Son güncelleme: 26 Ekim 2026
İstanbul Ağır Ceza Avukatı: Cinayet ve Ağır Ceza Davalarında Savunma
Kısa cevap: Av. Ebubekir Kozan, İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olarak Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesinde görülen kasten öldürme, öldürmeye teşebbüs ve diğer ağır ceza dosyalarında şüpheli ve sanık müdafiliği ile maktul yakınlarına ve mağdurlara katılan vekilliği yapmaktadır. Ağır ceza mahkemesi; ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis gerektiren suçlara (kasten öldürme, öldürmeye teşebbüs, uyuşturucu ticareti, nitelikli cinsel saldırı) ve kanunda ayrıca sayılan yağma gibi suçlara bakar; Anadolu Adliyesinde 2025 faaliyet raporuna göre 27 ağır ceza ve 2 çocuk ağır ceza mahkemesi bulunmaktadır. Kasten öldürme soruşturmasında avukat yardımı zorunludur; şüpheli kendi avukatını seçmezse barodan avukat görevlendirilir. Savunmanın seyrinde ilk ifade ve ilk günlerde korunan deliller çoğu zaman önemli rol oynar.
Büro, Maltepe Cevizli’de Saraylar Caddesi No: 6’dadır ve İstanbul Anadolu Adliyesine yakındır. Görüşmelere, ifadelere ve duruşmalara Av. Ebubekir Kozan bizzat katılır.
Yakınınız gözaltındaysa veya ifadeye çağrıldıysanız ifadeden önce avukatla görüşmeniz kanuni hakkınızdır. Av. Ebubekir Kozan’a gece ve hafta sonu dâhil 0534 980 28 64 numarasından ulaşabilir ya da gözaltı yerini, tutuklama kararını veya iddianameyi fotoğrafla WhatsApp üzerinden iletebilirsiniz.
Cinayet ve Diğer Ağır Ceza Suçları: Hangi Mahkeme Bakar?
5235 sayılı Kanun’un 12. maddesine göre ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlar ağır ceza mahkemesinde görülür. Bunların yanında yağma, irtikap (TCK 250/1-2), kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği (TCK 204/2), hileli iflas, bazı istisnalar dışında devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçlar ile terörle mücadele kapsamındaki suçlar, cezası ne olursa olsun ağır cezanın görevindedir. Görev, ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeden suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırına göre belirlenir (5235 sayılı Kanun m. 14); teşebbüs veya haksız tahrik indirimi uygulanacak olması dosyayı asliye cezaya göndermez.
| Suç | Görevli mahkeme | Ayrıntı |
|---|---|---|
| Kasten öldürme ve nitelikli hâlleri (TCK 81–83), teşebbüs dâhil | Ağır ceza | Kasten öldürme suçu |
| Kasten yaralama sonucu ölüm (TCK 87/4) | Ağır ceza | Kasten yaralama suçu |
| Birden fazla kişinin ölümüne yol açan taksirle öldürme (TCK 85/2: 2–15 yıl) | Ağır ceza (üst sınır on yılı aşıyor) | Taksirle öldürme suçu |
| Cebir veya tehditle intihara mecbur etme (TCK 84/4) | Ağır ceza (kasten öldürme hükümleri) | İntihara yönlendirme suçu |
| İnsan ticareti (TCK 80) | Ağır ceza | İnsan ticareti suçu |
| Göçmen kaçakçılığı (TCK 79) | Asliye ceza (5–8 yıl; 79/2 ve 79/3’teki artırımlar 5235 m. 14 gereği görevi değiştirmez); bağlantılı bir ağır ceza suçu varsa ağır ceza | Göçmen kaçakçılığı suçu |
| Yağma ve nitelikli yağma (TCK 148–149) | Ağır ceza | — |
| Uyuşturucu madde ticareti (TCK 188) | Ağır ceza | Uyuşturucu madde ticareti |
| Nitelikli cinsel saldırı (TCK 102/2) ve çocukların cinsel istismarı (TCK 103) | Ağır ceza (103’te sarkıntılık düzeyinde kalan temel hâlin cezası 3–8 yıl olduğundan bu hâl kural olarak asliye ceza) | Cinsel saldırı suçu |
| Nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) | 25 Aralık 2025’ten beri asliye ceza | Nitelikli dolandırıcılık suçu |
Nitelikli dolandırıcılık, 7571 sayılı Kanunla 25 Aralık 2025’ten itibaren ağır ceza mahkemesinin görevinden çıkarılmıştır. Ancak değişikliğin yürürlüğünde ağır ceza mahkemesinde görülmekte olan veya istinaf ya da temyiz incelemesinde bulunan dosyalar için 5235 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesi uygulanır: bu dosyalar yalnızca görev değişikliği nedeniyle başka mahkemeye gönderilmez, kesin hükme kadar önceki görev kurallarıyla görülmeye devam edilir. Asliye ceza mahkemesinde görülen yeni dosyalarda savunma ve katılan vekilliği, nitelikli dolandırıcılık davaları için hazırladığımız sayfada anlatılmıştır. Bir dosyanın ağır cezada görülmesi her zaman zorunlu müdafilik bulunduğu anlamına da gelmez: zorunlu müdafilik, suçun alt sınırına bağlıdır ve aşağıda ayrıca anlatılmıştır.
Çocuk Ağır Ceza ve Terör Dosyaları
Suç tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış çocukların ağır cezalık dosyalarına çocuk ağır ceza mahkemesi bakar. 18 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanunla Türk Ceza Kanunu’nun 31. maddesinde çocuklara verilecek cezaların aralıkları artırılmıştır. Ayrıca kasten öldürme (TCK 81, 82) ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamanın bazı hâllerinde (TCK 87/2, 87/4) mahkeme; kusurun ağırlığı, amaç ve saik, suçun işleniş biçimi ve önceki kasıtlı suç mahkûmiyeti gibi ölçütlere göre on beş ile on sekiz yaş arasındaki çocuğa yaş küçüklüğü indirimini uygulamayabilir; on iki ile on beş yaş arasındaki çocuklar için de daha ağır olan hükmün uygulanmasına imkân tanınmıştır. Bu değişiklikler fail aleyhine olduğundan, TCK 7/2 gereği 18 Ağustos 2026’dan önce işlenen fiillere uygulanmaz; bu fiillerde suç tarihindeki hükümler uygulanır. Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar ve Hâkimler ve Savcılar Kurulunun ihtisas kararıyla belirlediği suçlar ise bu işle görevlendirilen ağır ceza mahkemelerinde görülür.
Cinayet Soruşturmasında İlk 48 Saat: Gözaltı ve İfade

Kasten öldürme ve öldürmeye teşebbüs soruşturmalarında savunmayı en çok etkileyen ilk adımlar çoğu zaman ilk günlerde atılır: şüphelinin ilk ifadesi, olay yerinden ve kameralardan elde edilen kayıtlar, tanıkların ilk anlatımı ve tutuklama talebi genellikle bu sürede ortaya çıkar. Buradaki 48 saat kanuni bir süre değildir; gözaltı ve ilk sorgunun çoğu dosyada bu süre içinde tamamlanmasına dayanan bir uygulama gözlemidir. Bu nedenle avukat desteği gözaltının ilk saatlerinden itibaren önemlidir. Genel bilgiler için gözaltı ve ifadeye çağrıldım, ne yapmalıyım? yazılarımıza da bakabilirsiniz.
Gözaltı Süresi ve Avukatla Görüşme Hakkı
Gözaltı süresi genel kural olarak, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için gerekli süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle Cumhuriyet savcısı, gözaltı süresinin her defasında bir günü geçmemek üzere üç güne kadar uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir (CMK 91). Gözaltı kararına ve süre uzatımına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Şüpheli; susma hakkına, müdafi seçme hakkına ve yakınlarına haber verilmesini isteme hakkına sahiptir (CMK 147). Avukat, gözaltındaki şüpheliyle vekâletname aranmaksızın ve başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir (CMK 154).
Kasten Öldürme Avukatı: Avukat Zorunlu mu, Barodan mı Atanır?
Evet. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda şüpheli veya sanık istemese de kendisine müdafi görevlendirilir (CMK 150/3). Kasten öldürme müebbet, nitelikli hâlleri ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektirdiğinden bu koşul her zaman sağlanır; öldürmeye teşebbüs suçlamasında da durum aynıdır. Şüpheli kendi seçtiği avukatla çalışmak isterse barodan görevlendirilen avukatın görevi sona erer (CMK 156/3). Cinayet avukatı arayan yakınlar için ilk adım, gözaltı yerini ve suçlamayı öğrenip ifade alınmadan önce avukata ulaşmaktır. Zorunlu müdafi kural olarak karar duruşması dâhil her duruşmada hazır bulunmalıdır (CMK 188/1); müdafi gelmezse mahkeme başka bir müdafi görevlendirir ve gerekirse duruşmayı erteler (CMK 151). Kanun, müdafiin mazeretsiz gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi hâli için ayrık bir kural da öngördüğünden, müdafi yokluğunda kurulan her hüküm kendiliğinden bozulmaz.
Kollukta Avukatsız İfade ve “Sohbet” Tuzağı
Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK 148/4). Yargıtay Ceza Genel Kurulu incelediği bir dosyada, şüphe somutlaştıktan sonra kolluğun olay yerinde sorduğu sorulara verilen cevapları da ifade saymış ve haklar hatırlatılmadan, müdafi olmadan alınan bu beyanları oy çokluğuyla hükme esas almamıştır; buna karşılık soru sorulmadan, kişinin kendiliğinden yaptığı açıklamalar ayrıca değerlendirilmektedir. Bu nedenle “sohbet”, “mülakat” ya da “ön görüşme” adı altında sorulan sorulara da avukat gelmeden cevap verilmemelidir. Uygulamada en sık yapılan hata, avukat gelmeden “anlatırsam serbest kalırım” düşüncesiyle olayın ayrıntılarını anlatmaktır. Şüphelinin olayı nasıl anlatacağı; meşru müdafaa, haksız tahrik veya kastın yönü gibi savunmanın temelini oluşturacak konular avukatla görüşüldükten sonra belirlenmelidir.
İlk Günlerde Korunması Gereken Deliller
Ağır ceza dosyalarında savunmanın dayanacağı delillerin bir kısmı kısa sürede kaybolur. Avukat, soruşturmanın başından itibaren şu delillerin toplanmasını veya korunmasını yazılı olarak talep eder:
- Kamera kayıtları: İş yeri, site ve belediye kameralarının kayıtlarının saklama süresi kameraya göre değişir ve birçok sistemde kayıtlar kısa sürede üzerine yazılır; olayın öncesini ve kimin saldırıyı başlattığını gösteren görüntüler çoğu zaman belirleyicidir.
- Arama, mesaj ve konum kayıtları: Taraflar arasındaki önceki tehdit mesajları ve aramalar ile olay saatindeki konum bilgileri, haksız tahrik ve tasarlama tartışmalarında önem taşır. Bu kayıtlar kanundaki koşullara uygun olarak ve gerekli kararlar alınarak elde edilmelidir: geçmiş arama ve baz kayıtlarının tespiti iletişimin tespitine (CMK 135), telefon ve bilgisayarlardaki verilerin incelenmesi ise bilgisayar ve kayıtlarda arama ve el koymaya (CMK 134) ilişkin ayrı işlemlerdir.
- Otopsi ve adli tıp raporları: Yaraların sayısı, yeri ve hangi darbenin ölümcül olduğu, öldürme kastı ile yaralama kastı arasındaki ayrımın temelidir. Rapora karşı uzman görüşü (bilimsel mütalaa) alınabilir (CMK 67/6).
- Olay yeri ve kriminal incelemeler: Silah, kovan, kan izi, parmak izi ve DNA incelemeleri ile atış mesafesi tespitleri.
- Tanıklar: Olayı gören ve olaydan önceki tartışmalara tanık olan kişilerin erken aşamada dinlenmesi.
Tutuklama, Tutukluluğa İtiraz ve Tahliye
Kasten öldürme, tutuklama nedeninin varsayılabileceği katalog suçlar arasındadır (CMK 100/3-a). Bu, tutuklamanın zorunlu olduğu anlamına gelmez: tutuklama için suçun işlendiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunmalı ve tutuklama, işin önemi ile beklenen ceza karşısında ölçülü olmalıdır (CMK 100/1). Sulh ceza hâkimliğinde yapılan sorguda avukat, şüphelinin lehine olan delilleri, olayın oluş biçimini ve adli kontrolün neden yeterli olacağını ortaya koyar. Tutuklama sırasında şüpheli müdafi yardımından yararlanır (CMK 101/3).
Tutuklamaya ilişkin başlıca süreler şunlardır:
- İtiraz: Tutuklama kararına öğrenme tarihinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (CMK 268).
- Tahliye talebi ve inceleme: Tahliye talebi her aşamada yapılabilir (CMK 104); tutukluluğun devamı en geç otuz günlük aralıklarla incelenir (CMK 108).
- Soruşturmada azami süre: Ağır ceza işlerinde soruşturma evresindeki tutukluluk kural olarak bir yılı geçemez; devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı bazı suçlar, terör suçları ve toplu olarak işlenen suçlarda bu süre bir yıl altı aydır ve gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilir (CMK 102/4). Üç veya daha fazla kişiyle birlikte işlendiği iddia edilen kasten öldürme dosyaları toplu suç sayılabilir.
- Toplam azami süre: Ağır ceza işlerinde tutukluluk en çok iki yıldır; zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek uzatılabilir, ancak uzatma toplam üç yılı geçemez, yani toplam süre kural olarak beş yıldır. Devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı bazı suçlar ile terör suçlarında uzatma beş yıla kadar çıkabildiğinden toplam süre yedi yıldır (CMK 102/2). Suç tarihinde çocuk olanlar için bu süreler daha kısadır.
Ayrıntılar için tutuklama kararı ve itiraz yazımıza bakabilirsiniz.
Yakınınız tutuklandıysa itiraz süresi iki haftadır ve itirazın somut gerekçelerle yapılması gerekir; tutuklama kararını ve sorgu tutanağını WhatsApp üzerinden iletebilir ya da 0534 980 28 64 numarasından Av. Ebubekir Kozan’a ulaşabilirsiniz. Tutuklu müvekkillerle cezaevinde görüşme yapılmaktadır.
Kovuşturma ve Duruşma: Savunma Nasıl Kurulur?
İddianamenin kabulüyle kovuşturma başlar ve dava bir başkan ile iki üye hâkimden oluşan ağır ceza heyeti önünde görülür. Savunmanın ana tartışma alanları; kastın yönü, haksız tahrik, meşru müdafaa, birden fazla sanık varsa her sanığın olaydaki katkısı ve delillerin hukuka uygun elde edilip edilmediğidir. Duruşma sürecinin genel işleyişi için ceza davasında ilk duruşma yazımıza bakabilirsiniz.
Öldürmeye Teşebbüs Suçlamasında Savunma: Öldürme Kastı mı, Yaralama Kastı mı?
Öldürmeye teşebbüs ile kasten yaralama arasındaki fark, failin kastındadır ve sonuç cezada çok büyük fark yaratır: 4 Haziran 2025 ve sonrasında işlenen fiillerde müebbet hapis gerektiren suçta teşebbüs hâlinde on yıldan on sekiz yıla, ağırlaştırılmış müebbet gerektiren nitelikli hâllerde on dört yıldan yirmi bir yıla kadar hapis verilir (TCK 35/2; bu tarihten önceki fiillerde dokuz–on beş ve on üç–yirmi yıl); kasten yaralamada ceza çok daha düşüktür. Teşebbüs cezaları ve nitelikli hâller için kasten öldürme suçu yazımıza bakabilirsiniz. Kast; taraflar arasındaki önceki husumet, kullanılan aletin niteliği, darbelerin sayısı, şiddeti ve vücudun hangi bölgesine yöneldiği, failin hedef seçme imkânı ve eylemin kendiliğinden mi yoksa dış bir engel nedeniyle mi sona erdiği birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinden gelen bir dosyada, bahçe makasıyla üzerine gelen mağduru bıçakla birden fazla yerinden yaralayan ancak araya girilince eylemini sürdürmeyen sanığın öldürme kastının ortaya konamadığını kabul ederek yaralama hükmünü yerinde bulmuştur. Kurul, Bursa’dan gelen başka bir dosyada da aracın kapı direğine isabet eden tek el ateşi oy çokluğuyla öldürmeye teşebbüs değil silahla tehdit olarak nitelendirmiştir. Bu kararlar olayın özelliklerine bağlıdır; aynı ölçütler başka bir dosyada teşebbüs sonucuna da götürebilir.
Haksız Tahrik, Meşru Müdafaa ve Sınırın Aşılması
Haksız bir fiilin oluşturduğu hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kişiye ağırlaştırılmış müebbet yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla, müebbet yerine on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis verilir; diğer hâllerde ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilir (TCK 29). Kendisine veya başkasına yönelik haksız bir saldırıyı o anda defetmek zorunluluğuyla ve orantılı olarak hareket eden kişiye ise ceza verilmez (TCK 25); savunmada sınır mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaşla aşılmışsa da ceza verilmez (TCK 27/2). Bu iddiaların ilk ifadeden itibaren tutarlı biçimde ortaya konması gerekir; ayrıntılar için meşru müdafaa yazımıza bakabilirsiniz.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, taraflar arasında önceden husumet bulunan bir kasten öldürme dosyasında, ilk haksız hareketin sanıktan geldiğinin şüpheden uzak biçimde kanıtlanamadığını, kuşkunun sanık lehine yorumlanması gerektiğini belirterek haksız tahrik indiriminin en az asgari oranda uygulanması gerektiğini kabul etmiştir. Bu sonuç o dosyanın olgularına dayanır; her karşılıklı kavgada tahrik indirimi kendiliğinden uygulanmaz.
Birden Fazla Sanıklı Dosyalarda Her Sanığın Katkısı
Birden fazla kişinin bulunduğu kavgalarda veya öldürme olaylarında her sanığın sorumluluğu ayrı ayrı belirlenir. Fiili birlikte gerçekleştirmek, azmettirmek ve yardım etmek farklı ceza sonuçları doğurur; yardım etme için de failin kastı ve suçu kolaylaştıran somut bir katkı gerekir. Olay yerinde bulunmak tek başına mahkûmiyet için yeterli değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, incelediği bir dosyada babanın, oğlunun iki kişiye yönelik öldürme eylemlerine yardım ettiğinin şüpheden uzak biçimde ispatlanamadığını belirterek bu iki yardım etme mahkûmiyetini bozmuştur.
Zorunlu Müdafi Olmadan Duruşma Kural Olarak Yapılamaz
Kanun, zorunlu müdafiin bulunması gereken bir duruşmanın müdafi olmadan yapılmasını hukuka kesin aykırılık sebebi sayar (CMK 289/1-e). Yargıtay Ceza Genel Kurulu, İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinden gelen bir dosyada, müdafiin mazeret dilekçesi hakkında karar verilmeden, yeni müdafi görevlendirilmeden ve duruşma ertelenmeden müdafi yokluğunda kurulan hükmü savunma hakkının kısıtlanması olarak değerlendirip bozmuştur. Bozmanın gerekçesi, mazeretin karara bağlanmaması ve müdafi yardımının sağlanmamasıdır; müdafiin bulunmadığı her duruşma aynı sonucu doğurmaz.
Maktul Yakınları ve Mağdurlar İçin Katılan Vekilliği
Kasten öldürme dosyalarında maktulün eşi, çocukları, anne ve babası gibi yakınları suçtan zarar gören sıfatıyla kamu davasına katılabilir; öldürmeye teşebbüste mağdurun kendisi katılan olur. Katılan vekili; delil toplanmasını ve tanık dinlenmesini talep eder, tasarlama, çocuğa veya kadına karşı işlenme, canavarca hisle işlenme gibi nitelikli hâllerin ve haksız tahrik iddialarının tartışılmasında katılanın görüşünü ortaya koyar, karara karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurur. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda vekili bulunmayan katılan, baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteyebilir; mağdur veya suçtan zarar gören on sekiz yaşından küçükse, örneğin maktulün çocukları için, istem aranmaz (CMK 239). Maddi ve manevi tazminat talepleri ise hukuk mahkemesinde ayrı bir dava ile ileri sürülür.
Karar Sonrası: İstinaf, Temyiz ve İnfaz
Ağır ceza mahkemesinin hükmüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir (CMK 273/1). Bölge adliye mahkemesinin kararına karşı iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir; müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilebilir, bölge adliye mahkemesinin bozma kararları ise temyiz edilemez. İlk derece mahkemesinin verdiği ceza teşebbüs, haksız tahrik veya takdiri indirimle beş yıl veya daha aza inmişse, istinaf başvurusunun esastan reddine ya da bu cezayı artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz yolu kural olarak kapalıdır (CMK 286/2-a, b); hükmün türüne ve maddedeki istisnalara göre ayrıca değerlendirme yapılmalıdır. Temyiz edilen kasten öldürme dosyalarını kural olarak Yargıtay 1. Ceza Dairesi inceler.
Kesinleşen cezanın infazında koşullu salıverilme için ağırlaştırılmış müebbet hapiste otuz yıl, müebbet hapiste yirmi dört yıl iyi hâlle geçirilmelidir; kasten öldürme suçlarından süreli hapis cezasına mahkûm olanlarda koşullu salıverilme oranı cezanın üçte ikisidir (5275 sayılı Kanun m. 107). Hesaplama için koşullu salıverilme, infaz hesaplama 2026 ve denetimli serbestlik yazılarımıza bakabilirsiniz.
Anadolu Yakası Ağır Ceza Davaları: İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal)
Anadolu Yakası ağır ceza davaları, Kartal Esentepe’deki İstanbul Anadolu Adliyesinde görülür. Adliyenin yargı çevresinde 14 ilçe bulunur: Kadıköy, Üsküdar, Ümraniye, Ataşehir, Maltepe, Kartal, Pendik, Tuzla, Sultanbeyli, Sancaktepe ve Çekmeköy merkez yargı çevresindedir; Şile, Adalar ve Beykoz mülhakat adliyeleridir ve bu üç ilçenin ağır ceza davaları da Kartal’da görülür. İstanbul Anadolu Adalet Komisyonunun 2025 faaliyet raporuna göre adliyede 27 ağır ceza ve 2 çocuk ağır ceza mahkemesi bulunmaktadır. Kartal’da veya Anadolu Yakası’nın başka bir ilçesinde işlenen kasten öldürme ve öldürmeye teşebbüs suçlarına ilişkin davalar da bu mahkemelerde görülür.
İlçeye özgü bilgiler için Kartal ağır ceza avukatı, Maltepe ağır ceza avukatı, Pendik ağır ceza avukatı ve Sancaktepe ağır ceza avukatı sayfalarımıza; asliye ceza dosyaları ve diğer ceza işleri için İstanbul ceza avukatı sayfamıza bakabilirsiniz. İstanbul’da ağır ceza davaları Avrupa Yakası’nda Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi ve diğer adliyelerde de görülür; büronun günlük çalışma alanı İstanbul Anadolu Adliyesidir.
Ağır Ceza Dosyalarında Çalışma Yöntemi
- İlk görüşme: Gözaltı yeri, suçlama, tutuklama kararı veya iddianame üzerinden dosyanın aşaması ve ivedi işler belirlenir; gözaltındaki şüpheliyle ifade öncesinde görüşülür.
- Dosya incelemesi: Kısıtlama kararı yoksa soruşturma dosyası ve dijital deliller UYAP üzerinden incelenir; kısıtlama varsa da şüphelinin ifadesini içeren tutanaklar, bilirkişi raporları ve şüphelinin hazır bulunmaya yetkili olduğu işlemlere ilişkin tutanaklar incelenebilir (CMK 153/3).
- Delil planı: Kamera, arama ve konum kayıtları, tanık ve bilirkişi talepleri yazılı olarak yapılır; gerekirse adli tıp raporuna karşı uzman görüşü alınır.
- Tutuklulukta takip: İtiraz ve tahliye talepleri süresinde yapılır; tutuklu müvekkille cezaevinde düzenli görüşülür.
- Duruşmalar: Duruşmalara Av. Ebubekir Kozan bizzat katılır; esas hakkındaki mütalaaya karşı yazılı savunma hazırlanır.
- Karar sonrası: İstinaf ve temyiz süreleri takip edilir; infaz ve koşullu salıverilme hesabı müvekkile yazılı olarak bildirilir.
Ağır Ceza ve Cinayet Davalarında Avukatlık Ücreti 2026
Avukatlık ücreti, Türkiye Barolar Birliğinin belirlediği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin altında kararlaştırılamaz (Avukatlık Kanunu m. 164). 4 Kasım 2025’te yayımlanan tarifeye göre ağır ceza mahkemesinde takip edilen davalar için asgari ücret 65.000 TL, soruşturma evresi için 11.000 TL’dir. İstanbul Barosunun 2026 yılı için tavsiye ettiği en az ücret, ağır ceza davalarında sanık müdafiliği için 300.000 TL, mağdur veya katılan vekilliği için 175.000 TL’dir. Tarife her yıl yenilenir; yeni tarife yayımlandığında bu sayfadaki tutarlar güncellenir.
Ücreti belirleyen başlıca etkenler; dosyanın soruşturma veya kovuşturma aşamasında olması, şüphelinin tutuklu olup olmadığı, sanık ve tanık sayısı, kamera, arama kaydı ve bilirkişi raporu gibi delillerin hacmi, duruşma sayısı ve istinaf ile temyiz aşamalarının kapsama dâhil olup olmadığıdır. Ücret ve kapsam yazılı sözleşmeyle belirlenir. Beraat hâlinde mahkemenin Hazine aleyhine hükmettiği vekâlet ücreti kanun gereği avukata aittir (Avukatlık Kanunu m. 164). Barodan görevlendirilen zorunlu müdafiin ücreti ise Devlet tarafından ödenir. Ayrıntılar için vekâlet ücreti tarifesi sayfamıza bakabilirsiniz.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları
Aşağıdaki kararlar, ağır ceza dosyalarında savunmanın en sık tartışılan konularına ilişkindir: kollukta alınan beyanın değeri, zorunlu müdafilik, kastın belirlenmesi, haksız tahrik ve çok sanıklı dosyalarda sorumluluk. İkisi İstanbul Anadolu Adliyesindeki ağır ceza mahkemelerinin kararlarına ilişkindir.
Şüphe Somutlaştıktan Sonra Haklar Hatırlatılmadan Alınan Beyan Hükme Esas Alınmadı
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.12.2022 tarihli, 2022/388 Esas ve 2022/824 Karar sayılı kararında, eşiyle birlikte bulunduğu aracı virajda uçuruma süren ve eşinin ölümüne neden olan sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeden verilen müebbet hapis cezasını düzelterek onayan Özel Daire kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı incelenmiştir. Olay yerine gelen jandarma görevlilerinin olayın nasıl gerçekleştiğini sorması üzerine sanık aracı bilerek uçuruma sürdüğünü söylemiş, bu sözler tutanağa geçirilmiş ve tutanağı düzenleyen görevliler tanık olarak dinlenmiştir.
Kurul, kolluğun belirli kişiler hakkında şüphe somutlaştıktan sonra bu kişilere soru sormasının artık ifade alma olduğunu, haklar hatırlatılmadan ve müdafi bulunmadan alınan bu beyanın da, beyanı aktaran görevlilerin tanık anlatımlarının da hükme esas alınamayacağını belirtmiştir. Ayrıca ölüm neticesinin muhakkak mı yoksa muhtemel mi olduğunun gerektiğinde bilirkişi raporuyla belirlenerek doğrudan kast ile olası kast ayrımının yapılması gerektiğini kabul etmiş; onama kararını kaldırarak hükmü bozmuş ve sanığın tahliyesine karar vermiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiş; Ceza Genel Kurulu Başkanı ve altı üye, bozma sonucuna katılmakla birlikte beyanın kendiliğinden verilmiş bir açıklama olarak emare niteliğinde değerlendirilebileceği görüşüyle karşı oy kullanmıştır.
Zorunlu Müdafi Yokken Kurulan Beraat Hükmü Savunma Hakkı Gerekçesiyle Bozuldu
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.03.2021 tarihli, 2020/409 Esas ve 2021/64 Karar sayılı kararında, İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin yağmaya teşebbüs olarak nitelendirilen bir dosyada, zorunlu müdafiin mesleki mazeret dilekçesi hakkında karar vermeden, yeni müdafi görevlendirmeden ve duruşmayı ertelemeden müdafi yokluğunda kurduğu beraate ilişkin direnme hükmü incelenmiştir.
Kurul, zorunlu müdafilik kapsamındaki dosyada müdafiin karar duruşması dâhil her duruşmada bulunması gerektiğini, sorgu ve esas hakkındaki savunma müdafi yardımıyla tamamlanmadıkça müdafi yokluğunda hüküm kurulamayacağını ve bunun savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde hukuka kesin aykırılık olduğunu belirterek direnme hükmünü oy birliğiyle bozmuştur.
Öldürme Kastı Kanıtlanamayınca Fiil Yaralama Olarak Değerlendirildi
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.04.2026 tarihli, 2023/613 Esas ve 2026/276 Karar sayılı kararında, İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, birbirini tanımayan iki kişi arasındaki tartışmanın kavgaya dönüştüğü, mağdurun bahçe makasıyla üzerine yürüdüğü ve sanığın bıçakla mağduru birden fazla yerinden yaraladığı olayda sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamadan kurduğu hükme karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, eylemin öldürmeye teşebbüs olduğu yönündeki itirazı incelenmiştir.
Kurul, öldürmeye teşebbüs ile yaralamayı ayıran ölçütün failin kastı olduğunu, kastın husumet, silahın niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, yaraların yeri, hedef seçme imkânı ve eylemin kendiliğinden mi yoksa dış engelle mi durduğu birlikte değerlendirilerek belirleneceğini belirtmiş; somut olayda mağdurun bahçe makasıyla saldırması ve sanığın kendini korumak amacıyla hareket ettiği yönündeki savunması, mağduru tanımaması, tek darbeyle ölümcül yara açabilecekken açmaması ve araya girilince eylemini sürdürmemesi birlikte değerlendirildiğinde öldürme kastının ortaya konamadığını, eylemin neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olduğunu kabul ederek itirazı oy birliğiyle reddetmiştir. Kurul sanık hakkında meşru müdafaa nedeniyle beraat kararı vermemiş; savunmayı kastın belirlenmesinde değerlendirmiştir.
Tek El Ateş Edilen Olayda Öldürmeye Teşebbüs Değil Silahla Tehdit Kabul Edildi
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.02.2024 tarihli, 2023/476 Esas ve 2024/86 Karar sayılı kararında, minibüste tartıştığı ve ayrı yaşadığı eşi araçtan inmeyince minibüsün içine doğru bir el ateş eden, merminin kapı direğine isabet edip kimseye zarar vermediği sanık hakkında Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinin öldürmeye teşebbüsten kurduğu direnme hükmü incelenmiştir.
Kurul, öldürme kastının kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanamadığını, eylemin silahla tehdit suçunu oluşturduğunu belirterek direnme hükmünü bozmuş ve sanığın başka suçtan tutuklu değilse tahliyesine karar vermiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiş; dört üye eylemin öldürmeye teşebbüs olduğu görüşüyle karşı oy kullanmıştır.
İlk Haksız Hareketin Sanıktan Geldiği Kanıtlanamazsa Haksız Tahrik Sanık Lehine Uygulanır
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.09.2025 tarihli, 2023/602 Esas ve 2025/334 Karar sayılı kararında, ağabeyinin daha önce bıçakla yaralanması nedeniyle maktulün ailesiyle aralarında husumet bulunan sanığın kayınpederini öldürdüğü bir dosyada, Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin haksız tahrik hükümlerini uygulamamakta direnmesi incelenmiştir. Yerel mahkeme, kamera kayıtlarına dayanarak ilk haksız hareketin sanıktan geldiği kanaatine varmıştı.
Kurul, haksız tahrikin koşullarını haksız bir fiil, bunun yarattığı hiddet veya şiddetli elem ve suçun bu etki altında işlenmesi olarak saymış; ilk haksız hareketin sanıktan mı yoksa maktulden mi geldiği her türlü şüpheden uzak delillerle kanıtlanamıyorsa kuşkunun sanık lehine yorumlanması gerektiğini belirtmiştir. Somut olayda sanığın maktulden kaynaklanan haksız bir eylemin doğurduğu hiddet ve şiddetli elemin etkisiyle hareket ettiğini, haksız tahrik indiriminin en az asgari oranda uygulanması gerektiğini kabul ederek direnme hükmünü bozmuştur. Karar oy çokluğuyla verilmiş, iki üye karşı oy kullanmıştır.
Çok Sanıklı Öldürme Dosyasında Yardım Etme İspatlanamayınca İki Mahkûmiyet Bozuldu
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.01.2025 tarihli, 2022/531 Esas ve 2025/21 Karar sayılı kararında, iş yerlerinin önünde gürültülü ve tehlikeli biçimde araç kullanan üç kardeşin çıkan kavgada sanıklardan oğul tarafından silahla öldürüldüğü, babanın ise bu suçlara yardım etmekle suçlandığı ve Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya direndiği bir dosya incelenmiştir. Oğul hakkında iki maktule ilişkin hükümler daha önce Özel Daire tarafından onanarak kesinleşmişti.
Kurul, yardım etmenin kast ve suçu kolaylaştıran somut bir katkı gerektirdiğini, babanın iki maktule yönelik öldürme eylemlerine katkısının şüpheden uzak biçimde ispatlanamadığını belirterek bu iki yardım etme mahkûmiyetini bozmuş, bozulan hükümler yönünden infazın durdurulmasına ve sanığın başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değilse tahliyesine karar vermiştir. Üçüncü maktule ilişkin baba ve oğul hakkındaki hükümler bakımından ise kardeşlerin tekrarlanan tehlikeli davranışları nedeniyle haksız tahrik uygulanmasına ilişkin direnme gerekçesini isabetli bulmuş ve uygulamanın denetlenmesi için dosyayı Yargıtay 1. Ceza Dairesine göndermiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiş; yardım etme konusunda sekiz, haksız tahrik konusunda iki üye karşı oy kullanmıştır.
İstanbul Cinayet ve Ağır Ceza Avukatı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Ağır ceza avukatı ile ceza avukatı arasında fark var mı?
Kanunda ayrı bir “ağır ceza avukatı” unvanı yoktur; her avukat ağır ceza davasında müdafilik veya vekillik yapabilir. Fark, ağır ceza dosyalarındaki deneyimde ve dosyanın görüldüğü adliyede fiilen çalışıyor olmaktadır.
Kasten öldürme soruşturmasında avukat zorunlu mu?
Evet. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda şüpheliye istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir (CMK 150/3). Şüpheli dilerse kendi seçtiği avukatla çalışabilir; bu durumda barodan görevlendirilen avukatın görevi sona erer.
Gözaltındaki yakınım için ilk ne yapmalıyım?
Gözaltı genel kural olarak yirmi dört saati geçemez; toplu suçlarda delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle savcı, her defasında bir günü geçmemek üzere üç güne kadar uzatma emri verebilir. Avukat gözaltındaki kişiyle vekâletname olmadan görüşebileceği için ifade alınmadan önce bir avukata haber verin ve yakınınızın avukatı gelmeden ayrıntılı açıklama yapmamasını hatırlatın.
Kollukta avukatsız verilen ifade delil olur mu?
Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK 148/4). Yargıtay Ceza Genel Kurulu incelediği bir dosyada, şüphe somutlaştıktan sonra kolluğun sorduğu sorulara verilen cevapları da oy çokluğuyla bu kapsamda saymıştır; kişinin kendiliğinden yaptığı açıklamalar ise ayrıca değerlendirilir.
Kasten öldürme suçlamasında tutuklama zorunlu mu?
Hayır. Kasten öldürme tutuklama nedeninin varsayılabileceği katalog suçlardandır, ancak tutuklama için somut delillere dayanan kuvvetli şüphe ve ölçülülük yine aranır (CMK 100). Tutuklama kararına iki hafta içinde itiraz edilebilir.
Ağır ceza dosyasında en fazla ne kadar tutuklu kalınır?
Ağır ceza işlerinde tutukluluk en çok iki yıldır; zorunlu hâllerde uzatılabilir, ancak uzatma toplam üç yılı geçemez, yani toplam süre kural olarak beş yıldır. Devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı bazı suçlar ile terör suçlarında toplam süre yedi yıla çıkabilir. Soruşturma evresinde ağır ceza işlerinde tutukluluk kural olarak bir yılı geçemez; toplu suçlarda ve sayılan bazı suçlarda bu süre bir yıl altı ay olup altı ay daha uzatılabilir (CMK 102). Suç tarihinde çocuk olanlar için bu süreler daha kısadır.
Ağır ceza davası ne kadar sürer?
Kesin bir süre verilemez; tanık ve sanık sayısı, bilirkişi ve adli tıp raporlarının gelme süresi ve dosyanın tutuklu olup olmaması süreyi belirler. Tutuklu dosyalar öncelikli görülür. İstinaf ve temyiz aşamaları da toplam süreye eklenir.
Maktulün ailesi davaya katılabilir mi?
Evet. Maktulün eşi, çocukları ve anne-babası gibi yakınları suçtan zarar gören sıfatıyla davaya katılabilir. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda vekili bulunmayan katılan, baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteyebilir (CMK 239/1).
Cezaevindeki yakınım için avukata vekâletname nasıl verilir?
Tutuklu kişinin vekâletnamesi için noter cezaevine gelerek işlem yapabilir; ayrıntılar ve randevu için ilgili cezaevi idaresine danışmak gerekir. Avukat, vekâletname aranmaksızın tutuklu kişiyle görüşebilir (CMK 154); bu nedenle ilk görüşme vekâletname beklenmeden yapılabilir.
Avukat davanın sonucunu garanti edebilir mi?
Hayır. Ceza davasının sonucu delillere ve mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır; hiçbir avukat beraat veya tahliye vaat edemez. Avukatın yapabileceği, savunma haklarının süresinde ve eksiksiz kullanılmasını, lehe delillerin dosyaya girmesini ve hukuka aykırılıkların kanun yollarında ileri sürülmesini sağlamaktır.
Kasten öldürmede cezaevinde kaç yıl kalınır?
Koşullu salıverilme için müebbet hapiste yirmi dört yıl, ağırlaştırılmış müebbet hapiste otuz yıl iyi hâlle geçirilmelidir; teşebbüs veya haksız tahrik nedeniyle süreli hapis verilmişse koşullu salıverilme için cezanın üçte ikisinin iyi hâlle geçirilmesi gerekir (5275 m. 107). Kesin süre suç tarihine, mahsup edilecek tutukluluğa ve diğer cezalara göre hesaplanır.
Fail 18 yaşından küçükse ne olur?
On iki yaşını doldurmamış çocuğun ceza sorumluluğu yoktur; on iki ile on sekiz yaş arasındaki çocukların ağır cezalık dosyalarına kural olarak çocuk ağır ceza mahkemesi bakar ve yaş küçüklüğü indirimi gündeme gelir. 18 Ağustos 2026’dan itibaren işlenen kasten öldürme fiillerinde mahkeme, kanunda sayılan ölçütlere göre on beş ile on sekiz yaş arasındaki çocuğa bu indirimi uygulamayabilir (TCK 31). Aynı tarihten itibaren işlenen kasten öldürme suçlarında on beş yaşından önce cezaevinde geçen bir günün iki gün sayılması kuralı da uygulanmaz (5275 sayılı Kanun m. 107).
Ağır ceza avukatlık ücreti ne kadar?
Türkiye Barolar Birliğinin 2025-2026 tarifesine göre ağır ceza mahkemesinde asgari ücret 65.000 TL, soruşturma evresinde 11.000 TL’dir; İstanbul Barosunun 2026 tavsiyesi ağır cezada sanık müdafiliği için 300.000 TL’dir. Ücret, dosyanın kapsamına göre yazılı sözleşmeyle belirlenir ve tarifenin altında olamaz.
Hazırlayan: Av. Ebubekir Kozan