Ceza Hukuku

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu (TCK 123) ve Cezası

Avukat Ebubekir Kozan Hukuk Bürosu logosu
Ceza Hukuku

Son güncelleme: 21 Ekim 2026

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu Nedir? (TCK 123)

Kısa cevap: Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu TCK 123’te düzenlenir. Bir kimseye sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla ısrarla telefon etmek, gürültü yapmak ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunmak bu suçu oluşturur. Mağdurun şikâyeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir; kanunda doğrudan adli para cezası yoktur. Şikâyet süresi fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır ve suç uzlaştırma kapsamındadır. Tek seferlik davranış genellikle yetmez; ısrar ve rahatsız etme kastı gerekir.

Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, bir kimseye sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla ısrarla telefon edilmesini, gürültü yapılmasını ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasını cezalandırır. Günlük hayatta bu suç, borç ilişkisi bahanesiyle günlerce ve ısrarla arama yapılması, ayrılık sonrası eski eş veya partnerin sürekli mesaj ve aramalarla rahatsız etmesi, komşunun bilerek ve devamlı gürültü yapması, ısrarla kapı zili çalınması veya kapıya gelip gidilmesi gibi davranışlarla sıkça karşımıza çıkar. Kanun koyucu, bu tür eylemlerle bireyin psikolojik huzurunun ve günlük yaşam düzeninin ihlal edilmesini cezai yaptırıma bağlamış olup, mağdurun şikâyeti üzerine faile 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilmesini öngörmüştür.

Takip, kapıda bekleme veya ısrarlı temas çabası mağdurda ciddi bir huzursuzluk ya da güvenlik endişesi yaratıyorsa, 27 Mayıs 2022’den bu yana daha ağır cezalı ısrarlı takip suçu (TCK 123/A) gündeme gelir. İki suçun farkı aşağıda ayrı bir başlıkta anlatılmıştır.

Israrla aranıyor veya mesajlarla rahatsız ediliyor musunuz? Hakkınızda bu nedenle şikâyet mi var? Şikâyet süresi, mesajların içeriği ve aramaların amacı dosyanın değerlendirilmesinde önemlidir. Şikâyet, savunma ve uzlaştırma seçeneklerini değerlendirmek için Av. Ebubekir Kozan’a 0534 980 28 64 numarasından veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.

Konut önünde polis ekipleri ve vatandaşlar, huzur ve sükûnu bozma şikâyeti sahnesi

Ceza davalarında diğer suç tipleri, yargılama süreci ve genel uygulamalar hakkında detaylı bilgi için Ceza Davaları sayfamıza göz atabilirsiniz.

TCK 123 Madde Metni

Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma

Madde 123- (1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

Madde tek fıkradan oluşur; kararlarda geçen “TCK 123/1” ifadesi bu fıkrayı anlatır. Türk Ceza Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 1 Haziran 2005’ten bu yana madde değiştirilmemiştir. 2022’de 7406 sayılı Kanunla ısrarlı takip suçu ayrı bir madde (123/A) olarak eklenmiş, 123’e dokunulmamıştır; sonraki yargı paketleri de maddenin cezasını ve şikâyet hükmünü değiştirmemiş, suç uzlaştırma kapsamında kalmıştır. Değişen, başka suçlarla birlikte işlenme hâlinde uzlaştırmaya ilişkin CMK kurallarıdır; bunlar aşağıda anlatılmıştır.

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Cezası Ne Kadar?

Kısa cevap: Ceza, mağdurun şikâyeti üzerine üç aydan bir yıla kadar hapistir. Kanunda doğrudan adli para cezası yoktur; hâkim önce hapis cezasını belirler, sonra bu cezayı adli para cezasına çevirebilir, erteleyebilir veya hükmün açıklanmasını geri bırakabilir.

TCK 123 uyarınca kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun yaptırımı 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıdır. Somut olayın özelliklerine göre bu ceza adli para cezasına çevrilebilir, ertelenebilir veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) konu olabilir. Uygulamada suçun yaptırımının nispeten hafif olması nedeniyle bu seçenekler sıkça gündeme gelir; ancak fiilin ağırlığı, ısrarın yoğunluğu, failin sabıka durumu ve mağdur üzerindeki etkiler hâkimin takdirini doğrudan etkiler.

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Para Cezası Ne Kadar?

Hükmedilen hapis cezası bir yıl veya daha az ise kısa süreli hapis cezasıdır (TCK 49/2) ve hâkim, failin kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, pişmanlığı ve suçun işlenmesindeki özellikleri gözeterek bu cezayı adli para cezasına çevirebilir (TCK 50/1-a). Fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış veya 65 yaşını bitirmiş ve daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş kişilere verilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası ise seçenek yaptırımlardan birine çevrilmek zorundadır (TCK 50/3). Çevirmede hapis süresi gün olarak hesaplanır ve günlük tutarla çarpılır. 1 Haziran 2024 ve sonrasında işlenen suçlarda bir gün karşılığı adli para cezası en az 100, en fazla 500 TL’dir (TCK 52/2); daha önce işlenen suçlarda lehe olan eski tutar (20–100 TL) uygulanır. Kesin tutarı, ceza süresine ve failin ekonomik durumuna göre hâkim belirler.

Hapis cezası Gün 1 Haziran 2024 ve sonrası işlenen suç (günlüğü 100–500 TL) 1 Haziran 2024’ten önce işlenen suç (günlüğü 20–100 TL)
3 ay (kanundaki alt sınır) 90 9.000 – 45.000 TL 1.800 – 9.000 TL
6 ay 180 18.000 – 90.000 TL 3.600 – 18.000 TL
1 yıl (üst sınır) 365 36.500 – 182.500 TL 7.300 – 36.500 TL

Tablodaki tutarlar örnektir. Takdiri indirim (TCK 62) veya basit yargılamadaki dörtte bir indirim (CMK 251/3) uygulanırsa hapis cezası üç ayın altına inebilir; örneğin 2 ay 15 gün (75 gün) hapis, 1 Haziran 2024 ve sonrasında işlenen suçta 7.500 – 37.500 TL’ye çevrilebilir.

HAGB, Erteleme ve Diğer Usul Kurumları

Hükmolunacak ceza iki yılı aşamayacağı için hükmün açıklanmasının geri bırakılması ceza sınırı bakımından her dosyada uygulanabilir; diğer kanuni koşulların da bulunması gerekir. Bunun için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, mahkemenin yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması ve suçtan kaynaklanan maddi bir zarar varsa bunun giderilmesi gerekir (manevi zarar bu koşula dahil değildir); zarar hemen giderilemiyorsa denetim süresi içinde aylık taksitlerle ödenmesi koşuluyla da HAGB verilebilir. Denetim süresi yetişkinlerde beş, suç tarihinde 18 yaşından küçük olanlarda üç yıldır ve bu süre içinde dava zamanaşımı işlemez (CMK 231). HAGB kararı adli sicile değil, özel bir sisteme kaydedilir. HAGB verilen hapis cezası ayrıca ertelenemez veya adli para cezasına çevrilemez. İki yıl veya daha az hapis cezası, koşulları varsa ertelenebilir de (TCK 51).

TCK 123 kapsamındaki suçta önödeme ve CMK 171’de düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi uygulanmaz; çünkü suç uzlaştırma kapsamındadır. Uzlaşma sağlanıp edimin yerine getirilmesi ileri tarihe bırakılırsa ise soruşturmada uzlaştırma hükümlerine göre (CMK 253/19) kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Hapis cezasının üst sınırı iki yılı aşmadığından şüpheli hakkında tutuklama kararı verilemez (CMK 100/4). Dava kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür; dava zamanaşımı kural olarak sekiz yıldır (TCK 66/1-e); durma ve kesilme hâlleri bu süreyi etkileyebilir.

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu Şikâyete Tabi mi? Şikâyet ve Uzlaştırma

Kısa cevap: Evet. Suçun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır; şikâyet, fiili ve failin kim olduğunu öğrenmeden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır. Suç uzlaştırma kapsamındadır (CMK 253/1-a). Uzlaşma teklifi, süre ve edim için uzlaştırma nedir rehberimize bakabilirsiniz.

Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu, şikâyete bağlı suçlar arasında yer alır. Soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için mağdurun, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden itibaren 6 ay içinde şikâyet hakkını kullanması gerekir; bu süre her hâlde dava zamanaşımı süresini geçemez (TCK 73/1-2). Soruşturma aşamasında şikâyetten vazgeçilirse kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, yargılama aşamasında vazgeçilirse düşme kararı verilir; ancak sanık vazgeçmeyi kabul etmezse vazgeçme sonuç doğurmaz (TCK 73/4, 73/6).

Suç ayrıca uzlaştırma kapsamındadır. Uzlaşma sağlanır ve üstlenilen edim (örneğin özür, ödeme veya bir daha aramama taahhüdü) yerine getirilirse soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına, yargılamada düşmeye karar verilir. Edim ileri bir tarihe bırakılmış, taksite bağlanmış veya süreklilik gösteriyorsa soruşturmada kamu davasının açılması ertelenir, yargılamada durma kararı verilir; bu sürede zamanaşımı işlemez. Edim yerine getirilmezse soruşturmada kamu davası açılır, yargılamada dava kaldığı yerden devam eder. Uzlaştırma işletilmeden kurulan hüküm, kanun yolu incelemesinde (istinaf veya temyiz) bozma ya da kaldırma nedeni sayılır; hüküm istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmişse Adalet Bakanlığının istemiyle kanun yararına bozma yoluna da gidilebilir (CMK 309).

Uzlaşma teklifine yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır. Uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar dışında, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış dava varsa feragat edilmiş sayılır (CMK 253/19). Bu nedenle uzlaşma görüşmelerinde bilinen maddi ve manevi zararlar ile istenecek edim birlikte değerlendirilmelidir. Uzlaştırma görüşmelerinde yapılan açıklamalar delil olarak kullanılamaz (CMK 253).

Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu, aynı mağdura karşı ısrarlı takip (TCK 123/A) veya cinsel taciz (TCK 105) gibi uzlaştırma kapsamı dışındaki bir suçla birlikte işlenmişse, bu suç için de uzlaştırma yapılmaz (CMK 253/3). Kapsam dışı suç düşerse veya o suçtan beraat edilirse birlikte işlenme engeli kalkar ve kalan suç için uzlaştırma işletilmelidir. Aralık 2025’te 7571 sayılı Kanunla CMK 253/3’e eklenen cümleye göre ise önödeme kapsamındaki bir hakaret suçu ile kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu aynı mağdura karşı birlikte işlenirse, huzur ve sükûnu bozma suçu için uzlaştırma, hakaret için önödeme uygulanır.

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Unsurları

Hukuki konu ve taraflar: TCK 123 ile korunan hukuki değer, kişinin psikolojik ve ruhsal huzuru ile günlük hayatını sükûnet içinde sürdürme hakkıdır. Kanun burada rahatsız edilmemeyi soyut bir konfor alanı olarak değil, kişinin gündelik düzenini ve iç huzurunu hedef alan ısrarlı ve amaçlı saldırılara karşı bir koruma olarak kurgular. Bu nedenle tek seferlik, anlık veya makul sınırlar içindeki temaslar genellikle bu maddeye oturmaz; korunan alan, ısrarın ve amaç unsurunun kesiştiği noktadır.

Fail bakımından herhangi bir özel sıfat aranmaz; herkes bu suçun faili olabilir. Uygulamada komşu, eski eş, alacaklı, iş arkadaşı veya tanıdık gibi kişilerden kaynaklanan ısrarlı arama, mesaj, gürültü, kapıya gelme davranışları bu maddede en sık görülür. Mağdur ise belirli bir gerçek kişi olmalıdır. Herkese yönelik genel gürültü bu suçu değil, Kabahatler Kanunu’ndaki gürültü kabahatini ya da koşulları varsa TCK 183’teki gürültüye neden olma suçunu ilgilendirir.

Maddi unsur: Kanun, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda üç seçimlik hareket düzenler: ısrarla telefon edilmesi, ısrarla gürültü yapılması ve aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması. Bu suç bakımından belirleyici olan iletişim aracı değil, davranışın mağduru rahatsız etmeye elverişli olması ve ısrar niteliği taşımasıdır. Dolayısıyla suç, yalnızca telefonla sınırlı olmayıp, aynı amaca yönelik farklı araçlarla gerçekleştirilen rahatsız edici fiilleri de kapsar.

Telefon edilmesi kavramı yalnızca sesli aramalardan ibaret değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na göre kısa mesaj ve WhatsApp gibi uygulamalardan gönderilen mesajlar da bu kapsamdadır; aradıktan sonra konuşmadan kapatmak, hat açıkken sessiz kalmak veya mağdura müzik ya da başka bir ses dinletmek de “telefon etme” sayılır (YCGK, 13.02.2018, 2014/821 E., 2018/45 K.). Engellemeye rağmen başka bir numara veya hesaptan iletişimin sürdürülmesi ısrarın güçlü bir göstergesidir. Bu tür davranışların suç oluşturup oluşturmadığı, mağdurun günlük yaşam düzenini bozacak ölçüde süreklilik ve yoğunluk içerip içermediğine göre değerlendirilir.

Gürültü unsurunda ise ölçüt, sesin varlığı değil; gürültünün belirli bir kişiye yönelik olarak bilinçli, kasıtlı ve ısrarlı şekilde çıkarılmasıdır. Kasıtlı olarak yüksek sesle müzik açılması, geç saatlerde kapıya veya duvara vurulması ya da sürekli korna çalınması gibi fiiller, somut olaya göre suçun maddi unsurunu oluşturabilir. Buna karşılık, kasıt unsuru ortaya konulamayan olağan komşuluk gürültüleri bu suç kapsamında değerlendirilmez.

Üçüncü seçimlik hareket olan “aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranış” en geniş uygulama alanına sahiptir. Kapıya gelip ısrarla zil çalmak, sosyal medya üzerinden ısrarlı mesaj göndermek ya da rızası dışında rahatsız edici davranışlarda bulunmak bu kapsamda değerlendirilebilir. Mağduru tedirgin edecek şekilde apartman veya işyeri önünde beklemek ise mağdurda ciddi huzursuzluk ya da güvenlik endişesi yaratıyorsa, 2022’den bu yana ısrarlı takip (TCK 123/A) kapsamına girebilir. Burada esas olan, fiilin hukuka aykırı, ısrarlı ve mağdurun huzurunu bozma amacına yönelik olmasıdır.

Manevi unsur: Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda en belirleyici unsur, failin özel kastla hareket etmesidir. Kanun “sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla” ifadesini kullanır; bu nedenle failin amacının hak aramak veya makul bir iletişim kurmak değil, mağduru bilinçli şekilde rahatsız etmek ve huzurunu bozmak olması gerekir. Buna karşılık, ölçülü alacak takibi, iş ilişkisi kapsamında yapılan bildirimler veya kasıt unsuru ispatlanamayan olağan komşuluk davranışları kural olarak TCK 123 kapsamında değerlendirilmez; ancak fiilin gerçek amacı mağdurun huzurunu bozmak ise suçun oluştuğu kabul edilebilir.

Kaç Arama veya Mesaj Suç Oluşturur?

Kanunda bir sayı yoktur. Yargıtay ısrarı; aramaların veya mesajların sayısına, sıklığına, hangi süreye yayıldığına, saatine ve özellikle karşı tarafın uyarısına ya da engellemesine rağmen sürdürülüp sürdürülmediğine bakarak değerlendirir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na göre ısrar için kesin bir sayı belirlenemez; aramaların sayısı yanında süreleri ve yapıldıkları saatler de dikkate alınır. Mağdur rahatsızlığını dile getirdikten sonra hareketler sürerse ısrarın varlığı kabul edilir. Kurul, sanığın iki ayrı günde katılanı dört kez arayıp bir mesaj gönderdiği, katılanın da sanığı bir kez arayıp iki mesaj gönderdiği bir olayda, sanığın huzur ve sükûnu bozma kastıyla ısrarla aradığına dair delil bulunmadığını ve suçun unsurlarının oluşmadığını kabul etmiştir; kararda ayrıca bu hareketlerin bir kez gerçekleştirilmesinin maddi unsurun oluşması için yeterli olmayacağı belirtilmiştir (YCGK, 13.02.2018, 2014/821 E., 2018/45 K.).

Alacak İstemek veya Çocukla Görüşmek İçin Aramak Suç mu?

Alacağını istemek, çocuğuyla görüşmek veya bir işi takip etmek amacıyla kurulan makul iletişim, tek başına TCK 123 kapsamındaki suçu oluşturmaz. Ancak alacak veya aile ilişkisi bulunması, her türlü arama ve mesajı hukuka uygun hâle getirmez. İletişimin içeriği, sıklığı, saatleri ve tarafların tutumu birlikte değerlendirilerek gerçek amacın hak aramak mı yoksa sırf karşı tarafın huzurunu bozmak mı olduğu araştırılır. İletişimin istenmediği bildirildiği hâlde sürdürülmesi bu değerlendirmede önemlidir; ancak sırf huzur ve sükûnu bozma maksadının ayrıca belirlenmesi gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu da alacaklının borçlusuna ulaşmak amacıyla araması örneğinde, sırf huzur ve sükûnu bozma kastından söz edilemeyeceğini belirtmiştir (YCGK, 13.02.2018, 2014/821 E., 2018/45 K.). Yargıtay, çalıştığı avukatlık bürosundan iş akdi feshedildikten sonra alacaklarını istemek için yazdığını savunan, ancak katılana birden fazla kez mesaj göndererek onu rahatsız eden sanığın mahkûmiyetini onamıştır (Yargıtay 12. CD, 04.11.2024, 2023/1001 E., 2024/6042 K.).

TCK 123 ile Israrlı Takip (TCK 123/A) Arasındaki Fark

Israrlı takip suçu 7406 sayılı Kanunla 27 Mayıs 2022’de Türk Ceza Kanunu’na eklendi. Madde, ısrarla fiziken takip etmeyi ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmayı, bu davranış mağdurda ciddi bir huzursuzluk ya da kendisinin veya bir yakınının güvenliğinden endişe yarattığında cezalandırır. Suç çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşanılan eşe karşı işlenirse, mağdurun okulunu, iş yerini veya konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olursa ya da hakkında uzaklaştırma veya konuta, okula ya da iş yerine yaklaşmama tedbiri bulunan fail tarafından işlenirse ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir.

TCK 123 (huzur ve sükûnu bozma) TCK 123/A (ısrarlı takip)
Hareket Israrla telefon etmek, gürültü yapmak ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunmak Israrla fiziken takip etmek ya da iletişim araçları, bilişim sistemleri veya üçüncü kişiler aracılığıyla temas kurmaya çalışmak
Aranan sonuç Aranmaz; ısrarlı davranışın sırf huzur ve sükûnu bozma maksadıyla yapılması yeterlidir Mağdurda ciddi huzursuzluk ya da kendisinin veya bir yakınının güvenliğinden endişe oluşmalıdır
Ceza 3 ay – 1 yıl hapis 6 ay – 2 yıl hapis; nitelikli hâllerde 1 – 3 yıl hapis
Şikâyet Şikâyete bağlı Şikâyete bağlı
Uzlaştırma Var Yok
Yürürlük 1 Haziran 2005 27 Mayıs 2022; daha önce işlenen fiillere uygulanmaz

Bir davranış iki maddeye birden uyuyorsa özel hüküm olan ısrarlı takip uygulanır. Israrlı takip suçunun unsurları oluşmadığında, davranışın TCK 123 kapsamında suç oluşturup oluşturmadığı ayrıca incelenmelidir; bunun için TCK 123’ün ısrar ve sırf huzur ve sükûnu bozma maksadı dahil bütün unsurları bulunmalıdır. Yargıtay, bu inceleme yapılmadan verilen bir beraat kararını bozmuştur (Yargıtay 12. CD, 07.01.2025, 2023/5745 E., 2025/181 K.). İki suçun da unsurları oluşmazsa beraat kararı verilir. 27 Mayıs 2022’den önce işlenen fiillere TCK 123/A uygulanamaz (TCK 7/1); bu fiiller ancak TCK 123’ün unsurlarını taşıyorsa cezalandırılabilir. Suçun unsurları, cezası, şikâyet kuralları ve 6284 tedbiri ısrarlı takip suçu yazımızda ayrıntılı anlatılmıştır.

Rahatsız Ediliyorsanız veya Hakkınızda Şikâyet Varsa Ne Yapmalısınız?

Rahatsız ediliyorsanız: Arama geçmişini ve mesajları tarih, saat ve gönderen bilgileri görünecek şekilde saklayın; mümkünse asıl mesajları da koruyun. Gürültü olaylarında tarih ve saatleri not edin, tanıkları belirleyin ve kolluktan veya yetkili birimlerden tespit isteyin; elinizdeki ses ve görüntü kayıtlarının hukuka uygun elde edilmiş olması önemlidir. Karşı tarafa önceden uyarıda bulunmak şikâyet için zorunlu değildir; güvenli buluyorsanız iletişim istemediğinizi açıkça belirtmeniz olayın değerlendirilmesine yardımcı olabilir. Şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır ve hak düşürücüdür. Israrlı davranışlarda sürenin hangi eylemden itibaren hesaplanacağı somut dosyaya göre değerlendirilir. Yargıtay’ın onadığı bir dosyada, iki hafta içinde 19 kez yapılan aramalarda altı aylık süre son arama tarihinden hesaplanmış; şikâyet bu tarihten yaklaşık dokuz ay sonra yapıldığı için davanın düşmesine karar verilmiştir (Yargıtay 12. CD, 24.12.2024, 2023/6196 E., 2024/8043 K.). Delillerin korunması ve gerektiğinde koruyucu tedbir istenebilmesi için davranışların sona ermesini beklemeden savcılığa veya kolluğa başvurabilirsiniz. Takip veya ısrarlı temas güvenlik endişesi yaratıyorsa, 6284 sayılı Kanun tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarını da korur; aile mahkemesinden uzaklaştırma, yaklaşmama ve iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme gibi tedbirler istenebilir. Başvuru aile mahkemesine yapılabileceği gibi Cumhuriyet başsavcılığı veya kolluk aracılığıyla da yapılabilir.

Hakkınızda şikâyet varsa: İfadeye çağrıldığınızda aramaların veya ziyaretlerin amacını (alacak, çocukla görüşme, iş ilişkisi gibi) gösteren yazışmaları ve belgeleri hazırlayın. Uzlaştırma teklifini, olası sonuçlarını değerlendirmeden reddetmeyin; uzlaşma sağlanıp edim yerine getirilirse dosya mahkûmiyet olmadan kapanır.

Gürültü Yapan Komşu: TCK 123, TCK 183 ve Kabahatler Kanunu

Gürültü şikâyetlerinde üç ayrı hüküm gündeme gelir. Belirleyici olan, gürültünün belirli bir kişiyi hedef alıp almadığı ve sağlığa zarar verecek düzeyde olup olmadığıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na göre ısrar ve belirli bir kişiye yöneltme şartı, TCK 123’ü TCK 183’teki gürültüye neden olma suçundan ve Kabahatler Kanunu m. 36’daki gürültü kabahatinden ayırır; belirli bir kişiye yönelmeyen hareket, ne kadar rahatsız edici olursa olsun TCK 123’ü oluşturmaz (YCGK, 13.02.2018, 2014/821 E., 2018/45 K.).

Durum Hukuki karşılığı Yaptırım
Belirli bir kişiyi hedef alan, ısrarlı ve sırf onun huzurunu bozmak amacıyla yapılan gürültü TCK 123 3 ay – 1 yıl hapis
İlgili yükümlülüklere aykırı ve başkasının sağlığına zarar vermeye elverişli gürültü TCK 183 2 ay – 2 yıl hapis veya adli para cezası
Belirli bir kişiye yönelmeyen, çevrenin huzurunu bozan gürültü Kabahatler Kanunu m. 36 İdari para cezası (2026’da gerçek kişiler için 1.764 TL)

Katılanın evinin önünden birden çok kez yüksek sesle müzik açarak araçla geçen sanığa verilen 2 ay 15 gün hapis cezası (Yargıtay 12. CD, 26.11.2024, 2023/992 E., 2024/6747 K.) onanmıştır. TCK 183’te ise gürültünün sağlığa zarar vermeye elverişli olup olmadığı uzman bilirkişi raporuyla belirlenir. Kabahatler Kanunu m. 36’daki idari para cezasını kolluk veya belediye zabıtası verir; tutar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır. İdari para cezası gürültüyü kendiliğinden durdurmaz; gürültü aynı apartmandan geliyorsa ceza yolundan bağımsız olarak Kat Mülkiyeti Kanunu m. 18 ve 33 uyarınca sulh hukuk mahkemesinden gürültünün önlenmesi istenebilir. Kat mülkiyeti ve komşuluk uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak kural olarak zorunludur.

Telefonla Tehdit, Hakaret veya Cinsel Taciz Varsa Hangi Suç Oluşur?

Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu genel ve tamamlayıcı nitelikte bir suçtur. Telefonla, mesajla veya sosyal medyadan yapılan iletişimin içeriği tehdit, hakaret, şantaj veya cinsel taciz oluşturuyorsa, kural olarak yalnızca o suçtan hüküm kurulur ve TCK 123’ten ayrıca ceza verilmez. Ancak bu kesin bir kural değildir: İçeriği suç oluşturmayan ısrarlı aramalar ayrı zamanlarda yapılmışsa, bunlar ayrıca TCK 123’ü oluşturabilir.

Davranışta cinsel içerik veya cinsel amaç yoksa, ısrarlı takip, korna çalma veya tanışma teklifi cinsel taciz sayılmaz; koşullarına göre kişilerin huzur ve sükûnunu bozma, 27 Mayıs 2022’den sonraki fiillerde ise ısrarlı takip olarak değerlendirilebilir. Şeref veya saygınlığa zarar verecek hususları açıklama ya da isnat etme tehdidiyle işlenen şantajda (TCK 107/2) failin kendisine veya başkasına yarar sağlama maksadı aranır; bu maksat yoksa şantajın bu hâli oluşmaz ve ısrarlı rahatsız etme davranışları TCK 123 yönünden değerlendirilebilir. TCK 107/1’de ise failin, hakkı olan veya yükümlü bulunduğu bir şeyi yapacağını ya da yapmayacağını söyleyerek kişiyi hukuka aykırı veya yükümlü olmadığı bir davranışa ya da haksız çıkar sağlamaya zorlaması düzenlenir; bu fıkrada TCK 107/2’deki gibi ayrıca yarar sağlama maksadı aranmaz.

Toplum Huzurunu Bozma Diye Bir Suç Var mı?

Kanunda “toplum huzurunu bozma” veya “aile huzurunu bozma” adlı bir suç yoktur. Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla alenen tehdit TCK 213 uyarınca iki yıldan dört yıla kadar hapis; ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle ve kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yaymak TCK 217/A uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis gerektirir. Belirli bir kişiye yönelmeyen gürültü ve sarhoş olarak çevreyi rahatsız etmek ise Kabahatler Kanunu’ndaki idari para cezalarını gerektirir (m. 36 ve m. 35). Belirli bir kişiyi, örneğin bir aile bireyini veya eski eşi ısrarla ve kasten rahatsız etmek TCK 123’e, ciddi huzursuzluk yaratan takip ise TCK 123/A’ya girer.

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunda Avukat Desteği

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçuna ilişkin dosyalar, ilk bakışta basit bir rahatsızlık gibi görünse de TCK 123 kapsamında öngörülen yaptırım, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ihtimali ve bunun beş yıllık denetim süresi ile ceza yargılamasının doğuracağı sonuçlar nedeniyle taraflar açısından ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Mağdur bakımından şikâyetin kapsamının doğru belirlenmesi, olayların tarih ve yoğunluğunu ortaya koyacak delillerin zamanında ve usulüne uygun şekilde sunulması önemlidir. Şüpheli veya sanık bakımından ise eylemlerin hukuka uygun ve meşru bir amaç çerçevesinde gerçekleştiğinin, ısrar unsurunun oluşmadığının veya özel kast bulunmadığının somut olgularla ortaya konulması; ayrıca şikâyetin süresinde yapılıp yapılmadığı ve uzlaştırma prosedürünün usulüne uygun işletilip işletilmediği gibi yargılamanın seyrini doğrudan etkileyen usul işlemlerinin değerlendirilmesi gerekir.

İstanbul ve çevresinde kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu nedeniyle yürütülen soruşturma ve davalarda hukuki destek almak isteyen kişiler, dosyanın delil durumu, taraf ilişkileri ve muhtemel sonuçlar birlikte değerlendirilerek uygun stratejinin belirlenmesi için İstanbul ceza avukatı desteğine başvurabilir. Dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Ebubekir Kozan’a 0534 980 28 64 numarasından veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu – Yargıtay İçtihatları

Israr Unsuru ve Karşılıklı İletişim

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.02.2018 tarihli, 2014/821 E., 2018/45 K. sayılı kararında, sanığın iki ayrı günde katılanı dört kez arayıp bir mesaj gönderdiği, katılanın da sanığı bir kez arayıp iki mesaj gönderdiği olay değerlendirilmiştir. Sanığın ısrarla rahatsız etme kastıyla hareket ettiğini gösteren delil bulunmadığı ve suçun unsurlarının oluşmadığı kabul edilmiştir.

Kararda, ısrar unsurunun gerekli olduğu ve hareketlerin bir kez gerçekleştirilmesinin maddi unsur için yeterli olmayacağı belirtilmiştir. Az sayıda ve karşılıklı iletişim, tek başına bu suçun oluştuğunu göstermez; iletişimin amacı ve gerçekleşme koşulları birlikte değerlendirilmelidir.

İş İlişkisi Sona Erdikten Sonra Alacak İçin Mesaj Gönderme

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 04.11.2024 tarihli, 2023/1001 E., 2024/6042 K. sayılı kararına konu olayda, katılanın avukatlık bürosunda çalışırken iş akdi feshedilen sanık, katılana birden fazla kez mesaj göndermiş ve alacaklarını almak için yazdığını savunmuştur. Somut olayda davranışlar kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu kapsamında değerlendirilmiş; sanığa verilen ve adli para cezasına çevrilen mahkûmiyet hükmü onanmıştır.

Araçla Takip Etme, Tanışma Teklifi ve Israrla Korna Çalma

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 06.02.2023 tarihli, 2021/15311 E., 2023/447 K. sayılı kararında, yolda yürüyen çocuğu araçla yavaşça takip eden sanığın davranışları incelenmiştir. Sanık, “Tanışabilir miyiz, seni nereye gideceksen oraya kadar götüreyim” dedikten sonra reddedilmesine rağmen takibi sürdürmüş ve üç kez çocuğun yanından korna çalarak geçmiştir.

Somut olayda eylemin cinsel taciz içerikli olmadığı kabul edilmiş; kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. Benzer takip davranışları 27 Mayıs 2022’den sonra işlenmişse, mağdurda ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi yaratması ve diğer unsurların da bulunması hâlinde TCK 123/A’daki ısrarlı takip suçu gündeme gelir. Cinsel içerik veya amaç unsurunun değerlendirilmesine ilişkin ayrıntılar için Cinsel Taciz Suçu yazımız incelenebilir.

Israrlı Takip Suçu Oluşmadığında TCK 123 Yönünden Değerlendirme

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 07.01.2025 tarihli, 2023/5745 E., 2025/181 K. sayılı kararında, bir çocuğu yaklaşık 300 metre takip eden ve çocuk cevap vermediği hâlde soru sormaya devam eden sanık hakkında verilen beraat kararı incelenmiştir. Eylemin kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu yönünden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Israrlı takip suçunun unsurlarının oluşmaması, davranışın TCK 123 bakımından değerlendirilmesine engel değildir. Ancak bu değerlendirme kendiliğinden mahkûmiyet sonucu doğurmaz; TCK 123’ün ısrar ve sırf huzur ve sükûnu bozma amacı dahil bütün unsurlarının ayrıca bulunması gerekir.

Şikâyet Süresinin Son Arama Tarihinden Hesaplanması

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 24.12.2024 tarihli, 2023/6196 E., 2024/8043 K. sayılı kararına konu olayda, alacaklı vekili olarak icra takibi yürüten sanık avukatın, çalışanları aracılığıyla borçlu müştekiyi iki hafta içinde 19 kez arattığı belirtilmiştir.

Son arama 30.09.2020 tarihinde yapılmış, ilk şikâyet ise 01.07.2021 tarihinde sunulmuştur. Somut olayda altı aylık şikâyet süresi son arama tarihinden hesaplanmış ve sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın düşmesine karar verilmiştir. Sanığın beraat istemiyle yaptığı temyiz başvurusu reddedilerek düşme hükmü onanmıştır.

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu – Sık Sorulan Sorular

TCK 123 nedir?

TCK 123, Türk Ceza Kanunu’nun kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu düzenleyen maddesidir. Bir kimseye sırf huzurunu bozmak maksadıyla ısrarla telefon edilmesini, gürültü yapılmasını ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasını cezalandırır. Madde tek fıkradır; “TCK 123/1” ifadesi bu fıkrayı anlatır.

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun cezası nedir?

Ceza, mağdurun şikâyeti üzerine 3 aydan 1 yıla kadar hapistir. Kanunda doğrudan adli para cezası yoktur; hâkim hapis cezasını adli para cezasına çevirebilir, erteleyebilir veya şartları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verebilir.

Kişilerin huzur ve sükununu bozma para cezası ne kadar?

Para cezası doğrudan verilmez; hâkim önce hapis cezasını belirler, sonra bunu adli para cezasına çevirebilir. 1 Haziran 2024 ve sonrasında işlenen suçlarda bir gün karşılığı 100–500 TL’dir. Örneğin 3 ay hapis, 90 gün üzerinden 9.000 ile 45.000 TL arasında bir tutara çevrilebilir. Kesin tutarı hâkim, failin ekonomik durumuna göre belirler.

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu şikâyete tabi mi, şikâyet süresi ne kadar?

Evet. Suçun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır. Şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır; bu süre içinde şikâyet yapılmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz (TCK 73/1). Devam eden ısrarlı davranışlarda sürenin hesabı somut dosyaya göre yapılır; Yargıtay’ın onadığı bir kararda süre son arama tarihinden hesaplanmış ve süre geçtiği için dava düşmüştür.

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu uzlaşmaya tabi mi?

Evet, suç uzlaştırma kapsamındadır (CMK 253/1-a). Uzlaşma sağlanır ve edim yerine getirilirse soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına, yargılamada düşmeye karar verilir; uzlaşma sağlanamazsa süreç devam eder. Suç, aynı kişiye karşı ısrarlı takip veya cinsel taciz gibi uzlaştırma dışındaki bir suçla birlikte işlenmişse uzlaştırma yapılmaz.

Telefonla veya mesajla rahatsız etmenin cezası nedir?

Bir kişiyi sırf huzurunu bozmak maksadıyla ısrarla aramak veya art arda mesaj göndermek TCK 123 kapsamında suçtur ve 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası gerektirir. Tek bir arama genellikle yetmez; ısrar, aramaların sayısına, sıklığına ve uyarıya rağmen sürdürülüp sürdürülmediğine göre değerlendirilir. Mesajın içeriği tehdit, hakaret veya cinsel taciz ise kural olarak yalnızca o suçtan ceza verilir.

Kişilerin huzur ve sükununu bozma ile ısrarlı takip arasındaki fark nedir?

TCK 123 ısrarlı telefon, gürültü ve benzeri davranışları cezalandırır ve uzlaştırma kapsamındadır. TCK 123/A ise ısrarla fiziken takip etmeyi veya temas kurmaya çalışmayı, mağdurda ciddi huzursuzluk ya da güvenlik endişesi yaratmışsa cezalandırır; cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapistir, şikâyete bağlıdır ama uzlaştırma yapılamaz.

Toplum huzurunu bozma cezası nedir?

Kanunda “toplum huzurunu bozma” adlı bir suç yoktur. Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla alenen tehdit TCK 213 uyarınca 2 yıldan 4 yıla kadar hapis gerektirir. Belirli bir kişiye yönelmeyen gürültü ise Kabahatler Kanunu m. 36 uyarınca idari para cezası gerektirir. Belirli bir kişiyi ısrarla rahatsız etmek TCK 123’e girer.

Gürültü yapan komşu hakkında ne yapabilirim?

Gürültü sizi hedef alıyor, ısrarlı ve kasıtlıysa savcılığa TCK 123 kapsamında şikâyette bulunabilirsiniz; altı aylık şikâyet süresine dikkat edin. Belirli bir kişiye yönelmeyen gürültüde kolluğa veya belediye zabıtasına başvurarak Kabahatler Kanunu m. 36’daki idari para cezasının verilmesini isteyebilirsiniz. Gürültü aynı apartmandan geliyorsa ceza yolundan bağımsız olarak yöneticiye başvurabilir, Kat Mülkiyeti Kanunu m. 18 ve 33 uyarınca sulh hukuk mahkemesinden gürültünün önlenmesini isteyebilirsiniz; kat mülkiyeti ve komşuluk uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak kural olarak zorunludur. Gürültü bir işyerinden, eğlence yerinden veya şantiyeden geliyorsa belediyeden ölçüm yapılmasını da isteyebilirsiniz. Gürültü sağlığa zarar verecek düzeydeyse TCK 183 gündeme gelir. Ses kayıtları ve tanıklar ispatta önemlidir.

Hazırlayan: Av. Ebubekir Kozan

Av. Ebubekir Kozan

Av. Ebubekir Kozan, İstanbul Barosuna kayıtlı olarak Maltepe’de bulunan hukuk bürosunda avukatlık faaliyetini sürdürmektedir. Çalışmaları ağırlıklı olarak ceza ve infaz hukuku ile aile, miras, gayrimenkul, iş ve icra hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Bir yanıt yazın

Avukatı Ara