HAGB Nedir? Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Şartları
HAGB, yani hükmün açıklanmasının geri bırakılması; ceza mahkemesinin sanık hakkında kurduğu mahkûmiyet hükmünün belirli bir denetim süresi boyunca hukuki sonuç doğurmamasıdır. Sanık bu süre içinde kasten yeni bir suç işlemez ve varsa denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyarsa açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır ve dava düşer. Şartlar ihlal edilirse mahkeme hükmü açıklayabilir.
HAGB, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinde düzenlenir. Yetişkinler bakımından sonuç cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması temel koşullardan biridir. Ancak ceza miktarının uygun olması tek başına yeterli değildir. Önceki kasıtlı mahkûmiyet, yeniden suç işlemeyeceğine ilişkin kanaat ve suçtan kaynaklanan somut zararın giderilmesi gibi şartlar da değerlendirilir.
HAGB hakkında 2024–2026 döneminde art arda değişiklikler yapıldı. Bu nedenle internette “HAGB kaldırıldı”, “sanığın kabulü hâlâ zorunlu” veya “HAGB kararına yalnızca itiraz edilebilir” şeklinde güncelliğini yitirmiş bilgiler bulunmaktadır. Aşağıda güncel sistem ve geçiş hükümleri birlikte açıklanmaktadır. Ceza yargılamasının genel yapısı için ceza davaları başlıklı yazımız da incelenebilir.
Kısa cevap: HAGB 2026 yılında yürürlüktedir. Güncel kurala göre sonuç ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası olmalı ve CMK 231’deki diğer şartlar sağlanmalıdır. Yetişkinlerde denetim süresi beş yıldır. Süre sorunsuz tamamlanırsa hüküm kaldırılarak dava düşer; ihlal hâlinde hüküm açıklanabilir.
| En çok sorulan konu | Kısa yanıt |
|---|---|
| HAGB kaldırıldı mı? | Hayır. CMK 231’in ilgili hükümleri 7589 sayılı Kanunla 2026’da yeniden düzenlendi. |
| Ceza sınırı nedir? | Sonuç ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası olmalıdır. |
| Sanığın kabulü gerekir mi? | 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen HAGB kararlarında kabul şartı yoktur. |
| Denetim süresi ne kadardır? | Yetişkinlerde beş, çocuklarda üç yıldır. |
| Sabıka kaydında görünür mü? | Normal adli sicil belgesinde mahkûmiyet olarak görünmez; özel sisteme kaydedilir. |
| HAGB kararına hangi yol açıktır? | Güncel kararlarda kural olarak istinaf; 1 Haziran 2024’ten önceki kararlarda eski itiraz rejimi uygulanır. |
HAGB Kararı Verilince Ne Olur?
HAGB kararıyla birlikte mahkemenin belirlediği hapis veya adli para cezası hemen infaz edilmez. Sanık yetişkinse beş yıllık denetim süresine girer. Mahkeme bu sürenin en fazla bir yılında eğitim, çalışma, belirli yerlere gitmeme veya uygun görülen başka bir yükümlülük belirleyebilir. Her HAGB kararında ayrıca bir yükümlülük kurulması zorunlu değildir.
Denetim süresince dava zamanaşımı durur. Sanık kasten yeni bir suç işlemez ve kendisine yüklenen tedbirlere uyarsa mahkeme, açıklanması geri bırakılan hükmü ortadan kaldırarak davanın düşmesine karar verir. Bu nedenle sürenin tamamlanması ile düşme kararının verilmesi birbirinden ayrılmalıdır; dosyada düşme kararının kurulup kurulmadığı da kontrol edilmelidir.
HAGB Mahkûmiyet veya Beraat Kararı mıdır?
HAGB, beraat kararı değildir. Mahkeme, yüklenen fiilin sanık tarafından işlendiği sonucuna ulaşmış ve bir mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Bununla birlikte hüküm açıklanmadığı için karar, kesinleşmiş bir mahkûmiyetin normal hukuki sonuçlarını doğurmaz.
Delil yetersizse, fiil suç oluşturmuyorsa veya hukuka uygunluk nedeni varsa talep edilmesi gereken sonuç beraattir. HAGB, ispat sorununu kapatan bir ara çözüm değildir. Güncel sistemde sanık verilen kararı istinafa taşıyarak hükmün esasını ve usulünü denetletebilir.
HAGB Alan Kişi Cezaevine Girer mi?
HAGB kararı tek başına cezaevine girmeye neden olmaz; hapis cezası denetim döneminde infaz edilmez. Denetimde kasten yeni suç işlenmesi veya yükümlülük ihlali üzerine hüküm açıklanıp kesinleşirse infaz gündeme gelebilir.
Bu aşamada da “hüküm açıklandı, kişi mutlaka aynı gün cezaevine girer” biçiminde bir sonuç kurulamaz. Açıklanan cezanın türü ve süresi, mahsup, erteleme veya seçenek yaptırım koşulları, kanun yolu ve güncel infaz hükümleri ayrıca incelenir.
HAGB Kaldırıldı mı? 2026 Yılında HAGB Uygulanıyor mu?
HAGB, Eylül 2026 itibarıyla yürürlüktedir ve ceza mahkemelerince uygulanabilmektedir. “HAGB tamamen kaldırıldı” şeklindeki bilgiler, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının sonraki kanuni düzenlemeyle birlikte okunmamasından kaynaklanmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin HAGB İptal Kararı Ne Anlama Geliyordu?
Anayasa Mahkemesi, E.2024/98 ve K.2025/149 sayılı kararıyla CMK 231’in HAGB’yi düzenleyen beş ila on dördüncü fıkralarını iptal etti. Karar 31 Aralık 2025’te Resmî Gazete’de yayımlandı ve iptal hükmünün dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi öngörüldü. Bu erteleme, kanun koyucuya yeni bir düzenleme yapması için süre tanıdı.
İptal gerekçesinde müsadere, mağdurun etkili giderim imkânı, HAGB’nin kapsamı ve kötü muamele iddiaları yönünden etkili soruşturma yükümlülüğü gibi anayasal meseleler değerlendirildi. Karar bu nedenle “30 Eylül 2026’da HAGB kesin olarak kaldırıldı” şeklinde okunmamalıdır.
7589 Sayılı Kanun HAGB Sistemini Nasıl Değiştirdi?
Kanun koyucu, iptal hükmü yürürlüğe girmeden önce 7589 sayılı Kanunun 15. maddesiyle CMK 231’in beş ila on dördüncü fıkralarını yeniden düzenledi. Yeni hükümler 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girdi. Böylece HAGB kurumu korunurken müsadere istisnası, işkence ve kötü muamele kapsamındaki suçlara ilişkin yasak ile kanun yolları açık biçimde düzenlendi.
| Tarih | Gelişme | Uygulamadaki anlamı |
|---|---|---|
| 1 Haziran 2024 | 7499 sayılı Kanunun HAGB değişiklikleri yürürlüğe girdi. | Sanığın kabulü şartı kaldırıldı; yeni HAGB kararları için istinaf sistemi başladı. |
| 31 Aralık 2025 | AYM’nin E.2024/98, K.2025/149 sayılı iptal kararı yayımlandı. | İptal hükmünün yürürlüğü dokuz ay ertelendi. |
| 31 Temmuz 2026 | 7589 sayılı Kanunla CMK 231/5–14 yeniden düzenlendi. | HAGB devam etti; kapsam, sonuç ve kanun yolları güncellendi. |
| 18 Ağustos 2026 | 7593 sayılı Kanunun çocuklara ilişkin hükümleri yürürlüğe girdi. | Çocuklar hakkında yönlendirme tedbirleri ve zararın azlığına ilişkin özel kural getirildi. |
HAGB Şartları Nelerdir?
HAGB kararı verilebilmesi için ceza miktarına ve sanığa ilişkin şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Şartların bulunması beraat değerlendirmesinin yerine geçmez; mahkeme önce suçun hukuka uygun delillerle sabit olup olmadığını belirlemelidir.
| Şart | Değerlendirmede dikkat edilecek nokta |
|---|---|
| Sonuç ceza sınırı | Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası olmalıdır. |
| Önceki mahkûmiyet | Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması gerekir. |
| Olumlu kanaat | Kişilik, duruşmadaki tutum ve davranışlara göre yeniden suç işlemeyeceği kanaati oluşmalıdır. |
| Zararın giderilmesi | Mağdurun veya kamunun somut zararı aynen iade, eski hâle getirme veya tazminle tamamen giderilmelidir. |
| Kanuni engel bulunmaması | CMK 231/14 veya özel kanunlarda HAGB yasağı bulunmamalıdır. |
İki Yıl veya Daha Az Ceza Şartı Nasıl Hesaplanır?
İki yıllık sınır, suç maddesindeki soyut cezanın alt veya üst sınırına bakılarak değil, mahkemenin artırımları ve indirimleri uyguladıktan sonra belirlediği sonuç ceza üzerinden değerlendirilir. Sonuç hapis cezası tam iki yıl ise süre şartı sağlanır; iki yıl bir gün ise HAGB mümkün değildir.
Teşebbüs, yardım etme, yaş küçüklüğü, takdiri indirim veya etkin pişmanlık gibi hükümler sonuç cezayı iki yıl veya altına indirebilir. Buna karşılık nitelikli hâl ya da zincirleme suç artırımı sonucu ceza iki yılı aşabilir. Bu nedenle yalnızca suçun adına bakılarak HAGB sonucu söylenemez.
Kanunda doğrudan adli para cezası öngörülen veya mahkemece doğrudan adli para cezasına hükmedilen hâllerde diğer şartlar da varsa HAGB değerlendirilebilir. Ancak HAGB verilen aynı hükümdeki hapis cezası ayrıca ertelenemez ve kısa süreli hapis seçenek yaptırıma çevrilemez. Adli para cezasının türleri ve ödenmemesinin sonuçları için adli para cezası yazımız incelenebilir.
Daha Önce Kasıtlı Suçtan Mahkûmiyet HAGB’ye Engel midir?
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olması, CMK 231/6-a uyarınca HAGB’ye engeldir. Önceki cezanın yalnızca hapis olması gerekmez; kasıtlı suçtan kaynaklanan adli para cezası da bu değerlendirmede önem taşıyabilir. Taksirli bir suçtan önceki mahkûmiyet ise bu bentteki otomatik engel değildir.
Burada adli sicil belgesine yüzeysel bakmak yeterli olmayabilir. Kararın kesinleşip kesinleşmediği, suçun kasıtlı mı taksirli mi olduğu, mahkûmiyetin hukuki sonuçlarının ortadan kalkıp kalkmadığı ve özel geçiş hükümleri dosya üzerinden incelenmelidir. Önceden verilmiş bir HAGB kararı da kesinleşmiş mahkûmiyetle aynı şey değildir; ancak aktif denetim süresinde ikinci HAGB yasağı ayrıca uygulanır.
Yeniden Suç İşlemeyeceği Kanaati Nasıl Belirlenir?
Mahkeme, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarını değerlendirerek yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaate ulaşmalıdır. Bu koşul, hâkime sınırsız ve gerekçesiz bir takdir yetkisi vermez. HAGB’nin reddedilmesi hâlinde hangi somut olgunun olumsuz kanaate yol açtığı denetlenebilir biçimde açıklanmalıdır.
Sanığın suçlamayı kabul etmemesi, susma hakkını kullanması veya beraat istemesi tek başına “pişman değil” şeklinde yorumlanmamalıdır. Savunma hakkının kullanılması aleyhe sonuç doğuramaz. Buna karşılık yargılama sırasındaki davranışlar, suç sonrası tutum ve dosyaya yansıyan somut kişilik özellikleri birlikte değerlendirilebilir.
Zararın Giderilmesi Şartı Nasıl Yerine Getirilir?
Suç nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı somut maddi zarar aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmelidir. Örneğin alınan eşyanın iadesi, kırılan malın onarılması veya belirlenen zararın ödenmesi bu şartı karşılayabilir. Varsayımsal zarar oluşturulamaz; her suçta mutlaka parasal bir zarar bulunduğu kabul edilemez.
Zarar hemen giderilemiyorsa mahkeme, denetim süresince aylık taksitlerle tamamen ödeme koşuluyla HAGB kararı verebilir. Taksit miktarı, ödeme başlangıcı ve toplam zarar hükümde açık olmalıdır. Kısmi ödeme tek başına “tam giderim” şartını karşılamaz; fakat kalan tutarın kanundaki taksit mekanizmasına bağlanması mümkündür.
Ceza dosyasındaki HAGB zararı ile hukuk mahkemesinde istenebilecek maddi ve manevi tazminat aynı kavram değildir. HAGB için giderilen tutar, her olayda mağdurun tüm özel hukuk taleplerini sona erdirmez. Ödemenin açıklaması ve kapsamı bu nedenle dikkatle belirlenmelidir.
HAGB İçin Sanığın veya Mağdurun Kabulü Gerekir mi?
1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen HAGB kararları bakımından sanığın kabulü şart değildir. 7499 sayılı Kanunla “sanığın kabul etmemesi hâlinde HAGB verilemez” kuralı kaldırılmış; 7589 sayılı Kanunla kurulan güncel metinde de kabul şartına yer verilmemiştir.
Mağdurun HAGB’ye rıza göstermesi de genel bir koşul değildir. Ancak zarar doğmuşsa bu zararın kanuna uygun biçimde tamamen giderilmesi gerekir. Suç uzlaştırma kapsamındaysa, CMK 231’in “uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır” kuralı nedeniyle önce uzlaştırma usulü işletilir. Şikâyetten vazgeçme, uzlaştırma ve HAGB aynı kurumlar değildir.
Şartlar Varsa Mahkeme HAGB Vermek Zorunda mıdır?
Kanun “karar verilebilir” ifadesini kullanır. Bu nedenle HAGB otomatik bir sonuç değildir. Bununla birlikte bütün objektif ve sübjektif şartlar oluştuğu hâlde soyut ifadelerle HAGB’nin reddedilmesi hukuki denetime açıktır. Mahkeme, hem kabul hem ret yönündeki değerlendirmesini dosyanın özellikleriyle ilişkilendirmelidir.

Hangi Suçlarda HAGB Uygulanabilir?
HAGB bakımından genel yöntem, suç adından çok sonuç cezaya ve kanuni engellere bakmaktır. Hakaret, tehdit, basit yaralama, hırsızlık veya dolandırıcılık gibi bir suçta “daima HAGB verilir” denilemeyeceği gibi, soyut ceza yüksek görünüyorsa her durumda HAGB dışıdır sonucu da çıkarılamaz. Teşebbüs ve indirimler sonrasında oluşan ceza ayrıca hesaplanır.
| Suç veya durum | Genel değerlendirme |
|---|---|
| Hakaret, tehdit, basit yaralama | Sonuç ceza ve diğer şartlar uygunsa HAGB mümkün olabilir. |
| Hırsızlık ve dolandırıcılık | Sonuç cezanın yanında zararın tamamen giderilmesi özellikle önemlidir. |
| Nitelikli dolandırıcılık | Suç adı tek başına engel değildir; fakat yüksek ceza nedeniyle sonuç cezanın iki yıl veya altına inip inmediği somut hesaplanmalıdır. |
| Taksirle yaralama veya taksirle ölüme neden olma | Sonuç ceza uygunsa önceki kasıtlı mahkûmiyet engeli ve diğer şartlar değerlendirilir. |
| Uyuşturucu madde ticareti, TCK 188 | Yetişkinlere ilişkin tamamlanmış temel suç cezaları uygulamada iki yıl sınırının çok üzerindedir. |
| Kullanmak için uyuşturucu bulundurma, TCK 191 | Öncelikle bu suça özgü erteleme ve denetimli serbestlik sistemi uygulanır; HAGB bakımından TCK 191/8’de ayrıca özel bir hâl vardır. |
Örneğin dolandırıcılık suçunda zararın giderilme zamanı ve kapsamı önem taşırken, zarar doğurmayan bir suçta gerçekte bulunmayan ödeme şartı yaratılamaz. Uyuşturucu davalarında ise önce TCK 188 ile TCK 191 arasındaki suç vasfı belirlenmelidir. TCK 188 veya 190’dan açılan davada fiilin yalnızca TCK 191 kapsamında kaldığı anlaşılırsa TCK 191/8’deki özel HAGB kuralı ayrıca uygulanır.
HAGB Uygulanamayacak Suçlar Nelerdir?
Güncel CMK 231/14 uyarınca HAGB hükümleri; işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlarda uygulanmaz.
Ayrıca bazı özel kanunlar belirli suçlar bakımından HAGB’yi açıkça yasaklayabilir. Örneğin karşılıksız çek düzenlemeye ilişkin özel yaptırım rejiminde ve bazı askerî suçlarda özel hükümler bulunur. Bu nedenle “ceza iki yılın altında, mutlaka HAGB olur” yaklaşımı doğru değildir; suç tarihindeki ve karar tarihindeki özel mevzuat da kontrol edilmelidir.
HAGB Denetim Süresi Kaç Yıldır?
Yetişkinler hakkında HAGB denetim süresi beş yıldır. Çocuklar bakımından ise Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi uyarınca süre üç yıldır. Denetim süresi, HAGB kararının kesinleşmesiyle başlar; yalnızca karar duruşmasının tarihi esas alınmamalıdır.
Denetim döneminde dava zamanaşımı durur. Sürenin hesaplanmasında kararın kesinleşme şerhi, kanun yolu süreci ve yeni olduğu ileri sürülen suçun işlenme tarihi önemlidir. Yeni suçun soruşturma makamlarınca daha sonra öğrenilmesi, suç tarihini değiştirmez.
HAGB Denetim Süresinde Hangi Yükümlülükler Uygulanabilir?
Mahkeme, yetişkin sanık hakkında denetim süresinin en fazla bir yılında şu tedbirlerden birine karar verebilir:
- Bir meslek veya sanatı bulunmayan kişinin eğitim programına devam etmesi,
- Bir meslek veya sanatı bulunan kişinin kamu kurumunda ya da aynı işi yapan bir kişinin gözetiminde ücret karşılığı çalışması,
- Belirli yerlere gitmekten yasaklanması,
- Belirli yerlere devam etmesi veya somut olaya uygun başka bir yükümlülüğü yerine getirmesi.
Bu tedbirler kararın içeriğine göre denetimli serbestlik müdürlüğü aracılığıyla takip edilebilir. Ancak HAGB denetimi, kesinleşmiş hapis cezasının infazı sırasında uygulanan denetimli serbestlikle aynı değildir. Birincisi açıklanmamış hükme bağlı yargılama kurumu, ikincisi ise kesinleşmiş cezanın infaz biçimidir.
Çocuklar Hakkında HAGB Nasıl Uygulanır?
Çocuklarda denetim süresi üç yıldır. Ayrıca 7593 sayılı Kanunla 2026 yılında getirilen kurala göre çocuk hakkında HAGB verildiğinde Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/A maddesindeki uygun yönlendirme tedbirlerinden biri veya birkaçı denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanır.
Bu tedbirler; sosyal ve toplumsal hizmet, dijital risklerden korunma, kitap ve kütüphane, çevreye saygı ve çevre temizliği ile bağımlılıkla mücadele programlarını içerebilir. Ayrıca mağdurun veya kamunun uğradığı zarar az ise çocuk hakkında HAGB verilebilmesi için zararın giderilmesi şartı aranmayabilir. Bu istisna yetişkinlere uygulanmaz.
HAGB Bozulursa Ne Olur?
HAGB’nin bozulması iki temel nedenle gündeme gelir: Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya mahkemenin belirlediği denetimli serbestlik yükümlülüğüne aykırı davranılması. İhlal iddiası üzerine ilk hükmü kuran mahkeme dosyayı yeniden ele alır.
Denetim Süresinde Kasten Yeni Suç İşlenirse Ne Olur?
Yeni suçun denetim süresi içinde kasten işlenmesi gerekir. Belirleyici olan yeni suçun işlendiği tarihtir; soruşturmanın başlama veya mahkûmiyetin kesinleşme tarihi değildir. Denetim başlamadan önce işlenmiş fakat sonradan ortaya çıkmış bir suç, bu bent kapsamında HAGB’nin bozulma nedeni yapılamaz.
Yeni bir soruşturmanın açılması veya iddianame düzenlenmesi, tek başına kişinin yeni suçu işlediğini kesinleştirmez. Masumiyet karinesi nedeniyle ihlal değerlendirmesi soyut ihbarla yapılamaz; yeni suçun işlendiğinin güvenilir bir yargısal kararla ortaya konulması gerekir. Uygulamada yeni suça ilişkin mahkûmiyetin kesinleşmesi beklenmelidir.
Taksirli Suç HAGB’yi Bozar mı?
CMK 231/10 ve 11, “kasten yeni bir suç” ölçütünü kullanır. Bu nedenle denetim süresinde taksirle işlenen trafik kazası gibi bir suç, sırf yeni bir ceza dosyası açıldı diye HAGB’yi bozmaz. Ancak aynı olayda kasıtlı başka bir suç isnadı varsa o suç yönünden ayrıca inceleme yapılır.
Denetimli Serbestlik Yükümlülüğü İhlal Edilirse Ne Olur?
Mahkemece eğitim, çalışma veya belirli bir yere devam etme gibi bir yükümlülük belirlenmişse buna aykırılık hükmün açıklanmasına yol açabilir. Fakat her aksama otomatik sonuç doğurmamalıdır. Tebligatın usulüne uygun olup olmadığı, yükümlülüğün açıkça bildirilip bildirilmediği, sağlık veya mücbir neden bulunup bulunmadığı ve ihlalin sanığa yüklenebilirliği araştırılmalıdır.
Mahkeme, yükümlülüğünü yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar belirleyeceği kısmın infaz edilmemesine karar verebilir. Koşulları varsa hapis cezasını erteleyebilir veya seçenek yaptırıma çevirebilir ve yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Dolayısıyla yükümlülük ihlalinde de sonuç her dosyada aynı değildir.
HAGB Bozulunca Hemen Cezaevine Girilir mi?
Hayır. Önce mahkemenin açıklama veya yeni hüküm kararı vermesi, bu kararın usulüne uygun bildirilmesi ve kanun yolu sürecinin tamamlanması gerekir. Hüküm kesinleştikten sonra infaz savcılığı; cezanın süresi, türü, mahsup edilecek süreler ve uygulanabilir infaz hükümleri üzerinden işlem yapar.
2026 tarihli CMK 231/11’e göre açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. Bu itirazın incelemesi, yeni suç veya yükümlülük ihlali gibi aynı fıkradaki koşullarla sınırlıdır. Bu sınırlı yol ile başlangıçta verilen HAGB kararına karşı yapılan geniş kapsamlı istinaf incelemesi birbirine karıştırılmamalıdır.
İkinci Kez HAGB Kararı Verilebilir mi?
Denetim süresi devam ederken kişi kasten yeni bir suç işlerse bu yeni suç nedeniyle ikinci kez HAGB kararı verilemez. Güncel CMK 231/8 bu yasağı açıkça düzenler. Burada yine yeni suçun işlenme tarihi esas alınır.
Buna karşılık geçmişte verilmiş ve denetim süresi sorunsuz tamamlanarak düşmeyle sonuçlanmış HAGB, ömür boyu süren mutlak bir “ikinci HAGB yasağı” oluşturmaz. Ancak kişinin geçmişi ve davranışları, yeniden suç işlemeyeceği yönündeki kanaatin değerlendirilmesinde dikkate alınabilir. Ayrıca kişinin HAGB’den ayrı, kesinleşmiş bir kasıtlı suç mahkûmiyeti varsa CMK 231/6-a’daki bağımsız engel gündeme gelir.
Birden çok dosya bulunduğunda her dosyanın suç tarihi, karar tarihi ve kesinleşme tarihi ayrı tablo hâlinde incelenmelidir. Yalnız UYAP ekranındaki dosya sırasına bakılarak ikinci HAGB konusunda sağlıklı sonuca varılamaz.
HAGB Denetim Süresi Sorunsuz Biterse Ne Olur?
Denetim süresinde kasten yeni bir suç işlenmez ve varsa yükümlülüklere uyulursa mahkeme açıklanması geri bırakılan hükmü ortadan kaldırır ve davanın düşmesine karar verir. Böylece daha önce kurulan ceza infaz edilmez.
Beş yıllık sürenin takvim üzerinde dolması önemli olmakla birlikte dosyada düşme kararının kurulması gerekir. Uygulamada mahkeme bu incelemeyi kendiliğinden yapabilir; ancak dosyada işlem yapılmamışsa sanık veya müdafii denetim süresinin tamamlandığını belirterek düşme kararı verilmesini isteyebilir.
HAGB Adli Sicil ve Sabıka Kaydına İşler mi?
HAGB, kesinleşmiş mahkûmiyet gibi normal adli sicil belgesine işlenmez. CMK 231/13 gereğince HAGB kararları bu kararlara mahsus özel bir sisteme kaydedilir. Kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim ya da mahkeme tarafından, kanunda belirtilen amaç için kullanılabilir.
Bu özel kayıt “adli sicil arşiv kaydı” ile aynı şey değildir. Halk arasında her iki kayıt için de “arşiv” sözcüğünün kullanılması kavram karışıklığı yaratmaktadır. Kesinleşmiş mahkûmiyetlerin adli sicilden arşive alınması ayrı, HAGB’nin CMK 231/13 sisteminde tutulması ayrı hukuki işlemlerdir. Genel adli sicil ve arşiv süreci için sabıka kaydı nasıl silinir başlıklı yazımız incelenebilir.
HAGB E-Devlet’te Görünür mü?
E-Devlet üzerinden alınan standart adli sicil belgesinde HAGB, mahkûmiyet kaydı olarak görünmemelidir. Buna karşılık UYAP Vatandaş Portalı’nda kişinin tarafı olduğu dava dosyası ve karar bilgileri görülebilir. UYAP’ta dosyanın görünmesi ile adli sicil belgesinde sabıka bulunması aynı anlama gelmez.
Hatalı bir kayıt bulunduğu düşünülüyorsa önce kaydın türü tespit edilmelidir. Adli sicil, özel HAGB kaydı, UYAP dosya bilgisi ve kurum arşivi için düzeltme yöntemi farklı olabilir.
HAGB Kaydı Ne Zaman Silinir?
Sorunsuz denetim sonunda mahkemenin hükmü kaldırıp davayı düşürmesi gerekir. Bundan sonra kaydın kullanım amacı da sona erer. Ancak teknik ekranda bir dosya veya karar bilgisinin görünmeye devam etmesi, tek başına sabıka kaydı bulunduğunu göstermez.
Somut başvuruda kesinleşme ve düşme şerhleri alınmalı; kaydın hangi veri tabanında tutulduğu belirlenerek doğru mercie başvurulmalıdır.
HAGB Memuriyete Engel midir?
HAGB, kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü olmadığından tek başına 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki mahkûmiyete bağlı genel yasakla aynı sonucu doğurmaz. Bununla birlikte bu durum, HAGB’nin bütün kamu görevleri bakımından etkisiz olduğu anlamına gelmez. Polislik, profesyonel askerlik, özel güvenlik ve hâkim-savcı yardımcılığı gibi özel statülü mesleklerde ilgili kanun, yönetmelik ve personel temin şartları ayrıca uygulanır.
Kısa cevap: Genel devlet memurluğu bakımından HAGB engel değildir. Ancak özel statülü mesleklerde suçun türü, hükmedilen cezanın türü ve süresi ile özel mevzuat nedeniyle doğrudan engel ortaya çıkabilir. Standart adli sicil belgesinin temiz olması tek başına yeterli değildir.
| Meslek veya statü | HAGB’nin muhtemel etkisi |
|---|---|
| Genel devlet memurluğu | Kural olarak otomatik mahkûmiyet engeli değildir; arşiv araştırmasında değerlendirilebilir. |
| Polislik | Suçun türü ve hükmedilen cezanın süresine göre doğrudan engel olabilir. |
| Zorunlu askerlik | HAGB tek başına askerlik hizmetini yapmaya engel değildir. |
| Profesyonel askerlik | Subay, astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli er bakımından özel hükümler uygulanır. |
| Özel güvenlik | 5188 sayılı Kanun’daki suç ve ceza şartlarına göre doğrudan engel olabilir. |
| Hâkim ve savcı yardımcılığı | 2802 sayılı Kanun’daki şartlar, mesleğe uygunluk ve arşiv araştırması birlikte değerlendirilir. |
HAGB Polis Olmaya Engel midir?
Polisliğe girişte genel devlet memurluğu şartlarından daha sıkı koşullar uygulanmaktadır. POMEM ve PMYO başvurularında her eğitim kurumunun tabi olduğu giriş yönetmeliği ayrıca incelenmelidir.
POMEM Giriş Yönetmeliği’nin 8/1-g maddesine göre, kasten işlenen bir suç nedeniyle hükmedilen hapis cezası bir yıl veya daha fazlaysa HAGB kararı verilmiş olsa dahi POMEM’e giriş koşulu sağlanmaz. Yönetmelikte ayrıca sayılan suçlara ilişkin HAGB kararları bakımından da özel yasak hükümleri uygulanır.
Devletin güvenliğine veya anayasal düzene karşı suçlar ile zimmet, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, kaçakçılık ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar gibi yönetmelikte sayılan suçlar yönünden ceza süresinden bağımsız sınırlamalar gündeme gelebilir.
Bu nedenle “HAGB sicile işlemez, polisliğe engel olmaz” şeklindeki genel bilgi doğru değildir. Bununla birlikte her HAGB kararı da kendiliğinden polisliğe engel oluşturmaz. Hükümde belirlenen cezanın türü ve süresi, suçun yönetmelikte sayılan suçlardan olup olmadığı, kararın hukuki akıbeti ve başvuru tarihinde yürürlükte bulunan düzenleme ayrı ayrı incelenmelidir.
Görevde bulunan polis memuru bakımından ise mesleğe giriş koşullarıyla disiplin sorumluluğu birbirinden ayrılmalıdır. HAGB kararı, tek başına disiplin cezasının kesin delili olarak kabul edilmemeli; karara konu fiil ayrıca ve disiplin hukukunun kurallarına göre araştırılmalıdır.
HAGB Askerliğe Engel midir?
Zorunlu askerlik hizmeti ile profesyonel askerlik birbirinden farklıdır. Bir kişi hakkında HAGB kararı bulunması kural olarak zorunlu askerlik hizmetini yapmasına engel olmaz ve askerlik yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Buna karşılık subay, astsubay, uzman erbaş, sözleşmeli er veya askerî öğrenci olmak isteyenler bakımından aynı sonuca doğrudan ulaşılamaz. Her statünün tabi olduğu kanun, yönetmelik ve personel temin kılavuzu farklıdır. Bu düzenlemelerde bazı suçlardan verilen HAGB kararları, hükmedilen ceza belirli bir sınırın altında kalsa bile başvuruya veya görevin devamına engel kabul edilebilir.
Profesyonel askerlik yönünden değerlendirme yapılırken başvurulan statü, suçun türü ve askerî hizmetle bağlantısı, hükümde belirlenen cezanın süresi, HAGB kararının kesinleşip kesinleşmediği, denetim süresinin tamamlanıp tamamlanmadığı ve düşme kararı verilip verilmediği birlikte incelenmelidir. Bu nedenle yalnızca e-Devlet üzerinden alınan adli sicil belgesinin temiz olması yeterli değildir.
HAGB Özel Güvenlik Görevlisi Olmaya Engel midir?
Özel güvenlik görevlileri bakımından HAGB’ye açıkça sonuç bağlayan özel bir düzenleme bulunmaktadır. 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un 10. maddesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile belirli suçları ve ceza miktarlarını özel güvenlik görevlisi olmanın önünde engel olarak kabul etmektedir.
Kasten işlenen bir suç nedeniyle hükmedilen hapis cezasının bir yıl veya daha fazla olması ya da Kanun’da ayrıca sayılan suçlardan birinin söz konusu bulunması hâlinde HAGB kararı özel güvenlik görevlisi olma şartlarının sağlanmasına engel oluşturabilir.
Kanun’da devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçlar ile özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu suçları, zimmet, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma ve kaçakçılık gibi suçlar özel olarak sayılmıştır. Bu suçlarda yalnızca hükmedilen cezanın süresine bakılması yeterli değildir.
Dolayısıyla HAGB kararı; özel güvenlik kimlik kartının verilmesini, yenilenmesini veya mevcut çalışma izninin devamını doğrudan etkileyebilir. Bu alanda “ortada kesinleşmiş mahkûmiyet bulunmadığı” açıklaması tek başına yeterli değildir; çünkü özel kanun HAGB kararını ayrıca düzenlemiştir.
HAGB Hâkim veya Savcı Olmaya Engel midir?
Hâkim ve savcı yardımcılığına girişte 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’ndaki mahkûmiyet, mesleğe uygunluk ve güvenlik araştırması şartları birlikte uygulanır.
HAGB kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü olmadığından yalnızca “mahkûm olmama” şartı bakımından doğrudan mahkûmiyet gibi kabul edilmemelidir. Bununla birlikte hâkimlik ve savcılığın gerektirdiği güven, tarafsızlık ve mesleki itibar nedeniyle HAGB’ye konu olayın niteliği değerlendirme konusu yapılabilir.
Ancak yalnızca HAGB kararının varlığından hareketle kişinin suçu kesin olarak işlediği kabul edilmemelidir. Karara konu somut olgular ile mesleğin gerektirdiği nitelikler arasındaki bağlantının açık, kişiselleştirilmiş ve denetlenebilir bir gerekçeyle ortaya konulması gerekir.
HAGB Güvenlik Soruşturmasında Görünür mü?
HAGB kararı, e-Devlet üzerinden alınan standart adli sicil belgesinde mahkûmiyet kaydı olarak görünmez. Ancak bu durum, kararın yetkili kamu kurumlarınca hiçbir şekilde öğrenilemeyeceği anlamına gelmez.
7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu kapsamında HAGB kararları ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ve kovuşturmalar kapsamındaki belirli olgular arşiv araştırmasına konu edilebilir. Dolayısıyla “sabıka kaydım temiz olduğu için kurum HAGB kararını göremez” düşüncesi isabetli değildir.
Bununla birlikte, özel mevzuatta açık bir engel bulunmayan hâllerde HAGB kararı kesinleşmiş mahkûmiyet gibi değerlendirilerek yalnızca kararın varlığına dayanılamaz.
Anayasa Mahkemesi, Diren Taş kararında, hakkında HAGB kararı bulunan kişinin karara konu fiil yönünden masumiyetinin devam ettiğini belirtmiştir. Bununla birlikte masumiyet karinesine uygun davranılması koşuluyla ceza dosyasındaki bilgi ve belgelerin idari değerlendirmede kullanılabileceğini de kabul etmiştir.
Anayasa Mahkemesine göre ceza dosyasındaki verilerin idarenin takdirini nasıl etkilediği; olayın gerçekleşme şekli, fiilin niteliği ve ağırlığıyla bağlantı kurularak kişiselleştirilmiş ve yeterli bir gerekçeyle açıklanmalıdır. Bu nedenle yalnızca HAGB kararından veya suçun adından söz edilmesi, özel mevzuatta doğrudan bir engel bulunmadığı durumlarda yeterli olmayabilir.
HAGB Nedeniyle Atama veya Ruhsat İşlemi Reddedilirse Ne Yapılabilir?
HAGB nedeniyle atama yapılmaması, öğrencilikle ilişiğin kesilmesi, özel güvenlik kimlik kartının verilmemesi veya yenilenmemesi hâlinde öncelikle işlemin yazılı gerekçesi ve dayandığı mevzuat belirlenmelidir.
İncelemede özellikle şu hususlara bakılmalıdır:
- Özel kanun veya yönetmelik HAGB’yi açıkça engel sayıyor mu?
- HAGB’ye konu suç, özel düzenlemede sayılan suçlardan mı?
- Hükmedilen cezanın türü ve süresi nedir?
- Denetim süresi tamamlanmış ve düşme kararı verilmiş mi?
- İdare yalnızca HAGB kararına mı dayanmış?
- Karara konu olay hakkında bağımsız ve somut olgular ortaya konulmuş mu?
- Fiil ile yapılacak görevin niteliği arasında makul bir bağlantı kurulmuş mu?
- İşlem kişiselleştirilmiş, ölçülü ve denetlenebilir bir gerekçeye dayanıyor mu?
Özel mevzuatta açık bir engel bulunuyorsa yargısal inceleme, öncelikle bu şartların somut olayda doğru uygulanıp uygulanmadığı üzerinde yoğunlaşır. Açık bir engel bulunmamasına rağmen güvenlik soruşturması veya idarenin takdir yetkisi gerekçe gösterilmişse işlemin somut, ölçülü ve kişiselleştirilmiş bir gerekçeye dayanması gerekir.
Olumsuz idari işleme karşı, özel bir süre öngörülmemişse yazılı tebliği izleyen günden itibaren genel olarak altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. İşlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması durumunda yürütmenin durdurulması da talep edilebilir. Somut işlemde özel dava süresi veya zorunlu başvuru yolu bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
HAGB Kararına Karşı İstinaf ve İtiraz Yolları
HAGB’de kanun yolu, karar tarihine ve denetlenen kararın türüne göre değişir. Bütün HAGB kararları için yalnız “itiraz” bulunduğu bilgisi güncel değildir.
Güncel HAGB Kararına Karşı İstinaf Süresi Ne Kadardır?
1 Haziran 2024 ve sonrasında ilk derece mahkemesince verilen HAGB kararlarına karşı kural olarak istinaf yoluna başvurulabilir. Süre, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. CMK 231/12’nin saklı tuttuğu kanuni istisnalar somut karar bakımından ayrıca kontrol edilmelidir.
İstinaf incelemesi yalnız “HAGB şartları var mı?” sorusuyla sınırlı değildir. Bölge adliye mahkemesi, HAGB kararıyla birlikte kurulan hükmü usule ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden inceleyebilir. Delillerin yeterliliği, suç vasfı, hukuka aykırı delil, ceza hesabı ve HAGB koşulları başvuru sebepleri arasında gösterilebilir.
Sanık kadar Cumhuriyet savcısı ve kanundaki koşulları taşıyan katılan da kanun yoluna başvurabilir. Başvuru dilekçesinde yalnız “karara itiraz ediyorum” demek yerine hangi maddi ve hukuki hataların bulunduğu açıklanmalıdır.
1 Haziran 2024’ten Önceki HAGB Kararlarında Hangi Yol Uygulanır?
7499 sayılı Kanunun geçiş hükmü nedeniyle 1 Haziran 2024’ten önce verilmiş HAGB kararlarında önceki itiraz rejimi uygulanmaya devam eder. Burada belirleyici ölçüt suç tarihi değil, HAGB kararının verildiği tarihtir.
Bu ayrım, yanlış merciye veya yanlış süre anlayışıyla başvuru yapılmasını önlemek bakımından kritiktir. Tebliğ belgesi, karar tarihi ve kesinleşme şerhi görülmeden standart dilekçe kullanılmamalıdır.
HAGB Bozulduktan Sonra Verilen Karara Nasıl Başvurulur?
Denetim ihlali üzerine açıklanan veya yeni kurulan hükme karşı güncel CMK 231/11 uyarınca itiraz yolu açıktır. Ancak itiraz mercii incelemeyi, kasten yeni suç veya yükümlülük ihlali gibi bu fıkradaki koşullarla sınırlı yapar.
Başlangıçtaki HAGB kararına karşı istinaf ile ihlal sonrasında açıklanan hükme karşı sınırlı itiraz farklı aşamalardır. Bu nedenle beraat, suç vasfı ve ceza hesabına ilişkin nedenlerin ilk HAGB kararına karşı süresinde ileri sürülmesi önem taşır.

HAGB ile Cezanın Ertelenmesi Arasındaki Fark Nedir?
HAGB, cezanın ertelenmesi, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi ve infazda denetimli serbestlik günlük dilde birbirine karıştırılmaktadır. Oysa sonuçları farklıdır.
| Kurum | Kararın niteliği | Temel sonuç |
|---|---|---|
| HAGB | Kurulan hüküm açıklanmaz; müsadere hariç hukuki sonuç doğurmaz. | Denetim başarılıysa hüküm kaldırılır ve dava düşer. |
| Hapis cezasının ertelenmesi | Açıklanmış ve kesinleşebilen bir mahkûmiyet hükmü vardır. | Hapis cezası cezaevinde infaz edilmez; TCK 51 denetimi uygulanır. |
| Hapsin seçenek yaptırıma çevrilmesi | Kısa süreli hapis, adli para cezası veya başka yaptırıma çevrilir. | Mahkûmiyet hükmü varlığını korur; çevrilen yaptırım yerine getirilir. |
| İnfazda denetimli serbestlik | Kesinleşmiş hapis cezasının infaz aşamasıdır. | Cezanın bir bölümü cezaevi dışında yükümlülüklerle infaz edilir. |
HAGB’de beş yıllık sürenin başarıyla geçmesi davanın düşmesini sağlar. Cezanın ertelenmesinde ise ortada hukuki sonuç doğuran mahkûmiyet vardır. Aynı hapis hükmü için hem HAGB verilip hem ceza ertelenemez veya seçenek yaptırıma çevrilemez.
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi de HAGB’den farklıdır. Bu kurum soruşturma aşamasında savcı tarafından uygulanır ve henüz mahkemece kurulmuş bir hüküm bulunmaz. HAGB ise kamu davası açılıp yargılama yapıldıktan sonra mahkemece verilir.
HAGB Hakkında Örnek Olaylar
Örnek 1: Bir Yıl Sekiz Ay Hapis Cezası
Sanık hakkında indirimler uygulandıktan sonra bir yıl sekiz ay hapis cezası belirlenmiş olsun. Sanığın önceki kasıtlı mahkûmiyeti yoksa, olumlu kanaat oluşmuşsa, varsa zarar tamamen giderilmişse ve özel yasak bulunmuyorsa HAGB değerlendirilebilir. Ceza süresinin uygun olması, HAGB’nin mutlaka verileceği anlamına gelmez.
Örnek 2: İki Yıl Bir Ay Hapis Cezası
Sonuç ceza iki yıl bir ay ise sınır aşıldığından HAGB verilemez. Suçun basit veya ilk kez işlenmiş olması bu süre engelini kaldırmaz. Ancak ceza hesabında uygulanmayan bir indirim ya da yanlış artırım varsa bu husus kanun yolunda tartışılabilir.
Örnek 3: Denetim Süresinde Taksirli Trafik Suçu
HAGB denetimi devam ederken dikkatsizlik sonucu trafik kazası meydana gelmiş ve taksirle yaralama suçundan dava açılmış olsun. CMK 231 kasten yeni suç işlenmesini bozma nedeni saydığından, taksirli suç tek başına önceki HAGB’nin açıklanmasını gerektirmez.
Örnek 4: Denetimden Önce İşlenen Suçun Sonradan Ortaya Çıkması
Kişinin HAGB kararı kesinleşmeden önce işlediği ileri sürülen başka bir suç, denetim başladıktan sonra soruşturulmuş olsun. İkinci dosyanın daha sonra açılması yeterli değildir; suç denetim süresi içinde işlenmediğinden CMK 231/11 kapsamında bozma koşulu oluşmaz. Önceki kasıtlı mahkûmiyet şartı yönünden ise kararların zaman çizelgesi ayrıca incelenir.
HAGB Hakkında Sık Sorulan Sorular
Tam İki Yıl Hapis Cezasında HAGB Olur mu?
Evet. Kanun iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını kapsar. Bununla birlikte HAGB için aranan diğer koşulların da bulunması gerekir. Sonuç ceza iki yıl bir gün olduğunda ise süre şartı sağlanmaz.
Adli Para Cezasında HAGB Verilebilir mi?
Kanunda öngörülen şartlar varsa doğrudan adli para cezası hakkında HAGB kararı verilebilir. Ancak HAGB uygulanan hapis cezasının aynı hükümde ayrıca seçenek yaptırıma çevrilmesi, CMK 231/7 gereğince mümkün değildir.
Şikâyetten Vazgeçme HAGB’yi Ortadan Kaldırır mı?
Suç şikâyete bağlıysa ve vazgeçme hukuken sonuç doğuruyorsa davanın düşmesi gündeme gelebilir; bu durumda HAGB’ye ihtiyaç kalmayabilir. Şikâyete bağlı olmayan suçlarda mağdurun vazgeçmesi davayı kendiliğinden sona erdirmez. Uzlaştırma kapsamındaki suçlarda ise özel uzlaştırma usulü gözetilir.
HAGB Yurt Dışına Çıkmaya Engel midir?
HAGB kararı tek başına yurt dışına çıkış yasağı değildir. Ancak aynı veya başka bir dosyada adli kontrol kapsamında yurt dışına çıkamama kararı ya da idari bir pasaport tahdidi bulunabilir. Bu nedenle seyahat öncesinde yalnızca HAGB kararına değil, UYAP’taki tedbir kararlarına ve ilgili idari kayıtlara da bakılmalıdır.
HAGB Kararında Müsadere Uygulanır mı?
Evet. Güncel CMK 231/5, müsadere hükümlerini HAGB’nin hukuki sonuç doğurmama kuralının dışında tutmaktadır. Bununla birlikte müsaderenin şartları ve eşyanın üçüncü kişiye ait olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
HAGB’de Yargılama Giderleri Ödenir mi?
HAGB, kararda hükmedilen yargılama giderlerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Giderlerin kim üzerinde bırakıldığı gerekçeli hükmün sonuç bölümünden kontrol edilmelidir. Tebligat, bilirkişi ve diğer gider kalemleri karara göre tahsil edilebilir.
HAGB Varken Başka Bir Dosyada Yeniden HAGB Alınabilir mi?
Aktif denetim süresi içinde işlenen kasıtlı yeni suç bakımından ikinci kez HAGB kararı verilemez. Suç denetim süresinden önce işlenmişse veya önceki HAGB başarıyla tamamlanmışsa otomatik bir yasak bulunduğu söylenemez. Önceki kasıtlı mahkûmiyet ile yeniden suç işlemeyeceğine ilişkin olumlu kanaat şartları ayrıca incelenir.
HAGB Kararı Kesinleşmeden Denetim Süresi Başlar mı?
Hayır. Denetim süresi HAGB kararının kesinleşmesiyle başlar. Bu nedenle süre hesabında kararın verildiği duruşma günü değil, kanun yolu süreci ve kesinleşme tarihi esas alınmalıdır.