Ceza Hukuku

Konut Dokunulmazlığının İhlali (Haneye Tecavüz) Suçu ve Cezası – TCK 116

Avukat Ebubekir Kozan Hukuk Bürosu logosu
Ceza Hukuku

Son güncelleme: 21 Ekim 2026

İçindekiler

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu Nedir?

Kısa cevap: Konut dokunulmazlığının ihlali suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 116. maddesinde düzenlenir ve halk arasında haneye tecavüz olarak bilinir. Başkasının konutuna, konutunun eklentisine veya herkese açık olmayan işyerine rızası dışında girmek ya da çıkması istendiği hâlde orada kalmak bu suçu oluşturur. Cezası konutta altı aydan iki yıla kadar hapis, işyerinde altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Cebir, tehdit veya gece vakti işlenirse bir yıldan üç yıla kadar hapis öngörülür ve şikâyet aranmaz.

Konut dokunulmazlığının ihlali suçu; bir kişinin konutuna veya konutunun eklentisine rızası dışında girilmesi ya da başlangıçta rıza ile girilen yerden, çıkılması istenmesine rağmen çıkılmamasıdır. Suçun oluşması için kapının kırılması, zor kullanılması veya mağdurun evde bulunması şart değildir. Açık kapıdan, pencereden veya daha önce verilmiş bir anahtarla güncel rıza olmaksızın girilmesi de bu kapsamda değerlendirilebilir.

Halk arasında “haneye tecavüz”, “eve izinsiz girme” veya “ev basma suçu” olarak adlandırılan bu suçla korunan değer, taşınmazın mülkiyeti değil kişinin konutundaki huzuru, güvenliği ve özel yaşam alanı üzerinde karar verebilme özgürlüğüdür. Bu nedenle ev sahibi de kiracının fiilen kullandığı konuta rızası dışında girerek suçun faili olabilir.

Türk Ceza Kanunu’nun 116. maddesine göre konuta ilişkin temel suçun cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. Fiilin cebir, tehdit veya gece vakti işlenmesi hâlinde ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi gibi TCK m.119’daki hâllerde belirlenen ceza ayrıca bir kat artırılır. Soruşturma ve kovuşturma sürecinin genel işleyişi hakkında ceza davaları başlıklı yazımızdan bilgi alınabilir.

Evinize veya işyerinize izinsiz mi girildi, ya da hakkınızda bu nedenle şikâyet mi var? Girilen yerin konut veya eklenti sayılıp sayılmadığı, rızanın bulunup bulunmadığı ve şikâyet süresi dosyanın seyrini belirler. Şikâyet, savunma ve uzlaştırma seçeneklerini değerlendirmek için Av. Ebubekir Kozan’a 0534 980 28 64 numarasından veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.

Kısa soru Kısa cevap
Konuta izinsiz girmenin cezası nedir? 6 aydan 2 yıla kadar hapis
İşyeri dokunulmazlığını ihlalin cezası nedir? 6 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası
Cebir, tehdit veya gece vakti varsa ceza nedir? 1 yıldan 3 yıla kadar hapis
Şikâyete tabi midir? Temel şekiller (TCK m.116/1-2) şikâyete bağlıdır; TCK m.116/4 resen soruşturulur. TCK m.119 kapsamındaki şekillerin de resen soruşturulduğu öğretide ve uygulamada ağırlıklı olarak kabul edilir
Şikâyet süresi ne kadardır? Şikâyete bağlı hâllerde fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 ay
Uzlaştırma uygulanır mı? TCK m.116/1, 116/2 ve 116/4 kural olarak uzlaştırma kapsamındadır; TCK m.119 kapsamındaki hâller değildir
Görevli mahkeme hangisidir? Asliye Ceza Mahkemesi

TCK 116 Madde Metni

Konut dokunulmazlığının ihlali

Madde 116- (1) Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

(3) Evlilik birliğinde aile bireylerinden ya da konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması durumunda, bu kişilerden birinin rızası varsa, yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir.

(4) Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

TCK 116/1 Nedir?

TCK 116/1, başkasının konutuna veya konutunun eklentisine rızasına aykırı olarak girmeyi ya da rızayla girip çıkması istendiği hâlde çıkmamayı düzenler. Cezası, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan iki yıla kadar hapistir. Suçun oluşması için kapının kırılması veya evde birinin bulunması gerekmez.

TCK 116/2 Nedir?

TCK 116/2, aynı fiillerin herkese açık olmayan işyerine ve eklentilerine karşı işlenmesini düzenler. Mağaza gibi açık rıza alınmadan girilmesi olağan yerler bu korumanın dışındadır. Ceza, şikâyet üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. TCK 116/3 ise ortak kullanılan konut veya işyerinde kullanıcılardan birinin meşru bir amaçla verdiği rızanın varlığında suçun oluşmayacağını düzenler.

TCK 116/4 Nedir?

TCK 116/4, konut veya işyeri dokunulmazlığının cebir ya da tehdit kullanılarak veya gece vakti ihlal edilmesini düzenler ve bir yıldan üç yıla kadar hapis öngörür. Bu hâlde şikâyet aranmaz; buna rağmen suç uzlaştırma kapsamındadır. Silah veya birden fazla kişi gibi TCK 119 hâlleri de varsa ceza bir kat artırılır.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu Nasıl Oluşur?

Konuta Rıza Dışında Girmek

Hak sahibinin açıkça karşı çıkmasına rağmen konuta girmek suçun en belirgin örneğidir. Bununla birlikte rızanın bulunmadığı her zaman sözlü bir “giremezsin” beyanıyla gösterilmez. Kilitli kapı, kapalı pencere, duvar, çit veya olayın koşulları kişinin başkalarını içeri almak istemediğini gösterebilir.

Temel suç için cebir, tehdit, kapı kırma veya gizlice girme şart değildir. Failin açık bırakılmış kapıdan girmesi ya da daha önce kendisine verilmiş anahtarı güncel rıza bulunmadan kullanması da yeterli olabilir. Cebir, tehdit veya gece vakti bulunması ise suçun cezasını ağırlaştırır.

Rıza ile Girdikten Sonra Evden Çıkmamak

Bir kişi konuta başlangıçta davet edilmiş olsa bile konutta süresiz kalma hakkı kazanmaz. Hak sahibi rızasını geri alıp kişinin çıkmasını istediğinde, bu talebe rağmen konutta kalmaya devam edilmesi TCK m.116 kapsamında suç oluşturabilir.

Çıkma talebinin fail tarafından anlaşılabilir olması ve kişiye ayrılması için somut olaya göre makul bir imkân verilmesi gerekir. Anlık bir tereddüt ile açıkça çıkmayı reddedip konutta kalmayı sürdürmek aynı değildir. Kişinin kiracı, ortak kullanıcı veya başka bir hukuki hak sahibi olduğu uyuşmazlıklarda ise mesele yalnızca “misafirlik rızasının geri alınması” olarak değerlendirilemez.

Suçun Kasten İşlenmesi

Konut dokunulmazlığının ihlali kasten işlenebilir; taksirli şekli kanunda düzenlenmemiştir. Failin başkasına ait korunan bir alana rıza dışında girdiğini veya çıkması istendiği hâlde kaldığını bilmesi ve istemesi gerekir.

Failin geçerli bir rıza bulunduğu konusunda hataya düştüğünü ileri sürmesi hâlinde, bu savunma yalnızca sözle değil olayın tamamıyla değerlendirilir. Önceki davet, tarafların ilişkisi, anahtarın hangi amaçla verildiği, mesajlar ve rızanın geri alınıp alınmadığı birlikte incelenir.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu

Ceza Hukukunda Konut Nedir?

Ceza hukuku bakımından konut, kişinin sürekli veya geçici olarak özel yaşamını sürdürdüğü ve başkalarının serbestçe girmesine kapalı tuttuğu yerdir. Tapuda “konut” olarak kayıtlı olma zorunluluğu yoktur; önemli olan yerin olay tarihinde fiilen barınma ve özel yaşam amacıyla kullanılmasıdır.

Yer TCK m.116 bakımından genel değerlendirme
Ev veya apartman dairesi Kural olarak konuttur
Otel veya pansiyon odası Kullanıldığı süre boyunca konut sayılabilir
Öğrenci yurdu odası Özel yaşam alanı niteliğine göre konut sayılabilir
Yazlık veya dönemsel kullanılan ev Kullanım amacı sürüyorsa geçici olarak boş olması korumayı kaldırmaz
Çadır, karavan veya barınma amacıyla kullanılan araç Fiilî kullanım ve özel yaşam niteliğine göre konut olabilir
Eşyası yerleştirilmiş, oturmaya hazır ama henüz taşınılmamış ev Konut sayılabilir
İnşaat hâlindeki, hiç oturulmamış yapı Kural olarak henüz konut sayılmaz
Terk edilmiş veya konut olarak kullanımı kesin biçimde sona ermiş yapı Somut duruma göre TCK m.116 koruması dışında kalabilir

Evin olay sırasında boş olması, konut niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. İşe, tatile veya ziyarete giden kişinin evi hâlâ konuttur. Buna karşılık yalnızca ileride oturulması planlanan fakat henüz yaşam alanı olarak hazırlanmamış bir yapı ile fiilen kullanılan konut aynı hukuki durumda değildir. Eşyaları yerleştirilmiş ve oturmaya hazır hâle getirilmiş bir ev ise henüz taşınılmamış olsa da konut sayılabilir.

Konutun Eklentisi Nedir?

Eklenti; konutla işlevsel ve mekânsal bağlantısı bulunan, konut sahibinin özel kullanımına ayrılan tamamlayıcı alandır. Bahçe, avlu, balkon, garaj, kömürlük veya depo bazı olaylarda konut eklentisi sayılabilir. Ancak bu yerlerin adı tek başına yeterli değildir.

Değerlendirmede alanın konuta yakınlığı, nasıl kullanıldığı, duvar, çit veya kapıyla dış dünyadan ayrılıp ayrılmadığı ve başkalarının serbest girişine açık olup olmadığı araştırılır. Örneğin apartmanın herkesçe kullanılan ortak girişinin durumu ile yalnızca bir daireye ait çevrili bahçenin durumu aynı değildir.

Önemli ayrım

Her bahçe, garaj veya depo otomatik olarak “konut eklentisi” değildir. Alanın konutla bağlantısı ve özel kullanım altında bulunup bulunmadığı somut delillerle belirlenir.

İşyeri Dokunulmazlığının İhlali Suçu

TCK m.116/2, açık bir rızaya gerek olmaksızın girilmesi alışılmış yerler dışında kalan işyerlerini ve eklentilerini de korur. Bu suçun cezası altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır ve temel şekli şikâyete bağlıdır.

Halka açık mağaza, restoran veya banka şubesi gibi yerlere çalışma saatlerinde müşteri olarak girmek için her kişiden ayrıca açık izin alınması gerekmez. Ancak bu genel giriş izni, çalışanlara ayrılmış özel bölümlere girmeyi kapsamaz.

Avukatlık bürosu, doktor muayene odası, şirketin personel bölümü, mutfak, atölye veya kilitli depo gibi herkesin serbestçe girmesinin alışılmış olmadığı alanlarda açık rıza aranabilir. Halka açık bir işyerinde kapanıştan sonra çıkması istenmesine rağmen kalmak veya işyerine kapalı olduğu saatte izinsiz girmek de suç oluşturabilir.

Konuta Girmede Rıza Nasıl Belirlenir?

Rıza, konutu fiilen ve hukuken kullanma hakkına sahip kişi tarafından girişten önce veya en geç giriş sırasında açıklanmalıdır. Açıkça söylenebileceği gibi tarafların davranışlarından da anlaşılabilir. Ancak susma, geçmişte eve davet edilmiş olma veya anahtarın elde bulunması her olayda güncel rıza anlamına gelmez.

Rıza belirli bir amaçla veya belirli bir alan için verilmiş olabilir. Tamir için eve alınan kişinin başka odaları araştırması, teslimat için kapıda karşılanan kişinin içeri ilerlemesi ya da anahtarın yalnızca acil durum için verilmiş olması bu sınırların aşılıp aşılmadığı yönünden değerlendirilir.

Hileyle elde edilen görünüşteki izin de her zaman geçerli rıza sayılmaz. Örneğin kendisini görevli olarak tanıtan kişinin gerçekte başka amaçla eve girmesi hâlinde, aldatmanın rızayı geçersiz kılıp kılmadığı araştırılır. Hile, TCK m.116/4’te ayrıca sayılmış bir ağırlaştırma nedeni değildir; fakat geçerli rızanın bulunup bulunmadığını etkileyebilir.

Rızanın fiilden sonra verilmesi, tamamlanmış suçu geçmişe dönük olarak hukuka uygun hâle getirmez. Sonradan barışma veya izin verme; olay şikâyete bağlıysa vazgeçme, değilse delillerin değerlendirilmesi bakımından sonuç doğurabilir.

Ortak Konutta Bir Kişinin Rızası Yeterli midir?

TCK m.116/3’e göre evlilik birliğinde aile bireylerinden birinin ya da konutu veya işyerini ortak kullananlardan birinin rızası varsa, bu rıza meşru bir amaca yönelikse suç oluşmaz. Birlikte yaşayan diğer kişinin konut huzurunu açıkça ihlal eden veya suç işlemeye yönelik bir giriş için verilen rıza koruma sağlamaz.

Ortak kullanım hakkı bulunup bulunmadığı yalnızca nüfus kaydına, evlilik bağının devamına veya tapuya bakılarak belirlenmez. Kişinin olay tarihinde o yerde fiilen yaşayıp yaşamadığı, ortak yaşamın sona erip ermediği, anahtarın hangi nedenle bulunduğu ve varsa koruma kararları birlikte değerlendirilir.

Eve İzinsiz Girme ve Haneye Tecavüz Örnekleri

Ev Sahibi Kiracının Evine İzinsiz Girebilir mi?

Hayır. Ev sahibi, malik olmasına dayanarak kiracının fiilen kullandığı konuta izinsiz giremez. Konut dokunulmazlığı mülkiyetten çok fiilî yaşam alanını koruduğu için suçun mağduru kiracı, faili ise ev sahibi olabilir.

Ev sahibinin yedek anahtarla girmesi, çilingir çağırması, kira borcu bulunması veya evi satmak istemesi kendiliğinden hukuka uygunluk sağlamaz. Evi görmek ya da göstermek için kiracıyla uygun zaman belirlenmeli; tahliye gerekiyorsa kira davaları ve icra yolları kullanılmalıdır.

Yargıtay, kiracının rızası olmadan eve girip eşyaları çıkaran ve kapı kilidini değiştiren ev sahibinin yasal tahliye yollarını kullanması gerektiğini belirterek eylemin konut dokunulmazlığının ihlali olduğunu kabul eden kararı onamıştır (Yargıtay 8. CD, 01.11.2023, 2021/16898 E., 2023/8316 K.). Kiracı henüz taşınmamışsa ve ev fiilen kullanılmıyorsa eylem, hakkı olmayan yere tecavüz (TCK 154) olarak değerlendirilebilir.

Yangın veya gaz kaçağı gibi güncel ve ciddi bir tehlikeyi önlemek amacıyla yapılan zorunlu müdahalenin hukuki değerlendirmesi ise farklı olabilir.

Eş, Eski Eş veya Eski Sevgili Eve İzinsiz Girebilir mi?

Evlilik veya geçmişteki ilişki, kişiye diğerinin ayrı konutuna sürekli giriş hakkı vermez. Eski eşin ya da eski sevgilinin, mağdurun fiilen tek başına kullandığı eve rıza dışında girmesi TCK m.116 kapsamında değerlendirilebilir.

Eşlerin hâlen birlikte kullandığı ortak konutta ise TCK m.116/3 ve ortak kullanım hakkı dikkate alınır. Fiilî ayrılık, anahtarın iade edilmesi, kişisel eşyaların taşınması, mesajlar, boşanma davası ve 6284 sayılı Kanun kapsamında verilmiş tedbir kararları somut değerlendirmede önem taşıyabilir.

Boşanma davasının açılmış olması tek başına eşin ortak konuttaki kullanım hakkını sona erdirmez. Yargıtay, boşanma davası sürerken ortak konut eşlerden birine tahsis edilmemiş ve diğer eşin kullanımını yasaklayan bir tedbir kararı verilmemişse eşlerin ortak konut üzerindeki haklarının sürdüğünü kabul etmiştir (Yargıtay 17. CD, 03.06.2020, 2020/6815 E., 2020/7017 K.). Ortak yaşam fiilen sona ermiş, anahtar iade edilmiş veya 6284 sayılı Kanun kapsamında konuttan uzaklaştırma kararı verilmişse durum farklıdır.

Yedek Anahtarla veya Açık Kapıdan Eve Girmek Suç mudur?

Olabilir. Kapının kırılmaması ya da anahtar kullanılması, rızanın bulunduğunu göstermez. Anahtar daha önce belirli bir amaçla verilmiş, geri istenmiş veya ilişkinin sona ermesiyle kullanım yetkisi ortadan kalkmışsa anahtarla giriş rızaya aykırı olabilir.

Aynı şekilde kapının açık bırakılmış olması herkese giriş izni verildiği anlamına gelmez. Suçun temel şeklinde kapı veya pencereye zarar verilmesi aranmaz. Kilidin kırılması hâlinde konut dokunulmazlığının ihlalinin yanında mala zarar verme suçu da ayrıca gündeme gelebilir.

Çıkması İstenen Misafirin Evden Çıkmaması Suç mudur?

Evet. Başlangıçta davet edilen misafir, çıkması açıkça istendiği hâlde konutta kalmayı sürdürürse suç oluşabilir. Talebin anlaşılır biçimde iletilmesi ve kişinin ayrılabilmesi için somut olayın koşullarına uygun bir imkân bulunması gerekir.

Buna karşılık kişi kiracı, aile konutunun ortak kullanıcısı veya başka bir hukuki hak sahibi ise yalnızca “artık seni istemiyorum” denilmesiyle bu hakkın her zaman sona erdiği kabul edilemez. Kimin misafir, kimin bağımsız kullanım hakkı sahibi olduğu sözleşme, fiilî yaşam ve diğer delillerle belirlenir.

Bahçeye, Balkona, Garaja veya Depoya İzinsiz Girmek Suç mudur?

Bu alan konutun eklentisi niteliğindeyse izinsiz giriş TCK m.116’yı oluşturabilir. Özel kullanıma ayrılmış çevrili bahçe, konuta bağlı balkon veya müstakil evin garajı buna örnek olabilir.

Ortak apartman bahçesi, herkesin kullandığı otopark veya konuttan bağımsız depo ise otomatik olarak eklenti sayılmaz. Alanın sınırları, kullanım biçimi ve konutla bağlantısı keşif, fotoğraf, kamera kaydı ve tanık anlatımlarıyla belirlenebilir.

Arsa, Tarla veya Başka Bir Özel Mülke İzinsiz Girmek Suç mudur?

Türk Ceza Kanunu’nda her özel mülke girişi cezalandıran genel bir suç yoktur. Girilen yer konut, konutun çevrili bahçesi, avlusu veya garajı gibi bir eklentisi ya da herkese açık olmayan bir işyeriyse TCK m.116 uygulanır.

Etrafı çevrili olmayan ve konuta bağlı bulunmayan arsa veya tarlaya yalnızca girip çıkmak kural olarak bu suçu oluşturmaz. Bir hakka dayanmaksızın taşınmazı malikmiş gibi işgal etmek, sınırlarını değiştirmek veya bozmak ya da hak sahibinin taşınmazdan yararlanmasını engellemek ise şikâyete bağlı hakkı olmayan yere tecavüz suçudur; cezası altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezasıdır (TCK 154/1). Taşınmaza zarar verilmişse mala zarar verme suçu da gündeme gelir.

Apartmana Girmek veya Kapı Önünde Beklemek Suç mudur?

Apartmanın ortak girişi veya sahanlığı her olayda bir dairenin konutu ya da eklentisi sayılmaz. Bu nedenle yalnızca apartmana girmek veya dış kapıyı çalmak kendiliğinden TCK m.116’yı oluşturmaz. Ancak özel kullanım alanına geçilmesi, çıkma talebine rağmen korunan alanda kalınması veya başka suçların işlenmesi sonucu değiştirebilir.

Kapı önünde ısrarla beklemek, sürekli zil çalmak, mesaj göndermek veya tehditte bulunmak olayın özelliklerine göre kişilerin huzur ve sükûnunu bozma, ısrarlı takip ya da tehdit suçu bakımından ayrıca incelenebilir.

Polis Arama Kararı Olmadan Eve Girebilir mi?

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 119. maddesi uyarınca konutta arama kural olarak hâkim kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle yapılabilir. Konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda kolluk amirinin yazılı emri yeterli değildir (CMK 119/1).

Suçüstü, yardım çağrısı, güncel tehlike veya kanunda gösterilen diğer istisnalar ayrıca değerlendirilir. Usulsüz bir arama yapılması da her olayda otomatik olarak konut dokunulmazlığının ihlali suçunun oluştuğu anlamına gelmez. Görevin kapsamı, arama kararının içeriği, acil durum ve kast araştırılır.

Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak konut dokunulmazlığı ihlal edilmişse TCK m.119/1-e gündeme gelebilir. Arama tedbirinin diğer sınırları için haksız arama suçu başlıklı yazımız incelenebilir.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçunun Cezası

Ceza; girilen yerin konut veya işyeri olması, fiilin cebir, tehdit ya da gece vakti işlenmesi ve TCK m.119’daki ağırlaştırıcı nedenlerin bulunmasına göre değişir.

Suçun şekli Kanuni yaptırım
Konuta veya eklentisine rıza dışında girme ya da çıkmama — TCK m.116/1 6 aydan 2 yıla kadar hapis
Korunan işyerine veya eklentisine rıza dışında girme ya da çıkmama — TCK m.116/2 6 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası
Cebir veya tehditle ya da gece vakti işleme — TCK m.116/4 1 yıldan 3 yıla kadar hapis
TCK m.119/1’deki ortak nitelikli hâller Belirlenen ceza bir kat artırılır
Suç sırasında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama meydana gelmesi — TCK m.119/2 Konut ihlalinin yanında kasten yaralama hükümleri ayrıca uygulanır

Mahkeme önce TCK m.61’deki ölçütlere göre temel cezayı belirler; ardından olayda bulunan nitelikli hâlleri, teşebbüsü, iştiraki ve varsa takdiri indirimi sırasıyla uygular. Bu nedenle yalnızca suç adından hareketle sonuç cezanın kesin olarak söylenmesi mümkün değildir.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçunun Nitelikli Hâlleri

Cebir veya Tehdit Kullanılması

Failin kişiye fiziksel güç uygulayarak veya zarar vereceğini bildirerek konuta girmesi ya da konutta kalması TCK m.116/4 kapsamındadır. Bu hâlde ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir.

Cebrin kişiye karşı ve konuta girme ya da konutta kalmayı sürdürme amacıyla kullanılması gerekir. Kapının kırılması eşya üzerindeki güçtür; tek başına “cebir” nitelikli hâlini oluşturmaz. Bununla birlikte mala zarar verme suçuna ve rıza bulunmadığına delil olabilir.

Konut ihlalini gerçekleştirmek için kullanılan ve basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde kalan yaralamanın ayrıca cezalandırılıp cezalandırılmayacağı içtima kurallarına göre değerlendirilir. Yaralamanın TCK m.87’deki ağır neticelerinden biri oluşursa TCK m.119/2 gereğince ayrıca kasten yaralama suçu hükümleri uygulanır.

Gece Vakti İşlenmesi

Fiilin gece vakti işlenmesi için ayrıca cebir veya tehdit aranmaz. TCK m.6’ya göre gece; güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve güneşin doğmasından bir saat önce sona eren zaman dilimidir.

Bu nedenle sabit bir saat aralığı yoktur. Suç yeri ve tarihine göre güneşin doğuş ve batış saatleri belirlenmelidir. “Saat geç olmuştu” biçimindeki soyut kabul, nitelikli hâlin uygulanması için tek başına yeterli değildir.

İzinsiz giriş gece başlayıp gündüz devam etmişse veya rıza ile giren kişiden gece çıkması istenmişse suçun tamamlandığı ve kesintisiz davranışın sürdüğü zaman somut olarak incelenir.

TCK m.119’daki Ortak Nitelikli Hâller

Konut veya işyeri dokunulmazlığının ihlali aşağıdaki biçimlerden biriyle işlenirse belirlenen ceza bir kat artırılır:

Nitelikli hâl Uygulamada aranan temel nokta
Silahla işlenmesi Silahın suçun işlenişinde kullanılması veya sağladığı korkutucu etkiden yararlanılması
Kişinin kendisini tanınmayacak hâle koyması, imzasız mektup veya özel işaret kullanması Yöntemin somut suçun işlenişiyle bağlantılı olması
Birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi En az iki kişinin suçun icra hareketlerini müşterek fail olarak birlikte gerçekleştirmesi
Suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılması Gerçek veya var sayılan örgütsel gücün mağdur üzerinde araç olarak kullanılması
Kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması Kamu görevlisinin yalnızca sıfat taşıması değil, bu nüfuzu suçun işlenmesinde kullanması

Örneğin gece vakti silahla işlenen bir konut ihlalinde önce TCK m.116/4 uyarınca bir yıldan üç yıla kadar temel ceza belirlenir; ardından TCK m.119 nedeniyle ceza bir kat artırılır. Böylece soyut ceza aralığı iki yıldan altı yıla çıkabilir.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Şikâyete Tabi mi?

Kısa cevap: Konut ve işyeri dokunulmazlığının ihlalinin temel hâlleri (TCK 116/1 ve 116/2) şikâyete bağlıdır ve şikâyet süresi altı aydır. Cebir, tehdit veya gece vakti işlenmesi (TCK 116/4) ve hırsızlık amacıyla girilmesi (TCK 142/4) hâlinde şikâyet aranmaz.

Suçun tüm şekilleri bakımından tek bir cevap yoktur. TCK m.116/1’deki konut ve m.116/2’deki işyeri ihlalinin temel şekilleri şikâyete bağlıdır. Cebir, tehdit veya gece vakti işlenen TCK m.116/4 kapsamındaki suç ise resen soruşturulur.

Olayın hukuki niteliği Şikâyet şartı
Konut veya eklentisinin temel şekilde ihlali — TCK m.116/1 Şikâyete tabi
İşyeri veya eklentisinin temel şekilde ihlali — TCK m.116/2 Şikâyete tabi
Cebir, tehdit veya gece vakti — TCK m.116/4 Şikâyete tabi değil
TCK m.119’daki ağırlaştırıcı hâller Öğretide ve uygulamada ağırlıklı görüş: şikâyete tabi değil
Hırsızlık amacıyla işlenen konut ihlali — TCK m.142/4 Şikâyet aranmaz

TCK m.119’daki hâller için kanunda açık bir “şikâyet aranmaz” hükmü yoktur; öğretide ve uygulamada ağırlıklı görüş, bu hâllerin de resen soruşturulduğu yönündedir.

Şikâyete bağlı hâllerde süre, mağdurun hem fiili hem de faili öğrendiği günden itibaren altı aydır. Altı aylık şikâyet süresi ile dava zamanaşımı aynı değildir.

Şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapılabilir. Olayın zamanı, girilen alan, rızanın bulunmadığını gösteren durumlar, şüphelinin kimliği ve mevcut deliller mümkün olduğunca somut anlatılmalıdır.

Önemli

“Konut dokunulmazlığının ihlali her durumda şikâyete bağlıdır” ifadesi doğru değildir. Gece vakti, cebir veya tehdit kullanılarak işlenen konut ihlali (TCK m.116/4) şikâyete bağlı değildir; TCK m.119 kapsamındaki nitelikli hâllerde de ağırlıklı görüş resen soruşturma yönündedir.

Şikâyetten Vazgeçme Davayı Düşürür mü?

TCK m.116/1 ve m.116/2 kapsamındaki şikâyete bağlı temel şekillerde usulüne uygun vazgeçme, soruşturmanın sona ermesine veya kamu davasının düşmesine yol açabilir. Kovuşturma başladıktan sonra vazgeçmenin sanık hakkında sonuç doğurabilmesi için sanığın bunu kabul edip etmediği de önem taşır.

TCK m.116/4 kapsamındaki ve resen takip edilen diğer hâllerde mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi davayı kendiliğinden düşürmez. Yargıtay, gece vakti birden fazla kişiyle birlikte işlenen konut dokunulmazlığının ihlalinde (TCK m.116/4 ve 119/1-c) suçun takibinin şikâyete bağlı olmadığını belirterek şikâyetten vazgeçme nedeniyle verilen düşme kararını bozmuştur (Yargıtay 2. CD, 26.10.2022, 2021/3445 E., 2022/17686 K.). Ancak beyan değişikliğinin nedeni, diğer deliller ve tarafların sonraki davranışları mahkemece birlikte değerlendirilir.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Uzlaşmaya Tabi mi?

Kısa cevap: Evet. TCK m.116/1, m.116/2 ve m.116/4 kapsamındaki konut dokunulmazlığının ihlali suçları uzlaştırma kapsamındadır; CMK 253/1-b suçu fıkra ayırmadan “(madde 116)” diye sayar. TCK m.119’daki nitelikli hâllerde uzlaştırma uygulanmaz. Uzlaştırma sürecinin işleyişi uzlaştırma nedir rehberimizde anlatılmıştır.

TCK m.116/4’ün şikâyete bağlı olmaması, uzlaştırmaya tabi olmasına engel değildir. Şikâyete bağlılık ile uzlaştırma birbirinden farklı kurumlardır.

TCK m.119’daki ortak ağırlaştırıcı nedenlerin uygulandığı hâller ise uzlaştırma kapsamında değildir: CMK 253, iş ve çalışma hürriyetinin ihlalinde TCK 119’un (c) bendini açıkça kapsama almışken konut dokunulmazlığının ihlali için böyle bir atıf yapmamıştır.

Ayrıca uzlaştırma kapsamındaki konut ihlali, aynı mağdura karşı uzlaştırma dışında kalan başka bir suçla (örneğin nitelikli hırsızlık, silahla tehdit veya kişiyi hürriyetinden yoksun kılma) birlikte işlenmişse CMK m.253/3 gereğince uzlaştırma uygulanmaz. Ancak 7571 sayılı Kanunla 25.12.2025’te eklenen cümleye göre birlikte işlenen suç önödeme kapsamındaysa (örneğin hakaret), konut ihlali için uzlaştırma yine uygulanır. Uzlaştırma dışındaki bağlantılı suçtan beraat veya düşme kararı verilirse, dosyada kalan konut ihlali için uzlaştırma işletilmelidir.

Uzlaştırma sonunda anlaşma sağlanması, edimin yerine getirilme şekline ve dosyanın aşamasına göre soruşturmanın veya davanın sona ermesini sağlayabilir. Uzlaşma teklifinin kabul edilmesinden önce ceza ve özel hukuk sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Önödeme, Seri Muhakeme ve Basit Yargılama Uygulanır mı?

Konut dokunulmazlığının ihlali uzlaştırma kapsamında olduğu için önödemeye (TCK 75) ve kamu davasının açılmasının ertelenmesine (CMK 171) tabi değildir. Seri muhakeme usulü bu suça uygulanmaz.

Basit yargılama usulü ise TCK m.116/1 ve 116/2’de uygulanabilir; mahkûmiyet hâlinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. Üst sınırı üç yıl olan TCK m.116/4’te basit yargılama uygulanmaz. TCK m.119’un uygulandığı konut ihlalinde de üst sınır dört yıla çıktığından bu usul uygulanmaz; işyeri ihlalinde ise TCK m.119 uygulansa da üst sınır iki yılda kaldığı için basit yargılama uygulanabilir.

Hırsızlık Amacıyla Eve Girilirse Şikâyet Gerekir mi?

Hayır. TCK m.142/4’e göre hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçu işlenmişse bu suçlar bakımından şikâyet aranmaz. Böyle bir olayda mağdurun sonradan şikâyetinden vazgeçmesi de kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez. Anayasa Mahkemesi bu kuralı iki kez Anayasa’ya uygun bulmuştur (AYM, 24.03.2010, 2008/14 E., 2010/51 K.; AYM, 10.09.2025, 2025/106 E., 2025/187 K., RG 14.01.2026). Aynı mağdura karşı nitelikli hırsızlık da işlenmişse konut ihlali için uzlaştırma yapılmaz.

Konut dokunulmazlığının ihlali, hırsızlık suçunun içinde otomatik olarak erimez. Şartları varsa fail hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve kapı ya da pencereye zarar verilmişse mala zarar verme suçlarından ayrı ayrı sorumlu tutulabilir.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Nasıl İspatlanır?

Konut ihlali çoğu zaman doğrudan tanık bulunmayan bir ortamda gerçekleşir. Bu nedenle olay yalnızca “içeri girdi” veya “izin vermişti” biçimindeki karşılıklı beyanlara indirgenmemelidir. Rızayı, konut kullanımını, failin girişini ve olayın zamanını gösteren bütün deliller birlikte değerlendirilmelidir.

Konut dokunulmazlığının ihlali dosyalarında şu deliller kullanılabilir:

  • Apartman, bina, işyeri veya çevredeki kamera kayıtları,
  • Akıllı kapı zili ve güvenlik sistemi kayıtları,
  • Kapı, kilit, pencere veya duvardaki hasara ilişkin olay yeri inceleme tutanakları,
  • Çilingir faturası ve servis kayıtları,
  • 112 araması, polis başvurusu ve olay tutanakları,
  • Mesajlar, e-postalar, arama kayıtları ve sesli mesajlar,
  • Komşu, güvenlik görevlisi, aile bireyi veya çalışan beyanları,
  • Kira sözleşmesi, abonelikler, adres ve fiilî kullanım kayıtları,
  • Anahtarın geri istendiğini veya giriş izninin kaldırıldığını gösteren yazışmalar,
  • Olayın tarih ve saatini belirlemeye yarayan konum ve iletişim kayıtları.

Kamera kayıtları kısa sürede silinebileceği için ilgili kayıtların gecikmeden istenmesi önemlidir. Ekran görüntülerinin yalnızca seçilmiş bölümü yerine yazışmanın tamamı, tarih-saat bilgileri ve mümkünse asıl cihaz korunmalıdır.

HTS veya baz istasyonu verisi kişinin belirli bir bölgede bulunduğunu gösterebilir; fakat tek başına konutun içine girdiğini her zaman kesin olarak ispatlamaz.

Delillerin hukuka uygun elde edilmesi gerekir. Özel görüşmelerin gizlice kaydedilmesi veya konut içinin kayda alınması olayın şartlarına göre konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması ya da özel hayatın gizliliğini ihlal bakımından yeni bir hukuki sorun doğurabilir.

Mağdurun Beyanı Tek Başına Yeterli mi?

Mağdurun beyanı ceza muhakemesinde delildir. Ancak ne her durumda tek başına mahkûmiyet için yeterli sayılır ne de başka delil bulunmaması otomatik olarak beraat sonucunu doğurur.

Mahkeme beyanın tutarlılığını, olay sonrası davranışları, taraflar arasındaki ilişkiyi ve objektif delillerle uyumunu birlikte inceler. Özellikle rızanın tartışmalı olduğu dosyalarda davet mesajları, çıkma talebi, anahtarın kullanım amacı, kolluğa başvuru zamanı ve tanık anlatımları önem kazanır.

Mahkûmiyet için suçun sanık tarafından işlendiği her türlü makul şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulmalıdır.

Konut Dokunulmazlığının İhlali İddiasında Savunma Nasıl Yapılır?

Savunma yalnızca “eve girmedim” veya “izin vardı” demekten ibaret olmamalıdır. Suçun her unsuru ve uygulanan nitelikli hâl ayrı ayrı incelenmelidir.

Savunmada özellikle şu konular araştırılabilir:

  • Girilen yerin olay tarihinde konut, eklenti veya TCK m.116/2 kapsamında korunan işyeri olup olmadığı,
  • Konutu fiilen kullanan ve rıza açıklamaya yetkili kişinin kim olduğu,
  • Açık veya örtülü rızanın bulunup bulunmadığı ve kapsamı,
  • Rızanın ne zaman ve nasıl geri alındığı,
  • Çıkma talebinin fail tarafından anlaşılıp anlaşılmadığı ve ayrılma imkânı,
  • Sanığın olay yerinde ve korunan alanın içinde bulunduğunun ispatlanıp ispatlanmadığı,
  • Fiilin gerçekten TCK’daki anlamıyla gece vaktinde gerçekleşip gerçekleşmediği,
  • Cebir veya tehdidin konuta giriş ya da çıkmama hareketiyle bağlantısı,
  • Silah veya birlikte işleme gibi TCK m.119 şartlarının oluşup oluşmadığı,
  • Şikâyete bağlı olayda altı aylık sürenin geçirilip geçirilmediği,
  • Uzlaştırma prosedürünün uygulanması gerekip gerekmediği,
  • Kamera, mesaj, konum ve diğer delillerin bütünlüğü ile hukuka uygunluğu.

Şüpheli veya sanığın mesajları silmesi, kamera kayıtlarına müdahale etmesi ya da mağdur ve tanıklarla baskı oluşturacak biçimde iletişim kurması delil tartışmasını ağırlaştırabilir ve yeni suçlamalara yol açabilir. Mevcut veriler değiştirilmeden korunmalı, savunma hukuki yollarla yürütülmelidir.

Beraat kararı verilmesi, şikâyetçinin otomatik olarak iftira attığı anlamına gelmez. İftira suçu için kişinin gerçeğe aykırı olduğunu bildiği bir fiili yetkili makamlara isnat ettiğinin ayrıca ispatlanması gerekir.

Konut Dokunulmazlığının İhlaline Teşebbüs Mümkün mü?

İzinsiz girme hareketi bölünebiliyorsa teşebbüs mümkündür. Örneğin fail kilidi açmaya veya pencereden içeri girmeye doğrudan başlamış, ancak konut sınırını aşamadan yakalanmışsa TCK m.35 değerlendirilebilir.

Rıza ile girdikten sonra çıkmama şeklindeki suç ise çıkma iradesine rağmen kalmayla tamamlanır ve kesintisiz nitelik gösterir. Bu hareket bakımından teşebbüs kural olarak mümkün kabul edilmez.

Suç Birden Fazla Kişiyle İşlenirse Ne Olur?

En az iki kişinin konuta girme veya çıkmama hareketini müşterek fail olarak birlikte gerçekleştirmesi TCK m.119/1-c uyarınca cezanın bir kat artırılmasına neden olur.

Yalnızca olay yerinde bulunmak veya suçtan haberdar olmak yeterli değildir. Birlikte suç işleme kararı ve fiil üzerinde ortak hâkimiyet araştırılır.

Azmettiren veya yardım eden kişinin bulunması da tek başına “birden fazla kişi tarafından birlikte işleme” nitelikli hâlini oluşturmayabilir. Bununla birlikte somut katkısına göre bu kişi iştirak hükümleri uyarınca sorumlu tutulabilir.

Konut Dokunulmazlığının İhlalinde Zincirleme Suç

Aynı mağdurun konutuna, aynı suç işleme kararı kapsamında farklı zamanlarda birden fazla kez girilmesi hâlinde TCK m.43 uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanabilir. Bu durumda tek ceza belirlenir ve ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır.

Rıza ile girdikten sonra kesintisiz biçimde çıkmamak ise sırf zaman geçtiği için birden fazla suç oluşturmaz; kural olarak tek ve devam eden suçtur. Eylemler arasındaki zaman, failin yeniden karar verip vermediği, mağdur ve konutun aynı olup olmadığı somut olayda incelenir.

Konut Dokunulmazlığının İhlali ve Diğer Suçlar Arasındaki Fark

Konut ihlali sırasında tehdit, yaralama, eşya kırma, hırsızlık veya mağdurun dışarı çıkmasını engelleme gibi başka davranışlar da bulunabilir. Her suçun unsurları ve içtima kuralları ayrı incelenmelidir.

Olay Değerlendirilebilecek suç
Dışarıdaki kişinin konuta izinsiz girmesi veya çıkmaması Konut dokunulmazlığının ihlali — TCK m.116
Konuttaki kişinin dışarı çıkmasının engellenmesi Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma — TCK m.109
Kapının, kilidin veya pencerenin kırılması Mala zarar verme suçu gündeme gelebilir
Konuta girilerek eşya alınması Hırsızlık suçu ayrıca gündeme gelebilir
Mağdurun korkutulması Tehdit, konut ihlalinin nitelikli unsuru veya koşulları varsa ayrıca suç olabilir
Mağdurun yaralanması Cebir unsurunun kapsamı ve yaralamanın sonucu dikkate alınır
Arsa, tarla gibi bir taşınmazın malikmiş gibi işgal edilmesi Hakkı olmayan yere tecavüz — TCK m.154
Konut içinin gizlice görüntülenmesi veya özel yaşamın kaydedilmesi Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu gündeme gelebilir

Konuta girmek, işlenen diğer suçun kanuni tanımında zorunlu bir unsur değilse (bileşik suç yoksa) suçlar ayrı ayrı cezalandırılır. Anayasa Mahkemesi de 2025 tarihli kararının gerekçesinde, hırsızlık amacıyla konuta girmede konut ihlalinin hırsızlığın zorunlu unsuru olmadığını ve iki ayrı suç bulunduğunu belirtmiştir (AYM, 10.09.2025, 2025/106 E., 2025/187 K., RG 14.01.2026).

Konut Dokunulmazlığının İhlalinde Görevli Mahkeme

Konut ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarında görevli mahkeme kural olarak Asliye Ceza Mahkemesidir. Şikâyet veya ihbar Cumhuriyet başsavcılığına, polis merkezine ya da jandarmaya yapılabilir; soruşturma savcılık tarafından yürütülür.

Olayla bağlantılı başka ve daha ağır suçların bulunması, dosyaların birlikte görülmesi veya sanığın çocuk olması görev ve usul bakımından farklı sonuçlar doğurabilir.

TCK m.116/1 ve 116/2’de bölge adliye mahkemesi kararları, CMK 286/2-d uyarınca kural olarak temyiz edilemez; ilk mahkûmiyet kararı bölge adliye mahkemesince verilmiş ve CMK 272/3’teki kesinlik kapsamı dışında kalıyorsa temyiz yolu açıktır. TCK m.116/4’te ise ilk derece mahkemesinin verdiği beş yıl veya daha az hapis cezasına karşı istinaf başvurusu esastan reddedilirse karar kesinleşir (CMK 286/2-a). TCK m.119 uygulanan konut ihlalinde de (üst sınır dört yıl) aynı kural geçerlidir.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçunda Tutuklama Olur mu?

TCK m.116/1’deki temel konut ihlalinin üst sınırı iki yıl, m.116/2’deki işyeri ihlalinin üst sınırı bir yıl olduğu için yalnızca bu şekiller bakımından CMK m.100/4 gereğince tutuklama kararı verilemez.

TCK m.116/4 kapsamındaki suçun üst sınırı üç yıl olduğundan veya TCK m.119 uygulanarak üst sınır yükseldiğinde tutuklama hukuken mümkün olabilir. Ancak TCK m.116, CMK m.100/3’teki katalog suçlardan değildir. İşyeri ihlalinde TCK m.119 uygulansa bile üst sınır iki yıl olduğundan tutuklama yasağı devam eder.

Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin yanında kaçma, delil karartma ya da tanık üzerinde baskı gibi bir tutuklama nedeninin bulunması ve tedbirin ölçülü olması gerekir. Tutuklama bir ceza değil, geçici koruma tedbiridir. Şartları hakkında tutuklama kararı başlıklı yazımızdan bilgi alınabilir.

Konut Dokunulmazlığının İhlalinde Dava Zamanaşımı

TCK m.116/1, m.116/2 ve m.116/4 kapsamındaki suçlarda dava zamanaşımı kural olarak sekiz yıldır.

TCK m.119’un bir kat artırımı sonucunda suçun kanuni üst sınırı beş yılı aşarsa genel zamanaşımı süresi on beş yıla çıkabilir. Örneğin TCK m.116/4 ile m.119’un birlikte uygulandığı ve üst sınırın altı yıla ulaştığı hâl bu kapsamdadır.

Şüphelinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, tutuklama kararı, iddianame ve mahkûmiyet kararı zamanaşımını keser (TCK 67/2); kolluktaki ifade kesmez. Kesilme hâlinde süre yeniden başlar; ancak toplam süre kanundaki sürenin en fazla yarısı kadar uzar (TCK 67/4). Sekiz yıllık süre en fazla on iki yıla, on beş yıllık süre en fazla yirmi iki buçuk yıla çıkabilir.

Rıza ile girildikten sonra çıkmama biçimindeki kesintisiz suçta zamanaşımı, hukuka aykırı kalış sona erdiğinde işlemeye başlar.

Şikâyete bağlı temel şekilde sekiz yıllık dava zamanaşımı bulunması, altı aylık şikâyet süresini uzatmaz. Mağdur fiili ve faili öğrendikten sonra altı aylık süreyi geçirirse, dava zamanaşımı henüz dolmamış olsa da şikâyet hakkı kaybedilebilir.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Adli Para Cezasına Çevrilir mi?

TCK m.116/2’deki işyeri dokunulmazlığının ihlalinde hapis ve adli para cezası doğrudan seçenek yaptırım olarak düzenlenmiştir. Mahkeme olayın özelliklerine göre bunlardan birini seçer.

Mahkeme seçenek yaptırımlardan hapis cezasını tercih etmişse bu ceza TCK m.50/2 uyarınca daha sonra adli para cezasına çevrilemez.

TCK m.116/1 ve m.116/4’te doğrudan adli para cezası seçeneği yoktur. Ancak hükmedilen sonuç hapis cezası bir yıl veya daha azsa, TCK m.50’deki kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımların şartları ayrıca değerlendirilebilir. Çevirme otomatik değildir.

Adli para cezasının belirlenme yöntemi için para cezası başlıklı yazımız incelenebilir.

Konut Dokunulmazlığının İhlalinde HAGB veya Erteleme Olur mu?

Kanuni şartları oluşursa hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya hapis cezasının ertelenmesi mümkündür.

HAGB için suçun doğurduğu belirlenebilir maddi zararın aynen iade, eski hâle getirme veya tazminle tamamen giderilmesi gerekir; zarar hemen giderilemiyorsa denetim süresi içinde aylık taksitlerle ödenmesi koşuluyla da HAGB verilebilir (CMK 231; 7589 sayılı Kanunla 31.07.2026’da yeniden düzenlendi).

Sonuç cezanın HAGB bakımından iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası olması; erteleme bakımından ise kural olarak iki yıl veya daha az hapis olması gerekir.

Sanığın adli geçmişi, yeniden suç işlemeyeceği yönündeki kanaat ve ilgili kurumun diğer koşulları ayrıca değerlendirilir. Cezanın kanuni alt sınırının düşük olması, HAGB veya ertelemenin mutlaka uygulanacağı anlamına gelmez. Sonuç ceza iki yılı aşarsa HAGB verilemez; erteleme de kural olarak uygulanamaz (suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış veya 65 yaşını bitirmiş kişilerde erteleme sınırı üç yıldır).

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Ceza Alan Ne Kadar Yatar?

TCK m.116 tek başına işlendiğinde 5275 sayılı Kanun uyarınca koşullu salıverme oranı genel kural olarak yarıdır.

Aşağıdaki tablo yalnızca bu genel orana göre yapılan teorik koşullu salıverme hesabını gösterir; fiilen cezaevinde kalınacak kesin süre değildir.

Kesinleşen hapis cezası Genel 1/2 oranına göre teorik koşullu salıverme süresi
1 yıl 6 ay
2 yıl 1 yıl
3 yıl 1 yıl 6 ay
6 yıl 3 yıl

Suç tarihi, başka suçlarla birlikte mahkûmiyet, mükerrirlik, gözaltı ve tutuklulukta geçen sürenin mahsubu, iyi hâl, açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve denetimli serbestlik fiilî süreyi değiştirebilir.

Ayrıca HAGB, erteleme veya adli para cezası uygulanması hâlinde infaz sonucu tamamen farklı olur. Dosyaya özgü değerlendirme için 2026 infaz hesaplama rehberi ile denetimli serbestlik yazılarımız incelenebilir.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Nedeniyle Manevi Tazminat

İzinsiz giriş kişinin özel yaşamına, huzuruna ve kişilik haklarına saldırı oluşturmuşsa ceza soruşturmasından bağımsız olarak manevi tazminat talep edilebilir.

Kapı veya eşyada zarar, taşınma gideri, tedavi masrafı ya da başka somut kayıp doğmuşsa şartları varsa maddi tazminat da istenebilir.

Ceza davasının sonucu hukuk mahkemesindeki değerlendirme bakımından önem taşıyabilir; ancak tazminatın şartları ve zamanaşımı ayrıca incelenir. Genel bilgi için tazminat davaları başlıklı yazımızdan yararlanılabilir.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçunda Avukatın Rolü

Bu suçta uyuşmazlık çoğu zaman girilen yerin konut veya eklenti sayılıp sayılmadığı, rızanın bulunup bulunmadığı, rızayı kimin açıklayabileceği ve fiilin gece vakti gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde yoğunlaşır.

Kamera görüntülerinin silinme ihtimali ve şikâyet süresi nedeniyle dosyanın başlangıcındaki işlemler önemlidir.

Mağdur vekili;

  • Şikâyetin somutlaştırılması,
  • Kamera ve olay yeri kayıtlarının toplanması,
  • Tanıkların bildirilmesi,
  • Varsa koruyucu tedbirlerin talep edilmesi,
  • Davaya katılma işlemlerinin takip edilmesi

konularında hukuki yardım sağlayabilir.

Şüpheli veya sanık müdafii ise suçun maddi unsurlarını, rızayı, nitelikli hâlleri, şikâyet ve uzlaştırma koşullarını ve delillerin hukuka uygunluğunu inceleyebilir.

İstanbul’da yürütülen ceza soruşturmaları ve davalar hakkında İstanbul ceza avukatı sayfasından bilgi alınabilir.

Konut dokunulmazlığının ihlali nedeniyle şikâyetçi veya şüpheli konumundaysanız şikâyet süresi, uzlaştırma ve savunma stratejisi dosyanın sonucunu belirler. Av. Ebubekir Kozan’a 0534 980 28 64 numarasından veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu Yargıtay Kararları

Kiracının Kullandığı Konut ve Duvarla Çevrili Avlu Korunur

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2018 tarihli, 2015/96 Esas ve 2018/623 Karar sayılı kararında, ev sahiplerinin kiracının kullandığı konutun duvarla çevrili avlusuna girerek tahliye tartışması sırasında tehdit ve hakarette bulunduğu olay incelenmiştir.

Kurul, avlunun kapısı olmamasına rağmen konut eklentisi sayılabileceğini ve konut dokunulmazlığının ihlali suçunun maddi unsurunun oluştuğunu kabul etmiş; fiilin gece vakti işlenip işlenmediğinin araştırılması için beraat hükmünü bozmuştur. Karar oyçokluğuyla verilmiş, karşıoyda suçun unsurlarının oluşmadığı savunulmuştur.

Bu karar, ev sahibinin veya başka bir malikin kiracının yaşam alanına karşı TCK m.116’nın faili olabileceğini ve eklenti değerlendirmesinde yalnızca kapı bulunup bulunmadığına bakılamayacağını göstermektedir.

Ortak Konutta Verilen Rızanın Meşru Amacı Bulunmalıdır

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.07.2020 tarihli, 2018/578 Esas ve 2020/363 Karar sayılı kararında sanığın, evli bir kadının rızasıyla kadının eşiyle birlikte kullandığı aile konutuna gece vakti girmesi değerlendirilmiştir.

Kurul, ortak konutta birlikte yaşayanlardan birinin rızasının tek başına yeterli olmadığını, rızanın meşru bir amaca yönelik olması gerektiğini belirtmiş; diğer eşin bilgisi dışında gece vakti gerçekleşen bu giriş yönünden verilen rızanın TCK m.116/3 anlamında meşru amaca dayanmadığını kabul ederek beraat hükmünü oybirliğiyle bozmuştur.

Karar, ortak konutu kullanan kişilerden birinin verdiği her iznin otomatik olarak geçerli olmadığını; rızanın amacı ile diğer kullanıcıların konut dokunulmazlığının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Mağdura Güç Uygulayarak Eve Girme TCK m.116/4 Kapsamındadır

Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 30.12.2021 tarihli, 2021/7785 Esas ve 2021/20712 Karar sayılı kararında sanığın, kapıyı açan kişinin boğazını sıkarak konuta girmesi cebir kullanılarak konut dokunulmazlığının ihlali sayılmıştır.

Daire ayrıca basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralamanın bu olayda cebir unsurunu oluşturduğunu, aynı eylem nedeniyle ayrıca kasten yaralama cezası verilemeyeceğini belirtmiştir. Aynı kararda, bıçakla yapılan tehdidin ayrıca silahla tehdit kapsamında değerlendirilmesi gerektiği de kabul edilmiştir.

Yaralamanın daha ağır sonuç doğurduğu olaylarda ise TCK m.119/2 uyarınca ayrıca kasten yaralama hükümlerinin uygulanabileceği unutulmamalıdır.

Gece Vakti Birden Fazla Kişiyle Konut İhlalinde Şikâyetten Vazgeçme Davayı Düşürmez

Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 26.10.2022 tarihli, 2021/3445 Esas ve 2022/17686 Karar sayılı kararında, sanıklar hakkında gece vakti birden fazla kişiyle birlikte konut dokunulmazlığının ihlali (TCK m.116/4 ve 119/1-c) suçundan açılan davada şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi incelenmiştir.

Daire, bu suçun takibinin şikâyete bağlı olmadığını; yargılamaya devam edilerek delillerin takdir edilmesi ve sanıkların hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerektiğini belirterek düşme kararını oybirliğiyle bozmuştur.

Karar, nitelikli konut ihlalinde mağdurun şikâyetinden vazgeçmesinin davayı kendiliğinden sona erdirmediğini göstermektedir.

Ev Sahibinin Kiracının Evine Girip Kilidi Değiştirmesi Suçtur

Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 01.11.2023 tarihli, 2021/16898 Esas ve 2023/8316 Karar sayılı kararında, kiracının rızası olmadan eve girerek eşyaları çıkaran ve kapı kilidini değiştiren ev sahibinin durumu incelenmiştir.

Daire, ev sahibinin yasal tahliye yollarını kullanması gerektiğini belirtmiş ve izinsiz girişin konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturduğunu kabul eden kararı onamıştır.

Karar, kira borcu veya tahliye uyuşmazlığı bulunmasının ev sahibine kiracının yaşam alanına girme hakkı vermediğini göstermektedir.

Boşanma Davası Sürerken Ortak Konut Üzerindeki Hak Kendiliğinden Sona Ermez

Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 03.06.2020 tarihli, 2020/6815 Esas ve 2020/7017 Karar sayılı kararında, boşanma davası sürerken ortak konutun eşlerden birine tahsis edilmediği ve diğer eşin kullanımını yasaklayan bir tedbir kararının bulunmadığı bir olay incelenmiştir. Sanık, kadının fiilen kullandığı evin balkonunda gizlenmiş hâlde bulunmuştur.

Daire, eşlerin ortak konut üzerindeki haklarının sürdüğünü değerlendirmiş ve beraat kararını yetersiz gerekçeyle bozmuştur.

Karar, boşanma davasının açılmış olmasının tek başına ortak konuttaki kullanım hakkını sona erdirmediğini göstermektedir.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu Hakkında Sık Sorulan Sorular

Haneye tecavüz ne demektir?

Haneye tecavüz, halk arasında konut dokunulmazlığının ihlali suçu için kullanılan eski ve yaygın bir ifadedir. Güncel Türk Ceza Kanunu’ndaki hukuki karşılığı, TCK m.116’da düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlalidir. Bugün uygulanacak hükümler TCK m.116 ve nitelikli hâllerde TCK m.119’dur.

Eve izinsiz girmek suç mudur?

Evet. Başkasının fiilen kullandığı konuta veya konutun eklentisine geçerli rıza olmadan girmek TCK m.116/1 kapsamında suçtur. Kapının açık olması, giriş sırasında zarar verilmemesi veya evde kimsenin bulunmaması tek başına sonucu değiştirmez.

Haneye tecavüzün (ev basmanın) cezası kaç yıl?

“Ev basma” olarak adlandırılan olayın cezası, fiilin işleniş biçimine göre değişir. İzinsiz girişin temel cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. Cebir, tehdit veya gece vakti varsa ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir. TCK m.119’daki nitelikli hâllerin bulunması durumunda belirlenen ceza ayrıca bir kat artırılır; örneğin gece vakti silahla işlenen fiilde ceza iki yıldan altı yıla kadar hapis olabilir. İşyerinde temel ceza altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.

TCK 116/1, 116/2 ve 116/4 ne demek?

TCK 116/1, başkasının konutuna veya konutunun eklentisine rızasına aykırı olarak girmeyi ya da rızayla girip çıkması istendiği hâlde çıkmamayı düzenler; cezası şikâyet üzerine altı aydan iki yıla kadar hapistir. TCK 116/2 aynı fiillerin herkese açık olmayan işyerine karşı işlenmesini düzenler; cezası şikâyet üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. TCK 116/4 ise fiilin cebir, tehdit veya gece vakti işlenmesini düzenler ve bir yıldan üç yıla kadar hapis öngörür.

TCK 116/4 şikâyete tabi mi, uzlaşmaya tabi mi?

TCK 116/4’te şikâyet şartı yoktur; cebir, tehdit veya gece vakti işlenen konut ihlali resen soruşturulur ve şikâyetten vazgeçmek dosyayı kapatmaz. Buna rağmen suç uzlaştırma kapsamındadır; CMK 253 konut dokunulmazlığının ihlalini fıkra ayırmadan sayar. Silahla veya birden fazla kişiyle işlenen (TCK 119) hâllerde ise CMK 253 bu hâlleri ayrıca saymadığı için uzlaştırma uygulanmaz.

Arsa, tarla veya bahçeye izinsiz girmenin cezası nedir?

Girilen yer konutun çevrili bahçesi veya avlusu gibi bir eklentiyse TCK 116 uygulanır. Etrafı çevrili olmayan ve konuta bağlı bulunmayan arsa veya tarlaya yalnızca girip çıkmak kural olarak suç oluşturmaz; bir hakka dayanmaksızın taşınmazı malikmiş gibi işgal etmek, sınırını bozmak veya hak sahibinin yararlanmasını engellemek ise şikâyete bağlı hakkı olmayan yere tecavüz suçudur ve altı aydan üç yıla kadar hapis ile bin güne kadar adli para cezası gerektirir (TCK 154/1).

Konut dokunulmazlığının ihlali kararı Yargıtay’a gider mi?

TCK 116/1 ve 116/2’de bölge adliye mahkemesi kararları kural olarak kesindir; ilk mahkûmiyet kararı bölge adliye mahkemesince verilmiş ve kesinlik sınırı dışında kalıyorsa temyiz yolu açıktır. TCK 116/4’te ilk derece mahkemesinin verdiği beş yıl veya daha az hapis cezasına karşı istinaf başvurusu esastan reddedilirse karar kesinleşir.

Konut dokunulmazlığının ihlali için kapının kırılması gerekir mi?

Hayır. Açık kapıdan, pencereden veya yedek anahtarla rıza dışında girmek de suçu oluşturabilir. Kapının, kilidin veya pencerenin kırılması hâlinde ayrıca mala zarar verme suçu gündeme gelebilir.

Eve girmeden bahçeye girmek suç olur mu?

Bahçe konutun eklentisi niteliğindeyse izinsiz giriş suç oluşturabilir. Bahçenin özel kullanıma ayrılıp ayrılmadığı, konutla bağlantısı ve dış dünyadan nasıl ayrıldığı incelenir. Her bahçe otomatik olarak konut eklentisi sayılmaz.

Ev sahibi kiracının evine yedek anahtarla girebilir mi?

Kiracının güncel rızası veya hukuken geçerli başka bir neden yoksa giremez. Ev sahibinin malik olması, kira borcunun bulunması veya yedek anahtar bulundurması kiracının konut dokunulmazlığını ortadan kaldırmaz.

Eski eş eve izinsiz girerse suç oluşur mu?

Eski eşin geçmişte o evde yaşamış olması tek başına güncel giriş hakkı sağlamaz. Konut artık diğer eşin ayrı yaşam alanıysa ve girişe rıza yoksa konut dokunulmazlığının ihlali suçu oluşabilir. Ortak kullanımın sürüp sürmediği somut delillerle belirlenir.

Evden çıkmayan misafir polise şikâyet edilebilir mi?

Evet. Gerçekten misafir olan kişi, çıkması açıkça istendiği ve ayrılma imkânı bulunduğu hâlde konutta kalmayı sürdürürse kolluğa veya Cumhuriyet başsavcılığına başvurulabilir. Kişinin kiracı veya ortak kullanım hakkı sahibi olması hâlinde ise tahliye için farklı hukuki yollar gerekebilir.

Gece eve girmenin cezası nedir?

Fiil TCK’daki anlamıyla gece vakti işlenmişse ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi gibi TCK m.119 kapsamındaki bir hâl de varsa belirlenen ceza bir kat artırılır.

Konut dokunulmazlığının ihlali şikâyet süresi kaç aydır?

TCK m.116/1 ve m.116/2 kapsamındaki temel şekillerde şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır. Cebir, tehdit veya gece vakti işlenen hâlde (TCK m.116/4) şikâyet şartı aranmaz; TCK m.119 kapsamındaki nitelikli hâllerde de ağırlıklı görüş bu yöndedir.

Konut dokunulmazlığının ihlali uzlaşmaya tabi mi?

TCK m.116/1, m.116/2 ve m.116/4 kural olarak uzlaştırma kapsamındadır. TCK m.119’un uygulandığı nitelikli hâllerde (CMK 253 bu hâlleri ayrıca saymadığı için) ve suçun aynı mağdura karşı uzlaştırma dışında kalan başka bir suçla birlikte işlenmesi durumunda uzlaştırma uygulanmaz; birlikte işlenen suç önödeme kapsamındaysa (örneğin hakaret) 7571 sayılı Kanun uyarınca konut ihlali için uzlaştırma uygulanır.

Konut dokunulmazlığının ihlalinde HAGB verilir mi?

Sonuç ceza iki yıl veya daha azsa ve CMK m.231’deki diğer şartlar gerçekleşmişse hükmün açıklanmasının geri bırakılması değerlendirilebilir. Suçun doğurduğu belirlenebilir maddi bir zarar varsa bunun tamamen giderilmesi de şarttır; zarar hemen giderilemiyorsa denetim süresi içinde aylık taksitlerle ödenmesi koşuluyla da HAGB verilebilir (7589 sayılı Kanun). HAGB otomatik bir hak değildir; mahkeme şartların oluşup oluşmadığını somut dosyaya göre inceler.

Konut dokunulmazlığının ihlalinde etkin pişmanlık var mı?

TCK m.116’da tamamlanmış suçu ortadan kaldıran özel bir etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır. Failin kendiliğinden ayrılması veya zararı gidermesi cezanın belirlenmesinde değerlendirilebilir; ancak tamamlanmış suçu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Uzlaştırma ve şikâyetten vazgeçme, etkin pişmanlıktan farklı kurumlardır.

Konut dokunulmazlığının ihlali sicile işler mi?

Kesinleşmiş mahkûmiyet kararı adli sicil kaydına işlenebilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ise normal adli sicilden farklı, kanunda öngörülen özel bir sistemde tutulur.

Konut dokunulmazlığının ihlalinden iki yıl ceza alan cezaevine girer mi?

Yalnızca cezanın miktarına bakılarak kesin cevap verilemez. HAGB, erteleme, suç tarihi, tutukluluk mahsubu, mükerrirlik ve denetimli serbestlik şartları birlikte değerlendirilmelidir. Genel koşullu salıverme hesabında iki yılın yarısı bir yıldır; ancak bu rakam fiilen cezaevinde geçirilecek kesin süre değildir.

Hazırlayan: Av. Ebubekir Kozan

Av. Ebubekir Kozan

Av. Ebubekir Kozan, İstanbul Barosuna kayıtlı olarak Maltepe’de bulunan hukuk bürosunda avukatlık faaliyetini sürdürmektedir. Çalışmaları ağırlıklı olarak ceza ve infaz hukuku ile aile, miras, gayrimenkul, iş ve icra hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Bir yanıt yazın

Avukatı Ara