Ceza Hukuku

Ceza Davasında İstinaf Başvurusu: Süre, Dilekçe ve İstinaf Süreci

Ceza davasında istinaf başvurusu: adliye binası girişi ve Türk bayrağı
Ceza Hukuku

Kısa cevap: İstinaf, ilk derece ceza mahkemesinin verdiği hükmün bölge adliye mahkemesince hem olay hem hukuk yönünden yeniden incelenmesidir. İstinaf süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK 273/1). Başvuru, kararı veren mahkemeye dilekçe verilerek veya zabıt katibine beyanda bulunularak yapılır. Süresinde yapılan başvuru hükmün kesinleşmesini önler. Hükme karşı yalnız sanık lehine istinaf başvurusu yapılmışsa yeni hükümdeki ceza öncekinden ağır olamaz (CMK 283).

Ceza yargılamasının genel işleyişi ceza davası nasıl açılır, ne kadar sürer rehberimizde, ilk derece aşaması ise ceza davasında ilk duruşma yazımızda anlatılmıştır.

İstinaf Nedir? İtiraz ve Temyizden Farkı

İstinaf, ilk derece mahkemesinin hükmüne karşı başvurulan olağan kanun yoludur. Bölge adliye mahkemesi yalnız hukuka uygunluğu değil, delillerin değerlendirilmesini ve olayın nasıl kabul edildiğini de denetler. Kanun yollarının temel kuralları Ceza Muhakemesi Kanunu 260 ve devamındaki maddelerde düzenlenir.

Kanun yolu Neye karşı başvurulur? İnceleyen merci
İtiraz Hakim kararları ve kanunun gösterdiği diğer kararlar (tutuklama, adli kontrol, arama gibi) Kanunda gösterilen hakimlik veya mahkeme
İstinaf İlk derece mahkemesinin hükmü (mahkumiyet, beraat ve diğer hükümler) Bölge adliye mahkemesi ceza dairesi
Temyiz Bölge adliye mahkemesinin kanunun izin verdiği kararları Yargıtay

1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararlarına karşı da kural olarak istinaf yoluna başvurulur. Daha önceki HAGB kararlarında eski itiraz usulü uygulanır.

Hangi Kararlara İstinaf Yoluna Başvurulabilir?

İlk derece mahkemelerinin hükümlerine karşı istinaf yoluna başvurulabilir. 15 yıl ve daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümler ise kimse başvurmasa bile bölge adliye mahkemesince kendiliğinden (resen) incelenir (CMK 272/1).

Kanun bazı hükümleri kesin saymıştır; bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz (CMK 272/3):

  • 15.000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümleri. Hapis cezasından çevrilen adli para cezaları bu kapsamda değildir; onlara karşı istinaf yolu açıktır.
  • Üst sınırı 500 günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan verilen beraat hükümleri.
  • Diğer kanunlarda kesin olduğu belirtilen hükümler.

Kesinlik sınırı 1 Haziran 2024’ten önce 3.000 TL idi. Bu istisnalar HAGB kararlarında da geçerlidir; kesin sayılan bir hükme ilişkin HAGB kararına karşı da istinaf yoluna başvurulamaz. Hükümden önce verilen ara kararlar ise ayrıca istinaf edilemez; bunlar hükümle birlikte incelenir.

Ceza Davasında İstinaf Süresi Ne Kadar?

İstinaf süresi hesabı: gerekçeli karar dosyası ve takvim

İstinaf süresi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır (CMK 273/1). Hükmün duruşmada açıklandığı gün değil, gerekçeli kararın tebliğ tarihi esas alınır.

Bu kural 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlara uygulanır; daha önce verilmiş kararlarda eski hükümler geçerlidir (7499 sayılı Kanunun geçiş hükmü). Eski düzenlemede süre yedi gündü ve kural olarak hükmün açıklanmasıyla başlardı; hüküm başvuracak kişinin yokluğunda açıklanmışsa süre tebliğden başlardı. İnternetteki eski anlatımlara bu nedenle dikkat edilmelidir.

Örnek: Gerekçeli karar 3 Mart Salı günü tebliğ edildiyse süre, iki hafta sonraki 17 Mart Salı günü sona erer. Dilekçe mahkemeye elden verilecekse son gün mesai saati bitimine kadar verilmelidir; UYAP üzerinden elektronik olarak yapılan başvurularda ise süre o günün sonunda biter (CMK 38/A). Son gün resmi tatile denk gelirse süre, tatili izleyen ilk iş günü dolar.

Adli Tatil İstinaf Süresini Etkiler mi?

Evet. Adli tatil her yıl 20 Temmuz’da başlar, 31 Ağustos’ta biter. Adli tatile rastlayan süreler işlemez ve tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır (CMK 331/4). Hesapta iki durum birbirinden ayrılır:

  • Karar tatilden önce tebliğ edilmiş, süre tatil içinde doluyorsa: Tatilden önce geçen kısma bakılmaksızın süre, tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzar. Örneğin 13 Temmuz’da tebliğ edilen kararda iki haftalık süre 27 Temmuz’da, yani tatil içinde dolacağından son gün 3 Eylül olur.
  • Karar adli tatil içinde tebliğ edilmişse: Tebliğ geçerlidir; ancak tatilde süre işlemediği için istinaf süresi tatil bittikten sonra işlemeye başlar.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu ayrımı yapmış ve tutuklu dosyalarda da kanun yolu süresinin adli tatilde işlemeyeceğine karar vermiştir (2019/292 E., 2021/275 K.). Başvuru tatil içinde de yapılabilir; hesapta tereddüt varsa son günü beklememek en güvenli yoldur.

İstinaf Süresi Kaçırılırsa Ne Olur?

Süresi geçtikten sonra yapılan başvuruyu kararı veren ilk derece mahkemesi reddeder (CMK 276/1). Bu ret kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ilk derece mahkemesine dilekçe verilerek bölge adliye mahkemesinin karar vermesi istenebilir; bu istek hükmün infazını ertelemez (CMK 276/2). Başka bir hak sahibi, örneğin savcı veya katılan süresinde başvurmuşsa ya da hüküm 15 yıl ve daha fazla hapis cezası içerdiği için kendiliğinden incelenecekse, hüküm bu aşamada kesinleşmez ve dosya bölge adliye mahkemesine gider.

Önce sürenin gerçekten kaçırılıp kaçırılmadığına bakılmalıdır. Tebligat usulsüz yapılmışsa süre, geçerli tebliğ tarihine göre hesaplanır; usulsüz tebliğde muhatabın kararı öğrendiğini beyan ettiği tarih tebliğ tarihi sayılır (Tebligat Kanunu 32). Bu durumda başvuru zaten süresinde olabilir.

Süre gerçekten geçmişse, süreyi kendi kusuru olmadan kaçıran kişi eski hale getirme isteyebilir (CMK 40–42). Dilekçe engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde verilir; kusursuzluğu gösteren olgular ve varsa belgeler eklenir ve yapılamayan istinaf başvurusu da dilekçeyle birlikte yapılır (CMK 41). Bu yol istisnaidir; somut ve belgelenebilir bir engel aranır.

Kimler İstinaf Başvurusu Yapabilir?

  • Cumhuriyet savcısı: Sanık lehine veya aleyhine başvurabilir.
  • Sanık ve müdafii: Müdafi, sanığın açık isteğine aykırı olmamak üzere başvurabilir.
  • Sanığın eşi ve kanuni temsilcisi.
  • Katılan ve vekili: Davaya katılmış olan suçtan zarar gören.
  • Katılan sıfatını alabilecek suçtan zarar gören: Katılma kararı bulunmasa da suçtan doğrudan zarar görmüş ve davaya katılma hakkı olan kişi hükme karşı istinaf yoluna başvurabilir (CMK 260/1). Katılma talebi reddedilmiş veya hakkında karar verilmemiş kişi de bu kapsamdadır.

Burada belirleyici olan, kişinin dosyada şikayetçi olarak görünmesi değil, suçtan doğrudan zarar görmüş ve bu nedenle davaya katılma hakkına sahip olmasıdır. Suçtan zarar görmeden yalnız şikayetçi veya ihbarcı olarak dosyada bulunan kişinin hükme karşı istinaf hakkı yoktur. Katılma için ilk duruşma yazımıza bakabilirsiniz.

İstinaf Başvurusu Nasıl ve Nereye Yapılır?

Başvuru, hükmü veren ilk derece mahkemesine verilen dilekçeyle veya zabıt katibine yapılan ve tutanağa geçirilen beyanla yapılır (CMK 273). Tutuklu veya hükümlü sanık, bulunduğu ceza infaz kurumunun müdürlüğü aracılığıyla da başvurabilir (CMK 263). Avukatlar başvuruyu UYAP üzerinden elektronik olarak gönderebilir.

Sanığın istinaf dilekçesinde gerekçe göstermesi zorunlu değildir; “karara itiraz ediyorum” şeklindeki bir beyan da süreyi korur. Ancak bölge adliye mahkemesinin itirazlarınızı dikkate alması için hangi delilin yanlış değerlendirildiğini ve hangi hukuki hatanın yapıldığını yazmak sonucu doğrudan etkiler.

Mahkeme önce başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığını ve hükmün kesin olup olmadığını kontrol eder. Uygunsa başvuru karşı tarafa tebliğ edilir, karşı taraf cevap verebilir ve dosya bölge adliye mahkemesine gönderilir.

İstinaf Dilekçesinde Neler Yer Almalı?

  • Kararı veren mahkeme, esas ve karar numarası, gerekçeli kararın tebliğ tarihi.
  • Başvuranın sıfatı (sanık, katılan, müdafi veya vekil).
  • Delillerin hatalı değerlendirildiği noktalar: çelişkili tanık beyanları, dikkate alınmayan lehe deliller, hukuka aykırı elde edilmiş deliller.
  • Hukuki hatalar: suçun yanlış nitelendirilmesi, ceza hesabındaki yanlışlıklar, indirimlerin uygulanmaması, eksik araştırma.
  • Talep: hükmün kaldırılması ve beraat, bozma veya duruşma açılarak yeniden yargılama.

Dilekçe kararı veren mahkemeye verilir, o mahkeme de dosyayı bölge adliye mahkemesine gönderir. Başlık bu nedenle önce bölge adliye mahkemesini, ardından “gönderilmek üzere” ibaresiyle kararı veren mahkemeyi gösterir:

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
İLGİLİ CEZA DAİRESİNE
Gönderilmek Üzere
… ASLİYE / AĞIR CEZA MAHKEMESİNE

DOSYA NO: (Esas …, Karar …)
İSTİNAF EDEN: (Ad, soyad, sıfat)
KONU: (…) tarihli hükme karşı istinaf başvurusu ve gerekçelerimizdir.
TEBLİĞ TARİHİ: (…)

AÇIKLAMALAR: (Delil değerlendirmesindeki ve hukuki nitelendirmedeki hatalar ayrı başlıklar altında ve dosyadaki belgelere atıfla yazılır.)

SONUÇ VE TALEP: Açıklanan nedenlerle hükmün kaldırılmasına, beraatime; olmadığı takdirde duruşma açılarak yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini arz ederim.

Tarih – Ad Soyad – İmza

Bu şablon yalnız yapıyı gösterir; dosyaya özgü gerekçeler olmadan kullanılmamalıdır.

Bölge Adliye Mahkemesi Hangi Kararları Verir?

Bölge adliye mahkemesi dosyayı ön incelemeden geçirir; gerekirse duruşma açarak sanığı, tanıkları ve bilirkişiyi dinleyebilir, yeni delil toplayabilir. İnceleme sonunda verilebilecek başlıca kararlar şunlardır (CMK 280):

  • Esastan ret: Hükümde hukuka aykırılık yoksa başvuru reddedilir; hüküm aynen kalır.
  • Düzelterek esastan ret: Yeniden yargılama gerektirmeyen bir hata, örneğin ceza hesabındaki bir yanlışlık düzeltilerek başvuru reddedilir.
  • Bozma ve gönderme: Kanunda sayılan ağır usul hatalarında hüküm bozularak dosya ilk derece mahkemesine geri gönderilir.
  • Duruşma açarak yeniden hüküm: Bölge adliye mahkemesi davayı kendisi yeniden görür ve beraat veya mahkumiyet yönünde yeni hüküm kurar.

Aleyhe değiştirme yasağı: Hükme karşı yalnız sanık lehine istinaf başvurusu yapılmışsa, yeni hükümdeki ceza öncekinden ağır olamaz (CMK 283). Sanığın, müdafiinin, eşinin veya kanuni temsilcisinin başvuruları ile savcının sanık lehine başvurusu bu kapsamdadır. Savcı veya katılan sanık aleyhine de başvurmuşsa bu güvence uygulanmaz.

İstanbul Anadolu Adliyesindeki ceza mahkemelerinin hükümlerini İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin ceza daireleri inceler.

İstinaf Ne Kadar Sürer?

Kanunda istinaf incelemesi için bir süre öngörülmemiştir. Süre; dairenin iş yüküne, dosyanın tutuklu olup olmamasına ve duruşma açılıp açılmamasına göre değişir. Dosya üzerinden yapılan incelemeler genellikle duruşmalı incelemeden daha kısa sürer. Dosyanın hangi dairede olduğu ve aşaması UYAP üzerinden takip edilebilir.

İstinaf Sürecinde Ceza İnfaz Edilir mi?

Hayır. Süresinde yapılan istinaf başvurusu hükmün kesinleşmesini önler (CMK 275); hapis cezası kesinleşmeden infaz edilmez. Sanık tutuklu yargılanıyorsa tutukluluğu istinaf aşamasında da devam edebilir ve bu süre ileride cezasından düşülür. Tutukluluğa karşı başvuru yolları için tutuklama kararı ve itiraz, kesinleşme sonrası hesap için infaz hesaplama yazımıza bakabilirsiniz.

İstinaftan Sonra: Temyiz

Bölge adliye mahkemesinin kararına karşı, kanunun izin verdiği hallerde Yargıtay’a temyiz yoluyla başvurulabilir. Temyiz süresi de kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK 291). Ancak belirli ceza miktarlarının altında kalan mahkumiyetlere ilişkin esastan ret kararları gibi bazı bölge adliye mahkemesi kararları kesindir (CMK 286/2). Kararın altındaki kanun yolu bildirimi bu bakımdan mutlaka okunmalıdır.

Hüküm kesinleştikten sonra mahkumiyet adli sicile işlenir. Kaydın ne zaman ve nasıl silineceği sabıka kaydı nasıl silinir yazımızda anlatılmıştır.

İstanbul’da İstinaf Başvurusu İçin Ceza Avukatı

İstinaf dilekçesi, ilk derece yargılamasındaki eksikliklerin bölge adliye mahkemesine aktarıldığı belgedir. Gerekçeli karar, duruşma tutanakları ve deliller birlikte incelenmeden hazırlanan genel bir dilekçe, kanun yolunun imkanlarını kullanmaya yetmeyebilir.

Avukat Ebubekir Kozan’ın ceza davalarındaki çalışma kapsamı için İstanbul ceza avukatı sayfamıza, Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesinde görülen dosyalar için Kartal ağır ceza avukatı sayfamıza bakabilirsiniz. Gerekçeli kararın tebliğ tarihini belirterek iletişim sayfamızdan ulaşabilir veya 0534 980 28 64 numarasını arayabilirsiniz. Ücret konusunda avukatlık ücreti ve noter masrafı yazımız fikir verebilir.

Ceza Davasında İstinaf Hakkında Sık Sorulan Sorular

İstinafa yalnız ben başvurursam cezam artabilir mi?

Hayır. Hükme karşı yalnız sanık lehine istinaf başvurusu yapılmışsa, bölge adliye mahkemesinin vereceği yeni hükümdeki ceza öncekinden ağır olamaz (CMK 283). Sanığın, müdafiinin, eşinin veya kanuni temsilcisinin başvurusu ile savcının sanık lehine başvurusu bu kapsamdadır. Savcı veya katılan sanık aleyhine de başvurmuşsa bu yasak uygulanmaz.

İstinafta yeni delil sunulabilir mi?

Sunulabilir. Bölge adliye mahkemesi gerekli görürse duruşma açarak tanık dinleyebilir, bilirkişi raporu alabilir ve yeni delilleri değerlendirebilir. Yeni delilin neden ilk derece aşamasında sunulamadığının açıklanması yararlı olur.

Kısa kararı duydum ama gerekçeli karar gelmedi; süre başladı mı?

Hayır. 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlarda istinaf süresi gerekçeli kararın tebliğiyle başlar. Ancak gerekçeli karar beklenmeden de istinaf başvurusu yapılabilir; bu durumda gerekçeler, gerekçeli karar tebliğ edildikten sonra ek dilekçeyle sunulabilir.

Davaya katılmayan mağdur istinaf başvurusu yapabilir mi?

Yapabilir. Katılma kararı bulunmasa da suçtan doğrudan zarar görmüş ve davaya katılma hakkı olan kişi hükme karşı istinaf yoluna başvurabilir (CMK 260/1); katılma talebi reddedilmiş veya hakkında karar verilmemiş kişi de bu kapsamdadır. Davaya katılmış olan katılan ve vekili de başvurabilir. Suçtan zarar görmeden yalnız şikayetçi veya ihbarcı olarak dosyada bulunmak ise bu hakkı vermez.

HAGB kararına istinaf yapılır mı?

1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen HAGB kararlarına karşı kural olarak istinaf yoluna başvurulur ve süre gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Kanunun kesin saydığı hükümlere ilişkin istisnalar (CMK 272/3) HAGB kararlarında da geçerlidir. Daha önce verilmiş HAGB kararlarında eski itiraz usulü uygulanır.

Hazırlayan: Av. Ebubekir Kozan

Av. Ebubekir Kozan

Av. Ebubekir Kozan, İstanbul Barosuna kayıtlı olarak Maltepe’de bulunan hukuk bürosunda avukatlık faaliyetini sürdürmektedir. Çalışmaları ağırlıklı olarak ceza ve infaz hukuku ile aile, miras, gayrimenkul, iş ve icra hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Bir yanıt yazın

Avukatı Ara