Ceza Hukuku

TCK 133: Ses Kaydı Almak Suç mu? Cezası ve Delil Niteliği

Avukat Ebubekir Kozan Hukuk Bürosu logosu
Ceza Hukuku

Son güncelleme: 16 Ekim 2026

Ses Kaydı Almak Suç mu?

Ses kaydı almak; konuşmanın niteliğine, kaydı alan kişinin konuşmaya katılıp katılmadığına, kullanılan yönteme ve kaydın sonradan nasıl kullanıldığına göre suç oluşturabilir. Her ses kaydı doğrudan TCK 133 kapsamında değerlendirilmez. Telefon görüşmesi, yüz yüze konuşma, özel hayatı ilgilendiren kayıt ve başkalarına gönderilen ses dosyası arasında hukuki farklılıklar vardır.

TCK 133’te düzenlenen kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu, özellikle aleni olmayan yüz yüze konuşmaların izinsiz dinlenmesi, kaydedilmesi ve kayıtların hukuka aykırı olarak açıklanmasıyla ilgilidir.

Bir kaydın mahkemeye sunulmak amacıyla alınması ise tek başına hukuka uygunluk sağlamaz. Kaydı alan kişinin ceza sorumluluğu ile kaydın bir davada delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı ayrı incelenmelidir.

Aleni Olmayan Konuşma Ne Demektir?

Aleni olmayan konuşma, belirsiz sayıdaki kişinin özel bir çaba göstermeden duyabileceği şekilde yapılmayan konuşmadır. Konuşmanın mutlaka evde veya kapalı bir odada gerçekleşmesi gerekmez.

Örneğin bir sağlık kuruluşundaki odada yapılan sınırlı katılımlı görüşme, binanın kamuya açık olması nedeniyle kendiliğinden aleni hâle gelmez. Buna karşılık konuşmanın herkesin rahatlıkla duyabileceği biçimde yapılması farklı değerlendirilir.

TCK 133 bakımından konuşmanın mutlaka mahrem bilgiler içermesi de gerekmez. Gündelik bir mesele veya iş ilişkisi hakkında yapılan görüşme, gerçekleşme koşullarına göre aleni olmayan konuşma niteliğinde olabilir.

Konuşmaya Katılan Kişinin Kayıt Alması ile Başkasını Dinlemesi Arasındaki Fark

Konuşmanın dışında kalan bir kişinin kayıt cihazıyla başkalarını dinlemesi ile görüşmeye katılan kişinin kayıt alması aynı hüküm kapsamında değerlendirilmez.

Yargıtay, TCK 133/2’deki “söyleşi” için en az üç kişinin katıldığı aleni olmayan yüz yüze görüşmeyi aramaktadır. Ceza Genel Kurulu da söyleşiden söz edilebilmesi için fail dışında en az iki kişinin daha bulunması gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay CGK, 2018/243 E., 2023/160 K.). İki kişi arasında geçen konuşmanın taraflardan biri tarafından kaydedilmesi bu hüküm kapsamında otomatik olarak cezalandırılamaz.

Ancak bu ayrım, iki kişilik görüşmelerin her durumda serbestçe kaydedilebileceği anlamına gelmez. İçeriğe ve diğer koşullara göre özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ayrıca gündeme gelebilir.

TCK 133 Hangi Fiilleri Cezalandırır?

TCK 133 kapsamında dinleme, kayıt alma ve kayıtları açıklama farklı fiiller olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle soruşturma sırasında yalnızca ses dosyasının bulunması değil, dosyanın nasıl elde edildiği ve kimlerle paylaşıldığı da araştırılır.

Başkalarının Konuşmasını Dinlemek veya Kaydetmek: TCK 133/1

Konuşmanın tarafı olmayan kişinin, aleni olmayan konuşmaları tarafların rızası dışında bir cihaz yardımıyla dinlemesi veya kaydetmesi bu fıkra kapsamında değerlendirilir.

Örneğin kişinin katılmadığı bir görüşmeyi kaydetmek amacıyla toplantı odasına gizlice cihaz yerleştirmesi bu düzenleme bakımından incelenebilir. Kayıt alınmasa bile cihaz yardımıyla dinleme yapılması suçun oluşması açısından önem taşıyabilir.

Katıldığı Söyleşiyi İzinsiz Kaydetmek: TCK 133/2

Bu fıkra, aleni olmayan söyleşiye katılan kişinin diğer konuşanların rızası olmadan ses kaydı almasıyla ilgilidir.

Üç veya daha fazla kişinin katıldığı özel bir toplantının katılımcılardan biri tarafından gizlice kaydedilmesi buna örnek olabilir. Görüşmeye katılıyor olmak, diğer katılımcıların konuşmalarını kaydetmek için sınırsız bir yetki vermez.

Ses Kaydını Paylaşmak veya Yayımlamak: TCK 133/3

Aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesiyle elde edilen verilerin hukuka aykırı olarak açıklanması, kayıt alma işleminden ayrıca değerlendirilir.

Kaydın sosyal medyada yayımlanması, bir mesaj grubuna gönderilmesi veya yetkisi olmayan kişilere dinletilmesi ifşa tartışmasına yol açabilir. TCK 133/3 bakımından paylaşımın mutlaka herkese açık yapılması şart değildir.

Bununla birlikte telefon görüşmesi içeriğinin açıklanması ile yüz yüze konuşma kaydının paylaşılması aynı suç tipine girmeyebilir. Kaydın haberleşme veya özel hayat alanına ilişkin olması hâlinde ilgili hükümler ayrıca incelenir.

Telefon Görüşmesini Kaydetmek Suç mu?

Kısa cevap: Başkalarının telefon görüşmesini hukuka aykırı olarak gizlice dinlemek veya kaydetmek suçtur ve haberleşmenin gizliliğini ihlal (TCK 132) kapsamında değerlendirilir. Kişinin tarafı olduğu telefon görüşmesini kaydetmesi ise Yargıtay kararlarına göre tek başına TCK 132/1 veya TCK 133/2 suçunu oluşturmaz; kaydın paylaşılması veya içeriğin özel hayata ilişkin olması ayrıca değerlendirilir.

Telefon ve internet üzerinden yapılan görüşmelerde öncelikle haberleşmenin niteliği değerlendirilir. Bu nedenle her telefon kaydını TCK 133 kapsamında ele almak doğru değildir.

Başkasının telefon görüşmesini gizlice dinlemek veya kaydetmek ile kişinin kendi görüşmesini kaydetmesi arasında fark vardır. Konunun haberleşmeye ilişkin yönünü haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu yazımızdan inceleyebilirsiniz.

Kendi Telefon Görüşmesini Kaydetmek

Yargıtay kararlarında, kişinin tarafı olduğu telefon görüşmesini kaydetmesi, haberleşmenin dışında kalan üçüncü kişinin müdahalesinden ayrılmaktadır. Kişinin kendi görüşmesini kaydetmesi tek başına TCK 132/1 kapsamında değerlendirilmez.

Ancak konuşmanın özel hayat alanına ilişkin olması, kaydın elde edilme koşulları ve sonradan açıklanması farklı hukuki sonuçlar doğurabilir. “Görüşmenin tarafıyım, bu nedenle her türlü kaydı alabilir ve paylaşabilirim” şeklinde genel bir sonuç çıkarılamaz.

WhatsApp Sesli Mesajı ile Gizlice Kaydedilen Görüşme Arasındaki Fark

Bir kişinin kendi iradesiyle gönderdiği sesli mesaj ile WhatsApp üzerinden yapılan canlı görüşmenin karşı taraftan habersiz kaydedilmesi farklı durumlardır.

Sesli mesaj bakımından mesajı kimin gönderdiği, dosyanın değiştirilip değiştirilmediği, konuşmanın bütünü ve içeriğin nasıl elde edildiği önemlidir. Mesajın size gönderilmiş olması, içeriğini herkesle paylaşabileceğiniz anlamına gelmez.

Mesajların elde edilmesi, doğrulanması ve dosyaya sunulması konusunda WhatsApp yazışmaları delil olur mu? başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Ses Kaydı Mahkemede Delil Olur mu?

Ses kaydı, hukuka uygun elde edilmiş olması ve ispatlanmak istenen olayla bağlantısının bulunması hâlinde delil olarak değerlendirilebilir. Kaydın gerçekliği, bütünlüğü ve konuşan kişilere aidiyeti de incelenir.

Ceza Muhakemesi Kanunu m.206/2-a, kanuna aykırı elde edilen delilin reddini; m.217/2 ise yüklenen suçun hukuka uygun elde edilmiş delillerle ispatlanmasını düzenler.

Gizli Ses Kaydının Hukuka Uygunluğu Nasıl Değerlendirilir?

Gizli kaydın değerlendirilmesinde konuşmanın tarafları, olayın gelişimi, kaydın kapsamı, başka delillere ulaşma imkânı ve yetkili makamlara başvurma olanağı birlikte ele alınır.

Önceden hazırlanmış bir görüşmeyle karşı tarafa belirli sözler söyletilmesi, başkalarının konuşmalarının uzun süre izlenmesi ve olay sırasında kaybolabilecek bir delilin korunması aynı koşulları taşımaz.

Mahkeme, yalnızca kaydın içeriğinde ne söylendiğini değil, bu içeriğin hangi yöntemle elde edildiğini de değerlendirmelidir.

Tehdit, Hakaret veya Şantajı İspatlamak İçin Ses Kaydı Almak

Yargıtay, kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak başka türlü kanıt elde edemediği ve o anda yetkili makamlara başvuramadığı durumlarda, kaybolabilecek delili korumak amacıyla aldığı kayıtları somut olayın koşullarına göre hukuka uygun kabul edebilmektedir.

Bu yaklaşım, Ceza Genel Kurulunun 21.06.2011 tarihli, 2010/5.MD-187 E., 2011/131 K. sayılı kararında da açıklanmıştır. Ancak karar, her gizli kayıt için kullanılabilecek genel bir izin olarak yorumlanmamalıdır.

Tehdit, hakaret veya şantaj iddiasında; olayın ne zaman başladığı, kayıt öncesinde neler yaşandığı ve başka hangi delillerin bulunduğu açıkça ortaya konulmalıdır.

Kaydı Sadece Savcılığa Vermek Hukuka Uygunluk Sağlar mı?

Hayır. Kaydın yalnızca savcılığa veya mahkemeye sunulması, elde edilmesindeki hukuka aykırılığı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Bununla birlikte kaydın hak arama amacıyla yetkili makama sunulması ile kişiyi küçük düşürmek için çevresine dağıtılması farklı değerlendirilir. Kullanım amacı önemlidir; ancak kayıt yöntemi, içeriği ve diğer koşullarla birlikte incelenir.

Bir kaydın gerçek olması, hukuka uygun elde edildiğini tek başına göstermez. Hukuka uygun elde edilmiş olması da içeriğinin davadaki bütün iddiaları ispatladığı anlamına gelmez.

Ses Kaydı Savcılığa veya Mahkemeye Nasıl Sunulur?

Ses kaydını sunarken hangi olayı ispatladığının, ne zaman ve hangi koşullarda elde edildiğinin açıklanması yararlıdır. Dosyaya yalnızca bir ses dosyası eklemek, kaydın bağlamının anlaşılması için yeterli olmayabilir.

Başvuruda konuşmaya katılan kişiler, olayla ilgili tarih bilgisi, kaydın bulunduğu cihaz ve dosyanın nasıl muhafaza edildiği belirtilebilir. Başka mesajlar, belgeler veya tanıklar varsa kayıtla bağlantıları açıklanmalıdır.

Kayıt Dosyası ve Konuşma Dökümü

Mümkün olduğunda orijinal kayıt korunmalı; kesme, birleştirme, hız değiştirme veya dosyanın üzerine yeniden kayıt yapma gibi müdahalelerden kaçınılmalıdır.

Konuşmanın yazılı dökümü, ilgili bölümlerin anlaşılmasını kolaylaştırabilir. Ancak döküm, ses dosyasının yerine geçmez. Anlaşılmayan ifadeleri tahminle tamamlamak yerine bu bölümlerin anlaşılamadığı belirtilmelidir.

Dosyanın hangi ortamda teslim edileceği, dosyanın bulunduğu aşamaya ve ilgili birimin uygulamasına göre belirlenir. Teslim edilen materyalin dosyayla ilişkilendirilmesi ve teslim kaydının alınması önemlidir.

Montaj, Kesinti ve Sesin Kime Ait Olduğu İtirazları

Kaydın değiştirilmiş olduğu veya konuşmanın belirli bölümlerinin çıkarıldığı ileri sürülüyorsa, itirazın hangi noktaya ilişkin olduğu açıklanmalıdır. Sesin kişiye ait olmadığı savunması da ayrıca incelenir.

Gerekli görüldüğünde bilirkişi incelemesiyle kayıt bütünlüğü, sesin aidiyeti ve teknik özellikler değerlendirilebilir. Her kayıt aynı kalitede olmadığından, incelemenin her durumda kesin bir sonuca ulaşacağı söylenemez.

Kaydın elde edildiği telefon veya başka bir dijital cihazın incelenmesi gündeme gelirse, telefon incelemesi ve dijital deliller hakkındaki açıklamalarımız da önem taşır.

TCK 133 Cezası Nedir?

Türk Ceza Kanunu m.133’te fiilin türüne göre farklı yaptırımlar öngörülmüştür. Maddenin metni şöyledir:

(1) Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

(3) Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dörtbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.

Fıkralara göre yaptırımlar:

Fiil Kanuni ceza
Aleni olmayan konuşmayı izinsiz olarak cihazla dinlemek veya kaydetmek — TCK 133/1 2 yıldan 5 yıla kadar hapis
Katıldığı aleni olmayan söyleşiyi diğer konuşanların rızası olmadan kaydetmek — TCK 133/2 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası
Aleni olmayan konuşma kayıtlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek — TCK 133/3 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 4.000 güne kadar adli para cezası

İkinci fıkrada hapis ile adli para cezası seçenekli düzenlenmiştir. Üçüncü fıkrada ise hapis ve adli para cezası birlikte öngörülür.

TCK 137’deki koşullarla, kamu görevinin verdiği yetkinin kötüye kullanılması veya meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılması hâlinde ceza yarı oranında artırılır.

Tablodaki tutar ve süreler kanuni yaptırımlardır. Somut cezanın belirlenmesi ile bu cezanın nasıl infaz edileceği ayrı değerlendirmeler gerektirir.

İşyerinde Gizli Ses Kaydı Almak Suç mu?

İşyerinde bulunmak, çalışanların veya işverenin bütün konuşmalarını kaydetme hakkı vermez. Kapalı bir toplantının kaydedilmesi, kişinin katılmadığı görüşmeleri dinlemek için cihaz bırakılması ve kendisine yönelen bir eylemin kayıt altına alınması farklı değerlendirilir.

Mobbing, hakaret veya tehdit iddiasında kaydın hangi olaya ilişkin olduğu, başka delillerin bulunup bulunmadığı ve kayıt kapsamının olayla sınırlı kalıp kalmadığı önemlidir.

Ayrıca kaydı alan kişinin ceza sorumluluğu ile kaydın iş davasında kullanılabilirliği aynı mesele değildir. İş uyuşmazlığında da hukuka aykırı elde edilen delillere ilişkin usul kuralları gözetilir.

Eşin Sesini Gizlice Kaydetmek ve Boşanma Davasında Kullanmak

Evlilik, eşlerin özel hayat ve haberleşme haklarını ortadan kaldırmaz. Ortak konutta yapılan kayıt, eşle gerçekleştirilen görüşme ve eşin üçüncü kişilerle konuşmalarının izlenmesi ayrı değerlendirilmelidir.

Boşanma davasında delilin kullanılabilirliği bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.189/2 önemlidir. Hukuka aykırı elde edilen deliller bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.

Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.11.2024 tarihli, 2024/658 E., 2024/8815 K. sayılı kararında, ortak konuta eşten habersiz yerleştirilen cihazla elde edilen ses kayıtları ve bunları dinleyen tanığın kayıt içeriğini aktaran anlatımı hükme esas alınmamıştır.

Diğer taraftan, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 08.12.2025 tarihli, 2024/1472 E., 2025/8683 K. sayılı kararında, boşanma davasında aldatmayı ispatlama amacı ve dosyanın diğer özellikleri değerlendirilerek kayıt alan eş hakkındaki beraat hükümleri onanmıştır.

Bu kararlar farklı dosyalara ve farklı hukuki sorunlara ilişkindir. Kayıt alma nedeniyle beraat edilmesi, aynı nitelikteki her kaydın boşanma davasında mutlaka kullanılabileceği anlamına gelmez.

İzinsiz Ses Kaydı Nedeniyle Nereye Şikâyet Edilir?

İzinsiz dinleme, kayıt alma veya kayıtların paylaşılması nedeniyle Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluğa başvurulabilir.

Başvuruda olayın nasıl öğrenildiği, kaydı aldığı veya paylaştığı ileri sürülen kişi, kayıt yöntemi ve varsa paylaşımın yapıldığı yer açıklanmalıdır. Mevcut mesajlar, bağlantılar, tanık bilgileri ve diğer belgeler de belirtilebilir.

TCK 133 Şikâyete Tabi mi? Şikâyet Süresi Ne Kadar?

TCK 139 gereğince TCK 133 kapsamındaki suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.

Şikâyet süresi, dava zamanaşımı dolmamış olmak koşuluyla, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren altı aydır.

Kaydın alınması ve sonradan paylaşılması farklı tarihlerde öğrenilmiş olabilir. Bu nedenle başvuruda hangi eylemin ne zaman öğrenildiği ayrıca açıklanmalıdır. Şikâyet süresi ile dava zamanaşımı birbirine karıştırılmamalıdır.

TCK 133 Uzlaştırma Kapsamında mı?

TCK 133, şikâyete bağlı olması nedeniyle kural olarak uzlaştırma kapsamındadır. Ancak uzlaştırmanın kapsamına girmesi, tarafların mutlaka uzlaşacağı anlamına gelmez.

CMK m.253/3 uyarınca uzlaştırma kapsamındaki suçun, kapsam dışında kalan başka bir suçla aynı mağdura karşı birlikte işlenmesi uzlaştırmaya engel olabilir. Bununla birlikte önödeme kapsamındaki bir suçla birlikte işlenmesi hâlinde, uzlaştırmaya tabi suç yönünden uzlaştırma uygulanmasına ilişkin özel düzenleme gözetilir.

Bu nedenle dosyada TCK 133 yanında başka suçların da bulunması hâlinde, her suç ve ilgili mağdur bakımından değerlendirme yapılmalıdır.

Ses Kaydı Hakkında Yargıtay Kararları

İki Kişilik Telefon Görüşmesinin Kaydedilmesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 22.12.2014, 2014/10310 E., 2014/26255 K.

Kararda, iki kişi arasındaki telefon görüşmesinin taraflardan biri tarafından kaydedilmesi incelenmiştir. TCK 133/2’deki aleni olmayan söyleşi bakımından aranan koşulların olayda bulunmadığı belirtilmiştir.

Kaydı alanın haberleşmenin tarafı olması ve konuşmanın özel yaşam alanını ihlal eden içerik taşımaması da değerlendirilerek mahkûmiyet hükmü bozulmuştur.

Bu karar, her telefon kaydının serbest olduğu şeklinde yorumlanamaz. Konuşmanın içeriği ve kayıt alan kişinin konumu, kararın sonucunda belirleyicidir.

Kamuya Açık Binadaki Her Görüşme Aleni Değildir

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 08.05.2019, 2019/2125 E., 2019/5887 K.

Miras uyuşmazlığı nedeniyle bir aile sağlığı merkezindeki muayene odasında yapılan görüşmenin gizlice kaydedilmesi incelenmiştir.

Yargıtay, görüşmenin yapıldığı yerin tek başına aleniyet sağlamadığını; konuşmanın belirsiz sayıdaki kişiler tarafından özel çaba olmadan duyulabilir olup olmadığına bakılması gerektiğini açıklamıştır. Kamu davasının açılmasını gerektirecek yeterli şüphe bulunduğu değerlendirilerek takipsizlik kararına yapılan itirazın reddi kararı bozulmuştur.

Karar, doğrudan verilmiş bir mahkûmiyet hükmü değildir.

Hakkını İspatlama Amacı ve Kayıt Alan Kişinin Ceza Sorumluluğu

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 13.01.2014, 2013/11020 E., 2014/149 K.

Kararda, borç ve alacak ilişkisindeki iddiasını ispatlamak amacıyla konuşmaları kaydederek savcılığa sunan kişinin durumu değerlendirilmiştir.

Kayıtların üçüncü kişilere dağıtıldığına ilişkin bir iddia bulunmaması ve olayın özellikleri dikkate alınarak, sanığın hukuka aykırı hareket etme bilinciyle davranmadığı kabul edilmiş; kayıt alma suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmü bozulmuştur.

Bu değerlendirme, yalnızca “delil elde etmek istedim” denilmesinin her olayda beraat için yeterli olacağı anlamına gelmez. Kararın dayandığı somut koşulların ilgili dosyada bulunup bulunmadığı incelenmelidir.

Ses Kaydı Nedeniyle Şikâyet ve Ceza Davalarında Avukat

Ses kaydıyla ilgili bir soruşturmada öncelikle kaydın nasıl elde edildiği, konuşmaya kimlerin katıldığı, içeriğin özel hayat veya haberleşme alanına girip girmediği ve kayıtların kimlerle paylaşıldığı belirlenir.

Şikâyetçi bakımından delillerin korunması ve başvurunun doğru olay anlatımıyla hazırlanması; şüpheli veya sanık bakımından ise isnat edilen suçun unsurları, kaydın elde edilme koşulları ve teknik itirazların değerlendirilmesi önemlidir.

Avukat Ebubekir Kozan tarafından İstanbul Anadolu Adliyesinde yürütülen ceza soruşturmaları ve davalarına ilişkin hizmetler hakkında İstanbul ceza avukatı sayfamızdan bilgi alabilirsiniz. Anadolu Adliyesi Kartal’da olduğundan buradaki dosyalar için Kartal ceza avukatı sayfamıza da bakabilirsiniz. Ses kayıtlarının internette paylaşıldığı dosyalarda bilişim avukatı sayfamızdan da bilgi alabilirsiniz.

Hakkınızda ses kaydı nedeniyle şikâyet varsa veya elinizdeki kaydın bir ceza dosyasında kullanılmasını değerlendirmek istiyorsanız, dosyanın aşamasını ve kaydın elde edilme koşullarını belirterek iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Ses Kaydı ve TCK 133 Hakkında Sık Sorulan Sorular

Ses kaydı tek başına mahkûmiyet için yeterli olur mu?

Her dosya için geçerli bir cevap verilemez. Kaydın hukuka uygun elde edilmesi, gerçekliği, bütünlüğü, konuşan kişilere aidiyeti ve suçun unsurlarını ortaya koyup koymadığı değerlendirilir. Dosyadaki diğer deliller ve savunmalar da incelenir. Bir ses dosyasının bulunması tek başına mahkûmiyet sonucunu doğurmaz.

Ses kaydında tarih bulunmaması delil değerini ortadan kaldırır mı?

Kaydın üzerinde tarih görünmemesi tek başına delilin kullanılamayacağı anlamına gelmez. Kaydın hangi olaya ve zamana ait olduğu; dosya bilgileri, mesajlar, tarafların açıklamaları ve diğer delillerle birlikte araştırılır. Olayla bağlantısı belirlenemeyen bir kaydın ispat gücü ise sınırlı kalabilir.

Karşı taraf kayıttaki sesin kendisine ait olmadığını söylerse ne olur?

İtirazın niteliğine göre sesin aidiyeti araştırılır ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılabilir. Kaydın kalitesi, karşılaştırma için uygun materyalin bulunması ve diğer dosya delilleri önemlidir. Her ses kaydı üzerinden kesin bir teknik sonuca ulaşılması mümkün olmayabilir.

Ses kaydını yalnızca bir kişiye göndermek suç olur mu?

Paylaşımın tek kişiye yapılması, işlemi kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez. Kaydın yüz yüze konuşmaya, haberleşmeye veya özel hayata ilişkin olması; gönderilen kişinin konumu ve paylaşımın amacı birlikte değerlendirilir. Her suç tipinde açıklama veya aleniyet koşulları aynı değildir.

Ses kaydını silmek şikâyeti veya davayı sona erdirir mi?

Hayır. Kaydın sonradan silinmesi, gerçekleşmiş bir dinleme, kayıt alma veya ifşa eylemini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Soruşturmanın veya davanın sonucu; suçun unsurlarına, mevcut delillere ve ilgili usul hükümlerine göre belirlenir.

Ses kaydının sadece yazılı dökümünü sunmak yeterli mi?

Yazılı döküm konuşmanın anlaşılmasına yardımcı olabilir; ancak kaydın gerçekliğinin, bütünlüğünün ve seslerin incelenmesi açısından ses dosyasının yerini tutmaz. Mümkün olduğunda orijinal kayıt korunmalı ve dosyaya sunulan dökümün hangi kayda ait olduğu açıkça belirtilmelidir.

Hazırlayan: Av. Ebubekir Kozan

Av. Ebubekir Kozan

Av. Ebubekir Kozan, İstanbul Barosuna kayıtlı olarak Maltepe’de bulunan hukuk bürosunda avukatlık faaliyetini sürdürmektedir. Çalışmaları ağırlıklı olarak ceza ve infaz hukuku ile aile, miras, gayrimenkul, iş ve icra hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Bir yanıt yazın

Avukatı Ara