Ceza Hukuku

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu

Avukat Ebubekir Kozan Hukuk Bürosu logosu
Ceza Hukuku

Son güncelleme: 18 Ekim 2026

Kısa cevap: TCK 134, kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmeyi suç sayar; cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapistir ve ihlal görüntü veya seslerin kayda alınmasıyla işlenirse ceza bir kat artırılır (TCK 134/1). Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa etmenin cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapistir (TCK 134/2). Suç şikâyete bağlıdır, şikâyet süresi 6 aydır ve uzlaştırma kapsamındadır.

TCK 134 Nedir? Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu

Özel hayatın gizliliği, kişinin mahrem alanını ve kişiliğini özgürce geliştirebilmesini koruyan temel haklardan biridir. Bir kişinin hangi görüntüsünün, ses kaydının, mesajının veya yaşam olayının başkaları tarafından bilinmesini istemediği hukuk düzeni bakımından korunmaya değer bir alandır. Türk Ceza Kanunu’nda bu koruma, esas olarak TCK 134’te düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ile güvence altına alınmıştır.

Uygulamada bu suç; gizli kamera yerleştirilmesi, rıza olmadan özel görüntü veya ses kaydı alınması, eski eş ya da sevgilinin görüntülerinin paylaşılması, sosyal medya veya mesajlaşma uygulamaları üzerinden mahrem içeriklerin yayılması gibi durumlarda gündeme gelir. Bu nedenle “gizli kamera cezası”, “izinsiz ses kaydı almak suç mu?” ve “özel görüntüleri paylaşmanın cezası nedir?” gibi sorular ceza hukuku uygulamasında sıkça karşılaşılan başlıklardır.

Ancak her kayıt alma veya paylaşım otomatik olarak özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturmaz. Olayın gerçekleştiği yer, mağdurun rızası, kaydın içeriği, görüntü veya sesin özel hayat kapsamında olup olmadığı ve içeriğin yalnızca kaydedilip kaydedilmediği ya da üçüncü kişilerle paylaşılıp paylaşılmadığı suçun hukuki niteliğini doğrudan etkiler.

Bu nedenle özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, yalnızca “kayıt alındı mı?” veya “paylaşım yapıldı mı?” sorularıyla değil; kayıt, rıza, ifşa, hukuka aykırılık, şikâyet süresi, uzlaştırma ve delil hukuku yönleriyle birlikte ele alınmalıdır.

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçuyla ilgili korumak için yüzünü kapatan kişi

TCK 134 Madde Metni

(1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

(2) Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.

Madde 2012’de 6352 sayılı Kanunla değiştirilmiştir. Birinci fıkra özel hayata müdahalenin kendisini, ikinci fıkra ise özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin ifşasını ayrı birer suç olarak düzenler.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Unsurları

Maddi Unsur: TCK 134 bakımından maddi unsur iki temel görünümde ortaya çıkar. Birincisi, kişinin özel hayatının gizliliğinin ihlal edilmesidir. İkincisi ise kişinin özel hayatına ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesidir. Kanun koyucu bu iki fiili birbirinden ayırmış; uygulamada da bunlar bağımsız suçlar olarak kabul edilmiştir. Yargıtay’a göre bir özel hayat görüntüsü veya sesinin ilgilinin bilgisi ve rızası dışında teknik bir araçla kayda alınması halinde suç, kayıt anında tamamlanır. Başka bir zarar doğmuş olması, görüntünün sonradan izlenmesi veya sesin ayrıca dinlenmiş olması aranmaz (Yargıtay 12. CD, 2022/637 E., 2022/1818 K.). Bu yönüyle suç, neticesi harekete bitişik suç niteliği taşır.

Manevi Unsur: Bu suç kasten işlenebilir. Failin, hareketinin başkasının özel hayat alanına hukuka aykırı biçimde müdahale ettiğini bilmesi ve istemesi gerekir. Taksirle işlenmesi kural olarak mümkün değildir. Bununla birlikte özellikle dijital içerik paylaşımında, “yanlışlıkla gönderdim”, “grupta otomatik yayıldı”, “başkası yükledi” gibi savunmaların teknik delillerle desteklenmesi gerekir. Kastın bulunup bulunmadığı, mesaj kayıtları, cihaz incelemeleri, paylaşım zamanları ve erişim logları üzerinden değerlendirilir.

Fail ve Mağdur: Bu suçun faili herkes olabilir. Kamu görevlisi, işveren, sağlık çalışanı, öğretmen, teknik servis elemanı, partner, eski eş, komşu veya herhangi bir üçüncü kişi fail sıfatını taşıyabilir. Mağdur da özel hayat alanı ihlal edilen gerçek kişidir. Tüzel kişiler doğrudan mağdur sıfatı taşımasa da olayın ticari ve idari sonuçları ayrıca gündeme gelebilir.

TCK 134 Cezası Ne Kadardır?

Kısa cevap: TCK 134/1’in cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapistir; görüntü veya ses kaydedilerek işlenirse ceza bir kat artırılarak 2 yıldan 6 yıla kadar hapse çıkar. Özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri ifşa etmenin cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapistir (TCK 134/2). Maddede seçimlik adli para cezası yoktur.

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun cezası, eylemin niteliğine göre değişir:

Fiil Madde Ceza
Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmek TCK 134/1 1 – 3 yıl hapis
İhlalin görüntü veya seslerin kayda alınmasıyla işlenmesi TCK 134/1, 2. cümle Ceza bir kat artırılır (2 – 6 yıl hapis)
Özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa etmek TCK 134/2 2 – 5 yıl hapis
İfşa edilen görüntü veya seslerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması TCK 134/2, 2. cümle 2 – 5 yıl hapis
Kamu görevlisinin yetkisini kötüye kullanarak veya meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanarak işlemek TCK 137 Ceza ayrıca yarı oranında artırılır

Görüntü önce gizlice kaydedilip sonra başkalarına gösterilir veya gönderilirse kayıt (TCK 134/1) ve ifşa (TCK 134/2) ayrı suçlar olarak değerlendirilir. Erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK 231) bakımından esas alınan, kanundaki alt sınır değil yargılama sonunda hükmolunan cezadır; hükmolunan hapis cezası iki yıl veya daha azsa ve diğer şartlar varsa bu kurumlar değerlendirilebilir (TCK 51). Dava zamanaşımı temel halde ve TCK 134/2’de 8 yıldır; kayıt yoluyla işlenen TCK 134/1’de cezanın üst sınırı 6 yıla çıktığından 15 yıldır (TCK 66).

Gizli Ses veya Görüntü Kaydı Almak Suç Mudur?

Bir kişinin sesinin veya görüntüsünün rızası olmadan kayda alınması, TCK 134 kapsamında suç oluşturabilir. Cep telefonu, gizli kamera, güvenlik kamerası, ses kayıt cihazı, bilgisayar, tablet veya benzeri teknik araçlarla yapılan kayıtlar bu kapsamda değerlendirilebilir. Önemli olan, kaydedilen ses veya görüntünün kişinin özel hayat alanına ilişkin olup olmadığıdır.

Örneğin soyunma odasına kamera yerleştirilmesi, ev içinde gizli görüntü alınması, özel görüşme sırasında mahrem nitelikli görüntü kaydedilmesi veya kişinin rızası olmadan özel yaşamına dair görüntülerin arşivlenmesi suç teşkil edebilir. Eğer bu kayıtlar daha sonra internet ortamına aktarılır veya üçüncü kişilere yayılırsa, ceza hukuku boyutuna ek olarak 5651 sayılı Kanun kapsamında koruyucu tedbirlerin işletilmesi de gerekir (aşağıda “Özel Görüntüler İnternetten Nasıl Kaldırılır?” bölümüne bakınız).

Gizli Kamerayla Görüntü Almanın Cezası Nedir?

Kısa cevap: Soyunma odası, deneme kabini, tuvalet, banyo, otel odası veya konut gibi mahrem bir alanda gizli kamerayla görüntü almak TCK 134/1 kapsamındadır; ihlal görüntünün kaydedilmesiyle gerçekleştiği için ceza bir kat artırılır ve 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası söz konusu olur. Görüntülerin başkalarına gönderilmesi veya internette paylaşılması ayrıca TCK 134/2’deki ifşa suçunu oluşturur.

Yargıtay, işyerine yerleştirdiği kameralarla elbise deneyen müşterinin görüntüsünü kaydeden sanığın TCK 134/1’in ikinci cümlesi ve TCK 137 uyarınca verilen mahkûmiyetini onamıştır (12. CD, 2020/694 E., 2020/4523 K.). Bir mağazanın deneme kabininin altından uzatılan telefonla video çekilen olayda verilen beraat kararını da bozmuştur (9. CD, 2021/16699 E., 2023/423 K.). Mağdurun çocuk olması veya görüntülerin cinsel içerikli olması halinde müstehcenlik gibi başka suçlar da ayrıca gündeme gelebilir.

Delil Elde Etmek İçin Gizlice Görüntü veya Ses Kaydı Almak Suç mu?

Kısa cevap: Duruma göre değişir. Kişinin kendisine karşı ani gelişen bir suç sırasında, başka türlü delil elde etme imkânı bulunmadığında ve yalnızca yetkili makama sunmak amacıyla aldığı kayıt Yargıtay uygulamasında hukuka uygun sayılabilir. Buna karşılık eve, araca veya telefona önceden gizli kamera, ses kayıt cihazı ya da casus yazılım yerleştirerek karşı tarafı izlemek suç oluşturabilir; bu yolla elde edilen kayıt da hukuka aykırı delil sayılabilir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, kendisinden rüşvet istendiğini düşünen kişinin bunu ispatlamak için aldığı ses kayıtlarını hukuka uygun delil kabul etmiştir (CGK, 2010/5-187 E., 2011/131 K.). Uygulamada bu istisna için kaydın ani gelişen bir olay sırasında, başka türlü delil elde etme imkânı yokken ve yalnızca savcılığa veya mahkemeye sunmak amacıyla alınıp alınmadığına bakılır. Kayıt sosyal medyada veya çevrede yayılırsa bu istisnadan yararlanılamaz ve TCK 134/2’deki ifşa suçu ayrıca gündeme gelir.

Boşanma davalarında hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkemece dikkate alınamaz (HMK 189/2). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ortak konuta eşten habersiz yerleştirilen cihazla elde edilen ses kayıtlarını ve bu kayıtları dinleyen tanığın anlatımını hükme esas almamıştır (2024/658 E., 2024/8815 K.). Eşin telefonuna casus yazılım yükleyerek konuşmalarını kaydeden kişi hakkında verilen beraat kararını da Yargıtay 2025’te, eylemin suç oluşturduğu gerekçesiyle bozmuştur. Kişinin tarafı olduğu görüşmeyi kaydetmesinin ne zaman suç olduğu ses kaydı almak suç mu yazımızda, eşin yazışmalarını okumanın sonuçları ise haberleşmenin gizliliğini ihlal yazımızda anlatılmıştır.

TCK 134/2: Özel Hayata İlişkin Görüntü veya Sesleri İfşa Etmek Suçu

Kısa cevap: TCK 134/2, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa etmeyi 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır; bu görüntü veya seslerin basın ve yayın yoluyla yayımlanmasında da aynı ceza uygulanır. Görüntünün bir dönem rızayla çekilmiş ya da paylaşılmış olması, sonradan rıza olmadan başkalarına yayılmasını hukuka uygun hale getirmez.

TCK 134/2’ye göre ifşa, yalnızca sosyal medyada herkese açık paylaşım yapılması anlamına gelmez. İçeriğin bir kişiye gönderilmesi, bir WhatsApp grubunda paylaşılması, arkadaş çevresine gösterilmesi, e-posta ile iletilmesi veya kapalı bir dijital gruba yüklenmesi de somut olayın özelliklerine göre ifşa sayılabilir.
Uygulamada sık karşılaşılan örnekler şunlardır:

  • Eski sevgiliye ait özel görüntülerin arkadaş çevresine gönderilmesi
  • Mağdurun ses kaydının aile bireyleri veya işveren ile paylaşılması
  • Özel fotoğraf veya videonun sosyal medyada yayımlanması
  • Mahrem görüntülerin haber sitesi, forum, blog veya video platformuna yüklenmesi
  • Kapalı gruplarda dahi olsa yetkisiz kişilere gösterilmesi

İfşa suçunda mağdurun görüntü veya ses üzerinden belirlenebilir olması önemlidir. Yargıtay, şikâyetçinin özel görüntülerini ve çıplak fotoğrafını rızası dışında ifşa eden sanığın TCK 134/2’den verilen mahkûmiyetini onamıştır (12. CD, 2020/1548 E., 2020/5240 K.).

Mesajların Ekran Görüntüsünü Almak Suç mu?

Başkasına ait yazışmaların izinsiz okunması ve ekran görüntüsünün alınması özel hayattan çok haberleşmenin gizliliğini ilgilendirir ve haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu (TCK 132) kapsamında değerlendirilir; içerik kaydedilerek işlenirse ceza bir kat artırılır. Kişinin kendisine gelen mesajın ekran görüntüsünü saklaması tek başına bu kapsamda değildir; ancak karşı tarafın rızası olmadan alenen paylaşılması TCK 132/3’e girebilir. Ekran görüntüsünde kişinin fotoğrafı gibi özel hayatına ilişkin içerikler varsa ve bunlar paylaşılırsa TCK 134/2 de gündeme gelebilir. Mesajların delil olarak kullanılması için WhatsApp yazışmaları delil olur mu yazımıza bakabilirsiniz.

TCK 134 ile TCK 132, 133, 135 ve 136 Arasındaki Farklar

Kısa cevap: TCK 132 yazışma ve görüşmelerin, TCK 133 aleni olmayan konuşmaların, TCK 134 ise kişinin özel hayatının ve özel hayatına ilişkin görüntü ve seslerin gizliliğini korur. TCK 135 ve 136 kişisel verilerin kaydedilmesini, verilmesini, yayılmasını ve ele geçirilmesini cezalandırır. İlk üçü şikâyete bağlıdır, TCK 135 ve 136 değildir.

Suç Madde Neyi korur? Temel ceza Şikâyet
Haberleşmenin gizliliğini ihlal TCK 132 Mesaj, e-posta, telefon görüşmesi gibi haberleşme içerikleri 1 – 3 yıl hapis; kayıtla işlenirse bir kat artırılır; başkalarının yazışmalarını ifşa 2 – 5 yıl Şikâyete bağlı
Konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması TCK 133 Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmalar 2 – 5 yıl hapis; katıldığı söyleşiyi kaydetme 6 ay – 2 yıl hapis veya adli para cezası Şikâyete bağlı
Özel hayatın gizliliğini ihlal TCK 134 Özel hayat ve özel hayata ilişkin görüntü ve sesler 1 – 3 yıl hapis; kayıtla işlenirse bir kat artırılır; ifşa 2 – 5 yıl Şikâyete bağlı
Kişisel verilerin kaydedilmesi TCK 135 Kişisel veriler (hukuka aykırı kayıt) 1 – 3 yıl hapis Şikâyete bağlı değil
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme TCK 136 Kişisel veriler (verme, yayma, ele geçirme) 2 – 4 yıl hapis Şikâyete bağlı değil

Uygulamada özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, haberleşmenin gizliliğini ihlal, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması veya kişisel verilerle ilgili suçlarla karıştırılabilmektedir.

TCK 132, haberleşmenin gizliliğini korur. Mesaj, e-posta, mektup, telefon görüşmesi veya çevrim içi yazışmaların gizliliğinin ihlali bu kapsamda değerlendirilebilir.

TCK 133, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınmasını düzenler. Burada konuşmanın tarafı olup olmama, konuşmanın aleni olup olmadığı ve kayıt alma biçimi önem taşır.

TCK 134, daha geniş anlamda özel hayat alanına ilişkin görüntü ve sesleri korur. Haberleşme dışındaki mahrem alan ihlallerinde ön plana çıkar.

TCK 135 ve 136 ise kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi suçlarını düzenler. Özel görüntüler ve ses kayıtları aynı zamanda kişisel veri niteliği taşıyabileceğinden, somut olayda bu suçlar da ayrıca tartışılabilir. Ayrım çoğu zaman görüntünün özel hayata ilişkin olup olmadığına göre yapılır: Yargıtay, mağdurun Twitter hesabındaki poz fotoğrafını kendi hesabında yayımlayan sanık hakkındaki beraat kararını, eylemin kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma (TCK 136/1) suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bozmuştur (12. CD, 2020/2426 E., 2021/6589 K.). Kanuni süresi geçen verilerin yok edilmemesi ise ayrıca verileri yok etmeme suçu (TCK 138) kapsamındadır.

Bu nedenle her olayda doğru suç vasfının belirlenmesi önemlidir. Yanlış suç vasfı ile yapılan başvuru, soruşturmanın eksik veya hatalı ilerlemesine neden olabilir.

Özel Görüntüler İnternetten Nasıl Kaldırılır? Erişimin Engellenmesi (5651 m. 9/A)

Kısa cevap: Özel hayatın gizliliğini ihlal eden bir internet içeriği için 5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesi uyarınca doğrudan Siber Güvenlik Başkanlığı’na başvurularak erişimin engellenmesi istenebilir; erişim sağlayıcılar tedbiri en geç dört saat içinde uygular. Başvuran, talebini yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunmalıdır. Bu başvurular 31 Temmuz 2026’ya kadar Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na yapılıyordu.

Özel hayatın gizliliğinin internet ortamında ihlal edilmesi halinde, ceza soruşturmasının yanında içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi de gündeme gelebilir.
5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesi uyarınca, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, doğrudan Siber Güvenlik Başkanlığı’na başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilir. Bu yetki, 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7590 sayılı Kanunla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan Siber Güvenlik Başkanlığı’na geçmiştir. Başvuruda, hakkın ihlaline neden olan yayının tam adresi, hangi yönlerden ihlal oluşturduğu ve kimliği ispatlayıcı bilgiler yer almalıdır. Erişim sağlayıcılar, kendilerine bildirilen tedbir kararını derhâl ve en geç dört saat içinde yerine getirmekle yükümlüdür.

Ayrıca başvurucunun, talebini yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunması gerekir. Hâkim de kırk sekiz saat içinde karar verir; aksi halde tedbir kendiliğinden kalkar. Bu yapı, özel hayatın gizliliğine yönelik internet ihlallerinde hızlı koruma sağlamayı amaçlar.

Hakaret gibi özel hayat dışındaki kişilik hakkı ihlallerinde kullanılan 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi ise Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş, iptal 10 Ekim 2024’te yürürlüğe girmiştir (AYM, E.2020/76, K.2023/172); yerine yeni bir düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle özel hayatı ilgilendirmeyen kişilik hakkı ihlallerinde içeriğin kaldırılması için genel hükümlere göre hukuk mahkemesinden tedbir istenmesi gibi yollar değerlendirilir. Görüntü özel hayata ilişkinse 9/A yolu kullanılmaya devam eder.

TCK 134 Şikâyete Tabi mi? Şikâyet Süresi, Uzlaştırma ve Görevli Mahkeme

Şikâyet Süresi: Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu şikâyete tabi suçlardandır. TCK 139 uyarınca bu suç hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılması, kural olarak mağdurun şikâyetine bağlıdır.

Mağdur, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyette bulunmalıdır (TCK 73/1). Bu sürenin geçirilmesi halinde şikâyet hakkı düşer.

Özellikle sosyal medyada sonradan fark edilen paylaşımlar, başkasının telefonunda görülen özel görüntüler veya internet ortamında daha sonra öğrenilen ifşalar bakımından, öğrenme tarihinin doğru belirlenmesi önemlidir.

Hüküm kesinleşmeden önce şikâyetten vazgeçilmesi davanın düşmesine yol açar (TCK 73/4); vazgeçmeyi kabul etmeyen sanık bundan etkilenmez (TCK 73/6). Kişisel verilere ilişkin TCK 135, 136 ve 138’deki suçlar ise şikâyete bağlı değildir; Anayasa Mahkemesi, TCK 136’nın şikâyete bağlı tutulmamasını 2026’da Anayasa’ya uygun bulmuştur (E.2026/34, K.2026/81).

Uzlaştırma: TCK 134 kapsamındaki özel hayatın gizliliğini ihlal suçu şikâyete bağlı olduğu için uzlaştırma kapsamındadır (CMK 253/1-a). Ancak dosyada şantaj, tehdit, hakaret, kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma veya başka suçlar da varsa, uzlaştırma bakımından dosya ayrıca incelenmelidir. Uzlaştırma kapsamına girmeyen bir suç, örneğin şantaj (TCK 107), aynı mağdura karşı birlikte işlenmişse uzlaştırma yoluna gidilemez. Önödeme kapsamındaki bir suçla, örneğin hakaretle birlikte işlenmesi ise 25 Aralık 2025’ten bu yana TCK 134 bakımından uzlaştırmayı engellemez (CMK 253/3).

Dolayısıyla soruşturma aşamasında yalnızca TCK 134’ün mü söz konusu olduğu, yoksa başka suçlarla birleşik bir görünüm mü bulunduğu dikkatle tespit edilmelidir.

Görevli Mahkeme: Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunda görevli mahkeme kural olarak Asliye Ceza Mahkemesidir.

Yargıtay Kararlarında Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu

Sosyal Medya Paylaşımları ve İfşa Suçu

Yargıtay, sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımları TCK 134 bakımından denetlemektedir. Özellikle mağdurun rızası olmaksızın özel görüntüsünün Twitter, Instagram, Facebook veya benzeri mecralarda yayımlanması, görüntü ve seslerin ifşası suçu kapsamında değerlendirilmektedir. Bu noktada paylaşımın herkese açık veya sınırlı görünürlükte olması tek başına sorumluluğu ortadan kaldırmaz. İçeriğin yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunulması ifşa için yeterli olabilir. Örneğin ilişki döneminde rızayla çekilmiş çıplak fotoğrafların mağdurenin kız kardeşine ve küçük kızına gönderilmesi olayında TCK 134/2’den verilen mahkûmiyet onanmıştır (Yargıtay 12. CD, 2020/2226 E., 2020/5238 K.).

Uygulamada “zaten internette vardı”, “ben sadece yeniden paylaştım”, “kısa süre açık kaldı” veya “hemen sildim” şeklindeki savunmalar her zaman sonuç doğurmaz. Çünkü suç, çoğu durumda paylaşımın yapılmasıyla tamamlanır. Özellikle mağdurun kimliğinin anlaşılabildiği içeriklerde cezai sorumluluk güçlenir.

Kamuya Açık Alanda Kayıt Almak Her Zaman Serbest Değildir

Yargıtay’ın önemli yaklaşımı, kişinin kamusal alanda bulunmasının her türlü görüntüsünün sınırsız şekilde kaydedilebileceği anlamına gelmediği yönündedir. “Kalabalığın içinde dikkat çekmezlik, tanınmazlık, bilinmezlik” ilkesi, kişinin topluluk içinde de belirli ölçüde mahremiyet beklentisine sahip olduğunu ortaya koyar (Yargıtay 12. CD, 2022/637 E., 2022/1818 K.). Bu nedenle bir kişiyi ısrarlı biçimde takip ederek, rahatsızlığına rağmen görüntüsünü almak ve sonra yayımlamak, TCK 134 kapsamında değerlendirilebilir.

Bu yaklaşım özellikle sokakta, toplu taşımada, iş çıkışında, alışveriş merkezinde veya ortak yaşam alanlarında yapılan kayıtlar için önemlidir. Burada her olay kendi koşullarına göre değerlendirilir; ancak sırf olayın açık alanda geçmesi, özel hayat korumasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz (Yargıtay 12. CD, 07.04.2014, 2013/10841 E., 2014/8373 K.).

Gizli Kamera Kayıtları

Gizli kamera kayıtları, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun en tipik görünüm biçimlerinden biridir. Otel odası, soyunma kabini, banyo, işyeri özel bölümü, konut içi veya benzeri mahrem alanlarda gizli kamera kullanılması halinde TCK 134’ün uygulanması güçlü bir ihtimaldir. Kayıtların üçüncü kişilere verilmesi veya internette paylaşılması ise ayrıca TCK 134/2’deki ifşa suçunu oluşturur. Kayıt yapılmadan izlemek de suç olabilir: Yargıtay, banyo yapan mağdureyi banyo camından izleyen sanık hakkında cinsel taciz suçundan hüküm kurulmasını hatalı bulmuş, eylemin TCK 134/1’deki suçu oluşturduğunu belirtmiştir (9. CD, 2021/8768 E., 2022/11631 K.).

Teknik araçla sabitleme, yani görüntüyü veya sesi kayda alma, kanun koyucunun ayrıca ağırlaştırdığı bir müdahaledir. Çünkü bu kayıtlar çoğaltılabilir, arşivlenebilir ve mağdur üzerinde uzun süreli bir baskı aracı haline gelebilir; bu nedenle TCK 134/1’in ikinci cümlesi kayıt halinde cezanın bir kat artırılmasını öngörür.

Kaydetme ve İfşanın Ayrı Değerlendirilmesi

Yargıtay kararları, özel hayata ilişkin görüntü veya sesin kayda alınması ile bunun ifşa edilmesinin birbirinden bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini vurgular. Buna göre kişi bir görüntüyü hukuka aykırı biçimde kaydetmiş ancak henüz paylaşmamış olabilir; bu halde ilk fiil bakımından sorumluluk gündeme gelir. Buna karşılık kayıt baştan hukuka uygun elde edilmiş olsa bile, sonradan ilgilinin rızası dışında başkalarına yayılması ayrı bir suç oluşturabilir. Yargıtay, nöbet sırasında uyuyan iş arkadaşının fotoğrafını çekip başka bir çalışana gösteren sanık hakkında verilen beraat kararını bozmuş; fotoğrafın çekilmesini kayıt yoluyla özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK 134/1), gösterilmesini ise ifşa (TCK 134/2) olarak ayrı ayrı değerlendirmiştir (12. CD, 2022/4722 E., 2024/8048 K.).

Bu ayrım, uygulamada eski sevgililer, iş ilişkileri veya aile içi uyuşmazlıklarda çok önemlidir. Tarafların bir dönem rızaya dayalı şekilde paylaştığı görüntülerin sonradan intikam amacıyla ifşa edilmesi, ciddi cezai sorumluluk doğurabilir (Yargıtay 12. CD, 2020/1548 E., 2020/5240 K.).

TCK 134 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ile ilgili izinsiz görüntü kaydı

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Avukat Desteği

Kısa cevap: Özel görüntüleriniz izinsiz çekildi veya paylaşıldıysa delilleri koruyun, içeriğe erişimin engellenmesi için Siber Güvenlik Başkanlığı’na başvurun ve 6 aylık süre içinde savcılığa şikâyette bulunun. Hakkınızda TCK 134’ten soruşturma varsa, ifade vermeden önce görüntünün özel hayata ilişkin olup olmadığını, rızayı ve suç vasfını avukatınızla değerlendirin.

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, özellikle dijital delillerin toplanması, içeriklerin tespiti, şikâyet süresinin kaçırılmaması ve doğru suç vasfının belirlenmesi bakımından dikkatle yürütülmesi gereken bir ceza hukuku sürecidir.

Özel Görüntülerim İzinsiz Çekildi veya Paylaşıldıysa Ne Yapmalıyım?

  1. Delilleri koruyun. Paylaşımın ekran görüntüsünü, bağlantı adresini (URL), tarih ve saatini, paylaşan hesabı ve varsa yazışmaları saklayın. Delil toplamak için karşı tarafın telefonuna veya hesabına izinsiz girmeyin; bu ayrıca suç oluşturabilir.
  2. İçeriği kaldırtın. İnternetteki içerik için 5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesi uyarınca Siber Güvenlik Başkanlığı’na başvurun ve talebinizi yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunun.
  3. Süresinde şikâyette bulunun. Suç şikâyete bağlıdır; fiili ve faili öğrendiğiniz tarihten itibaren 6 ay içinde Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa şikâyette bulunmanız gerekir (TCK 73/1, CMK 158/1).
  4. Şantaj varsa ödeme yapmayın. Görüntüler para veya başka bir istek karşılığında yayılmakla tehdit ediliyorsa olay ayrıca şantaj suçu kapsamında değerlendirilir; bu suç şikâyete bağlı değildir.
  5. Tazminatı değerlendirin. Ceza soruşturmasından ayrı olarak, kişilik hakkının zedelenmesi nedeniyle hukuk mahkemesinde manevi tazminat istenebilir.

Hakkımda TCK 134’ten Soruşturma Başlatıldıysa Ne Yapmalıyım?

İfadeye çağrıldıysanız size yöneltilen suçlamayı öğrenme, müdafi yardımından yararlanma ve açıklama yapmama haklarınız vardır (CMK 147); ifade öncesi için ifadeye çağrıldım ne yapmalıyım rehberimize bakabilirsiniz. Savunmada özellikle şu sorular belirleyicidir: görüntü veya ses gerçekten özel hayat kapsamında mı, kayıt ve paylaşım için ayrı ayrı rıza var mı, paylaşımı kim yaptı, dijital deliller hukuka uygun elde edildi mi, şikâyet altı aylık süre içinde yapıldı mı ve eylem TCK 134 yerine TCK 132, 133 veya 136 kapsamında mı kalıyor. İnternet ve sosyal medya üzerinden işlenen suçlarda İstanbul bilişim suçları avukatı sayfamızdan, soruşturma ve kovuşturma sürecinin genel işleyişi için ceza davaları rehberimizden de bilgi alabilirsiniz.

Ceza soruşturmaları ve davalarına ilişkin daha genel veya bölgesel içerikler için şu sayfalar da incelenebilir:

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu – Sık Sorulan Sorular

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu nedir?

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, kişinin mahrem yaşam alanına hukuka aykırı şekilde müdahale edilmesi, özel hayatına ilişkin görüntü veya seslerin kayda alınması ya da bu kayıtların başkalarıyla paylaşılmasıdır.

TCK 134 cezası nedir?

TCK 134’e göre özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun temel cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıdır. İhlal, görüntü veya ses kaydı alınarak işlenirse ceza bir kat artırılır. Özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin ifşası halinde ceza 2 yıldan 5 yıla kadar hapistir.

Gizli kamera ile görüntü almak suç mudur?

Kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsünün rızası olmadan gizli kamera ile kaydedilmesi, şartları oluştuğunda TCK 134 kapsamında suç teşkil edebilir.

Özel fotoğrafı WhatsApp’tan göndermek suç olur mu?

Kişinin özel hayatına ilişkin fotoğraf veya videosunun rızası olmadan WhatsApp üzerinden bir kişiye ya da gruba gönderilmesi, somut olayın özelliklerine göre ifşa suçu kapsamında değerlendirilebilir.

Sosyal medyada özel görüntü paylaşmak suç mudur?

Evet. Kişinin özel hayatına ilişkin fotoğraf, video veya ses kaydının rızası olmadan sosyal medyada paylaşılması, şartları oluştuğunda TCK 134/2 kapsamında suç oluşturabilir. Ayrıca içeriğin kaldırılması ve erişimin engellenmesi de talep edilebilir.

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu şikâyete tabi midir?

Evet. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kural olarak şikâyete tabi suçlardandır. Mağdur, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyette bulunmalıdır.

TCK 134 uzlaştırmaya tabi midir?

Evet. Suç şikâyete bağlı olduğu için uzlaştırma kapsamındadır (CMK 253/1-a). Ancak şantaj gibi uzlaştırma kapsamına girmeyen bir suçla aynı mağdura karşı birlikte işlenmişse uzlaştırma yoluna gidilemez (CMK 253/3).

Özel hayatın ihlali nedeniyle internet içeriği kaldırılabilir mi?

Evet. 5651 sayılı Kanun kapsamında, özel hayatın gizliliğini ihlal eden internet içerikleri bakımından içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi talep edilebilir. Başvuru 31 Temmuz 2026’dan bu yana Siber Güvenlik Başkanlığı’na yapılır (5651 m. 9/A); erişim sağlayıcılar tedbiri en geç dört saat içinde uygular.

TCK 134/2 nedir?

TCK 134/2, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa etmeyi düzenler; cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapistir. İfşa edilen görüntü veya seslerin basın ve yayın yoluyla yayımlanmasında da aynı ceza uygulanır.

Kamuya açık bir yerde birinin fotoğrafını veya videosunu çekmek suç mu?

Her zaman değil. Ancak Yargıtay’a göre kişi kalabalık içinde de dikkat çekmeme ve tanınmama beklentisini korur; bir kişiyi hedef alarak rahatsızlığına rağmen görüntülemek ve bu görüntüleri yayımlamak TCK 134 kapsamında değerlendirilebilir. Mahrem olmayan bir fotoğrafın paylaşılması ise koşullarına göre TCK 136’daki kişisel verileri yayma suçunu oluşturabilir.

Hazırlayan: Av. Ebubekir Kozan

Av. Ebubekir Kozan

Av. Ebubekir Kozan, İstanbul Barosuna kayıtlı olarak Maltepe’de bulunan hukuk bürosunda avukatlık faaliyetini sürdürmektedir. Çalışmaları ağırlıklı olarak ceza ve infaz hukuku ile aile, miras, gayrimenkul, iş ve icra hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Bir yanıt yazın

Avukatı Ara