Avukat Ebubekir Kozan Hukuk Bürosu logosu
Ceza Hukuku

TCK 138 Verileri Yok Etmeme Suçu

TCK 138 Verileri Yok Etmeme Suçu

TCK 138 verileri yok etmeme suçu, kanunların belirlediği saklama süreleri sona ermesine rağmen, sistem içinde tutulmaya devam eden verilerin yok edilmemesi hâlinde gündeme gelir. Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen bu suç tipiyle korunan temel değer; kişilerin özel hayatı, kişisel verileri ve veri güvenliği üzerindeki hukuki korumadır.Bu suç tipiyle korunan temel değer; kişilerin özel hayatı, kişisel verileri ve veri güvenliği üzerindeki hukuki korumadır.

Günümüzde şirketler, kamu kurumları, e-ticaret platformları, sağlık kuruluşları, özel eğitim kurumları, insan kaynakları birimleri ve dijital hizmet sağlayıcıları çok sayıda veri işlemektedir. Bu verilerin belirli sürelerle saklanması bazı hâllerde hukuken zorunlu olabilir. Ancak saklama amacı sona erdiğinde veya kanuni süre dolduğunda, verilerin sistem içinde tutulmaya devam edilmesi cezai sorumluluk doğurabilir. Bu suç özellikle şu durumlarda gündeme gelebilir:

  • Şirketlerin müşteri kayıtlarını kanuni süre dolmasına rağmen sistemlerinde tutması,
  • Eski çalışanlara ait insan kaynakları dosyalarının gereğinden uzun süre saklanması,
  • İş başvurusu yapan kişilere ait özgeçmiş, kimlik ve iletişim bilgilerinin süresiz tutulması,
  • Üyelik, abonelik veya hizmet ilişkisi sona ermesine rağmen kayıtların silinmemesi,
  • Veri silme veya imha talebine rağmen gerekli teknik ve idari işlemlerin yapılmaması,
  • Kanunen yok edilmesi gereken kayıtların sistemde erişilebilir şekilde bırakılması.

Ancak her veri saklama hali suç oluşturmaz. Öncelikle verinin hangi amaçla toplandığı, hangi mevzuat kapsamında saklandığı, saklama süresinin dolup dolmadığı ve veriyi yok etmekle yükümlü kişinin kim olduğu incelenmelidir.

TCK 138 Verileri Yok Etmeme Suçu Unsurları

Bu suçun oluşabilmesi için bazı şartların birlikte bulunması gerekir. Sadece bir verinin sistemde tutuluyor olması tek başına yeterli değildir. Verinin hukuken artık saklanmaması gereken bir aşamaya gelmiş olması ve buna rağmen yok etme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi gerekir.

Suçun Konusunun Veri Olması: Suçun konusu, sistem içinde tutulan ve kanunen yok edilmesi gereken verilerdir. Uygulamada bu veriler çoğunlukla kişisel veri niteliğindedir. Ad-soyad, T.C. kimlik numarası, telefon numarası ve sağlık bilgileri bu kapsamda değerlendirilebilir.

Kanuni Saklama Süresinin Dolmuş Olması: Suçun oluşması bakımından en önemli unsurlardan biri, verinin saklanmasına izin veren veya saklanmasını zorunlu kılan kanuni sürenin sona ermiş olmasıdır. Bazı kayıtların belirli sürelerle saklanması zorunludur. Vergi hukuku, iş hukuku, sosyal güvenlik mevzuatı, ticaret hukuku, muhasebe mevzuatı veya sektörel düzenlemeler farklı saklama yükümlülükleri getirebilir.

Yok Etme Yükümlülüğünün Bulunması: Fail, verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olan kişidir. Bir kişinin yalnızca şirkette çalışıyor olması ceza sorumluluğu için yeterli değildir. İlgili kişinin veriyi yok etme konusunda görev ve yetkisinin bulunması gerekir.

Verilerin Yok Edilmemesi: Suçun hareket unsuru, kanuni süre dolmasına rağmen verilerin sistem içinde yok edilmemesidir. Bu durum aktif bir kararla gerçekleşebileceği gibi, gerekli işlemlerin hiç yapılmaması şeklinde ihmali davranışla da ortaya çıkabilir. Bununla birlikte her teknik gecikme veya idari aksaklık otomatik olarak suç anlamına gelmez. Ceza hukuku bakımından somut olayın özellikleri, yükümlülüğün açıklığı, verinin neden tutulmaya devam edildiği ve failin kastı birlikte değerlendirilmelidir.

Kast Unsuru: Bu suç kasten işlenebilir. Failin, verilerin yok edilmesi gerektiğini bilmesine rağmen görevini yerine getirmemesi gerekir. Özellikle savunmanın etkili olabilmesi için yalnızca soyut beyan yeterli olmayabilir. Log kayıtları, imha prosedürleri, yazışmalar, teknik raporlar, görev tanımları ve veri envanteri gibi deliller önem kazanır.

Hukuka Uygunluk Sebebinin Bulunmaması: Bazı durumlarda verinin saklanması hukuken zorunlu olabilir. Örneğin muhasebe kayıtları, işçi özlük dosyaları, vergi belgeleri, ticari defterler veya sektörel mevzuata tabi kayıtlar belirli sürelerle muhafaza edilmek zorunda olabilir. Bu gibi hallerde, saklama yükümlülüğü devam ettiği sürece verinin sistemde tutulması suç oluşturmaz. Bu nedenle her olayda ilgili mevzuat, saklama süresi ve verinin niteliği ayrıca incelenmelidir.

TCK 138 Verileri Yok Etmeme Suçu Cezası

Suçun temel hali için öngörülen ceza, 1 yıldan 2 yıla kadar hapis cezasıdır.
Suçun konusunu Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre ortadan kaldırılması veya yok edilmesi gereken veriler oluşturuyorsa, verilecek ceza bir kat artırılır.
Cezanın miktarı; hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme veya kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gibi ceza hukuku kurumları bakımından somut olayın özellikleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Bu sonuçların her dosyada otomatik olarak uygulanacağı söylenemez.
Kurumsal veri ihlallerinde yalnızca ceza yargılaması değil; KVKK kapsamında idari yaptırımlar, tazminat talepleri ve itibar kaybı da gündeme gelebilir.

TCK 138 Verileri Yok Etmeme Suçunda Şikayet, Uzlaştırma ve Zamanaşımı

TCK 138 bakımından şikayet, uzlaştırma ve zamanaşımı konuları uygulamada sıkça karıştırılmaktadır. Özellikle özel hayata ilişkin bazı suçların şikayete bağlı olması, yanılgıya yol açabilmektedir.

Şikayet: TCK 138 kapsamında düzenlenen verileri yok etmeme suçu şikayete bağlı değildir. Bu nedenle mağdurun 6 aylık şikayet süresi içinde başvuru yapması şartı aranmaz. Suçun öğrenilmesi halinde Cumhuriyet savcılığı tarafından resen soruşturma yapılabilir. Mağdur veya ilgili kişi ise Cumhuriyet savcılığına başvurarak suç duyurusunda bulunabilir.

Uzlaştırma: Bu suç uzlaştırma kapsamında değildir. Ceza muhakemesinde uzlaştırma, kural olarak soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar ile kanunda ayrıca sayılan bazı suçlar bakımından uygulanır. TCK 138 şikayete bağlı olmadığı gibi, uzlaştırmaya tabi suçlar arasında ayrıca sayılmamıştır.

Zamanaşımı: TCK 138 verileri yok etmeme suçunda dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Zamanaşımı süresi kural olarak suçun işlendiği tarihten itibaren değerlendirilir. Ancak bu suç bakımından suç tarihinin tespiti her zaman basit olmayabilir. Verinin hangi tarihte yok edilmesi gerektiği, kanuni saklama süresinin ne zaman dolduğu ve buna rağmen sistemde ne kadar süre tutulduğu ayrıca incelenmelidir. Zamanaşımının kesilmesi veya durması gibi durumlar da somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

TCK 138 verileri yok etmeme suçu

TCK 138 Verileri Yok Etmeme Suçunda Avukat Desteği

Bu suç tipi, uygulamada teknik yönü ağır basan bir alandır. Yalnızca veri silinmedi demek yeterli değildir. Verinin niteliği, saklama amacı, kanuni saklama süresi, yok etme yükümlülüğü, failin sorumluluğu ve kast unsuru birlikte değerlendirilmelidir.
Bir ceza avukatı desteğiyle:

  • Suç duyurusu doğru hukuki zeminde hazırlanabilir,
  • Verinin saklama süresinin dolup dolmadığı incelenebilir,
  • KVKK hükümleri ile ceza hukuku arasındaki ilişki kurulabilir,
  • Teknik delillerin toplanması sağlanabilir,
  • Soruşturma aşamasında yanlış suç nitelendirmesi önlenebilir,
  • Şirketler açısından savunma oluşturulabilir,
  • Veri saklama ve imha politikaları hukuki riski azaltacak şekilde düzenlenebilir.

Özellikle veri saklama süreleri, teknik kayıtlar, log kayıtları, KVKK başvuruları ve şirket içi imha süreçlerinin birlikte değerlendirilmesi gereken dosyalarda erken aşamada hukuki destek alınması önemlidir. Ceza soruşturmaları ve davalarına ilişkin daha genel veya bölgesel içerikler için şu sayfalar da incelenebilir:

  1. İstanbul Ceza Avukatı
  2. Maltepe Ceza Avukatı
  3. Kartal Ceza Avukatı

TCK 138 Verileri Yok Etmeme Suçu – Sık Sorulan Sorular

TCK 138 verileri yok etmeme suçu nedir?

TCK 138 verileri yok etmeme suçu, kanunların belirlediği saklama süreleri sona ermesine rağmen,
sistem içinde tutulmaya devam eden verilerin yok edilmemesi halinde gündeme gelen bir suçtur.
Suçun oluşması için veriyi yok etmekle yükümlü kişinin bu görevini yerine getirmemesi gerekir.

Her silinmeyen veri TCK 138 suçunu oluşturur mu?

Hayır. Öncelikle verinin hukuken saklanmasını gerektiren bir süre veya zorunluluk bulunup
bulunmadığı incelenmelidir. Saklama süresi devam ediyorsa, verinin sistemde tutulması tek başına
suç oluşturmaz.

TCK 138 suçunun cezası nedir?

Suçun temel halinde ceza 1 yıldan 2 yıla kadar hapis cezasıdır. Suçun konusu Ceza Muhakemesi
Kanunu hükümlerine göre yok edilmesi gereken verilerden oluşuyorsa, verilecek ceza bir kat artırılır.

TCK 138 suçu şikayete bağlı mı?

Hayır. Bu suç şikayete bağlı değildir. Cumhuriyet savcılığı tarafından resen soruşturulabilir.
Mağdurun yaptığı başvuru ise teknik olarak şikayet şartı değil, suç duyurusu niteliğindedir.

TCK 138 suçu uzlaştırmaya tabi mi?

Hayır. Bu suç genel olarak uzlaştırma kapsamında değildir. Çünkü şikayete bağlı değildir ve
uzlaştırmaya tabi suçlar arasında ayrıca sayılmamıştır.

Şirketlerde verilerin yok edilmemesinden kim sorumlu olur?

Sorumluluk, somut olayda veriyi yok etme görev ve yetkisi bulunan kişiye göre belirlenir.
Şirket yöneticileri, insan kaynakları yetkilileri, bilgi işlem sorumluları veya veri imha sürecinde
görevli kişiler olayın niteliğine göre sorumluluk riski taşıyabilir.

Loading

Av. Ebubekir Kozan

Av. Ebubekir Kozan, İstanbul Barosuna kayıtlı olarak Maltepe’de bulunan hukuk bürosunda avukatlık faaliyetini sürdürmektedir. Çalışmaları ağırlıklı olarak ceza ve infaz hukuku ile aile, miras, gayrimenkul, iş ve icra hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Bir yanıt yazın

Avukatı Ara