Ceza Hukuku

Hakaret Suçu (TCK 125): Cezası, Şikayet ve Önödeme

Avukat Ebubekir Kozan Hukuk Bürosu logosu
Ceza Hukuku

Son güncelleme: 21 Ekim 2026

İçindekiler

TCK 125 Hakaret Suçu Nedir?

Kısa cevap: Hakaret suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenir. Bir kişiye onur, şeref ve saygınlığını zedeleyecek somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek bu suçu oluşturur. Temel cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret dışındaki hâller şikâyete bağlıdır ve önödeme kapsamındadır; 25 Aralık 2025’ten beri hakarette uzlaştırma uygulanmaz (o tarihte uzlaşma sağlanmış eski dosyalar hariç). Kamu görevlisine görevinden dolayı hakarette ceza en az bir yıldır ve suç resen soruşturulur.

Hakaret suçu, bir kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi ya da sövme yoluyla kişilik değerlerine saldırılmasıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenir.

Suçun temel şeklinin cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Hakaretin kamu görevlisine görevinden dolayı yöneltilmesi, alenen işlenmesi veya kanunda belirtilen diğer nitelikli hâllerin bulunması cezanın belirlenmesini etkiler.

Hakaret dosyasında yalnızca kullanılan kelimeye bakılmaz. Sözün kime yöneltildiği, konuşmanın bütünü, taraflar arasındaki olay, mesajın gönderilme biçimi ve eldeki deliller birlikte değerlendirilir. Şikâyet süresi, önödeme ve karşılıklı hakaret hükümleri de dosyanın sonucunu değiştirebilir.

Suçun kanuni düzenlemesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 ve devamındaki maddelerinde yer alır.

Hakaret nedeniyle şikâyetçi olmayı düşünüyor ya da önödeme tebligatı veya ifade çağrısı aldıysanız şikâyet süresi, önödeme ve savunma seçenekleri dosyanın sonucunu belirler. Av. Ebubekir Kozan’a 0534 980 28 64 numarasından veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.

Hakaret suçu (TCK 125) cezası ve şikâyet süresi hakkında görsel

TCK 125 Madde Metni

Hakaret

Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.

(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

(4) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.

(5) Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi halinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır.

Madde metni, 2005 yılında 5377 sayılı Kanunla dördüncü ve beşinci fıkralarda yapılan değişiklikten bu yana aynıdır. Son yıllarda değişen; hakaretin şikâyet süresi (TCK 73/2), önödeme (TCK 75) ve uzlaştırma (CMK 253/3) bakımından tabi olduğu kurallardır.

TCK 125/1 Nedir?

TCK 125/1 suçun temel hâlidir: bir kişiye onurunu zedeleyecek somut bir olay yüklemek veya ona sövmek. Söz mağdurun yüzüne karşı ya da arkasından söylenebilir; arkasından söylenmişse fail ve mağdur dışında en az üç kişiyle paylaşılmış olmalıdır. Ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır; suç şikâyete bağlıdır ve önödemeye tabidir.

TCK 125/2 Nedir?

TCK 125/2, hakaretin mağdura gönderilen sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesidir. WhatsApp, SMS, e-posta, sesli mesaj ve sosyal medya özel mesajları bu kapsamdadır. Ceza birinci fıkradaki gibidir; üç kişi şartı aranmaz.

TCK 125/3 ve 125/3-a Nedir?

TCK 125/3, hakaretin kamu görevlisine görevinden dolayı (a), kişinin dini, siyasi, sosyal veya felsefi inanç ve düşünceleri nedeniyle (b) ya da mensup olduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle (c) işlenmesini düzenler; bu hâllerde cezanın alt sınırı bir yıldır. Kararlarda sık geçen TCK 125/3-a, kamu görevlisine görevinden dolayı hakarettir: şikâyet aranmaz, önödeme ve uzlaştırma uygulanmaz.

TCK 125/4 ve 125/5 Nedir?

TCK 125/4’e göre hakaret alenen, yani belirsiz sayıda kişinin görebileceği veya duyabileceği biçimde işlenirse ceza altıda bir artırılır; herkese açık sosyal medya paylaşımı tipik örnektir. TCK 125/5 ise kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı yapılan hakaretin kurulun her üyesine karşı işlenmiş sayılacağını ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağını düzenler.

Hangi Sözler Hakaret Sayılır?

Hakaret, doğrudan sövme biçiminde işlenebileceği gibi kişinin saygınlığını zedeleyebilecek somut bir olayın ona isnat edilmesiyle de gerçekleşebilir. Ancak her kırıcı ifade, sert eleştiri veya nezaketsiz davranış hakaret suçunu oluşturmaz.

Değerlendirmede özellikle şu konular önemlidir:

  • İfadenin kişiye yönelik bir saldırı mı, davranış veya hizmet hakkında bir eleştiri mi olduğu.
  • Sözün söylendiği ortam ve konuşmanın öncesi.
  • İfadenin somut bir olaya dayanıp dayanmadığı.
  • Mağdurun belirlenebilir olup olmadığı.
  • Sözlerin fail tarafından söylendiğinin veya yazıldığının ispatlanması.

Bu nedenle internetteki “kesinlikle hakaret sayılan kelimeler” veya “cezası olmayan sözler” listeleri, bir dosyanın sonucunu tek başına belirlemez.

Hakaret Suçunun Unsurları Nelerdir?

Hakaret suçunun oluşması için şu unsurların birlikte bulunması gerekir:

  • Belirli veya belirlenebilir bir mağdur (TCK 126),
  • Onur, şeref ve saygınlığı zedeleyecek somut bir fiil veya olgu isnadı ya da sövme,
  • Sözün mağdurun yüzüne karşı, ona gönderilen bir iletiyle veya gıyabında en az üç kişiyle ihtilat edilerek söylenmesi,
  • Failin bilerek ve isteyerek hareket etmesi.

Kaba söz ve eleştiri bu unsurları tek başına karşılamaz.

Eleştiri, Kaba Söz ve Hakaret Arasındaki Fark Nedir?

Eleştiri, kişinin düşüncesine, davranışına veya yürüttüğü faaliyete yönelik olumsuz bir değerlendirme içerebilir. Hakaret değerlendirmesinde ise ifade özgürlüğüyle kişinin şeref ve itibarının korunması arasında denge kurulması gerekir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, incelediği bir olayda sözleri ağır eleştiri ve kaba, nezaket dışı hitap olarak değerlendirmiş; somut sözlerin hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığı sonucuna varmıştır. Bu nedenle kaba veya sert her söz kendiliğinden hakaret sayılmaz; hakaret için sözün kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadı ya da sövme içermesi gerekir.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, bir köşe yazısı nedeniyle kamu görevlilerine hakaretten mahkûm edilen gazetecinin başvurusunda verdiği Bekir Coşkun kararında (B. No: 2014/12151, 4/6/2015) ifade ve basın özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetmiş; sözlerin içinde geçtiği yazının bütünüyle ve söylendikleri bağlamdan koparılmadan değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu yaklaşım, bir cümleyi konuşmanın tamamından ayırarak sonuca ulaşılmaması bakımından önemlidir.

Bir ifadenin eleştiri kapsamında kalması, başka bir olayda kullanılan benzer sözün de mutlaka aynı şekilde değerlendirileceği anlamına gelmez.

“Kes Lan” Demek Hakaret mi?

“Kes lan” sözü tek başına ve bağlamından koparılarak otomatik biçimde hakaret sayılmaz; konuşmanın bütünü, sözün kime söylendiği ve eşlik eden ifadeler belirleyicidir. Yargıtay, “lan” içeren kaba ve nezaket dışı hitapları çoğu dosyada hakaret saymamaktadır; örneğin polislere “Siz kimsiniz lan, lan hepiniz artistsiniz” denilen bir olayda hakaret suçunun oluşmadığına karar verilmiştir. “Kes lan”, “sus” veya “kes sesini” gibi sözler de tek başına genellikle bu kapsamda değerlendirilir.

Ancak söz bir küfür veya aşağılayıcı bir nitelemeyle birlikte kullanılmışsa ya da olayın bütünü kişiyi küçük düşürmeye yönelikse hakaret oluşabilir. Kamu görevlisine görevi sırasında söylenen sözler de görevle bağlantısı yönünden ayrıca değerlendirilir.

Hakaret Suçunun Cezası Ne Kadar?

Mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde uygulanacak temel ceza sınırları ve artırım nedenleri şöyledir:

Hakaretin işleniş biçimi Kanundaki düzenleme
Basit hakaret — TCK 125/1 Üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası
Mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü ileti — TCK 125/2 İlk fıkradaki ceza uygulanır
Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret — TCK 125/3-a Cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz
İnanç ve düşüncelere veya dinî değerlere ilişkin TCK 125/3-b ve 125/3-c kapsamındaki hakaret Cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz
Alenen hakaret — TCK 125/4 Belirlenen ceza altıda bir oranında artırılır

TCK 125/3 kapsamındaki alt sınır düzenlemesi, seçimlik adli para cezasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Hangi yaptırımın uygulanacağı ve sonuç cezanın miktarı dosyanın özelliklerine göre belirlenir.

Bu kurallara göre kanuni aralıklar şöyledir: temel hâlde ve mesajla hakarette üç aydan iki yıla kadar; TCK 125/3’teki hâllerde bir yıldan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası. Hakaret alenen işlenmişse temel hâlde üç ay on beş günden iki yıl dört aya, TCK 125/3’teki hâllerde bir yıl iki aydan iki yıl dört aya kadar ceza öngörülür. Sonuç ceza iki yıl veya daha az olduğunda, diğer koşullar da varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme değerlendirilebilir.

Farklı zamanlarda tekrarlanan veya birden fazla kişiye yöneltilen ifadelerde, zincirleme suç ve diğer ceza belirleme hükümlerinin koşulları ayrıca incelenir.

Hakaret Suçunun Adli Para Cezası Kaç TL?

Hakaret suçunda bütün dosyalara uygulanacak tek bir para cezası bulunmaz. Mahkeme, önce adli para cezasına esas gün sayısını; ardından kişinin ekonomik ve diğer şahsi durumuna göre bir gün karşılığı tutarı belirler.

Güncel TCK 52 düzenlemesinde bir gün karşılığı tutar 100 TL ile 500 TL arasındadır. Suçun işlendiği tarih de önemlidir. Özellikle 1 Haziran 2024’ten önce işlenen fiillerde önceki düzenleme (bir gün karşılığı 20–100 TL) ve lehe kanun değerlendirmesi gözetilir. Hakaret maddesinde gün sayısı belirtilmediğinden temel hâlde gün sayısı genel kurala göre beş ile yedi yüz otuz gün arasında belirlenir (TCK 52/1).

Sonuç tutarı; suçun temel veya nitelikli hâli, artırımlar, indirimler ve belirlenen günlük miktar üzerinden hesaplanır. Ayrıntılar için adli para cezasının hesaplanması ve ödenmesi yazımızı inceleyebilirsiniz.

Mahkemenin verdiği adli para cezası, önödeme tutarı ve mağdurun talep edebileceği manevi tazminat farklıdır.

Hakaret Nedeniyle Verilen Hapis Cezası Paraya Çevrilir mi?

Hakaret suçunda mahkeme, kanundaki seçimlik yaptırımlar kapsamında doğrudan adli para cezası verebilir.

Ancak TCK 50/2’ye göre, suç tanımında hapis ve adli para cezası seçenek olarak düzenlenmişken mahkeme hapis cezasını tercih etmişse bu ceza sonradan adli para cezasına çevrilmez. Diğer seçenek yaptırımların ve cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin hükümlerin koşulları ayrıca değerlendirilir.

Bu nedenle “Hakaret cezası her durumda paraya çevrilir” şeklinde bir kabul doğru değildir.

WhatsApp, SMS ve Sosyal Medyadan Hakaret Suç mu?

Hakaret, yüz yüze söylenen sözlerle sınırlı değildir. Mağduru muhatap alan WhatsApp mesajı, SMS, sosyal medya özel mesajı, ses kaydı veya görüntülü ileti TCK 125/2 kapsamında değerlendirilebilir.

Mesajın yalnızca iki kişi arasında gönderilmiş olması, hakaret suçunun oluşmasını engellemez. Doğrudan mağdura gönderilen mesajda üç kişinin daha bulunması şart değildir. Mesaj mağdura değil başka birine gönderilmişse, failin mesajın mağdura ulaşmasını istemiş olması gerekir; aksi hâlde gıyapta hakaretteki üç kişi şartı aranır.

Bununla birlikte mesajın gerçekten şüpheli tarafından gönderildiği, hesabın kullanımı, konuşmanın bütünü ve ifadenin anlamı araştırılmalıdır. Bir telefon numarasının veya hesabın kişi adına kayıtlı olması, somut olayda bütün değerlendirmeyi tek başına karşılamayabilir.

Sosyal Medyada Hakaret ve Aleniyet: TCK 125/4

Hakaretin belirsiz sayıda kişinin erişimine açık biçimde işlenmesi, aleniyet artırımını gündeme getirebilir. Herkese açık bir sosyal medya paylaşımı ile iki kişi arasındaki özel mesaj aynı şekilde değerlendirilmez.

Aleniyet için ifadenin gerçekten çok sayıda kişi tarafından görülmüş olması tek başına belirleyici değildir; erişilebilirlik koşulları da incelenir.

Kapalı bir WhatsApp grubunda yazılması ise otomatik olarak aleniyet bulunduğu anlamına gelmez. Grubun yapısı, katılım biçimi ve içeriğe kimlerin erişebildiği değerlendirilmelidir.

Yargıtay kararlarında aleniyet için hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması aranır; olay yerinde başkalarının bulunması tek başına yeterli değildir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, incelediği Facebook paylaşımının herkese açık olmadığı ve “arkadaş” erişim ayarının bulunduğu olayda aleniyet artırımının uygulanamayacağı sonucuna varmıştır. Bu değerlendirme, her kapalı grup veya arkadaş listesi için otomatik bir sonuç oluşturmaz; erişim koşulları somut olayda incelenmelidir.

Gıyapta Hakarette Üç Kişi Şartı Nedir?

Mağdurun gıyabında, yani kendisi muhatap alınmadan arkasından yapılan hakarette, TCK 125/1 uyarınca en az üç kişiyle ihtilat koşulu aranır. Bu koşul, hakaret içeren açıklamanın fail ve mağdur dışındaki en az üç kişiyle paylaşılması bakımından değerlendirilir. Üç kişinin aynı anda bulunması gerekmez; söz farklı zamanlarda ayrı ayrı kişilere anlatılmış olabilir. Ancak bu kişilerin sözü anlamış olması ve bunun tanıkla ispatlanması gerekir.

Gıyapta hakaretteki üç kişi şartı ile aleniyet farklıdır. Aynı şekilde, doğrudan mağdura gönderilen hakaret mesajıyla kişinin arkasından üçüncü kişilere yapılan açıklama da birbirine karıştırılmamalıdır.

Sosyal medyada hakaret suçu (TCK 125) ve dijital delil değerlendirmesi

Kamu Görevlisine Hakaret Suçu: TCK 125/3-a

Hakaretin kamu görevlisine görevinden dolayı yöneltilmesi hâlinde TCK 125/3-a uygulanabilir. Mağdurun kamu görevlisi olması tek başına yeterli değildir; hakaret ile yürütülen görev arasında bağlantı bulunmalıdır.

Bu suç bakımından cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Ayrıca soruşturma ve kovuşturma için mağdurun şikâyeti aranmaz. Bu suç uzlaştırmaya da tabi değildir; bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı Yargıtay’a temyiz yolu açıktır (CMK 286/3).

Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, TCK 125 kapsamındaki güncel önödeme düzenlemesinin dışında bırakılmıştır. Olayın kişisel bir anlaşmazlıktan mı, kamu görevinin yerine getirilmesinden mi kaynaklandığının doğru belirlenmesi bu nedenle de önem taşır.

Anayasa Mahkemesi, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret düzenlemesini ve bu suçta şikâyet aranmamasını Anayasa’ya aykırı bulmamıştır (E.2024/173, K.2025/277). Mahkemeye göre hakaretle kamu görevlisinin yerine getirdiği görev arasında nedensellik ilişkisi bulunmalıdır; kişiye sırf kamu görevlisi sıfatı nedeniyle hakaret edilmesi yeterli değildir. Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret ise kurulun her üyesine karşı işlenmiş sayılır ve zincirleme suç hükümleri uygulanır (TCK 125/5).

Hakaret Suçu Şikayete Tabi mi, Şikayet Süresi Ne Kadar?

Evet. Hakaret suçu kural olarak şikâyete bağlıdır (TCK 131/1). Tek istisna kamu görevlisine görevinden dolayı hakarettir; bu suç resen soruşturulur.

Şikâyete bağlı hakaret suçlarında mağdur, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmalıdır.

TCK 73/2’ye 14 Kasım 2024’te 7531 sayılı Kanunla eklenen düzenleme uyarınca şikâyete bağlı hakaret suçlarında bu süre, her hâlükârda fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. Dolayısıyla altı aylık öğrenme süresiyle fiil tarihinden başlayan iki yıllık üst sınır birlikte değerlendirilir.

Eski dosyalar için önemli bir istisna vardır: CMK geçici 7/1 uyarınca, 14 Kasım 2024 itibarıyla soruşturma veya kovuşturma evresine geçilmiş dosyalarda yeni iki yıllık üst sınır uygulanmaz. Bu istisna, altı aylık şikâyet süresinin kaldırıldığı anlamına gelmez.

Kamu görevlisine görevinden dolayı hakarette ise şikâyet şartı bulunmadığından aynı şikâyet süresi düzeni uygulanmaz.

Hakaret Suçunda Dava Zamanaşımı Kaç Yıl?

Hakaret suçunda yetişkinler bakımından olağan dava zamanaşımı kural olarak sekiz yıldır (TCK 66/1-e). Ancak zamanaşımını kesen veya durduran işlemler ile yaşa ilişkin özel hükümler süre hesabını etkileyebilir.

Şüphelinin Cumhuriyet savcısı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, tutuklama kararı, iddianame ve mahkûmiyet kararı zamanaşımını keser (TCK 67/2); kolluktaki ifade kesmez. Kesilme hâlinde süre yeniden başlar; ancak toplam süre en fazla on iki yıla uzayabilir (TCK 67/4). Suç tarihinde on iki ile on beş yaş arasındaki failler için süre dört yıl, on beş ile on sekiz yaş arasındakiler için beş yıl dört aydır (TCK 66/2).

Dava zamanaşımıyla şikâyet süresi aynı değildir. Şikâyete bağlı bir olayda dava zamanaşımı dolmamış olsa bile şikâyet süresinin geçirilmesi soruşturmayı engelleyebilir.

Şikayetten Vazgeçilirse Hakaret Davası Düşer mi?

Şikâyete bağlı hakaret suçlarında, hüküm kesinleşmeden önce şikâyetten vazgeçilmesi ve kanundaki diğer koşulların bulunması davanın düşmesini sağlayabilir. TCK 73/6 kapsamında sanığın vazgeçmeyi kabul edip etmediği de gözetilir.

Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret gibi şikâyete bağlı olmayan hâllerde, mağdurun vazgeçmesi davayı kendiliğinden sona erdirmez. Hükmün kesinleşmesinden sonra vazgeçilmesi de cezanın infazını engellemez.

Vazgeçme beyanında tazminat gibi şahsi haklardan da vazgeçilip geçilmediği ayrıca önemlidir (TCK 73/7).

“Hakaret Suçundan Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Ek Karar Verilmiştir” Ne Demek?

Bu ifade, savcılığın dosyadaki hakaret isnadı hakkında ayrıca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdiğini gösterir. Genellikle aynı dosyada tehdit veya yaralama gibi başka suçlar da bulunduğunda, bunlar için iddianame düzenlenip ya da başka bir işlem yapılıp hakaret kısmı ayrıca kapatıldığında çıkar. Hukuki sonuçları olağan kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla aynıdır.

Hakarette bu kararın tipik nedenleri; sözün hakaret değil kaba söz veya eleştiri sayılması, failin belirlenememesi, şikâyetin süresinde yapılmaması, şikâyetten vazgeçilmesi veya önödemenin süresinde yapılmasıdır. Şikâyetçi, karara tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK 173).

Hakaret Suçunda Önödeme Var mı?

Güncel düzenlemeye göre, TCK 125/3-a kapsamındaki kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hariç olmak üzere TCK 125’teki hakaret suçu önödeme kapsamındadır. Bu kapsam, 25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun ile düzenlenmiştir (TCK 75/6-a-2).

Daha önce 14 Kasım 2024’te yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanun, hakaretin yalnızca mesajla işlenen hâlini ve bazı nitelikli hâllerini önödemeye almıştı; Anayasa Mahkemesi bu ayrımı eşitlik ilkesine aykırı bularak iptal etmiştir (E.2024/197, K.2025/86). Hakaretin üst sınırı altı ayı aştığı hâlde önödemeye tabi olmasının dayanağı TCK 75/6’daki bu özel listedir. 25 Aralık 2025’ten önce işlenmiş olup bu tarihte uzlaşma sağlanmamış dosyalarda da önödeme hükümlerinin uygulanması gündeme gelir.

Önödeme, kanundaki usule göre belirlenen tutarın süresinde ödenmesiyle soruşturma aşamasında kamu davası açılmamasını veya açılmış davanın düşmesini sağlayabilen bir kurumdur.

Bununla birlikte her şikâyet üzerine doğrudan ödeme teklifi yapılması gerekmez. Önce suçun unsurları ve kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Ayrıca TCK 75/6’daki beş yıl içinde aynı suçun tekrar işlenmesine ilişkin önödeme sınırlaması gözetilir.

Hakaret Suçunda Önödeme Tutarı Nasıl Hesaplanır?

Önödeme tutarı, uygulanacak kanun hükmü ve suçun ceza sınırları esas alınarak hesaplanır. Soruşturma veya yargılama giderleri de ilgili aşamaya göre hesaba eklenir.

Örneğin, üç aylık alt sınırın 90 gün olarak ve günlük tutarın 100 TL üzerinden esas alındığı bir hesap 9.000 TL’ye karşılık gelir (TCK 75/1-b). Günlük 100 TL tutarı 1 Haziran 2024 ve sonrasında işlenen fiillere uygulanır; daha önceki fiillerde hangi tutarın esas alınacağı tartışmalıdır. Alenen işlenen hakarette bazı bölge adliye mahkemeleri bu tutarı altıda bir oranında artırmaktadır. İnanç nedeniyle hakaret gibi alt sınırı bir yıl olan hâllerde tutar daha yüksektir. Bu hesap örneğine giderler dâhil değildir; bütün hakaret dosyalarında ödenecek tutarın aynı olduğu anlamına gelmez.

Fiilin tarihi, suçun hukuki niteliği ve uygulanacak hükümler incelenmeli; ödeme, dosyada düzenlenen resmî tebligattaki tutar ve usule göre yapılmalıdır.

Önödeme Kaç Gün İçinde Yapılır, Taksit Olur mu?

Soruşturma aşamasında önödeme için yapılan tebliğ üzerine on günlük süre bulunur. Bu süre içinde talep edilmesi koşuluyla tutarın birer ay arayla üç eşit taksitte ödenmesine Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilir.

Taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde önödeme hükümsüz kalır ve soruşturmaya devam edilir. Önödemenin yapılmaması tek başına mahkûmiyet kararı anlamına gelmez; dosya delilleriyle birlikte değerlendirilir.

Önödeme mağdura değil, Devlet Hazinesine yapılır. Usulüne uygun ödeme üzerine soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına, koşulları bulunan kovuşturma aşamasında ise davanın düşmesine karar verilir.

Kurumun kapsamına ilişkin açıklamalar Adalet Bakanlığı Önödeme Genel Bilgiler sayfasında da yer almaktadır.

Hakaret Suçu Uzlaşmaya Tabi mi?

Güncel CMK 253/3 düzenlemesine göre TCK 125 kapsamındaki hakaret suçu, şikâyete bağlı olsa bile uzlaştırma kapsamında değildir. Hangi suçların uzlaşmaya tabi olduğu uzlaştırma nedir rehberimizde tablo hâlinde gösterilmiştir.

Ancak eski dosyalar için geçiş hükmü vardır. 25 Aralık 2025 itibarıyla soruşturma veya kovuşturma aşamasında olup uzlaşmanın sağlanmış olduğu dosyalarda, CMK geçici 8 uyarınca önceki hükümler uygulanmaya devam eder.

Dosyanın yalnızca uzlaştırma bürosuna gönderilmiş olması, bu istisna için yeterli değildir. Belirleyici olan, belirtilen tarih itibarıyla uzlaşmanın sağlanmış bulunmasıdır.

Önödeme ve uzlaştırma birbirinden farklı kurumlardır. Bu nedenle eski bir dosyada işlem yapılırken suç tarihiyle birlikte uzlaştırma işlemlerinin hangi aşamada olduğu da incelenmelidir. İlgili düzenlemeler Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesi ile geçici 7 ve geçici 8. maddelerinde bulunmaktadır. Geçici 7. maddenin ikinci fıkrası Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir (E.2024/197, K.2025/86).

Hakaretle birlikte aynı kişiye karşı basit tehdit, basit kasten yaralama veya konut dokunulmazlığının ihlali gibi uzlaştırmaya tabi bir suç da işlenmişse, bu suç için uzlaştırma yapılır; hakaret için önödeme uygulanır (CMK 253/3). Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret önödeme kapsamında olmadığından bu istisna o hâlde işlemez.

Karşılıklı Hakaret ve Haksız Fiile Tepki: TCK 129

Karşılıklı hakaret, tarafların birbirine hakaret etmesi hâlinde gündeme gelir. TCK 129/3’e göre olayın niteliğine bağlı olarak taraflardan biri veya her ikisi hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebilir ya da ceza vermekten vazgeçilebilir.

Bunun uygulanması otomatik değildir. İlk sözün ne olduğu, olayın nasıl geliştiği ve karşılıklı ifadelerin delilleri değerlendirilir.

TCK 129 ayrıca iki farklı durumu düzenler:

  • Haksız bir fiile tepki olarak hakaret (TCK 129/1): Verilecek ceza üçte birine kadar indirilebilir veya ceza vermekten vazgeçilebilir.
  • Kasten yaralama suçuna tepki olarak hakaret (TCK 129/2): Kanundaki koşullar gerçekleştiğinde kişiye ceza verilmez.

Haksız fiil mutlaka hakaret biçiminde gerçekleşmek zorunda değildir. Buna karşılık yalnızca “sinirlendim” şeklindeki bir açıklama, bu hükümlerin uygulanması için tek başına yeterli olmaz.

Hakarete Uğradım, Nasıl Şikayetçi Olabilirim?

Hakaret nedeniyle Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa başvurulabilir. Şikâyet yazılı yapılabileceği gibi sözlü beyanın tutanağa geçirilmesi yoluyla da alınabilir.

Başvuruda hakaretin ne zaman ve nasıl gerçekleştiği, kullanılan sözler, şüpheliye ilişkin bilinen bilgiler ve deliller açıklanmalıdır. Failin kimliği bilinmiyorsa hesap adı, profil bağlantısı, telefon numarası ve paylaşım bilgileri sunularak araştırılması istenebilir.

Dijital ortamda gerçekleşen olaylarda şu bilgilerin korunması yararlıdır:

  • Mesajın veya paylaşımın tarih ve saati.
  • Kullanıcı adı, profil bağlantısı ve varsa paylaşım adresi.
  • Konuşmanın öncesini ve sonrasını gösteren içerik.
  • Mesajların bulunduğu cihaz ve özgün kayıtlar.
  • Olayı doğrudan bilen tanıkların bilgileri.

Delilleri korumak amacıyla kayıtların saklanması ile özel yazışmaların herkese açık biçimde yayımlanması farklıdır. İçerikler, başvurunun gerektirdiği ölçüde ilgili makamlara sunulmalıdır.

Ekran Görüntüsü Hakareti İspatlamak İçin Yeterli mi?

Ekran görüntüsü delil olarak sunulabilir; ancak her dosyada tek başına yeterli kabul edileceği söylenemez. İçeriğin gerçekliği, kime ait olduğu, değiştirilip değiştirilmediği ve konuşmanın bağlamı tartışılabilir.

Bu nedenle yalnızca kesilmiş bir görüntü yerine konuşmanın bütünlüğünün ve mevcut özgün kayıtların korunması önemlidir. Somut olayda ek araştırma veya teknik inceleme gerekebilir. Yargıtay, sanığın paylaşımı reddettiği, kolluğun paylaşımı tespit edemediği ve dosyada şikâyet dilekçesine eklenmiş bir fotokopiden başka delil bulunmadığı bir olayda şüpheden sanığın yararlanması gerektiğini belirterek mahkûmiyet hükmünü bozmuştur. Karar, fotokopinin hiçbir durumda delil olamayacağı anlamına gelmez; sonuç bu koşulların birlikte bulunmasına dayanır.

Dijital yazışmaların değerlendirilmesi hakkında WhatsApp yazışmaları delil olur mu yazımızdan bilgi alabilirsiniz.

Hakkımda Hakaret Davası Açıldı, Ne Yapmalıyım?

Öncelikle suçlamanın hangi söz, mesaj veya paylaşıma dayandığı öğrenilmelidir. İfade çağrısı, önödeme tebligatı ve mahkeme duruşma çağrısı farklı işlemlerdir; her belgenin gerektirdiği işlem ve süre ayrı değerlendirilir.

Savunma hazırlanırken mesajın aidiyeti, konuşmanın tamamı, şikâyet süresi, suçun unsurları, eleştiri sınırları ve varsa karşılıklı hakaret veya haksız fiile tepki hükümleri incelenmelidir.

Önödeme tebligatı gelmişse süre ve tutarın yanı sıra önödemenin dosyaya uygulanabilirliği de kontrol edilmelidir. Tebligatın cevapsız bırakılması veya yalnızca karşı tarafla görüşülmesi, resmî işlemlerin yerine geçmez.

Karakol veya savcılıktan ifade için çağrıldıysanız, ifadeye çağrıldım, ne yapmalıyım yazımızda işlem öncesindeki hazırlık ve haklarınızı inceleyebilirsiniz.

Hakaret Davası Yargıtay’a Gider mi?

Hakaretin temel hâllerinde (TCK 125/1 ve 125/2) bölge adliye mahkemesinin kararı kural olarak kesindir (CMK 286/2). Kamu görevlisine görevinden dolayı, inanç nedeniyle veya kutsal değerlerden bahisle işlenen hakarette (TCK 125/3) ve Cumhurbaşkanına hakarette (TCK 299) ise bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı Yargıtay’a temyiz yolu açıktır (CMK 286/3).

Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat İstenebilir mi?

Hakaret nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği durumlarda, koşulları varsa manevi tazminat talep edilebilir. Tazminat değerlendirmesi; olayın niteliği, ifadelerin ağırlığı, yayılma biçimi ve tarafların durumuna göre yapılır.

Hakaret için herkesin alacağı sabit bir tazminat tutarı bulunmaz. Ceza dosyasındaki sonuçla hukuk mahkemesindeki tazminat talebinin ilişkisi de somut olaya göre değerlendirilir.

TCK 75/5 uyarınca önödeme nedeniyle kamu davasının açılmaması veya ortadan kaldırılması, kişisel hakların istenmesini kendiliğinden engellemez. Önödeme yapılmış olması mağdura ayrıca tazminat ödendiği anlamına gelmediği gibi, otomatik olarak tazminata hükmedileceği anlamına da gelmez.

Cumhurbaşkanına Hakaret TCK 125 Kapsamında mı?

Cumhurbaşkanına hakaret, TCK 299’da ayrıca düzenlenmiştir. Kanunda bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülür; suçun alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda bir oranında artırılır. Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır.

TCK 125 kapsamındaki hakaret için açıklanan önödeme ve şikâyet hükümleri, TCK 299 bakımından doğrudan uygulanmaz. İfadenin hukuki niteliği ve ifade özgürlüğüyle ilişkisi ayrıca incelenmelidir. Bu suçta bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı Yargıtay’a temyiz yolu açıktır (CMK 286/3). Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Vedat Şorli/Türkiye kararında (no. 42048/19, 19.10.2021) bu maddeye dayalı mahkûmiyetin ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine ve maddenin Sözleşmeye uygun hâle getirilmesi gerektiğine karar vermiştir.

İstanbul’da Hakaret Davası İçin Ceza Avukatı

Hakaret dosyalarında avukatın çalışması; şikâyet veya savunma hazırlanmasını, dijital delillerin değerlendirilmesini, ifade işlemlerine katılımı, önödeme tebligatının incelenmesini ve davanın takibini kapsayabilir.

Mağdur açısından şikâyet süresinin korunması ve delillerin zamanında sunulması; şüpheli veya sanık açısından ise suçlamanın dayanağının ve uygulanabilecek hükümlerin doğru belirlenmesi önem taşır.

Avukat Ebubekir Kozan tarafından İstanbul’da ve Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesinde yürütülen ceza soruşturmaları ve davalarına ilişkin hizmetler hakkında İstanbul ceza avukatı sayfamızdan bilgi alabilirsiniz.

Hakaret Davası Avukatlık Ücreti Nasıl Belirlenir?

Ücret belirlenirken üstlenilecek işin kapsamı açıklığa kavuşturulur. Şikâyet dilekçesinin hazırlanması, ifadeye katılım, savunma hazırlanması ve davanın bütün aşamalarının takibi aynı kapsamda değildir.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gözetilerek işin özelliklerine uygun ücret kararlaştırılır. Avukatlık ücreti; önödeme tutarından, mahkemenin verebileceği adli para cezasından ve tazminattan ayrıdır.

Hakaret şikâyetinizin, hakkınızdaki suçlamanın veya gelen önödeme tebligatının değerlendirilmesi için Av. Ebubekir Kozan’a 0534 980 28 64 numarasından, WhatsApp üzerinden veya iletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz. Başvurunuzda varsa dosya numarasını, tebliğ tarihini ve ilgili mesaj veya paylaşımı belirtmeniz ilk değerlendirmeyi kolaylaştırır.

Hakaret Suçu Yargıtay Kararları

Aşağıdaki kararlar, hakaret dosyalarına bakan Yargıtay 4. Ceza Dairesinin ve Ceza Genel Kurulunun 2025 ve sonrasında kaba söz, eleştiri, aleniyet, kamu görevlisine hakaret, ispat ve temyiz konularında verdiği kararlardır.

Belediye Başkanına Eleştiri Bağlamında Söylenen “Geri Zekalı” Sözü Nedeniyle Mahkûmiyet Bozuldu

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.10.2025 tarihli, 2025/274 Esas ve 2025/439 Karar sayılı kararında, belediye başkanına yöneltilen “geri zekalı” ifadesinin hakaret suçu oluşturup oluşturmadığı incelenmiştir.

Kurul çoğunluğu, belediye başkanına yönelik sözleri icraatına yönelik eleştiri bağlamında değerlendirerek mahkûmiyet hükmünü bozmuştur. Karar, bu sözün her durumda hakaret sayılmayacağı anlamına gelmez; benzer sözlerin değerlendirilmesinde olayın bağlamı belirleyicidir.

Ağır Eleştiri ve Kaba Hitap Niteliğindeki Sözler Nedeniyle Hakaret Hükmü Bozuldu

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15.10.2025 tarihli, 2023/11489 Esas ve 2025/16245 Karar sayılı kararında, sanığın sözlerinin mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici nitelikte olmadığı; bu sözlerin “ağır eleştiri, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı” olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Daire ayrıca sözlerin mağdura yönelik olup olmadığının, mağdurun kamu görevlisi olup olmadığının ve sözlerle görev arasında nedensellik bağı bulunup bulunmadığının tartışılması gerektiğini belirtmiş; hüküm bu nedenlerle birlikte oybirliğiyle bozulmuştur.

Yalnız Arkadaşlara Açık Facebook Paylaşımında Aleniyet Artırımı Uygulanmaz

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12.03.2025 tarihli, 2024/11930 Esas ve 2025/4779 Karar sayılı kararında, hakaret içeren Facebook paylaşımında “dünya” değil “arkadaş” işaretinin bulunduğu, yani paylaşımın herkese açık olmadığı bir olay incelenmiştir.

Daire, bu durumda aleniyetin gerçekleşmediğini ve TCK 125/4’teki altıda bir artırımın uygulanamayacağını belirterek hükmü oybirliğiyle bozmuştur.

Bekçilere Hakarette Suç Tarihindeki Yetki Nedeniyle TCK 125/3-a Uygulanmadı

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21.10.2025 tarihli, 2023/9832 Esas ve 2025/16680 Karar sayılı kararında, bekçilere yönelik hakaret iddiası incelenmiştir.

Daire, TCK 125/3-a’nın uygulanabilmesi için kamu görevi ile hakaret eylemi arasında nedensellik bağı bulunması gerektiğini ve mağdurun kamu görevlisi sıfatının her olayda TCK 6/1-c’ye göre ayrıca belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Daire, incelediği olayda suç tarihindeki koşulları değerlendirerek bekçilerin kimlik sorma yetkisi bulunmadığı sonucuna varmış; bu nedenle fiilin TCK 125/3-a kapsamında değil, TCK 125/1 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek hükmü oybirliğiyle bozmuştur.

Paylaşımı Sanığa Bağlayan Tek Delil Fotokopiyse Şüpheden Sanık Yararlanır

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 04.02.2026 tarihli, 2024/1194 Esas ve 2026/2524 Karar sayılı kararında, sosyal medya paylaşımı nedeniyle kurulan hakaret mahkûmiyeti incelenmiştir.

Daire, sanığın paylaşımı reddettiği, kolluğun paylaşımı tespit edemediği ve dosyada şikâyet dilekçesine eklenmiş bir fotokopiden başka delil bulunmadığı bu olayda şüpheden sanığın yararlanması gerektiğini belirterek mahkûmiyet hükmünü oybirliğiyle bozmuştur.

Sonradan Temyize Açılan ve Tebliğ Edilmeyen Hakaret Hükmünde Başvuru Süresinde Sayıldı

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.01.2026 tarihli, 2025/212 Esas ve 2026/4 Karar sayılı ve oybirliğiyle verilen kararında, TCK 125/3-a kapsamında mahkûmiyet verilen ve istinaf başvurusu o tarihte kesin olarak reddedilen bir dosyada, sonradan temyiz yolunun açılması üzerine yapılan başvurunun süresinde olup olmadığı incelenmiştir.

Kurul, hüküm verildiğinde kesin nitelikte olduğu için sanığa kanun yolu bilgisiyle tebliğ edilmeyen bu özel durumda, sanığın hükmü öğrenmesi üzerine yaptığı başvurunun süresinde kabul edilmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Karar, 7188 sayılı Kanunla temyize açılan dosyalara ve o dönemin geçiş durumuna ilişkindir; her temyiz başvurusu için genel bir süre kuralı değildir.

Hakaret Suçu Hakkında Sık Sorulan Sorular

TCK 125/1, 125/2, 125/3 ve 125/4 ne demek?

TCK 125/1 suçun temel hâlidir: bir kişiye onurunu zedeleyecek somut bir olay yüklemek veya sövmek; ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. TCK 125/2, hakaretin mağdura gönderilen sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesidir ve aynı cezayı gerektirir. TCK 125/3, kamu görevlisine görevinden dolayı, inanç nedeniyle veya kutsal değerlerden bahisle hakarette cezanın alt sınırını bir yıla çıkarır. TCK 125/4 ise alenen işlenen hakarette cezayı altıda bir artırır.

“Kes lan” veya “lan” demek hakaret mi?

Tek başına ve bağlamından koparılarak otomatik biçimde hakaret sayılmaz; konuşmanın bütünü, sözün kime söylendiği ve eşlik eden ifadeler belirleyicidir. Yargıtay, “lan” içeren kaba ve nezaket dışı hitapları çoğu dosyada hakaret saymamaktadır. Ancak söz bir küfür veya aşağılayıcı bir nitelemeyle birlikte kullanılmışsa ya da olayın bütünü kişiyi küçük düşürmeye yönelikse hakaret oluşabilir.

Hakaret suçu şikâyete tabi mi?

Evet. Hakaret suçu kural olarak şikâyete bağlıdır (TCK 131). Tek istisna kamu görevlisine görevinden dolayı hakarettir; bu suç resen soruşturulur. Şikâyet, fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde ve her hâlde fiilden itibaren iki yıl içinde yapılmalıdır.

Hakaret suçunda zamanaşımı kaç yıl?

Hakaret suçunda dava zamanaşımı sekiz yıldır. Savcı huzurunda ifade, iddianame veya mahkûmiyet kararı gibi işlemler zamanaşımını keser; bu durumda süre en fazla on iki yıla uzar. Zamanaşımından ayrı olarak şikâyetin altı ay içinde ve her hâlde fiilden itibaren iki yıl içinde yapılması gerekir.

Hakaret suçu sabıka kaydına işler mi?

Hakaret nedeniyle verilen kesinleşmiş mahkumiyet, adli sicil mevzuatına göre kaydedilir. Sırf şikayet edilmek veya ifade vermek ise mahkumiyet kaydı oluşturmaz.

Önödeme üzerine verilen kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme kararları, TCK 75/7 uyarınca bunlara mahsus sistemde tutulur; bunlar olağan adli sicil belgesindeki mahkumiyet kaydıyla aynı değildir. Ayrıntılar için sabıka kaydı ve arşiv kaydı yazımızı inceleyebilirsiniz.

İlk defa hakaret eden kişiye ceza verilir mi?

Daha önce suç işlememiş olmak, hakaret nedeniyle hiçbir yaptırım uygulanmayacağı anlamına gelmez. Suçun oluşup oluşmadığı, deliller, şikayet koşulları ve önödeme hükümleri değerlendirilir. Önceki mahkumiyet durumu, koşulları bulunan cezanın bireyselleştirilmesi hükümleri bakımından da önem taşıyabilir.

Hakaret suçundan hapse girilir mi?

Hakaret suçunda hapis cezası öngörülmektedir; ancak her hakaret dosyası cezaevine girilmesiyle sonuçlanmaz. Önödeme, seçimlik adli para cezası, cezanın ertelenmesi ve diğer ilgili hükümler dosyanın koşullarına göre değerlendirilir.

Koşulları bulunan dosyalarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması da gündeme gelebilir. Suçun niteliği, sonuç ceza, önceki mahkumiyetler ve uygulanacak hükümler incelenmeden kesin sonuç söylenemez.

İsim vermeden hakaret etmek suç olur mu?

Olabilir. TCK 126 uyarınca mağdurun adının açıkça yazılmaması tek başına sorumluluğu ortadan kaldırmaz. İfadenin kime yöneldiği duraksamaya yer bırakmayacak şekilde anlaşılıyorsa, mağdurun belirlenmesi koşulu gerçekleşebilir. Paylaşımın bütünü ve olayın bağlamı incelenir.

Hakaret mesajını silmek suçu ortadan kaldırır mı?

Mesajın sonradan silinmesi, gerçekleşmiş olabilecek fiili kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Karşı tarafta bulunan kayıtlar ve diğer deliller değerlendirilebilir. Mesajın içeriği, kim tarafından gönderildiği ve delillerin hukuka uygunluğu ayrıca incelenir.

Hakaret ve tehdit aynı olayda birlikte bulunabilir mi?

Evet. Aynı konuşmada hem kişinin onur ve saygınlığına saldıran ifadeler hem de gelecekte bir kötülük yapılacağını bildiren sözler bulunabilir. Hangi suçların oluştuğu ve bunların birbirleriyle ilişkisi somut ifadeler üzerinden değerlendirilir.

Hakaret yönünden yapılan önödeme, dosyadaki başka bir suç isnadını kendiliğinden sona erdirmez. Basit tehdit (TCK 106/1) uzlaştırmaya tabi olduğu için, aynı kişiye karşı hakaretle birlikte işlenen tehdit bakımından uzlaştırma yapılır (CMK 253/3). Ayrıntılar için tehdit suçu yazımızı inceleyebilirsiniz.

Dilekçede yazılan sözler hakaret sayılır mı?

TCK 128, yargı mercileri veya idari makamlar önündeki başvuru, iddia ve savunmalar için belirli koşullarla koruma sağlar. İsnat ve değerlendirmelerin gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir. Dilekçeye yazılmış olması, her türlü ifadeyi kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.

Hakaretten sonra özür dilemek davayı düşürür mü?

Özür dilemek tek başına soruşturmayı veya davayı sona erdirmez. Şikayete bağlı bir olayda mağdurun şikayetinden vazgeçmesi ve bunun hukuki koşulları ayrıca değerlendirilir. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret gibi şikayete bağlı olmayan hâllerde ise vazgeçme de davayı kendiliğinden düşürmez.

Hakaret davası Yargıtay’a gider mi?

Temel hâllerde bölge adliye mahkemesinin kararı kural olarak kesindir. Kamu görevlisine görevinden dolayı, inanç nedeniyle veya kutsal değerlerden bahisle hakarette ve Cumhurbaşkanına hakarette ise Yargıtay’a temyiz yolu açıktır (CMK 286/3).

Doğruyu söylemek hakaret sayılır mı?

Suç oluşturan bir fiil isnat edilmiş ve bu fiil ispatlanmışsa ceza verilmez (TCK 127). Mağdur bu fiilden kesin olarak mahkûm olmuşsa isnat ispatlanmış sayılır; diğer hâllerde ispat isteminin kabulü kamu yararına veya şikâyetçinin ispata razı olmasına bağlıdır. Ancak ispatlanmış bir fiilden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi yine cezalandırılır.

Hazırlayan: Av. Ebubekir Kozan

Av. Ebubekir Kozan

Av. Ebubekir Kozan, İstanbul Barosuna kayıtlı olarak Maltepe’de bulunan hukuk bürosunda avukatlık faaliyetini sürdürmektedir. Çalışmaları ağırlıklı olarak ceza ve infaz hukuku ile aile, miras, gayrimenkul, iş ve icra hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Bir yanıt yazın

Avukatı Ara