Ceza Hukuku

İfadeye Çağrıldım, Ne Yapmalıyım? Karakol ve Savcılık Süreci

“İfadeye çağrıldım, ne yapmalıyım?” rehberi için masada dosya ve kalem
Ceza Hukuku

Son güncelleme: 19 Ekim 2026

İfadeye Çağrıldığımda İlk Olarak Ne Yapmalıyım?

“İfadeye çağrıldım, ne yapmalıyım?” diye düşünüyorsanız, ilk olarak çağrıyı yapan birimi, dosyanın konusunu ve hangi sıfatla dinleneceğinizi öğrenin. Karakolda, jandarmada veya savcılıkta şüpheli olarak ifade verecekseniz, ifade öncesinde avukatla görüşerek suçlamayı, erişilebilen dosya belgelerini ve haklarınızı değerlendirin.

İfadeye çağrılmak, tek başına suçlu olduğunuz veya tutuklanacağınız anlamına gelmez. Ancak çağrının niteliğini öğrenmek, ilgili belgeleri hazırlamak ve tutanağa geçecek beyanlarınızı dikkatle kontrol etmek gerekir.

İfade alma, savunma hakkı ve soruşturma işlemlerinin temel kuralları 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda düzenlenmiştir.

İlk adım, çağrıyı doğrulamak ve hangi işlem için davet edildiğinizi netleştirmektir. Hazırlık yaparken şu sırayı izleyebilirsiniz:

  1. Çağıran birimi doğrulayın. Polis merkezi, jandarma birimi veya savcılığın adını öğrenin. Telefonla arandıysanız ilgili kurumun resmi iletişim bilgileri üzerinden teyit alın.
  2. Dosya bilgilerini sorun. Biliniyorsa soruşturma numarasını, olayın konusunu ve hangi sıfatla çağrıldığınızı öğrenin.
  3. Tarih ve yeri netleştirin. İfadenin alınacağı birimi, bildirilen günü ve saati kaydedin.
  4. Belgelerinizi hazırlayın. Kimliğinizi, varsa çağrı belgesini ve olayla ilgili mevcut evrakı bir araya getirin.
  5. Hukuki yardımı planlayın. Özellikle hakkınızda bir suç isnadı varsa, ifade öncesinde avukatla görüşerek yapılacak hazırlığı belirleyin.

Görüşmeye hazırlanırken olayları tarih sırasıyla not etmek yararlı olur. Bizzat bildiğiniz olayları, başkasından duyduğunuz bilgileri ve belgelerden öğrendiğiniz hususları birbirinden ayırın.

Şüpheli, Tanık veya Müşteki Olarak Çağrılmak Ne Anlama Gelir?

Hangi sıfatla çağrıldığınız, haklarınızı ve hazırlığın kapsamını belirler. Günlük dilde bütün bu işlemler için “ifade vermek” denilse de şüphelinin dinlenmesi, tanıklık ve şikayetçinin beyanı aynı hukuki kurallara tabi değildir.

Çağrıldığınız sıfat Ne anlama gelir? Hazırlıkta öne çıkan konu
Şüpheli Soruşturma aşamasında hakkınızda suç şüphesi bulunmaktadır. Suçlamayı öğrenmek, müdafi yardımından yararlanmak, susma hakkını ve lehe delilleri değerlendirmek.
Tanık Bir olay hakkında bildiklerinize başvurulmaktadır. Bildiklerinizi doğru aktarmak; kanuni tanıklıktan veya cevap vermekten çekinme nedenlerini değerlendirmek.
Mağdur veya müşteki Suçtan zarar gören ya da şikayette bulunan kişi olarak dinlenmektesiniz. Olayı açıklamak, delilleri bildirmek ve ilgili talep ve hakları kullanmak.

Bir kişi aynı dosyada hem şikayetçi hem şüpheli olabilir. Bu nedenle yalnızca “şikayetiniz için gelin” şeklindeki açıklamayla yetinmeden işlemin hangi sıfatla yapılacağını netleştirmek önemlidir.

İfadeye Çağrıldım Ama Konusunu Bilmiyorum: Nasıl Öğrenebilirim?

Çağrıyı yapan birimden soruşturmanın yürütüldüğü savcılığı, dosya numarasını, çağrılma nedenini ve sıfatınızı öğrenmeye çalışın. CMK’nin 145. maddesi, ifade veya sorgu için düzenlenen davetiyede çağrılma nedeninin açıkça belirtilmesini öngörür.

Telefonda verilen kısa bilgi, dosyadaki bütün iddia ve delilleri açıklamayabilir. Bu aşamada avukat, müdafi sıfatıyla dosyayı inceleyerek isnadın hangi olaya dayandığını ve erişilebilen belgelerin içeriğini değerlendirebilir.

CMK’nin 153. maddesinde müdafiin dosyayı inceleme ve belge örneği alma hakkı düzenlenmiştir. Kanunda belirtilen suçlara ilişkin soruşturmalarda, gerekli şartlar varsa hakim kararıyla inceleme yetkisi kısıtlanabilir. Şüphelinin ifadesini içeren tutanak ve bilirkişi raporları gibi kanunda belirtilen belgeler bu kısıtlamanın dışında tutulmuştur.

Bu nedenle dosya incelemesinin kapsamı, mevcut kararlar ve kanuni erişim hakları birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Dosyanın e-Devlet veya UYAP’ta Görünmemesi Ne Anlama Gelir?

Vatandaş ekranında dosya görememek, hakkınızda hiçbir soruşturma bulunmadığı sonucunu çıkarmak için yeterli değildir. Soruşturma dosyasına ilişkin bilgi ve belgelere erişim ayrıca değerlendirilmelidir.

Çağrıyı yapan birimden dosya bilgilerini doğrulamak ve gerektiğinde ilgili savcılık nezdinde inceleme yapmak, yalnızca çevrim içi sorgulama sonucuna dayanarak hareket etmekten daha sağlıklı bir yöntemdir. Hakkınızda bir yakalama kararı olup olmadığının nasıl öğrenileceğini ve takipsizlik kararının UYAP’ta görünüp görünmediğini ayrı yazılarımızda anlattık.

Dolandırıcılık veya IBAN Nedeniyle İfadeye Çağrıldım, Ne Yapmalıyım?

En sık karşılaşılan çağrılardan biri, banka hesabına gelen ya da hesaptan çıkan para nedeniyle yürütülen dolandırıcılık ve hesap kullandırma soruşturmalarıdır. Bu dosyalarda şüpheli olarak çağrılabileceğiniz gibi suçtan zarar gören olarak da dinlenebilirsiniz. İfadeden önce hesap hareketlerini, parayı gönderen veya alan kişilerle yazışmaları ve hesabın o tarihte kimin kullanımında olduğunu gösteren belgeleri hazırlayın.

Ayrıntılar için IBAN kullandırma suçu, dolandırıcılık suçu ve yasa dışı bahis rehberlerimize bakabilirsiniz.

Polis Telefonla İfadeye Çağırırsa Gitmek Zorunda mıyım?

Kolluk birimleri uygulamada telefonla ifadeye davet edebilir. Ancak telefonla yapılan her çağrı, CMK’nin 145. maddesinde düzenlenen usulüne uygun davetiyeyle aynı hukuki sonucu doğurmaz. Çağrının şekli, kişinin sıfatı ve dosyada mevcut kararlar birlikte değerlendirilmelidir.

Şüpheli veya sanık için düzenlenen davetiyede çağrılma nedeni ve gelmeme halinde zorla getirileceği belirtilir.

Savcı, hakim veya mahkeme önünde dinlenecek tanık bakımından ise CMK’nin 43. maddesi telefonla çağrıya da imkan verir; fakat çağrı kağıdına bağlanan sonuçların bu şekilde yapılan çağrıda uygulanmayacağını belirtir.

Telefonla arandıysanız birimi ve dosya bilgilerini doğrulayın. Dosyada mevcut bir yakalama emri veya başka bir karar bulunup bulunmadığı, telefonla davetten ayrı bir konudur. Çağrının usulü hakkındaki tereddütleri avukatınızla değerlendirerek ilgili birimle iletişim kurun.

İfadeye Gitmezsem Ne Olur? İfade Gününü Erteletebilir miyim?

Usulüne uygun çağrıya rağmen gitmeyen şüpheli veya sanık hakkında CMK’nin 146. maddesi uyarınca zorla getirme kararı verilebilir. Kanunda belirtilen diğer nedenler varsa, önceden davetiye gönderilmesi beklenmeden de zorla getirme gündeme gelebilir.

Zorla getirme ile tutuklama farklı işlemlerdir. Zorla getirme, kişinin ilgili merci önünde hazır edilmesine yöneliktir. Tutuklama için ayrıca kanuni şartların bulunması ve yetkili yargı merciinin kararı gerekir.

Tanık, mağdur ve şikayetçinin çağrıya katılmamasının sonuçları da kendi hukuki statülerine ve çağrı usulüne göre değerlendirilir.

Sağlık sorunu veya başka bir haklı mazeret nedeniyle belirtilen tarihte gidemiyorsanız, mazeretinizi mümkün olan en kısa sürede ilgili birime bildirin. Varsa destekleyici belgeleri sunarak yeni bir gün belirlenmesini talep edin. Mazeret bildirmek, ifade tarihinin kendiliğinden ertelendiği anlamına gelmez; talebin sonucunu ve yeni işlem bilgisini teyit edin.

İfadeye Gitmedim, Şimdi Ne Yapmalıyım?

Çağrıya uymadıysanız hakkınızda zorla getirme kararı verilmiş veya yakalama emri çıkarılmış olabilir. Beklemek yerine çağıran birimle iletişime geçip yeni bir gün istemek ya da avukatınızla birlikte kendiliğinizden gitmek, ileride bir kimlik kontrolünde yakalanma ihtimalini azaltır. Hakkınızda karar olup olmadığını öğrenmek ve kaldırılması için yapılacaklar yakalama kararı nasıl kaldırılır rehberimizde anlatılmıştır.

İfadeye Avukatla Gitmek Zorunlu mu?

Her ifade işleminde kişinin kendi seçtiği bir avukatla gelmesi zorunlu değildir. Bununla birlikte şüpheli veya sanığın müdafi yardımından yararlanma hakkı vardır; kanunda belirtilen durumlarda müdafi bulunması zorunludur.

CMK’nin 150. maddesine göre müdafii bulunmayan çocuklar, kendisini savunamayacak derecede malul olanlar veya sağır ve dilsiz kişiler için talepleri aranmaksızın müdafi görevlendirilir. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda da zorunlu müdafilik hükümleri uygulanır. Bunların dışında kanunda özel olarak düzenlenen başka zorunlu müdafilik halleri de bulunmaktadır.

Zorunluluk bulunmayan bir dosyada da ifade öncesinde hukuki yardım alabilirsiniz. Özellikle suçlamanın kapsamını bilmediğinizde, birden fazla olaydan söz edildiğinde veya dosyada farklı belgeler bulunduğunda hazırlığın dosya üzerinden yapılması önem taşır.

İfade öncesi avukatla görüşmeyi temsil eden oda

Avukat, İfade Öncesinde ve İfade Sırasında Ne Yapar?

Hukuki yardım, dosyanın durumuna göre şu çalışmaları kapsayabilir:

  • Hangi sıfatla ve hangi olay nedeniyle çağrıldığınızın belirlenmesi.
  • Erişilebilen soruşturma belgelerinin incelenmesi.
  • Suçlama, haklar ve olası usul işlemleri hakkında bilgi verilmesi.
  • Olay sırasının ve mevcut belgelerin değerlendirilmesi.
  • Lehe delillerin belirlenmesi ve toplanmasının talep edilmesi.
  • İfade işlemine katılım ve usule ilişkin itirazların bildirilmesi.
  • Beyanların ve taleplerin tutanağa doğru geçirilmesinin kontrolü.
  • İfade sonrasında yapılması gereken başvuruların değerlendirilmesi.

Avukat sizin yerinize olay anlatımı yapmaz; hukuki yardım sunar ve savunma haklarınızın kullanılmasına katkıda bulunur. İfade öncesi görüşme ile soruşturmanın tamamının takibi farklı iş kapsamları olabileceğinden, hangi işlemlerin üstlenileceği baştan açıklığa kavuşturulmalıdır.

İfade ve soruşturma aşamalarında sunulan hukuki yardım hakkında İstanbul ceza avukatı desteği sayfamızdan bilgi alabilirsiniz.

Barodan Avukat Görevlendirilmesini Nasıl İsteyebilirim?

Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse talebi üzerine müdafi görevlendirilir. Bu talebi ifade işlemini yürüten kolluk veya savcılık makamına ileterek kayda geçirilmesini isteyebilirsiniz.

Zorunlu müdafilik hallerinde ayrıca talep aranmaz. Mağdur ve şikayetçi bakımından barodan avukat görevlendirilmesinin şartları ise CMK’nin 234. maddesinde ayrıca düzenlenmiştir; şüpheliye ilişkin kurallar herkes için aynı şekilde uygulanmaz.

Karakolda ve Savcılıkta İfade Nasıl Alınır?

Şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma konusu suç hakkında dinlenmesi ifade alma işlemidir. Hakim veya mahkeme tarafından dinlenmesi ise hukuki anlamda sorgudur.

Şüphelinin ifadesi alınırken temel olarak şu işlemler yapılır:

  1. Kimliği tespit edilir.
  2. Kendisine yüklenen suç açıklanır.
  3. Müdafi yardımı ve susma hakkı dahil kanuni hakları bildirilir.
  4. Açıklama yapmayı tercih ederse beyanı alınır.
  5. Lehe hususları ileri sürmesine ve somut delillerin toplanmasını istemesine imkan tanınır.
  6. İşlem tutanağa geçirilir; tutanak okunarak imza aşamasına geçilir.

İşlemin ayrıntıları kişinin yaşına, sıfatına ve dosyanın özelliklerine göre değişebilir. Tanık ve müştekinin dinlenmesi, şüpheliye ilişkin bu sırayla tamamen aynı işlem olarak değerlendirilmemelidir.

CMK’nin 148. maddesi uyarınca şüphelinin beyanı özgür iradesine dayanmalıdır. Cebir, tehdit, aldatma veya kanuna aykırı yarar vaadi gibi yasak yöntemlerle alınan ifadelerin delil olarak değerlendirilmesine izin verilmez.

Savcılığa Dilekçeyle İfade Verilebilir mi?

Şüphelinin ifadesi, kişinin bizzat dinlenmesi ve söylediklerinin tutanağa geçirilmesiyle alınır (CMK 147); dilekçe vermek ifadenin yerine geçmez. Bununla birlikte açıklamalarınızı ve delillerinizi içeren yazılı bir beyan dilekçesi, ifadeyle birlikte veya sonrasında dosyaya sunulabilir. Belirlenen gün gidemeyecekseniz mazeretinizi belgeleyen bir dilekçeyle yeni gün talep edebilirsiniz.

İfade Verirken Susma Hakkımı Kullanabilir miyim?

Şüpheli veya sanık, kendisine yüklenen suç hakkında açıklama yapmama hakkına sahiptir. Bu hakkın ifade veya sorgu sırasında kendisine bildirilmesi gerekir.

Susma hakkı, suçlamaya ilişkin açıklamalar bakımından geçerlidir. Kimliğe ilişkin soruları doğru cevaplama yükümlülüğü devam eder. Susma hakkının kullanılması, tek başına suçun kabul edildiği anlamına gelmez.

Açıklama yapıp yapmama konusunu suçlamanın ve erişilebilen belgelerin değerlendirilmesi sonrasında avukatınızla görüşebilirsiniz.

Tanığın durumu farklıdır. Tanıklıkta doğruyu söyleme yükümlülüğü bulunmakla birlikte, kanunda sayılan tanıklıktan çekinme ve cevap vermekten çekinme hakları vardır. Örneğin tanık, kendisini veya kanunda belirtilen yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikteki sorulara cevap vermekten çekinebilir.

İfade Verirken ve Tutanağı İmzalarken Nelere Dikkat Edilmeli?

Beyanınızın doğru anlaşılması için bildiğiniz olayları açık biçimde anlatın. Hatırlamadığınız bir ayrıntıyı tahminle tamamlamayın; bir belgeye dayanarak konuşuyorsanız hangi belgeden söz ettiğinizi belirtin.

Dosyayla ilgili mesajları, ödeme kayıtlarını, sözleşmeleri ve diğer mevcut belgeleri koruyun. Lehinize olabilecek kamera kayıtlarının nerede bulunduğunu veya hangi kişinin hangi olay hakkında bilgi sahibi olduğunu avukatınıza bildirin.

Örneğin banka hesabınızın başka kişilerce kullanıldığı iddiasıyla çağrıldıysanız, işlemlerin tarihleri, para hareketleri ve ilgili yazışmalar birlikte incelenmelidir. Bu konudaki ayrı açıklamalara IBAN kullandırma hakkındaki rehberimizden ulaşabilirsiniz.

Tutanağı imzalamadan önce özellikle şunları kontrol edin:

  • İsimler, tarihler, miktarlar ve olay sırası doğru yazılmış mı?
  • Söylemediğiniz bir cümle veya kabul etmediğiniz bir husus eklenmiş mi?
  • Anlatımınızın anlamını değiştiren bir eksiklik var mı?
  • Bildirdiğiniz deliller ve talepler kayda geçirilmiş mi?
  • Susma veya avukat talebiniz tutanağa doğru yansıtılmış mı?

Eksik veya yanlış gördüğünüz kısımların düzeltilmesini isteyin. Bir itirazınız varsa bunun da tutanağa geçirilmesini talep edin. İmzadan çekinilmesi halinde nedeninin tutanakta gösterilmesi gerekir.

İfade Verdikten Sonra Ne Olur?

İfade alınması, soruşturmanın mutlaka tamamlandığı anlamına gelmez. Savcılık başka kişilerin beyanlarını alabilir, belge ve kayıt isteyebilir veya bilirkişi incelemesi yaptırabilir.

Sonraki aşama, dosyanın delil durumuna ve uygulanabilecek usule göre belirlenir.

İfade sırasında veya öncesinde cep telefonunuza ya da bilgisayarınıza el konulduysa, cihazın incelenmesi ve iadesi ayrı kurallara bağlıdır. El konulan telefonun ne zaman iade edileceğini ve incelemede nelere bakıldığını ayrı bir yazıda anlattık. Arama ve el koyma tutanaklarına ilişkin haklarınız için arama ve el koyma, mesajların delil değeri için WhatsApp yazışmaları delil olur mu yazılarımıza bakabilirsiniz.

İfadeye Gidince Gözaltına Alınır mıyım veya Tutuklanır mıyım?

İfadeye davet edilmiş olmak tek başına gözaltı veya tutuklama kararı değildir. Bununla birlikte mevcut bir yakalama emri ya da kanuni şartları oluşan bir koruma tedbiri nedeniyle işlem yapılması mümkündür.

Gözaltı ve tutuklama ayrı tedbirlerdir. Soruşturma aşamasında tutuklamaya, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hakimi karar verir. Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrolün yeterli olup olmayacağı değerlendirilir.

Bu nedenle yalnızca telefonla çağrılmış olmanızdan hareketle sonuç hakkında kesin değerlendirme yapılamaz. Mevcut kararların ve dosya belgelerinin incelenmesi gerekir.

Tedbirin şartları ve başvuru yolları hakkında tutuklama kararı rehberimizde ayrıntılı bilgi bulunmaktadır. Gözaltının ne kadar sürebileceği için gözaltı süresi ve haklar, tutuklama yerine uygulanabilecek tedbirler için adli kontrol yazılarımızı inceleyebilirsiniz.

İfade Verdikten Sonra Dava Açılır mı?

Her ifade işlemi dava açılmasıyla sonuçlanmaz. Soruşturma sonunda kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmaması veya kovuşturma imkanının olmaması halinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.

Takipsizlik olarak da bilinen bu kararın anlamı ve başvuru yolları kovuşturmaya yer olmadığına dair karar yazımızda açıklanmaktadır.

Dava açılması gereken dosyalarda savcılık iddianame düzenler. İddianamenin mahkeme tarafından kabulüyle kamu davası açılır. Suçun ve dosyanın özelliklerine göre uzlaştırma veya kamu davasının açılmasının ertelenmesi gibi özel usuller de değerlendirmeye girebilir.

Soruşturma ve yargılamanın genel aşamaları için ceza davaları rehberimizi inceleyebilirsiniz.

İstanbul Anadolu Yakası’nda İfade Sürecinde Avukat Desteği

İstanbul Anadolu Adliyesinde yürütülen soruşturmalarda ve ilgili kolluk birimlerindeki ifade işlemlerinde hukuki yardım, dosyanın hangi aşamada bulunduğunun belirlenmesiyle başlar.

Avukat Ebubekir Kozan tarafından sunulan çalışma; dosyanın incelenmesini, ifade öncesinde haklar ve mevcut belgeler hakkında görüşülmesini, ifade işlemine katılımı, delil taleplerinin hazırlanmasını ve üstlenilen iş kapsamında soruşturmanın takibini içerebilir.

İlk görüşme için şu bilgileri hazırlamanız yararlı olur:

  • Çağrıyı yapan polis, jandarma veya savcılık birimi.
  • İfade için bildirilen tarih ve saat.
  • Biliniyorsa soruşturma numarası ve dosyadaki sıfatınız.
  • Varsa çağrı belgesi, önceki ifade tutanağı ve ilgili kararlar.
  • Olayla bağlantılı mevcut belgeler.

İfade öncesi görüşme ve hukuki yardım talebinizi, bildirilen işlem tarihini de belirterek iletebilirsiniz. Randevu için iletişim sayfamıza ulaşabilir veya 0534 980 28 64 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

İfadeye Çağrılma Hakkında Sık Sorulan Sorular

İfade Vermek Ne Kadar Sürer?

Bütün dosyalar için geçerli tek bir ifade süresi bulunmaz. Soruların kapsamı, incelenecek belgeler, tercüman veya müdafi ihtiyacı ve birimdeki işlemler süreyi etkileyebilir. İfade alma işleminin süresiyle gözaltının kanuni süreleri farklı konulardır.

İfade Vermek Adli Sicil Kaydına İşler mi?

Sırf ifadeye çağrılmak veya ifade vermek, adli sicile mahkumiyet kaydı olarak işlenmez. Adli Sicil Yönetmeliği kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin kaydını düzenler. Soruşturma dosyasındaki kayıtlar ile adli sicil belgesi birbirinden farklıdır. Mahkûmiyet hâlinde kaydın ne zaman silineceği için sabıka kaydı nasıl silinir yazımıza bakabilirsiniz.

Başka Şehirde veya Başka Karakolda İfade Verebilir miyim?

Bulunduğunuz yerde ifadenizin alınmasını talep edebilirsiniz. Bunun için soruşturmayı yürüten makamla iletişim kurulması ve uygun usulle işlem yapılması gerekir. Başka bir birime kendiliğinizden başvurmanız, bildirilen çağrının yerine getirildiği anlamına gelmeyebilir.

Aynı Olay İçin Tekrar İfadeye Çağrılabilir miyim?

Evet. Ancak CMK’nin 148/5. maddesine göre şüphelinin aynı olayla ilgili yeniden ifadesinin alınması ihtiyacı ortaya çıktığında bu işlem yalnızca Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir. Yeni çağrının aynı olaya mı, başka bir olaya mı ilişkin olduğu ve hangi sıfatla yapıldığı ayrıca belirlenmelidir.

Avukatsız Verdiğim İfade Geçerli mi?

İfadenin hangi makam tarafından ve hangi şartlarla alındığı önemlidir. CMK’nin 148/4. maddesine göre müdafi bulunmadan kollukça alınan ifade, şüpheli veya sanık tarafından hakim ya da mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Bu hüküm, avukatsız verilen bütün ifadelerin her durumda aynı şekilde değerlendirileceği anlamına gelmez; zorunlu müdafilik ve diğer usul güvenceleri ayrıca incelenir.

Verdiğim İfadeyi Sonradan Düzeltebilir miyim?

Eksik veya yanlış aktarılan hususları açıklamak ve gerektiğinde ek beyan sunmak mümkündür. Ancak yeni açıklama önceki tutanağı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Hangi bölümün neden düzeltilmek istendiği somut olarak belirtilmeli, varsa destekleyici belgeler sunulmalıdır. Yeniden ifade alınacaksa ilgili usul kurallarına uyulur.

Avukat Benim Yerime İfade Verebilir mi?

Hayır. İfade, kişinin kendi beyanının alınmasıdır. Avukat ifade işlemine katılabilir, hukuki yardım sunabilir ve taleplerinizi iletebilir; ancak olay hakkındaki sorulara sizin yerinize cevap vermez. Vekaletname verilmesi, şahsen dinlenmeniz gereken işlemi ortadan kaldırmaz.

İfadeye Avukatla Gitmenin Ücreti Nasıl Belirlenir?

Ücret değerlendirilirken ifade öncesi dosya incelemesi, görüşme, ifadeye katılım ve soruşturmanın devamındaki takibin hangi kapsamda üstlenileceği belirlenir. Geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gözetilir ve ücret, işin kapsamına göre kararlaştırılır. Avukatlık ücretiyle noter giderinin farkını vekalet ücreti yazımızdan inceleyebilirsiniz.

Anadolu Adliyesi’ndeki ceza dosyaları için dosya incelemesi ve görüşme talebinizi bize iletebilirsiniz.

Hazırlayan: Av. Ebubekir Kozan

Av. Ebubekir Kozan

Av. Ebubekir Kozan, İstanbul Barosuna kayıtlı olarak Maltepe’de bulunan hukuk bürosunda avukatlık faaliyetini sürdürmektedir. Çalışmaları ağırlıklı olarak ceza ve infaz hukuku ile aile, miras, gayrimenkul, iş ve icra hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Bir yanıt yazın

Avukatı Ara