Son güncelleme: 20 Ekim 2026
TCK 106 Tehdit Suçu Nedir?
Kısa cevap: Tehdit suçu (TCK 106), bir kişiyi kendisinin veya bir yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına saldıracağını ya da malvarlığına büyük zarar vereceğini veya başka bir kötülük yapacağını bildirerek korkutmaktır. Temel ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir; mağdur kadınsa alt sınır dokuz aydır. Yalnızca malvarlığı veya sair kötülük tehdidi şikâyete bağlıdır ve TCK 106/1’deki tehdit uzlaştırmaya tabidir. Silahla, kendisini tanınmayacak hâle koyarak, birden fazla kişiyle veya suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak işlenen tehdidin cezası iki yıldan yedi yıla kadar hapistir.
Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenen tehdit suçu, kişinin huzurunu ve serbestçe karar verme özgürlüğünü korumayı amaçlar.
Tehditte fail, mağdura gelecekte gerçekleştireceği bir kötülüğü bildirir. Bu kötülük doğrudan mağdura yöneltilebileceği gibi mağdurun çocuğu, eşi, anne veya babası gibi yakınlarına da yöneltilebilir.
Tehdidin suç oluşturabilmesi için bildirilen kötülüğün haksız olması gerekir. Bir kişinin “borcunu ödemezsen icra takibi başlatacağım” demesi, kural olarak hukuki hakkın kullanılacağının bildirilmesidir. Buna karşılık “borcunu ödemezsen seni öldürürüm” şeklindeki söz, haksız bir saldırı tehdididir.
Tehdit edildiniz mi veya hakkınızda tehdit şikâyeti mi var? Sözlerin ve mesajların tamamı, tehdidin türü, şikâyet ve uzlaştırma imkânı dosyanın seyrini belirler. Şikâyet, savunma ve uzlaştırma seçeneklerini değerlendirmek için Av. Ebubekir Kozan’a 0534 980 28 64 numarasından veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.
Tehdit Suçu Ne Zaman Tamamlanır?
Tehdit, mağdurun sözü, mesajı veya davranışı öğrenmesiyle tamamlanır. Mağdurun mutlaka faille aynı ortamda bulunması gerekmez.
WhatsApp mesajının okunması, ses kaydının dinlenmesi veya üçüncü kişi aracılığıyla söylenen tehdidin mağdura iletilmesi suçun tamamlanmasına neden olabilir.
Tehdit içeren mektubun ya da mesajın mağdura ulaşmadan ele geçirilmesi gibi durumlarda ise teşebbüs hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
Mağdurun Gerçekten Korkması Gerekir mi?
Tehdit suçunun oluşması için mağdurun gerçekten korkması, evini terk etmesi veya günlük hayatını değiştirmesi şart değildir.
Esas olan, kullanılan söz veya davranışın olayın koşulları içinde objektif olarak ciddi ve korkutucu olmaya elverişli bulunmasıdır. Mağdurun korkmadığını söylemesi tek başına suçun oluşmadığını göstermez.
Bununla birlikte açıkça şaka olduğu anlaşılan, ciddiye alınması mümkün olmayan veya tamamen belirsiz sözler tehdit olarak kabul edilmeyebilir.
Önemli Not: Tehdit suçunda yalnızca kullanılan birkaç kelimeye bakılmaz. Tarafların geçmişi, aralarındaki husumet, failin olay sırasındaki hareketleri ve mesajların tamamı birlikte incelenir.
Tehdidin Gerçekleştirilebilir Olması Şart mı?
Failin bildirdiği kötülüğü gerçekten gerçekleştirmeye karar vermiş olması veya saldırıyı gerçekleştirecek güce sahip bulunması şart değildir.
Ancak bildirilen kötülüğün olayın koşullarında tamamen imkânsız veya ciddiyetten uzak olması, tehdidin objektif olarak korkutucu olup olmadığı değerlendirmesinde önem taşır.

Tehdit Suçunun Cezası Ne Kadardır?
Tehdit suçunun cezası, tehdidin yöneldiği değer ve suçun işleniş biçimine göre değişir.
| Tehdidin türü | Güncel ceza | Şikâyet | Uzlaştırma |
|---|---|---|---|
| Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit | 6 aydan 2 yıla kadar hapis | Şikâyete bağlı değil | Uzlaştırmaya tabi |
| Bu tehdidin kadına karşı işlenmesi | Alt sınır 9 ay, üst sınır 2 yıl hapis | Şikâyete bağlı değil | Uzlaştırmaya tabi |
| Malvarlığı itibarıyla büyük zarar veya sair kötülük tehdidi | 2 aydan 6 aya kadar hapis veya adli para cezası | Şikâyete bağlı | Uzlaştırmaya tabi |
| Silahla veya diğer nitelikli şekillerde tehdit | 2 yıldan 7 yıla kadar hapis | Şikâyete bağlı değil | Uzlaştırmaya tabi değil |
Tablodaki ceza aralıkları, 4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun (10. Yargı Paketi) değişikliklerini yansıtır. Bu değişiklikle malvarlığına büyük zarar veya sair kötülük tehdidinde hapis cezasının alt sınırı bir aydan iki aya çıkarılmış; nitelikli tehdidin üst sınırı beş yıldan yedi yıla çıkarılmıştır. Kadına karşı tehditte dokuz aylık alt sınır ise 27 Mayıs 2022’de 7406 sayılı Kanunla eklenmiştir; bu tarihten önce işlenen fiillere uygulanmaz.
Ancak daha ağır ceza öngören hükümler geçmişe yürütülemez. Bu tarihten önce işlenen fiillerde, TCK 7 uyarınca önceki ve sonraki düzenlemeler karşılaştırılarak lehe kanun uygulanır. Bu nedenle güncel ceza tablosu, eski tarihli bütün dosyalara doğrudan uygulanmamalıdır.
Ölümle Tehdit Etmenin Cezası
Bir kişiye “seni öldüreceğim” denilmesi, kural olarak hayatına yönelik tehdit oluşturur. Temel ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir.
Mağdur kadın ise cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Tehdidin silahla, birden fazla kişiyle birlikte veya TCK 106/2’deki başka bir nitelikli hâlle işlenmesi durumunda iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası gündeme gelir.
Ölümle tehdit şikâyete bağlı değildir; savcılık resen soruşturur ve şikâyetten vazgeçmek dosyayı kapatmaz. TCK 106/2’deki nitelikli hâllerden biri bulunmuyorsa ölümle tehdit uzlaştırmaya tabidir.
Kadına Karşı Tehdit Suçu
Kısa cevap: Kadının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik tehdidin cezası dokuz aydan iki yıla kadar hapistir (TCK 106/1, ikinci cümle). Bu tehdit şikâyete bağlı değildir, resen soruşturulur ve uzlaştırma kapsamındadır. Malvarlığına büyük zarar veya sair kötülük tehdidi ise mağdur kadın olsa da şikâyete bağlıdır ve dokuz aylık alt sınır bu hâle uygulanmaz. Silahla veya TCK 106/2’deki başka bir nitelikli hâlle işlenen tehditte iki yıldan yedi yıla kadar hapis öngörülür ve uzlaştırma uygulanmaz.
Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdidin kadına karşı işlenmesi hâlinde hapis cezasının alt sınırı dokuz aydır. Bu kural 7406 sayılı Kanunla 27 Mayıs 2022’de eklenmiştir.
Bu düzenlemenin uygulanması için fail ile mağdurun eş, eski eş veya sevgili olması şart değildir. Ancak dokuz aylık özel alt sınır, TCK 106/1’in hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit biçimi bakımından uygulanır. Yalnızca malvarlığına yönelik her tehdit bu kapsamda değildir.
Mağdur kadınsa, fail ile arasında aile veya duygusal bir ilişki bulunmasa da ceza soruşturmasından bağımsız olarak 6284 sayılı Kanun kapsamında yaklaşmama, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme ve benzeri koruyucu ya da önleyici tedbirler talep edilebilir; Kanun’un şiddet tanımı tehdidi de kapsar.
Acil ve devam eden bir tehlike bulunuyorsa delil toplamak amacıyla güvenliğin riske atılmaması ve kolluk birimlerine veya 112 Acil Çağrı Merkezine başvurulması gerekir.
Tehdit Suçu Şikâyete Tabi mi?
Kısa cevap: Tehdit suçunun yalnızca bir şekli, yani malvarlığına büyük zarar veya sair kötülük tehdidi (TCK 106/1 son cümle) şikâyete bağlıdır. Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit (mağdur kadın olsa da) ve silahla tehdit dahil nitelikli tehdit resen soruşturulur.
Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit şikâyete bağlı olmadan soruşturulur. Mağdur şikâyetçi olmadığını söylese veya daha sonra şikâyetinden vazgeçse bile soruşturma kendiliğinden sona ermez.
Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratma veya sair kötülük tehdidi ise mağdurun şikâyetine bağlıdır.
Silahla veya TCK 106/2’deki diğer nitelikli şekillerde gerçekleştirilen tehdit de şikâyete bağlı değildir. Mağdurun kurusıkı olduğunu bildiği tabancayla yapılan tehdit ise silahla tehdit sayılmayabilir; Yargıtay böyle bir somut olayda eylemi şikâyete bağlı TCK 106/1 son cümle kapsamında değerlendirmiştir (Yargıtay 6. CD, 10.06.2024, 2023/7444 E., 2024/7377 K.).
Önemli Not: Şikâyete bağlı olmamak ile uzlaştırmaya tabi olmak farklı konulardır. Hayata veya vücut dokunulmazlığına yönelik temel tehdit şikâyete bağlı değildir; buna rağmen kanunda açıkça uzlaştırma kapsamına alınmıştır.
Tehdit Suçunda Şikâyet Süresi Ne Kadardır?
Malvarlığına veya sair bir kötülüğe yönelik şikâyete bağlı tehditte şikâyet süresi altı aydır.
Süre, mağdurun hem fiili hem de failin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren başlar. Faili bilinmeyen sahte hesap olaylarında kimlik daha sonra öğrenilmiş olsa bile delillerin kaybolmaması için başvurunun geciktirilmemesi gerekir.
Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit ile nitelikli tehdit şikâyete bağlı olmadığından bu suçlar bakımından altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz. Buna karşılık dava zamanaşımı süreleri dikkate alınır.
Tehdit Şikâyeti Nereye Yapılır?
Şikâyet veya ihbar;
- Cumhuriyet başsavcılığına,
- Polis merkezine,
- Jandarma birimine yazılı veya sözlü olarak yapılabilir.
Tehdit içeren mesajların ekran görüntüleri, orijinal cihaz, tanık bilgileri ve mevcut diğer deliller başvuru sırasında sunulabilir.
Tehdit Suçu Şikâyet Dilekçesinde Neler Bulunmalı?
Şikâyet dilekçesinde mümkün olduğunca şu bilgilere yer verilmelidir:
- Olayın tarihi, saati ve yeri
- Tehdit sözlerinin mümkünse aynen yazılması
- Sözlerin hangi olay üzerine söylendiği
- Şüphelinin bilinen kimlik ve iletişim bilgileri
- Mesaj, ses kaydı ve diğer dijital deliller
- Tanıkların isim ve iletişim bilgileri
- Devam eden tehlike veya koruma ihtiyacı
- Toplanması istenen kamera, HTS veya dijital kayıtlar
Her dosyanın delil yapısı farklı olduğundan internetten alınan standart bir tehdit şikâyet dilekçesinin yalnızca isimleri değiştirilerek kullanılması önemli ayrıntıların gözden kaçmasına neden olabilir.
Şikâyetten Vazgeçme Dosyayı Kapatır mı?
Şikâyetten vazgeçme, yalnızca şikâyete bağlı olan malvarlığı veya sair kötülük tehdidi bakımından sonuç doğurur. Vazgeçmenin sanık tarafından kabul edilmesi ve yargılamanın bulunduğu aşama ayrıca önem taşır.
Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit ile nitelikli tehdit şikâyete bağlı olmadığından şikâyetten vazgeçme tek başına davayı düşürmez.
Hüküm kesinleştikten sonra yapılan vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz.
Tehdit Suçu Uzlaşmaya Tabi mi?
Kısa cevap: TCK 106/1’deki tehdit, yani ölümle tehdit, kadına karşı tehdit ve malvarlığı veya sair kötülük tehdidi uzlaştırmaya tabidir. Silahla veya diğer nitelikli hâllerle işlenen tehdit (TCK 106/2) uzlaştırmaya tabi değildir.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesi, birinci fıkrasının (b) bendindeki “Tehdit (madde 106, birinci fıkra)” ibaresiyle TCK 106’nın birinci fıkrasındaki tehdit suçlarını açıkça uzlaştırma kapsamına almaktadır.
Buna göre;
- Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik temel tehdit uzlaştırmaya tabidir.
- Kadına karşı işlenen ve alt sınırı dokuz ay olan temel tehdit uzlaştırmaya tabidir.
- Malvarlığına veya sair kötülüğe yönelik şikâyete bağlı tehdit uzlaştırmaya tabidir.
- Silahla veya diğer nitelikli hâllerle işlenen TCK 106/2 kapsamındaki tehdit uzlaştırmaya tabi değildir.
Uzlaştırma kapsamındaki bir suçun, bu kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmesi hâlinde kural olarak uzlaştırma hükümleri uygulanmaz. Ancak 7571 sayılı Kanunla (RG 25.12.2025) CMK 253/3’e eklenen cümle, önödeme kapsamındaki bir suçla birlikte işlenme için istisna getirmiştir: Bu durumda uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaştırma uygulanır.
Örneğin TCK 106/1 kapsamındaki tehditle önödeme kapsamındaki hakaretin aynı mağdura karşı birlikte işlenmesi, tehdit yönünden uzlaştırmayı kendiliğinden engellemez. Bununla birlikte tehdidin temel veya nitelikli şekli, hakaretin hangi kapsamda olduğu ve dosyadaki diğer suçlamalar ayrı ayrı belirlenmelidir.
Tehditle birlikte aynı mağdura karşı ısrarlı takip veya cinsel taciz gibi uzlaştırma dışındaki bir suç işlenmişse tehdit için de uzlaştırma yapılmaz. Israrlı takip suçu şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşer veya beraatle sonuçlanırsa kalan tehdit suçu için uzlaştırma işletilmelidir; Yargıtay, uzlaştırma yapılmadan kurulan hükmü kanun yararına bozmuştur (Yargıtay 6. CD, 15.04.2025, 2025/360 E., 2025/4024 K.).
Uzlaşmanın gerçekleşmesi ve kararlaştırılan edimin yerine getirilmesi, soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığı, dava aşamasında ise davanın düşmesi sonucunu doğurabilir.
Şikâyetten vazgeçme ile uzlaşma aynı işlem değildir.
Tehdit Suçu Önödemeye Tabi mi?
Tehdit suçu önödemeye tabi değildir.
Malvarlığına veya sair kötülüğe yönelik tehdidin üst sınırı altı ay olmasına rağmen bu suç uzlaştırma kapsamındadır. TCK 75, uzlaştırma kapsamındaki suçları önödeme dışında bırakmaktadır.
Nitelikli tehdidin ceza üst sınırı da önödeme şartlarını taşımamaktadır.
Silahla Tehdit Suçu (TCK 106/2-a) ve Nitelikli Haller
Tehdidin bazı yöntemlerle işlenmesi mağdur üzerindeki korkutucu etkiyi artırdığı için daha ağır cezalandırılır.
TCK 106/2 kapsamında tehdit suçunun;
- a) Silahla,
- b) Kişinin kendisini tanınmayacak hâle koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
- c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
- d) Var olan veya var sayılan bir suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak
işlenmesi durumunda iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Silahın Gösterilmesi Gerekir mi?
Silahın korkutucu etkisinden tehdit amacıyla yararlanılması gerekir. Silahın mağdura doğrultulması, gösterilmesi, ateşlenmesi veya silah görüntüsünün tehdit mesajıyla birlikte gönderilmesi nitelikli hâl bakımından değerlendirilebilir.
Failin üzerinde silah bulunması fakat silahın tehdit sırasında hiçbir şekilde kullanılmaması veya mağdur tarafından bilinmemesi, tek başına her olayda silahla tehdit sonucunu doğurmaz.
Mağdurun olay yerinde bulunmaması, silahla tehdit değerlendirmesini tek başına ortadan kaldırmaz; silahın mağdurun evi veya arabası gibi eşyalarında iz ya da hasar oluşturacak biçimde kullanılması da önem taşıyabilir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, mağdurun olay yerinde bulunmadığı ve tehditlerin mağdura tanıklarca aktarıldığı bir olayda, eylemin TCK 106/1’in ilk cümlesindeki temel tehdidi oluşturduğuna karar vermiştir. Daireye göre silahla tehdit için silahın mağdurun etkilenmesini artıracak biçimde kullanılması gerekir; kararda bu kullanım, mağdurun evi veya arabası gibi daimi kullanımındaki eşyalarında hasar, iz veya emare bırakacak şekilde örneklenmiştir. Silahla tehdit mahkûmiyeti bozulmuş, temel tehdit yönünden uzlaştırmanın da değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 4. CD, 26.01.2021, 2017/20188 E., 2021/2330 K.).
Ateşli silahlar ve bıçak gibi saldırı ve savunma amacıyla yapılmış aletler kanun gereği silahtır (TCK 6/1-f). Taş, sopa, çekiç veya kırık şişe gibi cisimlerin silah sayılıp sayılmayacağı ise somut olayda saldırıya elverişli biçimde kullanılıp kullanılmadığına göre belirlenir.
Kurusıkı veya Oyuncak Silahla Tehdit
Kurusıkı veya oyuncak tabancayla gerçekleştirilen tehdidin nitelikli hâl oluşturup oluşturmadığı konusunda kullanılan aracın özellikleri, görünümü, saldırıda kullanılmaya elverişliliği ve olayda nasıl kullanıldığı incelenir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, gerçek tabancadan görünüş olarak ayırt edilemeyen kurusıkı tabancanın katılanlara gösterildiği olayda, aracın objektif ölçülere göre korkutucu olduğunu kabul ederek eylemi silahla tehdit olarak nitelemiş ve TCK 106/1’in ilk cümlesi kapsamında yapılan nitelendirmeyi hatalı bulmuştur (Yargıtay 4. CD, 04.03.2020, 2016/806 E., 2020/4703 K.).
Buna karşılık Yargıtay 6. Ceza Dairesi, sanığın “Bana yanlış yapma, kuru sıkım var” diyerek belindeki tabancayı gösterdiği olayda, mağdurun tabancanın kurusıkı olduğunu bildiğini dikkate almış ve eylemi TCK 106/1’in son cümlesi kapsamında değerlendirmiştir (Yargıtay 6. CD, 10.06.2024, 2023/7444 E., 2024/7377 K.). Bu karar, kurusıkı tabancayla gerçekleştirilen her davranışın aynı şekilde nitelendirileceği anlamına gelmez.
Bu nedenle “kurusıkı silah her durumda silahtır” veya “oyuncak tabanca hiçbir zaman silahla tehdit oluşturmaz” şeklinde genel bir sonuç çıkarılmamalıdır.
Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Tehdit
Nitelikli hâlin uygulanması için birden fazla kişinin ortak hareket ederek tehdidin korkutucu etkisini artırması gerekir.
Farklı zamanlarda ve birbirinden bağımsız olarak benzer sözler söylenmesi, tek başına tehdidin birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğini göstermeyebilir.
Tehdit Amacıyla Yaralama veya Mala Zarar Verme
Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama suçu veya mala zarar verme suçunun işlenmesi hâlinde fail yalnızca tehditten cezalandırılmaz. Gerçekleştirilen diğer suçtan da ayrıca ceza verilir.
Örneğin mağduru korkutmak amacıyla aracının camının kırılması durumunda tehdit ve mala zarar verme suçları birlikte gündeme gelebilir.
TCK 106 Madde Metni
Tehdit
Madde 106- (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(2) Tehdidin;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.
Kararlarda ve aramalarda geçen “TCK 106/1” birinci fıkrayı anlatır: ilk cümle hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdidi, ikinci cümle bunun kadına karşı işlenmesini, son cümle malvarlığı veya sair kötülük tehdidini düzenler. “TCK 106/2-a” silahla tehdidi; 106/2-b kendisini tanınmayacak hâle koyarak, imzasız mektupla veya özel işaretlerle tehdidi; 106/2-c birden fazla kişiyle birlikte tehdidi; 106/2-d suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak tehdidi ifade eder.
Madde 2005’ten bu yana iki kez değişmiştir: 7406 sayılı Kanunla 27 Mayıs 2022’de kadına karşı tehdit cümlesi eklenmiş, 7550 sayılı Kanunla 4 Haziran 2025’te son cümlenin alt sınırı iki ay, ikinci fıkranın üst sınırı yedi yıl yapılmıştır.
Tehdit Suçunun Unsurları Nelerdir?
Bir söz veya davranışın TCK 106 kapsamında değerlendirilebilmesi için temel olarak şu unsurlar aranır:
- Mağdurun kendisine veya yakınına yönelik gelecekte gerçekleştirilecek bir kötülük bildirilmelidir.
- Bildirilen kötülük hayat, vücut, cinsel dokunulmazlık, malvarlığı veya mağdurun önem verdiği başka bir hukuki değere yönelik olmalıdır.
- Söz veya davranış objektif olarak ciddi ve korkutucu olmaya elverişli bulunmalıdır.
- Tehdit belirli veya belirlenebilir bir kişiye yöneltilmelidir.
- Tehdit mağdura ulaşmalı veya mağdur tarafından öğrenilmelidir.
- Fail, sözün ya da davranışın tehdit niteliğini bilerek ve isteyerek hareket etmelidir.
Tehdit suçunun oluşması için failin özel bir amaçla hareket etmesi şart değildir. “Sinirliydim”, “korkutmak istemedim” veya “sadece gözdağı vermek istedim” biçimindeki açıklamalar tek başına kastı ortadan kaldırmaz.
Tehdidin Üçüncü Kişi Aracılığıyla İletilmesi
Tehdidin doğrudan mağdurun yüzüne karşı söylenmesi gerekmez. Failin sözü mağdura iletilmesi amacıyla veya iletileceğini öngörerek üçüncü bir kişiye söylemesi durumunda da suç oluşabilir.
Buna karşılık mağdura iletilmesi amaçlanmayan ve özel bir konuşma sırasında söylenen sözlerin sonradan mağdura aktarılması hâlinde failin kastı ayrıca araştırılmalıdır.
Hangi Sözler Tehdit Sayılır?
Bir sözün tehdit olup olmadığı yalnızca kelimelerin sözlük anlamına bakılarak belirlenemez. Aynı ifade bir olayda tehdit sayılabilirken başka bir olayda bağlamı nedeniyle suç oluşturmayabilir.
“Seni Öldürürüm” veya “Seni Vururum” Demek
“Seni öldürürüm”, “seni vuracağım” veya “bacaklarını kırarım” gibi ifadeler kural olarak hayata veya vücut dokunulmazlığına yönelik açık tehdit niteliğindedir.
Bu sözlerin silah gösterilerek veya birden fazla kişiyle birlikte söylenmesi durumunda nitelikli tehdit hükümleri gündeme gelebilir.
“Ayağını Denk Al” veya “Seninle Görüşeceğiz” Tehdit mi?
“Ayağını denk al”, “sen görürsün”, “bu iş burada bitmedi” veya “seninle sonra görüşeceğiz” gibi ifadeler tek başına her olayda tehdit sayılmaz.
Taraflar arasındaki önceki olaylar, sözün söyleniş biçimi, failin hareketleri, beraberinde silah veya saldırı işareti bulunup bulunmadığı ve sonraki mesajlar birlikte değerlendirilir. İfadenin belirli bir saldırı veya kötülük anlamı taşıdığı anlaşılıyorsa tehdit suçu oluşabilir.
Şartlı veya İmalı Tehdit Suç Oluşturur mu?
Tehdidin bir şarta bağlanması suçun oluşmasına engel değildir. “Beni şikâyet edersen seni öldürürüm” veya “bu davadan vazgeçmezsen ailene zarar veririm” şeklindeki sözler şartlı tehdit oluşturabilir.
Ancak hukuka uygun bir başvurunun yapılacağının bildirilmesi ile haksız bir kötülük tehdidi birbirinden ayrılmalıdır. “Ödeme yapmazsan dava açarım” şeklindeki hukuki uyarı, başka korkutucu davranışlar bulunmadıkça tehdit değildir.
Tartışma veya Öfke Anında Söylenen Sözler
Sözlerin tartışma ya da öfke anında söylenmesi otomatik olarak suçun oluşmasını engellemez. Tehdit suçu ani öfkeyle de işlenebilir.
Bununla birlikte sözün karşılıklı tartışmanın akışı içinde ne anlam taşıdığı, ciddi olup olmadığı ve mağduru korkutmaya elverişli bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
“Şaka yaptım” savunması da tek başına yeterli değildir. Şaka olduğu olayın bütünüyle açıkça anlaşılabiliyorsa suç oluşmayabilir.
WhatsApp, Mesaj ve Sosyal Medyada Tehdit
Tehdit suçu WhatsApp, SMS, Instagram, Facebook, X, Telegram, e-posta veya başka bir dijital iletişim aracı kullanılarak işlenebilir.
Yazılı mesajın yanı sıra ses kaydı, kaybolan mesaj, fotoğraf, silah görüntüsü, emoji veya video da bağlamına göre tehdit niteliği taşıyabilir.
WhatsApp Mesajıyla Tehdit Suçu
WhatsApp mesajının tehdit oluşturup oluşturmadığı belirlenirken yalnızca şikâyete konu cümleye bakılmamalıdır. Konuşmanın öncesi ve sonrası, mesajın hangi olay üzerine gönderildiği, tarafların cevapları ve hesabın kime ait olduğu birlikte değerlendirilir.
Mesajın silinmesi suçun veya delilin mutlaka ortadan kalktığı anlamına gelmez. Mesaj alıcının cihazında, bildirimlerde, yedeklerde veya diğer dijital kayıtlarda bulunabilir.
Mesajların hangi koşullarda delil olarak değerlendirilebileceği, konuşmanın bütünlüğü ve yazışmaların dosyaya sunulması hakkında WhatsApp yazışmaları delil olur mu yazımızı inceleyebilirsiniz.
Sahte Hesaptan veya Gizli Numaradan Tehdit
Sahte sosyal medya hesabından ya da gizli numaradan mesaj gönderilmesi hâlinde hesabın faille ilişkilendirilmesi gerekir.
IP kayıtları, abonelik bilgileri, cihaz incelemeleri, hesap kurtarma verileri ve diğer iletişim kayıtları kullanılabilir. Ancak yabancı sosyal medya şirketlerinden bilgi alınması, kayıtların saklanma süresi veya teknik yetersizlikler nedeniyle failin her olayda tespit edilebileceği söylenemez.
Ekran görüntüsünde hesap adıyla birlikte profil bağlantısının, kullanıcı kimliğinin, tarih ve saat bilgisinin de korunması önemlidir.
Tehdit Suçu Nasıl İspatlanır?
Tehdit suçu şu delillerle ispatlanabilir:
- WhatsApp, SMS ve sosyal medya yazışmaları
- Sesli mesajlar ve e-postalar
- Telefon arama kayıtları
- Kamera görüntüleri
- Tanık beyanları
- Mağdur ve şüpheli ifadeleri
- Kolluk tutanakları
- Cihaz ve adli bilişim incelemeleri
- Mektup, fotoğraf veya özel işaretler
- Olay öncesi ve sonrasındaki iletişim kayıtları
Ceza mahkûmiyeti için tehdidin söylendiği ve şüpheli tarafından gerçekleştirildiği her türlü makul şüpheden uzak şekilde ortaya konulmalıdır.
Ekran Görüntüsü Tek Başına Delil Olur mu?
Ekran görüntüsü delil olarak sunulabilir. Ancak görüntünün kesilmiş, değiştirilmiş veya başka bir hesaptan üretilmiş olduğu ileri sürülebilir.
Bu nedenle yalnızca ekran görüntüsü almakla yetinilmemelidir. Mümkünse;
- Konuşmanın tamamı korunmalı,
- Tarih ve saat bilgileri görünür olmalı,
- Telefon numarası veya hesap bilgisi kaydedilmeli,
- Profil bağlantısı saklanmalı,
- Orijinal cihaz muhafaza edilmeli,
- Gerekirse cihaz üzerinde bilirkişi incelemesi talep edilmelidir.
Noter tespiti veya teknik inceleme delilin güvenilirliğini artırabilir. Bununla birlikte noter tespiti dahi mesajı gönderen kişinin kim olduğunu tek başına kanıtlamayabilir.
Önemli Not: Tehdit içeren mesajı aldıktan sonra yalnızca kırpılmış ekran görüntüsü saklamak yerine konuşmanın tamamını ve orijinal cihazı korumak daha sağlıklı bir delil incelemesi sağlar.
Mağdur Beyanı Tek Başına Yeterli midir?
Mağdur beyanının tek başına bulunması otomatik olarak mahkûmiyet veya beraat sonucu doğurmaz.
Mahkeme; beyanın soruşturmanın başından itibaren tutarlı olup olmadığını, taraflar arasında husumet bulunup bulunmadığını, anlatımın hayatın olağan akışına uygunluğunu ve başka delillerle desteklenip desteklenmediğini değerlendirir.
Mağdur beyanına neden üstünlük tanındığının veya neden güvenilmediğinin kararda somut biçimde açıklanması gerekir.
Gizlice Alınan Ses Kaydı Delil Olur mu?
Kişinin kendisine yönelen ve ani gelişen bir tehdit sırasında başka türlü delil elde etme imkânı bulunmadan aldığı ses kaydı, olayın özelliklerine göre hukuka uygun delil kabul edilebilir.
Buna karşılık önceden planlanmış, sistematik biçimde gerçekleştirilen veya özel hayatın gizliliğini ihlal eden kayıtlar hukuka aykırı bulunabileceği gibi kaydı alan kişi yönünden ayrıca cezai sorumluluk doğurabilir.
Bu nedenle her gizli ses kaydının hukuka uygun olduğu düşünülmemelidir.
HTS Kayıtları Tehdidin İçeriğini Gösterir mi?
HTS kayıtları telefon görüşmesinin içeriğini göstermez. Aramanın hangi numaralar arasında, hangi tarih ve saatte ve ne kadar süreyle yapıldığı konusunda bilgi sağlayabilir.
Telefon konuşmasında tehdit edildiğini ileri süren kişinin beyanı, HTS kaydı, olay sonrasında görüştüğü kişiler ve diğer deliller birlikte değerlendirilebilir.
Tehdit Suçunda Soruşturma ve Dava Süreci
Tehdit iddiası üzerine öncelikle Cumhuriyet başsavcılığı tarafından soruşturma yürütülür. Bu aşamada tarafların ifadeleri alınabilir, mesaj ve cihaz kayıtları incelenebilir, tanıklar dinlenebilir ve gerekli teknik bilgiler istenebilir.
Yeterli şüphe elde edilirse iddianame düzenlenir. Suçun uzlaştırmaya tabi olması hâlinde dosya, gerekli şartların bulunması durumunda önce uzlaştırma bürosuna gönderilir.
Yeterli şüphe bulunmadığında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilebilir.
Tehdit Suçunda Seri Muhakeme ve Basit Yargılama Uygulanır mı?
Seri muhakeme usulü tehdit suçuna uygulanmaz; tehdit, CMK 250’de sayılan suçlar arasında değildir.
Basit yargılama usulü ise TCK 106/1’deki hâllerde uygulanabilir; bu usulde mahkûmiyet hâlinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. Nitelikli tehditte (TCK 106/2) cezanın üst sınırı iki yılı aştığı için basit yargılama uygulanmaz.
Basit yargılama usulünün uygulanması her TCK 106/1 dosyasında zorunlu değildir; mahkeme kanuni koşulları değerlendirerek karar verir. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.05.2024 tarihli, 2023/7082 E., 2024/6509 K. sayılı kararı ise ilk hükümden sonra yürürlüğe giren uzlaştırma ve basit yargılama düzenlemelerinin dosyada yeniden değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?
Tehdit suçunun temel ve nitelikli şekilleri bakımından görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir. Telefon veya internet üzerinden tehditte mesajın mağdurun bilgisine ulaştığı yer başta olmak üzere gönderme ve öğrenme yerleri somut olayın özellikleriyle birlikte değerlendirilir.
Tehdit suçunun daha ağır bir suçla bağlantılı olarak yargılanması durumunda görev ve yetki değerlendirmesi değişebilir.
Tehdit Suçundan Tutuklama Olur mu?
TCK 106/1’de düzenlenen tehdit suçlarında, kanuni cezanın üst sınırı iki yılı aşmadığı için CMK 100/4 uyarınca tutuklama yasağı bulunur. Bu kural, aynı fıkra kapsamında kadına karşı işlenen tehdit için de geçerlidir; CMK 100/4’teki istisna yalnız vücut dokunulmazlığına karşı kasıtlı suçlar içindir. Bununla birlikte adli kontrol yükümlülüklerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun CMK 112 uyarınca tutuklama kararı verilebilir.
İki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası öngörülen nitelikli tehdit bakımından ise tutuklama hukuken mümkündür. Ancak nitelikli tehdit katalog suçlar arasında değildir. Tutuklama için somut delillere dayanan kuvvetli suç şüphesi, kaçma veya delilleri etkileme tehlikesi ve ölçülülük şartlarının bulunması gerekir.
Nitelikli tehdit iddiası bulunması otomatik olarak tutuklama kararı verilmesini gerektirmez. Adli kontrol tedbirlerinin yeterli olup olmayacağı da değerlendirilmelidir.
Tehdit Mağduru İçin Koruma Kararı Alınabilir mi?
Mağdurun kadın olması (fail ile aile veya duygusal ilişki şartı aranmaz), aile bireyi olması veya tek taraflı ısrarlı takip mağduru olması hâlinde 6284 sayılı Kanun uyarınca koruyucu ve önleyici tedbirler talep edilebilir.
Yaklaşmama, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme, müşterek konuttan uzaklaştırma ve silahın kolluğa teslimi gibi tedbirler ceza soruşturmasından bağımsız olarak değerlendirilebilir.
Tehdit Suçunda Zamanaşımı Kaç Yıldır?
Yetişkinler bakımından TCK 106/1 kapsamındaki temel tehdit suçlarında olağan dava zamanaşımı kural olarak sekiz yıldır.
TCK 106/2 kapsamındaki nitelikli tehditte ise 4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeyle cezanın üst sınırı yedi yıla çıkarılmıştır. Bu düzenlemenin uygulandığı fiiller bakımından olağan dava zamanaşımı kural olarak on beş yıldır.
4 Haziran 2025’ten önce işlenen nitelikli tehdit fiillerinde on beş yıllık süre otomatik olarak uygulanmaz. Bu fiillerde suç tarihindeki üst sınır beş yıl olduğundan olağan dava zamanaşımı kural olarak sekiz yıldır (TCK 66/1-e, TCK 7).
Bu süreler her dosyanın kesin kapanış tarihini göstermez. Zamanaşımını kesen veya durduran işlemler ile failin suç tarihindeki yaşına ilişkin özel hükümler ayrıca değerlendirilir. Savcı huzurunda ifade alınması, sorgu, tutuklama kararı, iddianame ve mahkumiyet kararı gibi işlemler hesabı etkileyebilir.
Altı aylık şikayet süresi ile dava zamanaşımı farklıdır. Şikayete bağlı tehditte dava zamanaşımı dolmamış olsa bile şikayet süresinin geçirilmesi soruşturmayı engelleyebilir.
Tehdit Suçunda İstinaf Süreci
İstinaf yolu açık olan hükümler bakımından, 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlara karşı başvuru süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren kural olarak iki haftadır. Daha önce verilen kararlarda geçiş hükümleri gözetilir. Kararın istinafa açık olup olmadığı, karar türü ve CMK 272’deki kesinlik hükümleri üzerinden ayrıca kontrol edilmelidir.
TCK 106/1 kapsamındaki tehdit suçlarında bölge adliye mahkemesi kararları, CMK 286/2-d uyarınca kural olarak temyiz edilemez (Yargıtay 6. CD, 08.01.2025, 2024/6182 E., 2025/284 K.). Ancak ilk mahkûmiyet kararının bölge adliye mahkemesince verilmesi ve kararın CMK 272/3’teki kesinlik kapsamı dışında kalması hâlinde temyiz yolu açıktır. Bu nedenle kanun yolu, yalnız suçun adına göre değil, ilk derece ve istinaf kararlarının niteliğine göre belirlenmelidir.
İstinaf dilekçesinde yalnızca kararın bozulmasının talep edilmesiyle yetinilmemelidir. Somut olaya göre;
- Tehdit sözlerinin ispatlanıp ispatlanmadığı,
- Mesaj veya hesabın sanıkla ilişkilendirilmesi,
- Mağdur ve tanık beyanlarındaki çelişkiler,
- Sözlerin objektif olarak tehdit niteliği taşıyıp taşımadığı,
- Silah veya başka bir nitelikli hâlin koşulları,
- Hukuka aykırı deliller,
- Ceza belirlenirken gösterilen gerekçe,
- Haksız tahrik ve takdiri indirim hükümleri
ayrı ayrı incelenmelidir.
HAGB kararlarında da karar tarihi ve kanundaki istisnalar önemlidir. 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen HAGB kararları bakımından, CMK 272/3 hükümleri saklı kalmak üzere istinaf yolu öngörülmüştür. Bu tarihten önce verilen HAGB kararlarında ise ilgili geçiş hükümleri uyarınca itiraz yolu uygulanmaya devam eder.
Tehdit Suçu Adli Para Cezasına Çevrilir mi?
Malvarlığı itibarıyla büyük zarar veya sair kötülük tehdidinde kanun, doğrudan iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezası seçeneklerini öngörmektedir.
Mahkeme bu suçta hapis cezasını tercih ederse, hapis ve adli para cezasının kanunda seçimlik düzenlenmesi nedeniyle verilen hapis cezası daha sonra TCK 50 kapsamında adli para cezasına çevrilemez.
Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehditte ise kanunda yalnızca hapis cezası bulunmaktadır. Sonuç hapis cezasının bir yıl veya daha az olması hâlinde, diğer şartlar da dikkate alınarak cezanın adli para cezasına veya başka bir seçenek yaptırıma çevrilmesi mümkün olabilir.
Nitelikli tehditte temel cezanın alt sınırı iki yıl olduğu için cezanın doğrudan kısa süreli hapis cezası olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Ancak yasal indirimlerin sonuç cezaya etkisi somut dosya üzerinden incelenmelidir.
Tehdit Suçunda HAGB Verilir mi?
Mahkeme tarafından belirlenen sonuç cezanın iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası olması durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
HAGB için ayrıca;
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması,
- Yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluşması,
- Suç nedeniyle belirlenebilir bir maddi zarar doğmuşsa bu zararın aynen iade, eski hâle getirme veya tazminle tamamen giderilmesi gibi şartlar aranır. Zarar hemen giderilemiyorsa denetim süresi içinde aylık taksitlerle ödenmesi koşuluyla da HAGB verilebilir (CMK 231; 7589 sayılı Kanunla 31.07.2026’da yeniden düzenlendi).
HAGB otomatik olarak uygulanan bir hak değildir. Mahkemenin olumlu veya olumsuz kararını dosyadaki somut olgularla gerekçelendirmesi gerekir.
HAGB kararı verilen yetişkinlerde denetim süresi beş yıldır. Çocuklar bakımından Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi uyarınca bu süre üç yıldır. 7593 sayılı Kanunla eklenen hükümler uyarınca çocuklar hakkında HAGB kararıyla birlikte uygun yönlendirme tedbirleri de uygulanır; suçtan doğan zararın az olması hâlinde zararın giderilmesi şartı aranmayabilir. Açıklanması geri bırakılan hüküm, müsadereye ilişkin hükümler hariç, sanık hakkında hukuki sonuç doğurmaz ve özel bir sisteme kaydedilir. Koşullar ve sonuçlar hakkında HAGB nedir yazımızdan bilgi alabilirsiniz.
Tehdit Suçunda Hapis Cezası Ertelenir mi?
İki yıl veya daha az süreli hapis cezası, TCK 51’deki şartların bulunması hâlinde ertelenebilir. Suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış veya 65 yaşını bitirmiş kişiler bakımından üst sınır üç yıldır.
Erteleme için kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluşması gerekir.
Hapis cezasının ertelenmesi ile HAGB aynı kurum değildir. HAGB’de hüküm hukuki sonuç doğurmazken ertelemede mahkûmiyet hükmü kurulmuş ve cezanın ceza infaz kurumunda çektirilmemesine karar verilmiş olur.
Tehdit Suçundan Ceza Alan Ne Kadar Yatar?
Tehdit suçunda yalnızca kanundaki ceza aralığına bakılarak kesin bir cezaevi süresi hesaplanamaz.
İnfaz hesabı yapılırken;
- Mahkemenin belirlediği kesin ceza,
- Suç tarihi,
- Tutuklulukta geçirilen süre,
- Tekerrür hükümleri,
- Başka cezaların bulunup bulunmadığı,
- Koşullu salıverilme oranı,
- Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları,
- Denetimli serbestlik hükümleri birlikte değerlendirilir.
Nitelikli tehditte sonuç ceza iki yılı aşarsa HAGB verilemez ve ceza ertelenemez (erteleme sınırı suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış veya 65 yaşını bitirmiş olanlar için üç yıldır). Alt sınır olan iki yıl veya indirimlerle daha az ceza verilirse HAGB ve erteleme şartları ayrıca incelenir. Ancak bu durum hükmedilen cezanın tamamının kapalı ceza infaz kurumunda geçirileceği anlamına gelmez.
Ceza süresi, suç tarihi, tekerrür ve diğer dosya bilgileriyle yapılacak değerlendirme için infaz hesaplama rehberimizi inceleyebilirsiniz. İnfazın ilgili aşamasındaki koşullar ve yükümlülükler ise denetimli serbestlik yazımızda açıklanmıştır.
Tehdit, Hakaret, Şantaj ve Israrlı Takip Arasındaki Fark
Aynı mesaj veya konuşma birden fazla suç iddiasını gündeme getirebilir. Doğru hukuki nitelendirme, sözün amacı ve mağdur üzerindeki etkisine göre yapılır.
| Davranış | Gündeme gelebilecek suç |
|---|---|
| Gelecekte haksız bir saldırı veya kötülük yapılacağının bildirilmesi | Tehdit |
| Kişinin onur, şeref veya saygınlığına saldıran söz söylenmesi | Hakaret |
| Bir hakkı veya yükümlülüğü araç ederek haksız zorlama; yahut yarar sağlamak amacıyla kişinin şeref ve saygınlığına zarar verecek açıklama veya isnat tehdidi. | Şantaj |
| Cinsel amaçlı söz veya davranışla kişinin rahatsız edilmesi | Cinsel taciz |
| Israrlı temas veya takip nedeniyle ciddi huzursuzluk ya da güvenlik endişesi oluşturulması | Israrlı takip |
| Sırf huzurunu bozmak için ısrarla arama, mesaj veya gürültü | Kişilerin huzur ve sükununu bozma (TCK 123) |
| Cebir, tehdit veya hileyle kişinin bir yere gitme ya da bir yerde kalma özgürlüğünün engellenmesi | Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (TCK 109) |
| Fiziksel saldırıda bulunulması | Kasten yaralama |
Israrlı takip (TCK 123/A) şikâyete bağlıdır ancak uzlaştırmaya tabi değildir; tehditle birlikte aynı mağdura karşı işlenirse tehdit için de uzlaştırma yapılmaz. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılarken cebir, tehdit veya hile kullanılırsa TCK 109/2’deki ağırlaştırılmış hâl uygulanır; cezası iki yıldan yedi yıla kadar hapistir.
Tehdit ve Hakaret Birlikte İşlenebilir mi?
“Seni öldüreceğim, şerefsiz” şeklindeki bir söz hem tehdit hem de hakaret suçu yönünden değerlendirme yapılmasını gerektirebilir.
Hakaret içeren her söz tehdit olmadığı gibi tehdit içeren her söz de hakaret değildir. Her suçun unsurları ayrı ayrı incelenir.
Tehdit ile Şantaj Arasındaki Fark Nedir?
Tehditte, kişiye veya yakınına yönelik gelecekte gerçekleştirilecek haksız bir saldırı ya da kötülük bildirilir. Şantajda ise TCK 107’de belirtilen özel yöntem ve amaçların bulunması gerekir.
TCK 107/1 kapsamında kişi, hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağını ya da yapmayacağını ileri sürerek karşı tarafı kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir davranışa ya da haksız çıkar sağlamaya zorlar.
TCK 107/2 kapsamında ise kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla, kişinin şeref veya saygınlığına zarar verebilecek hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulur.
Bu nedenle her baskı veya bir davranışa zorlama şantaj sayılmaz. Özel görüntülerin yayımlanacağı tehdidinde de istenen şey, amaç ve olayın bütünü incelenir. Ayrıntılar için şantaj suçu yazımızı inceleyebilirsiniz.
Cinsel İçerikli Mesaj Tehdit mi, Cinsel Taciz mi?
Cinsel dokunulmazlığa saldırılacağının bildirilmesi tehdit oluşturabilir. Cinsel amaçlı rahatsız edici söz veya mesajlar ise cinsel taciz suçu kapsamında değerlendirilebilir.
Aynı mesajda hem cinsel saldırı tehdidi hem de cinsel amaçlı rahatsız edici ifadeler bulunması hâlinde suçların birlikte oluşup oluşmadığı ayrıca incelenmelidir.
Tehdit Suçunda Beraat Hangi Hallerde Gündeme Gelir?
Tehdit suçunda beraat değerlendirmesi, CMK 223’teki nedenler ve dosyanın delilleri üzerinden yapılır. Özellikle şu durumlar önem taşır:
- İsnat edilen söz veya davranışın tehdit suçunun unsurlarını taşımaması.
- Fiilin sanık tarafından gerçekleştirilmediğinin ortaya konulması veya sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması.
- Mesajın ya da hesabın sanıkla ilişkilendirilememesi ve diğer delillerin de mahkumiyet için yeterli olmaması.
- Suçun oluşması için gerekli kastın bulunmaması.
- Hukuka aykırı deliller değerlendirme dışı bırakıldığında mahkumiyet için yeterli, güvenilir delil kalmaması.
Beyanlar arasındaki her farklılık veya tek bir delildeki sorun otomatik olarak beraat sonucunu doğurmaz. Bütün deliller birlikte değerlendirilir.
Silah kullanıldığının veya başka bir nitelikli halin ispatlanamaması, tek başına tehdit suçundan beraat edilmesini gerektirmez. Nitelikli hal uygulanamasa bile TCK 106/1 kapsamındaki temel tehdit suçunun oluşup oluşmadığı ayrıca incelenir.
Şikayetten vazgeçme veya uzlaşma sonucunda verilen düşme kararı da beraat kararıyla aynı değildir.
Tehdit Suçunda Savunma Nasıl Yapılmalıdır?
Savunma yalnızca “tehdit etmedim” veya “sinirle söyledim” açıklamasına dayandırılmamalıdır.
Mesajların tamamı, hesabın kime ait olduğu, tarafların önceki iletişimi, mağdur beyanlarındaki değişiklikler, tanıkların olayı doğrudan görüp görmediği ve suçun nitelikli hâllerinin bulunup bulunmadığı ayrı ayrı incelenmelidir.
Tehdit içeren sözün sabit olduğu durumlarda ise haksız tahrik, takdiri indirim, hukuki nitelendirme ve kişiselleştirme hükümleri değerlendirilmelidir.
Tehdit iddiasıyla karakol veya savcılıktan çağrıldıysanız, ifade öncesindeki hazırlık ve işlem sırasında sahip olduğunuz haklar için ifadeye çağrıldım, ne yapmalıyım yazımızdan bilgi alabilirsiniz.
Tehdit Suçunda Haksız Tahrik İndirimi
Tehdit suçunun mağdurdan kaynaklanan haksız bir fiilin meydana getirdiği öfke veya şiddetli üzüntünün etkisi altında işlenmesi hâlinde haksız tahrik indirimi uygulanabilir.
Ancak taraflar arasında tartışma veya husumet bulunması tek başına haksız tahrik için yeterli değildir. Mağdurdan kaynaklanan haksız fiil, bu fiilin fail üzerindeki etkisi ve tehdit eylemiyle arasındaki nedensellik açıklanmalıdır.
Haksız tahrik suçun oluşmasını ortadan kaldırmaz. Şartların bulunması hâlinde verilecek cezada dörtte birden dörtte üçe kadar indirim yapılmasını sağlayabilir.
Karşılıklı tehditte de tarafların eylemleri ayrı ayrı değerlendirilir. Tarafların birbirini tehdit etmiş olması suçları kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Yargıtay Kararlarında Tehdit Suçu
Yargıtay uygulamasında tehdit suçuyla ilgili öne çıkan değerlendirme ölçütleri şunlardır:
- Tehdit olduğu ileri sürülen söz, konuşmanın tamamından koparılarak değerlendirilmemelidir.
- Mağdurun gerçekten korkmuş olması şart değildir; sözün objektif olarak korkutucu olmaya elverişli olması gerekir.
- Tehdidin mağdurun bilgisine ulaşması gerekir.
- Üçüncü kişiye söylenen sözlerde failin mağdura iletme amacı veya iletileceğini öngörmesi araştırılmalıdır.
- “Ayağını denk al” gibi anlamı belirsiz sözlerde olayın öncesi ve sonrası açıklanmalıdır.
- Silahla tehditte silahın korkutucu etkisinden yararlanılıp yararlanılmadığı belirlenmelidir.
- Mağdur beyanının neden güvenilir veya güvenilmez bulunduğu gerekçeli kararda gösterilmelidir.
- Dijital mesajların sanığa aidiyeti ve kayıtların bütünlüğü araştırılmalıdır.
- Ceza mahkûmiyeti ihtimale değil, her türlü makul şüpheden uzak delile dayanmalıdır.
- Tehditle birlikte gerçekleştirilen yaralama veya mala zarar verme eylemleri ayrıca cezalandırılabilir.
Tehdit suçuna ilişkin seçilmiş güncel Yargıtay kararları şunlardır:
Mağdur Olay Yerinde Değilken Silah Gösterilirse Silahla Tehdit Oluşur mu?
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 26.01.2021 tarihli, 2017/20188 Esas ve 2021/2330 Karar sayılı kararında, mağdurun olay yerinde bulunmadığı ve tehditlerin mağdura tanıklarca aktarıldığı bir olay incelenmiştir.
Daire, eylemin TCK 106/1’in ilk cümlesindeki temel tehdidi oluşturduğunu; silahla tehdit için silahın mağdurun etkilenmesini artıracak biçimde, örneğin mağdurun evi veya arabası gibi daimi kullanımındaki eşyalarında hasar, iz veya emare bırakacak şekilde kullanılması gerektiğini belirtmiştir. Silahla tehdit mahkûmiyeti bozulmuş, temel tehdit yönünden uzlaştırmanın da değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Gerçeğinden Ayırt Edilemeyen Kurusıkı Tabanca Silah Sayılır
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 04.03.2020 tarihli, 2016/806 Esas ve 2020/4703 Karar sayılı kararında, gerçek tabancadan görünüş olarak ayırt edilemeyen kurusıkı tabancanın katılanlara gösterildiği olay değerlendirilmiştir.
Daire, aracın objektif ölçülere göre korkutucu olduğunu kabul ederek eylemi silahla tehdit olarak nitelemiş ve TCK 106/1’in ilk cümlesi kapsamında yapılan nitelendirmeyi hatalı bulmuştur. Karar başka hukuka aykırılıklar nedeniyle de bozma içerdiğinden, bozma sonucu yalnızca bu nitelendirmeye bağlanmamalıdır.
Mağdur Tabancanın Kurusıkı Olduğunu Biliyorsa Silahla Tehdit Oluşmaz
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 10.06.2024 tarihli, 2023/7444 Esas ve 2024/7377 Karar sayılı kararında sanık, “Bana yanlış yapma, kuru sıkım var” diyerek belindeki tabancayı göstermiştir.
Daire, mağdurun tabancanın kurusıkı olduğunu bilmesi hâlinde silahın korkutucu özelliğinin ortadan kalktığını ve eylemin şikâyete bağlı TCK 106/1 son cümle kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Mahkûmiyet hükümleri, eksik inceleme ve basit yargılama usulünün değerlendirilmemesi gibi nedenlerle de bozulmuştur. Bu sonuç, mağdurun tabancanın kurusıkı olduğunu bildiği somut olaya özgüdür.
Sonradan Yürürlüğe Giren Uzlaştırma Düzenlemesi Eski Tehdit Dosyalarına da Uygulanır
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.05.2024 tarihli, 2023/7082 Esas ve 2024/6509 Karar sayılı kararında, ilk hükümden sonra yürürlüğe giren uzlaştırma düzenlemesinin tehdit dosyasına etkisi incelenmiştir.
Daire, tehdit suçu için uzlaştırma işlemi yapılmasını, uzlaşma sağlanmazsa basit yargılama usulünün değerlendirilmesini gerekli görmüş ve bu eksiklikler nedeniyle mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.
Israrlı Takip Suçu Düşerse Tehdit İçin Uzlaştırma Yapılmalıdır
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 15.04.2025 tarihli, 2025/360 Esas ve 2025/4024 Karar sayılı kararında, ısrarlı takip suçundan şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesine rağmen bu suçun basit tehdit bakımından uzlaştırmaya engel kabul edildiği bir dosya incelenmiştir.
Daire, uzlaştırma yapılmamasını isabetsiz bulmuş ve kanun yararına bozma istemini kabul ederek hükmü bozmuştur. Karar, uzlaştırmaya engel olan suç dosyadan çıktığında kalan tehdit suçu için uzlaştırmanın işletilmesi gerektiğini göstermektedir.
TCK 106/1’de Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Temyiz Sınırı
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 08.01.2025 tarihli, 2024/6182 Esas ve 2025/284 Karar sayılı kararında, ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmünün istinafta kaldırılarak cezanın artırıldığı bir TCK 106/1 dosyası incelenmiştir.
Daire, kararın CMK 286/2-d kapsamında temyize kapalı olduğunu ve CMK 286/3’teki istisnaya girmediğini kabul etmiş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine aynı dosyada daha önce verdiği kendi bozma kararını kaldırarak temyiz istemlerini reddetmiştir. Temyiz yolunun açık olup olmadığı, ilk derece ve istinaf kararlarının niteliğine göre ayrıca belirlenmelidir.
Yargıtay kararları somut olayın özelliklerine göre verildiğinden, yalnızca benzer bir cümlenin geçtiği başka bir kararın dosyaya uygulanması her zaman doğru sonuç vermez.
İstanbul’da Tehdit Davası ve Şikayet İçin Ceza Avukatı
Tehdit nedeniyle şikayetçi olacak kişi açısından olayın doğru anlatılması, mesaj ve diğer delillerin korunması, gerekli kayıtların zamanında istenmesi ve varsa koruma ihtiyacının bildirilmesi önemlidir.
Hakkında tehdit soruşturması veya davası bulunan kişi açısından ise suçlamanın dayanağı, konuşmanın bütünü, mesajın aidiyeti, nitelikli hal iddiası ve uzlaştırma koşulları birlikte değerlendirilir. Savunma, dosyadaki somut delillere ve yargılamanın bulunduğu aşamaya göre hazırlanır.
Avukat Ebubekir Kozan tarafından İstanbul’da ve İstanbul Anadolu Adliyesinde yürütülen ceza soruşturmaları ve davalarına ilişkin hizmetler hakkında İstanbul ceza avukatı sayfamızdan bilgi alabilirsiniz. İstanbul Anadolu Adliyesi Kartal’dadır; Kartal’daki dosyalar için Kartal ceza avukatı sayfamıza da bakabilirsiniz.
Tehdit şikayeti, ifadeye katılım veya hakkınızdaki davanın takibi için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz. Varsa dosya numarasını, gelen tebligatı ve ilgili mesaj veya kayıtları belirterek görüşme talep edebilirsiniz. Av. Ebubekir Kozan’a 0534 980 28 64 numarasından veya WhatsApp üzerinden de ulaşabilirsiniz.
Tehdit Suçu Hakkında Sık Sorulan Sorular
Tehdit suçu şikâyete tabi mi?
Tehdidin türüne göre değişir. Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit (mağdur kadın olsa da) ve silahla tehdit dahil nitelikli tehdit resen soruşturulur. Yalnızca malvarlığına büyük zarar veya sair kötülük tehdidi (TCK 106/1 son cümle) şikâyete bağlıdır; bu hâlde şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır.
TCK 106/1 ve TCK 106/2 ne demek?
TCK 106/1, hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik saldırı tehdidini düzenler ve altı aydan iki yıla kadar hapis öngörür; ikinci cümlesine göre mağdur kadınsa alt sınır dokuz aydır, son cümlesi ise malvarlığı veya sair kötülük tehdidini şikâyete bağlı olarak iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırır. TCK 106/2, tehdidin silahla (a), kendisini tanınmayacak hâle koyarak, imzasız mektupla veya özel işaretlerle (b), birden fazla kişiyle (c) ya da suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak (d) işlenmesini düzenler; cezası iki yıldan yedi yıla kadar hapistir.
Silahla tehdidin cezası ne kadar?
Silahla tehdidin cezası TCK 106/2-a uyarınca iki yıldan yedi yıla kadar hapistir. Üst sınır 4 Haziran 2025’te yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunla beş yıldan yedi yıla çıkarılmıştır; daha önce işlenen fiillerde lehe olan eski sınır (iki yıldan beş yıla) uygulanır. Sonuç ceza iki yılı aşmazsa HAGB veya erteleme değerlendirilebilir.
Silahla tehdit şikâyete bağlı mı, uzlaşmaya tabi mi?
Hayır. Silahla tehdit şikâyete bağlı değildir; savcılık resen soruşturur ve mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi dosyayı kapatmaz. Silahla tehdit uzlaştırmaya ve önödemeye de tabi değildir. Mağdurun kurusıkı olduğunu bildiği tabancayla yapılan tehdit ise silahla tehdit sayılmayabilir.
Kadına karşı tehdit şikâyete tabi mi, uzlaşmaya tabi mi?
Kadına karşı hayata, vücuda veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit şikâyete bağlı değildir, resen soruşturulur; şikâyetten vazgeçmek dosyayı kapatmaz. Buna karşılık bu suç uzlaştırmaya tabidir; kanunda kadına karşı tehdit için uzlaştırma istisnası yoktur. Tehdit silahla veya başka bir nitelikli hâlle işlenmişse ya da aynı kadına karşı ısrarlı takip veya cinsel taciz gibi uzlaştırma dışındaki bir suçla birlikte işlenmişse uzlaştırma yapılmaz.
Tehdit suçu ön ödemeye tabi mi?
Hayır. Tehdidin TCK 106/1’deki hâlleri uzlaştırma kapsamında olduğu için, nitelikli hâli ise cezası yüksek olduğu için önödemeye tabi değildir (TCK 75/1).
Tehdit suçunun oluşması için mağdurun korkması gerekir mi?
Mağdurun gerçekten korkması şart değildir. Söz veya davranışın olayın koşulları içinde ciddi ve korkutucu olmaya elverişli bulunması gerekir. Tarafların ilişkisi, konuşmanın bütünü ve olayın gerçekleşme biçimi birlikte değerlendirilir.
Tehdit suçunun cezası ne kadar?
Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik temel tehdidin cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. Bu tür tehdidin kadına karşı işlenmesi hâlinde alt sınır dokuz aydır. Malvarlığına büyük zarar veya sair kötülük tehdidinde iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezası öngörülür.
TCK 106/2 kapsamındaki nitelikli tehditte güncel ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapistir. Önceki tarihlerde işlenen fiillerde lehe kanun değerlendirmesi ayrıca yapılır.
Tehdit şikayetinden vazgeçersem dava kapanır mı?
Her durumda kapanmaz. Malvarlığına büyük zarar veya sair kötülük tehdidi şikayete bağlıdır; vazgeçmenin etkisi sanığın kabulü ve dosyanın aşamasıyla birlikte değerlendirilir. Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit ile nitelikli tehditte ise şikayetten vazgeçme tek başına davayı düşürmez. Uzlaşma farklı bir işlemdir.
WhatsApp mesajı veya ekran görüntüsü tehdit için delil olur mu?
Mesajlar ve ekran görüntüleri delil olarak sunulabilir. Ancak bunların gerçekliği, bütünlüğü, hukuka uygun elde edilmesi ve kime ait olduğu incelenir. Her ekran görüntüsünün tek başına mahkumiyet için yeterli olduğu söylenemez. Konuşmanın tamamının ve mevcut özgün kayıtların korunması önemlidir.
İlk defa tehdit suçundan yargılanan kişi hapse girer mi?
İlk defa yargılanmak tek başına cezaevine girileceği veya girilmeyeceği anlamına gelmez. Suçun temel ya da nitelikli hâli, deliller, uzlaştırma koşulları, sonuç ceza ve önceki mahkumiyet durumu değerlendirilir. Şartları varsa seçenek yaptırımlar, HAGB veya cezanın ertelenmesi gündeme gelebilir.
Tehdit suçu sabıka kaydına işler mi?
Sırf tehdit nedeniyle şikayet edilmek veya ifade vermek, adli sicile mahkumiyet kaydı olarak işlenmez. Kesinleşmiş mahkumiyetler ise adli sicil mevzuatına göre kaydedilir. HAGB ve uzlaşma sonucunda verilen kararların kayıt ve hukuki sonuçları farklıdır.
Ayrıntılar için adli sicil ve arşiv kaydı yazımızı inceleyebilirsiniz.
“Şaka yaptım” veya “sinirle söyledim” demek yeterli mi?
Bu açıklamalar tek başına suçun oluşmasını engellemez. Söylenen söz, tarafların ilişkisi ve olayın bütünü değerlendirilir. Gerçekten şaka niteliğindeki bir ifade ile ciddi tehdit birbirinden ayrılır. Haksız bir fiile tepki verilmişse haksız tahrik koşulları ayrıca incelenebilir.
Hazırlayan: Av. Ebubekir Kozan