Yağma Suçu (Gasp) Nedir?
Kısa cevap: Yağma, bir başkasını kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslim etmeye ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmaktır (TCK 148). Halk arasında ve basında “gasp” denir; kanunda ayrı bir gasp suçu yoktur, gasp olarak anlatılan eylemler yağma olarak yargılanır. Cezası altı yıldan on yıla kadar hapistir. Silahla, birden fazla kişiyle, gece vakti, konutta veya işyerinde ya da yüzünü gizleyerek işlenen nitelikli yağmada ceza on yıldan on beş yıla kadar hapistir (TCK 149). Hırsızlıktan farkı, malın mağdura karşı cebir veya tehdit kullanılarak alınmasıdır. Yağma şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma uygulanmaz ve dava ağır ceza mahkemesinde görülür.
Uygulamada yağma suçlamasıyla en sık karşılaşılan dosyalar sokakta telefon veya çanta alınması, işyeri ve market soygunları, borç tahsili sırasında çıkan kavgalar ve birden fazla kişinin birlikte hareket ettiği olaylardır. Aynı olay; kapkaç, hırsızlık ve yaralama, tehdit, şantaj ya da alacak tahsili için tehdit olarak da nitelendirilebilir. Bu nitelendirme cezayı birkaç kat değiştirdiği için yazıda yağmanın unsurlarını, cezasını ve özellikle hırsızlıktan farkını ayrıntılı olarak anlatıyoruz.
Yağma Suçunun Unsurları
Yağmanın oluşması için mağdura karşı cebir veya kanunda sayılan türden bir tehdit kullanılması, bu cebir veya tehdit sonucunda mağdurun malı teslim etmesi ya da malın alınmasına karşı koyamaması ve failin bunu bilerek ve isteyerek yapması gerekir. Fail ayrıca malı kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla almalıdır; örneğin bir telefonun yalnız mesajlarına bakmak için kısa süreliğine alınıp geri verilmesinde yağma kastı bulunmayabilir.
Cebir veya tehdit ile malın alınması arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. Yargıtay’a göre cebir başka bir amaçla, örneğin bir kavga sırasında kullanılmış ve mal ancak sonradan alınmışsa kural olarak yağma değil, cebir veya tehdit suçunun yanında hırsızlık oluşur; ancak mağdur malın alındığını görmüş ve az önceki saldırının etkisiyle karşı koyamamışsa yağma söz konusu olabilir.
Cebir veya Tehdit
Cebir, mağdurun direncini kırmaya yönelik fiziki kuvvettir: itmek, tutmak, vurmak, bağlamak, yere düşürmek. Tehdit ise kanunda sınırlı olarak sayılmıştır: mağdurun veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da mağdurun malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratılacağı söylenmelidir. Bıçak veya silah göstererek “Telefonu ver yoksa seni yaralarım” demek tipik yağma tehdididir.
Kullanılan cebir veya tehdit, mağduru malı teslim etmeye ya da alınmasına ses çıkarmamaya yöneltmeye elverişli olmalıdır. Kanun gerekçesine göre bu nitelikte olmayan bir cebir veya tehdit yalnız mağdurun normalden fazla ürkek olması nedeniyle malın teslimine yol açmışsa yağma değil hırsızlık söz konusudur. Yargıtay, mağdura ait ve içinin dolu olmadığı bilinen gaz tabancasının tehdit içeren bir söz söylenmeden mağdura doğrultulduğu ve mağdurun ellerini korktuğu için değil sanığı sakinleştirmek için kaldırdığı bir olayda sanığın mağdura tehdit veya cebir uygulamadığını kabul etmiştir; karar aşağıda anlatılmıştır.
Bu kapsama girmeyen tehditlerle yarar sağlanması yağma değil, başka suçlar oluşturabilir. Örneğin yarar sağlamak amacıyla şeref veya saygınlığa zarar verecek bilgileri veya görüntüleri açıklamakla tehdit etmek şantajdır (TCK 107/2).
Malı Teslime veya Alınmasına Karşı Koymamaya Mecbur Kılma
Yağmada mal ya mağdura zorla teslim ettirilir ya da fail malı kendisi alır ve mağdur cebir veya tehdit nedeniyle buna karşı koyamaz. Malın mağdurun sahip olduğu bir şey olması gerekmez; mağdurun elinde veya koruması altında bulunan başkasına ait mal da yağmanın konusu olabilir. Market kasiyerine silah gösterilerek kasadaki paranın alınması buna örnektir.
Mağdurun Kendini Bilmeyecek ve Savunamayacak Hâle Getirilmesi
Mağdurun herhangi bir vasıtayla kendini bilmeyecek ve savunamayacak hâle getirilmesi de yağmada cebir sayılır (TCK 148/3). İçeceğe ilaç veya uyuşturucu madde katılarak bayıltılan kişinin eşyalarının alınması bu nedenle hırsızlık değil yağmadır. Buna karşılık fail, mağdurun kendiliğinden içine düştüğü baygınlık veya aşırı sarhoşluk hâlinden yalnızca yararlanırsa eylem yağma değil, nitelikli hırsızlıktır (TCK 142/2-a).
Senet Yağması
Cebir veya tehditle mağdurun kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi vermeye, var olan bir senedin hükümsüz kaldığını gösteren bir belgeyi vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ileride senede dönüştürülebilecek bir kâğıdı imzalamaya ya da var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi de yağmadır ve aynı cezayı gerektirir (TCK 148/2). Zorla imzalatılan boş senet veya borç ikrarı bu kapsamdadır.
Yağma Suçunun Cezası
Gasp suçunun cezası da yağma hükümlerine göre belirlenir. Yağmada adli para cezası öngörülmemiştir; yalnız hapis cezası verilir.
| Hâl | Ceza |
|---|---|
| Yağma (TCK 148/1) ve senet yağması (TCK 148/2) | 6 yıldan 10 yıla kadar hapis |
| Nitelikli yağma (TCK 149/1) | 10 yıldan 15 yıla kadar hapis |
| Yağma sırasında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK 149/2) | Yağma cezasına ek olarak kasten yaralama cezası |
| Malın değerinin az olması (TCK 150/2) | Ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir |
| Yağmaya teşebbüs (TCK 35/2) | Ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir |
Nitelikli Yağma (TCK 149)
Yağmanın aşağıdaki hâllerden biriyle işlenmesi hâlinde ceza on yıldan on beş yıla kadar hapistir:
- Silahla,
- Failin kendisini tanınmayacak hâle koymasıyla (kar maskesi, kask, yüzün kapatılması),
- Birden fazla kişi tarafından birlikte,
- Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde,
- Beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumdaki kişiye karşı,
- Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak,
- Suç örgütüne yarar sağlamak amacıyla,
- Gece vaktinde.
Birden fazla nitelikli hâlin bulunması cezayı ayrıca artırmaz; ancak alt sınırdan uzaklaşılmasında dikkate alınabilir. Silah kavramına yalnız ateşli silahlar değil, bıçak gibi kesici ve delici aletler ile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler de girer (TCK 6/1-f). Oyuncak veya kurusıkı tabancanın silah sayılıp sayılmayacağı tartışmalıdır; gerçeğinden ayırt edilemeyen ve mağdurda korku yaratan araçlar uygulamada çoğu zaman silah kabul edilir, mağdurun aracın oyuncak veya boş olduğunu bildiği durumlarda farklı sonuca varılabilir; bu durumda tehdit unsurunun kendisi de tartışılır.
Yağma Sırasında Yaralama
Yağma sırasında mağdurun kemiği kırılır, duyularından birinin işlevi sürekli zayıflar, yüzünde sabit iz kalır veya hayati tehlike doğarsa, kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri oluşur. Bu durumda fail yağma cezasının yanında kasten yaralama hükümlerine göre ayrıca cezalandırılır (TCK 149/2). Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralanmalar ise yağmanın cebir unsuru içinde kalır.
Malın Değerinin Azlığı (TCK 150/2)
Yağmanın konusu olan malın değeri azsa ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir. İndirim 2005’teki değişiklikten beri zorunlu değil, hâkimin takdirindedir. Ceza Genel Kurulu’na göre kanunda rakamsal bir sınır yoktur; eski kanundaki “hafif” ve “pek hafif” değer ölçüleriyle yorum yapılmamalıdır. Ölçüye esas alınacak değer fiilen alınan değil, failin kastının kapsadığı değerdir. Aşağıdaki kararda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, mağdurun üzerinde ne varsa almaya yönelen ve az para bulan failin indirimden yararlanamayacağını ileri sürmüş; Kurul ise indirimin o olayda uygulanıp uygulanmayacağını değerlendirmemiştir. Hâkim değerin yanında olayın özelliklerini, faili suça iten etkenleri ve suçun mağdur üzerindeki etkilerini de gözetir; indirimi uygulasın ya da uygulamasın, nedenini kararda denetlenebilir biçimde göstermek zorundadır. Karar aşağıda anlatılmıştır.
Yağma ile Hırsızlık Arasındaki Fark
Halk arasında gasp denen yağmada da hırsızlıkta da başkasına ait taşınır mal hukuka aykırı olarak alınır. Fark, malın nasıl alındığındadır: hırsızlıkta mal zilyedin rızası olmadan bulunduğu yerden alınır; yağmada ise mağdura karşı cebir veya tehdit kullanılır.
| Ölçüt | Hırsızlık (TCK 141–142) | Yağma (TCK 148–149) |
|---|---|---|
| Malın alınma biçimi | Zilyedin rızası olmadan alma | Cebir veya tehditle teslime ya da karşı koymamaya zorlama |
| Kişiye yönelik kuvvet | Yok; kuvvet yalnız eşyaya yönelebilir | Mağdurun direncini kırmaya yönelik kuvvet veya tehdit var |
| Temel ceza | 1–3 yıl; temel nitelikli hâllerde 3–7 veya 5–10 yıl | 6–10 yıl; nitelikli hâlde 10–15 yıl |
| Uzlaştırma | Basit hırsızlıkta var | Yok |
| Akrabalar arası (TCK 167) | Uygulanır | Uygulanmaz |
| Etkin pişmanlık (TCK 168) | Üçte ikiye veya yarıya kadar indirim | Yarıya veya üçte bire kadar indirim |
| Görevli mahkeme | Kural olarak asliye ceza | Ağır ceza |
Hırsızlık suçunun türleri ve cezaları için hırsızlık suçu yazımıza bakabilirsiniz.
Kapkaç Hırsızlık mı, Yağma (Gasp) mı?
Kişinin elinden veya üstünden çantasını, telefonunu ya da kolyesini ani bir hareketle çekip almak, kapkaç olarak bilinir ve nitelikli hırsızlıktır (TCK 142/2-b). Burada kuvvet eşyaya yöneliktir ve mağdura direnme fırsatı tanınmadan iş biter; mağdurun çekme sırasında yalnızca sendelemesi tek başına yağma oluşturmaz. Kapkaç kendini savunamayacak durumdaki kişiye karşı işlenirse hırsızlık cezası üçte birine kadar artırılır. Mağdur eşyasını bırakmamak için direnir ve fail bu direnci kırmak için mağduru iter, yere düşürür, vurur veya sürüklerse eylem yağmaya dönüşebilir. Motosikletle iki kişinin birlikte yaptığı kapkaç yağmaya dönüşürse birden fazla kişiyle işlenen nitelikli yağma (TCK 149/1-c) söz konusu olur.
Yargıtay, motosikletle yaklaşan iki kişiden birinin gece mağdurun elindeki çantayı çektiği bir olayda nitelikli yağma mahkûmiyetini oy çokluğuyla onamıştır; çoğunluk gerekçesi olayı ayrıca anlatmamış, yalnız suç vasfının doğru belirlendiğini belirtmiştir. Mağdurun kısa bir süre çantasına sarılıp direndiği anlatımı karşı oy yazısındadır; karşı oy, kuvvetin tamamen eşyaya yöneldiğini ve eylemin kapkaç olduğunu savunmuştur. Karar aşağıda anlatılmıştır. Ayrım somut olayda kuvvetin kime yöneldiğine ve mağdurun direncini kırma amacı taşıyıp taşımadığına bakılarak yapılır.
Hırsızlıktan Sonra Kaçmak İçin Cebir Kullanılırsa
Hırsızlık sırasında yakalanan failin mağduru itip kaçması sık görülen bir durumdur. Belirleyici an, malın mağdurun tasarruf alanından çıktığı andır; kanun gerekçesine göre bu ana kadar kullanılan cebir veya tehdit hırsızlığı yağmaya dönüştürür. Fail olay yerinde veya kesintisiz takip sırasında malı elinde tutmak için mağdura cebir uygularsa eylem yağmaya dönüşebilir. Malı bırakıp yalnız kaçmak için mağduru iterse hırsızlığa teşebbüs ile yaralama söz konusu olur. Hırsızlık tamamlandıktan sonra malın geri alınmasını önlemek veya yakalanmamak için kullanılan cebir ise yağma değildir; hırsızlığın yanında kasten yaralama, tehdit veya diğer suçları oluşturur.
Yargıtay, marketten ödeme yapmadan poşetle kaçan ve kovalayan işletmecinin onu ara sokakta gözden kaybetmesinden sonra karşısına çıkıp bıçak göstererek tehdit eden ve yumruk atan sanığın eylemini yağma saymamış; takip kesildiğinde hırsızlığın tamamlandığını, sonraki eylemlerin nitelikli tehdit ve kasten yaralama oluşturduğunu kabul etmiştir. Karar aşağıda anlatılmıştır.
Yağma, Tehdit ve Şantaj Farkı
Yağmanın tehdidi kanunda sınırlı olarak sayılmıştır ve amacı bir malın elde edilmesidir. Tehdit edilen kötülük bu kapsamın dışındaysa veya amaç mal elde etmek değilse başka suçlar söz konusu olur:
- Tehdit (TCK 106): Kişinin korkutulmasıdır; amaç bir malın teslim alınması değildir.
- Şantaj (TCK 107): Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından ya da yapmayacağından bahisle bir kimseyi hukuka aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya zorlamak ya da yarar sağlamak amacıyla şeref veya saygınlığa zarar verecek bilgileri açıklamakla tehdit etmektir; suçun oluşması için kazanç elde edilmesi gerekmez. İnternette paylaşılan görüntüler veya sırlar üzerinden para istenmesi genellikle şantajdır.
- Yağma (TCK 148): Hayat, vücut veya cinsel dokunulmazlığa saldırı ya da malvarlığı bakımından büyük zarar tehdidi veya cebirle malın alınmasıdır.
Yargıtay, şantajı tehdit suçunun özel bir görünümü saymış ve açıklanacağı veya isnat edileceği söylenen hususların gerçek olmasının gerekmediğini belirtmiştir. İşyerinde belge ve nüfuz iddiasıyla para istenen ve ilk derece mahkemesinin yağmadan beraat, şantajdan mahkûmiyet kararı verdiği olayda Yargıtay, şantaj mahkûmiyetini suç vasfı yönünden değil, mahkûmiyete yeterli delillerin karar yerinde gösterilmemesi nedeniyle bozmuştur; somut olayın şantaj mı yağma mı olduğuna karar vermemiştir. Karar aşağıda anlatılmıştır.
Ayrıntılar için şantaj suçu ve tehdit suçu yazılarımıza bakabilirsiniz.
Alacağını Tahsil Etmek İçin Zor Kullanan Kişi (TCK 150/1)
Kişi hukuki bir ilişkiye dayanan alacağını tahsil etmek amacıyla tehdit veya cebir kullanırsa eylem yağma sayılmaz; yalnız tehdit veya kasten yaralama hükümlerine göre cezalandırılır. Örneğin ödenmeyen kira veya iş bedelini almak için borçluyu tehdit eden kişi bu hükümden yararlanabilir.
Ceza Genel Kurulu’na göre bu özel hükmün uygulanması için fail ile mağdur arasında alacak hakkı doğuran bir hukuki ilişki bulunmalı; mağdur bu ilişkinin borçlusu, fail ise alacaklısı olmalıdır. İlişkinin kanundaki şekil şartına uygun kurulması gerekmez; hukuk düzenince kabul edilebilir meşru bir ilişki yeterlidir. Ancak taraflar arasında bir ilişki bulunması yetmez, olay sırasında bu ilişkiye dayanan bir alacak da bulunmalıdır. Alacak sona ermişse, örneğin mal daha önce iade edilmişse, hüküm uygulanmaz. Alınan miktar alacakla orantılı olmalıdır; alacağı bariz biçimde aşan alma hâlinde de hüküm uygulanmaz. Karar aşağıda anlatılmıştır.
Mağdurun borçlu olması gerektiğinden, borçlunun yakınından zorla tahsil yağma sayılabilir. Kumar veya uyuşturucu borcu gibi hukukun korumadığı alacaklar “meşru ilişki” ölçütünü karşılamadığından bu hükme dayanmak güçtür. Alacağın varlığını gösteren sözleşme, senet, mesaj ve tanıkların dosyaya sunulması önemlidir; sanığın alacak savunması mahkemece araştırılır.
Yağma Suçu Şikâyete Tabi mi?
Hayır. Yağma re’sen soruşturulan bir suçtur; savcılık suçu öğrendiğinde mağdurun şikâyeti olmasa da soruşturma başlatır. Bu nedenle mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi soruşturmayı veya davayı sona erdirmez. Etkin pişmanlık için belirleyici olan da vazgeçme değil, zararın tamamen giderilmesidir; kısmi giderimde mağdurun rızası aranır (TCK 168/4). Ancak eylem alacak tahsili kapsamında basit yaralama veya basit tehdit olarak nitelendirilirse şikâyetten vazgeçme sonuç doğurabilir.
Akrabalar arasındaki malvarlığı suçlarına ilişkin şahsi cezasızlık ve indirim hükmü de yağmada uygulanmaz (TCK 167/1). Eşe, anne veya babaya karşı işlenen yağma da cezalandırılır.
Yağma Suçunda Uzlaştırma Var mı?
Hayır. Yağma şikâyete bağlı olmadığı ve uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında sayılmadığı için uzlaştırma uygulanmaz (CMK 253). Eylem basit hırsızlık (TCK 141) olarak nitelendirilirse uzlaştırma mümkündür; kapkaç gibi nitelikli hırsızlıkta mümkün değildir. Aynı mağdura karşı uzlaştırma dışında kalan bir suç birlikte işlenmişse uzlaştırma uygulanmaz (CMK 253/3). Alacak tahsili hâlinde (TCK 150/1) oluşan basit tehdit ve kasten yaralama ise uzlaştırmaya tabidir. Genel bilgiler için uzlaştırma nedir yazımıza bakabilirsiniz.
Yağma Suçunda Etkin Pişmanlık
Yağmada da etkin pişmanlık hükümleri uygulanır; ancak indirim oranları hırsızlık ve dolandırıcılığa göre düşüktür (TCK 168/3). Etkin pişmanlık gösteren kişi, kovuşturma başlamadan önce, yani iddianame kabul edilmeden önce bizzat pişmanlık göstererek malı aynen geri verir veya zararı tamamen tazmin ederse verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir. Kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önce yapılan giderimde indirim, verilecek cezanın üçte birine kadardır. Kısmi iade veya tazminde mağdurun rızası gerekir (TCK 168/4).
Malın kolluk tarafından kendiliğinden bulunması ile failin yer göstererek iadesini sağlaması aynı değildir; etkin pişmanlık için failin kendi iradesiyle katkısı aranır. Ayrıntılar için etkin pişmanlık yazımıza bakabilirsiniz.
Yağmaya Teşebbüs ve Birlikte İşleme
Fail cebir veya tehdide başladığı hâlde malı elde edemezse yağmaya teşebbüs söz konusudur; ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir (TCK 35/2). Örneğin silah göstererek para isteyen failin mağdurun bağırması veya kolluğun gelmesi üzerine kaçması teşebbüstür. Malı alıp kesintisiz takip sırasında yakalanan failin durumunda suçun tamamlanıp tamamlanmadığı tartışmalıdır. Fail kendi iradesiyle vazgeçerse teşebbüsten cezalandırılmaz; ancak o ana kadar gerçekleşen tehdit veya yaralama ayrıca cezalandırılır (TCK 36).
Yağmanın birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi nitelikli hâldir; bunun için en az iki kişinin müşterek fail olması gerekir, azmettiren ve yardım eden bu sayıya katılmaz. Olay yerinde bulunup mağdurun direncini kırmaya katkıda bulunan herkes, malı bizzat almasa da müşterek fail olarak sorumlu tutulabilir; olay yerindeki rolü suçun icrası için gerekli olan gözcü de müşterek fail sayılabilir. Önceden anlaşma olmadan yalnız olaydan sonra malın satılmasına yardım eden kişi ise yağmaya iştirakten değil, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesinden (TCK 165) sorumlu olabilir.
Yağma Suçunda Tutuklama, Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı
Yağma, tutuklama nedeninin varlığının kanunen varsayılabildiği katalog suçlar arasındadır (CMK 100/3-a-8). Bu durum tutuklamanın zorunlu olduğu anlamına gelmez; kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve tutuklamanın ölçülü olması yine aranır. Adli kontrol gibi daha hafif tedbirlerin yeterli olup olmadığı değerlendirilmelidir. Tutuklama kararına itiraz için tutuklama kararı yazımıza bakabilirsiniz.
Yağma davalarına ağır ceza mahkemesi bakar; kanun yağmayı açıkça ağır ceza mahkemesinin görevine bırakmıştır (5235 sayılı Kanun m. 12). Suç tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış faillerin davasına kural olarak çocuk ağır ceza mahkemesi bakar; yetişkinlerle birlikte işlenen suçlarda davalar genel ağır ceza mahkemesinde birleştirilebilir (5395 sayılı Kanun m. 17). On iki yaşını doldurmamış çocuğun ceza sorumluluğu yoktur. On iki ile on beş yaş arasında fiili algılama ve yönlendirme yeteneği varsa ceza yarı oranında, on beş ile on sekiz yaş arasında üçte bir oranında indirilir (TCK 31); bu yaş gruplarında bir fiil için verilebilecek cezanın üst sınırları 7593 sayılı Kanunla Ağustos 2026’da artırılmıştır. İstanbul Anadolu Adliyesine bağlı ilçeler ile mülhakat adliyeleri olan Adalar, Beykoz ve Şile’de işlenen yağma suçlarının davaları Kartal’daki İstanbul Anadolu ağır ceza mahkemelerinde görülür.
Yağmada dava zamanaşımı, hem temel hem nitelikli hâlde on beş yıldır (TCK 66/1-d). Zamanaşımı; Cumhuriyet savcısı huzurunda ifade alınması veya sorgu, tutuklama kararı, iddianame ve mahkûmiyet kararıyla kesilir; kolluktaki ifade zamanaşımını kesmez. Kesilme hâlinde süre en fazla yirmi iki buçuk yıla uzar (TCK 67). Suç tarihinde on iki ile on beş yaş arasındakiler için süre yarısı, on beş ile on sekiz yaş arasındakiler için üçte ikisidir (TCK 66/2).
Yağma Suçunda HAGB ve Erteleme Mümkün mü?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis olduğunda mümkündür (CMK 231). Hapis cezasının ertelenmesinde sınır kural olarak iki yıl, suç tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış kişiler için üç yıldır (TCK 51/1). Yağmanın alt sınırı altı yıl olduğundan bu kurumlar kural olarak uygulanamaz. Ancak teşebbüs, yaşa göre indirim, değer azlığı, etkin pişmanlık ve takdiri indirim birlikte uygulandığında sonuç ceza iki yılın altına inebilir. Bu durumda HAGB için zararın tamamen giderilmesi gibi diğer kanuni şartlar da aranır; çocuklarda zarar azsa zararın giderilmesi şartı aranmayabilir (5395 sayılı Kanun m. 23). Ayrıntılar için HAGB yazımıza bakabilirsiniz.
Yağma Suçlamasında Savunma ve Mağdur İçin İlk Adımlar
Hakkınızda Yağma Suçlaması Varsa
- İfadeden önce olayın hırsızlık, alacak tahsili, kavga veya yaralama olarak mı değerlendirilmesi gerektiğini bir avukatla konuşun; suç vasfı cezayı birkaç kat değiştirir.
- Taraflar arasında bir alacak ilişkisi varsa bunu gösteren belgeleri, mesajları ve tanıkları belirleyin (TCK 150/1).
- Olay yerindeki kamera kayıtlarının, telefon konum ve görüşme kayıtlarının delil olarak istenmesini sağlayın; bu kayıtlar zamanla silinir.
- Malı iade etmeyi veya zararı gidermeyi düşünüyorsanız zamanlamanın etkin pişmanlık indirimini doğrudan etkilediğini unutmayın.
Yağma Mağduruysanız
- Hemen 112’yi veya en yakın polis merkezini arayın; failin eşkâli, kaçış yönü ve araç plakası ilk dakikalarda önemlidir.
- Yaralanma varsa hastaneden darp raporu alın; rapor yaralama hükümlerinin uygulanmasında belirleyicidir.
- Alınan eşyanın marka, model, IMEI veya seri numarasını ve fatura bilgilerini bildirin.
- Çevredeki işyeri ve sokak kameralarının kayıtlarının korunmasını isteyin.
Yağma suçlamasıyla gözaltına alındıysanız veya bir yakınınız ifadeye çağrıldıysa ilk ifadeden önce avukatla görüşmeniz önemlidir. Av. Ebubekir Kozan’a gece ve hafta sonu dâhil 0534 980 28 64 numarasından ulaşabilir ya da çağrı belgesini WhatsApp üzerinden iletebilirsiniz.
Yağma Suçuna İlişkin Yargıtay Kararları
Alacak Kalmamışsa Alacak Tahsili Hükmü Uygulanmaz
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.01.2024 tarihli, 2020/96 Esas ve 2024/12 Karar sayılı kararına konu olayda sanıklar, köpeklerinin çalındığını öğrenince mağdurlardan birinin işyerine gitmiş, onu darbedip tehdit ederek köpeklerden birini getirtmişti. Köpek geri alındıktan sonra mağdurlardan biri zorla, telefonla çağrılan diğeri ise bir şey gösterileceği söylenerek sanıklardan birinin işyerine götürülmüştü. İki mağdur orada yaklaşık üç saat zorla tutulup darbedilmiş, ardından zorla bir eve götürülmüştü. Evde tabancayla tehdit edilen mağdurların cep telefonları ve birinin cebindeki 30 TL alınmıştı. Başsavcılığın itirazında aktarıldığına göre ilk derece mahkemesi, köpek sahibi iki sanığın köpeği çaldığı kabul edilen mağdura yönelik eylemi bakımından TCK 150/1’i uygulayarak tehditten hüküm kurmuştu. Diğer sanıkları bu mağdura, tüm sanıkları ise öteki mağdura yönelik eylemden nitelikli yağmadan mahkûm etmiş, Yargıtay 6. Ceza Dairesi bu hükümleri düzelterek onamıştı. Kurulun incelemesi nitelikli yağma mahkûmiyetleriyle sınırlıdır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanıkların alacaklarını tahsil amacıyla hareket ettiklerini ileri sürerek TCK 150/1’in uygulanması için itiraz etmişti.
Kurul, TCK 150/1’in uygulanması için fail ile mağdur arasında alacak hakkı doğuran bir hukuki ilişkinin bulunması gerektiğini, bu ilişkinin kanundaki şekil şartına uygun kurulmasının zorunlu olmadığını ve hukuk düzenince kabul edilebilir meşru bir ilişkinin yeterli olduğunu açıklamıştır. Hüküm, mağdur bu ilişkinin borçlusu, fail de alacaklısı olduğunda uygulanır; alınan miktar alacakla orantılı olmalıdır, alacağı bariz biçimde aşan alma hâlinde hüküm uygulanmaz. Somut olayda Kurul, taraflar arasında bir ilişki bulunmasının yetmediğini, bu ilişkiye dayanan bir alacağın da bulunması gerektiğini belirtmiştir. İlk köpeği çalan mağdur hakkında hırsızlıktan mahkûmiyet hükmü kurulmuş, ancak bu köpek yağmadan önce sanıklara iade edilmişti; ikinci köpeğin mağdurlarca alındığına dair ise yeterli delil yoktu. Sanıkların mağdurlardan alacağı kalmadığı için 150/1’in uygulanamayacağı kabul edilmiş ve itiraz oy birliğiyle reddedilmiştir.
Değer Azlığı İndiriminin Uygulanmaması Gerekçelendirilmelidir
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.06.2022 tarihli, 2022/29 Esas ve 2022/443 Karar sayılı kararına konu olayda sanık, annesini tehditle kapıyı açmaya zorlayıp eve girmiş, bıçağı boğazına dayayarak ölümle tehdit etmiş, darbetmiş ve cüzdanındaki 200 TL’yi almıştı. İlk derece mahkemesi sanığı silahla ve konutta işlenen nitelikli yağmadan mahkûm etmiş, değer azlığı indirimini (TCK 150/2) ise hiç tartışmamış, istinaf başvurusu esastan reddedilmişti. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, paranın suç tarihindeki satın alma gücü gözetildiğinde indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle hükmü oy çokluğuyla bozmuştu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise sanığın kastının mağdurun üzerinde ne varsa almaya yönelik olduğunu ileri sürerek itiraz etmişti.
Kurul, kanunda değer azlığı için rakamsal bir sınır bulunmadığını, eski TCK’daki “hafif” ve “pek hafif” kavramlarıyla yorum yapılmaması ve Yargıtay’dan yıllık değer ölçüleri belirlemesinin beklenmemesi gerektiğini belirtmiştir. En önemli ölçüt değerdir; ancak esas alınacak değer fiilen alınan değil, failin kastının kapsadığı değerdir. Hâkim ayrıca olayın özelliklerini, faili suça iten etkenleri ve suçun mağdur üzerindeki etkilerini gözeterek takdirini kullanır; maddeyi neden uyguladığını veya uygulamadığını denetime elverişli biçimde kararda gösterir. Yerel mahkeme bu değerlendirmeyi hiç yapmadığından Kurul itirazı değişik gerekçeyle kabul etmiş, Dairenin bozma kararını kaldırmış ve hükmü gerekçe eksikliği nedeniyle bozmuştur. İndirimin bu olayda uygulanıp uygulanmayacağı ise değerlendirilmemiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.
Boş Olduğu Bilinen Gaz Tabancasının Doğrultulması Yağma Tehdidi Sayılmadı
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.05.2025 tarihli, 2023/19857 Esas ve 2025/5601 Karar sayılı kararına konu olayda sanık, mağdura ait gaz tabancasını mağdura doğrultarak otele doğru yönelmişti. Kamera görüntülerine göre sanığın başka bir yere kaçma eğilimi yoktu; mağdurun ifadelerine göre tehdit içeren bir söz de söylememişti. Tabancanın içinin dolu olmadığı biliniyordu ve mağdur ellerini korktuğu için değil, sanığı sakinleştirmek için kaldırmıştı. İlk derece mahkemesi sanığı silahla yağmaya teşebbüsten mahkûm etmiş, istinaf başvurusu reddedilmişti.
Daire, yağmada cebir veya tehdidin malı almaya yönelik olması, malın bu cebir veya tehdidin etkisiyle alınması ve ikisi arasında nedensellik bağı bulunması gerektiğini açıklamıştır. Kararda, başka bir nedenle başlayan kavgadan sonra mağdurun malının alınması hâlinde kural olarak yağma değil, cebir veya tehdit suçunun yanında hırsızlık oluşacağı; ancak mağdur malın alındığını görmüş ve az önceki saldırının etkisiyle karşı koyamamışsa yağmanın oluşacağı da belirtilmiştir. Somut olayda mağdura karşı tehdit ve cebir uygulanmadığı kabul edilmiş; eylemin hırsızlığa teşebbüs oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan yağmadan hüküm kurulduğu için hüküm oy birliğiyle bozulmuştur.
Motosikletle Çanta Çekme Olayında Nitelikli Yağma Mahkûmiyeti Onandı
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 19.01.2026 tarihli, 2024/1395 Esas ve 2026/687 Karar sayılı kararına konu olayda, karşı oy yazısında anlatıldığına göre mağdur gece saat dört sıralarında taksiden inip telefonla konuşarak yürürken, kimliği belirlenemeyen bir kişinin kullandığı motosikletin arkasındaki sanık mağdurun elindeki çantayı çekip almaya çalışmıştı. Mağdur olaydan hemen sonra kollukta verdiği ifadede refleksle çantasına sarıldığını, tutmaya çalıştığını, ancak çok uzun süre dayanamayıp bıraktığını anlatmıştı. Çantada para, pasaport ve anahtarlar vardı. İlk derece mahkemesi sanığı birden fazla kişiyle ve gece işlenen nitelikli yağmadan mahkûm etmiş, istinaf başvurusu reddedilmişti.
Sanığın temyizi teşhisin güvenilirliğine ve eksik araştırmaya ilişkindi. Daire çoğunluğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığını ve suç vasfının doğru belirlendiğini belirterek hükmü oy çokluğuyla onamıştır. Karşı oy yazısında ise kuvvetin tamamen eşyaya yöneldiği, mağdura doğrudan cebir veya tehdit uygulanmadığı ve eylemin elde taşınan eşyayı çekip alma suretiyle hırsızlık (TCK 142/2-b) olduğu savunulmuştur. Çoğunluk gerekçesi suç vasfını ayrıca tartışmadığından karar, kısa süreli direnişin yağma oluşturup oluşturmadığına dair bir ilke ortaya koymaz; ancak aynı olayın Daire içinde farklı nitelendirilebildiğini gösterir.
Takip Kesildikten Sonra Uygulanan Tehdit ve Darp Hırsızlığı Yağmaya Dönüştürmez
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 30.10.2025 tarihli, 2023/20988 Esas ve 2025/9180 Karar sayılı kararına konu olayda sanık gece bir markete gelmiş, 400 TL tutarında ürün istemiş ve poşete konulan ürünleri alarak ödeme yapmadan koşup kaçmıştı. Market işletmecisi peşinden koşmuş, ancak ara sokağa giren sanığı gözden kaybetmişti. İşletmeci geri dönmek üzereyken sanık elinde poşet olmadan karşısına çıkmış, bıçak göstererek “sen öldün, seninle görüşeceğim, dükkanını yakacağım” diye tehdit etmiş ve yumruk atmıştı. İlk derece mahkemesi sanığı nitelikli yağmadan mahkûm etmiş, istinaf başvurusu reddedilmişti.
Daire, hırsızlığın başlangıcından tamamlanmasına kadar, yani zilyedin mal üzerindeki tasarruf imkânı ortadan kalkana kadar kullanılan cebir veya tehdidin hırsızlığı yağmaya dönüştürdüğünü açıklamıştır. Hırsızlık tamamlandıktan sonra malı geri almak isteyen kişiye karşı ya da kaçmak için kullanılan cebir veya tehdit ise ayrı suçlar oluşturur. Kararda, mağdurun hâkimiyet alanının dışına sıcak takip olmaksızın çıkılmasıyla hırsızlığın tamamlandığı da belirtilmiştir. Somut olayda takip ara sokakta kesildiğinde hırsızlığın tamamlandığı, sonraki bıçakla tehdit ve darbın nitelikli tehdit ve kasten yaralama oluşturduğu kabul edilmiş; nitelikli yağmadan kurulan hüküm oy birliğiyle bozulmuştur.
Belge ve Nüfuz İddiasıyla Para İsteme: Şantaj Hükmü Gerekçe Yetersizliğinden Bozuldu
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 09.06.2020 tarihli, 2018/3774 Esas ve 2020/2130 Karar sayılı kararına konu olayda, iddianameye göre sanıklardan biri, diğer sanığın kendisini gönderdiğini söyleyerek mağdurun işyerine gelmişti. Mağdurun işiyle ilgili bir eksiği bulunduğunu, ellerinde bununla ilgili bir belge olduğunu ve para verirse bu açığı kapatacaklarını söyleyerek 30.000 TL istemişti. Mağdur reddedince ellerinin kollarının uzun olduğunu, emniyette ve her yerde adamları bulunduğunu, istedikleri belgeyi ona imzalatabileceklerini söylemişti. İddianamede eylem hem nitelikli yağmaya teşebbüs hem şantaj olarak gösterilmişti. İlk derece mahkemesi, işyerine gelen kişiyi gönderdiği ileri sürülen ve temyize gelen sanık hakkında yağmadan beraat, şantajdan (TCK 107/2) mahkûmiyet kararı vermişti.
Daire, şantajın tehdit suçunun özel bir görünümü olduğunu açıklamıştır. Şantaj, failin hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından ya da yapmayacağından söz ederek mağduru hukuka aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeye zorlamasıyla ya da yarar sağlamak amacıyla şeref ve saygınlığa zarar verecek hususları açıklamak veya isnat etmekle tehdit etmesiyle oluşur; açıklanacak veya isnat edilecek hususların gerçek olması gerekmez. Yağmada ise tehdit hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa saldırı ya da malvarlığı itibarıyla büyük zarar konusunda olmalı ve malı teslime mecbur kılmaya elverişli bulunmalıdır. Somut olayda sanık suçlamayı hiçbir aşamada kabul etmemiş, olayı doğrulayan tanık da bulunmamıştı. Mağdurun aşamalarda değişen ve kendi içinde çelişen beyanı dışında mahkûmiyete yeterli delillerin neler olduğu karar yerinde açıklanmadan kurulan şantaj hükmü oy birliğiyle bozulmuştur. Daire, cezaların hükümde toplanmasını da hukuka aykırı bulmuştur.
İstanbul’da Yağma Davalarında Avukat Desteği
Yağma davalarında ilk iş, olayın yağma mı, kapkaç veya hırsızlık mı, alacak tahsili için tehdit mi yoksa yaralama mı olduğunu belirlemektir. Bu ayrım hem cezayı hem tutuklama ihtimalini hem de uzlaştırma ve etkin pişmanlık imkânlarını değiştirir. Kamera kayıtları, teşhis tutanakları, mağdur ve tanık beyanları ile alacak ilişkisini gösteren belgeler bu değerlendirmenin temelidir. Ağır ceza mahkemesinde görülen davalarda müdafilik hakkında İstanbul ağır ceza avukatı sayfamıza da bakabilirsiniz.
Av. Ebubekir Kozan, Maltepe Cevizli’deki bürosundan İstanbul Anadolu Adliyesindeki soruşturma ve davaları takip eder; müvekkil görüşmelerini ve duruşmaları bizzat yürütür. Görüşmeye ifade tutanağını, tutuklama veya adli kontrol kararını ve varsa iddianameyi getirmeniz değerlendirmeyi hızlandırır.
Hakkınızda yağma suçundan dava açıldıysa veya duruşmanız yaklaşıyorsa iddianameyi ya da tutuklama kararını WhatsApp üzerinden iletebilir veya 0534 980 28 64 numarasından Av. Ebubekir Kozan’a ulaşabilirsiniz.
Yağma Suçu Hakkında Sık Sorulan Sorular
Gasp ile yağma arasında fark var mı?
Hayır. Gasp, yağma suçunun halk arasındaki adıdır; Türk Ceza Kanununda ayrı bir gasp suçu yoktur. Gasp olarak anlatılan eylemler TCK 148 ve 149’a göre yağma olarak yargılanır.
Yağma (gasp) suçu kaç yıl?
Yağmanın cezası altı yıldan on yıla kadar hapistir. Silahla, birden fazla kişiyle, gece, konutta veya işyerinde ya da yüzünü gizleyerek işlenen nitelikli yağmada ceza on yıldan on beş yıla kadar hapistir.
Yağma suçu şikâyete tabi mi?
Hayır. Yağma re’sen soruşturulur; mağdurun şikâyeti aranmaz.
Yağma suçunda şikâyetten vazgeçmek davayı düşürür mü?
Hayır. Yağma şikâyete bağlı olmadığından vazgeçme davayı düşürmez. Zarar giderilmişse etkin pişmanlık hükümleri ayrıca değerlendirilir.
Yağma suçunda etkin pişmanlık ne kadar indirim sağlar?
Kovuşturma başlamadan önce malın iadesi veya zararın tamamen giderilmesi hâlinde cezanın yarısına kadarı, kovuşturma başladıktan sonra hükümden önce giderilmesi hâlinde üçte birine kadarı indirilir.
Yağma suçuna teşebbüsün cezası nedir?
Teşebbüste verilecek ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir. Örneğin temel yağmada altı yıllık ceza, teşebbüs indirimiyle bir buçuk ile dört buçuk yıl arasına iner.
Kapkaç yağma mıdır?
Kural olarak hayır; eşyanın elden veya üstten ani çekilerek alınması nitelikli hırsızlıktır (TCK 142/2-b). Mağdurun direncini kırmak için ona karşı kuvvet kullanılırsa eylem yağmaya dönüşebilir.
Borcunu almak için zor kullanmak yağma mı?
Meşru bir hukuki ilişkiye dayanan ve olay sırasında gerçekten var olan bir alacağı tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanılırsa yağma değil, yalnız tehdit veya kasten yaralama hükümleri uygulanır (TCK 150/1). Alacak kalmamışsa veya alınan miktar alacağı bariz biçimde aşıyorsa bu hüküm uygulanmaz. Alacağın varlığını gösteren belge, mesaj ve tanıkların dosyaya sunulması önemlidir.
Yağma suçunda değer azlığı indirimi ne zaman uygulanır?
Malın değeri azsa ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir (TCK 150/2). Kanunda sabit bir tutar yoktur; hâkim failin kastının kapsadığı değere ve olayın özelliklerine bakar, indirimi uygulayıp uygulamamasının gerekçesini kararda gösterir.
Telefonla tehdit edip para istemek yağma mı?
Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa saldırı ya da malvarlığı bakımından büyük zarar tehdidiyle para alınırsa yağma oluşabilir. Görüntü veya sırları ifşa etmekle tehdit ederek para istemek ise kural olarak şantajdır.
Yağma suçunda tutuklama zorunlu mu?
Hayır. Yağma katalog suçlardan olduğu için tutuklama nedeni varsayılabilir; ancak kuvvetli şüphe ve ölçülülük yine aranır, adli kontrol de uygulanabilir.
Yağma suçunda HAGB verilir mi?
Kural olarak hayır; alt sınır altı yıldır. Teşebbüs, yaş küçüklüğü, değer azlığı ve etkin pişmanlık gibi indirimlerle sonuç ceza iki yıl veya daha aza inerse ve diğer şartlar varsa HAGB değerlendirilebilir.
Hazırlayan: Av. Ebubekir Kozan