Son güncelleme: 26 Ekim 2026
Hırsızlık Suçu Nedir?
Kısa cevap: Hırsızlık, başkasına ait taşınır bir malın zilyedinin rızası olmadan ve yarar sağlama amacıyla bulunduğu yerden alınmasıdır (TCK 141). Basit hırsızlığın cezası 1–3 yıl hapistir. Nitelikli hırsızlıkta ceza; kamu kurumunda, toplu taşıma aracında veya açıkta bırakılmış eşyada (TCK 142/1) 3–7 yıl, bina içinde veya kilitlenerek korunan eşyada, kapkaç ve yankesicilikte ya da bilişim sistemiyle hesaptan para alınmasında (TCK 142/2) 5–10 yıl, sıvı veya gaz hâlindeki enerjide (TCK 142/3) 5–12 yıl hapistir. Suç gece işlenirse ceza yarı oranında artırılır. Basit hırsızlık uzlaştırmaya tabidir, nitelikli hırsızlık kural olarak değildir. Basit ve nitelikli hırsızlık kural olarak şikâyete bağlı değildir; TCK 144, 146 ve 167/2’deki hâller şikâyete bağlıdır, ayrılık kararı verilmemiş eşe, üstsoy veya altsoya ya da aynı evde yaşayan kardeşe karşı işlenen hırsızlıkta ise ceza verilmez (TCK 167/1). Çalınan malın iadesi davayı bitirmez, ancak TCK 168’e göre cezada üçte ikiye veya yarıya kadar indirim sağlayabilir.
Para, cep telefonu, ziynet eşyası, araç veya ticari ürün gibi taşınabilir mallar bu suçun konusunu oluşturabilir.
Hırsızlığın oluşup oluşmadığı belirlenirken eşyanın kime ait olduğu kadar, eşya üzerinde fiilî hâkimiyet kuran kişinin rızası, failin alma anındaki kastı ve malın nasıl ele geçirildiği de incelenir. Eşyanın bulunduğu yer, korunma biçimi ve kullanılan yöntem ise eylemin basit veya nitelikli hırsızlık sayılmasını etkileyebilir. Soruşturma ve yargılama sürecinin genel işleyişi hakkında Ceza Davaları rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Önemli: Eşyanın mağdurun elinden çıkması tek başına hırsızlık suçunun oluştuğunu göstermez. Rızanın bulunmaması ve yarar sağlama amacı birlikte mevcut olmalıdır. Buna karşılık failin amaçladığı yararı fiilen elde etmesi, eşyayı satması veya kullanması suçun tamamlanması için zorunlu değildir.
Hırsızlık Suçunun Cezası Kaç Yıldır?
Hırsızlık suçunda uygulanabilecek temel ceza aralıkları şöyledir:
| Hırsızlığın türü | Kanuni ceza |
|---|---|
| Basit hırsızlık – TCK 141 | 1 yıldan 3 yıla kadar hapis |
| TCK 142/1 kapsamındaki nitelikli hâller | 3 yıldan 7 yıla kadar hapis |
| TCK 142/2 kapsamındaki nitelikli hâller | 5 yıldan 10 yıla kadar hapis |
| Sıvı veya gaz hâlindeki enerjiye ilişkin TCK 142/3 | 5 yıldan 12 yıla kadar hapis |
| Kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması – TCK 142/5 | Verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır |
| Gece vakti hırsızlık – TCK 143 | Belirlenen ceza yarı oranında artırılır |
| Paydaş veya elbirliğiyle malik olunan mal ya da hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hırsızlık – TCK 144 | 2 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası |
| Kullanma hırsızlığı – TCK 146 | Koşulları varsa ceza yarı oranına kadar indirilebilir |
Tablodaki cezalar her dosyada doğrudan uygulanacak sonuç cezayı göstermez. Mahkeme önce temel cezayı belirler; ardından teşebbüs, gece vakti, zincirleme suç, etkin pişmanlık ve takdiri indirim gibi hükümleri somut olayın özelliklerine göre değerlendirir.

Hırsızlık Suçunun Unsurları Nelerdir?
Fail ve Mağdur
Hırsızlık suçu kural olarak herkes tarafından işlenebilir. Failin kamu görevlisi, çalışan, akraba veya başka bir sıfata sahip olması bazı olaylarda farklı suçların ya da özel hükümlerin uygulanmasına neden olabilir.
Suçun mağduru eşyanın sahibi olabileceği gibi eşya üzerinde hukuken veya fiilen hâkimiyet kuran kişi de olabilir. Aynı eşya üzerinde birden fazla kişinin hakkı bulunması hâlinde TCK 144 ve TCK 167 hükümleri ayrıca gündeme gelebilir.
Başkasına Ait Taşınır Mal
Suçun konusu başkasına ait taşınır bir maldır. Para, ziynet eşyası, cep telefonu, bilgisayar, araç, ürün veya başka bir taşınabilir eşya bu kapsamda olabilir. Taşınmazların doğrudan hırsızlık suçuna konu olması mümkün değildir.
Eşyanın maddi değerinin düşük olması suçun oluşmasını kendiliğinden engellemez. Malın değerinin azlığı, koşulları varsa TCK 145 kapsamında cezada indirim yapılmasına veya ceza verilmemesine neden olabilir.
Zilyedin Rızasının Bulunmaması
Eşyanın alınması sırasında zilyedin geçerli bir rızası bulunmamalıdır. Rızanın açıkça verilmesi zorunlu değildir; olayın koşullarından örtülü bir rızanın bulunduğu da anlaşılabilir.
Ancak yalnızca eşyanın kolay ulaşılabilir bir yerde bulunması rıza anlamına gelmez. Bir mağazada sergilenen ürünün müşterinin erişimine açık olması, o ürünün bedelsiz alınmasına izin verildiğini göstermez.
Malın Bulunduğu Yerden Alınması
Alma hareketi, mağdurun eşya üzerindeki fiilî hâkimiyetinin sona erdirilerek failin eşya üzerinde tasarruf edebilecek konuma gelmesidir. Malın mutlaka uzak bir yere götürülmesi, satılması veya kullanılması gerekmez.
Failin mağazadan, binadan veya olay yerinden çıkması da suçun tamamlanmasının tek ölçütü değildir. Kesintisiz takip, güvenlik görevlisinin müdahale zamanı ve failin eşya üzerinde bağımsız hâkimiyet kurup kurmadığı birlikte değerlendirilir.
Yarar Sağlama Amacı ve Kast
Fail, eşyanın başkasına ait olduğunu ve zilyedin rızası bulunmadığını bilerek hareket etmelidir. Ayrıca kendisine veya başka bir kişiye yarar sağlama amacı taşımalıdır.
Dikkatsizlik, unutkanlık veya gerçek bir yanılma durumunda hırsızlık kastından söz edilemez. Bununla birlikte “unuttum” şeklindeki açıklama tek başına yeterli değildir; olay öncesi ve sonrasındaki davranışlar ile kamera ve ödeme kayıtları birlikte incelenir.
Basit Hırsızlık Suçu ve Cezası — TCK 141
Hırsızlık eylemi TCK 142’de sayılan nitelikli işleniş biçimlerinden birine girmiyorsa TCK 141’deki basit hırsızlık hükmü uygulanır. Basit hırsızlık suçunun cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir.
Basit hırsızlık şikâyete bağlı değildir. Savcılık suçu öğrendiğinde soruşturmayı kendiliğinden yürütebilir. Bununla birlikte temel suç, uzlaştırma kapsamındadır.
Basit hırsızlık ile nitelikli hırsızlık arasındaki ayrım yalnızca çalınan malın değerine göre yapılmaz. Eşyanın bina içinde korunması, kilit altında bulunması, suçun bilişim sistemi kullanılarak veya özel beceriyle işlenmesi gibi durumlar nitelikli hırsızlık sonucunu doğurabilir.
Nitelikli Hırsızlık Suçu ve Cezası — TCK 142
TCK 142, eşyanın bulunduğu yer, korunma biçimi, failin kullandığı yöntem ve mağdurun durumu nedeniyle daha ağır cezayı gerektiren hırsızlık hâllerini düzenlemektedir.
Üç Yıldan Yedi Yıla Kadar Hapis Cezası Gerektiren Haller
Hırsızlık suçunun;
- Kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan eşya hakkında,
- Kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında,
- Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım araçlarında veya bunların kalkış ve varış yerlerinde bulunan eşya hakkında,
- Afet veya genel felaketlerin zararlarını önlemek ya da azaltmak amacıyla hazırlanan eşya hakkında,
- Âdet, tahsis veya kullanım gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında
işlenmesi durumunda üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.
Tarım aletleri, kullanım gereği dışarıda bırakılan bazı makineler veya açık alanda bulunması olağan eşyalar, somut olayın koşullarına göre bu grupta değerlendirilebilir.
Beş Yıldan On Yıla Kadar Hapis Cezası Gerektiren Haller
Hırsızlık suçunun;
- Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanılarak,
- Elde veya üstte taşınan eşya çekilip alınarak ya da özel beceri kullanılarak,
- Doğal afet veya toplumsal olayların meydana getirdiği korku ve kargaşadan yararlanılarak,
- Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da başka bir aletle kilit açılarak,
- Kilitlenmenin engellenmesi suretiyle,
- Bilişim sistemleri kullanılarak,
- Tanınmamak için tedbir alınarak veya yetkisiz şekilde resmî sıfat takınılarak,
- Büyükbaş veya küçükbaş hayvan hakkında,
- Kilitlenerek korunan ya da bina ve eklentileri içinde muhafaza edilen eşya hakkında
işlenmesi durumunda beş yıldan on yıla kadar hapis cezası uygulanır.
Elde veya üstte taşınan eşyanın çekilip alınması ya da özel beceri kullanılması suretiyle işlenen suçun, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye karşı gerçekleştirilmesi hâlinde ceza üçte biri oranına kadar artırılabilir.
Sıvı veya Gaz Hâlindeki Enerjiye Yönelik Hırsızlık
Sıvı veya gaz hâlindeki enerji ile bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde işlenen hırsızlık için beş yıldan on iki yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
Fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır ve ayrıca on bin güne kadar adli para cezasına hükmedilir.
Kamu Hizmetinin Aksamasına Neden Olan Hırsızlık
Hırsızlık nedeniyle haberleşme, enerji, demiryolu veya havayolu ulaşımı alanındaki bir kamu hizmetinin geçici olarak dahi aksaması durumunda verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.
Kablo, enerji nakil ekipmanı veya haberleşme altyapısına yönelik hırsızlıklarda yalnızca alınan eşyanın değeri değil, kamu hizmetinin aksayıp aksamaması da araştırılır.
Hırsızlık Suçu Ne Zaman Tamamlanır?
Hırsızlık suçu, mağdurun eşya üzerindeki fiilî hâkimiyetinin sona ermesi ve failin eşya üzerinde fiilen tasarruf edebilecek duruma gelmesiyle tamamlanır. Failin eşyayı satması, kullanması veya olay yerinden tamamen uzaklaşması zorunlu değildir.
Mağaza ve işyeri olaylarında “kapıdan çıkma” tek başına belirleyici değildir. Failin kesintisiz şekilde izlenmesi, güvenlik görevlisinin ne zaman müdahale ettiği ve failin eşya üzerinde bağımsız hâkimiyet kurma fırsatı bulup bulmadığı değerlendirilir.
Hırsızlığa Teşebbüs
Fail hırsızlık suçunu işlemeye doğrudan başlamasına rağmen elinde olmayan nedenlerle eşyayı alamaz veya suç üzerinde gerekli hâkimiyeti kuramazsa teşebbüs hükümleri uygulanabilir. TCK 35 uyarınca teşebbüs nedeniyle ceza, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir.
Örneğin kilidi açmaya çalışan kişinin polis tarafından engellenmesi veya ürünle birlikte kesintisiz takip altındayken güvenlik görevlilerince yakalanması, olayın özelliklerine göre teşebbüs olarak değerlendirilebilir.
Gönüllü Vazgeçme
Fail suçun icra hareketlerinden kendi isteğiyle vazgeçer veya suçun tamamlanmasını kendi çabasıyla önlerse gönüllü vazgeçme hükümleri gündeme gelebilir. Ancak eşya alındıktan ve suç tamamlandıktan sonra iade edilmesi gönüllü vazgeçme değil, koşulları varsa etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilir.
Marketten, Mağazadan veya AVM’den Hırsızlık — TCK 142/2-h
Marketten veya mağazadan ürün alınması, ürün bina ve eklentileri içinde muhafaza altına alınmış sayıldığında TCK 142/2-h kapsamında nitelikli hırsızlık olarak değerlendirilir; uygulamada market ve mağaza hırsızlıklarının çoğu bu bentte ele alınmaktadır. Bu durumda öngörülen temel ceza beş yıldan on yıla kadar hapistir. Muhafaza koşulu her olayda ayrıca incelenir; örneğin dükkânın önünde, bina dışında sergilenen ürünlerde bu bent uygulanmayabilir.
Ürünün değerinin düşük olması eylemi kendiliğinden basit hırsızlığa dönüştürmez. Bununla birlikte malın değeri, suçun işleniş biçimiyle birlikte TCK 145 kapsamında indirim veya ceza vermekten vazgeçme yönünden değerlendirilebilir.
Kasadan Geçirmeyi Unutmak Hırsızlık Suçu mudur?
Bir ürünün kasadan geçirilmemesi tek başına hırsızlık kastını kesin olarak göstermez. Ürünün yanlışlıkla sepette veya çantada kalması, ödeme sırasında yaşanan karışıklık ya da gerçek bir unutkanlık durumunda suçun manevi unsuru oluşmayabilir.
Değerlendirmede kamera görüntülerinin tamamı, ürünün gizlenip gizlenmediği, diğer ürünlerin ödenip ödenmediği, kasa fişi, POS kayıtları, failin uyarı sonrasındaki davranışları ve beyanlarının tutarlılığı dikkate alınır.
Mağazadan Çıkmadan Yakalanmak Teşebbüs müdür?
Mağazadan çıkılmadan yakalanmak her olayda otomatik olarak teşebbüs anlamına gelmez. Fail eşya üzerinde bağımsız fiilî hâkimiyet kurmuşsa suç tamamlanmış kabul edilebilir. Baştan itibaren kesintisiz takip edilmiş ve eşya üzerinde serbestçe tasarruf etme imkânı bulamamışsa teşebbüs tartışması gündeme gelir.
Uygulama notu: Market dosyalarında yalnızca müdahale anını gösteren kısa görüntü yerine alışverişin başlangıcından ödeme ve yakalama anına kadar olan kamera kaydının tamamı incelenmelidir.
Evden Hırsızlık Suçu
Ev veya eklentisi içinde korunan eşyanın alınması kural olarak TCK 142/2-h kapsamında değerlendirilir ve beş yıldan on yıla kadar hapis cezası gündeme gelir. Suçun gece vakti işlendiği belirlendiğinde TCK 143 uyarınca ceza yarı oranında artırılır.
Konutun kapısının kırılması, pencerenin zorlanması veya eve izinsiz girilmesi hâlinde hırsızlığın yanında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlali suçu da oluşabilir. TCK 142/4 uyarınca bu suçlar hırsızlığı işlemek amacıyla gerçekleştirilmişse konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme bakımından ayrıca şikâyet aranmaz.
Araç ve Araç İçinden Hırsızlık
Otomobil, motosiklet veya başka bir aracın çalınması ile aracın içindeki eşyanın alınması farklı biçimlerde nitelendirilebilir. Aracın kilitli olup olmadığı, nerede bırakıldığı, camın kırılıp kırılmadığı ve alınan eşyanın nasıl korunduğu önem taşır.
Aracın kendisinin çalınması ile araç içindeki eşyanın alınması farklı değerlendirilir. Âdet veya kullanım gereği açıkta, örneğin sokakta park edilerek bırakılan aracın çalınması uygulamada TCK m.142/1-e kapsamında değerlendirilebilir; kilitlenerek muhafaza altına alınmış araç veya araç içindeki eşya bakımından ise koşulları varsa TCK m.142/2-h uygulanabilir. Aracın bulunduğu yer, kilitleme biçimi ve hırsızlığın nasıl gerçekleştirildiği, uygulanacak hükmü etkiler.
Kilit türü de önemlidir. Örneğin, açıkta park edilmiş bir motosikletin yalnızca direksiyon kilidinin kilitli olması, tek başına TCK m.142/2-h kapsamında kilitlenerek muhafaza edildiği anlamına gelmez. Motosikletin ayrıca zincir veya benzeri bir güvenlik tertibatıyla korunması ise farklı değerlendirme gerektirir.
Mala zarar verme suçu bakımından, aracın camı kırılarak içindeki çantanın çalınması örneğinde olduğu gibi, çalınan eşya dışında başka bir mala zarar verilmesi ayrıca cezalandırılabilir. Buna karşılık hırsızlığın konusu aracın kendisiyse ve zarar aracı çalmak için aynı araca verilmişse (örneğin kontak düzeneğinin bozulması), Yargıtay uygulamasında ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmadığını kabul eden kararlar bulunmaktadır; sonuç, zararın hırsızlık fiilinin parçası olup olmadığına göre somut olayda belirlenir.
Aracın kısa süre kullanılıp geri bırakılması planlanmışsa kullanma hırsızlığı hükümleri değerlendirilebilir. Ancak aracın başka bir suçta kullanılması hâlinde TCK 146’daki indirim uygulanmaz.
İşyerinden veya Çalışan Tarafından Hırsızlık
Bir çalışanın işyerine ait para veya eşyayı alması her zaman aynı suçu oluşturmaz. Eşya çalışana teslim edilmemiş, yalnızca erişim imkânı sağlanmış ve çalışan eşyayı bulunduğu yerden almışsa hırsızlık suçu gündeme gelebilir.
Eşyanın zilyetliği belirli bir amaçla çalışana hukuken teslim edilmiş ve çalışan daha sonra bu eşya üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunmuşsa güveni kötüye kullanma suçu söz konusu olabilir. Kasa teslim tutanakları, görev tanımı, stok kayıtları, kamera görüntüleri ve şirket içi yetkilendirmeler ayrım bakımından önemlidir.
Telefon, Cüzdan ve Çanta Hırsızlığı
Cep telefonu, cüzdan veya çantanın elde ya da kişinin üzerinde taşındığı sırada çekilip alınması veya özel beceriyle alınması TCK 142/2-b kapsamında beş yıldan on yıla kadar hapis cezasını gerektirebilir.
Yankesicilik ve cebir içermeyen kapkaç eylemleri bu kapsamda değerlendirilebilir. Ancak mağdurun direncini kırmak veya malı almak amacıyla cebir ya da tehdit kullanılmışsa olay hırsızlık değil, yağma suçu niteliği kazanabilir.
“Telefon çalmanın cezası” şeklinde tek bir ceza bulunmamaktadır. Telefonun nereden ve nasıl alındığı, mağdurun üzerinde bulunup bulunmadığı, kilit altında korunup korunmadığı ve eylemin gece işlenmesi sonucu değiştirebilir.
Banka Hesabından Para Çekme veya Aktarma
Bilişim sistemi kullanılarak mağdurun banka hesabından para aktarılması, olayın özelliklerine göre TCK 142/2-e kapsamındaki nitelikli hırsızlık suçunu oluşturabilir. Bu durumda ceza beş yıldan on yıla kadar hapistir. Bu suç şüphesinde paranın gönderildiği hesap banka veya ödeme kuruluşu tarafından kırk sekiz saate kadar askıya alınabilir; bu süre içinde hesaptaki suça konu menfaate hâkim kararıyla veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle el konulabilir (CMK 128/A). Askıya alma yalnızca kanunda sayılan suçlarda ve suçta kullanılan hesap bakımından uygulanır; her hesap şüphesinde kendiliğinden gündeme gelmez. Hesap sahibi askıya almanın kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir; savcı başvuruyu yirmi dört saat içinde karara bağlar. Mağdurun bankaya ve savcılığa gecikmeden başvurması bu nedenle önemlidir.
Kartın ATM’de mağdurun elinde kaldığı ve paranın mağdurun bilgisi dışında başlatılan bir işlemle alındığı olaylarda ise sonuç farklı olabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, ATM’de yardım bahanesiyle mağdurun bilgisi ve rızası dışında parayı alan sanığın eylemini iki ayrı kararında nitelikli değil basit hırsızlık olarak nitelendirmiştir; kararlar aşağıdaki Yargıtay kararları bölümünde anlatılmıştır.
Bununla birlikte banka veya kredi kartının kötüye kullanılması TCK 245; mağdurun hileli davranışlarla para göndermeye ikna edilmesi ise dolandırıcılık hükümleri kapsamında değerlendirilebilir. Hırsızlıkta mal mağdurun rızası dışında alınırken dolandırıcılıkta mağdur hile nedeniyle malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunur. Benzer olayların ayrımı için dolandırıcılık suçu hakkındaki açıklamalarımız incelenebilir.

Yerde Bulunan veya Unutulan Eşyayı Almak Hırsızlık mıdır?
Sahibinin zilyetliğinden gerçekten çıkmış kayıp bir eşyanın alınarak iade edilmemesi, hırsızlıktan farklı olarak TCK 160’taki kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunu oluşturabilir. Bu suç şikâyete bağlıdır ve bir yıla kadar hapis veya adli para cezasını gerektirir.
Ancak eşyanın bir masa, kasa, soyunma odası veya kontrol edilebilir başka bir yerde kısa süreliğine unutulması, malikin fiilî hâkimiyetinin mutlaka sona erdiği anlamına gelmez. Eşyanın nerede bulunduğu, sahibine ulaşmanın mümkün olup olmadığı ve eşyanın bulunduğu yer üzerindeki denetim birlikte değerlendirilir.
Kaçak Elektrik Kullanmak Hırsızlık Suçu mudur?
Halk arasında “elektrik hırsızlığı” olarak adlandırılan fiil, güncel düzenlemede kural olarak hırsızlık değil, TCK 163/3 kapsamındaki karşılıksız yararlanma suçudur. Abonelik esasına göre yararlanılan elektrik, su veya doğal gazın sahibinin rızası olmadan ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde kullanılması bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasını gerektirir.
TCK 142/3 ise sıvı veya gaz hâlindeki enerjinin kendisine ve bunların nakil, işleme veya depolama tesislerine yönelik hırsızlığı düzenlemektedir. Akaryakıt boru hattından ürün alınması ile elektrik sayacına müdahale edilmesi bu nedenle aynı hükme tabi değildir.
Önemli ayrım: Elektrik, su veya abonelik esasına dayanan doğal gaz tüketiminde TCK 163/3; sıvı ya da gaz hâlindeki enerjinin nakil, işleme veya depolama tesislerinden alınmasında ise koşulları varsa TCK 142/3 uygulanır.
Gece Vakti Hırsızlık Suçu
TCK 143’e göre hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi hâlinde belirlenen ceza yarı oranında artırılır; artırım oranı hâkimin takdirine bırakılmamıştır. Gece vakti; güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve güneşin doğmasından bir saat öncesine kadar devam eden dönemdir.
Gece süresi olayın işlendiği yer ve tarihe göre hesaplanır. Bu nedenle yalnızca saatin geç olması değil, suç tarihine ve yerine ilişkin güneş doğuş ve batış verileri dikkate alınmalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, icra hareketlerinin bir bölümünün gece vaktine denk geldiği olayda da TCK 143’ün uygulanacağını kabul etmiştir; bu nedenle gece başlayıp gündüz tamamlanan hırsızlıklarda da artırım gündeme gelebilir.
Örneğin mahkeme tarafından iki yıl olarak belirlenen hapis cezası gece vakti nedeniyle üç yıla çıkar. Daha sonra varsa teşebbüs, etkin pişmanlık ve takdiri indirim hükümleri kendi sıralarına göre uygulanır.
Malın Değerinin Az Olması – TCK 145
Hırsızlığa konu malın değerinin az olması hâlinde cezada indirim yapılabilir. Suçun işleniş biçimi ve özellikleri de dikkate alınarak ceza vermekten tamamen vazgeçilmesi mümkündür.
TCK 145 bakımından kanunda belirlenmiş sabit bir Türk lirası sınırı bulunmamaktadır. Malın değeri suç tarihindeki ekonomik koşullara göre belirlenir; ancak yalnızca değerin düşük olması yeterli görülmeyebilir. Failin ihtiyacından fazlasını alması, birden fazla malı hedeflemesi veya suçun işleniş biçimi de dikkate alınır.
Önemli: “Belirli bir tutarın altındaki hırsızlık cezasızdır” şeklinde genel bir kural yoktur. İndirim veya ceza vermekten vazgeçme kararı, her olayın özelliklerine göre mahkeme tarafından verilir.
Bir Alacağı Tahsil Amacıyla Hırsızlık – TCK 144
Paydaş veya elbirliğiyle malik olunan mal hakkında işlenen hırsızlık ile hukuki ilişkiye dayanan mevcut bir alacağı tahsil amacıyla işlenen hırsızlık için iki aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür.
Her para alacağı bu hükmün uygulanmasını sağlamaz. Gerçek ve mevcut bir alacağın hukuki ilişkiden kaynaklanması ve eylemin bu alacağı tahsil amacıyla gerçekleştirilmesi gerekir. Hüküm şikâyete bağlıdır.
Kullanma Hırsızlığı – TCK 146
Eşyanın geçici olarak kullanılması ve daha sonra zilyedine iade edilmesi amacıyla alınması hâlinde kullanma hırsızlığı gündeme gelebilir. Suç şikâyete bağlıdır ve koşulları gerçekleştiğinde verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.
Geçici kullanma ve iade niyetinin eşyanın alındığı anda bulunması gerekir. Eşyayı sahiplenme amacıyla aldıktan sonra yakalanma korkusuyla geri bırakmak kullanma hırsızlığı sayılmaz. Mal başka bir suçun işlenmesinde kullanılmışsa bu indirim uygulanmaz.
Ağır ve Acil İhtiyaç Nedeniyle Hırsızlık – TCK 147
Hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak amacıyla işlenmesi durumunda cezada indirim yapılabilir veya ceza vermekten vazgeçilebilir.
Her ekonomik güçlük bu hükmün uygulanması için yeterli değildir. İhtiyacın ağır ve acil olması, başka şekilde giderilmesinin mümkün bulunmaması ve alınan mal ile ihtiyaç arasında ölçülü bir bağlantı bulunması aranır.
Aile Bireyleri Arasında Hırsızlık Suçu – TCK 167
Yağma suçları hariç olmak üzere, mala karşı suçların bazı yakın akrabalara karşı işlenmesi kişisel cezasızlık veya cezada indirim nedeni oluşturabilir.
Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birine, üstsoy veya altsoya, bu derecedeki kayın hısımlarına, evlat edinene, evlatlığa ya da aynı konutta birlikte yaşayan kardeşe karşı işlenen suçta ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.
Haklarında ayrılık kararı verilmiş eşler, aynı konutta yaşamayan kardeşler ile aynı konutta birlikte yaşayan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derece kayın hısımları bakımından ise suç şikâyete bağlıdır ve verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Bu hükümler fiilin suç olmaktan çıktığı anlamına gelmez. Fail ile mağdur arasındaki akrabalığın derecesi ve olay tarihindeki birlikte yaşama durumu ayrı ayrı araştırılır.
Hırsızlık Suçunda Etkin Pişmanlık
TCK 168, hırsızlık tamamlandıktan sonra failin gerçek bir pişmanlık göstererek mağdurun zararını gidermesi hâlinde ceza indirimi yapılmasına imkân tanır.
| Zararın giderildiği aşama | Uygulanabilecek indirim |
|---|---|
| Kovuşturma başlamadan önce | Cezanın üçte ikisine kadar |
| Kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce | Cezanın yarısına kadar |
Etkin pişmanlık için eşyanın aynen iade edilmesi veya zararın tazmin edilmesi gerekir. Zararın yalnızca bir kısmının karşılanması hâlinde hükmün uygulanabilmesi mağdurun rızasına bağlıdır.
Çalınan eşyanın kolluk tarafından bulunarak mağdura teslim edilmesi tek başına etkin pişmanlık için yeterli olmayabilir. Failin eşyanın iadesini veya zararın giderilmesini kendi iradesi ve çabasıyla sağlaması aranır.
Önemli: Eşyanın iade edilmesi veya zararın ödenmesi davayı kendiliğinden sona erdirmez. Koşulları varsa yalnızca failin cezasında indirim yapılmasını sağlar.
Etkin pişmanlıkta kovuşturmanın başlangıcı, ilk duruşma tarihi değil, iddianamenin kabul edildiği tarihtir. Bu nedenle iade veya ödemenin ne zaman yapıldığı ve hangi zararı karşıladığı belgelenmelidir. İndirim koşulları ve başvurunun değerlendirilmesi hakkında etkin pişmanlık yazımızı inceleyebilirsiniz.
Hırsızlık Suçu Şikâyete Bağlı mıdır?
Basit hırsızlık ve nitelikli hırsızlık suçları kural olarak şikâyete bağlı değildir. Savcılık suçu öğrendiğinde mağdurun ayrıca şikâyetçi olmasını beklemeden soruşturma başlatabilir.
Mağdurun daha sonra şikâyetinden vazgeçmesi de kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez. Ancak zararın giderilmesi etkin pişmanlık ve cezanın bireyselleştirilmesi bakımından etkili olabilir.
TCK 144’te düzenlenen paydaş veya elbirliğiyle malik olunan mala ilişkin hırsızlık ve alacağı tahsil amacıyla hırsızlık, TCK 146’daki kullanma hırsızlığı ve TCK 167/2 kapsamındaki akrabalık hâlleri şikâyete bağlıdır. Şikâyete bağlı suçlarda süre, mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı aydır.
Hırsızlık Suçunda Uzlaşma Var mı?
CMK 253 uyarınca TCK 141’de düzenlenen basit hırsızlık suçu uzlaştırma kapsamındadır. Suçun şikâyete bağlı olmaması, uzlaştırma uygulanmasına engel değildir.
TCK 142 kapsamındaki nitelikli hırsızlık, genel kural olarak uzlaştırma kapsamında bulunmaz. Bununla birlikte TCK 144, TCK 146 veya TCK 167/2 nedeniyle şikâyete bağlı hâle gelen olaylarda uzlaştırma koşulları ayrıca değerlendirilir.
Uzlaştırma kapsamındaki suçun, kapsam dışında kalan başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmesi uzlaştırmaya engel olabilir. Birlikte işlenen diğer suçun önödeme kapsamında bulunmasına ilişkin kanuni istisna da dikkate alınmalıdır.
Uzlaşma sağlanması ve kararlaştırılan edimin yerine getirilmesi hâlinde, dosyanın aşamasına göre kovuşturmaya yer olmadığı veya davanın düşmesi kararı verilebilir. Edimin ileri bir tarihe bırakılması, taksitlendirilmesi ya da süreklilik göstermesi durumunda farklı usul hükümleri uygulanır. Bu nedenle uzlaşma anlaşması yapılması, her dosyanın aynı gün kapanacağı anlamına gelmez.
Hırsızlık Suçunda Deliller
Hırsızlık dosyalarında tek bir delilden hareketle sonuca ulaşılması yerine delillerin birbirini destekleyip desteklemediği incelenmelidir. Uygulamada başvurulan başlıca deliller şunlardır:
- Güvenlik kamerası ve araç kamerası görüntüleri,
- POS kayıtları, kasa fişleri ve stok kayıtları,
- Parmak izi, DNA ve kriminal inceleme sonuçları,
- Tanık ve mağdur anlatımları,
- Arama, elkoyma ve yakalama tutanakları,
- Telefon konumları ve olayla bağlantılı iletişim kayıtları,
- Banka hareketleri, IP ve oturum kayıtları,
- Çalınan eşyanın seri numarası, IMEI bilgisi veya faturası,
- Şüphelinin eşyayı nasıl elde ettiğine ilişkin açıklamaları.
Kamera kaydının bulunmaması otomatik olarak beraat kararı verilmesini gerektirmez. Aynı şekilde yalnızca suçlamada bulunulmuş olması da mahkûmiyet için her durumda yeterli değildir. Mahkûmiyetin her türlü makul şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillere dayanması gerekir.
Kamera Kaydı Tek Başına Yeterli midir?
Kamera görüntüsünün kişiyi ve eylemi açıkça göstermesi önemli bir delildir. Bununla birlikte görüntünün çözünürlüğü, kesintisiz olup olmadığı, zaman bilgisi, kayıt cihazından nasıl alındığı ve görüntüdeki kişinin teşhisi incelenmelidir.
Sadece yakalama anını gösteren kesilmiş bir görüntü, olayın tamamını açıklamayabilir. Özellikle market dosyalarında ürünün ne zaman alındığı, ödeme alanında neler yaşandığı ve müdahalenin hangi aşamada gerçekleştiği önemlidir.
Çalıntı Malın Şüphelinin Üzerinde Bulunması
Çalınan malın kısa süre sonra şüphelinin üzerinde veya kullanımında bulunması önemli bir delildir. Ancak bu durum tek başına failin hırsızlığı gerçekleştirdiğini kesin olarak kanıtlamayabilir.
Eşyanın ne zaman ve kimden alındığı, satın alma veya teslim iddiasının doğrulanıp doğrulanmadığı, olay yerine ilişkin kamera ve konum kayıtları ile diğer deliller birlikte değerlendirilir. Çalıntı olduğunu bilerek eşya satın alma veya kabul etme durumunda TCK 165’teki suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu ayrıca gündeme gelebilir.
Hırsızlık, Yağma, Dolandırıcılık ve Güveni Kötüye Kullanma Farkı
| Suç | Temel ayrım |
|---|---|
| Hırsızlık | Mal, zilyedin rızası olmadan bulunduğu yerden alınır. |
| Yağma | Malı almak veya alınmasına karşı koymamayı sağlamak için cebir ya da tehdit kullanılır. |
| Dolandırıcılık | Mağdur hileli davranışlar nedeniyle malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunur. |
| Güveni kötüye kullanma | Eşyanın zilyetliği faile hukuken teslim edilir; fail teslim amacı dışında tasarrufta bulunur. |
| Kaybolmuş eşya üzerinde tasarruf | Mal gerçekten sahibinin zilyetliğinden çıkmıştır; bulan kişi iade veya bildirim yapmadan malik gibi davranır. |
| Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması | Başkasına ait kart veya kart bilgileri kullanılarak hukuka aykırı yarar sağlanır. |
Suç vasfı, olayın taraflarca nasıl adlandırıldığına göre değil, eşyanın failin eline geçiş biçimine göre belirlenir.
Hırsızlık Mağduru Ne Yapmalıdır?
Hırsızlık fark edildiğinde mümkün olduğunca kısa sürede kolluk birimlerine veya Cumhuriyet başsavcılığına başvurulmalıdır. Olay yerinde parmak izi veya başka izler bulunabilecekse eşyalara dokunulmaması ve ortamın değiştirilmemesi önemlidir.
Çalınan eşyanın faturası, fotoğrafı, seri numarası veya IMEI bilgisi başvuru sırasında sunulmalıdır. Kimlik, banka kartı veya çek defteri çalınmışsa ilgili banka ve kurumlara da gecikmeden bildirim yapılmalıdır.
Kamera kayıtlarının silinme ihtimali bulunuyorsa savcılık veya kolluktan kayıtların hızla temin edilmesi istenebilir. Adalet Bakanlığının hırsızlık mağdurları için hazırladığı bilgilendirme sayfasında da olay yerine dokunulmaması, başvuru yapılması ve ilgili kurumlara bildirimde bulunulması önerilmektedir.
Hırsızlık Davasına Hangi Mahkeme Bakar?
TCK 141 kapsamındaki basit hırsızlık ile TCK 142/1 ve 142/2 kapsamındaki nitelikli hırsızlık davaları asliye ceza mahkemesinde görülür. TCK 142/3 kapsamında beş yıldan on iki yıla kadar hapis cezası öngörülen suçta ise ağır ceza mahkemesi görevlidir.
5235 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca görev belirlenirken ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin suç için kanunda öngörülen cezanın üst sınırı esas alınır. Bu nedenle TCK 143 uyarınca gece vakti nedeniyle cezanın artırılması, tek başına davanın ağır ceza mahkemesinde görülmesini gerektirmez.
Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir. Çocuklara özgü yargılama hükümleri, bağlantılı dosyalar ve özel yetki kuralları ayrıca değerlendirilmelidir.
Hırsızlık Suçunda Tutuklama Olur mu?
TCK 141 ve TCK 142 kapsamındaki hırsızlık suçları CMK 100 bakımından katalog suçlar arasında bulunmaktadır. Ancak katalog suç niteliği tutuklamanın otomatik olarak uygulanacağı anlamına gelmez.
Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin yanında kaçma, saklanma, delilleri yok etme veya tanıklar üzerinde baskı kurma gibi bir tutuklama nedeninin bulunması gerekir. Tedbirin ölçülü olması ve adli kontrolün yetersiz kalacağının ortaya konulması da aranır. Ayrıntılı bilgi için tutuklama kararı hakkındaki açıklamalarımız incelenebilir.
Hırsızlık suçlamasıyla ifadeye çağrıldıysanız veya bir yakınınız gözaltına alındıysa ifadeden önce avukatla görüşmeniz önemlidir. Av. Ebubekir Kozan’a gece ve hafta sonu dâhil 0534 980 28 64 numarasından ulaşabilir ya da çağrı belgesini WhatsApp üzerinden iletebilirsiniz.
Hırsızlık Suçunda Zamanaşımı
Basit hırsızlık suçunda olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK 66/1-e). TCK 142/1, 142/2 ve 142/3 kapsamındaki nitelikli hırsızlık hâllerinde kanuni cezanın üst sınırı beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az olduğundan olağan dava zamanaşımı on beş yıldır (TCK 66/1-d). Gece vakti artırımı bu süreleri değiştirmez.
Suçun daha ağır cezayı gerektiren hâlleri zamanaşımı hesabında dikkate alınır (TCK 66/3); örneğin TCK 142/2 veya 142/3 kapsamındaki bir hırsızlıkta kamu hizmetinin aksaması (TCK 142/5) da isnat edilmişse ceza iki katına kadar artırılabildiğinden üst sınır yirmi yılı bulur ve zamanaşımı yirmi yıl olur (TCK 66/1-c). Şüpheli veya sanıklardan birinin Cumhuriyet savcısı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, tutuklama kararı, iddianame düzenlenmesi ve mahkûmiyet kararı zamanaşımını keser (TCK 67/2); kesilme hâlinde süre yeniden başlar ve toplam süre kanundaki oranda uzayabilir.
Şikâyete bağlı özel hâllerdeki altı aylık şikâyet süresi ile dava zamanaşımı birbirinden farklıdır. Şikâyet süresinin geçirilmesi, zamanaşımı henüz dolmamış olsa bile soruşturma yapılmasına engel olabilir.
Hırsızlık Suçunda HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezası
Hırsızlık suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının ertelenmesi veya cezanın adli para cezasına çevrilmesi otomatik değildir. Önce indirim ve artırımlar sonucundaki sonuç ceza belirlenir.
| Uygulama | Temel süre sınırı | Genel açıklama |
|---|---|---|
| Hükmün açıklanmasının geri bırakılması | Sonuç ceza 2 yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası | CMK 231’deki diğer koşulların da bulunması gerekir. |
| Hapis cezasının ertelenmesi | Kural olarak 2 yıl veya daha az | TCK 51’deki sabıka ve yeniden suç işlememe değerlendirmesi yapılır. |
| Adli para cezasına çevirme | Sonuç ceza 1 yıl veya daha az | TCK 50’deki kısa süreli hapis cezası koşulları aranır. |
On sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişiler bakımından erteleme sınırı üç yıldır. İlk defa suç işlenmesi tek başına bu kurumların uygulanması için yeterli değildir.
HAGB için suçtan doğan zararın giderilmesi de aranır; zarar hemen giderilemiyorsa mahkeme denetim süresi içinde taksitle ödenmesine karar verebilir. Denetim süresi beş yıldır. 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir (CMK 231).
Adli para cezasının gün sayısı ve ödeme biçimi hakkında ayrıntılı bilgi için adli para cezası rehberimiz incelenebilir.
İlk Defa Hırsızlık Yapan Kişi Ceza Alır mı?
Failin daha önce sabıkasının bulunmaması hırsızlık suçunu veya cezayı ortadan kaldırmaz. Mahkeme suçun sabit olduğuna karar verirse kanundaki ceza aralığı içinde temel cezayı belirler.
Sabıkanın bulunmaması; takdiri indirim, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve hapis cezasının ertelenmesi gibi kurumların değerlendirilmesinde önem taşıyabilir. Ancak her kurumun kendine özgü koşulları vardır ve sonuç ceza süresi de dikkate alınır.
Kesinleşen mahkûmiyetin adli sicile etkisi ile infazdan sonraki silinme süreci hakkında adli sicil kaydının silinmesi yazımızdan bilgi alınabilir.
Hırsızlık Suçunda Cezaevinde Ne Kadar Kalınır?
Hırsızlık suçu genel koşullu salıverilme hükümlerine tabidir. Mükerrirlik ve başka özel durumlar bulunmadığında koşullu salıverilme oranı kural olarak cezanın yarısıdır.
Hırsızlıktan 5 Yıl Ceza Alan Ne Kadar Yatar?
Örneğin beş yıl kesinleşmiş hapis cezasında koşullu salıverilme hesabının başlangıç noktası iki yıl altı aydır. Ancak bu süre, kişinin mutlaka iki yıl altı ay kapalı cezaevinde kalacağı anlamına gelmez.
Mahsup edilecek gözaltı ve tutukluluk süresi, suç tarihi, mükerrirlik, iyi hâl, açık ceza infaz kurumuna ayrılma, denetimli serbestlik ve geçiş hükümleri fiilen cezaevinde geçirilecek zamanı değiştirir. Somut hesaplama için 2026 infaz hesaplama rehberi ile denetimli serbestlik açıklamalarımız birlikte incelenmelidir.
Önemli: İnternetteki “şu kadar cezanın yatırı budur” tabloları tek başına güvenilir değildir. Kesin hesap için suç tarihi, kesinleşen hüküm, mahsup süresi ve kişinin infaz statüsü bilinmelidir.
Zincirleme Hırsızlık ve Birden Fazla Mağdur
Aynı suç işleme kararı kapsamında aynı kişiye karşı farklı zamanlarda birden fazla hırsızlık yapılması hâlinde TCK 43’teki zincirleme suç hükümleri uygulanabilir. Bu durumda tek cezaya hükmedilerek ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır.
Aynı fiille birden fazla kişiye karşı suç işlenmesi de zincirleme suç kapsamında değerlendirilebilir. Farklı mağdurlara yönelik birbirinden bağımsız eylemler ise kural olarak ayrı suç oluşturur. Olaylar arasındaki zaman, yer, mağdur ve suç işleme kararı bağlantısı araştırılmalıdır.
Hırsızlık Suçuna İlişkin Yargıtay Kararları
ATM’de Yardım Bahanesiyle Para Çekilmesi Basit Hırsızlık Sayıldı
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2022 tarihli, 2019/152 Esas ve 2022/605 Karar sayılı kararında, ATM’de yardım isteyen mağdurun kartını yeniden makineye takmasını sağlayan, mağdurun haberi olmadan 1.000 TL’lik para çekme işlemi başlatan ve mağdur kartını alıp ayrıldıktan sonra makineden çıkan parayı alan sanığın eylemi incelenmiştir. Yerel mahkeme eylemi bilişim sistemlerinin kullanılmasıyla işlenen nitelikli hırsızlık (TCK 142/2-e) saymıştı.
Kurul, mağdurun parayı rızasıyla teslim etmediğini, bu nedenle dolandırıcılığın oluşmadığını belirtmiştir. Kart sanığın eline geçmediği için banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılmasının (TCK 245/1), para bilişim sistemi kullanılarak sanığın hâkimiyet alanına geçirilmediği için de nitelikli hırsızlığın oluşmadığını kabul etmiş; eylemin basit hırsızlık (TCK 141/1) olduğu sonucuna vararak hükmü bozmuştur. Karar oy çokluğuyla verilmiştir; karşı oyda bir üye eylemin banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, bir üye ise dolandırıcılık olduğu görüşündedir.
Karar, bankacılık işlemiyle bağlantılı her olayın otomatik olarak TCK 142/2-e kapsamında değerlendirilemeyeceğini gösterir; paranın failin hâkimiyetine nasıl geçtiği ayrıca incelenmelidir.
Ceza Genel Kurulu 2025’te de ATM’de Yardım Bahanesiyle Alınan Parayı Basit Hırsızlık Saydı
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.11.2025 tarihli, 2024/500 Esas ve 2025/485 Karar sayılı kararında, ATM’de yardım bahanesiyle mağdurun rızası dışında alınan paraya ilişkin eylem basit hırsızlık olarak nitelendirilmiştir. Kurul mahkûmiyet hükmünü bozmuş ve dava zamanaşımı gerçekleştiği için kamu davasının düşmesine karar vermiştir. Karar oy birliğiyle verilmiştir.
Basit hırsızlıkta olağan dava zamanaşımı sekiz yıl, TCK 142/2 kapsamındaki hâllerde on beş yıl olduğundan, eylemin nasıl nitelendirildiği yalnız cezayı değil zamanaşımı sonucunu da etkileyebilir.
İcra Hareketlerinin Bir Bölümü Gece Vaktine Denk Gelirse Gece Artırımı Uygulanır
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2024 tarihli, 2022/443 Esas ve 2024/116 Karar sayılı kararında, hırsızlığın icra hareketlerinin bir bölümünün gece vaktine denk gelmesi hâlinde TCK 143’teki artırımın uygulanacağı kabul edilmiştir. Kurul, direnme hükümlerini zincirleme suç ve teşebbüs değerlendirmesindeki hata nedeniyle bozmuştur. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.
Bu nedenle olay saatinin yalnız başlangıç anına göre değil, icra hareketlerinin tamamına göre belirlenmesi gerekir.
İddianamede Anlatılmayan Fiilden Mahkûmiyet Kurulması
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.09.2015 tarihli, 2014/14 Esas ve 2015/273 Karar sayılı kararında, mala zarar verme olarak anlatılan olaydan hareketle hırsızlığa teşebbüsten mahkûmiyet kurulması değerlendirilmiştir.
Kurul, iddianamede hırsızlık suçunun unsurlarını oluşturabilecek fiilin yeterince anlatılmadığı olayda, sanığa ek savunma hakkı verilmesinin dava konusu yapılmayan fiilden hüküm kurulmasına imkân sağlamadığını kabul etmiştir. Kurul, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabul ederek Özel Dairenin düzeltilerek onama kararını kaldırmış ve yerel mahkemenin hükmünü bozmuştur. Karar oy çokluğuyla verilmiştir; karşı oyda iddianamedeki anlatımın hırsızlık suçunu da kapsadığı görüşü savunulmuştur.
Bu karar bakımından önemli ayrım, aynı fiilin hukuki niteliğinin değiştirilmesi ile iddianamede anlatılmayan başka bir fiilden yargılama yapılması arasındadır. Hırsızlık dosyalarında yalnızca sevk maddeleri değil, iddianamenin olay anlatımı da incelenmelidir.
Telefon Etmek İçin Verilen Telefonun Geri Verilmemesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 14.05.2013 tarihli, 2011/25543 Esas ve 2013/8893 Karar sayılı kararında, mağdurdan annesiyle konuşmak için alınan telefonun geri verilmemesi ele alınmıştır.
Daire, somut olayda mağdurun telefon üzerindeki zilyetliği devretme iradesinin bulunmadığını değerlendirerek eylemin hırsızlık kapsamında ele alınması gerektiğine karar vermiş ve hükmü bozmuştur. Karar oy birliğiyle verilmiştir.
Bu örnek, bir eşyanın kişinin eline rızayla geçmiş olmasının tek başına güveni kötüye kullanma sonucunu doğurmadığını göstermektedir. Eşyanın hangi amaçla verildiği, teslimin kapsamı ve kişinin başlangıçtaki kastı birlikte değerlendirilmelidir.
İstanbul’da Hırsızlık Davalarına Bakan Avukat
Hırsızlık suçlamasında savunma hazırlanırken öncelikle isnat edilen fiilin TCK 141 veya TCK 142 kapsamında olup olmadığı belirlenir. Eşyanın bulunduğu yer, muhafaza biçimi, alınma yöntemi ve olay saati, uygulanabilecek ceza hükümlerini etkileyebilir.
Avukatlık çalışması; dosyanın incelenmesini, ifade öncesi görüşmeyi, kolluk ve savcılık ifadelerine katılımı, kamera ve diğer delillerin değerlendirilmesini, tutuklama veya adli kontrol kararlarına ilişkin başvuruları ve ceza davasının takibini kapsayabilir.
Kamera görüntülerinin eksik olması, eşyanın değerinin tartışmalı bulunması, suçun teşebbüs aşamasında kalması veya zararın giderilmesi gibi konular dosyaya özgü olarak ele alınır. Mağdur bakımından ise eşyanın tespiti, delillerin korunması, zararın belgelenmesi ve davaya katılma talepleri önem taşır.
İstanbul Anadolu Adliyesinde Hırsızlık Soruşturması ve Dava Takibi
Av. Ebubekir Kozan, Maltepe Cevizli’deki bürosundan İstanbul Anadolu Adliyesinde yürütülen ceza soruşturmalarını ve davalarını takip eder; müvekkil görüşmelerini ve duruşmaları bizzat yürütür. Hizmetlerin kapsamı hakkında İstanbul ceza avukatı sayfamızdan, Kartal’daki adliyede görülen dosyalar için Kartal ceza avukatı sayfamızdan bilgi alabilirsiniz.
Hakkınızda hırsızlık davası açıldıysa veya bir hırsızlık olayından zarar gördüyseniz iddianameyi, tebligatı veya şikâyet belgesini WhatsApp üzerinden iletebilir ya da 0534 980 28 64 numarasından Av. Ebubekir Kozan’a ulaşabilirsiniz.
İlk değerlendirmede dosyanın aşaması, yaklaşan ifade veya duruşma tarihi, mevcut deliller ve varsa tutukluluk durumu üzerinden yapılacak işlemler belirlenir.
Hırsızlık Suçu Hakkında Sık Sorulan Sorular
Hırsızlık suçunun cezası kaç yıldır?
Basit hırsızlık suçunun cezası, TCK m.141 uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Nitelikli hırsızlıkta TCK m.142/1 kapsamındaki fiiller için üç yıldan yedi yıla, m.142/2 kapsamındaki fiiller için beş yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörülür. TCK m.142/3 kapsamındaki enerji hırsızlığında ise ceza beş yıldan on iki yıla kadardır. Gece vakti işlenmesi gibi cezayı artıran nedenler ve indirim koşulları ayrıca değerlendirilir.
Hırsızlık suçu şikâyete bağlı mı?
Basit ve nitelikli hırsızlık suçları kural olarak şikâyete bağlı değildir; savcılık tarafından resen soruşturulur. Bu nedenle mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi, soruşturmayı veya davayı kendiliğinden sona erdirmez.
Ancak TCK m.144 ve m.146 kapsamındaki özel hâllerde şikâyet şartı aranır. TCK m.167/2’de belirtilen yakınlar arasında işlenen hırsızlık bakımından da şikâyete bağlı özel düzenleme bulunmaktadır.
Hırsızlık suçunda uzlaştırma uygulanır mı?
TCK m.141 kapsamındaki basit hırsızlık suçu, şikâyete bağlı olmamasına rağmen CMK m.253 uyarınca uzlaştırma kapsamındadır. TCK m.142 kapsamındaki nitelikli hırsızlıkta ise kural olarak uzlaştırma uygulanmaz.
TCK m.144, m.146 ve m.167/2 kapsamındaki şikâyete bağlı özel hâller ayrıca değerlendirilir. Aynı mağdura karşı birlikte işlenen başka suçların bulunması da uzlaştırmanın uygulanıp uygulanamayacağını etkileyebilir.
Çalınan mal iade edilirse ceza düşer mi?
Çalınan malın iadesi veya zararın giderilmesi, hırsızlık suçunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak TCK m.168’deki etkin pişmanlık şartları gerçekleşirse cezada indirim uygulanır.
Zararın pişmanlık gösterilerek tamamen giderilmesi, kovuşturma başlamadan önce gerçekleşirse cezanın üçte ikisine kadar; kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce gerçekleşirse yarısına kadar indirim yapılır. Kısmi iade veya kısmi ödeme hâlinde ayrıca mağdurun rızası aranır. Malın kolluk tarafından ele geçirilmesi, tek başına etkin pişmanlık şartlarının gerçekleştiği anlamına gelmez.
Nitelikli hırsızlık nedir?
Nitelikli hırsızlık, TCK m.142’de eşyanın bulunduğu yer, korunma biçimi, kullanılan yöntem veya mağdurun durumu nedeniyle daha ağır cezayla düzenlenen hırsızlık hâlleridir. Bilişim sistemlerinin kullanılması veya bina içinde muhafaza altına alınmış eşyanın çalınması bu hâllere örnek verilebilir.
Gece vakti işlenme ise TCK m.143’te ayrıca düzenlenmiştir. Bu hüküm, hem basit hem de nitelikli hırsızlıkta uygulanabilen ve verilecek cezayı yarı oranında artıran bir nedendir.
İlk kez hırsızlık yapan kişi ceza alır mı?
İlk kez hırsızlık suçu işlenmesi veya kişinin sabıkasının bulunmaması, tek başına cezasızlık nedeni değildir. Suçun işlendiği sabit görülürse mahkeme, uygulanacak hükümlere göre ceza belirler.
Etkin pişmanlık, takdiri indirim, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve hapis cezasının ertelenmesi gibi kurumlar, her birinin kanuni şartları çerçevesinde değerlendirilir. Sabıkasız olmak, bu imkânlardan mutlaka yararlanılacağı veya cezaevine girilmeyeceği anlamına gelmez.
Hazırlayan: Av. Ebubekir Kozan