Tekerrür ve Mükerrirlere Özgü İnfaz
Suçta tekerrür, önceki bir suç nedeniyle verilen mahkûmiyet hükmü kesinleştikten sonra, kanundaki şartlar içinde yeni bir suç işlenmesidir. Tekerrür uygulanan kişiye mükerrir denir. Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesinde düzenlenen tekerrür, özellikle hapis cezasının infazını, koşullu salıverilme hesabını ve cezanın tamamlanmasından sonraki denetimi etkiler.
İlk tekerrürde süreli hapis cezaları için koşullu salıverilme oranı kural olarak 2/3, ikinci defa tekerrürde ise 3/4 olarak uygulanır. İlk tekerrürde, eklenecek süreyi önceki cezayla sınırlayan ayrıca bir kural vardır. Suça özgü infaz hükümleri, denetimli serbestlik, tutuklulukta geçen süre ve suç tarihine bağlı düzenlemeler de hesabı değiştirebilir.
İkinci kez mükerrirlik kaldırılmamıştır. Ancak 4 Haziran 2025’te yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun, ikinci defa mükerrirlerin koşullu salıverilmesini engelleyen eski hükmü değiştirmiştir. Bu nedenle güncel bir infaz hesabında, ikinci kez mükerrir olan herkesin cezasının tamamını cezaevinde geçireceği kabul edilemez.
Suçta Tekerrür Nedir? Mükerrir Ne Demek?
Tekerrür, kişinin yalnızca birden fazla suç işlemesi veya adli sicilinde birden fazla kayıt bulunması anlamına gelmez. Önceki mahkûmiyetin kesinleşmesiyle sonraki suçun işlenme tarihi arasında kanunun aradığı ilişkinin bulunması gerekir. Ayrıca önceki cezanın türü, infaz durumu, kişinin suç tarihindeki yaşı ve suçların niteliği incelenir.
Örneğin ilk mahkûmiyet 10 Mart 2024’te kesinleşmiş, yeni suç 20 Nisan 2024’te işlenmişse kesinleşmeye ilişkin şart gerçekleşmiş olabilir. Yeni suç 1 Mart 2024’te işlenmişse, önceki karar yargılama sırasında kesinleşmiş olsa bile bu karar o suç bakımından tekerrüre esas alınamaz.
Kararda “Mükerrirlere Özgü İnfaz” Yazması Ne Anlama Gelir?
Mahkûmiyet kararında hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceğinin belirtilmesi, infaz hesabında tekerrür hükümlerinin uygulanacağını gösterir. Bu ifade, cezanın kaç yıl olduğundan ayrı olarak, koşullu salıverilme için esas alınacak süreyi etkiler. TCK 58/6 ve 58/7 uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri de öngörülür.
Kararda yalnızca “TCK 58 uygulanmasına” yazması, ikinci defa tekerrürün de uygulandığı anlamına gelmez. İkinci defa tekerrürün uygulanacağı hükümde ayrıca belirtilmelidir. Bu ayrım, özellikle müddetname ve tahliye tarihi incelenirken önem taşır.
Tekerrür Şartları Nelerdir? TCK 58 Nasıl Uygulanır?
Tekerrür incelemesinde önceki mahkûmiyetin kesinleşmesi, yeni suçun kesinleşmeden sonra işlenmesi ve kanuni sürelerin geçmemiş olması birlikte değerlendirilir. Adli sicil kaydındaki kısa bilgiler yeterli olmadığında önceki gerekçeli karar, kesinleşme şerhi ve infaz belgeleri getirtilmelidir.
Önceki Mahkûmiyetin Kesinleşmesi Gerekir mi?
Evet. Önceki hüküm, sonraki suç işlenmeden önce kesinleşmiş olmalıdır. Kararın verildiği tarih ile kesinleşme tarihi farklıdır. İlk derece mahkemesinin ceza vermesi, karar henüz kanun yolu incelemesindeyken tek başına tekerrüre dayanak oluşturmaz.
Bu nedenle mahkeme adı ve ceza miktarının yanında kesinleşme tarihi de kontrol edilmelidir. Önceki dosyada sonradan bozma, kaldırma veya beraat kararı verilmiş olması da tekerrür dayanağının yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir.
Önceki Cezanın İnfaz Edilmiş Olması Şart mı?
Hayır. TCK 58/1’e göre önceki cezanın infaz edilmiş olması gerekmez. Önceki mahkûmiyet kesinleşmişse kişi henüz cezaevine girmeden veya adli para cezasını ödemeden de sonraki suç bakımından tekerrür şartları oluşabilir.
Önceki cezanın infaz tarihi, tekerrür için aranan üç ve beş yıllık sürelerin başlangıcını belirler. Dolayısıyla “cezayı çekmedim, tekerrür uygulanmaz” şeklindeki bir değerlendirme hukuken doğru değildir.
Aynı Suçu Tekrar İşlemek Gerekir mi?
Hayır. Önceki suç ile yeni suçun aynı olması aranmaz. Örneğin önceki mahkûmiyet hırsızlık, yeni suç kasten yaralama olabilir. Bununla birlikte kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür uygulanmaz.
Tekerrür Kaç Yıl Sonra Kalkar? Üç ve Beş Yıllık Süreler
TCK 58/2’deki süre, önceki cezanın miktarına ve türüne göre belirlenir:
| Önceki mahkûmiyet | İnfazın tamamlanmasından sonra geçmesi gereken süre |
|---|---|
| Beş yıldan fazla hapis cezası | Beş yıl |
| Beş yıl veya daha az hapis cezası | Üç yıl |
| Adli para cezası | Üç yıl |
Bu süreler geçtikten sonra işlenen yeni suç nedeniyle ilgili mahkûmiyet tekerrüre esas alınmaz. Tam beş yıllık hapis cezası, üç yıllık süreye tabidir. Beş yıllık tekerrür süresi, önceki hapis cezasının beş yıldan fazla olması hâlinde söz konusu olur.
Tekerrür Süresi Hangi Tarihten Başlar?
Üç ve beş yıllık süreler, mahkûmiyet kararının verildiği veya kesinleştiği tarihten değil, önceki cezanın infazının tamamlandığı tarihten hesaplanır. Koşullu salıverilmeyle cezaevinden çıkılan tarih, her zaman cezanın tamamen infaz edildiği tarih değildir. Denetimli serbestlikle dışarıda geçirilen dönem de infazın bir parçası olabilir.
Örneğin iki yıllık hapis cezasının infazı 15 Mayıs 2021’de tamamlanmışsa, bu mahkûmiyet bakımından üç yıllık süre incelenir. Yeni suçun bu sürenin geçmesinden önce mi sonra mı işlendiği belirleyicidir. Sonraki davanın veya kararın tarihi esas alınmaz.
Tekerrür Cezayı Artırır mı, İnfazı Nasıl Etkiler?
TCK 58, mevcut sistemde tek başına hapis cezasına belirli bir oranda artırım yapılmasını öngörmez. Başlıca etkisi, hükmedilen cezanın infaz rejiminde ortaya çıkar. Örneğin aynı miktarda hapis cezası alan iki kişinin koşullu salıverilme için esas alınacak süreleri, tekerrür durumları nedeniyle farklı olabilir.
Bunun yanında, sonraki suçun yaptırımında seçimlik hapis ve adli para cezası bulunması hâlinde ceza türünün belirlenmesini de etkiler. Özel kanunlarda ayrıca düzenlenen tekrar veya artırım hükümleri varsa bunlar kendi şartlarıyla değerlendirilir.
Seçimlik Hapis ve Adli Para Cezasında Tekerrür
Sonraki suç için kanunda hapis veya adli para cezası seçenek olarak öngörülmüşse, TCK 58/3 gereğince hapis cezasına hükmedilir. Bu şekilde seçilen hapis cezası, TCK 50/2 nedeniyle sonradan adli para cezasına çevrilemez.
Ancak bu kural, tekerrür uygulanan bütün kısa süreli hapis cezalarının para cezasına çevrilmesinin yasak olduğu anlamına gelmez. Suçun yaptırımının nasıl düzenlendiği ve TCK 50’deki diğer şartların bulunup bulunmadığı ayrı ayrı incelenmelidir.
Özel Tehlikeli Suçlular Hakkında İnfaz Rejimi
TCK 58/9, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi ve örgüt mensubu suçlu hakkında da mükerrirlere özgü infaz rejimini ve infaz sonrası denetimli serbestlik tedbirini öngörür. Bu kişiler bakımından uygulamanın dayanağı, klasik tekerrürdeki önceki mahkûmiyet ilişkisinden farklı olabilir.
Örgüt mensubu suçlu hakkında bu rejimin uygulanması, kişinin kendiliğinden ikinci defa mükerrir sayılmasını sağlamaz. İkinci defa tekerrürün şartları ve suça özgü infaz kuralları ayrıca değerlendirilir.
İlk Kez Mükerrir Ne Kadar Yatar?
İlk tekerrürde süreli hapis cezası için koşullu salıverilme oranı kural olarak 2/3’tür. Ancak bu oranla bulunan süre, her dosyada cezaevinde fiilen geçirilecek süreyi göstermez. Önceki cezaya bağlı üst sınır, mahsup ve denetimli serbestlik şartları da hesaba katılır.
Koşullu Salıverilme Oranı Nasıl Belirlenir?
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesine göre, süreli hapis cezasının üçte ikisinin iyi hâlli olarak infazı koşullu salıverilme bakımından esas alınır. Suç için üçte ikiden daha yüksek bir koşullu salıverilme oranı öngörülmüşse, suça özgü yüksek oran uygulanır.
Örneğin altı yıllık hapis cezasının 2/3’ü dört yıldır. Ancak bu hesap, denetimli serbestlik ve diğer infaz unsurları değerlendirilmeden kesin tahliye tarihi olarak sunulamaz. İyi hâl incelemesi ve karar süreci hakkında ayrıntılar için koşullu salıverilme şartları başlıklı yazı incelenebilir.
Tekerrüre Esas Ceza, Eklenecek Süreyi Nasıl Etkiler?
5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi, ilk tekerrür nedeniyle koşullu salıverilme süresine eklenen miktarı, tekerrüre esas alınan cezaların en ağırıyla sınırlar. Önce tekerrür uygulanmadan geçerli olacak süre, ardından tekerrür nedeniyle ortaya çıkan fark belirlenir.
Örneğin genel 1/2 oranına tabi altı yıllık cezada tekerrürsüz süre üç yıl, 2/3 hesabındaki süre dört yıldır. Tekerrüre esas önceki hapis cezası üç ay ise, tekerrür nedeniyle eklenecek süre üç ayı aşamaz. Bu varsayımlarla koşullu salıverilmeye esas süre üç yıl üç ay olur. Bu sınırlama ikinci defa tekerrürde uygulanmaz.
İkinci Kez Mükerrir Ne Demek, Ne Kadar Yatar?
İkinci kez mükerrirlik, tekerrür hükümleri uygulanarak verilen ve kesinleşen bir mahkûmiyetten sonra yeniden tekerrür şartlarını oluşturan bir suç işlenmesiyle gündeme gelir. Adli sicilde iki veya üç ayrı mahkûmiyet görülmesi, bu sonuca tek başına yeterli değildir.
İkinci Defa Tekerrürün Şartları Nelerdir?
İncelemede önce ilk tekerrür uygulamasının dayanağı ve kesinleşmesi belirlenir. Daha sonra yeni suçun, tekerrür uygulanmış mahkûmiyetin kesinleşmesinden sonra işlenip işlenmediği kontrol edilir. TCK 58’deki süre, yaş ve suçların niteliğine ilişkin şartlar da bulunmalıdır.
Örneğin ilk tekerrür uygulanmış karar 5 Şubat 2024’te kesinleşmişse, 10 Ocak 2024’te işlenen suç bu karar üzerinden ikinci defa tekerrür uygulamasına dayanak oluşturmaz. Yeni suçun karar tarihinden sonra işlenmesi yeterli değildir; kesinleşme tarihi esas alınır. İkinci defa tekerrür uygulanacağı yeni hükümde açıkça gösterilmelidir.
İkinci Kez Mükerrirlik Kalktı mı? 7550 Sayılı Kanun Ne Değiştirdi?
İkinci kez mükerrirlik devam etmektedir. Değişen husus, bu durumdaki hükümlülerin koşullu salıverilmeden yararlanabilmesidir. 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesi değiştirilmiş; ikinci defa tekerrürde süreli hapis cezaları için 3/4 koşullu salıverilme oranı kabul edilmiştir.
Örneğin altı yıllık süreli hapis cezasında bu oran dört yıl altı aya karşılık gelir. Koşullu salıverilme için iyi hâl ve diğer kanuni şartlar da aranır. Ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet cezalarında süreli hapse ilişkin 3/4 hesabı yapılmaz; 108. maddede düzenlenen süreler ve ilgili istisnalar değerlendirilir.
Eski kurala göre hazırlanmış bir müddetname veya kararın bulunması hâlinde, lehe düzenlemenin dosyaya etkisi incelenmelidir. Değişikliğin kapsamı hakkında 10. Yargı Paketi ve infaz düzenlemeleri yazısında ayrıca bilgi bulunmaktadır.
Mükerrirlerde Yatar Hesaplama Nasıl Yapılır?
Hesaplama için yalnızca ceza miktarını bilmek yeterli değildir. Önce suçun tabi olduğu infaz rejimi ve ilk ya da ikinci defa tekerrür uygulaması belirlenir. Ardından koşullu salıverilme süresi, ilk tekerrürde önceki cezaya bağlı sınır, mahsup, açık kuruma ayrılma ve denetimli serbestlik değerlendirilir.
İlk ve İkinci Tekerrür İçin Karşılaştırmalı Örnekler
Aşağıdaki tablo, yetişkin hükümlüler bakımından tek bir süreli hapis cezası için oran karşılaştırmasıdır. Suça özgü daha yüksek oran bulunmadığı ve ilk tekerrürde önceki cezaya bağlı sınırın hesabı azaltmadığı varsayılmıştır. Tabloda denetimli serbestlik ve mahsup düşülmemiştir; gösterilen süreler doğrudan fiilî cezaevi süresi değildir.
| Hapis cezası | İlk tekerrürde 2/3 hesabı | İkinci defa tekerrürde 3/4 hesabı |
|---|---|---|
| 1 yıl | 8 ay | 9 ay |
| 2 yıl | 1 yıl 4 ay | 1 yıl 6 ay |
| 4 yıl | 2 yıl 8 ay | 3 yıl |
| 6 yıl | 4 yıl | 4 yıl 6 ay |
Altı yıllık cezaya ilişkin örnekte, diğer şartların tamamı gerçekleşir ve yalnızca genel bir yıllık denetimli serbestlik süresi uygulanırsa, kurumda geçirilecek süre ilk tekerrürde üç yıl, ikinci defa tekerrürde üç yıl altı ay olarak hesaplanabilir. Bu örnekte mahsup bulunmadığı, geçici düzenlemelerden yararlanılmadığı ve iyi hâl ile açık kuruma ayrılma şartlarının gerçekleştiği kabul edilmiştir. Kesin giriş ve çıkış tarihleri gün hesabıyla müddetnamede belirlenir.
Suç Tarihi, Mahsup ve Birden Fazla Cezanın Etkisi
Suç tarihi, özellikle geçici infaz düzenlemelerinin ve denetimli serbestlikteki asgari kurum süresinin uygulanıp uygulanmayacağını belirler. Gözaltı ve tutuklulukta geçirilen, kanunen mahsup edilebilen süreler de infaz hesabına yansıtılır.
Birden fazla kesinleşmiş ceza varsa her ilamın suç türü, tarihi ve tekerrür durumu ayrı kontrol edilmelidir. Toplama kararı bulunması, cezaların hukuki özelliklerini ortadan kaldırmaz. Müddetname, koşullu salıverilme ve bihakkın tahliye tarihlerinin birlikte değerlendirilmesi için 2026 infaz ve yatar hesaplama rehberi incelenebilir.
Mükerrirler Denetimli Serbestlikten Yararlanabilir mi?
Mükerrirlik, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazını her durumda engellemez. 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesindeki şartlar incelenir. Genel düzenlemede koşullu salıverilmeye bir yıl veya daha az süre kalması, iyi hâl, hükümlünün talebi, kurum değerlendirmesi ve infaz hâkiminin kararı aranır. Açık kurumda bulunma veya kanunda belirtilen istisnai durumun gerçekleşmesi de önemlidir.
İkinci Kez Mükerrirlerde Denetimli Serbestlik
İkinci defa mükerrirler de şartları gerçekleştiğinde 105/A kapsamında değerlendirilebilir. Bunun için 3/4 oranıyla koşullu salıverilme hesabı yapılması tek başına yeterli değildir. Açık kuruma ayrılma şartlarının oluşması ve denetimli serbestliğin diğer koşullarının yerine gelmesi gerekir.
Bu nedenle “ikinci kez mükerrir denetimli serbestlikten hiç yararlanamaz” şeklindeki eski, genel ifadeler güncel kuralları karşılamaz. Başvuru ve yükümlülüklerin ayrıntıları denetimli serbestlik şartları başlıklı yazıda açıklanmaktadır.
Suç Tarihi ve Geçici İnfaz Düzenlemelerinin Etkisi
4 Haziran 2025 ve sonrasında işlenen suçlarda, 105/A kapsamında denetimli serbestlik için koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda geçirilmesi gereken sürenin en az onda birinin, her hâlde en az beş günün, kurumda geçirilmesi şartı da aranır. Geçici 11. madde gereğince bu yeni şart, 4 Haziran 2025’ten önce işlenen suçlara uygulanmaz. Bu şartın uygulanmaması, diğer kurum ve iyi hâl şartlarının da kalktığı anlamına gelmez.
31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlar bakımından ise geçici 10. maddenin, 7571 sayılı Kanun’la değiştirilen güncel kapsamı ayrıca incelenmelidir. Kapsama giren hükümlüler için açık kuruma ayrılma ve denetimli serbestlikten daha erken yararlanma imkânları vardır. Ancak suç istisnaları, kurumda geçirilmesi gereken süreler ve en az üç ay açık kurumda kalma şartı bulunur. İkinci defa tekerrür, bu düzenlemenin değerlendirilmesini tek başına engellemez; kapsamın bütün şartları kontrol edilir.
Mükerrirler Açık Cezaevine Geçebilir mi?
Açık cezaevine geçişte ilk ve ikinci defa tekerrür ayrımı kadar, infazın doğrudan açık kurumda başlaması ile kapalı kurumdan sonradan açık kuruma ayrılma arasındaki fark da önemlidir.
Doğrudan Açık Kuruma Kabul
5275 sayılı Kanun’un 14. maddesi ve Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği’nin 5. maddesi, belirli istisnalar dışında kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az, taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az hapis cezası alanların doğrudan açık kuruma kabulünü düzenler.
İkinci defa mükerrirler bu doğrudan kabul imkânının dışında tutulmuştur. İlk tekerrür ise tek başına aynı yasak kapsamında değildir; suç türü, toplam ceza ve diğer istisnalar yine incelenir.
Kapalı Cezaevinden Açık Cezaevine Ayrılma
İkinci defa mükerrirlerin sonradan açık kuruma ayrılmasını engelleyen yönetmelik hükmü, 4 Haziran 2025 tarihli değişiklikle kaldırılmıştır. Bu nedenle doğrudan açık kuruma alınamayan ikinci defa mükerrir bir hükümlü, gerekli koşulları sonradan sağlayarak açık kuruma ayrılabilir.
Genel düzenlemede toplam cezası on yıldan az olanlar için bir aylık kurum süresi; on yıl ve üzerindeki cezalar için cezanın onda birinin kurumda infazı ile iyi hâl ve koşullu salıverilme tarihine kalan süre şartları aranır. Bazı suçlarda ek şartlar, geçici düzenlemelerde ise farklı süreler bulunur. Kurum ve gerektiğinde infaz hâkimliği değerlendirmesi tamamlanmadan yalnızca ceza miktarından hareketle açık cezaevine geçiş tarihi verilemez.
Mükerrirlerde Cezanın İnfazından Sonra Denetimli Serbestlik Ne Kadar Sürer?
Tekerrür nedeniyle infazdan sonra uygulanan denetim, 105/A kapsamında cezanın bir kısmının cezaevi dışında infaz edilmesinden ayrı bir tedbirdir. Birinde cezanın infazı devam eder; diğerinde cezanın infazı tamamlandıktan sonraki dönem söz konusudur.
TCK 58/6 Kapsamındaki Denetim
TCK 58/6 ile 5275 sayılı Kanun’un 108/4–6. maddeleri uyarınca infaz hâkimi, cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlayacak şekilde bir yıldan az olmayan bir denetim süresi belirler. Kanun, denetim süresinin en fazla beş yıla kadar uzatılmasına da imkân tanır.
Bu süreyi, her mükerririn cezasından düşülecek bir veya beş yıllık indirim olarak değerlendirmek yanlıştır. Denetimin başlangıcı, süresi ve uygulanacak yükümlülükler ilgili infaz kararından kontrol edilir.
“TCK 58/6 – Süresiz” İfadesinin Değerlendirilmesi
Bir kayıtta “TCK 58/6 – süresiz” ibaresi görülmesi, tek başına kişinin ömür boyu denetimli serbestlik altında kalacağı anlamına gelmez. Kanun süre belirleme yetkisini infaz hâkimine vermiştir. Kayıt açıklaması yerine mahkûmiyet hükmü, infaz hâkimliği kararı ve denetim planı birlikte incelenmelidir.
Süre belirlenmemişse veya kayıt ile karar arasında farklılık varsa, ilgili merci önünde açıklığa kavuşturulması istenebilir. Özellikle cezaevinden çıkış tarihi ile cezanın tamamen infaz edildiği tarih birbirine karıştırılmamalıdır.
Yükümlülüklerin İhlali
Cezanın infazından sonra devam eden bu denetimde yükümlülük veya yasaklara aykırılık, 5275 sayılı Kanun’un 108/7. maddesi kapsamında infaz hâkimi kararıyla disiplin hapsine yol açabilir. Kanuni süre on beş günden az, üç aydan fazla olamaz.
Bu yaptırım, 105/A kapsamındaki denetimli serbestlik ihlalinde kalan cezanın infazı için kuruma gönderilme sürecinden farklıdır. Hangi denetim kararının ihlal edildiği belirlenmeden sonuç hakkında değerlendirme yapılamaz.
Hangi Durumlarda Tekerrür Uygulanmaz?
Önceki hükmün yeni suçtan sonra kesinleşmesi veya TCK 58/2’deki sürelerin geçmiş olması hâlinde ilgili mahkûmiyet tekerrüre esas alınamaz. Ayrıca yaşa, suçun niteliğine ve kararın verildiği ülkeye ilişkin kanuni sınırlamalar vardır.
Çocukken İşlenen Suçlar
Fiilin işlendiği sırada on sekiz yaşını doldurmamış kişilerin işlediği suçlar bakımından tekerrür hükümleri uygulanmaz. Çocukken işlenen suç nedeniyle verilmiş mahkûmiyet, kişi daha sonra yetişkin olduğunda da tekerrür dayanağı olarak kullanılamaz.
Önemli olan hüküm tarihindeki veya infaz sırasındaki yaş değil, ilgili suçun işlendiği tarihteki yaştır. Adli sicilde kayıt bulunması, bu yaş sınırlamasını ortadan kaldırmaz.
Kasıtlı ve Taksirli Suçlar
Kasten işlenen bir suçtan verilen mahkûmiyet, taksirle işlenen yeni suç bakımından tekerrüre esas olmaz. Taksirli suç mahkûmiyeti de kasıtlı yeni suçta tekerrür dayanağı yapılamaz. Buna karşılık şartları varsa kasıtlı suçlar kendi aralarında, taksirli suçlar da kendi aralarında tekerrüre konu olabilir.
TCK 58/4 ayrıca sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür uygulanmasını engeller. Her askerî yargı veya asker kişiyle ilgili dosya, kendiliğinden “sırf askerî suç” sayılmaz; suçun hukuki niteliği incelenir.
Yabancı Mahkeme Kararları
Yabancı ülke mahkemelerinin mahkûmiyetleri kural olarak tekerrüre esas alınmaz. TCK 58/4; kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçlarını bu kuralın dışında tutar.
İstisna kapsamındaki bir yabancı karar için de kesinleşme, suçun hukuki karşılığı ve diğer tekerrür şartları değerlendirilmelidir. Yabancı bir adli sicil belgesindeki kayıt, bu incelemeyi tek başına tamamlamaz.
HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezası Tekerrürü Nasıl Etkiler?
Bu üç karar türü farklı sonuçlar doğurur. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının ertelenmesi ve adli para cezası aynı hukuki işlem değildir. Önceki kararda hangi kurumun uygulandığı gerekçeli hükümden belirlenmelidir.
HAGB Kararı Tekerrüre Esas Olur mu?
HAGB kararı, hüküm açıklanmadığı sürece tekerrüre esas mahkûmiyet olarak kullanılamaz. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi, açıklanması geri bırakılan hükmün müsadere hükümleri dışında sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını öngörür.
Denetim döneminde işlenen yeni suç nedeniyle önceki hükmün sonradan açıklanması, o yeni suç bakımından kesinleşme şartını geriye dönük oluşturmaz. Açıklanan mahkûmiyet kesinleştikten sonra işlenecek başka bir suç bakımından ise tekerrür şartları ayrıca incelenebilir. Kararın diğer sonuçları için HAGB şartları ve hukuki etkileri yazısı incelenebilir.
Ertelenmiş Hapis Cezası Tekerrüre Esas Olur mu?
Evet, TCK 51 kapsamında ertelenmiş hapis cezası, diğer şartları varsa tekerrüre esas olabilir. Ertelemede kesinleşmiş bir mahkûmiyet vardır. Kişinin cezaevine girmemiş olması bu mahkûmiyeti ortadan kaldırmaz.
Denetim süresi iyi hâlli geçirilmişse ceza infaz edilmiş sayılır; tekerrür süresinin hesabında bu durum dikkate alınır. Yeni cezanın ertelenip ertelenemeyeceği ise TCK 51’deki ayrı şartlara, özellikle önceki kasıtlı suçtan üç aydan fazla hapis mahkûmiyeti bulunup bulunmadığına göre değerlendirilir.
Adli Para Cezasının Etkisi
Kesinleşmiş adli para cezası, şartları varsa sonraki suç bakımından tekerrüre esas olabilir. TCK 58/2, adli para cezası için infazdan sonra üç yıllık süre öngörür. TCK 50 kapsamında hapis cezasından çevrilen adli para cezasında da asıl mahkûmiyetin niteliği bu maddeye göre değerlendirilir.
İdari para cezası ise ceza mahkemesinin verdiği adli para cezasından farklıdır; idari yaptırım tekerrüre esas mahkûmiyet değildir. Eski tarihli adli para cezalarında kararın verildiği dönemdeki özel kurallar da kontrol edilmelidir. Önceki para cezasının tekerrüre esas olması, sonraki adli para cezasının 2/3 veya 3/4 oranıyla infaz edileceği anlamına gelmez; bu oranlar süreli hapis cezasına ilişkindir.
Tekerrür Nasıl Kaldırılır? Hatalı Tekerrür Uygulamasına Karşı Başvuru
Tekerrürün kaldırılması için uygulamanın hukuki dayanağındaki hata ortaya konulmalıdır. Önceki hükmün yeni suçtan sonra kesinleşmesi, çocukken işlenen suça dayanılması, sürelerin geçmiş olması veya ikinci defa tekerrürün şartları gerçekleşmeden uygulanması bu incelemenin başlıca konularıdır.
Kesinleşmeden Önce Kanun Yolları
Yargılama sırasında önceki dosyanın kesinleşme ve infaz bilgilerine ilişkin itirazlar mahkemeye sunulabilir. Hüküm kurulmuşsa, kararın tabi olduğu istinaf veya temyiz yolunda tekerrür uygulamasının hukuka aykırılığı ileri sürülebilir.
Başvuru süresi ve yolu, kararın türüne ve uygulanacak geçiş hükümlerine göre belirlenir. Gerekçeli karar, tebliğ bilgileri ve önceki mahkûmiyet belgeleri birlikte incelenmelidir. Yalnızca “sabıka kaydım eski” şeklindeki bir açıklama yerine ilgili tarihler ve kanuni şartlar gösterilmelidir.
Kesinleşmiş Kararda ve İnfaz Hesabında Hatanın Değerlendirilmesi
Kesinleşmiş mahkûmiyet hükmündeki hukuka aykırılık ile infaz hesabındaki hata farklı başvuru yolları gerektirebilir. 5275 sayılı Kanun’un 98. maddesine göre hükmün yorumunda veya sonradan yürürlüğe giren kanunun TCK 7 kapsamında değerlendirilmesinde hükmü veren mahkemeye; çektirilecek cezanın hesabında duraksama bulunmasında infaz hâkimliğine başvurulur. Kesinleşmiş hükümdeki hata için şartları bulunan olağanüstü kanun yolları da ayrıca değerlendirilir.
İnfaz işlemi veya kararı hakkında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun 5. maddesindeki şikâyet yolu söz konusuysa, öğrenmeden itibaren on beş günlük ve her hâlde işlemden itibaren otuz günlük süreler önemlidir. Her başvuru aynı süreye tabi değildir. Başvurunun niteliği doğru belirlenmeli; infazın durdurulması gerekiyorsa ayrıca talep edilmelidir. Başvuru yapılması tek başına infazı durdurmaz.
Sabıka Kaydının Silinmesinin Etkisi
Bir mahkûmiyetin adli sicilden çıkarılıp arşive aktarılması veya standart belgede görünmemesi, tekerrürü kendiliğinden kaldırmaz. TCK 58’deki sürelerin dolup dolmadığı ve önceki mahkûmiyetin hukuken geçerli bir dayanak olup olmadığı ayrıca araştırılır.
Kayıt işlemi ile mahkûmiyetin hukuki sonuçları birlikte değerlendirilmeli; arşiv kaydının tamamen silinmesine ilişkin özel durumlar da kendi dayanağı üzerinden incelenmelidir. Kayıt ve başvuru süreci hakkında adli sicil ve arşiv kaydının silinmesi yazısında ayrıntılı bilgi bulunmaktadır.
İstanbul’da Tekerrür ve İnfaz Dosyasının Avukatla İncelenmesi
Tekerrür ve infaz incelemesinde mahkûmiyet kararları, kesinleşme şerhleri, önceki cezaların infaz belgeleri, güncel müddetname, toplama kararı ve varsa infaz hâkimliği kararları birlikte değerlendirilir. Böylece ilk veya ikinci tekerrürün doğru uygulanıp uygulanmadığı, koşullu salıverilme hesabı ve denetimli serbestlik şartları somut belgeler üzerinden belirlenebilir.
İstanbul Anadolu Yakası’nda yürütülen bir ceza veya infaz dosyasında, gerekçeli karar ile infaz hesabının aynı hukuki çerçevede incelenmesi başvuru yolunun belirlenmesine yardımcı olur. Çalışma alanları hakkında İstanbul ceza avukatı sayfasından bilgi alabilir; dosyanızın incelenmesi için Av. Ebubekir Kozan ile iletişime geçebilirsiniz.
Tekerrür ve Mükerrirlere Özgü İnfaz Hakkında Sık Sorulan Sorular
Mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ne demek?
Hapis cezasının, tekerrür nedeniyle uygulanan özel infaz kurallarına göre yerine getirileceği anlamına gelir. Koşullu salıverilme hesabı ve cezanın infazından sonraki denetim etkilenir. İkinci defa tekerrür uygulanacaksa bunun hükümde ayrıca belirtilmesi gerekir.
İkinci kez mükerrirlik kalktı mı?
Hayır. İkinci kez mükerrirlik devam etmektedir. 4 Haziran 2025’te yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun, koşullu salıverilmeyi engelleyen eski hükmü değiştirmiştir. Süreli hapis cezalarında ikinci defa tekerrür için koşullu salıverilme oranı 3/4’tür.
2 kez mükerrir ne kadar yatar?
İkinci defa tekerrürde süreli hapis cezasının 3/4’ü koşullu salıverilme hesabında esas alınır. Örneğin altı yıllık cezada bu süre dört yıl altı aydır. Fiilen kurumda geçirilecek süre için denetimli serbestlik, mahsup, iyi hâl ve diğer infaz şartları ayrıca değerlendirilir.
İkinci kez mükerrir denetimli serbestlikten yararlanabilir mi?
Evet, şartları gerçekleştiğinde yararlanabilir. Koşullu salıverilme hesabının yanında açık kuruma ayrılma, iyi hâl, başvuru ve 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesindeki diğer şartlar incelenir. Suç tarihine bağlı geçici düzenlemeler de hesabı etkileyebilir.
Mükerrir açık cezaevine geçebilir mi?
İlk tekerrür, diğer şartlar sağlandığında açık kuruma kabulü tek başına engellemez. İkinci defa mükerrirler doğrudan açık kuruma alınamaz; ancak kapalı kurumdan sonradan açık kuruma ayrılma şartlarını sağlayarak geçebilirler. İyi hâl, süre ve suç türü şartları ayrıca incelenir.
Tekerrür kaç yıl sonra kalkar?
Önceki ceza beş yıldan fazla hapis ise infazın tamamlanmasından sonra beş yıl; beş yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası ise üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlarda ilgili mahkûmiyet tekerrüre esas alınmaz. Süre, kararın kesinleşmesinden değil infazın tamamlanmasından hesaplanır.
Tekerrür için aynı suçu tekrar işlemek gerekir mi?
Hayır. Önceki ve sonraki suçların aynı olması gerekmez. Ancak kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür uygulanmaz. Kesinleşme, süre ve yaş şartları da bulunmalıdır.
HAGB kararı tekerrür sayılır mı?
Hüküm açıklanmadığı sürece HAGB kararı tekerrüre esas mahkûmiyet değildir. Hüküm sonradan açıklanır ve kesinleşirse, bu kesinleşmeden sonra işlenecek başka bir suç bakımından tekerrür şartları incelenebilir. Açıklanma, önceki suç tarihine geriye dönük kesinleşme sağlamaz.
Adli para cezası tekerrüre esas olur mu?
Evet, kesinleşmiş adli para cezası diğer şartları varsa tekerrüre esas olabilir. İnfazın tamamlanmasından sonra üç yıllık süre dikkate alınır. Eski tarihli kararların özel hükümleri ayrıca kontrol edilir. İdari para cezası ise tekerrüre esas mahkûmiyet değildir.
Tekerrür hâlinde hapis cezası paraya çevrilebilir mi?
Tekerrür, bütün kısa süreli hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesini tek başına yasaklamaz. Ancak suç için hapis veya adli para cezası seçimlik öngörülmüşse TCK 58/3 gereğince hapis seçilir ve TCK 50/2 uyarınca bu hapis cezası adli para cezasına çevrilemez. Diğer durumlarda TCK 50 şartları incelenir.
Sabıka kaydı silinince tekerrür de kalkar mı?
Kaydın adli sicilden çıkarılıp arşive aktarılması veya standart belgede görünmemesi, tekerrürü kendiliğinden kaldırmaz. Önceki mahkûmiyetin hukuki durumu ve TCK 58’deki süreler kontrol edilir. Arşiv kaydının tamamen silinmesine ilişkin özel durumlar kendi hukuki dayanağıyla değerlendirilir.
Tekerrür nasıl kaldırılır?
Önceki hükmün yeni suçtan sonra kesinleşmesi, sürelerin geçmiş olması veya çocukken işlenen suça dayanılması gibi hatalar ortaya konulmalıdır. Başvuru yolu, hükmün kesinleşip kesinleşmediğine ve hatanın mahkûmiyet kararında mı infaz hesabında mı bulunduğuna göre belirlenir. Başvuru tek başına infazı durdurmaz.