Kartal - İstanbul Anadolu Ceza Avukatı
Ceza Hukuku

Cinsel Saldırı Suçu ve Cezası (TCK 102)

Cinsel Saldırı Suçu Nedir ? (TCK 102)

Cinsel saldırı suçu, on sekiz yaşını tamamlamış bir kişinin vücut dokunulmazlığının cinsel nitelikli fiziksel davranışlarla geçerli rızası dışında ihlal edilmesidir. İş bu suç 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenmiştir.

Cinsel saldırının oluşması için vücuda organ veya cisim sokulması şart değildir. Cinsel nitelikli dokunma, öpme veya bedensel temas; olayın gerçekleşme biçimi, süresi, yoğunluğu ve mağdurun rızası birlikte değerlendirilerek sarkıntılık veya temel cinsel saldırı kapsamında kabul edilebilir.

Vücuda organ veya başka bir cisim sokulması ise TCK m.102/2 kapsamında daha ağır cezayı gerektiren cinsel saldırı biçimidir. Bu fiil günlük dilde çoğunlukla “tecavüz suçu” olarak adlandırılsa da kanunda kullanılan suç adı “cinsel saldırı”dır.

Konu Temel düzenleme
Kanun maddesi TCK m.102
Mağdur Kural olarak on sekiz yaşını tamamlamış kişi
Sarkıntılık 2 yıldan 5 yıla kadar hapis
Temel cinsel saldırı 5 yıldan 10 yıla kadar hapis
Organ veya cisim sokulması 12 yıldan az olmamak üzere hapis
Şikâyet TCK m.102/1 ve eşe karşı m.102/2 şikâyete bağlıdır
Uzlaştırma Uzlaştırma kapsamında değildir
Görevli mahkeme TCK m.102/1 için Asliye; m.102/2 için Ağır Ceza Mahkemesi
Zamanaşımı Sarkıntılıkta 8 yıl; diğer şekillerde kural olarak 15 yıl
Tutuklama TCK m.102/1 katalog suç kapsamında değildir; diğer şekiller katalog suç kapsamındadır

Cinsel Saldırı Suçu Unsurları

Cinsel nitelikli fiziksel temas: Cinsel saldırı suçunda mağdurun vücuduna yönelik fiziksel temas bulunmalıdır. Temas bulunmayan söz, mesaj, görüntü gönderme, teşhir veya benzeri cinsel amaçlı davranışlar somut olayın özelliklerine göre cinsel taciz kapsamında değerlendirilebilir.

Her fiziksel temas kendiliğinden cinsel saldırı değildir. Davranışın gerçekleştirildiği bölge, tarafların ilişkisi, olayın bağlamı, hareketin süresi ve gerçekleştirilme biçimi birlikte incelenir. Failin cinsel tatmin yaşadığının ayrıca kanıtlanması gerekmez; davranışın cinsel niteliği ve kasten gerçekleştirilmesi önem taşır.

Geçerli rızanın bulunmaması: Mağdurun özgür iradesine dayanan geçerli rıza, fiili hukuka uygun hâle getirebilir. Ancak rızanın belirli bir davranışa ilişkin olması ve fiil devam ederken bulunması gerekir. Daha önce kurulmuş bir ilişki, evlilik, birlikte yaşama veya önceki cinsel birliktelikler gelecekteki bütün davranışlar için peşinen verilmiş rıza anlamına gelmez.

Rıza fiil sırasında geri alınabilir. Mağdurun sessiz kalması veya fiziksel olarak direnmemesi tek başına rızanın bulunduğunu göstermez. Aynı şekilde olaydan sonra iletişimin devam etmesi de bütün diğer delillerden bağımsız biçimde kesin sonuç doğurmaz.

Fail ve mağdur: Cinsel saldırı özgü suç değildir; kadın veya erkek herkes fail olabilir. Mağdur da kadın veya erkek olabilir ve tarafların aynı ya da farklı cinsiyetten olması suçun oluşumu bakımından belirleyici değildir.

TCK m.102 bakımından mağdur kural olarak on sekiz yaşını tamamlamış kişidir. On sekiz yaşından küçük kişilere yönelik eylemler ise yaş, rıza ve davranışın niteliğine göre TCK m.103 veya m.104 kapsamında değerlendirilir.

Cinsel Saldırıda Rıza Nasıl Değerlendirilir?

Geçerli bir rıza; özgürce açıklanmış, belirli davranışa yönelik ve olay sırasında devam eden bir iradeye dayanmalıdır. Önceden verilen rıza daha sonra geri alınabilir. Bir davranışa rıza gösterilmesi, başka veya daha ileri bir davranışa da rıza verildiği anlamına gelmez.

Aşağıdaki durumlar tek başına rızanın varlığını göstermez:

  • Tarafların daha önce ilişki yaşamış olması,
  • Mağdurun failin evine veya bulunduğu yere gitmesi,
  • Daha önce mesajlaşılmış ya da yakınlık kurulmuş olması,
  • Aktif biçimde direnilmemesi veya yardım istenememesi,
  • Olaydan hemen sonra şikâyette bulunulmaması,
  • Tarafların evli olması.

Cebir veya tehdidin kanıtlanamaması da tek başına rızanın bulunduğu sonucunu doğurmaz. Uyku, bilinç kaybı veya karar verme yeteneğini ortadan kaldıran ağır bir etkilenme hâlinde geçerli rızadan söz edilemez.

Alkol alınmış olması ise rızayı her durumda otomatik olarak geçersiz kılmaz. Esas mesele, kişinin olay sırasında davranışın anlam ve sonuçlarını değerlendirebilip değerlendiremediği ve iradesini özgürce açıklayıp açıklayamadığıdır. Failin bu durumu bilip bilmediği de ayrıca araştırılır.

Sarkıntılık ile Cinsel Saldırı Arasındaki Fark

Fiilin niteliği Hukuki değerlendirme Ceza
Ani, kısa ve kesintili cinsel temas Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı 2–5 yıl
Organ veya cisim sokma bulunmayan ancak sarkıntılığı aşan temas Temel cinsel saldırı 5–10 yıl
Vücuda organ veya başka bir cisim sokulması TCK m.102/2 kapsamındaki cinsel saldırı En az 12 yıl
TCK m.102/3’teki koşullardan birinin bulunması Cezayı artıran nitelikli hâl Ceza yarı oranında artırılır

Nitelikli Cinsel Saldırı Suçu ve Tecavüz Suçu

Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi TCK 102/2 kapsamında düzenlenmiştir. Uygulamada “nitelikli cinsel saldırı”, günlük dilde ise çoğunlukla “tecavüz suçu” olarak adlandırılır.

Suçun tamamlanması için kalıcı yaralanma veya vücutta mutlaka tıbbi bir bulgu oluşması şart değildir. Organ veya cismin vücuda sokulmasıyla suç tamamlanabilir.

TCK 102/3 uyarınca suçun;

  • Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye karşı,
  • Kamu görevi, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak,
  • Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı içinde bulunan kişiye karşı ya da üvey anne, üvey baba, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından,
  • Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte,
  • İnsanların toplu yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan yararlanılarak

işlenmesi hâlinde, ilgili fıkraya göre belirlenen ceza yarı oranında artırılır.

Cinsel saldırı için kullanılan cebir ve şiddet kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olmuşsa ayrıca yaralama hükümleri uygulanır. Suç sonucunda mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölmesi hâlinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası söz konusu olur.

Cinsel saldırı suçu hakkında bilgilendirme yazısı görseli

Cinsel Saldırı Suçunun Cezası

Suçun görünümü Kanuni dayanak Ceza Genel takip usulü
Sarkıntılık TCK 102/1, ikinci cümle 2–5 yıl hapis Yalın hâli şikâyete bağlı
Temel cinsel saldırı TCK 102/1, birinci cümle 5–10 yıl hapis Yalın hâli şikâyete bağlı
Vücuda organ veya cisim sokulması TCK 102/2 12 yıldan az olmamak üzere hapis Eşe karşı işlenen dışında resen
TCK 102/3’teki nitelikli hâller TCK 102/3 Belirlenen ceza yarı oranında artırılır Resen
Bitkisel hayat veya ölüm TCK 102/5 Ağırlaştırılmış müebbet Resen

Mahkeme temel cezayı belirlerken eylemin işleniş biçimini, kullanılan araçları, meydana gelen zararı, kastın yoğunluğunu ve diğer bireyselleştirme nedenlerini dikkate alır. Kanundaki alt sınır, her olayda cezanın mutlaka alt sınırdan verileceği anlamına gelmez.

Cinsel Saldırı, Cinsel Taciz ve Çocuğun Cinsel İstismarı Arasındaki Fark

Suç Temel ayrım
Cinsel saldırı – TCK m.102 On sekiz yaşını tamamlamış kişiye yönelik rıza dışı cinsel fiziksel temas
Çocukların cinsel istismarı – TCK m.103 On beş yaşından küçük veya algılama yeteneği gelişmemiş çocuğa yönelik cinsel davranışlar; diğer çocuklarda cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen nedenler
Reşit olmayanla cinsel ilişki – TCK m.104 On beş yaşını tamamlamış ancak on sekiz yaşını tamamlamamış çocukla cebir, tehdit ve hile olmaksızın cinsel ilişki
Cinsel taciz – TCK m.105 Kural olarak fiziksel temas içermeyen cinsel amaçlı davranışlar

On sekiz yaşından küçük herkes bakımından “rıza hiçbir durumda dikkate alınmaz” şeklinde genel bir ifade doğru değildir. On beş yaşını tamamlamayan veya fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklar ile 15–18 yaş grubundaki çocuklar bakımından kanun farklı koşullar öngörür. Ayrıca 15–18 yaş arasındaki çocuğa karşı cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden varsa TCK 103 gündeme gelir.

Cinsel Saldırı Suçunda Şikâyet, Uzlaştırma ve Zamanaşımı

TCK m.102/1 kapsamındaki temel cinsel saldırı ve sarkıntılık mağdurun şikâyetine bağlıdır. Şikâyet süresi, mağdurun hem fiili hem de faili öğrendiği tarihten itibaren altı aydır. Bu süre dava zamanaşımından ayrı bir süredir.

Vücuda organ veya cisim sokulması suretiyle işlenen TCK m.102/2 kapsamındaki suç, fail mağdurun eşi değilse resen soruşturulur. Fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde ise şikâyet aranır. TCK m.102/3’teki cezayı artıran nitelikli hâllerde soruşturma kural olarak resen yürütülür.

Şikâyetten vazgeçme yalnızca şikâyete bağlı suç biçimlerinde sonuç doğurabilir. Kovuşturma aşamasındaki vazgeçmede sanığın kabulü de önem taşıyabilir. Hüküm kesinleştikten sonra yapılan vazgeçme cezanın infazını kendiliğinden sona erdirmez.

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, şikâyete bağlı olsalar dahi CMK m.253 gereğince uzlaştırma kapsamında değildir.

Dava zamanaşımı;

  • Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırıda 8 yıl,
  • Temel cinsel saldırıda kural olarak 15 yıl,
  • TCK m.102/2 kapsamındaki fiilde kural olarak 15 yıl,
  • TCK m.102/5 kapsamındaki ağırlaştırılmış müebbet hâlinde 30 yıldır.

Cezayı artıran nitelikli hâller, zamanaşımını kesen veya durduran işlemler ve suç tarihinde yürürlükte bulunan kanun süre hesabını değiştirebilir. Bu nedenle zamanaşımı her dosyada ayrıca hesaplanmalıdır.

Cinsel Suçlarda Mağdur Beyanı Tek Başına Yeterli midir?

“Mağdur beyanı her zaman tek başına yeterlidir” ve “mutlaka maddi delille desteklenmelidir” şeklindeki iki kesin yaklaşım da doğru değildir.

Mahkeme; beyanın kendi içindeki tutarlılığını, farklı aşamalardaki anlatımlar arasındaki ilişkiyi, olayın koşullarını, teknik ve tıbbi bulguları, taraflar arasındaki ilişkiyi ve savunmaları birlikte değerlendirir. Mahkûmiyet için suçun her türlü makul şüpheden uzak biçimde ispatlanması gerekir.

Travmanın anlatım biçimi ve hatırlama üzerindeki etkisi de göz ardı edilmemelidir. Bununla birlikte beyanlar arasındaki önemli çelişkilerin nedenleri araştırılmalı ve hükümde açıkça tartışılmalıdır.

Cinsel Saldırı Suçu Avukatı Ne Yapar?

Cinsel saldırı dosyalarında hukuki çalışma yalnızca mağdur beyanının kabulü veya suçlamanın reddedilmesinden ibaret değildir. Olayın zaman çizelgesi, rıza tartışması, fiilin hukuki niteliği ve bütün deliller birlikte incelenmelidir.

Bu kapsamda;

  • İfade ve sorgu öncesinde dosyanın değerlendirilmesi,
  • Tıbbi ve biyolojik bulguların incelenmesi,
  • Mesaj, kamera, konum ve iletişim kayıtlarının korunması,
  • Arama, el koyma ve dijital incelemelerin hukuka uygunluğunun denetlenmesi,
  • Sarkıntılık, temel cinsel saldırı ve TCK m.102/2 ayrımının yapılması,
  • Tutuklama veya adli kontrol kararlarına itiraz edilmesi,
  • Mağdurun katılma ve koruma taleplerinin hazırlanması,
  • İstinaf ve temyiz başvurularının yürütülmesi

gündeme gelebilir.

Ceza soruşturmasının genel aşamaları Ceza Davaları sayfamızda açıklanmıştır. İstanbul’da yürütülen ceza dosyaları hakkında bilgi için İstanbul Ceza Avukatı sayfası incelenebilir.

Cinsel Saldırı Suçu Yargıtay Kararları

Ani ve Kesintili Temasın Sarkıntılık Kapsamında Değerlendirilmesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 01.04.2024, 2021/9872 E., 2024/2910 K.

Yargıtay, sanığın mağdurun bacaklarına dokunması ve sarılması şeklindeki hareketlerinin ani, kesintili ve süreklilik göstermeyen nitelikte olması nedeniyle fiilin sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı düzeyinde kaldığını kabul etmiştir. Karar, temasın adı kadar süresi, yoğunluğu ve devamlılık gösterip göstermediğinin de hukuki nitelendirmede belirleyici olduğunu ortaya koymaktadır.

Daire, sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı bakımından sekiz yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin uygulanacağını belirtmiştir. Zamanaşımını kesen son mahkûmiyet kararından temyiz incelemesine kadar bu süre geçtiğinden hüküm bozulmuş ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.

Tıbbi ve Biyolojik Deliller Gerekçeli Biçimde Tartışılmalıdır

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 30.05.2024, 2024/3710 E., 2024/5337 K.

Dosyada mağdurun boğazının sıkıldığı yönündeki anlatımına karşılık adli raporda darp ve cebir bulgusuna rastlanmamıştır. Sanık ise mağdurla cinsel ilişkiye girmediğini savunmasına rağmen mağdurun iç çamaşırında sanığa ait meni tespit edilmiştir. Yargıtay, bu farklılıkların taraflara sorulması ve deliller arasındaki ilişkinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtmiştir.

İlk derece mahkemesinin fiziki müdahalenin nasıl gerçekleştiğini açıklamadan ve iddia ile savunma arasındaki çelişkileri tartışmadan hüküm kurması yetersiz gerekçe olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin kararı bozulmuş; tıbbi ve biyolojik bulguların tek başına değil, taraf beyanları ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Mağdurun Zihinsel Durumunun Fail Tarafından Bilinmesi ve TCK m.30

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 02.10.2024, 2021/14-228 E., 2024/281 K.

Dosyada yaklaşık altı ay görüşen mağdur ile sanığın birlikte gittikleri, dinî nikâh yaptıkları ve cinsel birliktelik yaşadıkları belirtilmiştir. Tıbbi değerlendirmede mağdurun zihinsel durumu nedeniyle geçerli rıza açıklama yeteneğinin bulunmadığı belirlenmiş; uyuşmazlık, sanığın bu durumu bilip bilmediği veya anlayabilecek durumda olup olmadığı üzerinde yoğunlaşmıştır.

Ceza Genel Kurulu; mağdurun davranışlarını, iletişim biçimini, günlük hayatını sürdürebilmesini ve zihinsel yetersizliğinin dışarıdan anlaşılıp anlaşılamayacağını birlikte değerlendirmiştir. Sanığın mağdurun geçerli rıza açıklama yeteneğine sahip olduğunu düşünerek hareket etmiş olabileceği kabul edilerek TCK m.30’daki hata hükümlerinin uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu değerlendirme, mağdurun gerçekte geçerli rızasının bulunduğu değil, failin mağdurun durumunu bilip bilmediğinin ayrıca araştırılması gerektiği anlamına gelmektedir.

Cinsel Saldırı Suçu Hakkında Sık Sorulan Sorular

Cinsel saldırı suçunun cezası kaç yıldır?

Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırıda iki yıldan beş yıla, temel
cinsel saldırıda beş yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörülür.
Vücuda organ veya başka bir cisim sokulması hâlinde ceza on iki
yıldan az olamaz. TCK m.102/3’teki nitelikli hâllerde belirlenen
ceza yarı oranında artırılır.

Öpme veya dokunma sarkıntılık mı, cinsel saldırı mı?

Ani, kısa ve kesintili cinsel temaslar sarkıntılık kapsamında
değerlendirilebilir. Temasın devamlılık göstermesi, yoğunlaşması
veya birden fazla hareketten oluşması hâlinde temel cinsel saldırı
gündeme gelebilir. Ayrım, her olayın gerçekleşme biçimine göre yapılır.

Cinsel saldırı ile tecavüz arasındaki fark nedir?

“Tecavüz” Türk Ceza Kanunu’nda kullanılan bağımsız bir suç adı
değildir. Günlük dilde tecavüz olarak ifade edilen fiiller çoğunlukla
TCK m.102/2’de düzenlenen, vücuda organ veya başka bir cisim sokulması
suretiyle gerçekleştirilen cinsel saldırıyı ifade eder.

Cinsel saldırı ile cinsel taciz arasındaki fark nedir?

Cinsel saldırıda mağdurun vücuduna yönelik cinsel nitelikli fiziksel
temas bulunur. Cinsel tacizde ise kural olarak bedensel temas yoktur;
cinsel amaçlı söz, mesaj, görüntü gönderme veya teşhir gibi davranışlar
söz konusu olabilir.

Cinsel saldırı suçu şikâyete tabi midir ve şikâyet süresi ne kadardır?

TCK m.102/1 kapsamındaki temel cinsel saldırı ve sarkıntılık şikâyete
bağlıdır. Şikâyet, mağdurun fiili ve faili öğrenmesinden itibaren altı
ay içinde yapılmalıdır. TCK m.102/2 kapsamındaki suç kural olarak resen
soruşturulur; eşe karşı işlenmesi bunun istisnasıdır.

Şikâyetten vazgeçilirse cinsel saldırı davası düşer mi?

Şikâyetten vazgeçme yalnızca şikâyete bağlı suç biçimlerinde sonuç
doğurabilir. Resen soruşturulan cinsel saldırı biçimlerinde mağdurun
şikâyetinden vazgeçmesi soruşturmayı veya davayı sona erdirmez.
Kovuşturma aşamasındaki vazgeçmede sanığın kabulü de önem taşıyabilir.

Eşe karşı cinsel saldırı suç mudur?

Evet. Evlilik, gelecekteki bütün cinsel davranışlar için verilmiş
sürekli rıza anlamına gelmez. TCK m.102/2 kapsamındaki fiilin eşe
karşı işlenmesi hâlinde soruşturma ve kovuşturma mağdur eşin
şikâyetine bağlıdır.

Cinsel saldırı suçunda mağdur beyanı tek başına yeterli midir?

Mağdur beyanı önemli bir delildir; ancak her olayda otomatik olarak
yeterli veya yetersiz kabul edilemez. Beyanın tutarlılığı, olayın
koşulları, tıbbi ve dijital bulgular, tanık anlatımları ve savunmalar
birlikte değerlendirilir.

Adli rapor veya fiziksel bulgu olmadan cinsel saldırı ispatlanabilir mi?

Adli raporda yaralanma veya biyolojik iz bulunmaması, tek başına
cinsel saldırının gerçekleşmediğini göstermez. Mesajlar, kamera
kayıtları, konum verileri, tanık anlatımları, olay sonrasındaki
iletişim ve tarafların beyanları da delil olarak değerlendirilebilir.

Cinsel saldırı suçunda zamanaşımı kaç yıldır?

Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırıda olağan dava zamanaşımı sekiz
yıldır. Temel cinsel saldırı ve TCK m.102/2 bakımından süre kural
olarak on beş yıldır. TCK m.102/5 kapsamındaki ağırlaştırılmış
müebbet hâlinde süre otuz yıldır. Zamanaşımını kesen veya durduran
işlemler ayrıca değerlendirilmelidir.

Cinsel saldırı davasına hangi mahkeme bakar?

TCK m.102/1 kapsamındaki temel cinsel saldırı ve sarkıntılık
davalarına Asliye Ceza Mahkemesi bakar. Vücuda organ veya cisim
sokulması suretiyle işlenen TCK m.102/2 kapsamındaki davalarda
görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesidir.

Cinsel saldırı suçunda tutuklama zorunlu mudur?

Hayır. TCK m.102/1 kapsamındaki temel cinsel saldırı ve sarkıntılık
katalog suçlar arasında değildir. Diğer cinsel saldırı biçimleri
katalog kapsamında bulunsa da tutuklama otomatik değildir; somut
delil, tutuklama nedeni ve ölçülülük şartları aranır.

 

Hazırlayan: Av. Ebubekir Kozan

Av. Ebubekir Kozan

Av. Ebubekir Kozan, İstanbul Barosuna kayıtlı olarak Maltepe’de bulunan hukuk bürosunda avukatlık faaliyetini sürdürmektedir. Çalışmaları ağırlıklı olarak ceza ve infaz hukuku ile aile, miras, gayrimenkul, iş ve icra hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar üzerinde yoğunlaşmaktadır.

1Yorum

Bir yanıt yazın

Avukatı Ara