Son güncelleme: 14 Ekim 2026
Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Nedir?
Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 104. maddesinde düzenlenmiştir.
Suçun temel şekli; cebir, tehdit ve hile olmaksızın, on beş yaşını tamamlamış ancak on sekiz yaşını doldurmamış çocukla cinsel ilişkiye girilmesiyle oluşur.
Bu suçta çocuğun rızası bulunmasına rağmen kanun, çocuğun yaşı nedeniyle fiili cezalandırmaktadır. Ancak rızanın bulunmadığı veya çocuğun özgür iradesinin ortadan kaldırıldığı olaylarda TCK 104 değil, daha ağır cezalar öngören TCK 103 gündeme gelir.
Ceza soruşturmasının genel aşamaları hakkında ayrıca ceza davaları başlıklı yazımız incelenebilir.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunun Şartları ve Unsurları
TCK 104’ün uygulanabilmesi için mağdurun yaşı ve algılama yeteneği, tarafların iradesi, gerçekleştirilen davranışın niteliği ve failin kastı birlikte değerlendirilmelidir.
Mağdurun 15 Yaşını Tamamlamış ve 18 Yaşını Doldurmamış Olması
Suçun mağduru, fiilin işlendiği tarihte;
- On beş yaşını tamamlamış,
- On sekiz yaşını doldurmamış,
- Fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiş
çocuk olabilir.
On beş yaşını tamamlamamış çocuğa karşı gerçekleştirilen cinsel davranışlar, çocuğun rıza gösterdiği ileri sürülse dahi TCK 104 kapsamında değerlendirilmez. Bu durumda çocukların cinsel istismarı suçu gündeme gelir.
On beş ila on sekiz yaş aralığında olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuğa yönelik davranışlar da TCK 103 kapsamında değerlendirilebilir.
Mağdurun Yaşı Nasıl Tespit Edilir?
Mağdurun yaşı belirlenirken öncelikle nüfus kayıtları esas alınır. Yaş konusunda tereddüt bulunması hâlinde;
- Hastane ve doğum kayıtları,
- Doğum tutanakları,
- Okul kayıtları,
- Aşı ve sağlık kayıtları,
- Kardeşlerin doğum tarihleri,
- Tanık anlatımları,
- Adli tıp ve kemik yaşı incelemeleri
değerlendirilebilir.
Çocuğun hastanede doğduğunu gösteren güvenilir bir doğum kaydı bulunuyorsa bu kayıt önemli bir delildir. Resmî kayıtların bulunmadığı veya gerçeği yansıtmadığı yönünde ciddi şüphe oluştuğu durumlarda kemik yaşı incelemesine başvurulabilir.
Kemik yaşı incelemesi yaklaşık bir değerlendirme sunduğundan tek başına mutlak sonuç kabul edilmemeli; diğer kayıtlarla birlikte ele alınmalıdır.
TCK 104 Bakımından “Cinsel İlişki” Ne Anlama Gelir?
TCK 104 her türlü cinsel davranışı değil, kanun ve Yargıtay uygulamasında “cinsel ilişki” olarak kabul edilen fiili cezalandırmaktadır.
Yargıtay, cinsel ilişki kavramını dar yorumlamakta ve genel olarak erkek cinsel organının vajinal veya anal yoldan vücuda girmesi şeklinde değerlendirmektedir. Bu nedenle öpme, sarılma veya kısa süreli bedensel temas gibi davranışlar tek başına TCK 104’ü oluşturmaz.
Oral yolla gerçekleştirilen eylemler ile vücuda parmak veya başka bir cisim sokulması da Yargıtay uygulamasında TCK 104 kapsamındaki “cinsel ilişki” kavramı içinde kabul edilmemektedir. Bununla birlikte bu davranışların cezasız olduğu sonucu çıkarılmamalıdır. Çocuğun yaşı, rızası ve iradesini etkileyen koşullara göre TCK 103 veya başka bir suç yönünden değerlendirme yapılabilir.
Rızaya Dayalı İlişki Bulunması
TCK 104’ün temel şeklinde ilişki çocuğun rızasına dayanır. Buradaki rıza, fiili suç olmaktan çıkaran genel bir hukuka uygunluk nedeni değildir; TCK 104 ile TCK 103 arasındaki ayrımı sağlayan unsurlardan biridir.
Çocuğun açık ve özgür iradesi bulunmadan gerçekleştirilen davranış TCK 104 kapsamında kalmaz.
Çocuğun;
- Korkutulması,
- Baskı altında tutulması,
- Aldatılması,
- Otorite veya nüfuz kullanılarak yönlendirilmesi,
- Alkol veya uyuşturucu etkisi nedeniyle karar verme yeteneğini kaybetmesi,
- Başka bir nedenle serbest iradesinin ortadan kalkması
hâlinde TCK 103 kapsamında çocukların cinsel istismarı suçu gündeme gelebilir.
Cebir, Tehdit veya Hile Bulunmaması
TCK 104’ün uygulanabilmesi için cebir, tehdit veya hile bulunmamalıdır.
Cebir, çocuğun fiziksel güç kullanılarak ilişkiye zorlanmasıdır. Tehdit, çocuğun kendisine veya yakınına zarar verileceği korkusuyla ilişkiye razı edilmesidir. Hile ise çocuğun gerçeğe aykırı bilgi veya davranışlarla yanıltılmasıdır.
Davranışın TCK 104 mü yoksa TCK 103 mü olduğu yalnızca tarafların ilişkiye “rızaya dayalı” adını vermesine göre belirlenmez. Mesajlar, tarafların anlatımları, yaş farkı, aralarındaki ilişki, failin çocuk üzerindeki otoritesi ve olayın bütün koşulları birlikte değerlendirilir.
Suçun Faili ve Mağduru Kim Olabilir?
Kanunda fail bakımından özel bir yaş veya cinsiyet şartı düzenlenmemiştir. Bu nedenle suçun faili kadın, erkek, yetişkin veya çocuk olabilir.
Mağdur da kız veya erkek çocuk olabilir. Ancak gerçekleştirilen fiilin TCK 104 kapsamında cinsel ilişki sayılıp sayılmayacağı ve taraflardan hangisinin fail kabul edileceği, özellikle iki tarafın da çocuk olduğu olaylarda tartışmalı olabilir.
Failin suç tarihinde çocuk olması hâlinde çocuklara özgü ceza sorumluluğu, yaş indirimi, görevli mahkeme ve infaz hükümleri uygulanır.
Kast ve Mağdurun Yaşı Konusunda Hata
Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kasten işlenebilir. Failin cinsel ilişki kurduğunu ve karşısındaki kişinin çocuk olduğunu bilmesi gerekir.
Failin “on sekiz yaşından büyük olduğunu düşündüm” şeklindeki savunması tek başına yeterli değildir. Yaş konusunda hata savunması;
- Tarafların nasıl tanıştığı,
- Mağdurun yaşına ilişkin verdiği bilgiler,
- Mesajlaşmalar,
- Sosyal medya hesapları,
- Fiziksel görünüm,
- İlişkinin süresi,
- Ortak arkadaşların anlatımları,
- Failin mağdurun ailesini veya okul durumunu bilip bilmediği
gibi olgularla birlikte değerlendirilir.
Yaş konusunda hata savunması araştırılmadan reddedilemeyeceği gibi yalnızca failin beyanına dayanılarak da kabul edilemez.
Suç Ne Zaman Tamamlanır, Teşebbüs Mümkün müdür?
Suç, TCK 104 kapsamında kabul edilen cinsel ilişkinin gerçekleşmesiyle tamamlanır. Suçun tamamlanması için ilişkinin belirli bir süre devam etmesi veya biyolojik bir sonucun meydana gelmesi gerekmez.
Failin doğrudan icra hareketlerine başlamasına rağmen elinde olmayan bir nedenle ilişkiyi gerçekleştirememesi hâlinde teşebbüs hükümleri uygulanabilir.
Hazırlık hareketleri ise tek başına teşebbüs oluşturmaz. Ancak bu sırada gerçekleştirilen mesajlaşma, tehdit, taciz veya başka davranışlar bağımsız bir suç oluşturabilir.
15, 16 ve 17 Yaşındaki Biriyle Cinsel İlişki Suç mudur?
Fiilin hukuki niteliği yalnızca yaşa bakılarak değil, çocuğun algılama yeteneği ve ilişkinin rızaya dayanıp dayanmadığı incelenerek belirlenir.
| Çocuğun yaşı ve durumu | Hukuki değerlendirme |
|---|---|
| 15 yaşını tamamlamamış çocuk | Rıza hukuki sonuç doğurmaz. TCK 103 kapsamında çocukların cinsel istismarı gündeme gelir. |
| 15 yaşını tamamlamış ve algılama yeteneği gelişmiş çocuk | Cebir, tehdit veya hile olmaksızın gerçekleşen cinsel ilişki TCK 104 kapsamında değerlendirilebilir. |
| 16 yaşındaki çocuk | Rızaya dayalı cinsel ilişki, diğer şartlar da varsa TCK 104 kapsamındadır. |
| 17 yaşındaki çocuk | On sekiz yaş tamamlanmadığı için rızaya dayalı cinsel ilişki TCK 104 kapsamında olabilir. |
| 15–18 yaş arasında olup algılama yeteneği gelişmemiş çocuk | TCK 104 yerine TCK 103 uygulanabilir. |
| 15–18 yaş arasında olup rızası bulunmayan çocuk | Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden varsa TCK 103 gündeme gelir. |
| 18 yaşını tamamlamış kişi | Rızaya dayalı ilişki TCK 104 kapsamında değildir. Rıza yoksa koşullarına göre cinsel saldırı suçu oluşabilir. |
15–18 Yaş Arasında Rıza Geçerli midir?
On beş yaşını tamamlamış, algılama yeteneği gelişmiş çocuğun rızası TCK 103 ile TCK 104 arasındaki ayrım bakımından önemlidir. Ancak bu rıza, yetişkinler arasındaki ilişkide olduğu gibi fiili tamamen cezasız hâle getirmez.
Rıza özgür iradeye dayanmalıdır. Çocuğun failden korkması, ekonomik veya duygusal bağımlılık içinde bulunması, otorite baskısı altında kalması ya da gerçeğe aykırı bilgilerle yönlendirilmesi hâlinde görünürdeki rıza geçerli kabul edilmeyebilir.
Tarafların sevgili olması, daha önce görüşmesi veya olaydan sonra iletişim kurmaya devam etmesi tek başına özgür rızanın kesin kanıtı değildir.
TCK 103 ile TCK 104 Arasındaki Fark Nedir?
TCK 103 ve TCK 104 arasındaki temel ayrım; çocuğun yaşı, algılama yeteneği, rızası ve gerçekleştirilen davranışın niteliğidir.
| Ölçüt | TCK 103 – Çocukların cinsel istismarı | TCK 104 – Reşit olmayanla cinsel ilişki |
|---|---|---|
| Mağdurun yaşı | On sekiz yaşından küçük çocuklar | On beş yaşını tamamlamış ancak on sekiz yaşını doldurmamış çocuk |
| Algılama yeteneği | On beş yaşından küçüklerde aranmaz; 15–18 yaş grubunda etkili olabilir | Mağdurun fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiş olmalıdır |
| Rıza | On beş yaşından küçük veya algılama yeteneği gelişmemiş çocukta sonuç doğurmaz | Özgür iradeye dayalı rıza bulunur |
| Cebir, tehdit ve hile | 15–18 yaş grubunda TCK 103’e neden olabilir | Bulunmamalıdır |
| Fiil | Kanunda tanımlanan cinsel davranışlar | Cinsel ilişki |
| Şikâyet | Kural olarak şikâyete bağlı değildir | Temel şekli şikâyete bağlıdır |
| Temel ceza | Fiilin niteliğine göre daha ağırdır | 2 yıldan 5 yıla kadar hapis |
Her somut olayda “rıza vardı” veya “taraflar sevgiliydi” açıklamasıyla doğrudan TCK 104 sonucuna ulaşılamaz. Çocuğun iradesini etkileyen koşullar ayrıca araştırılmalıdır.
Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Sık Sorulan Özel Durumlar
15–18 Yaş Arasında Biriyle Sevgili Olmak Suç mu?
On sekiz yaşından küçük biriyle yalnızca sevgili olmak TCK 104’te düzenlenen suçu oluşturmaz. Bu suç için kanunda aranan anlamda cinsel ilişkinin gerçekleşmesi gerekir.
Bununla birlikte ilişki sırasında tehdit, ısrarlı takip, şantaj, cinsel amaçlı rahatsız etme veya özel görüntülerin kaydedilmesi ve paylaşılması gibi davranışlar farklı suçları oluşturabilir.
Reşit Olmayan Biriyle Mesajlaşmak Suç mu?
Normal nitelikte mesajlaşma tek başına TCK 104 kapsamında değildir. Ancak cinsel amaçlı mesajlar, ısrarlı rahatsız etme, çocuktan görüntü isteme veya müstehcen içerik gönderme somut olayın özelliklerine göre cinsel taciz suçu ya da başka suçlar kapsamında değerlendirilebilir.
Çocuğa ait özel görüntülerin kaydedilmesi, saklanması veya paylaşılması ayrıca kişisel veriler, özel hayatın gizliliği ve müstehcenlik suçları bakımından sonuç doğurabilir.

Tarafların İkisi de 18 Yaşından Küçükse Ne Olur?
TCK 104’te failin mutlaka yetişkin olması gerektiğine ilişkin açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle failin de çocuk olması teorik olarak mümkündür.
Ancak her iki tarafın da 15–18 yaş aralığında olduğu ve karşılıklı rızaya dayanan ilişkilerde kimin fail, kimin mağdur kabul edileceği tartışmalıdır. Tarafların yaşları, gerçekleştirilen fiilin niteliği, davranış üzerindeki hâkimiyetleri ve şikâyet beyanları birlikte değerlendirilmelidir.
“İki taraf da çocuksa kesinlikle suç oluşmaz” veya “iki çocuk da otomatik olarak cezalandırılır” şeklindeki açıklamalar doğru değildir.
TCK 104’te Beş Yaş Farkı Kuralı Var mı?
Güncel TCK 104’te suçun oluşması için fail ile mağdur arasında en az beş yaş bulunması şartı yoktur.
Kanunun ilk hâlinde failin mağdurdan beş yaştan daha büyük olmasına sonuç bağlayan bir düzenleme bulunmaktaydı. Bu hüküm Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş ve daha sonra TCK 104/2 farklı şekilde yeniden düzenlenmiştir.
Bugün beş yaş farkı, tek başına suçun oluşmasını veya cezanın otomatik olarak artırılmasını sağlamaz. Yaş farkı somut olayın özellikleri, rızanın serbestliği, failin nüfuzu ve temel cezanın belirlenmesi bakımından dikkate alınabilir.
Sonradan Evlenmek Davayı veya Suçu Ortadan Kaldırır mı?
Tarafların suç tarihinden sonra evlenmesi, daha önce tamamlanmış bir suçu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
TCK 104/1 şikâyete bağlı olduğundan mağdurun şikâyetten vazgeçmesi, kanuni şartları varsa davanın düşmesine neden olabilir. Ancak bu sonuç evlilikten değil, şikâyetten vazgeçme hükümlerinden doğar.
TCK 104/2 ve TCK 104/3 kapsamındaki nitelikli hâller şikâyete bağlı olmadığından sonradan evlenme veya şikâyetten vazgeçme soruşturmayı sona erdirmez.
İmam Nikâhı TCK 104 Bakımından Sonuç Doğurur mu?
Dinî tören veya imam nikâhı, Türk Medeni Kanunu anlamında resmî evlilik meydana getirmez. Bu nedenle yalnızca imam nikâhının bulunması TCK 104 kapsamındaki ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Usulüne uygun kurulmuş resmî evlilik içindeki ilişkiler farklı değerlendirilir. Bununla birlikte resmî evlilik de eşe karşı cebir, tehdit veya cinsel şiddet kullanılmasını hukuka uygun hâle getirmez.
Gebelik veya Çocuğun Doğması Soruşturmayı Nasıl Etkiler?
Gebelik veya doğum, tek başına failin kimliğini, ilişkinin rızaya dayanıp dayanmadığını ya da suçun hukuki niteliğini kesin olarak göstermez.
Gebeliğin sağlık kuruluşunca tespit edilmesi adli bildirim yapılmasına ve soruşturma başlatılmasına neden olabilir. Savcılık öncelikle çocuğun yaşını, ilişkinin rızaya dayanıp dayanmadığını ve TCK 103 veya TCK 104/2-3 kapsamında resen soruşturulması gereken bir durum bulunup bulunmadığını araştırır.
TCK 104/1 yönünden ise geçerli ve süresinde yapılmış şikâyetin bulunması gerekir.
Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunun Cezası Nedir?
TCK 104’te suçun temel şekli ile yakınlık veya bakım ilişkisinden kaynaklanan nitelikli hâller için farklı cezalar düzenlenmiştir.
| Suçun şekli | Ceza | Şikâyet |
|---|---|---|
| TCK 104/1 temel şekil | 2 yıldan 5 yıla kadar hapis | Şikâyete bağlı |
| Mağdurla arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmesi | 10 yıldan 15 yıla kadar hapis | Şikâyet aranmaz |
| Evlat edinme öncesinde çocuğun bakımını üstlenen kişi tarafından işlenmesi | 10 yıldan 15 yıla kadar hapis | Şikâyet aranmaz |
| Koruyucu aile ilişkisi kapsamında koruma, bakım ve gözetim yükümlüsü tarafından işlenmesi | 10 yıldan 15 yıla kadar hapis | Şikâyet aranmaz |
Evlenme Yasağı Bulunan Hısımlar Tarafından İşlenmesi
Suçun mağdurla arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde TCK 104/2 uygulanır.
Evlenme yasağı genel olarak;
- Üstsoy ile altsoy,
- Kardeşler,
- Amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri,
- Eşlerden biri ile diğer eşin üstsoyu veya altsoyu,
- Evlat edinen ile evlatlık ve kanunda belirtilen yakınları
arasında bulunmaktadır.
Bu durumda mağdurun şikâyeti aranmaz ve ceza 10 yıldan 15 yıla kadar hapistir.
Bakım veya Koruyucu Aile İlişkisi İçinde İşlenmesi
Suçun;
- Evlat edinilecek çocuğun evlat edinme öncesi bakımını üstlenen kişi,
- Koruyucu aile ilişkisi kapsamında çocuğun koruma, bakım ve gözetiminden sorumlu kişi
tarafından işlenmesi hâlinde de şikâyet aranmaz ve 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Bu nitelikli hâl için yalnızca taraflar arasındaki tanışıklık yeterli değildir. Kanunda belirtilen bakım, koruma veya gözetim ilişkisinin somut olarak bulunması gerekir.
Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Şikâyete Bağlı mıdır?
TCK 104/1’de düzenlenen temel şekil şikâyete bağlıdır. Geçerli ve süresinde yapılmış şikâyet bulunmadıkça soruşturma ve kovuşturma yürütülemez.
TCK 104/2 ve TCK 104/3’teki nitelikli hâller ise şikâyete bağlı değildir. Savcılık bu suçları öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma başlatabilir.
Şikâyet Hakkı Kime Aittir?
Yargıtay uygulamasında, 15–18 yaş aralığında ve fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiş mağdurun şikâyet hakkını bizzat kullanabileceği kabul edilmektedir.
Şikâyet kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Bu nedenle yalnızca anne, baba veya diğer kanuni temsilcinin şikâyeti her durumda yeterli kabul edilmemektedir. Mağdur çocuğun kendi şikâyet beyanının süresinde alınması önemlidir.
Çocuk ile kanuni temsilci arasında menfaat çatışması bulunması hâlinde temsil kayyımı atanması ve çocuğun usul haklarının korunması gündeme gelebilir.
Şikâyet Süresi Ne Kadardır?
Şikâyet süresi, mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı aydır.
TCK 104 olaylarında mağdur çoğunlukla faili ve fiili olay tarihinde bildiğinden süre genellikle olay tarihinden başlar. Birden fazla fiil veya devam eden birliktelik bulunması hâlinde başlangıç tarihi dosyanın özelliklerine göre belirlenir.
Mağdurun daha sonra on sekiz yaşını doldurması, daha önce işlemeye başlayan altı aylık süreyi kendiliğinden yeniden başlatmaz.
Altı aylık şikâyet süresi ile dava zamanaşımı aynı şey değildir. Dava zamanaşımı dolmamış olsa bile altı aylık şikâyet süresinin geçirilmesi TCK 104/1 yönünden davanın düşmesine neden olabilir.
Şikâyetten Vazgeçilirse Dava Düşer mi?
TCK 104/1 yönünden hüküm kesinleşmeden önce yapılan geçerli şikâyetten vazgeçme, kanundaki diğer şartların da bulunması hâlinde soruşturmanın veya kamu davasının sona ermesine neden olabilir.
Vazgeçme iradesinin açık, özgür ve tereddütsüz olması gerekir. Sanığın vazgeçmeyi kabul etmemesi gibi usule ilişkin durumlar da ayrıca değerlendirilir.
Hüküm kesinleştikten sonra yapılan vazgeçme kural olarak cezanın infazını engellemez. TCK 104/2 ve TCK 104/3 şikâyete bağlı olmadığından bu hâllerde vazgeçme davayı düşürmez.
Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Uzlaştırmaya Tabi midir?
Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu uzlaştırma kapsamında değildir.
Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, suç şikâyete bağlı olsa bile uzlaştırma yoluna gidilemez.
Şikâyetten vazgeçme ile uzlaştırma farklı kurumlardır. Temel şekilde şikâyetten vazgeçme sonuç doğurabilirken taraflar arasında uzlaştırma işlemi yapılamaz.
Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Deliller ve İspat
TCK 104 dosyalarında temel tartışma çoğu zaman ilişkinin gerçekleşip gerçekleşmediği, mağdurun yaşı, rızanın bulunup bulunmadığı ve failin mağdurun yaşını bilip bilmediği üzerinde yoğunlaşır.
Değerlendirilebilecek başlıca deliller şunlardır:
- Mağdurun beyanı,
- Şüpheli veya sanığın savunması,
- Mesajlaşmalar ve sosyal medya kayıtları,
- Arama ve iletişim kayıtları,
- Kamera görüntüleri,
- Konum ve ulaşım verileri,
- Sağlık ve adli muayene raporları,
- Biyolojik bulgular,
- Gebelik ve DNA incelemeleri,
- Nüfus ve doğum kayıtları,
- Tanık anlatımları,
- Tarafların ilişkisinin başlangıç ve devamına ilişkin diğer deliller.
Hiçbir delil dosyadan bağımsız ve otomatik olarak üstün kabul edilmemelidir. Mahkûmiyet için suçun her türlü makul şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerekir.
Mağdur Beyanı Tek Başına Yeterli Olabilir mi?
Mağdurun beyanı önemli bir delildir. Ancak beyanın her olayda otomatik olarak mahkûmiyet için yeterli olduğu veya başka delil bulunmadığında hiçbir değer taşımadığı söylenemez.
Beyanın;
- Kendi içindeki tutarlılığı,
- Aşamalar boyunca korunup korunmadığı,
- İlk açıklamanın ne zaman ve kime yapıldığı,
- Diğer delillerle uyumu,
- Çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi,
- Taraflar arasında husumet bulunup bulunmadığı,
- Savunmanın somut itirazlarının araştırılıp araştırılmadığı
birlikte değerlendirilmelidir.
Mesajlar ve Sosyal Medya Kayıtları Delil Olur mu?
Mesajlar; tarafların ilişkisini, mağdurun yaşının bilinip bilinmediğini, olayın zamanını ve rıza iddiasını değerlendirmek bakımından delil olabilir.
Bununla birlikte yalnızca sevgililik veya duygusal yakınlık bildiren mesajlar, cinsel ilişkinin gerçekleştiğini ya da olay anında özgür rıza bulunduğunu tek başına kanıtlamaz.
Ekran görüntülerinin kaynağı, içeriğin değiştirilip değiştirilmediği, konuşmanın tamamının dosyaya sunulup sunulmadığı ve hukuka uygun elde edilip edilmediği araştırılmalıdır.
Sağlık Raporu ve Biyolojik Bulguların Önemi
Sağlık raporu veya biyolojik bulgu, ilişkinin meydana geldiğine dair bilgi sağlayabilir. Ancak her ilişki fiziksel veya biyolojik iz bırakmayabilir.
Bulgunun bulunmaması suçun işlenmediğini; bulgunun bulunması ise failin kimliğini, mağdurun yaşını ve rızanın niteliğini tek başına göstermez. Bulguların dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Zamanaşımı
TCK 104/1’deki temel suçun cezasının üst sınırı beş yıl olduğundan olağan dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır.
TCK 104/2 ve TCK 104/3’teki nitelikli hâllerde cezanın üst sınırı on beş yıl olduğundan olağan dava zamanaşımı süresi on beş yıldır.
Failin suç tarihinde çocuk olması, zamanaşımını kesen veya durduran işlemler ve suç tarihi süre hesabını değiştirebilir. Failin çocuk olması hâlinde TCK 66/2’deki daha kısa zamanaşımı süreleri ayrıca değerlendirilir.
Şikâyete bağlı temel şekilde sekiz yıllık dava zamanaşımı süresinin yanında altı aylık şikâyet süresine de uyulması gerekir.
Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme
TCK 104/1’de düzenlenen temel suçta görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
TCK 104/2 ve TCK 104/3’te 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngörüldüğünden bu suçlarda ağır ceza mahkemesi görevlidir.
Failin suç tarihinde çocuk olması hâlinde suçun niteliğine göre çocuk mahkemesi veya çocuk ağır ceza mahkemesi görevli olur.
Yetkili mahkeme kural olarak cinsel ilişkinin gerçekleştiği yer mahkemesidir. Suç yerinin belirlenemediği veya fiilin birden fazla yerde gerçekleştiği durumlarda CMK’nın özel yetki kuralları uygulanır.
Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Tutuklama veya Adli Kontrol
TCK 104, CMK 100/3’te sayılan katalog suçlar arasında yer almamaktadır. Bu nedenle suçun niteliğine dayanılarak otomatik biçimde tutuklama nedeni varsayılamaz.
Bununla birlikte;
- Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin,
- Kaçma veya delilleri karartma tehlikesinin,
- Tutuklamanın ölçülü olduğunun,
- Adli kontrolün neden yetersiz kalacağının
ortaya konulması hâlinde tutuklama kararı verilebilir.
TCK 104/2 ve TCK 104/3 bakımından öngörülen cezanın ağırlığı değerlendirmede etkili olabilir ancak tek başına tutuklama için yeterli değildir.
Failin çocuk olması hâlinde tutuklama son çare olarak uygulanmalı ve çocuklara özgü koruyucu hükümler gözetilmelidir.
Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezası
TCK 104/1’in temel cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Sonuç cezanın iki yıl veya altında kalması hâlinde, diğer kanuni şartlar da bulunuyorsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya hapis cezasının ertelenmesi mümkün olabilir.
Değerlendirmede;
- Failin adli sicili,
- Yargılama sürecindeki tutumu,
- Yeniden suç işlemeyeceğine ilişkin kanaat,
- Belirlenen sonuç ceza,
- Suç tarihi,
- CMK 231 ve TCK 51’deki diğer şartlar
dikkate alınır.
Hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için sonuç cezanın kısa süreli hapis cezası niteliğinde, yani kural olarak bir yıl veya daha az olması gerekir. Tamamlanmış suçun yetişkin fail tarafından işlenen temel şeklinde cezanın bu seviyeye inmesi olağan değildir. Teşebbüs veya failin çocuk olması gibi nedenler sonucu değiştirebilir.
TCK 104/2 ve TCK 104/3’te cezanın alt sınırı on yıl olduğundan HAGB, erteleme veya adli para cezasına çevirme hükümlerinin uygulanması kural olarak mümkün değildir.
Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunun Yatarı ve İnfazı
TCK 104 kapsamında verilen cezanın ne kadarının ceza infaz kurumunda geçirileceği suçun temel veya nitelikli hâlde işlenmesine göre değişir.
Yetişkin hükümlüler bakımından genel olarak;
- TCK 104/1’deki temel suçta koşullu salıverilme oranı üçte iki,
- TCK 104/2 ve TCK 104/3’teki nitelikli hâllerde koşullu salıverilme oranı dörtte üç,
- Failin suç tarihinde çocuk olduğu TCK 104 suçlarında koşullu salıverilme oranı üçte iki
olarak uygulanır.
Örneğin TCK 104/1 kapsamında iki yıl hapis cezasının üçte ikisi, koşullu salıverilme hesabının başlangıç noktası olarak 16 aya karşılık gelir. Ancak bu hesap, hükümlünün mutlaka 16 ay kapalı ceza infaz kurumunda kalacağı anlamına gelmez.
İnfaz hesabında ayrıca;
- Suç tarihi,
- Tutuklulukta geçen süre,
- Denetimli serbestlik,
- Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları,
- İyi hâl,
- Mükerrirlik,
- Birden fazla cezanın bulunması,
- Sonradan yürürlüğe giren kanunlar
dikkate alınır.
Denetimli serbestlik hükmedilen cezadan otomatik olarak çıkarılan sabit bir süre değildir. Ayrıntılı bilgi için infaz hesaplama ve denetimli serbestlik yazılarımız incelenebilir.
Kesin infaz hesabı, suç tarihi ve kesinleşmiş hüküm üzerinden 5275 sayılı Kanun esas alınarak yapılmalıdır.
Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Avukatın Rolü
TCK 104 dosyalarında mağdurun yaşı, şikâyet süresi, rızanın niteliği ve fiilin TCK 103 veya TCK 104 kapsamında olup olmadığı yargılamanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Avukatın başlıca görevleri şunlardır:
- Mağdurun yaşına ilişkin kayıtları incelemek,
- Şikâyetin süresinde ve hak sahibi tarafından yapılıp yapılmadığını belirlemek,
- Mesaj, kamera ve konum kayıtlarının korunmasını istemek,
- Dijital delillerin kaynağını ve bütünlüğünü incelemek,
- Rıza, cebir, tehdit, hile ve yaş konusunda hata iddialarını değerlendirmek,
- Tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz etmek,
- İstinaf ve temyiz başvurularını hazırlamak.
Mağdur çocuğun korunması ve ikincil örselenmesinin önlenmesi kadar şüpheli veya sanığın masumiyet karinesi, savunma hakkı ve hukuka uygun delillerle yargılanma hakkı da gözetilmelidir.
Somut dosyanın değerlendirilmesi için bir İstanbul ceza avukatı ile görüşülebilir.
Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçuna İlişkin Yargıtay Kararları
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/10009 E., 2022/6070 K.
Yargıtay, TCK 104’teki cinsel ilişki kavramını dar yorumlamıştır. On altı yaşındaki mağdurla rızaya dayalı olarak oral yolla gerçekleştirilen eylemin TCK 104’teki cinsel ilişki unsurunu oluşturmadığı kabul edilmiştir.
Karar, her cinsel davranışın TCK 104 kapsamında değerlendirilemeyeceğini; gerçekleştirilen fiilin kanunda aranan cinsel ilişki niteliğinde olup olmadığının ayrıca incelenmesi gerektiğini göstermektedir.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2021/15506 E., 2023/816 K.
Kararda TCK 104/1 bakımından şikâyet hakkının 15–18 yaş aralığındaki mağdura ait olduğu ve kanuni temsilcinin başvurusunun tek başına yeterli olmayabileceği kabul edilmiştir.
Mağdurun fiili ve faili öğrenmesinden itibaren altı aylık süre içinde şikâyetçi olmaması nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği değerlendirilmiştir.
Bu karar, şikâyetin yalnızca varlığının değil; hak sahibi tarafından ve süresinde yapılıp yapılmadığının da araştırılması gerektiğini göstermektedir.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 26.02.2025, 2025/327 E., 2025/1528 K.
Sanık, mağdurun kendisine on yedi yaşında olduğunu söylediğini savunmuş; mağdur da bu yönde açıklamada bulunmuştur. Nüfus kaydına göre mağdur suç tarihinde on dört yaş dokuz aylık olmasına rağmen görüntü kaydında on beş yaşından büyük göründüğü değerlendirilmiştir.
Yargıtay, yaş konusunda hata hükümleri tartışılmadan suç vasfının belirlenmesini hukuka aykırı bulmuştur. Somut olayın TCK 104 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
Karar, mağdurun yaşı konusundaki hatanın yalnızca savunma beyanına göre değil, dosyadaki bütün deliller üzerinden araştırılması gerektiğini göstermektedir.
Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Hakkında Sık Sorulan Sorular
17 yaşındaki biriyle ilişki suç mudur?
On yedi yaşındaki çocukla rızaya dayalı cinsel ilişki, TCK 104’ün diğer koşulları da varsa suç oluşturabilir. On sekiz yaşın doldurulmasına az kalmış olması sonucu değiştirmez.
İki taraf da 17 yaşındaysa suç oluşur mu?
Failin mutlaka yetişkin olmasını gerektiren açık bir düzenleme yoktur. Ancak iki tarafın da çocuk olduğu rızaya dayalı ilişkilerde fail ve mağdurun belirlenmesi tartışmalıdır. Otomatik ve tek bir sonuçtan söz edilemez.
Yaş farkı beşten azsa suç oluşmaz mı?
Hayır. Güncel kanunda beş yaş farkı şartı bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki yaş farkı olayın özellikleri bakımından önemli olsa da tek başına suçun oluşmasını engellemez.
Aile şikâyetçi olmazsa dava açılır mı?
TCK 104/1 şikâyete bağlıdır ve şikâyet hakkı esas olarak mağdur çocuk tarafından kullanılır. TCK 104/2 ve TCK 104/3 ise şikâyete bağlı değildir; savcılık kendiliğinden soruşturma yapabilir.
Şikâyet 18 yaşından sonra yapılabilir mi?
Mağdurun on sekiz yaşını doldurması yeni bir altı aylık süre başlatmaz. Şikâyet süresi fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren hesaplanır. Süre geçirilmişse sonradan ergin olmak şikâyet hakkını yeniden doğurmaz.
Şikâyet geri çekilirse dava düşer mi?
TCK 104/1’de hüküm kesinleşmeden önce yapılan geçerli vazgeçme, diğer şartlar da varsa davanın düşmesini sağlayabilir. Nitelikli hâllerde ise şikâyetten vazgeçme davayı sona erdirmez.
Sonradan evlenmek cezayı kaldırır mı?
Hayır. Sonradan evlenme tamamlanmış suçu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Temel suçta dava, evlilik nedeniyle değil, şartları varsa şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşebilir.
İmam nikâhı suçu ortadan kaldırır mı?
Hayır. İmam nikâhı resmî evlilik sayılmaz ve tek başına ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Hastane gebeliği savcılığa bildirir mi?
Çocuk gebeliğinin tespit edilmesi, olayın koşullarına göre adli bildirim ve soruşturma yapılmasına neden olabilir. Ancak gebelik tek başına suçun türünü, failin kimliğini veya rızanın niteliğini belirlemez.
TCK 104 katalog suç mudur?
Hayır. TCK 104, CMK 100/3’te sayılan katalog suçlardan değildir. Buna rağmen genel tutuklama şartlarının bulunması hâlinde tutuklama kararı verilebilir.
TCK 104’te HAGB uygulanabilir mi?
TCK 104/1 bakımından sonuç cezanın iki yıl veya altında kalması ve diğer kanuni şartların bulunması hâlinde HAGB uygulanabilir. Nitelikli hâllerde ceza alt sınırı nedeniyle uygulanması kural olarak mümkün değildir.
TCK 104 suçunun yatarı ne kadardır?
Temel suçta yetişkin hükümlü için koşullu salıverilme oranı kural olarak üçte ikidir. Nitelikli hâllerde yetişkin hükümlü için dörtte üç oranı uygulanır. Kesin süre; suç tarihi, tutukluluk, mükerrirlik ve denetimli serbestlik durumuna göre hesaplanır.
Sonuç
Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda doğru hukuki nitelendirme; mağdurun suç tarihindeki yaşı ve algılama yeteneği, ilişkinin niteliği, rızanın serbestliği, şikâyet süresi ve deliller birlikte incelenerek yapılmalıdır.
Özellikle TCK 103 ile TCK 104 ayrımı, cinsel ilişki kavramının sınırları, yaş konusunda hata, iki tarafın da çocuk olması ve şikâyetin hak sahibi tarafından süresinde yapılıp yapılmadığı davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın hukuki değerlendirmesi dosyanın özelliklerine ve suç tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre değişebilir.
Son güncelleme tarihi: 9 Eylül 2026