Ceza Hukuku

Arama ve El Koyma Kararı: Ev Araması, İtiraz ve Eşya İadesi

Arama ve el koyma sırasında telefonun delil olarak alınmasını gösteren temsili görsel
Ceza Hukuku

Son güncelleme: 15 Ekim 2026

İçindekiler

Arama ve El Koyma Nedir?

Arama ve el koyma, ceza soruşturması veya davasında bir kişinin yakalanması, delillerin bulunması ve belirli eşya ya da malvarlığı değerlerinin korunması için başvurulabilen koruma tedbirleridir. Arama; kişinin üzerinde, eşyasında, aracında, konutunda veya işyerinde yapılabilir. El koyma ise delil niteliğindeki veya müsadereye konu olabilecek eşya ve malvarlığı değerleri üzerindeki tasarruf imkanının geçici olarak sınırlandırılmasıdır.

Evde arama yapılması, telefona el konulması, aracın muhafaza altına alınması veya paranın adli emanete gönderilmesi aynı hukuki koşullara bağlı değildir. İşlemin amacı, dayandığı karar ve uygulanan kanun maddesi ayrı ayrı incelenmelidir.

Arama yapılmış olması kişinin suçlu olduğunu göstermez. Eşyaya el konulması da eşyanın mülkiyetinin kendiliğinden devlete geçtiği anlamına gelmez. Kararın hukuka uygunluğu, tedbirin devamına ihtiyaç bulunup bulunmadığı ve eşyanın iade edilip edilemeyeceği dosyanın durumuna göre değerlendirilir.

Ceza soruşturması ve davalarında uygulanan bu işlemlerin temel kuralları, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun arama ve el koymaya ilişkin hükümlerinde düzenlenmiştir. Aramanın uygulanma biçimi ve tutanak kuralları ayrıca Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nde yer alır.

Ev Araması Neden Yapılır?

Ev araması, bir suç soruşturmasında şüphelinin yakalanması veya suç delillerinin elde edilmesi için yapılır. Şüphelinin kendi evinde arama için bu amaçlara ulaşılabileceğine dair makul şüphe yeterlidir (CMK 116). Başka bir kişinin evinde arama yapılabilmesi için ise aranan kişinin, delilin veya eşyanın orada bulunduğunu gösteren olguların varlığı gerekir (CMK 117).

Örneğin uyuşturucu madde, ruhsatsız silah, çalıntı eşya veya dijital delil aranması ya da hakkında yakalama emri bulunan kişinin bulunması amacıyla ev araması yapılabilir.

Adli Arama ile Önleme Araması Arasındaki Fark Nedir?

Adli arama, bir suçla bağlantılı olarak şüpheli veya sanığın yakalanması ya da suç delillerinin elde edilmesi amacıyla yapılır. CMK 116 kapsamında, aranan kişinin veya delilin bulunabileceğine ilişkin makul şüphe aranır.

Önleme araması ise tehlikenin veya suç işlenmesinin önlenmesine yöneliktir. Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun 9. maddesinde belirtilen koşullarda, sulh ceza hakiminin kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde mülki amirin yazılı emriyle yapılabilir.

Önleme araması kararı her yerde arama yapılmasına izin vermez. Konutta, yerleşim yerinde, kamuya açık olmayan işyerinde ve bunların eklentilerinde önleme araması yapılamaz. Kararda belirtilen yer, zaman ve kapsam da gözetilmelidir.

Bir suçun işlendiğine ilişkin somut şüphe üzerine delil toplanıyorsa, işlemin yalnızca “önleme araması” olarak adlandırılması yeterli değildir. Yapılan işlemin gerçek amacı ve uygulanması gereken adli arama kuralları incelenir.

Arama Kararı Nedir, Kim Verir? (CMK 119)

Kısa cevap: Ev araması kararını kural olarak hakim verir; soruşturmada sulh ceza hakimi, kovuşturmada mahkeme. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle de ev araması yapılabilir; kolluk amirinin emri konut araması için yeterli değildir.

Arama kararı, belirli bir kişi, eşya veya yerde kanuni amaçla araştırma yapılmasına izin veren karardır. CMK 119’a göre arama kural olarak hakim kararıyla yapılır.

Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının; savcıya ulaşılamıyorsa kanunun izin verdiği yerlerde kolluk amirinin yazılı emriyle arama yapılabilir. Ancak konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlar bakımından daha sıkı bir kural vardır:

Bu yerlerde arama, hakim kararıyla veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle yapılabilir. Kolluk amirinin emri, bu yerlerde adli arama yapılması için yeterli değildir.

Arama kararında veya emrinde aramanın nedenini oluşturan fiil, aranacak kişi ya da eşya, arama yapılacak yer ve kararın geçerli olduğu süre gösterilmelidir.

Kararın bulunması, yapılan bütün işlemleri kendiliğinden hukuka uygun hale getirmez. Aramanın doğru adreste, belirtilen süre içinde ve kararın kapsamına uygun biçimde gerçekleştirilmesi gerekir.

Polis Arama Kararı Olmadan Eve Girebilir mi?

Bu sorunun cevabı, eve hangi amaçla ve hangi hukuki dayanakla girildiğine bağlıdır.

Suç delili bulmak amacıyla konutta yapılacak adli aramada kural, hakim kararıdır. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle de arama yapılabilir. Dolayısıyla hakim kararı bulunmayan her konut araması aynı şekilde değerlendirilmez; geçerli bir savcı emrinin ve aciliyetin bulunup bulunmadığı araştırılır.

Bunun yanında yardım çağrısı, yangın veya benzeri ciddi tehlikeler nedeniyle konuta girilmesi için kanunda özel yetkiler bulunmaktadır. Bu tür acil müdahaleler, evde sınırsız şekilde delil arama yetkisi vermez.

Kanunen arama kararı veya yazılı emir alınması gereken hallerde, kişinin rızası ya da muvafakati bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz. Yalnızca kişinin “arayabilirsiniz” demesine dayanılarak, gerekli karar veya yazılı emir alınmadan yapılan arama hukuka aykırıdır. Kanunun ayrıca izin verdiği kararsız müdahale halleri ise kendi koşulları içinde değerlendirilir.

Ev Araması Hangi Saatlerde Yapılır? Gece Araması Mümkün mü?

CMK 118’e göre konutta, işyerinde veya diğer kapalı yerlerde gece vakti arama yapılmaması esastır. Ancak suçüstü, gecikmesinde sakınca bulunan durumlar ve kanunda belirtilen kaçan kişilerin yeniden yakalanmasına ilişkin haller bu kuralın istisnalarıdır.

Ceza hukukunda gece vakti, güneşin batmasından bir saat sonra başlayıp doğmasından bir saat önce sona eren dönemdir. Bu nedenle her şehir ve mevsim için geçerli sabit bir “gece araması saati” yoktur. Örneğin İstanbul’da haziran sonunda gece vakti yaklaşık 21.40’ta başlayıp 04.30’da biter; aralık sonunda ise yaklaşık 18.40’ta başlayıp 07.25’te biter.

Aramanın gece yapılmış olması tek başına değerlendirme için yeterli değildir. Aramanın başlangıç saati, gösterilen aciliyet gerekçesi ve istisnanın somut olayda bulunup bulunmadığı birlikte incelenir.

Evde Yokken Arama Yapılabilir mi?

Evet. Ev sahibinin veya evde oturan kişinin bulunmaması, aramanın her durumda yapılmasını engellemez.

CMK 120 uyarınca aranacak yerin sahibi veya eşyanın zilyedi aramada hazır bulunabilir. Bu kişiler yoksa temsilcisi, ayırt etme gücüne sahip yakınlarından biri, birlikte oturduğu kişi veya komşusu bulundurulur.

Ayrıca Cumhuriyet savcısının katılmadığı konut aramalarında arama tanıklarıyla ilgili kurala uyulması gerekir. Evde kimsenin bulunmaması, bu usul güvencelerini ortadan kaldırmaz.

Polis Üstümü ve Aracımı Hangi Şartlarda Arayabilir?

Polisin kişiyi durdurması, kimlik sorması, güvenlik amacıyla kontrol yapması ve ayrıntılı arama gerçekleştirmesi farklı yetkilerdir. Her durdurma işlemi, kişinin üzerinin ve aracının bütün bölümlerinin aranabileceği anlamına gelmez.

Durdurmanın kanuni bir amacı ve makul sebebi bulunmalıdır. İşlem, amacın gerektirdiği süreyi aşmamalı; durdurma sebebi ortadan kalktığında kişinin ayrılmasına izin verilmelidir.

Üst veya araç aramasında ise işlemin adli arama, önleme araması ya da özel bir kanuni yetki kapsamında mı yapıldığı belirlenir. Arama kararının bulunması kadar kararın ilgili kişiyi, yeri, zamanı ve işlemi kapsaması da önemlidir.

Kaba Üst Araması ile Ayrıntılı Arama Arasındaki Fark Nedir?

Günlük dilde “kaba üst araması” denilen kontrol, çoğu zaman güvenlik amacıyla yapılan dıştan yoklamayı ifade eder. PVSK 4/A kapsamında, kişinin üzerinde veya aracında silah ya da tehlike oluşturan başka bir eşya bulunduğuna ilişkin yeterli şüphe varsa gerekli güvenlik tedbirleri alınabilir.

Ancak bu yetki kapsamında kişinin elbisesinin çıkarılması veya aracın dışarıdan bakıldığında görülmeyen bölümlerinin açılması istenemez.

Kontrolün ceplerin, çantanın veya kapalı bölmelerin ayrıntılı incelenmesine dönüşmesi halinde, yapılan işlemin kapsamına uygun ayrı bir hukuki dayanak gerekir. İşlemin tutanağa “kontrol” olarak yazılması, fiilen yapılan ayrıntılı aramayı hukuka uygun hale getirmez.

Polis Arama Kararı Olmadan Arabayı Arayabilir mi?

Her durumda hakim kararı bulunması gerektiği söylenemeyeceği gibi, polisin her aracı kararsız şekilde arayabileceği de söylenemez.

Aracın aranması; geçerli bir adli arama kararı veya yazılı emre, önleme araması kararına ya da somut olayda uygulanabilen özel bir kanuni yetkiye dayanabilir. Durdurma ve güvenlik kontrolü yetkisi ise tek başına aracın bütün kapalı bölmelerinin açılmasına izin vermez.

Özellikle bagajın, torpidonun, kapalı çantaların veya araç içindeki paketlerin incelenmesinde; aramanın amacı, mevcut şüphe, kararın kapsamı ve uygulanan yöntem birlikte değerlendirilmelidir.

Ev Araması Nasıl Yapılır? Arama Sırasında Haklarım

Ev araması kabaca şu sırayla yürür: Kolluk, aramanın dayanağı olan hakim kararı veya savcının yazılı emriyle gelir. Cumhuriyet savcısı aramada yoksa o yerin ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi arama tanığı olarak çağrılır. Ev sahibi, yoksa yakını, birlikte oturduğu kişi veya komşusu aramada bulunabilir. Arama bittiğinde el konulan her eşya tutanağa ayrı ayrı yazılır, tutanak okunarak imzaya sunulur ve talep edilirse aramanın dayanağını gösteren belge ile eşya listesi verilir (CMK 119–121).

Ev araması sırasında işlemin dayanağını öğrenmek, avukatın hazır bulunmasını istemek, tutanağı incelemek ve el konulan eşyaların doğru kaydedilmesini sağlamak önemlidir.

Uygulamada şu hususlar kontrol edilmelidir:

  • Aramanın hangi karar veya yazılı emre dayandığı.
  • Kararda belirtilen adres, kapsam ve geçerlilik süresi.
  • Aramaya katılan kişiler ve gerekiyorsa arama tanıkları.
  • Alınan eşyaların cinsi, sayısı, ayırt edici özellikleri ve nerede bulunduğu.
  • Eşyanın kime ait olduğu yönündeki açıklamalar.
  • Arama sırasında oluşan zararlar ve tutanağa geçirilmesi istenen itirazlar.

İşleme ilişkin hukuka aykırılık iddialarının somut biçimde kayda geçirilmesi, sonraki itiraz ve savunma bakımından yararlıdır.

Arama Sırasında Avukatımı Çağırabilir miyim?

Evet. CMK 120/3 uyarınca kişinin avukatının aramada hazır bulunması engellenemez.

Avukat; aramanın dayanağını ve kapsamını inceleyebilir, uygulamayı takip edebilir, tutanakta eksik veya yanlış yazılan hususların düzeltilmesini ve itirazların kayda geçirilmesini isteyebilir.

Bununla birlikte avukatın çağrılması, aramanın her durumda avukat gelinceye kadar bekletilmesini sağlayan sınırsız bir hak olarak değerlendirilmemelidir. İşlemin koşulları ve aciliyeti ayrıca dikkate alınır.

Ev Aramasında Kimler Bulunur? Arama Tanığı Zorunlu mu?

CMK 119/4’e göre Cumhuriyet savcısı hazır bulunmadan konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapılabilmesi için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur.

Arama tanıklarının bulunması, işlemin nasıl gerçekleştirildiğinin denetlenmesine yönelik bir güvencedir. Ev sahibinin, yakınının veya avukatın aramada bulunması, bu kişilerin yerine getirdiği görevin kendiliğinden arama tanıklığı sayılacağı anlamına gelmez.

Savcının aramaya katılıp katılmadığı, tanıkların kim olduğu ve arama sırasında gerçekten hazır bulunup bulunmadıkları tutanak üzerinden incelenmelidir.

Arama ve El Koyma Tutanağında Nelere Dikkat Edilmeli?

Tutanakta yalnızca “eşya alındı” şeklinde genel bir açıklamayla yetinilmemelidir. Özellikle telefon, bilgisayar, para, ziynet eşyası ve araç gibi değerlerde karışıklığı önleyecek bilgiler yazılmalıdır.

Telefon ve bilgisayarın marka, model ve seri numarası; paranın miktarı ve para birimi; aracın plakası gibi bilgiler önem taşır. Eşyanın bulunduğu yer ve kime ait olduğu yönündeki açıklamalar da kaydedilmelidir.

Tutanağı imzalamadan önce okuyun. Yanlışlık veya eksiklik varsa düzeltilmesini, kabul etmediğiniz tespitler bulunuyorsa itirazınızın açıkça yazılmasını isteyin. Arama tutanağının bir örneğini ve el konulan eşya listesini alın.

CMK 121 kapsamında, talep halinde aramanın dayanağını gösteren belge ve alınan eşyanın listesi verilir. Aramada şüpheyi haklı kılan bir şey bulunmamışsa bunun belgelenmesi de istenebilir.

Arama ve el koyma tutanağında genellikle şu bilgiler yer alır:

  • Aramanın dayanağı olan karar veya yazılı emrin tarihi ve numarası.
  • Arama yapılan yer, aramanın başlangıç ve bitiş saati.
  • Aramada hazır bulunan kişiler ve arama tanıkları.
  • Bulunan ve el konulan her eşyanın marka, model, seri numarası veya miktarı.
  • Eşyanın nasıl muhafaza altına alındığı ve varsa mühürleme.
  • İlgilinin itirazları ve imzalar.

El Koyma Kararı Nedir, Kim Verir? (CMK 127)

El koyma, delil olarak kullanılabilecek veya müsadereye konu olabilecek eşya ve malvarlığı değerlerinin kanuni koşullarla kişinin serbest tasarrufundan çıkarılmasıdır.

CMK 127 kapsamındaki genel kurala göre el koyma hakim kararıyla yapılır. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının, savcıya ulaşılamıyorsa kolluk amirinin yazılı emriyle de işlem gerçekleştirilebilir.

Hakim kararı olmadan yapılan el koyma, 24 saat içinde görevli hakimin onayına sunulur. Hakim kararını el koyma anından itibaren 48 saat içinde açıklar; aksi halde el koyma kendiliğinden kalkar.

Buradaki 48 saat, ilk 24 saatin sonuna eklenen yeni bir süre değildir; el koymanın gerçekleştiği andan itibaren hesaplanır.

Banka hesapları ve diğer malvarlığı değerlerine yönelik bazı tedbirler ile dijital materyal incelemelerinde özel hükümler vardır. Bu nedenle genel el koyma kuralları, bütün işlemlere aynı şekilde uygulanmamalıdır.

El Koyma ile Müsadere Aynı Şey mi?

Hayır. El koyma geçici bir koruma tedbiridir. Müsadere ise kanuni koşulları varsa eşya veya kazanç üzerindeki mülkiyetin sona ermesine yol açan bir güvenlik tedbiridir.

Örneğin bir telefonun inceleme amacıyla alınması, mutlaka müsadere edileceği anlamına gelmez. İnceleme ihtiyacı sona erdiğinde ve cihazın elde tutulmasını gerektiren başka bir hukuki neden bulunmadığında iadesi gündeme gelebilir.

Müsaderenin koşulları Türk Ceza Kanunu’nun 54 ve 55. maddelerinde düzenlenmiştir. Eşyanın suçla ilişkisi, sahibinin durumu ve iyi niyetli üçüncü kişilerin hakları değerlendirmede önem taşır.

Arama ve El Koyma Kararına Nasıl İtiraz Edilir?

Başvuru yapılmadan önce kararın kim tarafından verildiği, hangi kanun maddesine dayandığı ve işlemin hangi aşamada bulunduğu belirlenmelidir.

Hakim tarafından verilen arama ve el koyma kararlarına karşı CMK 267 ve devamındaki itiraz hükümleri uygulanabilir. Mahkeme kararlarında ise kanunun itiraza izin verip vermediği ayrıca değerlendirilir.

El konulan eşyanın geri alınması isteniyorsa yalnızca ilk kararın hukuka aykırılığına dayanılması gerekmez. Tedbirin başlangıçta hukuka uygun olduğu bir dosyada da sonradan muhafaza ihtiyacı ortadan kalkmış olabilir.

Başvuru Temel amacı
Arama veya el koyma kararına itiraz Kararın hukuka uygunluğunun denetlenmesi
CMK 127/4 kapsamında hakimden karar isteme El koymanın yargısal olarak değerlendirilmesi
CMK 131 kapsamında eşyanın iadesini isteme Eşyanın elde tutulmasına ilişkin koşulların değerlendirilerek geri verilmesi
Hukuka aykırı delile ilişkin savunma Aramada elde edilen bulguların hükme esas alınıp alınamayacağının incelenmesi

Arama tamamlanmış olsa bile elde edilen delillerin hukuka uygunluğu soruşturma ve yargılama içinde tartışılabilir. Başvurunun amacı, dosyanın mevcut durumuna göre açıkça belirlenmelidir.

El Koyma Kararına İtiraz Süresi Ne Kadar?

CMK 268’e göre, kanunda ayrı bir düzenleme bulunmadığında hakim veya mahkeme kararına itiraz süresi iki haftadır. Süre, CMK 35 çerçevesinde ilgilinin kararı öğrendiği günden itibaren hesaplanır.

Bu nedenle her dosyada yalnızca sonradan yapılacak resmi tebligatı beklemek doğru olmayabilir. Kararın nasıl öğrenildiği, kişiye açıklanıp açıklanmadığı ve ilgili belgeler incelenmelidir.

İlk karara yönelik itiraz süresi ile eşyanın iadesini isteme imkanı aynı değildir. CMK 127/4, elindeki eşya veya malvarlığı değerine el konulan kişiye hakimden her zaman bu konuda karar verilmesini isteme imkanı tanır. CMK 131 kapsamında iade şartlarının oluşması da ayrıca değerlendirilebilir.

Arama ve El Koyma Kararına İtiraz Nereye Yapılır?

Hakim veya mahkeme kararına yönelik itiraz dilekçesi, kararı veren mercie sunulur. Kararı veren makam itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse incelemeye yetkili mercie gönderir.

Sulh ceza hakimliğinin arama ve el koyma kararlarına yönelik itirazlarda CMK 268/3-a’daki düzenleme uygulanır. Aynı yerde birden fazla sulh ceza hakimliği varsa inceleme, kural olarak numara bakımından sonraki hakimlik tarafından yapılır.

Savcılık veya kolluk emriyle gerçekleştirilen el koymada ise hakim onayı, CMK 127/4 kapsamındaki başvuru ve eşyanın iadesi yolları işlemin niteliğine göre ele alınır.

İtiraz edilmesi, kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Gerekli koşullar varsa kararın yerine getirilmesinin geri bırakılması ayrıca talep edilebilir.

İtiraz Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

İtiraz dilekçesi, kararın neden hukuka aykırı olduğunu dosyaya özgü bilgilerle açıklamalıdır. İnternetten alınan genel bir dilekçede yalnızca isim ve dosya numarasının değiştirilmesi, asıl sorunun ortaya konulması için yeterli olmayabilir.

Dilekçede şu bilgiler bulunmalıdır:

  • Dosya numarası, kararı veren makam, karar tarihi ve numarası.
  • Kararın öğrenildiği tarih.
  • Aranan yer veya el konulan eşyanın açık bilgileri.
  • İtiraz edilen hukuka aykırılıkların somut açıklaması.
  • İddiaları destekleyen tutanak, belge ve kayıtlar.
  • Kararın kaldırılması, eşyanın iadesi veya diğer talebin açık ifadesi.

Kararın kapsamının aşılması, gerekli şüphe koşulunun bulunmaması, aciliyetin somutlaştırılmaması, hakim onayına ilişkin süreler, eşyanın suçla bağlantısı ve muhafaza ihtiyacının devam edip etmediği dosyaya göre değerlendirilebilecek konulardır.

El Koymanın Kaldırılması ve El Konulan Eşyanın İadesi (CMK 131)

CMK 131; şüpheliye, sanığa veya üçüncü kişilere ait el konulmuş eşyanın, soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması halinde geri verilmesini düzenler.

İade kararı, kendiliğinden veya talep üzerine Cumhuriyet savcısı, hakim ya da mahkeme tarafından verilebilir. Hangi makama başvurulacağı, dosyanın aşamasına ve mevcut kararın niteliğine göre belirlenir.

Eşyanın iadesini istemek için her dosyada beraat kararını veya davanın bitmesini beklemek gerekmez. Asıl mesele, eşyanın hangi nedenle tutulduğu ve bu nedenin devam edip etmediğidir.

El Konulan Eşya Ne Zaman İade Edilir?

Bütün eşya ve dosyalar için geçerli sabit bir iade süresi bulunmaz. İncelemenin tamamlanması, eşyanın delil olarak saklanmasına ihtiyaç olup olmadığı, müsadere ihtimali ve özel düzenlemeler değerlendirilir.

Örneğin incelemesi tamamlanan bir cihazın neden halen tutulduğu araştırılabilir. Buna karşılık bulundurulması suç oluşturan bir eşyanın yalnızca inceleme tamamlandı diye sahibine geri verilmesi beklenemez.

İade talebinde, eşyanın neden artık muhafaza edilmesine gerek bulunmadığı açıklanmalıdır. Çalışma hayatı, eğitim veya günlük ihtiyaçlar bakımından ortaya çıkan güçlüklerin belgelendirilmesi de ölçülülük değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

El Konulan Eşyanın İadesi Dilekçesi Nereye Verilir?

Soruşturma devam ediyorsa iade talebi, kural olarak dosyayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığına sunulur. Dava açılmışsa talep, yargılamayı yapan mahkemeye yöneltilir. Mevcut hakim kararına karşı başvuru gerekiyorsa buna uygun usul ayrıca izlenir.

Dilekçede eşyanın marka, model, seri numarası, miktar veya plaka gibi ayırt edici bilgileri; el koyma tarihi ve biliniyorsa adli emanet numarası belirtilmelidir.

Eşyanın başvurana ait olduğunu gösteren belgeler ile iade gerekçesini destekleyen kayıtlar eklenmelidir. Fatura, ruhsat, banka hareketi veya teslim belgesi, dosyanın özelliğine göre yararlı olabilir.

El Konulan Araç veya Para Nasıl Geri Alınır?

Öncelikle aracın veya paranın hangi gerekçeyle alındığı belirlenir. Delil olarak muhafaza, müsadere ihtimali, suçtan elde edildiği iddiası ve malvarlığına yönelik özel tedbirler farklı değerlendirmeler gerektirir.

Araç bakımından sahiplik, suçta kullanıldığı iddiası, teknik incelemenin tamamlanması ve fiilen muhafaza edilmesinin gerekliliği incelenir. Uygun koşullarda CMK 132 kapsamında aracın, istendiğinde geri verilmek üzere sahibine veya başka bir kişiye muhafaza amacıyla teslim edilmesi de gündeme gelebilir. Bu işlem, el koymanın tamamen kaldırılmasıyla aynı değildir.

Para bakımından kaynağı ve suçla ilişkisi önemlidir. Hesap hareketleri, ticari belgeler, satış sözleşmeleri veya gelir kayıtları somut durumu açıklamak için kullanılabilir.

Banka hesabına uygulanan her bloke, CMK 127 kapsamında genel el koyma sayılmaz. Blokenin dayanağı öğrenilmeden doğru başvuru yolu belirlenemez. Ayrıca kişinin şüpheli olması, bütün malvarlığına sınırsız şekilde el konulmasını tek başına haklı kılmaz.

Adli Emanetten Eşya Nasıl Teslim Alınır?

Adli emanet birimi, eşyanın iadesine kendi başına karar vermez. Öncelikle yetkili makamın iade kararının bulunması ve kararın ilgili birime iletilmesi gerekir.

Suç Eşyası Yönetmeliği kapsamında eşya; kimlik ve temsil yetkisi kontrol edilerek sahibine, yasal temsilcisine veya vekiline teslim tutanağıyla verilir.

Başvuru öncesinde dosya numarası, emanet numarası ve iade kararının durumu öğrenilmelidir. Teslim sırasında eşyanın tutanaktaki bilgilerle uyuşup uyuşmadığı, eksik parça veya görünür hasar bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.

Dava sonuçlanmadan verilen iade kararı ile hükümde yer alan iade kararının yerine getirilme usulleri farklılaşabilir. Bu nedenle kesinleşme ve yazışma durumu, dayanak karara göre takip edilir.

Eşyanın İadesi Talebi Reddedilirse Ne Yapılabilir?

CMK 131, iade isteminin reddine ilişkin kararlara itiraz edilebileceğini düzenler.

İtirazda ret gerekçesi doğrudan ele alınmalıdır. İncelemenin tamamlanmış olması, eşyanın suçla bağlantısının bulunmaması, sahipliğin belgelenmesi veya daha hafif bir yöntemle muhafazanın sağlanabilmesi gibi hususlar dosyaya göre ileri sürülebilir.

Sonradan ortaya çıkan yeni bilgiler ve değişen koşullar, iade talebinin yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir. Başvuruda hangi koşulun değiştiği açıkça gösterilmelidir.

Telefon ve Bilgisayara El Konulursa Ne Olur?

Telefonun veya bilgisayarın fiziksel olarak alınması ile cihazdaki mesajların, fotoğrafların ve diğer verilerin incelenmesi ayrı işlemlerdir. Cihazın elde bulunması, içindeki bütün verilerin sınırsız biçimde incelenebileceği anlamına gelmez.

Dijital incelemede CMK 134’ün özel koşulları, kararın kapsamı ve işlemin niteliği önem taşır. Bu madde kapsamında somut delillere dayanan kuvvetli şüphe ve başka şekilde delil elde etme imkanının bulunmaması aranır.

Cihaza yalnızca çözümleme ve gerekli kopyaların alınması için el konulmuşsa, bu işlemler tamamlandığında gecikmeden iade edilmesi öngörülür. Cihazın başka bir nedenle tutulması gerekiyorsa bu dayanak ayrıca değerlendirilir. CMK 134/3–4 kapsamında, bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine el koyma sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklenmesi ve alınan yedekten bir kopyanın şüpheliye veya müdafiine verilmesi gerekir. Kopyanın verilmesi tutanağa geçirilerek imza altına alınır. Adli kopyanın (imajın) nasıl alındığı, hash olarak adlandırılan dijital özet değerleri ve muhafaza kayıtları, veri bütünlüğünün denetlenmesinde önem taşır. Bu güvencelere uyulmaması; dijital delilin hukuka uygunluğu, güvenilirliği ve savunmanın delili inceleme imkanı bakımından değerlendirilmelidir. Hukuka aykırı elde edildiği belirlenen deliller hükme esas alınamaz.

Güncel hukuki durum: Anayasa Mahkemesi, 12 Şubat 2026 tarihli ve E.2023/128, K.2026/36 sayılı kararıyla CMK 134’ü iptal etmiş; iptalin yürürlüğünü 25 Şubat 2027’ye bırakmıştır. Bu nedenle 30 Eylül 2026 itibarıyla hüküm yürürlüktedir. Daha sonraki işlemlerde, işlem tarihinde geçerli düzenleme ayrıca kontrol edilmelidir.

Telefon incelemesinin ne kadar sürdüğü, silinen mesajların değerlendirilmesi, telefon şifresinin istenmesi ve cihazın geri alınması hakkında ayrıntılı bilgi için telefon incelemesi ve el konulan telefonun iadesi yazımızı inceleyebilirsiniz. Mesajların delil değeri için WhatsApp yazışmaları delil olur mu yazımıza da bakabilirsiniz.

Hukuka Aykırı Aramada Bulunan Deliller Kullanılabilir mi?

Anayasa’nın 38. maddesi ile CMK 206 ve 217, delillerin hukuka uygun elde edilmesini gerektirir. Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller hükme esas alınamaz.

Bu değerlendirme yalnızca arama kararının bulunup bulunmadığıyla sınırlı değildir. Kararı veren makamın yetkisi, gerekli şüphe koşulu, aramanın kapsamı, uygulama biçimi ve kanuni güvenceler incelenir.

Örneğin uyuşturucu madde ticareti veya uyuşturucu kullanma suçu soruşturmasında, aramada ele geçirilen maddenin dosyadaki önemi kadar bu maddenin hangi koşullarda bulunduğu da savunma bakımından önem taşır.

Hukuka aykırılık iddiası, karar ve tutanaklardaki somut bilgilerle açıklanmalıdır. Hangi işlemin hangi kurala aykırı olduğu ve elde edilen delille bağlantısı ortaya konulmalıdır.

Hukuka Aykırı Arama Beraat Sebebi Olur mu?

Hukuka aykırı delilin değerlendirme dışı bırakılması, dosyanın sonucunu etkileyebilir. Ancak her usul itirazı veya aramadaki her sorun, kendiliğinden beraat kararı verileceği anlamına gelmez.

Mahkeme, ileri sürülen aykırılığı ve delilin kullanılabilirliğini değerlendirir. Hukuka aykırı deliller dışarıda bırakıldığında, suçun sanık tarafından işlendiğini gösteren yeterli ve hukuka uygun başka delil bulunmuyorsa beraat gündeme gelebilir.

Aramanın hukuka aykırılığı ile işlemi yapan kamu görevlisinin cezai sorumluluğu da ayrı konulardır. Kişinin üstünün veya eşyasının hukuka aykırı aranmasına ilişkin ceza sorumluluğu hakkında TCK 120 kapsamında haksız arama suçu yazımız incelenebilir.

Haksız Arama ve El Koyma Nedeniyle Tazminat İstenebilir mi?

Kanuni koşullar oluştuğunda maddi ve manevi tazminat istenebilir.

CMK 141/1-i, arama kararının ölçüsüz biçimde uygulanmasını düzenler. Aynı fıkranın j bendi ise koşulları oluşmadan el koyma yapılması, eşyanın korunması için gerekli önlemlerin alınmaması, amaç dışında kullanılması veya zamanında geri verilmemesi gibi durumları kapsar.

Bu bentlere dayanan tazminat taleplerinde görevli merci ağır ceza mahkemesidir. Yetkili mahkeme ve diğer başvuru koşulları CMK 142 çerçevesinde belirlenir.

CMK 142’de, karar veya hükmün kesinleştiğinin bildirilmesinden itibaren üç aylık ve her durumda kesinleşmeyi izleyen bir yıllık süreler öngörülmüştür. Bununla birlikte başvurunun hangi aşamada yapılabileceği ve sürelerin somut olaya uygulanması, talebin hukuki nedenine göre incelenmelidir; her tazminat sebebi bakımından ceza davasının bitmesinin bekleneceği varsayılmamalıdır.

Eşyanın iade edilmiş olması, önceki süreçte meydana gelen zararın kendiliğinden giderildiği anlamına gelmez. Hasar kayıtları, onarım belgeleri, kullanım kaybını ve diğer zararları gösteren evraklar korunmalıdır.

İstanbul’da Arama ve El Koymaya İtiraz İçin Ceza Avukatı

Ev veya işyeri araması, telefona el konulması, aracın muhafaza altına alınması ya da paraya yönelik tedbirlerde ilk adım, işlemin dayanağını ve dosyanın mevcut aşamasını belirlemektir.

Avukatın çalışması; arama ve el koyma kararlarının incelenmesini, tutanakların değerlendirilmesini, itiraz süresinin belirlenmesini, eşyanın iadesine yönelik başvuruları ve hukuka aykırı delillere ilişkin savunmanın hazırlanmasını kapsayabilir.

Maltepe Cevizli’de bulunan büromuzla, İstanbul Anadolu Adliyesinde yürütülen soruşturma ve ceza davalarındaki arama ve el koyma işlemlerinin değerlendirilmesi için iletişime geçebilirsiniz. Kartal’daki Anadolu Adliyesi’ndeki ceza dosyaları hakkında ayrı sayfamıza da bakabilirsiniz. Avukat Ebubekir Kozan tarafından yürütülen ceza hukuku çalışmalarının kapsamı hakkında İstanbul ceza avukatı sayfamızdan bilgi alabilirsiniz.

Evinizde arama yapıldıysa veya telefonunuza, aracınıza ya da paranıza el konulduysa; elinizdeki karar ve tutanaklar, işlem tarihi ve dosya numarasıyla birlikte iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz. Dosyanın incelenmesiyle, karara itiraz ve eşyanın iadesi için izlenebilecek başvurular belirlenebilir.

Arama ve El Koyma İşlemlerinde Avukatlık Ücreti Nasıl Belirlenir?

Avukatlık ücreti belirlenirken üstlenilecek işlemler açıklığa kavuşturulur. Yalnızca karar ve tutanak incelemesi yapılması; itiraz dilekçesi hazırlanması, eşya iadesinin takip edilmesi veya soruşturmanın tamamında savunma yürütülmesiyle aynı kapsamda değildir.

Ücret, geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve işin özellikleri gözetilerek kararlaştırılır. Anlaşmaya dahil işlemler, sonraki aşamalarda yapılacak çalışmalar ve varsa giderler başlangıçta açıklanmalıdır.

Noterde vekaletname düzenlenmesi için ödenen bedel ile avukatlık hizmetinin ücreti farklıdır. Ayrıntılar için noter masrafı ve avukatlık ücreti yazımızı inceleyebilirsiniz.

Arama ve El Koyma Hakkında Sık Sorulan Sorular

Arama Kararı ile Yakalama Kararı Aynı Şey mi?

Hayır. Arama kararı, belirli bir kişi veya delilin bulunması amacıyla arama yapılmasına ilişkindir. Yakalama emri ise kişinin yakalanarak ilgili adli makam önüne çıkarılmasına yöneliktir. Bir yakalama emrinin bulunması, her yerde sınırsız arama yapılabileceği anlamına gelmez. Ayrıntılar için yakalama kararı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Arama Yapılması Mutlaka Gözaltına Alınacağım Anlamına Gelir mi?

Hayır. Arama, yakalama ve gözaltı farklı işlemlerdir. Arama yapılan herkesin gözaltına alınması gerekmez. Yakalama ve gözaltı için ilgili kanuni koşulların ayrıca bulunması gerekir. Sürecin devamı hakkında gözaltı süresi ve kişinin hakları yazımızdan bilgi alabilirsiniz.

Aramada Hiçbir Şey Bulunmazsa Ne Olur?

Aramada şüpheyi haklı kılan bir şey bulunmadıysa, CMK 121 kapsamında bu durumu gösteren belgenin verilmesi istenebilir. Ancak aramada delil bulunmaması, başka delillerin bulunduğu bir soruşturmanın kendiliğinden kapanmasını sağlamaz. Dosya, mevcut bilgi ve delillerin tamamı üzerinden değerlendirilir.

El Konulan Eşya Başkasına Aitse İadesini Kim İsteyebilir?

Eşyanın sahibi veya hak sahibi üçüncü kişi de iade talebinde bulunabilir. Talep, yetkili temsilci veya avukat aracılığıyla da iletilebilir. Eşyanın başvurana ait olduğunu gösteren fatura, ruhsat, sözleşme veya diğer belgeler sunulmalıdır. Eşyanın üçüncü kişiye ait olması, delil olarak muhafaza ihtiyacını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; iade koşulları ayrıca incelenir.

Takipsizlik veya Beraat Kararından Sonra Eşya Nasıl Geri Alınır?

Öncelikle kararda eşyanın iadesine ilişkin bir hüküm bulunup bulunmadığı kontrol edilir. İade kararı varsa, kararın niteliğine göre gerekli kesinleşme ve yazışma işlemleri takip edilerek ilgili emanet biriminden teslim alınır. Eşya hakkında karar verilmemişse yetkili makamdan karar verilmesi istenir.

Takipsizlik veya beraat, bulundurulması suç olan ya da başka bir hukuki nedenle tutulması gereken her eşyanın otomatik olarak iade edileceği anlamına gelmez. Soruşturmanın sona ermesine ilişkin ayrıntılar için kovuşturmaya yer olmadığına dair karar yazımızı inceleyebilirsiniz.

Arama ve El Koyma Tutanağını İmzalamak Zorunda mıyım?

Tutanak, ilgili kişilere okunması veya okumaları için verilmesinden sonra imzaya sunulur. CMK 169/6, imzadan kaçınılması halinde bunun nedenlerinin tutanağa geçirilmesini öngörür. İmza atmamak, işlemi veya tutanağı kendiliğinden geçersiz hale getirmez.

İmzalamadan önce tutanağı okuyun; yanlış veya eksik hususların düzeltilmesini ve itirazlarınızın kaydedilmesini isteyin. Özellikle alınan eşyaların özelliklerini, miktarını, bulunduğu yeri ve sahiplik açıklamalarını kontrol edin. Tutanağın bir örneğini alın.

Hazırlayan: Av. Ebubekir Kozan

Av. Ebubekir Kozan

Av. Ebubekir Kozan, İstanbul Barosuna kayıtlı olarak Maltepe’de bulunan hukuk bürosunda avukatlık faaliyetini sürdürmektedir. Çalışmaları ağırlıklı olarak ceza ve infaz hukuku ile aile, miras, gayrimenkul, iş ve icra hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Bir yanıt yazın

Avukatı Ara