12. Yargı Paketi Yürürlüğe Girdi: Af, İnfaz ve IBAN Düzenlemesi (2026)
Son güncelleme: 1 Ağustos 2026
Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 16 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. Kanun, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı.
12. Yargı Paketi çıkmış ve hükümlerinin büyük bölümü 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bununla birlikte pakette genel veya özel af ile hükümlülerin tamamını kapsayan genel bir infaz indirimi bulunmamaktadır. Kamuoyunda “IBAN mağdurları düzenlemesi” olarak anılan sınırlı iştirak hâline ilişkin ceza indirimi ise yürürlüğe girmiştir.
Kanunun bütün hükümleri aynı tarihte uygulanmaya başlamamıştır. Türk Medeni Kanunu’ndaki vesayet mallarının elektronik satışına ilişkin 11 ve 12. maddeler ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki e-duruşmada imzaya ilişkin 22. madde 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir. Diğer maddeler kural olarak 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiş; Danıştay Kanunu’na ilişkin 3. madde ise 23 Temmuz 2026 tarihinden geçerli sayılmıştır.
12. Yargı Paketi Çıktı mı?
Evet. 12. Yargı Paketi, 7589 sayılı Kanun olarak yasalaşmış ve 31 Temmuz 2026 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
12. Yargı Paketi’nin temel tarihleri şöyledir:
- TBMM Genel Kurulunda kabul tarihi: 16 Temmuz 2026
- Resmi Gazete’de yayımlanma tarihi: 31 Temmuz 2026
- Resmi Gazete sayısı: 33326
- Kanun numarası: 7589
- Hükümlerin büyük bölümünün yürürlük tarihi: 31 Temmuz 2026
- Ertelenen 11, 12 ve 22. maddelerin yürürlük tarihi: 31 Ekim 2026
12. Yargı Paketinde Af Var mı?
Hayır. 7589 sayılı Kanun’da genel af veya özel af düzenlemesi bulunmamaktadır. Kesinleşmiş mahkûmiyetlerin topluca ortadan kaldırılması ya da belirli suçlar yönünden genel bir cezasızlık sağlanması söz konusu değildir.
Kamuoyunda paketin “af” olarak adlandırılması hukuken isabetli değildir. Özellikle IBAN veya hesap kullandırılmasıyla sınırlı iştirak hâlinde öngörülen yarı oranındaki ceza indirimi, bir af düzenlemesi değildir. Bu hüküm yalnızca kanunda belirtilen koşulları taşıyan kişiler bakımından ve somut dosya üzerinden uygulanabilir.
12. Yargı Paketinde İnfaz Düzenlemesi Var mı?
12. Yargı Paketi’nde bütün hükümlüleri veya geniş bir hükümlü grubunu kapsayan genel bir infaz indirimi yoktur. 7589 sayılı Kanun, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da değişiklik yapmamıştır.
Paket kapsamında;
- Denetimli serbestlik süresinin genel olarak uzatılması,
- Koşullu salıverilme oranlarının bütün hükümlüler yönünden düşürülmesi,
- Cezaların belirli bir oranda topluca indirilmesi,
- Cezaevinden genel veya toplu tahliye
öngörülmemiştir.
Mevcut koşullu salıverilme, denetimli serbestlik ve ceza süresi hesabına ilişkin ayrıntılı bilgi için 2026 infaz hesaplama rehberi incelenebilir.
Buna karşılık IBAN veya hesap kullandırılmasıyla sınırlı iştirak hâline ilişkin yeni TCK m.158/4 hükmü, koşulları varsa kesinleşmiş ve infaz aşamasına gelmiş bazı dosyalarda lehe kanun ve uyarlama yargılaması kapsamında sonuç doğurabilir. Ayrıca bu kişilerden daha önce etkin pişmanlıktan yararlanmamış olanlar için özel bir geçiş hükmü kabul edilmiştir.
Dolayısıyla “genel infaz düzenlemesi yoktur” demek doğru olmakla birlikte, paketin hiçbir infaz dosyasını etkilemeyeceğini söylemek doğru değildir.
IBAN Kullandıranlara Ceza İndirimi Geldi mi?
Evet. 7589 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle TCK m.158’e eklenen dördüncü fıkra 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Düzenleme, dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçuna iştiraki belirli bir eylemle sınırlı kalan kişiler hakkında verilecek cezanın yarı oranında indirilmesini öngörmektedir.
İndirimin uygulanabilmesi için kişinin suça katkısının;
- Kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlama amacı taşıması,
- Kendisine ya da başkasına ait banka veya kredi kartı gibi bir ödeme aracını vermekle ya da
- Banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermekle
sınırlı kalması gerekir.
Bu koşullar birlikte gerçekleşirse temel veya nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirak nedeniyle belirlenecek ceza yarı oranında indirilir. Hüküm yalnızca klasik banka hesabını değil; ödeme araçlarını, aracı kurum hesaplarını, ödeme kuruluşlarını ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesapları da kapsayabilir.
IBAN Düzenlemesi Af veya Otomatik Beraat Sağlar mı?
Hayır. Yeni hüküm, hesabını kullandıran herkese otomatik beraat veya cezasızlık sağlamaz. Öncelikle kişinin dolandırıcılık suçuna iştirak ettiği ve haksız menfaat sağlama amacıyla hareket ettiği belirlenmelidir. İştirak kastı hiç yoksa tartışılması gereken husus ceza indirimi değil, suçun manevi unsurunun oluşup oluşmadığı ve buna bağlı olarak beraat ihtimalidir.
Yarı oranındaki indirim, kişinin iştirakinin yalnızca hesap, ödeme aracı veya hesabı kullanmaya yarayan zorunlu bilgi ve araçları vermekle sınırlı kalması hâlinde uygulanabilir. Dolandırıcılığı planlayan, mağdurla hileli iletişimi yürüten, para hareketlerini yöneten, suç organizasyonunda etkin rol alan veya katkısı hesap kullandırmanın ötesine geçen kişiler bu özel indirimden yararlanamaz.
Bu nedenle her dosyada kişinin diğer şüpheli veya sanıklarla irtibatı, hesap hareketlerine müdahalesi, aldığı menfaat, mağdurla iletişimi, paranın çekilmesi veya aktarılmasındaki rolü ve suçtan haberdar olup olmadığı birlikte değerlendirilmelidir. Kamuoyundaki “IBAN mağduru” ifadesi, farklı hukuki durumları tek başlıkta topladığı için somut dosya incelemesinin yerini tutmaz.
IBAN kullandırılması veya dolandırıcılık suçuna iştirak iddiasıyla yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda savunma, kişinin kastı ile eyleme katkısını gösteren somut deliller üzerinden kurulmalıdır. Dosyanın incelenmesi ve ceza muhakemesi sürecinin yürütülmesi bakımından bir İstanbul ceza avukatından hukuki destek alınabilir.
IBAN Düzenlemesi Devam Eden Davalara Uygulanacak mı?
Yeni TCK m.158/4 hükmü, koşulları varsa daha önce işlenen fiiller bakımından lehe ceza kanunu olarak değerlendirilir. Devam eden soruşturma ve ilk derece yargılamalarında kişinin suça katkısının yeni hüküm kapsamında kalıp kalmadığı incelenmelidir.
Kanunun geçici maddesine göre, 31 Temmuz 2026’dan önce dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçundan haklarında hüküm verilen ve dosyası bölge adliye mahkemesinde bulunan sanıklardan yeni hüküm kapsamına girebilecek olanların dosyaları hakkında bozma kararı verilerek dosya ilk derece mahkemesine gönderilecektir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar da gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemesine iletilecektir.
Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi, yarı oranındaki indirimin otomatik uygulanacağı anlamına gelmez. Mahkeme, kişinin iştirakinin gerçekten hesap veya ödeme aracı sağlamakla sınırlı olup olmadığını dosyadaki deliller üzerinden değerlendirecektir.
IBAN Düzenlemesi Kesinleşmiş Cezalara Uygulanacak mı?
Koşulları taşıyan kesinleşmiş mahkûmiyetler bakımından lehe kanunun uygulanması ve cezanın yeniden belirlenmesi gündeme gelebilir. Bunun yanında kanun, infaz aşamasındaki belirli hükümlüler için ayrıca etkin pişmanlığa ilişkin özel bir imkân tanımıştır.
Buna göre, TCK m.158/4 kapsamına girebilecek ve daha önce TCK m.168’deki etkin pişmanlık hükmünden yararlanmamış hükümlü, mağdurun zararını mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderirse TCK m.168/2’deki etkin pişmanlık indiriminden yararlanabilir.
Ancak zarar tamamen giderilinceye kadar bu geçiş hükmüne dayanılarak infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez.

12. Yargı Paketi ile HAGB Kaldırıldı mı?
Hayır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kaldırılmamış; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında CMK m.231’in ilgili fıkraları yeniden düzenlenmiştir. İki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası bakımından, kanundaki diğer koşullar da varsa HAGB kararı verilebilir.
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkemede kanaat oluşması ve suç nedeniyle doğan zararın giderilmesi temel şartlar arasında korunmuştur. HAGB kararına karşı istinaf yolu da düzenlenmiştir.
Önemli değişikliklerden biri, HAGB’nin uygulanamayacağı suçların açıkça belirlenmesidir. İşkence suçu ve eziyet suçu ile kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında HAGB uygulanamaz.
Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı mı?
Evet. 7589 sayılı Kanun’la HMK m.107 yürürlükten kaldırılmıştır. 31 Temmuz 2026’dan sonra açılacak davalar bakımından belirsiz alacak davası açılamayacaktır.
Ancak 31 Temmuz 2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davalarında HMK m.107 uygulanmaya devam edecektir. Bu nedenle mevcut davaların sırf kanun değişikliği nedeniyle kısmi davaya dönüştürülmesi veya reddedilmesi söz konusu değildir.
Yeni sistemde alacağın yalnızca bir kısmı dava edilmişse talep sonucu, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar aynı dava içinde bir defaya mahsus artırılabilir. Artırılan kısım bakımından zamanaşımı da dava tarihinde kesilmiş sayılır.
Bu değişiklik özellikle işçilik alacakları ve dava açıldığı sırada miktarı tam olarak belirlenemeyen tazminat talepleri bakımından önem taşımaktadır.
Duruşmalar Arasındaki Süre Üç Ayı Geçemeyecek mi?
Kural olarak evet. HMK m.147’ye eklenen hükme göre duruşmalar arasındaki süre üç aydan uzun olamaz. Düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Ancak üç aylık süre mutlak değildir. Bilirkişi incelemesinin işin niteliği gereği uzaması, istinabe yoluyla tahkikat işlemi yapılması veya benzeri zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini belirterek daha uzun bir süre tayin edebilir. Düzenlemenin amacı, duruşmaların gerekçesiz biçimde uzun tarihlere bırakılmasını önlemektir.
Miras Kalan Taşınmazların Satışında Ne Değişti?
Tüm maliklerin taşınmazı miras yoluyla edindiği ve mirasçılar dışında üçüncü bir kişinin mülkiyet hakkının bulunmadığı hâllerde, ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilirse ilk açık artırma yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılacaktır. Mirasçılarla sınırlı artırma yalnızca bir kez uygulanacaktır.
Bu ilk artırmada teklifin, muhammen kıymetin yüzde yüzü ile varsa rüçhanlı alacakların toplamından yüksek olan miktarı ve ayrıca paraya çevirme ile paylaştırma masraflarını aşması gerekir. İlk artırmada satış gerçekleşmezse sonraki artırma genel hükümlere göre yapılır.
En yüksek teklifi verdiği hâlde ihale bedelini süresinde yatırmayan kişi açısından teminatın iade edilmemesi ve teklif edilen bedelin yüzde beşi oranında idari para cezası uygulanması da düzenlenmiştir. Ancak bu değişiklikler, 31 Temmuz 2026’dan önce ilan edilmiş açık artırmalara uygulanmayacaktır.
Kanuni Faiz Oranı Nasıl Değişti?
3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi değiştirilerek kanuni faiz sabit bir oran olmaktan çıkarılmış ve TCMB reeskont oranına bağlanmıştır. Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu uyarınca faiz ödenmesi gereken, ancak faiz oranının sözleşmeyle belirlenmediği hâllerde yıllık kanuni faiz; TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık tarihinde kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanacaktır.
30 Haziran tarihindeki reeskont oranı, önceki yılın 31 Aralık tarihindeki orandan en az beş puan farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni uygulanacaktır.
TCMB’nin 31 Aralık 2025 tarihinde geçerli reeskont oranı yüzde 38,75 olduğundan, 31 Temmuz 2026 itibarıyla genel kanuni faiz oranı yıllık yüzde 31’dir. Özel kanuni faiz türleri ve taraflarca geçerli biçimde kararlaştırılmış oranlar saklıdır.
Bedensel Zarar ve Destekten Yoksun Kalma Tazminatlarında Ne Değişti?
Türk Borçlar Kanunu m.55’e eklenen hükümlerle çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz başlangıcı yeniden düzenlenmiştir. Kazancın bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminata haksız fiil veya zarar doğuran olay tarihinden; kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilecektir.
Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödemeler, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup edilecektir. Bu hükümler yalnızca 31 Temmuz 2026’dan sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanır; daha önceki olaylarda eski hükümler geçerliliğini korur.
İdari Yargıda Hangi Değişiklikler Yapıldı?
İdare mahkemelerinde tek hâkimle görülecek davaların kapsamı genişletilmiştir. Düzenleyici işlemlere karşı açılanlar hariç olmak üzere, konusu 486.000 TL’yi aşmayan iptal ve tam yargı davaları tek hâkim tarafından çözümlenecektir. Öğrenciler, kamu görevlileri ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının üyeleri hakkında kanunda sayılan bazı işlemler de tek hâkimle görülecek davalar arasına alınmıştır.
Bölge idare mahkemelerinin hangi hâllerde ilk derece kararını kaldırarak dosyayı geri gönderebileceği ayrıntılı biçimde belirlenmiş; istinaf sonrasında verilen bazı kararların Danıştayda temyiz edilebilmesine ilişkin hükümler yeniden düzenlenmiştir.
Tek hâkimle görülecek davalara ilişkin yeni kurallar 31 Temmuz 2026’dan sonra açılan davalarda uygulanacaktır. İYUK m.46’daki temyiz değişikliği ise bu tarihten sonra bölge idare mahkemelerince verilen kararlar bakımından geçerlidir.
Ceza Muhakemesinde Başka Hangi Değişiklikler Yapıldı?
12. Yargı Paketi’yle genetik inceleme sonuçlarının kimlik bilgilerinden arındırılmış özel bir sistemde kaydedilmesi, saklanması, belirli sürelerin sonunda yok edilmesi ve koşulları varsa silinmesinin talep edilebilmesi düzenlenmiştir.
Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilmesine devam edilecek; ancak daha önce sorgusu yapılmamış kaçak sanık hakkında mahkûmiyet veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyecektir. Güvenlik tedbirine karar verilmesi hâlinde kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkını kullanmak istediğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi de yeniden düzenlenmiştir. Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları dışındaki kararlarına karşı, dosyanın Başsavcılığa tesliminden itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edilebilir; sanık lehine itirazlarda süre aranmaz.
12. Yargı Paketi Kimleri İlgilendiriyor?
- Yargı Paketi yalnızca cezaevindeki hükümlülerle ilgili değildir. Düzenleme özellikle;
- Dolandırıcılık suçunda hesabını veya ödeme aracını kullandırdığı iddia edilenleri,
- HAGB kararı verilebilecek ceza dosyalarının taraflarını,
- Belirsiz alacak veya kısmi dava açacak kişileri,
- İşçilik, bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı talep edenleri,
- Ortaklığın giderilmesi yoluyla miras taşınmazı satılacak mirasçıları,
- İdari yargıda davası bulunanları,
- Kanuni faiz uygulanacak alacakların taraflarını
doğrudan veya dolaylı olarak ilgilendirmektedir.
Sonuç
12. Yargı Paketi, 7589 sayılı Kanun olarak 31 Temmuz 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanmış ve hükümlerinin büyük bölümü aynı gün yürürlüğe girmiştir. Paket genel af veya genel infaz indirimi getirmemiştir.
Buna karşılık IBAN veya hesap kullandırılmasıyla sınırlı iştirak hâlinde yarı oranında ceza indirimi, HAGB’nin yeniden düzenlenmesi, belirsiz alacak davasının kaldırılması, duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç ayla sınırlandırılması ve kanuni faizin TCMB reeskont oranına bağlanması gibi önemli değişiklikler yürürlüğe girmiştir.
Her somut dosyada suç veya dava tarihi, hükmün kesinleşip kesinleşmediği, dosyanın bulunduğu aşama ve geçiş hükümleri birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle IBAN kullandırılması iddiasıyla yürütülen ceza dosyalarında, kişinin kastı ile suça katkısının yalnızca hesap veya ödeme aracı sağlamaktan ibaret olup olmadığı ayrı ayrı incelenmelidir.
12. Yargı Paketi Hakkında Sık Sorulan Sorular
12. Yargı Paketi çıktı mı ve ne zaman yürürlüğe girdi?
Evet. Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen 7589 sayılı Kanun,
31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Kanun hükümlerinin büyük bölümü aynı tarihte yürürlüğe girmiştir.
12. Yargı Paketi’nin bütün maddeleri yürürlükte mi?
Hayır. Kanunun büyük bölümü 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Türk Medenî Kanunu’ndaki vesayet mallarının elektronik satışına ilişkin
11 ve 12. maddeler ile e-duruşmada imzaya ilişkin 22. madde
31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir. Danıştay Kanunu’na ilişkin
3. madde ise 23 Temmuz 2026 tarihinden geçerli sayılmıştır.
12. Yargı Paketi’nde af var mı?
Hayır. 7589 sayılı Kanun’da genel af veya özel af düzenlemesi
bulunmamaktadır. Kesinleşmiş mahkûmiyetleri topluca ortadan kaldıran ya da
belirli suçlar yönünden genel bir cezasızlık sağlayan bir hüküm getirilmemiştir.
12. Yargı Paketi’nde infaz indirimi veya denetimli serbestlik düzenlemesi var mı?
Pakette bütün hükümlüleri kapsayan genel bir infaz indirimi, toplu tahliye
veya denetimli serbestlik süresini genel olarak uzatan bir düzenleme yoktur.
Bununla birlikte IBAN veya hesap kullandırılmasıyla sınırlı iştirak hâline
ilişkin yeni hüküm, şartları taşıyan bazı kesinleşmiş dosyalarda lehe kanun
ve uyarlama yargılaması kapsamında sonuç doğurabilir.
12. Yargı Paketi’ndeki IBAN düzenlemesi kimleri kapsıyor?
TCK m.158/4 kapsamında; dolandırıcılık suçuna iştiraki, kendisine veya
başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla ödeme aracını ya da banka,
aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı
nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları
başkasına vermekle sınırlı kalan kişinin cezası yarı oranında indirilir.
IBAN düzenlemesi otomatik beraat veya cezasızlık sağlar mı?
Hayır. Yeni düzenleme hesabını kullandıran herkese otomatik beraat veya
cezasızlık sağlamaz. Kişinin dolandırıcılık suçuna iştirak kastı bulunmuyorsa
beraat ihtimali ayrıca değerlendirilir. İştirak kastı bulunmakla birlikte
katkısı yalnızca ödeme aracı veya hesap bilgilerini vermekle sınırlıysa
yarı oranındaki ceza indirimi gündeme gelebilir.
IBAN düzenlemesi devam eden davalara ve istinaf dosyalarına uygulanır mı?
Koşulları varsa yeni düzenleme, daha önce işlenen fiiller bakımından lehe
ceza kanunu olarak uygulanabilir. Kanunun yürürlüğe girmesinden önce hüküm
verilmiş ve dosyası bölge adliye mahkemesinde bulunan sanıklardan TCK m.158/4
kapsamına girebilecek olanların dosyaları bozularak ilk derece mahkemesine
gönderilecektir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan ilgili dosyalar
da gelişlerindeki usule göre ilk derece mahkemesine iletilecektir.
IBAN düzenlemesi kesinleşmiş cezalara uygulanır mı?
Şartları taşıyan kesinleşmiş mahkûmiyetlerde lehe kanunun uygulanması ve
cezanın yeniden belirlenmesi gündeme gelebilir. Ayrıca infaz aşamasında olup
daha önce TCK m.168’deki etkin pişmanlıktan yararlanmayan hükümlü, mahkemenin
ihtarından itibaren altı ay içinde mağdurun zararını tamamen giderirse
etkin pişmanlık indiriminden yararlanabilir. Zarar tamamen giderilinceye
kadar bu özel hükme dayanılarak infazın ertelenmesine veya durdurulmasına
karar verilemez.
12. Yargı Paketi ile HAGB kaldırıldı mı?
Hayır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kaldırılmamış, CMK m.231
yeniden düzenlenmiştir. Kanundaki diğer koşulların bulunması hâlinde iki yıl
veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezalarında HAGB kararı verilebilir.
Ancak işkence, eziyet ve kanunda belirtilen bazı kötü muamele suçlarında
HAGB uygulanamaz.
12. Yargı Paketi ile belirsiz alacak davası kaldırıldı mı?
Evet. HMK m.107 yürürlükten kaldırılmıştır. Bununla birlikte 31 Temmuz 2026’dan
önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski hüküm uygulanmaya devam edecektir.
Yeni sistemde alacağın bir kısmının dava edildiği hâllerde talep, tahkikatın
sona ermesine kadar aynı dava içinde bir defaya mahsus artırılabilir.
Hazırlayan: Av. Ebubekir Kozan
![]()