Ceza Hukuku

İftira Suçu (TCK 267): Cezası, Unsurları ve Suç Uydurma Farkı

İftira suçu ve suç uydurma (TCK 267, TCK 271)
Ceza Hukuku

İçindekiler

İftira Suçu Nedir?

Kısa cevap: İftira, bir kişinin işlemediğini bildiği hâlde, hakkında soruşturma başlatılmasını veya idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için ona yetkili makamlara ihbar ya da şikâyette bulunarak veya basın ve yayın yoluyla hukuka aykırı bir fiil yüklemektir (TCK 267). Temel cezası bir yıldan dört yıla kadar hapistir. Bir şikâyetin takipsizlik veya beraatle sonuçlanması tek başına iftira anlamına gelmez; şikâyetçinin isnadın gerçeğe aykırı olduğunu bildiği ve bu amaçla hareket ettiği ayrıca ortaya konmalıdır.

Soru Kısa cevap Belirleyici nokta
Temel ceza nedir? 1 yıldan 4 yıla kadar hapis İsnadın yolu, gerçeğe aykırılığı bilme ve özel amaç (TCK 267/1)
Şikâyete veya uzlaştırmaya tabi mi? Hayır; savcılık resen soruşturur, önödeme de uygulanmaz Şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez (CMK 253, TCK 75)
Beraat veya takipsizlik iftirayı kanıtlar mı? Hayır, tek başına kanıtlamaz İsnadın bilerek gerçeğe aykırı yapıldığını gösteren deliller
Zamanaşımı ne zaman başlar? Mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten Tarih, kararın türüne göre belirlenir (TCK 267/8)
İftiradan dönmenin etkisi nedir? Aşamaya göre ceza indirimi Mağdurun dosyasının aşaması ve dönüşün açıklığı (TCK 269)
Tazminat istenebilir mi? Evet; iftira edenden ve koşulları varsa devletten Ayrı yollar ve ayrı süreler (TBK 72, CMK 142)

TCK 267 Madde Metni

İftira

Madde 267- (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idarî bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması halinde, ceza yarı oranında artırılır.

(3) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(4) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olan mağdurun bu fiil nedeniyle gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.

(5) Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 10/4/2013 tarihli ve E.: 2013/14, K.: 2013/56 sayılı Kararı ile.) hükmolunur.

(6) Mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise, beşinci fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.

(7) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 17/11/2011 tarihli ve E.: 2010/115, K.: 2011/154 sayılı Kararı ile.)

(8) İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar.

(9) Basın ve yayın yoluyla işlenen iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararı, aynı veya eşdeğerde basın ve yayın organıyla ilân olunur. İlân masrafı, hükümlüden tahsil edilir.

İftira Suçunun Unsurları

İftira için dört koşul birlikte aranır: isnadın yetkili makamlara ihbar veya şikâyetle ya da basın ve yayın yoluyla yapılması, belirli bir kişiye hukuka aykırı fiil yüklenmesi, failin isnadın gerçeğe aykırı olduğunu bilmesi ve soruşturma ya da idari yaptırım sağlama amacı. Biri eksikse olay hakaret, suç uydurma veya başka bir suç yönünden değerlendirilebilir.

Yetkili Makamlara İhbar, Şikâyet veya Basın Yoluyla İsnat

Yetkili makam; Cumhuriyet savcılığı, polis ve jandarma gibi kolluk birimleri ile idari yaptırım uygulamaya yetkili kurumlardır. Valilik, kaymakamlık veya mahkemeye verilen dilekçeler de savcılığa iletildiğinden bu kapsamdadır (CMK 158/2). Basın ve yayın yolu, internet dâhil her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınları kapsar (TCK 6/1-g). Yalnız özel bir konuşmada veya bireysel mesajda yapılan suçlama, tek başına ihbar, şikâyet ya da basın ve yayın yolunu karşılamaz; açıklamanın yetkili makama iletilmek üzere yapılıp yapılmadığı ve failin amacı somut olayda değerlendirilir. Aşağıda özetlenen kararında Yargıtay Ceza Genel Kurulu, isnadı annesine anlatan, olay ağabeyinin şikâyetiyle savcılığa ulaşınca kollukta anlatımını tekrarlayıp şikâyetçi olmadığını söyleyen kişi bakımından iftiranın oluşmadığına oy çokluğuyla karar vermiştir; karşı oy, yetkili makam önünde ifade verirken yapılan isnadın da iftira oluşturabileceği yönündedir.

CİMER’e veya Kuruma Yapılan Şikâyet İftira Olur mu?

Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine (CİMER) yapılan bir başvuru, içeriğine göre ilgili kuruma veya savcılığa iletildiğinde yetkili makama yapılmış sayılabilir; bu otomatik bir sonuç değildir ve bilme ile amaç unsurları ayrıca incelenir. Başvurunun işleme konulmaması tek başına suçun oluşmadığını göstermez. Kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı bir suç ilgili kurum idaresine bildirilirse idare bildirimi savcılığa gönderir (CMK 158/4); bir kamu görevlisinin disiplin amirine yapılan asılsız şikâyet de disiplin yaptırımı uygulanmasını amaçlıyorsa iftira oluşturabilir. Buna karşılık özel bir iş yerindeki yöneticiye yalnız iş ilişkisi kapsamında yapılan bildirim, sırf bu nedenle yetkili makama ihbar şartını karşılamaz.

Belirli Bir Kişiye Hukuka Aykırı Bir Fiil Yüklenmesi

Suçlanan kişinin adıyla anılması şart değildir; araştırmayla kimliğinin belirlenebilir olması yeterlidir. Yüklenen fiil bir suç olabileceği gibi disiplin cezası veya idari para cezası gibi idari yaptırım gerektiren bir fiil de olabilir. İsnat edilen fiil hiç işlenmemiş ya da başkası tarafından işlenmiş olabilir; gerçekten işlenmiş bir fiile yaptırımı ağırlaştıracak gerçek dışı eklemeler yapılması da iftira oluşturabilir. Kişi gösterilmeden yalnızca işlenmemiş bir suçun ihbar edilmesi ise iftira değil, suç uydurmadır (TCK 271).

“İşlemediğini Bildiği Hâlde”: Kast Şartı

İftira ancak doğrudan kastla işlenebilir: fail isnadın gerçeğe aykırı olduğunu bilmeli ve kişi hakkında soruşturma, kovuşturma ya da idari yaptırım başlatılmasını sağlamak amacıyla hareket etmelidir. Yanlış anlama, eksik bilgi ya da belirli olgulardan yola çıkarak gerçekten suç işlendiğine inanarak veya şüphelenerek yapılan ihbar iftira değildir. Kanıtlanamasa bile somut olgulara dayanan şikâyet, kural olarak Anayasa’nın 36. maddesindeki hak arama hürriyetinin ve 74. maddesindeki dilekçe hakkının kullanılmasıdır. Husumet ve şikâyetin dayanakları kastın değerlendirilmesinde dikkate alınır; ancak husumet veya duyum tek başına yeterli değildir, bilme ve amaç diğer delillerle birlikte ortaya konmalıdır.

Soruşturma veya İdari Yaptırım Sağlama Amacı

İsnadın, suçlanan kişi hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamaya yönelmesi gerekir. Suçun oluşması için mağdur hakkında gerçekten soruşturma açılması veya yaptırım uygulanması aranmaz; bu amaçla yapılan isnadın kanundaki yollardan biriyle yapılması yeterlidir. Koruma tedbiri veya mahkûmiyet gibi ek sonuçlar ise cezayı ağırlaştıran ayrı hükümlerdir.

İftira Suçunun Cezası Ne Kadar?

Temel ceza bir yıldan dört yıla kadar hapistir; kanunda adli para cezası seçeneği yoktur. İftiranın sonuçlarına göre ceza ağırlaşır:

Hâl Ceza
Temel hâl (TCK 267/1) 1 yıldan 4 yıla kadar hapis
Fiilin maddi eser ve delilleri uydurularak iftira (TCK 267/2) Ceza yarı oranında artırılır; 1 yıl 6 aydan 6 yıla kadar hapis
Yüklenen fiili işlemediği için beraat eden veya hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen mağdura, bu fiil nedeniyle gözaltı ve tutuklama dışında bir koruma tedbiri uygulanmışsa (TCK 267/3) Ceza ayrıca yarı oranında artırılır
Aynı koşullardaki mağdur bu fiil nedeniyle gözaltına alınmış veya tutuklanmışsa (TCK 267/4) İftira cezasına ek olarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (TCK 109) dolaylı faillik hükümlerine göre ceza
Mağdur ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis cezasına mahkûm olmuşsa (TCK 267/5) 20 yıldan 30 yıla kadar hapis
Bu mahkûmiyetin infazına başlanmışsa (TCK 267/6) Beşinci fıkradaki ceza yarısı kadar artırılır
Basın ve yayın yoluyla iftira (TCK 267/9) Mahkûmiyet kararı aynı veya eşdeğer yayın organında ilan edilir; masrafı hükümlüye aittir

Aralıklar ilgili hükmün tek başına uygulanmasına göredir; birden fazla artırım veya indirim varsa sonuç ceza ayrıca hesaplanır. Sahte mesaj, ekran görüntüsü veya belge hazırlayıp şikâyete eklemek delil uydurma (TCK 267/2) sayılabilir. 267/3 ve 267/4 için kararın adı yetmez; mağdurun fiili işlemediği için beraat etmesi veya takipsizlik kararı alması ve tedbirin bu isnat nedeniyle uygulanması gerekir.

Mağdurun süreli hapse mahkûmiyetine ilişkin ibarenin iptali 10 Haziran 2014’te, hapis dışındaki adli veya idari yaptırımlara ilişkin yedinci fıkranın iptali 17 Mart 2013’te yürürlüğe girmiştir (Anayasa Mahkemesi). Bu hâllerde fail birinci ila üçüncü fıkralara göre cezalandırılır; koşulları varsa dördüncü fıkra ayrıca uygulanır. Gözaltı ve tutuklamanın sonuçları için kişiyi hürriyetinden yoksun kılma yazımıza bakabilirsiniz.

Beraat veya Takipsizlik Kararı İftira Anlamına Gelir mi?

Hayır. Şikâyet edilen kişi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya beraat kararı verilmesi, şikâyetçinin iftira attığını tek başına göstermez. Bu kararlar yeterli delil bulunmadığı veya “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gerekçesiyle de verilebilir. Gerekçe önemlidir: suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması (CMK 223/2-b) ile işlendiğinin sabit olmaması (CMK 223/2-e) aynı tespit değildir; ilk hâlde bile şikâyetçinin bildiği kendiliğinden ispatlanmış olmaz. Şikâyetçinin bildiği; suçlanan kişinin olay saatinde başka yerde olduğunu bilmesi, delili kendisinin hazırlaması veya şikâyeti pazarlık aracı yapması gibi somut olgularla ortaya konmalıdır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi de zabıta memurlarının kendisinden para aldığını ileri süren ve bunu ispat edemeyen kişinin beraatini, iftira kastını gösteren delil bulunmadığı gerekçesiyle onamıştır.

Yüklenen fiilin işlenip işlenmediği iftira dosyasının temel sorusu olduğundan önceki dosyanın sonucu gözetilebilir; ancak kanun, iftiranın oluşması için mağdur hakkında soruşturma açılmasını veya önceki dosyanın kesinleşmesini şart koşmaz. Önceki dosyanın karar gerekçesi, ifade tutanakları ve kayıtlar birlikte incelenmeden iftira yönünden sonuca varılamaz.

Hakkınızda asılsız bir şikâyetle soruşturma başlatıldıysa veya size iftira suçlaması yöneltildiyse Av. Ebubekir Kozan’a gece ve hafta sonu dâhil 0534 980 28 64 numarasından ulaşabilir ya da WhatsApp üzerinden yazabilirsiniz.

Cinsel Suç Şikâyetinden Sonra Beraat: İftira Otomatik Oluşur mu?

Hayır. Cinsel suç isnadıyla yürütülen bir dosyada delil yetersizliğinden beraat verilmesi, şikâyetçinin bilerek gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu tek başına göstermez; delillerin değeri her dosyada ayrıca belirlenir. İftira için kastı gösteren mesajlar veya olay zamanına ilişkin kayıtlar gibi somut olgular gerekir. Savunma ve delil koruma için cinsel saldırı ve cinsel taciz yazılarımıza bakabilirsiniz.

Boşanma veya Aile Husumetinde Asılsız Şikâyet

Boşanma, velayet veya miras uyuşmazlıklarında karşı tarafın ya da yakınlarının şiddet, tehdit, cinsel istismar veya örgüt üyeliği gibi isnatlarla şikâyet edilmesi gündeme gelebilir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, boşanma sürecindeki husumet nedeniyle ve somut bir olguya dayanmadan yapılan örgüt üyeliği ihbarında, iftira yönünden kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunduğunu kabul ederek takipsizlik kararına itirazın reddini kanun yararına bozmuştur. Husumetin varlığı ise tek başına yeterli değildir; isnadın gerçek dışı olduğu ve şikâyetçinin bunu bildiği ayrıca ortaya konmalıdır.

İftira ile Suç Uydurma, Hakaret ve Yalan Tanıklık Arasındaki Fark

Adliyeye karşı suçlar ve şeref suçları birbirine yakın görünse de unsurları farklıdır:

Suç Fark Temel ceza
İftira (TCK 267) Belirli bir kişiye, işlemediği bilinen fiil yetkili makama ihbar veya şikâyetle ya da yayın yoluyla yüklenir; amaç soruşturma veya idari yaptırımdır 1–4 yıl hapis
Suç uydurma (TCK 271) Kişi gösterilmeden işlenmemiş bir suç ihbar edilir (yalan ihbar) veya delili uydurulur 3 yıla kadar hapis (alt sınır TCK 49 gereği bir ay)
Hakaret (TCK 125) Onur, şeref ve saygınlığı rencide eden somut fiil isnadı; soruşturma veya yaptırım amacı aranmaz. Kural olarak şikâyete bağlıdır (görevinden dolayı kamu görevlisine hakaret hariç) 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası
Yalan tanıklık (TCK 272) Tanık olarak dinlenen kişi gerçeğe aykırı beyanda bulunur 4 ay–1 yıl; mahkemede veya yeminli dinlemede 1–3 yıl; üç yıldan fazla hapis gerektiren suçun dosyasında 2–4 yıl
Başkasının kimlik bilgilerini kullanma (TCK 268) İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturmayı engellemek amacıyla başkasının kimlik bilgileri kullanılır İftira cezası
Suçu üstlenme (TCK 270) Gerçeğe aykırı olarak suç işlediği veya suça katıldığı yetkili makamlara bildirilir 2 yıla kadar hapis; üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak için işlenirse ceza dörtte üç oranında indirilebilir veya tamamen kaldırılabilir

Hakaretin unsurları ve şikâyet süresi için hakaret suçu yazımıza, karakolda başkasının kimliğini kullanma örnekleri için resmî belgede sahtecilik suçu yazımıza bakabilirsiniz.

Suç Uydurma Suçu (TCK 271)

İşlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kişi, üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Halk arasında “yalan ihbar” denilen bu suça örnek, sigorta bedeli için aracın veya telefonun çalındığını ya da borçtan kurtulmak için gasp edildiğini ihbar etmektir. Suç uydurmada iftiradaki gibi özel bir etkin pişmanlık hükmü yoktur. Cezanın üst sınırı üç yıl olduğundan kamu davasının açılmasının ertelenmesi (CMK 171/2) koşulları varsa değerlendirilebilir; örgüt faaliyeti, kamu görevlisinin görevi sebebiyle veya görevliye karşı görevinden dolayı işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar gibi CMK 171/6 istisnaları saklıdır.

Sosyal Medyada Suç İsnadı: İftira mı, Hakaret mi?

Herkese açık sosyal medya paylaşımları elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayın olarak değerlendirilebilir; bireysel mesaj ise kendiliğinden yayın sayılmaz. İftira için paylaşımın, suçlanan kişi hakkında soruşturma veya idari yaptırım başlatılmasını sağlama amacı taşıması ve failin isnadın gerçeğe aykırı olduğunu bilmesi gerekir; bu unsurlar yoksa hakaret gibi başka suçlar değerlendirilir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, kendi hesabından katılanlara yönelik paylaşımlar yapan ve isnatlarının olgulara dayanmadığı anlaşılan sanık hakkındaki iftira mahkûmiyetini onamıştır.

İftira Suçu Şikâyete Tabi mi?

Hayır. İftira şikâyete bağlı bir suç değildir; Cumhuriyet savcılığı suçu öğrendiğinde resen soruşturur. Bu nedenle iftira için altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz ve mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi davayı düşürmez.

İftira Suçu Uzlaşmaya Tabi mi?

Hayır. İftira, uzlaştırmaya tabi suçlar arasında sayılmamıştır (CMK 253). Tarafların barışması veya özür dilenmesi dosyayı kapatmaz; somut dosyada takdiri indirim (TCK 62) ölçütleri bakımından değerlendirilebilir. Cezada asıl indirimi sağlayan, iftira edenin isnadından yetkili makam önünde açıkça dönmesidir (TCK 269). Uzlaştırmaya tabi suçların listesi için uzlaştırma nedir yazımıza bakabilirsiniz. İftiranın üst sınırı altı ayı aştığından ve suç TCK 75/6’daki özel önödeme listesinde yer almadığından önödeme de uygulanmaz.

İftira Suçunda Zamanaşımı

İftirada dava zamanaşımı, iftiranın yapıldığı tarihten değil, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar (TCK 267/8). Bu tarih kararın türüne ve kesinleşme durumuna göre belirlenir; her olayda kesinleşmiş beraat veya takipsizlik kararının tarihi olmak zorunda değildir. Temel hâlde süre sekiz yıldır (TCK 66/1-e); delil uydurma (267/2) veya koruma tedbiri (267/3) artırımıyla üst sınır beş yılı aştığında süre on beş yıldır (TCK 66/1-d, 66/3). Mağdurun müebbet hapse mahkûm edildiği hâlde süre yirmi yıldır (TCK 66/1-c). 267/4 nedeniyle ayrıca sorumlu olunan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun zamanaşımı ayrı hesaplanır. Zamanaşımını kesen işlemler varsa süre en fazla yarısı kadar uzar (TCK 67/4); HAGB denetim süresi gibi durma hâlleri ayrıca değerlendirilir. Suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış failde süreler kısalır (TCK 66/2).

İftira Davası Hangi Mahkemede Görülür?

İftira davası kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür. Mağdurun müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm olduğu hâlde ceza yirmi ila otuz yıl olduğundan dava ağır ceza mahkemesinde görülür; 267/4 nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu veya başka suçlar birlikte yargılanıyorsa görev ve bağlantı hükümleri ayrıca incelenir. Yer bakımından yetki kural olarak suçun işlendiği yere göre belirlenir (CMK 12); basın ve yayın yoluyla işlenen iftirada CMK 12’deki özel yetki kuralları dikkate alınır. Asliye ceza mahkemesinin kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir; süre ve dilekçe için ceza davasında istinaf başvurusu yazımıza bakabilirsiniz.

İftirada Etkin Pişmanlık: İftiradan Dönme (TCK 269)

İftira eden kişi, iftirasından döner ve gerçeği yetkili makamlara açıkça bildirirse cezası indirilir. İndirim oranı, iftira edenin değil, iftiraya uğrayan mağdurun dosyasının hangi aşamada olduğuna göre değişir:

Dönüşün zamanı İndirim
Mağdur hakkında adli veya idari soruşturma başlamadan önce Cezanın beşte dördü indirilir
Soruşturma başladıktan sonra, mağdur hakkında kovuşturma başlamadan önce Cezanın dörtte üçü indirilir
Kovuşturma başladıktan sonra, mağdur hakkında hükümden önce Cezanın üçte ikisi indirilebilir
Mağdurun mahkûmiyetinden sonra Cezanın yarısı indirilebilir
Mağdurun cezasının infazına başlandıktan sonra Cezanın üçte biri indirilebilir

İlk iki aşamada koşulları varsa indirim zorunludur; sonraki aşamalarda hâkim takdir eder. İsnat yalnız idari yaptırım gerektiren bir fiile ilişkinse, idari yaptırım kararından önce dönülürse cezanın yarısı, yaptırım uygulandıktan sonra dönülürse üçte biri indirilebilir (TCK 269/4). Basın ve yayın yoluyla yapılan iftirada dönüşün aynı yöntemle yayımlanması gerekir (TCK 269/5). Yargıtay Ceza Genel Kurulu, dönüşün açık ve anlaşılır olmasını ve gerçeğin ortaya çıkmasına katkı sağlamasını aramaktadır. Etkin pişmanlığın diğer suçlardaki karşılıkları için etkin pişmanlık yazımıza bakabilirsiniz.

HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezasına Çevirme

Sonuç ceza iki yıl veya daha az olduğunda, diğer kanuni şartlar da varsa şu seçenekler değerlendirilebilir; hiçbiri otomatik değildir:

  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB): Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyeti yoksa, yeniden suç işlemeyeceği kanaati oluşursa ve somut zarar giderilmişse verilebilir. CMK 231, 7589 sayılı Kanunla 31 Temmuz 2026’dan itibaren yeniden düzenlenmiştir: denetim süresi yetişkinlerde beş yıldır ve bu sürede dava zamanaşımı durur; karara karşı kural olarak istinaf yolu açıktır; HAGB verilen hükümdeki hapis cezası ayrıca ertelenemez veya seçenek yaptırıma çevrilemez. Ayrıntılar için HAGB nedir yazımıza bakabilirsiniz.
  • Hapis cezasının ertelenmesi: İki yıl veya daha az süreli hapis cezası kanundaki şartlarla ertelenebilir (TCK 51).
  • Adli para cezasına çevirme: Bir yıl veya daha az süreli hapis cezası adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir (TCK 50).

İftiraya Uğradıysanız Ne Yapmalısınız?

Önce hakkınızdaki dosyada savunmanızı güçlü kurun; o dosyadaki deliller iftira değerlendirmesinde de belirleyicidir. İfadeyi avukatınızla birlikte verin ve aleyhinize yapılan isnadın gerçeğe aykırı olduğunu gösteren mesaj, konum, kamera ve tanık bilgilerini silmeden koruyun; ekran görüntülerinin delil değeri için WhatsApp yazışmaları delil olur mu yazımıza bakabilirsiniz. İfade sürecini ifadeye çağrıldım, ne yapmalıyım yazımızda anlattık.

Hakkınızdaki dosya takipsizlik veya beraatle sonuçlandığında iftira için Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunabilirsiniz; delillerin kaybolma riski varsa suç duyurusu daha erken de yapılabilir. İftira suçunun dava zamanaşımı özel bir başlangıca bağlı olsa da tazminat istemlerinin süreleri (TBK 72, CMK 142) ayrı işler; kamera ve mesaj gibi kayıtların korunması da beklemeye bırakılmamalıdır.

İftira Davası Nasıl Açılır, Süresi Ne Kadar?

İftira davasını mağdur doğrudan açmaz; soruşturma resen veya mağdurun suç duyurusuyla başlar. Savcı yeterli şüphe varsa iddianame düzenler; iddianame mahkemece kabul edilirse kovuşturma başlar ve mağdur katılan olarak davaya katılabilir. Ceza yönünden süre, yukarıda anlatılan dava zamanaşımıdır. Tazminat istemi ise zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde fiilden itibaren on yıl içinde ileri sürülmelidir; istem, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü bir fiilden doğmuşsa o süre uygulanır (TBK 72).

İftira Suç Duyurusu Dilekçesinde Neler Yer Almalı?

  • Şikâyet edilen kişinin kimliği ve hangi tarihte, hangi makama, hangi isnatta bulunduğu
  • Hakkınızdaki soruşturma veya dava dosyasının numarası, verilen takipsizlik ya da beraat kararı, gerekçesi ve varsa kesinleşme ve tebliğ tarihi
  • Şikâyetçinin isnadın gerçeğe aykırı olduğunu bildiğini gösteren olgular: mesajlar, kayıtlar, tanıklar, çelişkili beyanlar
  • Varsa uydurulmuş delilin ne olduğu ve nasıl anlaşıldığı
  • Gözaltı, tutuklama veya başka bir koruma tedbiri uygulandıysa tarihleri

İftira Nedeniyle Tazminat

İftiraya uğrayan kişi, kişilik haklarının saldırıya uğraması nedeniyle manevi tazminat ve uğradığı maddi zararın giderilmesini isteyebilir (Türk Borçlar Kanunu m. 49 ve 58). Tazminat davası asliye hukuk mahkemesinde ayrıca açılır; hukuka aykırılık, kusur, zarar ve illiyet bağı ayrıca incelenir. Ceza davasının sonucu tazminatı kendiliğinden belirlemez; hukuk hâkimi ceza mahkemesinin beraat kararıyla ve kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir (TBK 74). Manevi tazminat miktarını hâkim; isnadın ağırlığını, yayılmasını, gözaltı veya tutuklama yaşanıp yaşanmadığını ve tarafların durumunu gözeterek takdir eder.

Devlete Karşı Tazminat: Tazminat Komisyonu mu, Ağır Ceza Mahkemesi mi?

Yakalanan, gözaltına alınan veya tutuklanan kişinin devlete karşı tazminat hakkı, iftira edene karşı açılacak davadan ayrıdır ve CMK 141’de sayılan hâllere bağlıdır; asılsız şikâyet tek başına yetmez. Kanuna uygun yakalama veya tutuklamadan sonra takipsizlik ya da beraat verilmesine dayanan istemler (CMK 141/1-e) 1 Haziran 2024’ten beri Tazminat Komisyonuna yapılır; kanuni gözaltı süresinin aşılması gibi bazı bentlerde ise istem, kişinin oturduğu yer ağır ceza mahkemesine yöneltilir. Başvuru, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde yapılmalıdır (CMK 142). İftira konusu suç nedeniyle gözaltına alınma veya tutuklama hâlinde devlet, ödediği tazminat için iftira edene rücu eder (CMK 143/3).

Hakkınızda İftira Suçlaması Varsa: Savunma

Takipsizlik veya beraatle sonuçlanan bir şikâyetin ardından şikâyetçi olarak siz iftira suçlamasıyla karşılaşabilirsiniz. Bu dosyalarda savunmanın merkezinde kast şartı vardır: şikâyet tarihinde elinizde bulunan bilgi ve belgeler, şikâyetin gerçekleşmiş bir olaya, somut olgulara veya gerçekten edinilen bir kanaate dayandığını gösteriyorsa iftiranın unsurları oluşmaz. İsnadın bir kısmından dönülecekse zamanlama etkin pişmanlık indirimini doğrudan etkilediğinden ifade öncesinde hukuki değerlendirme yapılmalıdır; gerçek başka delillerle ortaya çıktıktan sonra yapılan dönüş etkin pişmanlık sayılmayabilir.

İftira Suçuna İlişkin Yargıtay Kararları

Aşağıdaki dört karar; isnadın yetkili makama nasıl ulaşması gerektiği, ispat edilemeyen şikâyetin iftira sayılıp sayılmayacağı, husumetle yapılan soyut ihbar ve sosyal medya paylaşımları sorularına yol gösterir.

Yakınına Anlatılan ve Başkasınca İhbar Edilen İsnat İftira Oluşturmadı

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.10.2021 tarihli, 2018/199 Esas ve 2021/457 Karar sayılı kararında, sanık, uzak akrabası olan katılanın kendisine bıçak dayayıp para istediğini annesine anlatmış; olayı annesinden öğrenen ağabeyi savcılığa şikâyette bulunmuştur. Sanık, savcılığın talimatıyla kollukta alınan ifadesinde anlatımını tekrarlamış, ancak şikâyetçi olmadığını belirtmiştir. Katılanın olay günü kapalı ceza infaz kurumunda olduğu ve izin kullanmadığı anlaşılınca takipsizlik kararı verilmiştir. Kurul, ihbar veya şikâyetin CMK 158’de sayılan makamlara doğrudan yapılması gerektiğini, isnadın bir kişiye anlatılıp onun tarafından ihbar edilmesi veya makamların isnadı dolaylı öğrenmesi hâlinde iftiranın oluşmayacağını, şikâyetçi olmadığını söylediği ifadenin de soruşturma başlatma amaçlı ihbar sayılamayacağını belirterek, yerel mahkemenin adli para cezasıyla kurduğu mahkûmiyeti bozan 8. Ceza Dairesi kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yaptığı itirazı reddetmiştir. Bu uyuşmazlık 23.09.2021’deki müzakerede oy çokluğuyla çözülmüş; karşı oyda, yetkili makam önünde ifade verirken yapılan isnadın da iftira oluşturabileceği savunulmuştur. Eylemin resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (TCK 206) da oluşturmadığına 07.10.2021’de oy birliğiyle karar verilmiştir.

İddianın İspat Edilememesi Tek Başına İftira Değildir: Beraat Onandı

Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 25.01.2024 tarihli, 2023/1363 Esas ve 2024/792 Karar sayılı kararında, otoparkındaki mühür işlemi nedeniyle iş yerine gelen zabıta memurlarının kendisinden zorla para aldığını ileri süren sanık polis imdadı aramış, para bir zabıta memurunun cebinden çıkarılmıştır. Memurlar paranın aracın açık camından sanık tarafından atıldığını söylemiş, memurlar hakkındaki soruşturma kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlanmıştır. İlk derece mahkemesi sanığı delil uydurarak iftira suçundan mahkûm etmiş; bölge adliye mahkemesi ise iddianın ispat edilememesinin tek başına iftira suçunu oluşturmayacağı gerekçesiyle beraat kararı vermiştir. Daire; savunmaları, katılan ve tanık beyanlarını, olayın kolluğa intikal biçimini, tutanakları, takipsizlik kararını, memurlara disiplin cezası gerekmediğine dair raporu ve idare mahkemesi kararlarını birlikte değerlendirerek sanığın iftira kastıyla hareket ettiğine dair delil bulunmadığını belirtmiş ve beraat hükmünü, sanık lehine vekâlet ücreti eklenerek düzeltip onamıştır.

Boşanma Husumetiyle Yapılan Soyut Örgüt İhbarında Takipsizliğe İtirazın Reddi Kanun Yararına Bozuldu

Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 09.10.2024 tarihli, 2023/635 Esas ve 2024/7513 Karar sayılı kararında, eşiyle boşanma sürecinde olan şüpheli, eşinin polis olan kardeşini FETÖ/PDY üyesi olduğu iddiasıyla ihbar etmiştir. Bu ihbarla ilgili soruşturma, doğrulanmayan soyut ve genel nitelikteki ihbar dışında delil bulunmadığından takipsizlikle sonuçlanmıştır. Şüpheli ifadesinde eşinin ve ailesinin örgüt üyesi olduğunu düşündüğünü, tayini çıkan müştekinin gitmediğini ve devlet işlerini kolay hallettiklerini söylemiş, somut bir isnatta bulunmamıştır. İftira suçundan verilen takipsizlik kararına itiraz sulh ceza hâkimliğince reddedilmiş, dosya Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemiyle Yargıtay’a gelmiştir. Daire, ihbarın makul şüpheye, maddi vakıaya ve somut olguya dayanmadan boşanma sürecindeki husumet nedeniyle yapıldığına dair yeterli şüphe bulunduğunu, kamu davası açılması ve delillerin mahkemece takdir edilmesi gerektiğini belirterek itirazın reddi kararını oy birliğiyle bozmuştur.

Olgulara Dayanmayan Sosyal Medya Paylaşımlarında İftira Mahkûmiyeti Onandı

Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 15.12.2025 tarihli, 2024/26237 Esas ve 2025/10608 Karar sayılı kararında, sanığın bir sosyal paylaşım sitesindeki kendi hesabından katılanlara yönelik iftira ve hakaret içerikli paylaşımlar yaptığı iddia edilmiştir. Bölge adliye mahkemesinin beraat kararı, katılanlar vekilinin temyizi üzerine, isnatların olgulara dayanıp dayanmadığı belirlenmeden eksik araştırmayla karar verildiği gerekçesiyle Yargıtay’ca bozulmuştur. Bozmadan sonra bölge adliye mahkemesi, zincirleme suç (TCK 43/1) ve takdiri indirim hükümlerini uygulayarak sanığı 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasına mahkûm etmiş ve cezayı ertelemiştir. Sanık müdafiinin kastın ve unsurların bulunmadığına ilişkin temyizi üzerine Daire; savunmaları, katılan beyanlarını, tanık ifadelerini, paylaşımlara ilişkin kayıtları ve adli ve idari soruşturma dosyalarını birlikte değerlendirerek isnatların olgulara dayanmadığını ve mahkûmiyetin isabetli olduğunu belirtmiş; tekerrür hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin gerekçeyi de dosyaya uygun bularak hükmü oy birliğiyle onamıştır.

İstanbul’da İftira Davalarında Avukat Desteği

İftira dosyalarında ilk iş, önceki soruşturma veya davanın dosyasını incelemek, şikâyetçinin isnadının gerçeğe aykırı olduğunu bilip bilmediğini gösteren delilleri belirlemek ve zamanaşımının başlangıcını doğru hesaplamaktır. Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında müdafilik hakkında İstanbul ceza avukatı sayfamıza da bakabilirsiniz.

Av. Ebubekir Kozan, Maltepe Cevizli’deki bürosundan İstanbul Anadolu Adliyesindeki soruşturma ve davaları takip eder; müvekkil görüşmelerini ve duruşmaları bizzat yürütür. Görüşmeye önceki dosyanın takipsizlik veya beraat kararını, ifade tutanaklarını ve elinizdeki mesaj veya kayıtları getirmeniz değerlendirmeyi hızlandırır.

İftira nedeniyle suç duyurusunda bulunmak istiyorsanız veya hakkınızda iftira davası açıldıysa karar tarihini, dosyanın bulunduğu birimi ve dosya numarasını WhatsApp üzerinden iletebilir veya 0534 980 28 64 numarasından Av. Ebubekir Kozan’a ulaşabilirsiniz.

İftira Suçu Hakkında Sık Sorulan Sorular

İftira suçunun cezası nedir?

Temel cezası bir yıldan dört yıla kadar hapistir; delil uydurularak işlenirse ceza yarı oranında artar. Mağdur müebbet hapse mahkûm olmuşsa ceza yirmi yıldan otuz yıla kadar hapistir; mağdur gözaltına alınmış veya tutuklanmışsa fail ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sorumlu olabilir.

TCK 267/1, 267/2, 267/3 ve 267/4 ne demek?

267/1 temel hâldir (bir yıldan dört yıla kadar hapis); 267/2 delil uydurularak iftiradır, ceza yarı oranında artar. 267/3 ve 267/4, fiili işlemediği için beraat eden veya takipsizlik kararı alan mağdura bu isnat nedeniyle tedbir uygulanmasıdır: gözaltı ve tutuklama dışındaki tedbirde ceza yarı oranında artar; gözaltı veya tutuklamada fail ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sorumlu olur.

İftira suçu şikâyete tabi mi?

Hayır. Savcılık iftirayı resen soruşturur; şikâyetten vazgeçilmesi davayı düşürmez.

İftira suçu uzlaşmaya tabi mi?

Hayır. İftira uzlaştırmaya tabi suçlar arasında değildir (CMK 253); önödeme de uygulanmaz.

İftira eden kişi şikâyetini geri çekerse ceza almaz mı?

Geri çekmek tek başına iftiradan dönmek sayılmaz. Etkin pişmanlık için isnadın gerçeğe aykırı olduğunun yetkili makama açıkça bildirilmesi gerekir; “şikâyetçi değilim” demek veya özür dilemek yetmez. İndirim, iftiraya uğrayan kişinin dosyasının aşamasına göre belirlenir (TCK 269); iftira soruşturması da resen sürer.

İftira davası açma süresi var mı?

Altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz; suç duyurusu, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlayan dava zamanaşımı dolana kadar yapılabilir. Tazminat istemlerinde TBK 72 ve CMK 142 süreleri ayrıca işler.

CİMER’e asılsız şikâyet iftira mıdır?

Olabilir, ama otomatik değildir. Başvuru ilgili kuruma veya savcılığa iletildiğinde yetkili makama yapılmış sayılabilir; kişinin fiili işlemediği bilinerek ve soruşturma veya idari yaptırım amacıyla yapılmışsa iftira oluşur. Başvurunun işleme konulmaması tek başına suçun oluşmadığını göstermez.

Polise yalan ihbarda bulunmanın cezası nedir?

Kimseyi göstermeden işlenmemiş bir suçu polise veya savcılığa ihbar etmek suç uydurmadır; cezası üç yıla kadar hapistir (TCK 271). Belirli bir kişi suçlanmışsa fiil iftiradır ve cezası bir yıldan dört yıla kadar hapistir.

İftira suçunda zamanaşımı kaç yıl?

Temel hâlde sekiz yıldır ve mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar (TCK 267/8); bu tarih kararın türüne göre belirlenir. Delil uydurma veya koruma tedbiri artırımında süre on beş yıl, mağdurun müebbet hapse mahkûmiyetinde yirmi yıldır.

Beraat eden kişi iftira davası açabilir mi?

Beraat eden veya takipsizlik kararı alan kişi, şikâyetçi hakkında suç duyurusunda bulunabilir; dava, yeterli şüphe varsa savcının iddianamesiyle açılır. Bu kararlar tek başına iftiranın kanıtı değildir; şikâyetin bilerek gerçeğe aykırı yapıldığını gösteren deliller suç duyurusunda açıkça belirtilmelidir.

İftira şikâyetime takipsizlik verildi, itiraz edebilir miyim?

Evet. Suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK 173). İtirazda savcılıkça değerlendirilmeyen deliller açıkça gösterilmelidir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir; kanun yararına bozma, Adalet Bakanlığının istemiyle işleyen olağanüstü bir yoldur.

İftira atılan kişi tazminat alabilir mi?

Koşulları ispatlanırsa evet. Kişilik hakları ihlal edilen kişi hukuk mahkemesinde maddi ve manevi tazminat isteyebilir (TBK 49 ve 58); gözaltına alınan veya tutuklanan kişinin devlete karşı tazminat yolu ayrıdır.

İftira ile suç uydurma arasındaki fark nedir?

İftirada belirli bir kişi suçlanır; suç uydurmada ise kimse gösterilmeden işlenmemiş bir suç ihbar edilir veya delili uydurulur. Suç uydurmanın cezası üç yıla kadar hapistir (TCK 271).

İftira suçunda hapis cezası paraya çevrilir mi?

Sonuç ceza bir yıl veya daha az olursa adli para cezasına çevrilebilir (TCK 50); alt sınır bir yıl olduğundan bu, ceza alt sınırdan belirlendiğinde veya indirimlerle düştüğünde mümkündür. İki yıl veya daha az cezada koşulları varsa HAGB ve erteleme de değerlendirilebilir.

Sosyal medyada suçlamak iftira mıdır?

Herkese açık paylaşım soruşturma veya idari yaptırım sağlama amacı taşıyor ve fail isnadın gerçeğe aykırı olduğunu biliyorsa iftira gündeme gelebilir; aksi hâlde hakaret gibi başka suçlar değerlendirilir.

Hazırlayan: Av. Ebubekir Kozan

Av. Ebubekir Kozan

Av. Ebubekir Kozan, İstanbul Barosuna kayıtlı olarak Maltepe’de bulunan hukuk bürosunda avukatlık faaliyetini sürdürmektedir. Çalışmaları ağırlıklı olarak ceza ve infaz hukuku ile aile, miras, gayrimenkul, iş ve icra hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Bir yanıt yazın

Avukatı Ara