Son güncelleme: 26 Ekim 2026
Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Nedir? (TCK 158)
Kısa cevap: Nitelikli dolandırıcılık, dolandırıcılık suçunun TCK 158’de düzenlenen nitelikli hâllerden biriyle işlenmesidir; bilişim sistemi veya banka aracılığıyla, kamu kurumunun zararına, tacir sıfatıyla ya da kendini kamu görevlisi olarak tanıtarak işlenen dolandırıcılık bunların başlıcalarıdır. Cezası üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır; (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde hapis cezasının alt sınırı dört yıl, adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Suç kural olarak şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında değildir; 25 Aralık 2025’ten itibaren yeni açılan davalar kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür. Dolandırıcılığa iştirak eden kişinin haksız menfaat sağlama amacıyla yaptığı katkı, yalnızca hesabın veya ödeme aracının kullanılmasını sağlayan bilgi ya da araçları başkasına vermekle sınırlı kalmışsa cezası yarı oranında indirilir (TCK 158/4).
Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesi dolandırıcılığın temel şeklini, 158. maddesi ise daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerini düzenler.
Dolandırıcılık suçunu diğer malvarlığı suçlarından ayıran temel özellik, mağdurun iradesinin hileyle etkilenmesidir. Mağdur, hileli davranışın etkisiyle para gönderir, mal teslim eder veya malvarlığını azaltan başka bir işlem yapar. Fail ya da başka bir kişi de bunun sonucunda haksız yarar sağlar.
Nitelikli dolandırıcılıktan söz edilebilmesi için bu temel unsurların yanında TCK m. 158’de sınırlı olarak sayılan nitelikli hâllerden en az biri gerçekleşmelidir. Bir olayın internet üzerinden yaşanması, ödemenin bankadan yapılması veya taraflardan birinin tacir olması tek başına yeterli değildir; bu özelliğin hileli davranışla ve suçun işlenişiyle nasıl bağlantı kurduğu incelenir.
TCK 158 Madde Metni
(1) Dolandırıcılık suçunun;
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.
(4) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Birinci fıkranın (l) bendi ile üçüncü fıkra 2016’da 6763 sayılı Kanunla; dördüncü fıkra ise 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla (12. Yargı Paketi) eklenmiştir.
Nitelikli Dolandırıcılık Suçunun Unsurları Nelerdir?
Bir kişinin maddi zarara uğratılarak kendisine verilen sözün tutulmaması, tek başına dolandırıcılık suçunun oluştuğunu göstermez. Suçun oluşabilmesi için hileli davranış, aldatma, zarar ve haksız menfaat arasında bağlantı bulunmalıdır.
| Suçun unsuru | Açıklaması |
|---|---|
| Hileli davranış | Karşı tarafı aldatmaya elverişli söz veya davranışlarda bulunulmalıdır. |
| Aldatma | Mağdur, bu davranışlara inanarak para göndermeli, mal teslim etmeli veya malvarlığını etkileyen bir işlem yapmalıdır. |
| Zarar ve haksız menfaat | Mağdur veya başka bir kişi zarara uğrarken, suçu işleyen kişi ya da bir başkası haksız menfaat sağlamalıdır. |
| Nedensellik bağı | Mağdurun yaptığı işlem ve uğradığı zarar, hileli davranışın sonucu olmalıdır. |
| Kast | Kişi, suçun unsurlarını bilerek ve isteyerek hareket etmelidir. |
Bu unsurlara ek olarak TCK m.158’de sayılan nitelikli hallerden birinin bulunması gerekir.
Örneğin gerçekte satılık telefonu bulunmayan bir kişinin sahte ilanla ödeme alması, nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilebilir. Gerçek bir satışta ürünün tesliminin gecikmesi ise tek başına aynı sonucu doğurmaz.
Hileli hareketlere başlanmasına rağmen kişinin elinde olmayan nedenlerle menfaat elde edilememişse, suçun tamamlanması yerine teşebbüs hükümleri gündeme gelebilir.
Borcun Ödenmemesi veya Ürünün Gönderilmemesi Dolandırıcılık Sayılır mı?
Borcun ödenmemesi, siparişin gönderilmemesi veya sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmemesi tek başına dolandırıcılık değildir. Ceza sorumluluğu bakımından önemli olan, kişinin para veya malı alırken hileli davranışlarla hareket edip etmediğidir.
Gerçek bir işletmenin sonradan mali sıkıntıya düşmesi ile gerçekte bulunmayan bir ürün için sahte belgeler kullanarak ödeme toplaması aynı değildir. Başlangıçtaki kast doğrudan bilinemeyeceğinden şu olgular birlikte değerlendirilir:
- Ürün veya hizmetin gerçekten bulunup bulunmadığı,
- Ödeme öncesinde verilen bilgilerin doğru olup olmadığı,
- Sahte kimlik, belge, internet sitesi veya kargo bilgisi kullanılıp kullanılmadığı,
- Para alındıktan sonra malı teslim etmeye yönelik gerçek bir çaba gösterilip gösterilmediği,
- Aynı yöntemle başka kişilerden de ödeme alınıp alınmadığı,
- Paranın alındıktan sonra nereye aktarıldığı.
Satıcının daha sonra telefonlara cevap vermemesi veya alıcıyı engellemesi delil olarak değerlendirilebilir; ancak bu davranışlar tek başına başlangıçtan beri dolandırıcılık kastı bulunduğunu kesin olarak göstermez.
Gerçek bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil etmek amacıyla hileye başvurulmuşsa ayrıca TCK m. 159 değerlendirilmelidir. Bu maddede, alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık yapılması şikâyete bağlı ve daha az cezayı gerektiren özel bir hâl olarak düzenlenmiş; altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür. Alacağın gerçekten var olup olmadığı ve hilenin tahsil amacıyla kullanılıp kullanılmadığı belirleyicidir.
Basit Dolandırıcılık ile Nitelikli Dolandırıcılık Arasındaki Fark Nedir?
Basit dolandırıcılık TCK m.157’de, nitelikli dolandırıcılık ise TCK m.158’de düzenlenmiştir. İki suç arasındaki ayrımı yalnızca alınan paranın miktarı belirlemez. Kullanılan yöntem, mağdurun durumu ve kanunda belirtilen diğer koşullar önemlidir.
Örneğin düşük tutarlı bir sahte internet satışı nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilebilir. Buna karşılık yüksek tutarlı bir olayda, nitelikli hallere ilişkin koşullar bulunmayabilir.
Bu ayrım ceza miktarı yanında uzlaştırma bakımından da önem taşır. Basit dolandırıcılık kanuni koşullarla uzlaştırma kapsamında bulunurken, nitelikli dolandırıcılık genel kural olarak kapsam dışındadır.
TCK 158 Kapsamındaki Nitelikli Haller Nelerdir?
Dolandırıcılığın kanunda belirtilen yöntemlerle veya belirli koşullardan yararlanılarak işlenmesi, suçun nitelikli halini oluşturur. TCK m.158/1’de sayılan nitelikli haller şunlardır:
| Kanun maddesi | Nitelikli hal |
|---|---|
| TCK 158/1-a | Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi. |
| TCK 158/1-b | Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durumdan veya zor şartlardan yararlanılması. |
| TCK 158/1-c | Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanılması. |
| TCK 158/1-d | Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması. |
| TCK 158/1-e | Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına işlenmesi. |
| TCK 158/1-f | Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması. |
| TCK 158/1-g | Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılması. |
| TCK 158/1-h | Tacirlerin, şirket yöneticilerinin veya şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin ise kooperatif faaliyeti kapsamında işlemesi. |
| TCK 158/1-i | Serbest meslek sahibinin, mesleği nedeniyle kendisine duyulan güveni kötüye kullanması. |
| TCK 158/1-j | Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama amacıyla işlenmesi. |
| TCK 158/1-k | Sigorta bedelini alma amacıyla işlenmesi. |
| TCK 158/1-l | Kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumu çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi. |
TCK 158/2 ve TCK 158/3 Nedir?
TCK m.158/2’de ayrıca, kamu görevlileriyle ilişkisi bulunduğunu veya onlar nezdinde hatırı sayıldığını söyleyerek belirli bir işi gördürme vaadiyle kişiyi aldatıp menfaat sağlanması düzenlenmiştir.
TCK m.158/3’e göre suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde ceza yarı oranında; suç işlemek için kurulmuş bir örgütün faaliyeti kapsamında işlenmesi halinde ise bir kat artırılır.
Bu hallerin uygulanabilmesi için dolandırıcılık suçunun temel unsurlarının da bulunması gerekir. Bir kurum adının veya mesleki unvanın olayda geçmesi tek başına yeterli değildir; hileli davranışta nasıl kullanıldığı incelenmelidir.

TCK 158 Nitelikli Dolandırıcılık Cezası Kaç Yıl?
Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinde nitelikli dolandırıcılık için hapis ve adli para cezası birlikte öngörülmüştür. Hapis cezasının alt sınırı, suçun hangi nitelikli hal kapsamında işlendiğine göre değişir.
| Suçun kapsamı | Hapis cezası |
|---|---|
| Dinî duyguların istismarı, zor şartlardan veya algılama zayıflığından yararlanma, belirli kuruluşların araç olarak kullanılması, basın ve yayın kolaylığı, ticari faaliyet veya mesleki güven kapsamında işlenen haller (TCK 158/1-a, b, c, d, g, h, i) | 3–10 yıl |
| Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına işlenmesi (TCK 158/1-e) | 4–10 yıl |
| Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması (TCK 158/1-f) | 4–10 yıl |
| Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama amacıyla işlenmesi (TCK 158/1-j) | 4–10 yıl |
| Sigorta bedelini alma amacıyla işlenmesi (TCK 158/1-k) | 4–10 yıl |
| Kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumu çalışanı olarak kendini tanıtma veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söyleme (TCK 158/1-l) | 4–10 yıl |
| Kamu görevlileriyle ilişkisi veya onlar nezdinde hatırı bulunduğunu söyleyerek belirli bir işi gördürme vaadiyle aldatıp menfaat sağlama (TCK 158/2) | 3–10 yıl |
Tablodaki süreler, artırım ve indirimler uygulanmadan önceki hapis cezası aralıklarıdır. Somut olayda belirlenecek sonuç ceza farklı olabilir.
Nitelikli Dolandırıcılıkta Adli Para Cezası
Hapis cezasının yanında beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Buradaki “gün”, doğrudan Türk lirası tutarını ifade etmez; para cezasının hesaplanmasında kullanılan birimdir.
TCK m.158/1’in (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde, adli para cezasının suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağına ilişkin özel kural bulunur. Temel ceza bu kurala göre belirlenir; uygulanabilecek artırım ve indirimler daha sonra dikkate alınır.
Adli para cezası devlete ödenir. Mağdurun zararının karşılanması, bu cezadan ayrı değerlendirilir.
Cezayı Artıran ve Azaltan Durumlar
| Düzenleme | Cezaya etkisi |
|---|---|
| Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi (TCK 158/3) | Ceza yarı oranında artırılır. |
| Suçun, suç işlemek için kurulmuş bir örgütün faaliyeti kapsamında işlenmesi (TCK 158/3) | Ceza bir kat artırılır. |
| Suça katılımın, kanunda belirtilen ödeme araçlarını veya hesabın kullanımını sağlayan zorunlu bilgi ve araçları başkasına vermekle sınırlı kalması (TCK 158/4) | Diğer kanuni koşullar da varsa ceza yarı oranında indirilir. |
TCK m.158/4’teki indirim için kişinin kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlama amacıyla hareket etmesi de aranır. 12. Yargı Paketi kapsamında getirilen bu düzenleme, hesabı kullanılan herkese otomatik indirim sağlamaz.
Etkin pişmanlık, teşebbüs, takdiri indirim ve zincirleme suç gibi diğer hükümler de koşulları varsa sonuç cezayı etkileyebilir. Suç tarihi bakımından farklı kanun hükümleri söz konusuysa lehe kanun değerlendirmesi yapılmalıdır.
TCK 158/1-f: İnternet ve Banka Yoluyla Dolandırıcılık
İnternette sahte satış veya kiralama ilanı yayımlayarak kişilerden para alınması, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilebilir. Gerçekte satılmayan bir ürün için ödeme alınması, kiralama yetkisi bulunmayan bir ev için sahte ilanla kapora toplanması veya güvenilir bir işletmenin internet sayfasının taklit edilmesi buna örnektir.
Ancak ürünün gönderilmemesi veya ödemenin iade edilmemesi tek başına dolandırıcılık suçunun oluştuğunu göstermez. Para alınırken alıcıya hangi bilgilerin verildiği, ilanın gerçekliği ve satıcının hileli davranışlarla hareket edip etmediği incelenir.
Paranın IBAN’a gönderilmesi de tek başına nitelikli dolandırıcılık için yeterli değildir. Banka yalnızca ödeme aracı olarak kullanılmış olabilir. Buna karşılık alıcı sahte internet ilanıyla aldatılarak ödeme yapmaya yönlendirilmişse, suçun nitelikli hali bilişim sisteminin hilede kullanılması nedeniyle gündeme gelebilir.
Bu nedenle olay değerlendirilirken yalnızca dekonta değil, ilanın içeriğine, yazışmalara ve ödemenin hangi açıklamalar üzerine yapıldığına da bakılır. Hesap ele geçirme, sahte site ve dijital delil incelemesi için İstanbul bilişim suçları avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.

Hesabıma Dolandırıcılık Parası Geldi, Ceza Alır mıyım?
Hesabınıza dolandırıcılıktan elde edilen para gönderilmesi, tek başına suçlu olduğunuz anlamına gelmez. Ceza sorumluluğu bakımından, dolandırıcılıktan haberdar olup olmadığınız ve suçun işlenmesine bilerek katkı sağlayıp sağlamadığınız araştırılır.
Bu değerlendirmede özellikle şu hususlar önem taşır:
- Banka hesabını ve mobil bankacılığı fiilen kimin kullandığı.
- Gelen parayı kimin çektiği veya başka hesaba aktardığı.
- Hesap, kart ve şifre bilgilerinin hangi amaçla paylaşıldığı.
- Taraflar arasındaki mesajlar ve diğer iletişim kayıtları.
- Hesap sahibine komisyon veya başka bir menfaat sağlanıp sağlanmadığı.
“Hesabımı arkadaşıma verdim, dolandırıcılık yapıldığını bilmiyordum” açıklaması da diğer delillerle birlikte değerlendirilir. Hesabı kullandığı belirtilen kişinin kimliği, para hareketleri ve dijital kayıtlar araştırılarak hesap sahibinin olay içindeki rolü belirlenmelidir.
TCK 158/4 Nedir? IBAN ve Hesap Kullandırmada Ceza İndirimi
31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla (12. Yargı Paketi) eklenen TCK m.158/4 düzenlemesi, dolandırıcılığa katılımı belirli fiillerle sınırlı kalan kişiler için yarı oranında ceza indirimi öngörür.
Bu indirimin uygulanabilmesi için kişinin;
- Dolandırıcılık suçuna katıldığının belirlenmesi,
- Kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlama amacıyla hareket etmesi,
- Suça katkısının, kanunda belirtilen ödeme araçlarını veya hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi ya da araçları başkasına vermekle sınırlı kalması gerekir.
Mağdurla görüşme, sahte ilanı hazırlama veya dolandırıcılık sürecini yönetme gibi başka davranışlar varsa, kişinin katkısının kanunda belirtilen sınırlar içinde kalıp kalmadığı ayrıca incelenir.
Hesabın kullanılması nedeniyle ceza sorumluluğu doğması ile cezada indirim uygulanması farklı konulardır. Önce kişinin dolandırıcılığa bilerek katılıp katılmadığı değerlendirilir. Suça katılım ispatlanamıyorsa mesele indirim değil, suçtan sorumlu tutulup tutulamayacağıdır.
Banka hesabının, kartın veya mobil bankacılık erişiminin başkasına kullandırılmasıyla ilgili değerlendirmeler için IBAN kullandırma suçu ve hesap sahibinin sorumluluğu yazımızı inceleyebilirsiniz. Hesabınıza bu nedenle bloke konulduysa blokenin türü ve kaldırılma yolları için hesap blokesi nasıl kaldırılır yazımıza bakabilirsiniz.
Nitelikli Dolandırıcılıktan Beraat Etmek Mümkün mü?
Nitelikli dolandırıcılık suçlamasıyla dava açılması, kişinin mutlaka mahkum olacağı anlamına gelmez. Mahkeme; hileli davranışları, mağdurun aldatılıp aldatılmadığını, zarar ve menfaat ilişkisini, sanığın kastını ve olay içindeki rolünü değerlendirir.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesine göre suçun sanık tarafından işlenmediğinin belirlenmesi, suçun gerektirdiği kastın bulunmaması veya sanığın suçu işlediğinin ispatlanamaması gibi nedenlerle beraat kararı verilebilir.
Özellikle banka hesabının kullanıldığı dosyalarda, hesabın kimin adına kayıtlı olduğu ile işlemleri fiilen kimin yaptığı birlikte incelenir. Banka dekontları, mobil bankacılık erişimleri, para çekme veya aktarma işlemleri, yazışmalar ve taraflar arasındaki ilişki değerlendirilir. Hesaba para gelmesi üzerinden kişinin hileli davranışa bilerek katıldığı otomatik olarak kabul edilemez.
Nitelikli halin oluşmaması ise tek başına beraat sonucunu doğurmaz. Olayın TCK 157 kapsamındaki dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Soruşturma aşamasında kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturan delil elde edilememesi halinde ise kovuşturmaya yer olmadığına dair karar gündeme gelir. Bu karar ile yargılama sonunda verilen beraat kararı farklı aşamalara ilişkindir.
Dolandırıcılıkta Parayı Geri Ödersem Ne Olur?
Dolandırıcılık nedeniyle oluşan zararın geri ödenmesi, soruşturmayı veya davayı kendiliğinden sona erdirmez. Ancak TCK m.168’de düzenlenen etkin pişmanlık koşulları sağlanırsa cezada indirim yapılabilir. İndirim bakımından zararın hangi aşamada giderildiği önemlidir.
| Zararın giderildiği aşama | Uygulanabilecek indirim |
|---|---|
| İddianame kabul edilmeden önce | Cezanın üçte ikisine kadar |
| İddianame kabul edildikten sonra, hüküm verilmeden önce | Cezanın yarısına kadar |
Belirleyici tarih, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihtir. İlk duruşma henüz yapılmamış olsa bile iddianame kabul edilmişse kovuşturma başlamış sayılır.
Etkin pişmanlık için kişinin pişmanlık göstererek mağdurun zararını, alınanı geri verme veya zararı karşılayacak ödeme yapma yoluyla gidermesi gerekir. Yalnızca ödeme sözü verilmesi yeterli değildir. Yapılan ödemenin hangi mağdurun hangi zararını karşıladığı da açık olmalıdır.
Zararın Bir Kısmını Ödersem Ceza İndirimi Alabilir miyim?
Kısmi ödeme halinde etkin pişmanlık uygulanabilmesi için mağdurun rızası da gerekir. Bu nedenle zararın yalnızca bir bölümünün karşılanması, tek başına indirimden yararlanılmasını sağlamaz.
Tabloda belirtilen oranlar, uygulanabilecek indirimin üst sınırını gösterir. Her dosyada otomatik olarak en yüksek oranda indirim yapılmaz.
Hüküm Verildikten Sonra Parayı Ödersem İndirim Olur mu?
TCK m.168’in genel düzenlemesinde, hükümden sonra yapılan ödeme etkin pişmanlık indirimi için yeterli değildir. Ancak 12. Yargı Paketi kapsamında belirli dosyalar için özel bir imkan getirilmiştir.
7589 sayılı Kanun’un (Resmî Gazete 31.07.2026, sayı 33326) geçici m. 1/7 hükmüne göre, 31 Temmuz 2026’dan önce TCK m.157 veya 158 uyarınca hakkında hüküm verilmiş, dosyası infaz aşamasında olan, hakkında daha önce TCK m.168 uygulanmamış ve TCK m.158/4’ten yararlanacak hükümlüler, mağdurun zararını mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde tamamen giderirse TCK m.168/2’deki indirimden yararlanabilir.
Altı aylık süre, kanunun yayımlandığı tarihten değil, mahkemenin yapacağı ihtardan itibaren başlar. Düzenleme, o tarihte verilmiş olup kanun yoluna başvurulmadığı için sonradan kesinleşen hükümlere de uygulanır. Bu özel imkan bütün kesinleşmiş dolandırıcılık dosyalarını kapsamaz. Ayrıca bu geçiş hükmüne dayanılarak, zarar tamamen giderilmeden infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez.
Nitelikli Dolandırıcılık Uzlaşmaya Tabi mi?
Nitelikli dolandırıcılık, kural olarak uzlaştırma kapsamında değildir. TCK 157’de düzenlenen basit dolandırıcılık ise CMK m.253 uyarınca kanuni koşullar sağlandığında uzlaştırmaya tabidir. TCK m.167/2’de sayılan yakınlar arasında işlenen dolandırıcılık ile hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenen dolandırıcılık (TCK 159) şikâyete bağlı olduğundan, kanuni koşullar sağlanırsa bu dosyalarda da uzlaştırma gündeme gelir (CMK 253/1-a).
Tarafların kendi aralarında anlaşması veya mağdurun parasının geri ödenmesi, nitelikli dolandırıcılık dosyasını kendiliğinden kapatmaz. Ancak zararın giderilmesi, etkin pişmanlık koşulları varsa ceza indirimi sağlayabilir.
Nitelikli Dolandırıcılık Şikâyete Tabi mi, Şikâyet Süresi Var mı?
Nitelikli dolandırıcılık kural olarak şikâyete bağlı değildir; bu nedenle genel durumda altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz ve savcılık suçu öğrendiğinde resen soruşturma yapar. Ancak TCK m. 167/2’de sayılan yakınlık ilişkilerinde ve hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenen dolandırıcılıkta (TCK 159) soruşturma şikâyete bağlıdır; altı aylık süre bu dosyalarda ayrıca değerlendirilir. Delillerin korunması ve gerekli tedbirlerin alınabilmesi için gecikmeden başvurmak önemlidir.
Mağdur Şikâyetinden Vazgeçerse Dava Düşer mi?
Nitelikli dolandırıcılık kural olarak şikâyete bağlı değildir. Bu nedenle mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi, tek başına soruşturmayı veya davayı sona erdirmez. Savcılık ve mahkeme dosyayı incelemeye devam eder.
Bununla birlikte, TCK m.167 belirli yakınlar arasında işlenen malvarlığı suçları için iki ayrı sonuç öngörür. Suç; hakkında ayrılık kararı verilmemiş eşin, üstsoy veya altsoyun, bu derecedeki kayın hısmının, evlat edinen veya evlatlığın ya da aynı konutta birlikte yaşayan kardeşin zararına işlenmişse ilgili akrabaya ceza verilmez (TCK 167/1). Hakkında ayrılık kararı verilmiş eşin, aynı konutta birlikte yaşamayan kardeşin ya da aynı konutta birlikte yaşayan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derece kayın hısmının zararına işlenmişse kovuşturma şikâyete bağlıdır ve verilecek ceza yarı oranında indirilir (TCK 167/2).
Örneğin, aynı konutta yaşamayan kardeşlerden birinin diğerini dolandırması TCK 167/2 kapsamındadır. Bu dosyalarda şikâyetten vazgeçme kural olarak davanın düşmesine yol açar; diğer kanuni koşullar da sağlanıyorsa uzlaştırma gündeme gelebilir.
Dolayısıyla yakınlar arasında gerçekleşen olaylarda akrabalık ilişkisi ve bazı yakınlık türlerinde aynı evde yaşanıp yaşanmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Nitelikli Dolandırıcılıktan İfadeye Çağrıldım, Ne Yapmalıyım?
Nitelikli dolandırıcılık nedeniyle ifadeye çağrıldığınızda öncelikle hangi dosya kapsamında, hangi sıfatla ve hangi işlem için çağrıldığınızı öğrenmeniz gerekir. Çağrıda belirtilen birim, soruşturma numarası ve ifade tarihi üzerinden hazırlık yapılabilir.
Şüpheli olarak ifadeniz alınacaksa suçlamayı öğrenme, avukat yardımından yararlanma, suçlama hakkında açıklamada bulunmama ve lehinize olan delillerin toplanmasını isteme haklarınız vardır. Kimliğe ilişkin soruların doğru cevaplandırılması yükümlülüğü ise ayrıca devam eder.
Banka hesabınız veya bir para transferi nedeniyle çağrılmışsanız ilgili hesap hareketlerini, taraflarla yazışmalarınızı, ödeme açıklamalarını ve işlemin dayanağı olan belgeleri koruyun. Olayı hatırladığınız şekliyle açıklayın; bilmediğiniz ayrıntıları tahmin ederek tamamlamayın. İfade tutanağını imzalamadan önce okuyun ve beyanınızı doğru yansıtmayan kısımların düzeltilmesini isteyin.
İfade öncesindeki hazırlık ve işlem sırasındaki haklar hakkında ifadeye çağrıldım, ne yapmalıyım? rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Dosyada yakalama kararı bulunması veya kişinin gözaltına alınması halinde yapılacak işlemler ayrıca değerlendirilir. İfadeye çağrılmış olmak, tek başına tutuklama kararı verildiği anlamına gelmez.
Nitelikli dolandırıcılıktan ifadeye çağrıldıysanız ifadeden önce avukatla görüşmeniz önemlidir. Av. Ebubekir Kozan’a gece ve hafta sonu dâhil 0534 980 28 64 numarasından ulaşabilir ya da ifade çağrısını veya banka bildirimini fotoğrafla WhatsApp üzerinden iletebilirsiniz.
Nitelikli Dolandırıcılıkta Tutuklama Zorunlu mu?
Hayır. Nitelikli dolandırıcılıkla suçlanan kişinin tutuklanması zorunlu değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100 ve 101. maddelerine göre tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması gerekir. Tutuklamanın, işin önemi ve beklenen cezayla ölçülü olması da aranır. Nitelikli dolandırıcılık, tutuklama nedeninin varsayılabileceği katalog suçlar arasında değildir (CMK 100/3).
Kişinin kaçacağına, delilleri yok edeceğine veya tanık ya da mağdur üzerinde baskı kuracağına ilişkin somut olgular bu değerlendirmede önemlidir. Yalnızca suçlamanın adı veya cezanın yüksek olması, tutuklama için yeterli değildir.
İmza yükümlülüğü veya yurt dışına çıkış yasağı gibi adli kontrol tedbirlerinin yeterli olup olmayacağı da değerlendirilir. Tutuklama kararı verilirse, adli kontrolün neden yetersiz kalacağı somut gerekçelerle açıklanmalıdır.
Tutuklama kararına karşı itiraz edilebilir; soruşturma ve yargılama sırasında tahliye de istenebilir. Bu sürece ilişkin ayrıntıları tutuklama kararı ve itiraz yazımızda bulabilirsiniz.
Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen dosyalarda tutukluluk, soruşturma evresinde kural olarak en çok altı aydır; suçun toplu olarak (üç veya daha fazla kişiyle birlikte) işlendiği dosyalarda kanun soruşturma evresi için bir yıl altı ay ve altı aylık uzatma öngörür (CMK 102/4). Soruşturma evresi dâhil toplam tutukluluk süresi en çok bir yıldır ve zorunlu hâllerde altı ay uzatılabilir (CMK 102/1); toplu suçlardaki sürenin bu toplam sınırla ilişkisi uygulamada tartışmalıdır. Suç tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış olanlarda bu süreler daha kısa uygulanır (CMK 102/5).
Nitelikli Dolandırıcılıkta HAGB, Erteleme veya Para Cezasına Çevirme Mümkün mü?
Evet, kanuni koşullar sağlanırsa mümkün olabilir. Belirleyici olan, artırım ve indirimler uygulandıktan sonra hükmedilen hapis cezası ile kişinin durumudur. Suçun kanundaki ceza alt sınırına bakılarak bu imkânların tamamen kapalı olduğu söylenemez.
| Hukuki imkân | Hapis cezasında süre sınırı | Temel farkı |
|---|---|---|
| HAGB | İki yıl veya daha az | Kurulan hüküm, müsadere hükümleri dışında kişi hakkında hukuki sonuç doğurmaz. Denetim süreci uygulanır. |
| Hapis cezasının ertelenmesi | Kural olarak iki yıl veya daha az | Hapis cezası denetim süresine bağlı olarak ertelenir. Mahkûmiyet varlığını korur. |
| Adli para cezasına çevirme | Bir yıl veya daha az | Hapis cezası yerine adli para cezası uygulanır. |
Bu süre sınırlarının sağlanması tek başına yeterli değildir. Her uygulamanın ayrıca değerlendirilmesi gereken koşulları vardır.
CMK m.231’de düzenlenen HAGB için kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, mahkemenin yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması ve zararın tamamen giderilmesi aranır. Zararın hemen giderilemediği durumlarda, kanundaki koşullarla denetim süresinde taksitle ödeme imkânı da bulunur.
Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddesine göre ertelemede, kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve yargılama sürecindeki pişmanlığı nedeniyle yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması gerekir. Suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış veya 65 yaşını bitirmiş kişiler için iki yıllık sınır üç yıldır.
Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde ise TCK m.50 uyarınca kişinin durumu, yargılama sürecindeki pişmanlığı ve suçun işleniş özellikleri değerlendirilir.
Nitelikli dolandırıcılıkta hapis cezasının yanında ayrıca adli para cezası verilmesi, hapsin paraya çevrildiği anlamına gelmez. HAGB kararı verilen hükümdeki hapis cezası da aynı zamanda ertelenemez veya adli para cezasına çevrilemez.
Nitelikli Dolandırıcılık Davasına Hangi Mahkeme Bakar?
Yeni açılan nitelikli dolandırıcılık davalarında kural olarak asliye ceza mahkemesi görevlidir. 25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun’la nitelikli dolandırıcılık, ağır ceza mahkemesinin özel görev listesinden çıkarılmıştır. Hâkimler ve Savcılar Kurulu da 25 Aralık 2025 tarihli ve 2275 sayılı kararıyla (Resmî Gazete 27.12.2025) bu suçtan açılacak davaların asliye ceza mahkemelerine genel tevziden dağıtılacağını belirlemiştir.
Ancak daha önce açılmış bütün dosyalar asliye ceza mahkemesine gönderilmez. 7571 sayılı Kanunun 13. maddesiyle eklenen 5235 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesine göre değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemesinde görülen veya istinaf ya da temyiz incelemesinde bulunan davalarda, yalnızca bu görev değişikliği nedeniyle görevsizlik veya bozma kararı verilemez.
Ağırlaştırıcı nedenler görevi belirlemediğinden, suçun üç veya daha fazla kişiyle birlikte ya da örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesine ilişkin TCK 158/3’teki artırım tek başına dosyayı ağır ceza mahkemesine taşımaz (5235 sayılı Kanun m. 14); ağır cezalık bağlantılı bir suç veya özel bir görev kuralı bulunan dosyalarda ise görev ayrıca değerlendirilir. Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yere göre belirlenir (CMK 12/1); Beykoz, Şile ve Adalar dışındaki Anadolu Yakası ilçelerinde işlenen suçlara ilişkin davalar Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesinde görülür. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının ya da banka veya kredi kartlarının araç olarak kullanılmasıyla işlenen suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (CMK 12/6). Duruşma hazırlığı için ceza davasında ilk duruşma, karara karşı başvuru için ceza davasında istinaf başvurusu rehberlerimize bakabilirsiniz.
Nitelikli Dolandırıcılıkta Zamanaşımı Kaç Yıl?
Nitelikli dolandırıcılıkta, suç tarihinde 18 yaşını doldurmuş kişiler için olağan dava zamanaşımı kural olarak 15 yıldır. Bu süre, suçun kanundaki on yıllık hapis cezası üst sınırı esas alınarak belirlenir. Suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlendiğine ilişkin deliller varsa ceza bir kat artırıldığından üst sınır yirmi yıla çıkar ve zamanaşımı yirmi yıl olur (TCK 66/1-c ve 66/3). Üç veya daha fazla kişiyle birlikte işlenmesinde artırılmış üst sınır on beş yıl olduğundan süre on beş yılda kalır.
Ancak suç tarihinden itibaren 15 yıl geçmesi, dosyanın her durumda kapanacağı anlamına gelmez. Şüpheli veya sanıklardan birinin Cumhuriyet savcısı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, tutuklama kararı, iddianame düzenlenmesi ve sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa mahkûmiyet kararı verilmesi zamanaşımını keser (TCK 67/2). Sürenin durmasına yol açan nedenler de ayrıca değerlendirilir.
Suç tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış olanlarda süre daha kısadır (TCK 66/2).
Burada açıklanan süre dava zamanaşımıdır. Mahkûmiyet kesinleştikten sonra cezanın infazına ilişkin zamanaşımı farklı kurallara tabidir.
Nitelikli Dolandırıcılıktan 4 Yıl Ceza Alan Ne Kadar Yatar?
Suç tarihinde 18 yaşını doldurmuş bir hükümlü için ve özel bir infaz rejimi uygulanmıyorsa, 4 yıl hapis cezasında koşullu salıverilme için esas alınan süre 2 yıldır. Bu hesap, 5275 sayılı Kanun’un 107. maddesindeki genel yarı oranına dayanır. Koşullu salıverilmeden yararlanmak için iyi hâl koşulu da aranır.
Ancak bu hesap, kişinin mutlaka iki yıl cezaevinde kalacağı anlamına gelmez. Cezaevinde geçirilecek süreyi özellikle şu bilgiler etkiler:
- Suçun işlendiği tarih ve uygulanabilecek geçici infaz hükümleri.
- Tekerrür veya örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suça ilişkin özel kurallar.
- Gözaltında veya tutuklulukta geçirilip cezadan düşülecek süreler.
- Açık cezaevine ayrılma ve denetimli serbestlik koşulları.
- İnfaz edilecek başka kesinleşmiş cezaların bulunması.
Koşulları taşıyan hükümlüler, cezalarının bir bölümünü denetimli serbestlik kapsamında cezaevi dışında geçirebilir. Bu nedenle yalnızca “4 yıl ceza aldım” bilgisiyle kesin tahliye tarihi hesaplanamaz.
Hesabın nasıl yapıldığını ve süreyi etkileyen kuralları 2026 infaz hesaplama rehberimizde inceleyebilirsiniz.
Nitelikli Dolandırıcılığın Mağduruysanız
İnternet veya banka aracılığıyla ya da kendini kamu görevlisi veya banka çalışanı olarak tanıtan kişilerce dolandırıldıysanız bankaya hemen bildirim yapın: TCK 158/1-f ve l kapsamındaki şüphelerde paranın gönderildiği hesap kırk sekiz saate kadar askıya alınabilir; bu süre içinde hesapta bulunan suça konu menfaate hâkim kararıyla veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle el konulabilir (CMK 128/A). Banka bildirimi suç duyurusunun yerine geçmediğinden aynı gün Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa da başvurun; dekontları, IBAN ve alıcı bilgilerini, ilan bağlantısını ve yazışmaların tamamını saklayın. Başvuru, paranın mutlaka geri alınacağını garanti etmez. Adımların ayrıntısı için dolandırıldım, ilk olarak ne yapmalıyım başlıklı rehberimize bakabilirsiniz.
Nitelikli Dolandırıcılığa İlişkin Yargıtay Kararları
Hilenin Aldatmaya Elverişliliği
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 06.06.2017 tarih ve 2017/590 E., 2017/318 K. sayılı kararında dolandırıcılığın hile, aldatma, zarar ve haksız yarar unsurlarını açıklamıştır. Karara göre her yalan dolandırıcılık için yeterli değildir. Hilenin aldatmaya elverişli olup olmadığı; olayın özellikleri, mağdurun durumu, taraflar arasındaki ilişki ve kullanılan belge veya dış davranışlar dikkate alınarak belirlenmelidir.
Bu ölçüt, sözleşmeye aykırılık iddia edilen dosyalarda da yol göstericidir: gerçeğe aykırı tek bir beyan otomatik olarak dolandırıcılık sayılmaz; hilenin mağdurun malvarlığı tasarrufuna etkisi somutlaştırılmalıdır.
Sahte İnternet İlanı
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 08.03.2016 tarih ve 2015/1100 E., 2016/110 K. sayılı kararında, internet sitesinde başkasına ait bir araç için özellikleri farklı gösterilen satış ilanı verilmesi ve mağdurdan kapora alınması olayını değerlendirmiştir. Özel Daire eylemi basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanma (158/1-g) olarak nitelendirip hükmü bozmuş; Ceza Genel Kurulu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabul ederek sanığın bilişim sistemini araç olarak kullandığını, (f) ve (g) bentlerinin birlikte gerçekleştiği bu durumda daha ağır cezayı gerektiren (f) bendinin esas alınacağını belirtmiş ve ağır ceza mahkemesinin mahkûmiyet hükmünü, Anayasa Mahkemesinin TCK 53’e ilişkin iptal kararı gözetilerek düzeltip onamıştır.
Karar, internette yayımlanan sahte ilanın yalnız iletişim aracı değil, mağduru aldatan düzenin parçası olduğu durumlarda TCK m. 158/1-f’nin uygulanabileceğini gösterir.
Telefonla Aldatma ve Sonradan Banka Havalesi
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 10.05.2016 tarih ve 2014/288 E., 2016/255 K. sayılı kararında, sanığın mağduru telefonla arayıp kayrak taşı satışı için anlaştığı, 3.000 TL’yi havale yoluyla aldığı, ancak malı göndermediği olayı incelemiştir. Telefonun araç olarak kullanılması kanunda nitelikli hâl olarak sayılmadığından ve banka yalnızca paranın transferinde kullanıldığından eylemin TCK m. 157 kapsamında basit dolandırıcılık olduğu kabul edilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı reddedilmiştir.
Bu karar, “para IBAN’a gönderildiği için her olay nitelikli dolandırıcılıktır” şeklindeki yaklaşımın doğru olmadığını gösterir. Olayda TCK m. 158/1-l gibi başka bir nitelikli hâl bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilir.
Banka İşleminin Hilenin Parçası Yapılması
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 29.11.2022 tarih ve 2022/204 E., 2022/749 K. sayılı kararında bankanın araç olarak kullanılabilmesi için bankanın olağan faaliyetlerinden, bu faaliyeti yürüten kişilerden veya banka tarafından üretilen maddi varlıklardan suçta yararlanılması gerektiğini belirtmiştir.
Somut olayda banka havale dekontuna gerçeğe aykırı borç açıklaması yazdırılması ve bu dekonta dayanılarak icra takibi yapılması birlikte değerlendirilmiş; bankanın ve icra dairesinin hileli düzenin parçası hâline getirildiği kabul edilmiştir. Bu nedenle eylem, teşebbüs aşamasında kalan nitelikli dolandırıcılık olarak değerlendirilmiştir.
Nitelikli Dolandırıcılık Dosyasında Avukat Desteği
Nitelikli dolandırıcılık dosyasında savunma; suçlamanın hangi bende dayandığının, kişinin olaydaki rolünün ve banka, ilan ve yazışma kayıtlarının neyi gösterdiğinin belirlenmesiyle başlar. Fiilin basit dolandırıcılık sayılması cezayı, uzlaştırmayı ve zamanaşımını değiştirdiğinden nitelendirme itirazı çoğu dosyada savunmanın ilk konusudur. Soruşturmadan istinafa avukatlık hizmeti, hesap askıya alma ve el koyma başvuruları, mağdurlar için katılan vekilliği ve 2026 avukatlık ücretleri İstanbul dolandırıcılık avukatı sayfamızda anlatılmıştır. Anadolu Yakası’ndaki ilçelere göre bilgi için Kartal ceza avukatı ve Maltepe ceza avukatı sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Nitelikli dolandırıcılık soruşturmanız veya davanız varsa soruşturma veya esas numarasını, ifade çağrısını ya da iddianameyi WhatsApp üzerinden iletebilir veya 0534 980 28 64 numarasından Av. Ebubekir Kozan’a ulaşabilirsiniz.
Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Hakkında Sık Sorulan Sorular
Nitelikli dolandırıcılık cezası kaç yıldır?
Temel ceza 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. TCK 158/1-e, f, j, k ve l bentlerinde hapis cezasının alt sınırı 4 yıldır; bu bentlerde adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
Nitelikli dolandırıcılık şikâyete bağlı mı, şikâyet süresi var mı?
Kural olarak şikâyete bağlı değildir; altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz ve soruşturma re’sen yürütülür. TCK m. 167/2’de sayılan belirli yakınlar bakımından istisna vardır. Her durumda delillerin korunması ve tedbir alınabilmesi için gecikmeden başvurmak önemlidir.
İnternetten aldığım ürün gönderilmezse nitelikli dolandırıcılık oluşur mu?
Ürünün gönderilmemesi tek başına yeterli değildir. Satıcının ödeme alınırken ürünü teslim etme niyetinin bulunup bulunmadığı; sahte ilan, kimlik veya kargo belgesi kullanımı, stok ve sipariş kayıtları ile benzer olaylar birlikte değerlendirilir.
Banka dekontu tek başına mahkûmiyet için yeterli mi?
Dekont, paranın hangi hesaba gönderildiğini gösterir; ancak hileyi, hesabı fiilen kullanan kişiyi ve suç kastını her zaman tek başına ispatlamaz. Yazışmalar, ilanlar, cihaz erişimleri, para çekme veya aktarma işlemleri ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmelidir.
Dolandırıcılık suçu para hesaba geçince mi, çekilince mi tamamlanır?
Suç, mağdurun hile nedeniyle zarara uğraması ve haksız yararın elde edilmesiyle tamamlanır. Para failin kullanımındaki hesaba geçmişse ayrıca ATM’den çekilmesi her olayda zorunlu değildir. Yararın elde edilip edilmediği somut para hareketlerine göre belirlenir.
Hesabıma dolandırıcılık parası gelirse ceza alır mıyım?
Paranın hesaba gelmesi otomatik mahkûmiyet sebebi değildir. Hesap sahibinin olayı bilip bilmediği, menfaat amacı, hesabı kimin kullandığı ve suça katkısının bulunup bulunmadığı ispatlanmalıdır. Katılım yalnız hesap veya ödeme aracını kullandırmakla sınırlıysa TCK m. 158/4 ayrıca değerlendirilebilir.
Üç mağdur varsa TCK 158/3 uygulanır mı?
Hayır. TCK m. 158/3’teki artırım, suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesine ilişkindir. Mağdur sayısının üç olması bu artırımı tek başına doğurmaz; fakat her mağdur bakımından ayrı suç veya zincirleme suç hükümleri gündeme gelebilir.
Mağdur şikâyetinden vazgeçerse dava düşer mi?
Kural olarak düşmez. Nitelikli dolandırıcılık re’sen takip edildiğinden vazgeçme soruşturmayı veya davayı sona erdirmez. TCK m. 167/2’de sayılan yakınlar arasında işlenen suçlarda ise kovuşturma şikâyete bağlıdır ve vazgeçme kural olarak davayı düşürür; TCK m. 167/1’deki yakınlara ise ceza verilmez.
Para geri ödenirse ceza verilir mi?
Ödeme dosyayı otomatik olarak kapatmaz. Ancak hüküm verilmeden önce ve TCK m. 168’deki şartlarla zarar giderilirse etkin pişmanlık nedeniyle ceza indirimi yapılabilir. Kısmi ödeme hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun rızası gerekir.
Nitelikli dolandırıcılıkta HAGB verilebilir mi?
Yalnızca artırım ve indirimlerden sonra belirlenen sonuç ceza 2 yıl veya daha azsa ve CMK m. 231’deki diğer şartlar gerçekleşirse mümkündür. Suçun 3 veya 4 yıllık kanuni alt sınırı nedeniyle önemli bir indirim nedeni bulunmadan HAGB uygulanamaz.
Nitelikli dolandırıcılık adli sicile işler mi?
Kesinleşen mahkûmiyet kural olarak adli sicile kaydedilir. HAGB kararı ise olağan adli sicil kaydından farklı olarak kendisine özgü sistemde tutulur ve kanunda belirtilen amaç dışında kullanılamaz.
Nitelikli dolandırıcılıkta mağdur beyanı tek başına yeterli mi?
Ceza muhakemesinde deliller sayı hesabıyla değerlendirilmez. Mağdur anlatımının tutarlılığı, olayla uyumu ve diğer delillerle desteklenip desteklenmediği incelenir. Mahkûmiyet, suçun sanık tarafından işlendiği konusunda her türlü makul şüpheden uzak bir kanaate dayanmalıdır.
Nitelikli dolandırıcılık davasına hangi mahkeme bakar?
25 Aralık 2025’ten itibaren yeni açılan davalara kural olarak asliye ceza mahkemesi bakar (7571 sayılı Kanun). O tarihte ağır ceza mahkemesinde görülen veya istinaf ya da temyizde bulunan dosyalar, kesin hükme kadar eski görev kurallarına göre devam eder (5235 sayılı Kanun geçici m. 7).
Nitelikli dolandırıcılıkta zamanaşımı kaç yıl?
Suç tarihinde 18 yaşını doldurmuş kişiler bakımından olağan dava zamanaşımı kural olarak 15 yıldır (TCK 66/1-d). Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenme gibi daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâller (örgüt hâlinde süre yirmi yıldır), suç tarihindeki yaş küçüklüğü ve zamanaşımını durduran veya kesen işlemler (savcı huzurunda ifade, tutuklama, iddianame, mahkûmiyet) bu hesabı değiştirir (TCK 66, 67). Bu nedenle yalnızca suç tarihinden itibaren 15 yıl geçtiğine bakılarak dosyanın düşeceği söylenemez.
Hazırlayan: Av. Ebubekir Kozan