; hafif dereceli bir kırıkta yarıya yakın bir artırım orantısız sayılabilir.
| Derece | Kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi |
|---|---|
| 1 | Hafif |
| 2 – 3 | Orta |
| 4 – 6 | Ağır |
Varsayımları açık bir hesap örneği: silah kullanılmadan işlenen ve 86/1 kapsamında kalan bir yaralamada temel ceza alt sınırdan, 1 yıl 6 ay olarak belirlenir ve mahkeme kırığın derecesine göre dörtte bir oranında artırım yaparsa ceza 1 yıl 10 ay 15 gün olur; aynı varsayımla yarı oranında artırım yapılırsa 2 yıl 3 ay olur. Oranı kanun değil mahkeme, rapordaki somut kırık derecesine ve orantılılık ilkesine göre belirler; dereceye bağlı sabit bir tarife yoktur. Silahla yaralamada artırım, 86/3-e’ye göre yükseltilmiş ceza üzerinden yapılır.
Aynı fiille kırığın yanında hayati tehlike veya yüzde sabit iz gibi 87/1’deki bir sonuç da meydana gelmişse artırımlar üst üste uygulanmaz; Yargıtay uygulamasında daha ağır sonucu düzenleyen hüküm esas alınır, diğer sonuç temel cezanın belirlenmesinde gözetilir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, incelediği bir dosyada, alacak meselesi yüzünden çıkan kavgada sanığın önce sopayla, ardından tabancanın kabzasıyla katılanın başına vurduğu ve katılanda ağır (4) derecede kemik kırığı ile yüzde sabit iz oluştuğu olayda, öldürme kastının kesin delillerle kanıtlanamadığını belirterek eylemin öldürmeye teşebbüs değil neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olduğunu kabul etmiş; ağır sonuçlar gözetilerek cezanın üst sınıra yakın belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir.
Burun Kırığının Cezası Ne Kadar?
Burun kırığı da TCK 87/3 kapsamında değerlendirilir. “Burun kırığına her zaman aynı ceza verilir” şeklinde sabit bir sonuç çıkarılamaz. Kırığın yeri, sayısı, ameliyat gerektirip gerektirmediği ve adli raporda belirlenen derecesi dikkate alınır. Burun kırığı yüzde sabit iz veya yüzün sürekli değişikliği gibi bir sonuç da doğurmuşsa artırımlar üst üste uygulanmaz; daha ağır olan 87/1 veya 87/2 hükmü esas alınır, kırık temel cezanın belirlenmesinde gözetilir.
Diş Kırılması ve Yüzde Kalan İz Nasıl Değerlendirilir?
Diş kırığı veya kaybında, çene kemiği kırığı bulunup bulunmadığı ve çiğneme işlevinin ne ölçüde etkilendiği ayrıca araştırılır. Yüzdeki her yara da yüzde sabit iz sayılmaz. İzin iyileşme sonrasında kalıcı ve fark edilebilir olup olmadığı uygun zamanda yapılan adli değerlendirmeyle belirlenir; adli tıp uygulamasında bu değerlendirme iyileşmenin tamamlanması için kural olarak olaydan en az altı ay sonra yapılır. Yüzde sabit iz ile yüzün sürekli değişikliği farklı ağır sonuçlardır.
Yaralama Sonucunda Ölüm Meydana Gelirse Ne Olur?
Yaralama kastıyla gerçekleştirilen eylem ölümle sonuçlanmışsa TCK 87/4 uygulanır; bu suç halk arasında “kastı aşan öldürme” olarak da bilinir. Ceza, 86/1’e giren hâllerde 10–14 yıl, silahla veya üstsoya, altsoya, eşe ya da kardeşe karşı işlenme gibi 86/3’teki hâllerde 14–18 yıl hapistir. Öldürme kastının bulunduğu olaylarda ise kasten öldürme suçu hükümleri gündeme gelir. Bu ayrım, yalnızca ölümün meydana gelmesine göre yapılamaz.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, incelediği bir dosyada, bakımını üstlendiği annesini darp eden ve annesi künt travmaya bağlı kanamalar nedeniyle ölen sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeden verilen müebbet hapis cezasını bozmuştur. Daire, ölüme yol açacak ağırlıkta tek bir yaralanma bulunmadığını ve sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğunu belirterek eylemin üstsoya karşı kasten yaralama sonucu ölüm olduğunu kabul etmiştir.
Kasten Yaralama ile Öldürmeye Teşebbüs Arasındaki Fark Nedir?
Ayırıcı ölçüt yaralanmanın ağırlığı değil, failin kastıdır. Kullanılan araç, hedef alınan vücut bölgesi, darbelerin sayısı ve şiddeti, taraflar arasındaki önceki ilişki, failin hedef seçme imkânı, söylenen sözler ve eylemin kendiliğinden mi yoksa dış bir engel nedeniyle mi sona erdiği birlikte değerlendirilir.
Tek bıçak darbesi bazı dosyalarda öldürmeye teşebbüs, bazı dosyalarda yaralama olarak nitelendirilebilir. Mağdurun hafif yaralanması da tek başına öldürme kastını dışlamaz. Buna karşılık yalnızca hayati tehlike bulunması, başka deliller incelenmeden öldürmeye teşebbüs sonucuna varılması için yeterli değildir. Nitelendirme cezayı çok değiştirir: öldürmeye teşebbüste ceza 4 Haziran 2025 ve sonrasındaki fiillerde 10–18 yıl, nitelikli hâllerde 14–21 yıldır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, incelediği bir dosyada, kooperatif anlaşmazlığı yüzünden çıkan grup kavgasında beyzbol sopasıyla katılanın başına vurulduğu ve çökme kırığıyla hayati tehlike oluştuğu olayda; husumetin öldürmeyi gerektirecek boyutta olmamasını, sanığın tek darbeden sonra önünde ciddi bir engel yokken saldırıya devam etmemesini ve baş bölgesinin özellikle hedef alındığının belirlenememesini gözeterek eylemi oy çokluğuyla kasten yaralama saymıştır. Kurul, bir meyhanedeki tartışmada katılana yakın mesafeden iki el ateş edilen ve mermilerden birinin bel bölgesine isabet ettiği başka bir dosyada ise öldürmeye teşebbüs sonucuna varmıştır. Bu kararlar olayın özelliklerine bağlıdır; ölçütler başka bir dosyada farklı sonuca götürebilir. Öldürmeye teşebbüs suçlamasıyla ağır ceza mahkemesinde yürüyen dosyalar için İstanbul ağır ceza avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.
Kasten Yaralamaya Teşebbüsün Cezası Nedir?
Fail yaralama kastıyla elverişli hareketlerle doğrudan icraya başlamış, ancak elinde olmayan bir nedenle fiili tamamlayamamışsa TCK 35 kapsamında teşebbüs gündeme gelir. Örneğin mağdura yöneltilen darbenin dış müdahaleyle engellenmesi veya hedefi ıskalaması, olayın özelliklerine göre bu kapsamda incelenebilir.
Teşebbüste ceza, ortaya çıkan zarar veya tehlikenin ağırlığına göre dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir. Önce teşebbüs edilen suçun niteliği belirlenir; bütün yaralamaya teşebbüs dosyaları için tek bir ceza aralığı yoktur. Yalnızca hesabı gösteren bir örnek vermek gerekirse: silahla yaralamaya teşebbüs 86/1 ve 86/3-e kapsamında değerlendirildiğinde ceza 2 yıl 3 ay ile 4 yıl 6 ay arasında belirlenir; ceza alt sınırdan belirlenip yarı oranında indirim yapıldığı varsayılırsa sonuç 1 yıl 1 ay 15 gün olur. İndirim oranını mahkeme zarar veya tehlikenin ağırlığına göre belirler. Tehdit, hazırlık hareketi ve yaralamaya doğrudan başlama birbirinden ayrılmalıdır.
Kasten Yaralamada Meşru Müdafaa ve Haksız Tahrik Uygulanır mı?
Gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız saldırıyı o anda gerekli ve orantılı biçimde uzaklaştırmak amacıyla yapılan savunma, TCK 25 kapsamında hukuka uygun olabilir. Meşru müdafaa şartları oluştuğunda yaralama fiili nedeniyle ceza verilmez. Sınırın mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaşla aşılması hâlinde de ceza verilmez (TCK 27/2).
Haksız tahrikte ise fail, mağdurdan kaynaklanan haksız bir fiilin oluşturduğu öfke veya şiddetli elemin etkisiyle suç işler; TCK 29 uyarınca ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir. İndirim oranı haksız hareketin ağırlığına göre belirlenir. Saldırı bittikten sonra yapılan misilleme, sırf daha önce saldırıya uğranmış olması nedeniyle meşru savunma hâline gelmez.
Karşılıklı Kavga Cezası: İki Taraf da Ceza Alır mı?
Karşılıklı kavga, tarafların otomatik olarak cezasız kalmasını sağlamaz. Her kişinin hareketi, ilk haksız davranışın kimden kaynaklandığı, saldırının devam edip etmediği ve yaralanmalar ayrı ayrı incelenir. Taraflar çoğu zaman aynı dosyada hem şüpheli hem mağdur konumundadır; her birinin yaralanması kendi ağırlığına göre değerlendirilir. Bir taraf bakımından meşru savunma, diğer taraf bakımından haksız tahrik veya farklı bir suç değerlendirmesi yapılabilir.
İlk haksız hareketin kimden geldiği kesin olarak belirlenemiyorsa, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği haksız tahrik hükümleri taraflar lehine değerlendirilebilir; ancak bu otomatik bir indirim değildir, haksız hareketin varlığı ve fail üzerindeki etkisi her sanık bakımından dosyadaki delillerle ayrı ayrı belirlenir. Yaralanmalar BTM düzeyinde kalmış ve nitelikli hâl yoksa her tarafın şikâyeti ayrı ayrı sonuç doğurur ve uzlaştırma her iki taraf için yürütülür.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, incelediği bir dosyada, miras anlaşmazlığı yüzünden çıkan tartışmada önce mağdurun sanıklardan birinin kız kardeşi olan eşini itip sanığa bir cisim attığı, bunun üzerine sanıkların mağdurun başına ve vücuduna tekme attığı ve mağdurda burun ile çene kemiği kırıkları ve hayati tehlike oluştuğu olayda, somut olayın koşullarında haksız tahrik indiriminin asgari oranda yapılmasını isabetsiz bulmuş ve indirimin makul bir oranda belirlenmesi gerektiğini oy çokluğuyla kabul etmiştir.
Kasten Yaralama Şikâyete Tabi midir ve Şikâyet Süresi Ne Kadardır?
Nitelikli hâl içermeyen TCK 86/2 kapsamındaki yaralama şikâyete bağlıdır. Şikâyet, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır (TCK 73). Mağdurun kadın olması bu kuralı değiştirmez. TCK 86/1, 86/3 ve 87 kapsamındaki yaralamalarda ise şikâyet aranmadan soruşturma yürütülür.
Şikâyetten Vazgeçilirse Kasten Yaralama Davası Düşer mi?
Şikâyete bağlı yaralamada, hüküm kesinleşmeden önce vazgeçme ve sanığın bunu kabul etmesi davanın düşmesini sağlayabilir. Silahla, eşe veya boşanılan eşe karşı yaralama gibi şikâyete bağlı olmayan hâllerde vazgeçme tek başına davayı sona erdirmez.
Şikâyetten vazgeçme, uzlaşma ve tazminat taleplerinden vazgeçme aynı işlem değildir. Ceza dosyasında yapılan açıklamanın hukuk davasına etkisi de kullanılan ifadeye ve uygulanacak hükümlere göre incelenmelidir.
Kasten Yaralama Uzlaştırmaya Tabi midir?
CMK 253 uyarınca TCK 86/1 ve 86/2 kapsamındaki yaralama ile TCK 88’deki ihmali davranışla yaralama uzlaştırma kapsamındadır. TCK 86/3’teki nitelikli hâller ve TCK 87’deki ağır neticeler bu kapsamda değildir. Dolayısıyla bir fiilin şikâyete bağlı olmaması, tek başına uzlaştırma dışında bulunduğu anlamına gelmez; 86/1’deki yaralama şikâyete bağlı olmadığı hâlde uzlaştırmaya tabidir.
Uzlaştırma kapsamındaki suç aynı mağdura karşı kapsam dışında kalan başka bir suçla birlikte işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz; örneğin basit yaralama ile birlikte silahla tehdit iddiası varsa yaralama da uzlaştırmaya gönderilmez. 25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanunla CMK 253/3’e eklenen cümleye göre ise birlikte işlenen diğer suç önödeme kapsamındaysa uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma uygulanır. Bu nedenle darp ile birlikte hakaret iddia edilen dosyalarda kural olarak yaralama için uzlaştırma, hakaret için önödeme yoluna gidilir. Suç tarihinde 18 yaşından küçük olanlar bakımından üst sınırı üç yılı geçmeyen suçlarda da uzlaştırma uygulanır.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, incelediği bir dosyada, silahtan sayılan bir cisimle yaralama iddiasıyla açılan davada mahkemenin silah artırımını uygulamayıp BTM düzeyindeki yaralamadan hüküm kurduğunu, bu durumda suçun şikâyete bağlı ve uzlaştırma kapsamında kaldığını belirterek dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmeden verilen mahkûmiyeti kanun yararına bozmuştur. Belirleyici olan iddianamedeki silah iddiası değil, mahkemenin fiili hangi hükme göre nitelendirdiğidir; 86/3-e uygulanan silahla yaralama uzlaştırma dışındadır.
Kanuna uygun uzlaşma ve üstlenilen edimin yerine getirilmesi, dosyanın aşamasına göre kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme sonucunu doğurabilir. Edimin ileri tarihe bırakılması ya da takside bağlanmasında farklı usul sonuçları vardır. Uzlaştırma süreci, teklifin reddi ve uzlaşma bedeli için ceza dosyasında uzlaştırma yazımıza bakabilirsiniz.
Kasten Yaralama Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat İstenebilir mi?
Kasten yaralama sonucunda zarar gören kişi, koşulları oluştuğunda maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin etkilenmesi maddi zarar kapsamında değerlendirilebilir. Bedensel bütünlüğün zedelenmesi nedeniyle yaşanan acı ve üzüntü bakımından manevi tazminat da gündeme gelebilir.
Her yaralama olayı için geçerli sabit bir tazminat tutarı yoktur. Yaralanmanın ağırlığı, kalıcı etkileri, belgelenen zararlar ve olayın koşulları değerlendirilir. Ceza mahkemesinin hükmettiği adli para cezası Devlet Hazinesine ödenir; mağdurun zararının karşılanmasıyla aynı şey değildir. Dava süreci için tazminat davaları sayfamıza bakabilirsiniz.
Kasten Yaralama Cezası Adli Para Cezasına Çevrilir mi?
TCK 86/2’de hapis ve adli para cezası doğrudan seçenek olarak düzenlenmiştir. Mahkeme olayın koşullarına göre bunlardan birini seçer. Bu hükümde hapis seçilmişse, seçilen cezanın TCK 50/2’ye aykırı biçimde yeniden adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir.
TCK 86/1’de doğrudan adli para cezası seçeneği bulunmaz. Uygulanabilir indirimlerden sonra bir yıl veya daha az kısa süreli hapis cezası ortaya çıkarsa TCK 50’deki koşullar incelenebilir. Bu nedenle “yaralama cezası her durumda para cezasına döner” şeklinde bir değerlendirme yapılamaz.
Adli para cezasının toplamı, belirlenen gün sayısı ile kişinin ekonomik durumuna göre saptanan bir günlük tutarın çarpılmasıyla hesaplanır. Tek bir sabit yaralama para cezası yoktur. Hesaplama ve ödeme esasları adli para cezası rehberinde açıklanmıştır.
Kasten Yaralamada HAGB ve Cezanın Ertelenmesi Mümkün mü?
Sonuç ceza iki yıl veya daha az hapis yahut adli para cezası ise CMK 231’deki diğer koşulların bulunması hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması değerlendirilebilir. Daha önce kasıtlı suçtan mahkûmiyet bulunmaması, yeniden suç işlenmeyeceğine ilişkin mahkeme kanaati ve suç nedeniyle doğan maddi zararın giderilmesi temel koşullar arasındadır; zarar denetim süresi içinde aylık taksitlerle de giderilebilir. İlk kez suç işlemek tek başına HAGB verilmesini zorunlu kılmaz.
CMK 231’in HAGB hükümleri 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiş, ancak kasten yaralamaya özgü yeni bir yasak getirilmemiştir. İşkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği, Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar bakımından özel uygulama yasağı bulunmaktadır. Güncel koşullar ve kararın sonuçları için HAGB rehberi incelenebilir.
Hapis cezasının ertelenmesi ise TCK 51’deki ayrı bir kurumdur. Sonuç ceza ve sanığın geçmişi başta olmak üzere kendi koşulları değerlendirilir. Sağlık personeline ve eğitim personeline karşı görevleri nedeniyle işlenen yaralamada hapis cezası ertelenemez; bu özel hükümler HAGB’yi ayrıca saymaz, HAGB CMK 231’deki koşullara göre değerlendirilir. HAGB, erteleme ve adli para cezasına çevirme aynı hukuki sonucu doğurmaz.
Kasten Yaralama Sabıka Kaydına İşler mi?
Kesinleşmiş mahkûmiyet kararı ile HAGB kararı farklı kayıt rejimlerine tabidir. Kesinleşen hapis veya adli para cezasının adli sicile etkisi, infaz ve arşiv hükümlerine göre değerlendirilir. HAGB kararı ise kendisine özgü sisteme kaydedilir.
“İlk suç olduğu için hiçbir kayıt oluşmaz” veya “para cezası sicile işlemez” şeklinde genel bir kabul doğru değildir. Kayıt türleri ve silme koşulları sabıka kaydı ve arşiv kaydı rehberinde açıklanmıştır.
Kasten Yaralama ve HAGB Memuriyete Engel mi?
Memuriyete etkisi değerlendirilirken yalnızca suçun adına bakılmaz. Kararın türü, kesinleşme durumu, cezanın süresi ve başvurulan görevin özel şartları birlikte incelenir. Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla hapis mahkûmiyeti, 657 sayılı Kanun’un 48/A-5 maddesi bakımından önem taşır.
HAGB kararı ile kesinleşmiş mahkûmiyet aynı hukuki sonucu doğurmaz. Bununla birlikte HAGB bulunması, her kamu görevine koşulsuz kabul anlamına gelmez. İlgili mesleğin özel mevzuatı, disiplin hükümleri ve uygulanabilir diğer idari koşullar ayrıca değerlendirilmelidir.
Kasten Yaralama Cezasının Yatarı Ne Kadardır?
Kasten yaralamada koşullu salıverilme için kural olarak cezanın yarısı infaz kurumunda geçirilir. Yaralama sonucu ölümde (TCK 87/4) de oran yarıdır. 5275 sayılı Kanunun 107. maddesindeki üçte iki listesinde kasten yaralama suçlarından yalnız yüzün sürekli değişikliğine neden olan yaralama (TCK 87/2-d) yer alır. Tekerrür hâlinde oran üçte ikiye, ikinci defa tekerrürde dörtte üçe çıkar; suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi gibi özel infaz rejimleri ayrıca değerlendirilir.
Yatar süresi yine de suçun adından veya ceza tablosundan doğrudan hesaplanamaz. Önce kesinleşmiş sonuç ceza, suç tarihi, suçun tam hukuki niteliği, tekerrür durumu ve varsa başka ilamlarla birlikte infaz koşulları belirlenmelidir. Gözaltı veya tutuklulukta geçirilen ve mahsup edilecek süreler de hesaba katılır. Aşağıdaki tablo, 4 Haziran 2025 ve sonrasında işlenmiş, tekerrür bulunmayan ve iyi hâlli bir hükümlü için genel bir örnektir:
| Kesinleşen ceza | Koşullu salıverilme | Denetimli serbestliğe en erken (koşullar varsa) |
|---|---|---|
| 3 yıl | 1 yıl 6 ay | 6 ay |
| 4 yıl 6 ay | 2 yıl 3 ay | 1 yıl 3 ay |
| 6 yıl | 3 yıl | 2 yıl |
| 9 yıl (TCK 87/2-d) | 6 yıl | 5 yıl |
| 10 yıl (TCK 87/4) | 5 yıl | 4 yıl |
Koşullu salıverilmeye bir yıl veya daha az süre kalan hükümlü; açık ceza infaz kurumunda bulunma veya buraya ayrılmaya hak kazanma ve iyi hâl gibi 5275 sayılı Kanunun 105/A maddesindeki koşulları taşıyorsa denetimli serbestlik tedbirinden yararlanabilir; bu kendiliğinden gerçekleşmez. 4 Haziran 2025 ve sonrasındaki suçlarda koşullu salıverilmeye kadar geçirilmesi gereken sürenin en az onda birinin, beş günden az olmamak üzere, kurumda geçirilmesi gerekir. 30 Mart 2020 ve öncesinde işlenen suçlarda 5275 sayılı Kanunun geçici 6. maddesi gereği bu bir yıllık süre, kanunda sayılan istisnalar dışında üç yıl olarak uygulanır; üstsoya, altsoya, eşe, kardeşe veya kendini savunamayacak kişiye karşı işlenen kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama bu istisnalar arasındadır, yani bu suçlarda üç yıllık uygulama yoktur. Cezaevinde geçirilecek süre ile koşullu salıverilme tarihi farklıdır.
Bu nedenle yalnızca “bir yıl”, “iki yıl” veya “üç yıl yaralama cezası aldım” bilgisiyle kesin bir yatar sonucu verilemez. Dosyaya göre yapılacak hesabın temel başlıkları 2026 infaz hesaplama rehberinde yer almaktadır.
Kasten Yaralama Suçunda Tutuklama Olur mu?
Kendisini savunamayacak kişiye karşı, silahla veya canavarca hisle yaralama (TCK 86/3-b, e, f) ve TCK 87 kapsamındaki ağırlaşmış yaralama CMK 100’deki katalog suçlar arasında yer alır. Kadına, sağlık kurumlarında görev yapan personele ve kanunda belirtilen eğitim personeline karşı işlenen kasten yaralama da ayrıca sayılmıştır (CMK 100/3-i, j, k). Eş sıfatı ise tek başına katalog nedeni değildir; eşe karşı yaralama, mağdur kadınsa ya da fiil silahla, canavarca hisle veya kendini savunamayacak kişiye karşı işlenmiş ya da TCK 87 kapsamındaysa katalogda yer alır.
Üst sınırı iki yılı geçmeyen suçlarda tutuklama yasağı (CMK 100/4), vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçları kapsamaz; bu nedenle basit yaralamada da tutuklama hukuken mümkündür. Ancak katalog kapsamında bulunmak veya yasak dışında kalmak tutuklamayı zorunlu kılmaz. Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, tutuklama nedeni ve tedbirin ölçülülüğü incelenmelidir. Tutuklama şartları ve itiraz ile adli kontrol tedbirleri bu nedenle dosyanın somut özellikleri üzerinden değerlendirilir.
Kasten Yaralama Hangi Mahkemede Görülür?
Kasten yaralama davaları kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür. Görev belirlenirken ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeden suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı esas alınır (5235 sayılı Kanun m. 14); silah, eş veya kemik kırığı gibi nedenlerle yapılan artırımlar bu nedenle görevi kural olarak değiştirmez. Yaralama sonucunda ölümün meydana geldiği TCK 87/4’te ise kanun on yılı aşan ayrı bir ceza aralığı öngördüğünden ağır ceza mahkemesi görevlidir.
Olay öldürmeye teşebbüs iddiasıyla ağır ceza mahkemesinde açılmışsa, duruşma başladıktan sonra eylemin kasten yaralama olduğu anlaşılsa da yargılama bu mahkemede sürer (CMK 6). Suç tarihinde 18 yaşından küçük olanların dosyalarına çocuk mahkemesi veya çocuk ağır ceza mahkemesi bakar.
Kasten Yaralamada Zamanaşımı Kaç Yıl?
Şikâyet süresi ile dava zamanaşımı farklıdır. Niteliksiz TCK 86/2’deki altı aylık süre şikâyet süresidir. Dava zamanaşımı ise suçun kanundaki cezasının üst sınırına göre belirlenir; zamanaşımı hesabında nitelikli hâller de dikkate alınır ve seçimlik cezalarda hapis cezası esas alınır (TCK 66).
| Hâl | Dava zamanaşımı | Kesilmeyle en çok |
|---|---|---|
| Basit yaralama (86/2), kadına karşı dahil | 8 yıl | 12 yıl |
| Temel yaralama (86/1) | 8 yıl | 12 yıl |
| Silahla, eşe veya kardeşe karşı yaralama (86/1 + 86/3) | 8 yıl | 12 yıl |
| Kemik kırığı (87/3), silah gibi bir 86/3 hâli yoksa | 8 yıl | 12 yıl |
| Kemik kırığıyla birlikte silah gibi bir 86/3 hâli; canavarca hisle temel yaralama (86/1) | 15 yıl | 22 yıl 6 ay |
| Yüzde sabit iz, hayati tehlike ve diğer 87/1 hâlleri | 15 yıl | 22 yıl 6 ay |
| Organ işlevinin yitirilmesi ve diğer 87/2 hâlleri | 15 yıl | 22 yıl 6 ay |
| Yaralama sonucu ölüm (87/4) | 15 yıl | 22 yıl 6 ay |
Suç tarihinde 12–15 yaş arasındaki çocuklar için bu sürelerin yarısı, 15–18 yaş arasındakiler için üçte ikisi uygulanır. Kesilme ve durma nedenleri, suçun hukuki niteliği ve suç tarihi somut dosyada ayrıca dikkate alınır.
Suça Sürüklenen Çocuk Kasten Yaralama Yaparsa Ne Olur?
Suç tarihinde 12 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında ceza verilmez, yalnızca güvenlik tedbirleri uygulanabilir. 12–15 yaş arasındaki çocuk, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği gelişmişse sorumlu tutulur ve cezası yarı oranında indirilir, bu yetenek gelişmemişse yalnız güvenlik tedbiri uygulanır; 15–18 yaş arasındaki çocuğun cezası ise üçte bir oranında indirilir (TCK 31).
18 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanunla TCK 31’e eklenen dördüncü fıkraya göre mahkeme; kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli veya önceden kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûmiyet gibi ölçütleri gözeterek, yalnız TCK 87/2 (organ işlevinin yitirilmesi, yüzün sürekli değişikliği gibi) ve 87/4 (yaralama sonucu ölüm) kapsamındaki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamayı işleyen 15–18 yaş arasındaki çocuğa yaş küçüklüğü indirimini uygulamayabilir; 12–15 yaş arasındaki çocuğa ise 15–18 yaş grubunun hükmünü uygulayabilir. Bu takdire bağlı bir yetkidir ve 86, 87/1 ile 87/3 kapsamındaki yaralamaları kapsamaz. Değişiklik aleyhe olduğundan 18 Ağustos 2026’dan önce işlenen fiillere uygulanmaz.
Aynı Kanunla getirilen TCK 233/4’e göre, aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ihlali nedeniyle çocuğun 87/2 veya 87/4 kapsamında bir yaralama işlemesi hâlinde bu yükümlülüğü ihlal eden kişiye verilecek ceza şikâyet aranmaksızın artırılır. Çocuğun 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, koşullu salıverilme hesabında kasten yaralama suçlarında iki gün sayılmaya devam eder.
Kasten Yaralamanın İhmali Davranışla İşlenmesi Nedir?
TCK 88, yaralama sonucunu önlemekle hukuken yükümlü kişinin kasten hareketsiz kalmasıyla ilgili düzenlemedir. Her yardım etmeme davranışı bu suçu oluşturmaz. Kişinin önleme yükümlülüğünün kaynağı, ihmali davranışın icrai davranışa eşdeğerliği, kastı ve sonuçla bağlantısı incelenir. Koşullarına göre ceza üçte ikisine kadar indirilebilir.
Kasten Yaralama Avukatı: İfade, Savunma ve Mağdur Vekilliği
İfade öncesinde isnat edilen hareket, olayın zamanı ve mevcut deliller anlaşılmalıdır. Olayın öncesi ve sonrası, ilk saldırının kimden kaynaklandığı, kullanılan araç ve tanıkların hangi bölümü gördüğü açıklığa kavuşturulmalıdır. Sürece ilişkin haklar ifadeye çağrılan kişinin hakları yazısında ele alınmıştır.
Kasten yaralama dosyalarında avukatın başlıca işleri şunlardır:
- İfade öncesinde suçlamanın ve dosyadaki delillerin incelenmesi, ifadeye katılım
- Adli raporların (BTM, kırık derecesi, hayati tehlike, sabit iz) incelenmesi; gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan ek rapor veya uzman görüşü (bilimsel mütalaa) talebi
- Kaybolabilecek kamera kayıtlarının istenmesi ve görgü tanıklarının belirlenmesi
- Suç vasfının (basit yaralama, nitelikli yaralama, öldürmeye teşebbüs) tartışılması
- Meşru savunma, haksız tahrik ve karşılıklı kavga değerlendirmesi
- Şikâyet, uzlaştırma ve önödeme süreçlerinin takibi
- Tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz
- Mağdur vekili olarak şikâyet, davaya katılma ve tazminat taleplerinin hazırlanması
- İstinaf ve temyiz dilekçelerinin hazırlanması
Mağdur bakımından adli raporların tamamlanması ve kaybolabilecek kamera kayıtlarının istenmesi; şüpheli veya sanık bakımından ise fiil ile yaralanma arasındaki bağın, suç vasfının ve savunmayı destekleyen kayıtların incelenmesi önem taşır. Görgüye dayalı tanık beyanı ile sonradan duyulan anlatımlar birbirinden ayrılmalıdır. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren ağır sonuçlu yaralamalarda ve 18 yaşından küçük şüphelilerde müdafi görevlendirilmesi zorunludur (CMK 150).
Av. Ebubekir Kozan, Maltepe Cevizli’deki bürosundan Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi ve İstanbul’daki diğer adliyelerde görülen kasten yaralama dosyalarında şüpheli ve sanık müdafiliği ile mağdur vekilliği yapmaktadır. Kartal’daki dosyalar için Kartal ceza avukatı, öldürmeye teşebbüs veya yaralama sonucu ölüm gibi ağır ceza mahkemesinde görülen dosyalar için İstanbul ağır ceza avukatı, diğer çalışma alanları için İstanbul ceza avukatı sayfalarımıza bakabilirsiniz. Soruşturma ve yargılamanın aşamaları için ceza davaları rehberi incelenebilir.
Kasten yaralama şikâyeti, ifade, tutukluluk veya uzlaştırma konusunda Av. Ebubekir Kozan’a 0534 980 28 64 numarasından veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kasten Yaralamaya İlişkin Yargıtay Kararları
Aşağıdaki kararlar öldürmeye teşebbüs ile yaralama ayrımı, karşılıklı kavgada haksız tahrik, kemik kırığı ve yüzde sabit iz gibi ağır sonuçlar, yaralama sonucu ölüm ve uzlaştırma konularında yol göstermektedir.
Tek Sopa Darbesiyle Çökme Kırığı: Öldürme Kastı Kanıtlanamadığı İçin Kasten Yaralama
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.09.2021 tarihli, 2018/121 Esas ve 2021/388 Karar sayılı kararında, bir yapı kooperatifinin yönetimi ve alacakları yüzünden anlaşmazlık içinde olan ve bir gün önce de kavga eden iki grubun Sincan’da araçlarla karşılaşması üzerine çıkan sopalı ve bıçaklı kavgada, sanığın beyzbol sopasıyla katılanın başına vurduğu olay incelenmiştir. Katılanda kafatasında çökme kırığı ve beyin içi kanama oluşmuş, hayati tehlike doğmuştu. Batı (Sincan) 2. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı kasten öldürmeye teşebbüsten mahkûm etmiş, Yargıtay 1. Ceza Dairesi hükmü düzelterek onamış; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı eylemin kasten yaralama olduğu görüşüyle itiraz etmişti.
Kurul, öldürmeye teşebbüs ile yaralamayı ayıran ölçütün failin kastı olduğunu belirtmiş; uyuşmazlığın özel hukuk ilişkisinden kaynaklandığını ve öldürmeyi gerektirecek bir husumet boyutuna ulaşmadığını, sanığın tek darbe vurduktan sonra önünde ciddi bir engel yokken saldırısına devam etmediğini, öldürmeye daha elverişli bir silah temin etme imkânı varken sopa kullandığını ve baş bölgesini özellikle hedef aldığının belirlenemediğini gözeterek eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğunu kabul etmiş, onama kararını kaldırarak hükmü bozmuştur. Eksik araştırma iddiasına ilişkin itiraz oy birliğiyle reddedilmiş; suçun niteliğine ilişkin karar oy çokluğuyla verilmiş, dokuz üye karşı oy kullanmıştır; karşı oyda başın arkasının hedef alındığı ve eylemin polisin müdahalesiyle sona erdiği belirtilmiştir.
Yakın Mesafeden Bel Bölgesine İki El Ateş: Eylem Öldürmeye Teşebbüs Sayıldı
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.07.2020 tarihli, 2017/36 Esas ve 2020/357 Karar sayılı kararında, Bolu’ya bağlı Kıbrıscık’ta bir meyhanede su sorunu yüzünden tartıştığı muhtar katılana ruhsatsız tabancayla yakın mesafeden (tanık anlatımlarında yaklaşık 1,5 metre, sanık anlatımında 2–3 metre) iki el ateş eden sanığın durumu incelenmiştir. Mermilerden biri katılanın sol bel bölgesine isabet etmiş, iç organlarda yaralanma ve hayati tehlike oluşmuştu; ilk atıştan sonra bir tanık silahı almaya çalışmış, tabancada atışa hazır fişek ve şarjörde beş fişek kalmıştı. Bolu Ağır Ceza Mahkemesi sanığı silahla işlenen ve hayati tehlikeye neden olan kasten yaralamadan mahkûm etmiş, Yargıtay 3. Ceza Dairesi hükmü oy çokluğuyla onamış; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı eylemin öldürmeye teşebbüs olduğu görüşüyle itiraz etmişti.
Kurul, sanığın olay öncesi, olay sırası ve sonrasındaki davranışlarını bütün olarak değerlendirmiş; bel bölgesini hedef alarak iki kez ateş etmesini, atış mesafesinin yakınlığını, silahın öldürmeye elverişliliğini ve tanığın müdahalesini gözeterek öldürme kastıyla hareket ettiğini kabul etmiş ve itirazı kabul ederek hükmü eylemin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi nedeniyle bozmuştur. Karar oy çokluğuyla verilmiş, beş üye karşı oy kullanmıştır; karşı oyda öldürmeyi gerektirecek ciddi bir husumet bulunmadığı ve şüpheden sanığın yararlanması gerektiği görüşü savunulmuştur.
Kavgayı Mağdur Başlatınca Haksız Tahrik İndirimi Asgari Oranda Kalmamalı
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.01.2022 tarihli, 2020/192 Esas ve 2022/38 Karar sayılı kararında, babadan kalan miras ve icra borcu yüzünden aralarında anlaşmazlık bulunan taraflar arasında ilçe çarşısında çıkan kavga incelenmiştir. Mağdur tartışma sırasında sanıklardan birinin kız kardeşi olan eşini itmiş ve sanığa bir cisim atmış; bunun üzerine baba ve oğul olan sanıklar mağdurun başına ve vücuduna tekme atmıştı. Mağdurda burun ve sol üst çene kemiği kırıkları ile beyin zarları arasında kanama (subaraknoid kanama) oluşmuş, hayati tehlike doğmuştu. Asliye ceza mahkemesi sanıkları neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamadan, temel cezayı 2 yıl 4 ay belirleyip haksız tahrik nedeniyle dörtte bir oranında indirim yaparak mahkûm etmiş; Yargıtay 3. Ceza Dairesi hükmü düzelterek onamış, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etmişti.
Kurul, suçun iki kişi tarafından işlendiğini, yaraların yerini, darbe sayısını ve mağdurun hayati tehlike geçirecek ve birden fazla kemiği kırılacak şekilde yaralandığını gözeterek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesini oy birliğiyle isabetli bulmuştur. Haksız tahrik indirimi bakımından ise ilk haksız hareketin mağdurdan geldiğini ve indirimin haksız hareketin yoğunluğuna göre makul veya makul seviyeye yakın bir oranda belirlenmesi gerektiğini kabul ederek asgari oranda yapılan indirimi isabetsiz bulmuş, itirazı bu yönden kabul ederek hükmü bozmuştur. Bu uyuşmazlıkta karar ikinci müzakerede oy çokluğuyla verilmiş, sekiz üye karşı oy kullanmıştır; karşı oyda mağdurun haksız hareketinin hafif kaldığı ve asgari indirimin yeterli olduğu belirtilmiştir.
Ağır Derecede Kemik Kırığı ve Yüzde Sabit İz: Öldürmeye Teşebbüs Hükmü Bozuldu
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 10.09.2026 tarihli, 2025/5187 Esas ve 2026/5306 Karar sayılı kararında, aralarında alacak-verecek meselesi bulunan taraflardan sanığın önce sopayla katılanın bacaklarına vurduğu, sopa katılanın eline geçince belinden çıkardığı tabancanın kabzasıyla katılanın başına vurduğu ve yeniden vururken parmağı tetikteyken silahın patladığı olay incelenmiştir. Adli raporlarda katılandaki yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyeceği, yüzde sabit iz ve ağır (4) derecede kemik kırığı oluştuğu belirtilmişti. İlk derece mahkemesi sanığı kasten öldürmeye teşebbüsten mahkûm etmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmişti.
Daire, sanığın öldürme kastıyla hareket ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığını, sanığın ağır sonuçlar bakımından en az taksir düzeyinde kusurlu olduğunu belirterek eylemin TCK 86/1, 86/3-e ve 87/1 kapsamında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu oluşturduğunu; cezanın da TCK 61’deki ölçütler gözetilerek üst sınıra yakın belirlenmesi gerektiğini kabul etmiştir. Öldürmeye teşebbüs hükmü suç vasfı yönünden, onama isteyen tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle bozulmuş; ruhsatsız silah hükmüne yönelik temyiz istemi ise reddedilmiştir.
Annesini Darp Eden Sanık: Nitelikli Kasten Öldürme Değil, Kasten Yaralama Sonucu Ölüm
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 10.09.2026 tarihli, 2025/4510 Esas ve 2026/5316 Karar sayılı kararında, bakımını üstlendiği ve kronik rahatsızlıkları bulunan annesini olay öncesinde darp eden sanığın durumu incelenmiştir. Maktul sanığın evinde ölü bulunmuş; Adli Tıp Kurumu raporunda ölümün künt travmaya bağlı yaygın yumuşak doku ve kafa içi kanama ile komplikasyonlarından meydana geldiği, illiyet bağının bulunduğu, ancak tek başına ölüme yol açacak ağırlıkta bir yaralanma bulunmadığı belirtilmişti. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı nitelikli kasten öldürmeden müebbet hapis cezasına mahkûm etmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi istinaf başvurusunu düzelterek esastan reddetmişti.
Daire, sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğunu, maktulün vücudunun birçok yerine aldığı birden fazla darbe sonucu öldüğünü belirterek eylemin üstsoya karşı kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğunu ve TCK 87/4’ün 86/3’teki hâllere ilişkin ikinci cümlesi kapsamında kaldığını kabul etmiş; nitelikli kasten öldürmeden kurulan hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
Silah Artırımı Uygulanmayan Basit Yaralamada Uzlaştırma Yapılmadan Hüküm Kurulamaz
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 14.09.2026 tarihli, 2026/4007 Esas ve 2026/5345 Karar sayılı kararında, sanığın katılanı silahtan sayılan bir cisimle yaraladığı iddiasıyla açılan davada Yayladağı Asliye Ceza Mahkemesinin basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir yaralamadan (TCK 86/2) temel ceza belirleyip silah artırımını uygulamadan kurduğu ve istinaf edilmeden kesinleşen mahkûmiyet hükmü, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebi üzerine incelenmiştir.
Daire, silah artırımı uygulanmadığından fiilin TCK 86/2 kapsamında kaldığını, bu hâliyle şikâyete bağlı olduğunu ve uzlaştırma kapsamında bulunduğunu; dosya CMK 254/1 uyarınca uzlaştırma bürosuna gönderilmeden hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğunu belirterek kanun yararına bozma talebini kabul etmiş ve hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
Kasten Yaralama Hakkında Sık Sorulan Sorular
Kasten yaralama cezası kaç yıldır?
4 Haziran 2025 ve sonrasındaki fiillerde TCK 86/1 kapsamındaki temel yaralama 1 yıl 6 ay ile 3 yıl hapisle cezalandırılır. Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir yaralamada 6 ay ile 1 yıl 6 ay hapis veya adli para cezası öngörülür. Silah, eş veya kardeş gibi nitelikli hâller cezayı yarı oranında artırır; kemik kırığı ve diğer ağır sonuçlar TCK 87’ye göre ayrıca artırım gerektirir. Bu tarihten önceki fiillerde 1–3 yıl ve 4 ay–1 yıllık eski sınırlar esas alınarak lehe kanun karşılaştırması yapılır.
Kasten yaralama TCK kaçıncı madde? TCK 86/1, 86/2 ve 86/3-e ne demek?
Kasten yaralama Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinde, ağır sonuçlu yaralama 87. maddesinde, ihmali davranışla yaralama 88. maddesinde düzenlenir. TCK 86/1 temel yaralamayı (1 yıl 6 ay – 3 yıl), 86/2 basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek hafif yaralamayı (6 ay – 1 yıl 6 ay hapis veya adli para cezası), 86/3-e ise silahla yaralamayı ifade eder; silahla yaralamada ceza yarı oranında artırılır ve şikâyet aranmaz.
Basit yaralama ve BTM ne demektir?
BTM, yaralanmanın etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olmasıdır. Hastanede tedavi görmek veya istirahat raporu almak tek başına BTM dışında yaralanma olduğunu göstermez. Ayrım adli rapor ve tıbbi bulgular üzerinden yapılır; BTM ile giderilebilir yaralama, nitelikli hâl yoksa şikâyete bağlıdır.
Bıçakla veya silahla yaralamanın cezası nedir?
Bıçakla veya ateşli silahla yaralamada silah nitelikli hâli uygulanır ve ceza yarı oranında artırılır. Yaralanma TCK 86/1 kapsamında kalıyor, TCK 87’deki ağır sonuçlar ve başka artırım veya indirimler bulunmuyorsa ceza aralığı 2 yıl 3 ay ile 4 yıl 6 ay olur; yaralanma BTM düzeyindeyse hapis seçildiğinde 9 ay ile 2 yıl 3 ay arasındadır. Silahla yaralama şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında değildir.
Kemik kırığı cezası ne kadar? 4. derece kemik kırığı cezayı nasıl etkiler?
Kemik kırığı veya çıkığında ceza, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre yarısına kadar artırılır (TCK 87/3). Adli tıp uygulamasında etki 1’den 6’ya kadar derecelendirilir; 4, 5 ve 6. dereceler ağır etkiyi gösterir ve derece yükseldikçe artırım oranı yarıya yaklaşabilir. Örneğin temel ceza 1 yıl 6 ay belirlenip yarı oranında artırılırsa ceza 2 yıl 3 ay olur. Her derece için kanunda sabit bir oran yoktur; oranı mahkeme rapora göre belirler.
Burun kırığının cezası nedir?
Burun kırığı da kemik kırığı olarak TCK 87/3’e göre değerlendirilir ve ceza kırığın derecesine göre yarısına kadar artırılır. Burun kırığı için sabit bir ceza yoktur; kırığın sayısı, derecesi, ameliyat gerektirip gerektirmediği ve yüzde kalıcı bir değişiklik bırakıp bırakmadığı dikkate alınır. Yüzde sabit iz de oluşmuşsa iki artırım üst üste yapılmaz; daha ağır sonuç olan 87/1 esas alınır, kırık temel cezada gözetilir.
Kasten yaralamaya teşebbüsün cezası kaç yıl?
Elverişli hareketlerle yaralama fiilinin icrasına doğrudan başlanmış, ancak failin elinde olmayan nedenle suç tamamlanamamışsa teşebbüs değerlendirilir ve ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir (TCK 35). Hesap örneği: silahla yaralamaya teşebbüste ceza 2 yıl 3 ay belirlenip yarı oranında indirim yapıldığı varsayılırsa sonuç 1 yıl 1 ay 15 gün olur; oranı mahkeme belirler. Bütün teşebbüs dosyaları için tek bir ceza aralığı bulunmaz.
Karşılıklı kavganın cezası nedir, iki taraf da ceza alır mı?
Karşılıklı kavgada her tarafın hareketi ve meydana gelen yaralanmalar ayrı ayrı değerlendirilir ve her taraf kendi yaralama fiilinden sorumlu olur; otomatik cezasızlık yoktur. İlk haksız hareketin kimden geldiği, saldırının devamı ve savunmanın ölçüsü meşru savunma veya haksız tahrik değerlendirmesinde önem taşır. İlk haksız hareket belirlenemiyorsa haksız tahrik, her sanığın eylemi ayrı değerlendirilerek taraflar lehine uygulanabilir; tahrikte ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir.
Kasten yaralama şikâyete tabi mi ve şikâyet süresi ne kadar?
Nitelikli hâl içermeyen TCK 86/2 kapsamındaki yaralama şikâyete bağlıdır; fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde şikâyet edilmelidir. Mağdurun kadın olması bu kuralı değiştirmez. TCK 86/1, 86/3 ve 87 kapsamındaki yaralamalarda şikâyet aranmadan soruşturma yürütülür.
Şikâyetten vazgeçilirse yaralama davası düşer mi?
Şikâyete bağlı yaralamada hüküm kesinleşmeden önce vazgeçme ve sanığın bunu kabul etmesi davanın düşmesini sağlayabilir. Silahla, eşe veya boşanılan eşe karşı yaralama gibi şikâyete bağlı olmayan hâllerde vazgeçme tek başına davayı sona erdirmez.
Kasten yaralama uzlaşmaya tabi mi?
TCK 86/1, 86/2 ve 88 kapsamındaki yaralamalar uzlaştırma kapsamındadır. TCK 86/3’teki nitelikli hâller (silahla veya eşe karşı yaralama gibi) ve TCK 87’deki ağır neticeler kapsam dışında kalır. Aynı mağdura karşı uzlaştırma dışındaki başka bir suç da işlenmişse uzlaşma uygulanmaz; ancak 25 Aralık 2025’ten beri diğer suç önödeme kapsamındaysa, örneğin darpla birlikte hakaret, yaralama için uzlaştırmaya gidilir.
Kadına karşı kasten yaralamanın cezası nedir?
Kadına karşı işlenen basit yaralamada (TCK 86/2) hapis cezasının alt sınırı 9 aydır. Bu hâl de şikâyete bağlıdır ve kanunda uzlaştırma dışında bırakılmamıştır; ancak tutuklama bakımından katalog suçtur. Fiil eşe veya boşanılan eşe karşı işlenmişse ayrıca TCK 86/3-a uygulanır; bu durumda ceza yarı oranında artırılır, şikâyet aranmaz ve uzlaştırma yapılmaz.
Darp raporu nasıl alınır, kaç gün içinde alınmalıdır?
Kolluğa veya Cumhuriyet savcılığına başvurarak sağlık kuruluşuna sevk edilebilirsiniz; doğrudan hastaneye başvurulduğunda da yaralanmanın saldırı sonucunda oluştuğu açıklanmalıdır. Her olay için geçerli tek bir gün sınırı yoktur; ancak muayenenin gecikmesi bulguların kaybolmasına neden olabilir. Rapor yaralanmanın ağırlığını kaydeder, tek başına failin kimliğini ispatlamaz.
Darp raporu yoksa şikâyet edilebilir mi?
Evet. Raporun bulunmaması şikâyet hakkını ortadan kaldırmaz. Kamera kaydı, tanık, fotoğraf, mesaj ve tedavi kayıtları da incelenir. Yaralanmanın niteliği için tıbbi kayıtların önemi sürer.
Kasten yaralama para cezasına çevrilir mi?
TCK 86/2’de mahkeme doğrudan hapis veya adli para cezası seçeneklerinden birini belirleyebilir. Bu hükümde hapis seçildiğinde TCK 50/2 uyarınca sonradan yeniden adli para cezasına çevirme yapılamaz. TCK 86/1’de indirimler sonucunda bir yıl veya daha az hapis ortaya çıkarsa TCK 50 koşulları ayrıca incelenir.
İlk kez yaralama suçundan yargılanan kişiye HAGB verilir mi?
İlk suç olması tek başına HAGB verilmesini zorunlu kılmaz. Sonuç cezanın iki yıl veya daha az hapis yahut adli para cezası olması ve CMK 231’deki diğer koşullar gerekir. Önceki kasıtlı suç mahkûmiyeti, maddi zararın giderilmesi ve mahkemenin yeniden suç işlenmeyeceğine ilişkin kanaati değerlendirilir. Sağlık veya eğitim personeline karşı görevleri nedeniyle işlenen yaralamada hapis cezası ertelenemez; bu özel hükümler HAGB’yi ayrıca saymaz.
Kasten yaralama sabıka kaydına işler mi?
Kesinleşmiş mahkûmiyet ile HAGB farklı kayıt rejimlerine tabidir. Hapis veya adli para cezasına ilişkin kesinleşen mahkûmiyet adli sicil mevzuatına göre kaydedilir. HAGB ise kendisine özgü sisteme kaydedilir. İlk suç olması, hiçbir kayıt oluşmayacağı anlamına gelmez.
Kasten yaralamada tutuklama zorunlu mudur?
Hayır. Silahla yaralama, ağır sonuçlu yaralama ve kadına, sağlık veya eğitim personeline karşı yaralama katalog suçlar arasında bulunsa da tutuklama otomatik değildir. Basit yaralamada iki yıllık tutuklama yasağı uygulanmaz, çünkü bu yasak vücut dokunulmazlığına karşı kasıtlı suçları kapsamaz. Kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrolün yeterli olup olmayacağı dosyaya göre incelenir.
Kasten yaralama cezasının yatarı ne kadar?
Kural olarak cezanın yarısı infaz kurumunda geçirildikten sonra koşullu salıverilme mümkündür; yaralama sonucu ölümde de oran yarıdır. Yüzün sürekli değişikliğine neden olan yaralamada (TCK 87/2-d) ve tekerrür hâlinde oran üçte iki, ikinci defa tekerrürde dörtte üçtür. Örneğin 3 yıl hapiste koşullu salıverilme 1 yıl 6 ay sonradır ve koşulları varsa 6 ay sonra denetimli serbestliğe çıkılabilir. Kesin hesap için suç tarihi, mahsup ve diğer ilamlar bilinmelidir.
Kasten yaralama hangi mahkemede görülür?
Kural olarak asliye ceza mahkemesi görevlidir; görev belirlenirken ağırlaştırıcı nedenler gözetilmediğinden silah veya kemik kırığı artırımları görevi kural olarak değiştirmez (5235 sayılı Kanun m. 14). Yaralama sonucunda ölümün meydana geldiği TCK 87/4 kapsamındaki davalar ağır ceza mahkemesinde görülür. Dava öldürmeye teşebbüs iddiasıyla ağır ceza mahkemesinde açılmışsa yargılama orada sürer. Suç tarihinde 18 yaşından küçük olanların dosyalarına çocuk mahkemeleri bakar.
Kasten yaralama zamanaşımı kaç yıl?
Basit yaralama, temel yaralama ve silahla yaralamada dava zamanaşımı 8 yıldır ve kesilmeyle en çok 12 yıla uzar. Yüzde sabit iz, hayati tehlike, organ işlevinin yitirilmesi gibi TCK 87/1 ve 87/2 hâllerinde, canavarca hisle işlenen temel yaralamada (86/1) ve yaralama sonucu ölümde süre 15 yıldır ve kesilmeyle en çok 22 yıl 6 aya uzar; canavarca hisle işlenen yaralama BTM düzeyindeyse süre 8 yıldır. Çocuklarda bu süreler kısalır.
Kasten yaralama davasında avukat zorunlu mu?
Basit ve temel yaralamada müdafi zorunlu değildir; şüpheli veya sanık isterse avukat seçebilir, seçemiyorsa talebi üzerine baro tarafından görevlendirilir. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren ağır sonuçlu yaralamalarda (örneğin 87/2 hâlleri veya yaralama sonucu ölüm) ve şüpheli 18 yaşından küçükse müdafi görevlendirilmesi zorunludur (CMK 150). Kadına karşı yaralamada mağdur da baro tarafından vekil görevlendirilmesini isteyebilir.
18 yaşından küçük biri kasten yaralama yaparsa ne olur?
12 yaşından küçüklere ceza verilmez, güvenlik tedbiri uygulanabilir. 12–15 yaş arasındaki çocuk, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği gelişmişse sorumlu tutulur ve cezası yarı oranında indirilir; 15–18 yaş arasındakinin cezası üçte bir oranında indirilir. 18 Ağustos 2026 ve sonrasındaki fiillerde mahkeme, yalnız TCK 87/2 ve 87/4 kapsamındaki yaralamalarda 15–18 yaş arasındaki çocuğa bu indirimi uygulamayabilir, ceza sorumluluğu bulunan 12–15 yaş arasındaki çocuğa da 15–18 yaş grubunun hükmünü uygulayabilir. Çocuklarda üst sınırı üç yılı geçmeyen suçlarda uzlaştırma da uygulanır.
Kasten yaralama nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenebilir mi?
Evet, koşulları oluştuğunda maddi ve manevi tazminat talep edilebilir. Tedavi giderleri, kazanç kaybı ve çalışma gücündeki azalmadan doğan kayıplar maddi zarar kapsamında değerlendirilebilir. Bedensel bütünlüğün zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat da gündeme gelebilir. Her olay için geçerli sabit bir tutar yoktur; zarar ve olayın koşulları birlikte değerlendirilir.
Kasten yaralama ve HAGB memuriyete engel mi?
Kararın türü, kesinleşmesi, cezanın süresi ve başvurulan görevin özel şartları birlikte değerlendirilir. Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla hapis mahkûmiyeti, 657 sayılı Kanun’un 48/A-5 maddesi bakımından önem taşır. HAGB ile kesinleşmiş mahkûmiyet aynı hukuki sonucu doğurmaz; ancak HAGB her kamu görevine koşulsuz kabul anlamına da gelmez.
Hazırlayan: Av. Ebubekir Kozan