Müddetname Nedir?
Kısa cevap: Müddetname, hükümlünün ceza infaz kurumuna alındığı tarihi, ceza süresini, mahsup edilen gözaltı ve tutukluluk sürelerini, koşullu salıverilme ve hak ederek tahliye tarihlerini gösteren ve Cumhuriyet başsavcılığınca düzenlenen belgedir. Kanunda “belge” (5275 sayılı Kanun m. 20/4), yönetmelikte “süre belgesi” olarak geçer; hükümlü kuruma alındıktan sonra düzenlenir ve hükümlüye verilir. Hesapta hata varsa infaz hâkimliğinden düzeltme istenir (m. 98/1-b); bu başvuru için kanunda süre öngörülmemiştir ve Yargıtay da süre aşımıyla reddi kanuna aykırı bulmuştur; ancak başvuru infazı kendiliğinden durdurmaz. İnfaz hâkimliği kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir.
Müddetname, infaz süresinin ve başlıca tarihlerin hesap belgesidir: denetimli serbestlik, açık cezaevine ayrılma ve koşullu salıverilme başvurularında süre hesabı bu belgedeki tarihlere dayanır. Ancak belgede bir tarihin yazılı olması, o tarihte kendiliğinden tahliye edileceği ya da denetimli serbestliğe veya açık kuruma geçileceği anlamına gelmez; bunlar için kanundaki şartların gerçekleşmesi ve gerekli kararların verilmesi gerekir. Bununla birlikte hesaptaki küçük bir hata da hükümlünün kurumda kalacağı süreyi doğrudan değiştirebilir. Ceza süresinin genel hesabı için infaz hesaplama 2026 yazımıza bakabilirsiniz.
Müddetnameyi Kim Düzenler, Ne Zaman Düzenlenir?
Hapis cezasını içeren kesinleşmiş mahkûmiyet kararı, mahkemece hangi hükümlü ve hangi cezanın infazına ilişkin olduğu belirtilerek Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir (5275 sayılı Kanun m. 20/1). Başsavcılık ilamı infaz defterine kaydeder, cezanın süresine göre çağrı kâğıdı veya yakalama emri çıkarır. Hükümlü kuruma alındıktan sonra Cumhuriyet başsavcılığınca süre belgesi, yani müddetname düzenlenir (Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik m. 54/3).
Müddetnamenin kaç günde hazırlanacağına ilişkin mevzuatta belirli bir süre yoktur. Hükümlü kuruma alındıktan sonra kural olarak kurumun bağlı olduğu başsavcılık infaz işlemlerini yürütür; bu nedenle ceza başka bir şehirde verilmiş olsa da müddetnameyi çoğu zaman hükümlünün bulunduğu kurumun bağlı olduğu başsavcılık düzenler.
Müddetnamede Hangi Bilgiler Yer Alır?
Yönetmelik, müddetnamede şu bilgilerin bulunmasını öngörür (m. 54/3, a–e bentleri). Denetimli serbestlik ve açık kuruma ayrılma tarihleri Yönetmelikte sayılmaz; uygulamada belgede veya hesap cetvelinde gösterilebilir, ancak her müddetnamede bulunmak zorunda değildir:
| Bilgi | Ne anlama gelir | Kontrol edilecek nokta |
|---|---|---|
| Kimlik, tebligat ve iletişim bilgileri (m. 54/3-a) | Hükümlünün kim olduğu ve tebligat adresi | Ad, kimlik numarası ve adresin doğruluğu |
| İnfaz defteri numarası (m. 54/3-b) | Başsavcılıktaki infaz dosyasının numarası | İtiraz dilekçesinde bu numara kullanılır |
| Kuruma alındığı tarih (m. 54/3-c) | Hesabın başladığı gün; tutukluyken kesinleşen hükümde cezaevine ilk giriş tarihinden farklı görünebilir | Yakalama veya teslim tarihiyle, tutukluyken kesinleşen hükümde kesinleşme tarihiyle uyumu |
| Tutuklulukta veya gözaltında geçirdiği süre (m. 54/3-ç) | Cezadan düşülen (mahsup edilen) süreler | Bütün gözaltı, tutukluluk ve konutu terk etmeme sürelerinin eksiksiz yazılması |
| Ceza süresi (m. 54/3-d) | Çekilecek toplam ceza | Birden fazla ceza varsa toplama kararıyla uyumu |
| Koşullu salıverilme tarihi (m. 54/3-d) | İyi hâl ve infaz hâkiminin kararıyla koşullu salıverilmenin mümkün olduğu tarih | Uygulanan oranın (1/2, 2/3, 3/4) suça ve suç tarihine uygunluğu |
| Hak ederek (bihakkın) tahliye tarihi (m. 54/3-d) | Cezanın tamamen biteceği tarih | Mahsup sonrası toplam süreyle uyumu |
| Denetimli serbestlik tarihi (Yönetmelikte sayılmaz; uygulamada gösterilebilir) | Şartları varsa ve infaz hâkimi karar verirse cezanın dışarıda çekilmeye başlanabileceği en erken tarih | Suç tarihine göre bir yıllık genel süre, geçici 6. ve geçici 10. maddelerdeki ek süreler ve 4 Haziran 2025 sonrası suçlarda onda bir şartı |
| Açık kuruma ayrılma tarihi (Yönetmelikte sayılmaz; uygulamada gösterilebilir) | Kapalı kurumdan açık kuruma geçilebilecek en erken tarih | Toplam ceza, suç türü ve koşullu salıverilmeye kalan süreyle uyumu |
| Cezanın hangi hükme ilişkin olduğu (m. 54/3-e) | Kararı veren mahkeme, dosya ve karar numarası | Bütün kesinleşmiş hükümlerin yer alıp almadığı |
Tutukluyken hükmü kesinleşen hükümlünün müddetnamesinde başlangıç tarihi, cezaevine ilk giriş tarihinden farklı görünebilir; kesinleşmeden önceki tutukluluk ayrı bir mahsup kalemi olarak gösterilebilir. Bu nedenle tarih kontrolünde aynı sürenin hem başlangıç tarihine hem mahsuba yazılıp iki kez sayılmadığına veya hiç sayılmadığına bakılmalıdır.
Müddetname Nasıl Okunur?
Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir: bir gün yirmi dört saat, bir ay otuz gündür; yıl ise resmî takvime göre hesaplanır (TCK 61/6). Müddetnamedeki tarihler bu kurala göre, kuruma alınma tarihinden başlanarak ve mahsup edilecek süreler düşülerek bulunur.
Belgede önce ceza süresine ve mahsup edilen sürelere bakılır; ardından koşullu salıverilme tarihi, uygulanan orana göre kontrol edilir. Süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme için kural olarak cezanın yarısının kurumda geçirilmesi gerekir; kasten öldürme, bazı cinsel suçlar ve ilk tekerrür gibi hâllerde bu oran üçte iki, yetişkinlerde uyuşturucu ticareti, bazı cinsel suçlar, terör suçları ve ikinci defa tekerrürde dörtte üçtür (5275 sayılı Kanun m. 107 ve 108; terör suçlarında 3713 sayılı Kanun m. 17/1). Ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezalarında oran yerine kanunda belirtilen yıl süreleri uygulanır (ör. 30 ve 24 yıl, m. 107/2); bazı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında ise koşullu salıverilme hiç uygulanmaz (m. 107/16). Mahsup edilen süreler orana göre küçültülmez; koşullu salıverilme süresinden ve hak ederek tahliyeye kadarki süreden tam olarak düşülür. Denetimli serbestlik tarihi de koşullu salıverilme tarihinden geriye doğru hesaplanır. Oranlar ve kavramlar infaz hesaplama nedir ve koşullu salıverilme yazılarımızda anlatılmıştır.
Örnek: 2 Yıl 6 Ay Hapis Cezasında Müddetname
2024 yılında kasten işlenen ve genel yarı oranına tabi bir suçtan 2 yıl 6 ay hapis cezası alan; suçu doğrudan açık kurumda başlamaya engel suçlardan olmayan, tekerrürü, başka kesinleşmiş cezası ve başka dosyadan tutukluluğu bulunmayan ve yargılama sırasında 30 gün tutuklu kalan yetişkin hükümlüde:
- Hak ederek tahliyeye kadar çekilecek süre, 2 yıl 6 aydan 30 gün düşülerek 2 yıl 5 ay olarak bulunur; hükmedilen ceza 2 yıl 6 ay olarak kalır, düşülen yalnız kurumda çekilecek kısımdır.
- Koşullu salıverilme süresi cezanın yarısı olan 1 yıl 3 aydır; tutuklulukta geçen 30 gün bu süreden tam olarak düşüldüğünde kurumda geçirilecek kısım 1 yıl 2 ay olur.
- Denetimli serbestlik koşullu salıverilmeye bir yıl kala uygulanabileceğinden, iyi hâl, hükümlünün talebi ve infaz hâkiminin kararı gibi şartlar gerçekleşirse hükümlü kuruma alındıktan sonra yaklaşık 2 ay kurumda kalır; ceza toplam üç yılı aşmadığı için infaz kural olarak doğrudan açık kurumda başlar.
- Aynı suç 4 Haziran 2025 veya sonrasında işlenmiş olsaydı, koşullu salıverilmeye kadar kurumda geçirilmesi gereken sürenin en az onda birinin, her durumda en az beş günün kurumda geçirilmesi de aranırdı (m. 105/A/1; geçici m. 11); bu örnekte kurumda geçecek yaklaşık iki aylık süre bu şartı zaten karşılar.
Bu dosyada müddetnamedeki temel kalemler şöyle görünür:
| Müddetnamedeki kalem | Örnekteki değer |
|---|---|
| Ceza süresi | 2 yıl 6 ay |
| Tutuklulukta geçen süre (mahsup) | 30 gün |
| Koşullu salıverilme tarihi | Kuruma alınma tarihi + 1 yıl 3 ay − 30 gün |
| Hak ederek tahliye tarihi | Kuruma alınma tarihi + 2 yıl 6 ay − 30 gün |
| Denetimli serbestlik tarihi | Koşullu salıverilme tarihinden bir yıl önce |
Bu örnek genel kuralları gösterir; tablodaki formüller tarih üretmez, hesabın mantığını gösterir. Kesin tarihler infaza başlangıç günü, takvim hesabı ve mahsup kayıtlarına göre belirlenir. Gerçek dosyada suç tarihi, suçun türü, birden fazla ceza, yaş ve geçici maddeler tarihleri değiştirir; kesin sonuç ancak ilam ve müddetname birlikte incelenerek bulunur.
Müddetnamedeki Tarih Gelince Kendiliğinden Tahliye Olunur mu?
Hayır. Müddetnamedeki tarihler, hükümlünün hangi tarihten itibaren hangi imkândan yararlanabileceğini gösteren hesap sonuçlarıdır; tahliye veya denetimli serbestlik kararı değildir. Belgedeki üç tarih birbirinden farklıdır:
| Tarih | Ne gösterir? | O tarihte ayrıca ne gerekir? |
|---|---|---|
| Denetimli serbestlik tarihi | Cezanın koşullu salıverilmeye kadar olan kısmının dışarıda, yükümlülüklerle çekilmeye başlanabileceği en erken tarih | İyi hâl, hükümlünün talebi, kural olarak açık kurumda bulunma veya açığa ayrılmaya hak kazanma ve infaz hâkiminin kararı; 4 Haziran 2025 ve sonrasında işlenen suçlarda ayrıca kurumda en az onda bir ve beş gün kalma (m. 105/A) |
| Koşullu salıverilme tarihi | Hükümlünün denetim süresine tabi olarak salıverilebileceği tarih | İyi hâl ve kurumun raporu üzerine infaz hâkiminin koşullu salıverilme kararı (m. 107/11) |
| Hak ederek (bihakkın) tahliye tarihi | Cezanın tamamen biteceği tarih | Hükümlü hakkında başka bir dosyadan tutukluluk veya çektirilecek başka bir ceza bulunmaması |
Tarih geldiği hâlde tahliye veya denetimli serbestlik gerçekleşmiyorsa sebep her zaman hesap hatası değildir: iyi hâl değerlendirmesi olumsuz olabilir, kurum raporu veya infaz hâkimliği kararı bekleniyor olabilir, hükümlü hakkında başka bir dosyadan tutuklama veya kesinleşmiş ceza bulunabilir ya da yeni gelen bir ilam nedeniyle cezalar toplanarak müddetname yeniden düzenlenebilir. Bu durumda önce güncel müddetname ve infaz dosyası kontrol edilir; hesapta hata varsa aşağıda anlatılan infaz hâkimliği başvurusu yapılır.
Müddetname Nereden Alınır? Aile, Avukat ve e-Devlet
Kanun, kuruma alındığı ve salıverileceği tarih ile ceza süresini ve cezanın hangi hükme ilişkin olduğunu gösteren belgenin hükümlüye verilmesini öngörür (5275 sayılı Kanun m. 20/4). Belge elinde değilse hükümlü, kurum idaresi aracılığıyla başsavcılıktan bir örneğini isteyebilir.
Ailenin müddetname almasına ilişkin ayrı bir hüküm yoktur. Kanun, istek üzerine hükümlünün kuruma alınmasının, naklinin ve hastaneye yatırılmasının ailesine veya gösterdiği kişiye bildirilmesini düzenler (m. 22/2). Bu nedenle aile tarihleri kural olarak hükümlüden veya hükümlünün izni ölçüsünde, hükümlünün vekâlet verdiği avukattan öğrenir; vekâletnameli avukat infaz dosyasını inceleyerek müddetnameye ulaşabilir. e-Devlet’te Adalet Bakanlığının sunduğu hizmetler arasında ayrı bir müddetname veya tahliye tarihi sorgulama hizmeti bulunmamaktadır; mevzuat da müddetnamenin e-Devlet üzerinden verilmesini düzenlemez. UYAP Vatandaş ve Avukat portallarında hangi evrakın görülebileceği ise erişim yetkisine ve belgenin dosyaya eklenip eklenmediğine bağlıdır. Güvenilir kaynak, hükümlüye verilen belge ve başsavcılıktaki infaz dosyasıdır.
Mahsup: Hangi Süreler Cezadan Düşülür?
Hüküm kesinleşmeden önce şahsi hürriyeti sınırlayan bütün hâllerde geçen süreler hapis cezasından indirilir (TCK 63). Müddetnamede en sık kontrol edilen mahsup kalemleri şunlardır:
- Gözaltı ve tutukluluk: Aynı dosyada geçen sürelerin tamamı düşülür.
- Konutu terk etmeme yükümlülüğü: Adli kontrol kapsamında evden çıkmama yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezadan bir gün olarak düşülür (CMK 109/6).
- Diğer adli kontrol yükümlülükleri: İmza ve yurt dışına çıkış yasağı gibi yükümlülüklerde geçen süre mahsup edilmez; kanun yalnız konutu terk etmeme yükümlülüğünü (CMK 109/3-j) ve özellikle bağımlılıktan arınma amacıyla uygulanan, hastaneye yatmak dâhil tedavi veya muayene tedbirini (CMK 109/3-e) bu kuralın dışında tutar (CMK 109/6). Bu istisna hâkim kararıyla uygulanan adli kontrol tedbirine ilişkindir; iki günün bir gün sayılması kuralı ise yalnız konutu terk etmeme yükümlülüğü için öngörülmüştür.
- Yurt dışında geçen süre: Aynı suçtan yabancı ülkede gözaltında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre Türkiye’de verilen cezadan düşülür (TCK 16).
- Başka dosyadaki tutukluluk: Başka bir dosyada geçen ve o dosyada cezadan düşülmemiş tutukluluk (örneğin beraatle sonuçlanan veya tutukluluğun verilen cezayı aştığı dosyalarda), mahsubu istenen suç o dosyadaki hükmün kesinleşmesinden önce işlenmişse bu cezadan düşülebilir. Daha önce başka bir cezadan düşülmüş süre ikinci kez kullanılamaz.
- Adli para cezası: Hüküm adli para cezasıysa gözaltı ve tutuklulukta geçen bir gün, 12 Mart 2024’ten beri 500 TL sayılarak cezadan indirilir (TCK 63). Bu tutar yalnız mahsup içindir; mahkemenin bir gün karşılığı olarak belirlediği miktar ve ödenmeyen cezanın hapse çevrilmesi ayrı hesaplardır. Ödeme ve hapse çevirme ayrıntıları adli para cezası yazımızda.
İnfaz aşamasında mahsup kararını infaz hâkimliği verir (4675 sayılı Kanun m. 4/1-6). Anayasa Mahkemesi, konutu terk etmeme yükümlülüğünde iki günün bir gün sayılmasının kişi özgürlüğü güvencesine aykırı olmadığını kabul etmiştir; karar aşağıda anlatılmıştır.
Birden Fazla Ceza: Toplama (İçtima) Kararı
Bir kişi hakkında verilen her ceza diğerinden bağımsızdır. Ancak başka başka kesinleşmiş hükümler varsa, koşullu salıverilme hesabı için infaz hâkimliğinden toplama kararı istenir; adli para cezasından çevrilen ve kurumda infaz aşamasına gelen hapis cezaları da toplama kararına dâhil edilir (5275 sayılı Kanun m. 99). Toplama kararını en fazla cezaya hükmeden mahkemenin bulunduğu yerdeki infaz hâkimliği verir; birden fazla infaz hâkimliği yetkiliyse son hükmü veren mahkemenin bulunduğu yer esas alınır (m. 101/2).
Toplama kararından sonra cezalar kural olarak tek bir müddetnamede gösterilir; uygulamada bu belgeye içtimalı müddetname denir. Toplama, cezaları tek bir orana dönüştürmez: her cezanın koşullu salıverilme oranı ve suç tarihine göre uygulanacak geçici maddeler ayrı ayrı belirlenir; adli para cezasından çevrilen hapse ise toplamaya dâhil edilse de koşullu salıverilme uygulanmaz (m. 106/9). Bu nedenle farklı tarihlerde işlenmiş suçların cezaları toplandığında her ilamın rejimi ayrıca kontrol edilmelidir. Toplama yapılmadan her ceza için ayrı müddetname düzenlenmesi, denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme tarihlerinin yanlış görünmesine yol açabilir.
Müddetnamede Sık Görülen Hatalar
- Suç tarihinin yanlış esas alınması. 30 Mart 2020, 31 Temmuz 2023 ve 4 Haziran 2025 tarihleri denetimli serbestlik süre ve şartlarını değiştirir; suç tarihi yanlış girilirse geçici maddeler de yanlış uygulanır. Geçici 10/6 bakımından 25 Aralık 2025’te yayımlanan 7571 sayılı Kanunla ölçüt, suçun 31 Temmuz 2023 veya öncesinde işlenmiş olması hâline getirilmiştir; o tarihte cezaevinde bulunmak aranmaz. Suçu eski olup hükmü sonradan kesinleşen dosyalarda müddetnamenin bu değişikliğe göre düzenlenip düzenlenmediği özellikle kontrol edilmelidir. Yalnız suç tarihinin uygun olması yararlanma hakkı doğurmaz; suçun kapsam dışında bırakılan suçlardan olup olmadığı ve kurumda kalma şartları her ceza için ayrıca incelenir.
- Eksik mahsup. Gözaltı günleri, başka şehirdeki yakalama, konutu terk etmeme süresi veya başka dosyadaki tutukluluk unutulabilir.
- Yanlış koşullu salıverilme oranı. Örneğin örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen ve kendisi daha ağır bir orana tabi olmayan bir suça, üçte iki yerine terör suçlarına özgü dörtte üç oranının uygulanması (m. 107/4).
- Tekerrürün yanlış uygulanması. Hükümde tekerrür yoksa müddetnamede mükerrir oranı uygulanamaz. İlk tekerrürde yalnız üçte iki oranıyla hesap yapmak da yetmez: tekerrür nedeniyle koşullu salıverilme süresine eklenen miktar, tekerrüre esas alınan cezaların en ağırını aşamaz; bu sınır ikinci defa tekerrürde uygulanmaz (m. 108/2). Ayrıntılar tekerrür yazımızda.
- Cezaların toplanmaması veya hatalı toplanması. Koşullu salıverilmeden önce kesinleşen cezalar toplanmadan işlem yapılması.
- Yaşa bağlı kuralların atlanması. Koşullu salıverilme süresinin hesabında 15 yaşını dolduruncaya kadar kurumda geçen bir gün kural olarak iki gün sayılır; 18 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanunla kasten öldürme (TCK 81, 82 ve 83), cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı (TCK 102 ve 103), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (TCK 188) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma (TCK 220) suçları bu kuralın dışında bırakılmıştır (m. 107/5). Değişiklik geçiş hükmü içermez; koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler derhâl uygulanan infaz kuralları arasında sayılmadığından, bu tarihten önce işlenen suçlarda lehe kanun ilkesine göre değerlendirme yapılmalıdır (TCK 7/2 ve 7/3). 30 Mart 2020’ye kadar işlenen suçlarda ise 15 yaşını dolduruncaya kadar geçen bir gün üç gün, 18 yaşını dolduruncaya kadar geçen bir gün iki gün sayılır (geçici m. 6/4).
- Adli para cezasından çevrilen hapsin yanlış hesaplanması. Bu kısma koşullu salıverilme uygulanmaz (m. 106/9); koşullu salıverilme süresi içinde eritilmeden ayrıca gösterilmelidir.
- İzin ve firar sürelerinin karıştırılması. İzinde geçen süre hükümlülükten sayılır (m. 93/1); firarda geçen süre ise sayılmaz.
Müddetnameye İtiraz: Nereye, Ne Zaman?
Çektirilecek cezanın hesabında duraksama varsa veya cezanın kısmen ya da tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği tartışılıyorsa infaz hâkimliğinden karar istenir (5275 sayılı Kanun m. 98/1-b). Hükmün yorumunda duraksama varsa veya sonradan yürürlüğe giren bir kanunun cezaya etkisinin Türk Ceza Kanununun 7. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekiyorsa başvuru hükmü veren mahkemeye yapılır (m. 98/1-a). 7242 sayılı Kanundan önce hesap itirazları da hükmü veren mahkemeye yapılıyordu; bu görev 1 Eylül 2020’den beri infaz hâkimliğindedir.
Müddetnameyle ilgili başvurular sorunun türüne göre farklı mercilere ve sürelere tabidir:
| Sorun | Nereye başvurulur? | Süre | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Müddetnamedeki ceza hesabında hata veya duraksama (oran, eksik mahsup, suç tarihi) | İnfaz hâkimliği | Kanunda süre öngörülmemiştir; Yargıtay süre aşımıyla reddi kanuna aykırı bulmuştur | 5275 sayılı Kanun m. 98/1-b; 4675 sayılı Kanun m. 4/1-6 |
| Birden fazla cezanın toplanması | En fazla cezaya hükmeden mahkemenin bulunduğu yerdeki infaz hâkimliği | Kanunda süre öngörülmemiştir | 5275 sayılı Kanun m. 99 ve 101/2 |
| Hükmün yorumunda duraksama veya sonradan yürürlüğe giren kanunun cezaya etkisi | Hükmü veren mahkeme | Kanunda süre öngörülmemiştir | 5275 sayılı Kanun m. 98/1-a |
| Kurum idaresinin veya Cumhuriyet savcısının hesap dışındaki infaz işlemi (disiplin, nakil, izin gibi) | İnfaz hâkimliğine şikâyet | Öğrenmeden itibaren on beş gün, her hâlde işlemden itibaren otuz gün | 4675 sayılı Kanun m. 4 ve 5 |
| İnfaz hâkimliğinin kararı | Hâkimliğin yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesine itiraz | Tebliğden itibaren iki hafta | 4675 sayılı Kanun m. 6/5 |
Hesap hatasına ilişkin bu başvuru için kanunda bir süre öngörülmemiştir; Yargıtay da müddetnameye itirazın süre aşımı gerekçesiyle reddedilemeyeceğini kabul etmiştir, karar aşağıda anlatılmıştır. İnfaz hâkimliği başvuruyu 4675 sayılı Kanunun 5. maddesindeki on beş günlük şikâyet süresine bağlayarak reddederse bu karara iki hafta içinde itiraz edilmelidir. Başvuru infazı kendiliğinden durdurmaz; mahkeme veya infaz hâkimliği gerekirse infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir (m. 98/2). İnfaz hâkimliği kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde, hâkimliğin yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesine itiraz edilir (4675 sayılı Kanun m. 6/5). İtiraz merciinin kararı olağan kanun yolu bakımından kesindir (CMK 271/4). Koşulları varsa Adalet Bakanlığına kanun yararına bozma istemiyle başvurulabilir; ancak Bakanlığın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvurup başvurmayacağı kendi değerlendirmesine bağlıdır ve bu yol olağan itirazın yerini tutmaz (CMK 309). Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ise başvuru yollarını tüketen son kararın öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde yapılır (6216 sayılı Kanun m. 47/5); kanun yararına bozma isteminin sonucunu beklemek bu süreyi durdurmaz. Anayasa Mahkemesi hesabı yeniden yapan bir üst mahkeme değildir; yalnız somut bir temel hak ihlali iddiasını inceler.
Hesap yeniden yapıldığında, önceki müddetnamede hükümlünün lehine yapılmış bir hata da düzeltilebilir: salt hesap hatası, yalnızca önceki belgede yer aldığı için korunmaz ve yeni müddetname hükümlü aleyhine sonuç doğurabilir. Ancak düzeltme, kesinleşmiş hükmün sınırlarını ve lehe kanun ilkesini aşamaz. Bu nedenle itirazdan önce müddetname bütün olarak incelenmeli, yalnız bir kalem değil bütün tarihler kontrol edilmelidir.
Yeni Müddetname Ne Zaman Düzenlenir?
Müddetname bir kez düzenlenip değişmeyen bir belge değildir. Cezaların toplanması (m. 99), mahsup kararı, lehe kanun veya hükmün yorumuna ilişkin karar (m. 98/1-a), hesap duraksamasının giderilmesi (m. 98/1-b) ve koşullu salıverilmenin geri alınması (m. 107/13) hâllerinde müddetname yeniden düzenlenir. Kanun yararına bozma kararından sonra da yeni müddetname düzenlenmesi gerekir.
Müddetnameye İtiraz Dilekçesinde Neler Yer Alır?
- Hükümlünün kimlik bilgileri, bulunduğu kurum ve infaz defteri numarası,
- İtiraz edilen müddetnamenin tarihi ve hatalı olduğu düşünülen kalem (mahsup, oran, toplama, suç tarihi gibi),
- Doğru hesabın ne olması gerektiği ve dayanağı olan kanun hükmü,
- Eksik mahsup varsa gözaltı, tutukluluk veya adli kontrol sürelerini gösteren belgeler; yaşa bağlı bir kural varsa nüfus kaydı,
- Müddetnamenin düzeltilmesi talebi; düzeltilmiş hesaba göre denetimli serbestlik, koşullu salıverilme veya tahliye tarihi geçmiş ya da yakınsa bu tarih ve gecikmenin etkisi gösterilerek infazın ertelenmesi veya durdurulması talebi.
Müddetnameye İtiraz Dilekçe Örneği
Aşağıdaki örnek, müddetnamedeki bir hesap hatasının düzeltilmesi için infaz hâkimliğine verilecek dilekçenin genel yapısını gösterir. Köşeli parantez içindeki bilgiler dosyaya göre doldurulmalı; hatalı kalem ve doğru hesap, dayanağı olan belge ve kanun hükmüyle birlikte gösterilmelidir. Hatalı kalemin somut olarak gösterilmesi incelemeyi kolaylaştırır. Dilekçe kural olarak müddetnameyi düzenleyen, yani infaz işlemlerini yürüten Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yerdeki infaz hâkimliğine verilir; cezaların toplanması isteniyorsa yetkili hâkimlik m. 101/2’ye göre belirlenir.
[YER] NÖBETÇİ İNFAZ HÂKİMLİĞİNE
HÜKÜMLÜ: [Adı soyadı, T.C. kimlik numarası, bulunduğu ceza infaz kurumu]
VEKİLİ: [Varsa avukatın adı soyadı ve adresi]
İNFAZ DOSYASI: [Cumhuriyet başsavcılığının adı ve infaz defteri numarası]
KONU: [Müddetname tarihi] tarihli müddetnamedeki ceza hesabının düzeltilmesi ve yeni müddetname düzenlenmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR
- Hakkımda [mahkemenin adı] tarafından verilen [karar tarihi] tarihli, [esas numarası] E. ve [karar numarası] K. sayılı kararla [cezanın türü ve miktarı] cezasına hükmedilmiş, karar [kesinleşme tarihi] tarihinde kesinleşmiştir. Suç tarihi [suç tarihi] şeklindedir.
- [Cumhuriyet başsavcılığının adı] tarafından düzenlenen [müddetname tarihi] tarihli müddetnamede [hatalı kalem: gözaltı ve tutuklulukta geçen süre, koşullu salıverilme oranı veya cezaların toplanması gibi] [müddetnamedeki değer] olarak gösterilmiştir.
- Oysa [doğru değer ve dayanağı: örneğin ekteki tutanaklara göre [tarih aralığı] arasında [gün sayısı] gün tutuklu kalındığı veya suç tarihine göre uygulanması gereken oranın [oran] olduğu]. Bu nedenle koşullu salıverilme tarihinin [doğru tarih], hak ederek tahliye tarihinin [doğru tarih] olarak hesaplanması gerekir.
HUKUKİ NEDENLER: 5275 sayılı Kanunun 98/1-b maddesi, [TCK 63, CMK 109/6 veya 5275 sayılı Kanunun 107. maddesi gibi ilgili hükümler] ve ilgili mevzuat.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle, [müddetname tarihi] tarihli müddetnamedeki hesap hatasının giderilmesine, [mahsup edilmesi gereken süre veya uygulanması gereken oran] dikkate alınarak yeni müddetname düzenlenmesine ve olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilmesini saygılarımla arz ederim.
Tarih: [Gün/ay/yıl] · Hükümlü veya vekili: [Adı soyadı, imza]
EKLER: İtiraz edilen müddetname; kesinleşme şerhli karar; [gözaltı ve tutukluluk tutanakları, adli kontrol kararı veya nüfus kaydı gibi dayanak belgeler].
Müddetnamedeki tahliye, denetimli serbestlik veya açık cezaevi tarihi beklenenden farklıysa Av. Ebubekir Kozan’a gece ve hafta sonu dâhil 0534 980 28 64 numarasından ulaşabilir ya da WhatsApp üzerinden yazabilirsiniz. Müddetnamenin bir fotoğrafını ve kararın tarihini paylaşmanız ilk değerlendirme için yeterlidir.
İstanbul Anadolu’da Müddetname İşlemleri
İnfaz işlemleri İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen hükümlülerin müddetnamesi, Kartal’daki adliyenin B Blokunda bulunan İlamat ve İnfaz Bürosunda düzenlenir; Anadolu Yakası’ndaki ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler kural olarak bu kapsamdadır. Hesaba itirazları ve mahsup taleplerini aynı blokta bulunan İstanbul Anadolu İnfaz Hâkimlikleri inceler; toplama gibi özel yetki kuralı bulunan taleplerde yetkili hâkimlik o kurala göre belirlenir. Hükümlü Avrupa Yakası’nda veya il dışında bir kurumdaysa müddetname kural olarak o kurumun bağlı olduğu başsavcılıkça düzenlenir. Açık kuruma geçiş tarihleri için açık cezaevine ayrılma yazımıza bakabilirsiniz.
Av. Ebubekir Kozan, Maltepe Cevizli’deki bürosundan İstanbul Anadolu Adliyesindeki soruşturma ve davaları takip eder; müvekkil görüşmelerini ve duruşmaları bizzat yürütür. Müddetname kontrolü, mahsup, toplama ve infaz hâkimliği başvurularında yürüttüğümüz çalışma İstanbul infaz avukatı sayfamızda anlatılmıştır.
Müddetnamenizin veya cezaevindeki yakınınızın müddetnamesinin kontrol edilmesi için 0534 980 28 64 numarasından Av. Ebubekir Kozan’a ulaşabilir ya da WhatsApp üzerinden yazabilirsiniz. Varsa ilamı ve tutukluluk sürelerini gösteren belgeleri de eklemeniz incelemeyi hızlandırır.
Müddetnameye İtiraz ve Mahsuba İlişkin Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi Kararları
Aşağıdaki iki karar; müddetnameye itirazın süreye bağlı olmamasını ve konutu terk etmeme yükümlülüğünde geçen sürenin mahsubunu konu alır.
Müddetnameye İtiraz Süreye Bağlı Değildir: Süre Aşımıyla Ret Kanun Yararına Bozuldu
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 07.11.2024 tarihli, 2024/6621 Esas ve 2024/7422 Karar sayılı kararına konu dosyada hükümlü, örgütün korkutucu gücünden yararlanarak silahla yağma suçlarından toplam 36 yıl hapis cezasına mahkûmdu. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 29.03.2023 tarihli müddetnamesi 11.04.2023’te hükümlüye tebliğ edilmişti. Hükümlü vekili yaklaşık dört ay sonra, örgüt suçundan verilen hüküm zamanaşımı nedeniyle düştüğü için müddetnamede uygulanan üçte bir indirim oranı yerine yarı oranında indirim yapılması, yani cezanın üçte ikisi yerine yarısının kurumda geçirilmesi gerektiğini ileri sürerek itiraz etmişti. Adana 1. İnfaz Hâkimliği itirazı 4675 sayılı Kanunun 5. ve 6. maddelerindeki sürenin geçtiği gerekçesiyle usulden reddetmiş, Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesi de bu karara yapılan itirazı reddetmişti.
Adalet Bakanlığının istemi üzerine dosyayı inceleyen Daire, 5275 sayılı Kanunun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre hükümlünün müddetnamede belirlenen ceza hesabına her zaman itiraz edebileceğini ve mevzuatta bu itiraz için bir süre sınırı bulunmadığını belirtmiştir. Daire’nin yerinde bulduğu kanun yararına bozma isteminde de müddetnamenin, hukuki niteliği itibarıyla 4675 sayılı Kanunun 5. maddesinde sayılan işlem ve kararlardan olmadığı, bu nedenle on beş günlük şikâyet süresine tabi tutulamayacağı belirtilmiştir. Daire, itirazın esastan incelenmesi gerekirken süre yönünden reddedilmesini Kanuna aykırı bularak ağır ceza mahkemesinin kararını oy birliğiyle kanun yararına bozmuştur. Buradaki “indirim oranı”, mahkemenin verdiği cezayı azaltan bir indirim değil, koşullu salıverilme hesabında kurumda geçirilecek süreyi belirleyen orandır. Karar, bu orana ilişkin itirazın haklı olduğu anlamına gelmez; itirazın süre gerekçesiyle değil, esastan incelenerek karara bağlanması gerektiğini gösterir.
Konutu Terk Etmeme Yükümlülüğünde İki Günün Bir Gün Sayılması Özgürlük Hakkını İhlal Etmez
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 29.05.2024 tarihli B.Y. (3) kararına (Başvuru No: 2021/7919; Resmî Gazete 03.12.2024) konu olayda başvurucu, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan sekiz yıl bir ay on beş gün hapis cezasına mahkûm edilmiş ve yargılama sırasında 28.08.2018’deki duruşmada konulan ve 27.11.2018’deki son duruşmada sona eren konutu terk etmeme yükümlülüğü altında kalmıştı; infaz hâkimliği bu süreyi 90 gün olarak hesaplamıştı. Hüküm Ankara’da verilmiş, müddetnameyi Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı düzenlemişti. İnfaz hâkimliğinin 26.01.2021’de mahsup talebini reddetmesinden sonra 8 Temmuz 2021 tarihli 7331 sayılı Kanunla CMK 109/6’ya konutu terk etmeme yükümlülüğünde geçen iki günün bir gün sayılacağı kuralı eklenmişti. Bu Kanuna dayanılarak yapılan yeni başvuru üzerine Kayseri 1. İnfaz Hâkimliği 17.08.2021’de 45 günün mahsubuna karar vermiş; ertesi gün düzenlenen yeni müddetnamede koşullu salıverilme tarihi 04.12.2022’den 20.10.2022’ye, hak ederek tahliye tarihi 15.12.2024’ten 31.10.2024’e, yani ikisi de 45 gün öne alınmıştı.
Anayasa Mahkemesi, mahsubun kişi özgürlüğü güvencesinin bir parçası olduğunu, ancak bu güvencenin tedbir altında geçen sürenin tamamının mahsubunu gerektirmediğini; konutu terk etmeme yükümlülüğü tutukluluktan daha hafif bir tedbir olduğundan iki günün bir gün sayılmasının ölçülü olduğunu belirterek kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir. Müddetnamede uygulanan dörtte üç koşullu salıverilme oranına yönelik şikâyet, bu oranın terör suçları için 3713 sayılı Kanunda korunduğu gerekçesiyle kabul edilemez bulunmuş; özel hayata saygı hakkına ilişkin şikâyet de bireysel başvuru süresi geçirildiği için incelenmemiştir. İki üye, ihlal bulunmadığı sonucuna farklı gerekçeyle katılmıştır.
Müddetname Hakkında Sık Sorulan Sorular
Müddetname nedir?
Hükümlünün kuruma alındığı tarihi, ceza süresini, mahsup edilen süreleri, koşullu salıverilme ve hak ederek tahliye tarihlerini gösteren ve Cumhuriyet başsavcılığınca düzenlenen belgedir. Kanunda “belge”, yönetmelikte “süre belgesi” olarak geçer (5275 sayılı Kanun m. 20/4).
Müddetnameyi kim düzenler?
Cumhuriyet başsavcılığı düzenler. Hükümlü kuruma alındıktan sonra işlemler kural olarak kurumun bağlı olduğu başsavcılıkta yürür; Anadolu Yakası’ndaki kurumlarda bulunan hükümlüler için bu kural olarak Kartal’daki İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının İlamat ve İnfaz Bürosudur.
Müddetname ne zaman hazırlanır, ne zaman gelir?
Hükümlü kuruma alındıktan sonra düzenlenir. Kaç günde hazırlanacağına ilişkin mevzuatta belirli bir süre yoktur; belge hazırlandığında hükümlüye verilir.
Müddetnameyi aile alabilir mi, nereden alınır?
Kanun belgenin hükümlüye verilmesini öngörür; ailenin almasına ilişkin ayrı bir hüküm yoktur. Aile tarihleri hükümlüden veya hükümlünün vekâlet verdiği avukattan öğrenebilir; avukat infaz dosyasını inceleyerek müddetnameye ulaşabilir.
Müddetname e-Devlet’te görünür mü, sorgulanabilir mi?
Hayır. e-Devlet’te Adalet Bakanlığının sunduğu hizmetler arasında ayrı bir müddetname veya tahliye tarihi sorgulama hizmeti yoktur ve mevzuat müddetnamenin e-Devlet üzerinden verilmesini düzenlemez. Tarihler hükümlüye verilen belge ve başsavcılıktaki infaz dosyası üzerinden öğrenilir; vekâletnameli avukat infaz dosyasını inceleyerek müddetnameye ulaşabilir.
Müddetnamede bir ay kaç gün sayılır?
Bir gün yirmi dört saat, bir ay otuz gündür; yıl ise resmî takvime göre hesaplanır (TCK 61/6). Bu nedenle ay hesabı takvimdeki ay uzunluğuna göre değil otuz gün üzerinden yapılır.
Ev hapsinde geçen süre cezadan düşülür mü?
Yargılama sırasında adli kontrol kapsamında konutu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezadan bir gün olarak düşülür (CMK 109/6). İmza ve yurt dışı çıkış yasağı gibi yükümlülüklerde geçen süre ise mahsup edilmez. Hükümden sonra cezanın konutta çektirilmesine karar verilmişse bu bir infaz şeklidir; konutta geçen süre cezadan sayılır ve iki gün bir gün kuralı uygulanmaz. Şartlar ve başvuru için konutta infaz yazımıza bakabilirsiniz.
Müddetnameye itiraz süresi var mı?
Hesap hatasına ilişkin infaz hâkimliği başvurusu için kanunda süre öngörülmemiştir (5275 sayılı Kanun m. 98/1-b); Yargıtay da müddetnameye itirazı süre aşımı gerekçesiyle reddeden kararı kanun yararına bozmuştur. Ancak başvuru infazı durdurmadığından gecikmeden yapılmalıdır. İnfaz hâkimliğinin kararına karşı itiraz süresi ise tebliğden itibaren iki haftadır. Yargıtay’ın bu kararına göre 4675 sayılı Kanunun 5. maddesindeki on beş günlük şikâyet süresi müddetnamedeki ceza hesabına yapılan itiraza uygulanmaz; buna rağmen hâkimlik başvuruyu bu süreye dayanarak reddederse ret kararına da iki hafta içinde itiraz edilmelidir.
Müddetnameye itiraz nereye yapılır?
Cezanın hesabındaki hata, mahsup ve toplama talepleri infaz hâkimliğine; hükmün yorumunda duraksama veya sonradan yürürlüğe giren kanunun cezaya etkisinin Türk Ceza Kanununun 7. maddesi kapsamında değerlendirilmesi ise hükmü veren mahkemeye götürülür (5275 sayılı Kanun m. 98/1). Anadolu Yakası’ndaki kurumlarda bulunan hükümlülerin hesap itirazlarını kural olarak Kartal’daki İstanbul Anadolu İnfaz Hâkimlikleri inceler; cezaların toplanmasında yetkili hâkimlik en fazla cezaya hükmeden mahkemenin bulunduğu yere göre belirlenir.
İki ayrı cezam varsa tek müddetname mi düzenlenir?
Başka başka kesinleşmiş hükümler varsa koşullu salıverilme hesabı için infaz hâkimliğinden toplama kararı istenir (5275 sayılı Kanun m. 99); kararı en fazla cezaya hükmeden mahkemenin bulunduğu yerdeki infaz hâkimliği verir (m. 101/2). Toplamadan sonra cezalar kural olarak tek, içtimalı müddetnamede gösterilir; ancak her cezanın koşullu salıverilme oranı ve suç tarihine göre uygulanacak geçici maddeler ayrı ayrı belirlenir.
Müddetname değişir mi, yeniden düzenlenir mi?
Evet. Toplama, mahsup, lehe kanun, hesap düzeltmesi veya koşullu salıverilmenin geri alınması kararlarından sonra yeni müddetname düzenlenir. Önceki müddetnamedeki salt hesap hatası korunmadığından yeniden yapılan hesap hükümlü aleyhine de sonuç doğurabilir; ancak düzeltme kesinleşmiş hükmün sınırlarını ve lehe kanun ilkesini aşamaz.
Müddetnameye itiraz dilekçesinde neler yazılır?
Hükümlünün bilgileri ve infaz defteri numarası, itiraz edilen müddetnamenin tarihi, hatalı kalem, doğru hesap ve dayanağı, varsa mahsup belgeleri ile düzeltme ve gerekiyorsa infazın durdurulması talebi yazılır. Yukarıda bir dilekçe örneği yer almaktadır.
Müddetname hesaplama nasıl yapılır?
Önce suça ve suç tarihine göre koşullu salıverilme oranı cezanın tamamına uygulanır. Gözaltı ve tutukluluk gibi mahsup edilecek süreler, bulunan koşullu salıverilme süresinden ve hak ederek tahliyeye kadar çekilecek süreden orana göre küçültülmeden, tam olarak düşülür. Kalan süreler kuruma alınma tarihine eklenerek koşullu salıverilme ve hak ederek tahliye tarihleri, koşullu salıverilme tarihinden geriye doğru da denetimli serbestlik tarihi bulunur. Örnek hesaplar infaz hesaplama 2026 yazımızda; internetteki hesaplama programları resmî değildir, sonuç müddetnameyle karşılaştırılmalıdır.
Hazırlayan: Av. Ebubekir Kozan